EÇS VIII 347b
Bu varoş-ı müzeyyene mezkûr kal‘anın cânib-i cenûbî ve garbîsine vâki‘ olmuş bir sevâd-ı mu‘azzamdır. Cümlesi 18 aded mahallât-i müslimîndir. Ve cümle 14 aded kefere-i fecere mahallâtlarıdır. Ve cümle 4 aded Yahûdî cemâ‘atlarıdır. Ve Kanlıçeşme yanında bir mahalle-i Çingane vardır. Bu hisâb üzre şehr-i Yanya cümle otuz yedi mahalledir.
EÇS VIII 347b
Der-aded-i esmâ-i mahallât: Evvelâ Sarây mahallesi, Namâzgâh mahallesi, Loça mahallesi, Şabşadan mahallesi, Lisariça mahallesi. Bu mahalle şehrin ortasında olmak ile sâ‘at bunda olduğundan Sâ‘at mahallesi dahi derler, ammâ gâyet sahîh ibret-nümâ sâ‘atdir. Domuz mahallesi cümle sâfî keferelerdir. Pelbokobur mahallesi, Turko Paliko mahallesi, Kanlıçeşme mahallesi (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VIII 347b
Der-vasf-ı aded-i sarây-ı a‘yân [u] ağavât: Bu şehir içre cümle sağîr ü kebîr dörd bin ad[ed] tahtânî ve fevkânî kârgîr binâlı ve serâpâ la‘l-gûn kiremit örtülü bâğlı ve bâğçeli ve vâsi‘ havlılı sarây-ı azîmler vardır. Ekseriyyâ seng-i hârâ dîvârlı evlerdir. Ba‘zı hânelerin dîvârlarının aşağı temellerinden nısfına dek seng binâ dîvârdır, nîminden bâlâsı kireç dîvârlardır. Ammâ binden mütecâviz kemer kapulu ankâ paşa sarâyı kapuları vardır.
EÇS VIII 347b
Cümleden mükellef ü mükemmel sarây-ı azîm ve kadîm Arslan Paşa merhûmun sarâyıdır kim gûyâ bir hisâr-ı üstüvârdır. Hâlâ şimdi Arslan Paşazâde Bebr Paşa hükmündedir, ammâ kendüleri Girid cezîresine nefy olunmuşlardır kim iki tevâbi‘âtıyla Kandiye kal‘ası içinde muhâfazacı şeklinde mahpûsdur.
EÇS VIII 347b
Bu sarây-ı dilküşânın taşra havlısı etrâfında üç yüz adedden mütecâviz tevâbi‘ât hücreleri var. Altlarında üç bin at alır ıstabl-ı anterî âhûrları ve matbah-ı Keykâvusları ve kilârları var. Bunda olan kâ‘a ve dîvânhâne ve müte‘addid gılmân-ı hâssa hücreleri ve müte‘addid hammâmları ve harem-i muhteremi ve gül-i gülistânlı bâğ u bâğçesi diller ile ta‘bîr ü tavsîf olunmaz.
EÇS VIII 347b
Andan Kaplan Paşa sarâyı ve Pehlivân Paşa sarâyı ve Murâd Paşa sarâyı ve Mustafâ Paşa sarâyı ve Şahin Paşa sarâyı ve Alî Paşa sarâyı ve mîr-i livâlara mahsûs (...) sarâylar bu mezkûr sarâyların havlıları ve hânedânları eyle vâsi‘dir kim meydânlarında silâhşorânlar iki yanından mehterhâneler ile kütâ-küt cirid oynarlar.
EÇS VIII 347b–348a
Ve niçe sarây-ı âlîleri dahi vardır ammâ bunlar kal‘a-misâl ulu hânedânlardır. Bir âdem on re’s atlarıyla bir 348a yıl otursa şîr-i hurmâ ve katr-ı nebât yiyüp ta‘yînâtların verüp ne zamân gidersin demek ihtimâlleri yokdur. Her gece ferrâşlar ve tavâşî hüddâmlar cümle müsâfirîne sündüs ü istebrak misilli câme-hâblar getirüp hidmet ederler.
EÇS VIII 348a
Ve her sabâh her müsâfirhânelere birer sini tahta'l-kahve futûr gelir ammâ vakt-i zuhr ta‘âmın cümle müsâfirîn bir yerde dîvânhânede summât-ı Muhammedîde yerler.
EÇS VIII 348a
Ve cemî‘i zamânda bu sarâyların kapuların bevvâbânlar tâ nısfu'l-leyle varınca kapuları kapamayup belki bir müsâfir gele deyü kapuları küşâde dutarlar kim cümle kapuları meftûhdur. Beyt:
EÇS VIII 348a
Sabâhuke makrûnun bi-‘izzin ve devletinVe bâbüke meftûhun li-ehli'l-hevâyici
EÇS VIII 348a
mazmûnu üzre ehl-i hâcâta ve erbâb-ı müsâfirîne kapuları mekşûfdur.
EÇS VIII 348a
Ve her kaçan bir iki müsâfir gelse ol ân elin yüzün yaykayup önüne mâ-hazar elbette bir ta‘âm getirirler. Kapuları kapatmak ve müsâfirîne ri‘âyet etmemek ve çârsû-yı bâzârda avret gezmek bu şehirde gâyet ayıbdır. Avreti taşrada görseler hemân amân u zamân vermeden katl ederler, ammâ Urûm karıları yüzleri açık sokaklarda gezüp gûnâ-gûn kâr ederler ayıb değildir. Andan,
EÇS VIII 348a
Der-imârethâ-yı cevâmi‘-i ehl-i îmân-ı âbidân: Bu Yanya şehri varoşu içre kamusu on sekiz aded mihrâbdır. Cümleden cemâ‘at-i kesîreye [mâlik] çârsû ortasında Hunkâr câmi‘i, kârgîr minâreli ve serâpâ kiremitli ve haremi küçük kâr-ı kadîm câmi‘dir. Hareminde Bebr Paşa'nın ceddi Gâzî Zülfikâr Beğ bir kubbe içre medfûndur.
EÇS VIII 348a
Ve Namâzgâh'da Mustafâ Efendi câmi‘i hareminin sol tarafında namâzgâhı kırk beş aded servi ağaçlarıyla müzeyyen olup gâyet çemenzâr u lâlezâr mesîregâh mecma‘u'l-irfân yerdir kim tâ şehir üzre havâle bir cihânnümâ yerdir.
EÇS VIII 348a
Ve iskopya mahallesinde Balı Beğ câmi‘i müferrihdir.
EÇS VIII 348a
Ve Şabşadan mahallesinde İlyâs Efendi câmi‘i, ma‘bedgâh-ı müzeyyendir kim helâl-i zülâl mâl ile binâ olduğundan rûhâniyyet vardır. Ve sâhibü'l-hayrât İlyâs Efendi câmi‘in solunda kendü hücreleri içre medfûndur.
EÇS VIII 348a
Ve câmi‘in kıble kapusunun atebe-i ulyâsı üzre târîhi budur:
EÇS VIII 348a
Kad benâ haze'l-câmi‘ fî sebîlillâhi Yusuf bin Kılıç Arslân fî sene tis‘în ve tis‘a mi’e
EÇS VIII 348a
Ve Yûsuf Ağa câmi‘i gâyet müferrih ve dilküşâdır. Meşhûr ve ma‘mûr cevâmi‘ler bunlardır.
EÇS VIII 348a
Der-mesâcidhâ-yı müvahhidân: Dükelisi on iki aded mahalle mesâcidleri vardır. Cümleden (---) mescidi,
EÇS VIII 348a
Der-evsâfât-ı dâru'l-ulûm-ı âlimân-ı müfessirân: Cümlesi altı aded medrese-i muhaddisân vardır. Cümleden Bebr Paşa pederi Alî Paşa medresesi bir uzun uzadıya on sekiz aded kârgîr binâ hücreli ve her hücre önleri kârgîr kemerler ve amûd-ı mermerler ile mebnî müzeyyen medrese-i ma‘mûrdur kim her hücreye beşer akçe vazîfe-i mu‘ayyene ve üçer aded şem‘-i revgan ve ikişer aded nânpâre ve birer tâs çobraları vardır. Bunda olan imâreti gâyet ma‘mûr olup âyende vü revendeye ni‘meti mebzûldür. Ve müderrisine (---).
EÇS VIII 348a
Der-defâtirât-ı d[â]rı'l-kurrâ-i huffâzân: Hepsi üç aded dâru'l-kurrâ-i Kur’ân'dır. Cümleden Koca Arslan Paşa câmi‘i kurrâsı, Hunkâr câmi‘i kurrâsı, İlyâs Efendi kurrâsı var. Ammâ cümle hâfız-ı Kur’ânları azdır ve Seb‘a ve Aşere ve takrîb kırâ’atı okudur ehl-i şeyhi'l-kurrâları yokdur. Ancak Hafs kırâ’atı üzre tilâvet-i Kur’ân ederler.
EÇS VIII 348a
Der-kâ’imât-ı dâru'l-hadîs-i muhaddisân-ı peygamberân: Umûmisi iki yerde ilm-i hadîs tilâvet olunup Müslim ve Buhârî ve Câmi‘u's-sağîr ve Meşârık ve Mesâbih kitâbları okunur, muhaddis kimesneleri vardır.
EÇS VIII 348a
Der-ta‘rîfât-ı mekteb-i ciğer-kûşe-i püserân: Olancası on bir aded mekteb-i tıflân-ı ebced-hânları vardır. Cümleden Arslan Paşa mektebi ve Bebr Paşa ve Alî Paşa ve Hunkâr câmi‘i mektebleri ma‘mûr olup beher re’s-i senede cümle ma‘sûmlar[a] surre ve atiyye ve hil‘at-i fâhireleri mukarrerdir.
EÇS VIII 348a
Der-tavsîfât-ı hânkâh-ı dervîşân-ı meczûbân: Barısı yedi aded tekye-i erbâb-ı tarîk-i fakîrânları var. Cümleden İlyâs Efendi tekyesi, (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VIII 348a
Der-tahrîrât-ı hân-ı hâcegân-ı tüccârân: Bardası üç aded kârgîr binâlı vekâle-i azîmlerdir. Cümleden Hunkâr câmi‘i önündeki hân-ı azîmdir. Ve hâlâ Kanlıbınar çeşmesi dibinde Bebr Paşa bir çeşme-sâr ve bir hân-ı azîm binâ etmiş kim kal‘a-misâl olup cümle altmış üç aded tahtânî ve fevkânî hücrelerdir. Ve kapusu üzre müte‘addid vüzerâ mihmânsarâyları vardır. Ve (---) (---).
EÇS VIII 348a–348b
Der-temdîhât-ı hammâm-ı râhat-ı cân: Olandası iki aded hammâm-ı hâs [u] âmmı var. Biri Hunkâr câmi‘ine karîb olup suyu ol kadar 348b latîf değildir. Ammâ namâzgâh kurbunda Paşalar hammâmı kâr-ı kadîm ve âb [u] hevâsı ve binâsı latîf ve âb-ı nâbı lezîz hammâm-ı rûşenâdır. Ammâ,
EÇS VIII 348b
Der-tektîbât-ı aded-i hammâmât-ı mahsûs-ı a‘yân: Şehrin âlüfte ve âşüftegânlarının takrîrleri üzre bu şehir içre hemusu sekiz yüz kırk beş aded sarâyların ve evlerin hammâmları vardır, zîrâ havâtînleri aslâ çârsûya çıkmayup sarây hammâmlarında gasl edüp pâk olurlar.
EÇS VIII 348b
Der-tastîrât-ı çârsû-yı bâzâr-ı bezzâzistân: Hamusu bin tokuz yüz aded ehl-i hıref dükkânlarıdır, lâkin bezzâzistânı yokdur, ammâ Venedik körfezi adası iskelesi ve Parga iskelesi ve Saya Ada iskelesi ve Dalyan iskelesi yakın olmağın cemî‘i Frengistân'dan dîbâ ve şîb ü zerbâf ve gûnâ-gûn kâlây-ı vâlây akmişe-i fâhireler gelüp fürûht olunur. Gerçi tertîb üzre kârgîr binâ değildir, ammâ benî âdem der[yâ]sı şehir olmağile ma‘mûr u müzeyyen dekâkînlerdir.
EÇS VIII 348b
Ekseriyyâ terzileri ve dahi kuyumcuları gâyet çokdur. Ve çârsû ortasında bir kahvehâne-i münakkaşı var kim beş bin âdem alup kırk yerde tabi nâm hüddâmları olup bir mecma‘u'l-irfân yârân-ı zârifân kân-ı erbâb-ı ma‘ârifân dervîşân-ı zîşân meskenidir. Bu kahvehânenin çâr mahâfillerinde kıssahân ve mutrıbân ve hânendegân ve sâzendegânlar kâr-ı (...) Hüseyin Baykara fasılları ederler.
EÇS VIII 348b
Ve bu kahve[hâne] mukâbelesinde yol aşırı Muhtesib Ağa kubbesi var. Bu dahi bir ârâmgâh mesîregâh yerdir. Bu şehirde şeb [u] rûz her bâzâr günleri âdem deryâsı olup bâzâr-ı azîm durup herkes metâ‘ların für[û]ht edüp gûnâ-gûn metâ‘lar alup giderler.
EÇS VIII 348b
Der-terkîmât-ı çeşme-sâr-ı âb-ı hayât: Ümmetâsı iki aded çeşme-sârları var ey şehr-i azîmdir, ammâ zâlim şehrin cereyân eder suları yokdur, ancak bu iki çeşmedir. Kal‘a halkı cümle âb-ı hayât gölden nûş ederler. Taşra varoş halkı cümle kuyu suları nûş ederler, ammâ âb-ı hayât serî‘u'l-hazm kuyuları vardır.
EÇS VIII 348b
Der-takrîrât-ı çâh-ı mâ-i cân-perver-i âb-ı hayât: Cümletâsı dörd bin aded evlerde birer ve ikişer aded kuyulardan gayri hâss u âmm içün tarîk-i âmmlar ve mahallâtlar içre cümle dörd bin dörd yüz aded bi’r-i âb-ı hayâtlar vardır. Lâkin hikmet-i Hudâ bu abd-i ahkar bu şehirde iken Akozâde İbrâhîm Çelebi'nin hânesinde bir âb-ı hayât uyûn hâsıl olup bir çeşme binâ olundukda bu hakîr-i fakîr küstâhâne ale'l-fevr bu târîhi eyledik:
EÇS VIII 348b
Evliyâ bu ayna târîhin dedi,Âb-ı kevser Hak içün oldu sebîl.Sene 1081.
EÇS VIII 348b
Der-beyân-ı tûl [u] arz-ı hatve-i girdâ-gird-i şehr-i Yanya
EÇS VIII 348b
Evvelâ bu varoş-ı azîm içre her evlerde birer ikişer aded bâğ-ı Merâm bâğçeler olmak ile ve kırk elli aded evler mâbeynlerinde birer mezâristân olup cümle kırk üç yerde şehir içre mezâristânları olup her mezârın seng-i mezârlarının kadleri başı ve ayakları ucunda kâ’im durup ikişer âdem kaddi kadar seng-i hârâlarında gûnâ-gûn hattlar tahrîr olunmuşdur. Böyle kadd-i bâlâ mezâr taşları bir diyârda yokdur. İllâ Kırkkilise şehrinin mezârlığında dahi böyle serâmed kabir taşları vardır.