EÇS VIII 348b
Bu şehr-i Yanya'nın mezâristânı böyle şehir içre kumsal yerlerde cümle kırk üç aded yerlerde olup her evde bâğ u bâğçeler yapıldığından bu şehr-i Yanya bir sevâd-ı mu‘azzam şehr-i kebîr görünür.
EÇS VIII 348b
Ammâ bu şehir cümle iki yüz altmış aded şâhrâh sokaklardır kim cümle kumsaldır. Yaz u kış aslâ çamuru olmaz. Evvelâ Sarây mahallesi ucundan tâ Hunkâr câmi‘i önüne gelince ol ulu yol kâmil bin aded adımdır ve serâpâ iri taşlı kaldırımdır. Ve Hunkâr câmi‘i önünden tâ Demür mahallesi içinden tâ Kanlıçeşme mahallesine varınca kâmil bin beş yüz adımdır. Bu dahi cümle taş binâ kaldırımdır, zîrâ şâhrâh araba yollarıdır. Bu hisâb üzre bu şehrin tûlu iki bin beş yüz adımdır.
EÇS VIII 348b–349a
Evvelâ iç kal‘ada Arslan Paşa câmi‘inin kayası burnundan cenûb tarafına tâ Yûsuf Ağa câmi‘i kurbunda Bayır mahallesi ucuna varınca bu şehrin enniliği iki bin iki yüz adımdır. Bunun dahi yolları cümle kumsaldır. Ve mezkûr şâhrâhların câ-be-câ yerleri vâsi‘ olup çârsû-yı bâzârlar içre dıraht-ı müntehâ çınâr ve kavak ve bîd-i ser-nigûn ve asma ağaçları dikilüp sâyeleri gûyâ koyağ-ı hıyâbân-ı Acem olup vakt-i seherde ve vakt-i asrda cemî‘i uşşâkân el ele verüp reftâr ederek bu dırahtistânların zıll-ı himâyelerinde reftâr ederek gidüp murâd [u] merâmları olan yerlerin bir çemenzâr ve sâyedâr yerlerinde oturup a‘yân [u] eşrâf ulemâ ve sulehâ-yı müfessirîn ü muhaddisînler ve bizzât şeyh- 349a -ülislâmı bile bu mesîregâhlarda ba‘de'l-asr cem‘ olup mübâhase-i ilm-i şer‘îden fıkıh ferâ’iz ve sâ’ir ulûm vücûhâtlar görüp cilvelenirler, zîrâ bu şehrin erbâb-ı ma‘ârifânı çokdur. Ekseriyyâ halkı Fârisî-hânlardır. Anıniçün şu‘arâları vefret üzredir. El-hâsıl ma‘mûr u âbâdân şehirdir kim ahâlîleri garîb-dostlardır, ammâ Hazret-i Mu‘âviye'yi sevmezler derler ammâ görmedim ve anlardan Mu‘âviye isimli bir kimesne işitmedim.
EÇS VIII 349a
Bu şehrin kıblesi tarafında Çingane mahallesinde bir fezâ-yı azîmde kal‘a-misâl çâr-kûşe bir hân-ı azîm binâ olunmuşdur kim güz eyyâmları mevsiminde bunda yılda bir kerre bâzâr-ı azîm durmak içün Narda şehri yolu üzre merhûm u mağfûrun leh Gâzî Alî Paşa bir bâzâr yeri binâ edüp dâ’iren-mâdâr cirmi kâmil üç bin adımdır.
EÇS VIII 349a
Ve cümle çâr-kûşesinde çâr kapusu vardır. Ve cümle dö[r]d aded ulu sokakları vardır. Ve cümle yigirmi aded ensiz sokakları vardır.
EÇS VIII 349a
Ve cümle üç yüz altmış altı aded dükkânları var. Cümlesi kiremit örtülü dekâkînlerdir. Ve niçe tahtânî ve fevkânî müte‘addid bâzergân hücreleri vardır. Her sene niçe bin âdemler Rûm ve Arab u Acem'den metâ‘larıyla gelüp on gün on gece niçe bin aded hazîne pârelenüp tâzelenüp bâzâr-ı azîm-i germâ-germ durup metâ‘ alınu[p] metâ‘-ı gûnâ-gûnlar fürûht edüp niçe bin hayme ve hargâhlarda şeb [ü] rûz ayş u ışret ve zevk [u] safâlar olup gûyâ Maşkolor ve Dolyan [Doyran] ve Alasonya ve Ösek bâzârları olur.
EÇS VIII 349a
Der-tetimme-i şehrengîz-i külliyât-ı Yanya: Evvelâ bu şehir bir kumsal ve susuz yer olmak ile bâğçeleri çokdur ammâ bî-hâsıldır. Ancak dörd beş yerde bâğları var. Anlar dahi beşer ve altışar aded dölüm bâğlardır. Lâkin cânib-i erba‘ası yakınındaki kurâlarında bâğ u bâğçeleri çok olup cümle âbdâr meyveleri etrâf kurâlarından ve şehr-i Narda'dan nârları bârgîrler ile gelir, zîrâ şehr-i Yanya yaylak olduğundan meyvesi kıtdır, ammâ hevâsı latîfdir, ammâ âbı nazîf değildir.
EÇS VIII 349a
Der-medh-i ni‘met-i me’kûlât-ı ta‘âm-ı azamât: Evvelâ semiz ve semîn kuzu kebâbları ve kuzu kapamaları ve beyâz ekmekleri ve simit nâm çörekleri ve tavuk börekleri ve Belgradî güllâç baklavaları memdûh-ı âlemdir.
EÇS VIII 349a
Der-sûret-i çîn-i meh-cebîn mahbûbe [ü] mahbûbât: Belgrad-ı Arnavu[d]luk arzında olmak ile hevâsının letâfetinden mahbûbelerin görmedim ammâ mahbûb mâh-pâre cüvânlarına aşk olsun. Her biri hüsn-i cemâlde ve lütf-i i‘tidâlde olup kelimâtları cümle mevzûn ve dişleri cümle misl-i dürr-i meknûn cümle sîm-beden ve nâzük-endâm mahbûbu'l-kulûb ehl-i ırz fetâları var. Söze gelseler bedî‘u'l-beyân ve fasîhü'l-lisândırlar ammâ lisânları Urûm lehcesine meyyâl kelimât ederler. Ve fasîh ü belîğ Rûmca bilüp okuyup yaz[a]rlar, zîrâ Rûmeli vilâyetinin güzîde yeridir.
EÇS VIII 349a
Hulâsa-i kelâm böyle mahbûb kadir-şinâs dilberânları meğer Mora cezîresinde Koron kal‘asında ola.
EÇS VIII 349a
Der-kabâ-yı eşkâl-i merd-i meydân: Cümle a‘yân-ı kibârları başlarına mutallâ destârlar sarınup cümle semmûr kürk ve harîr hil‘at-i fâhireler geyerler ammâ tâze fetâları sıkma çuka ve katîfeden libâslar ve başlarına la‘l-gûn kırmızı çukalı semmûr kalpakların kenâreleri siyâh dârâyi dikme kalpaklar geyüp bellerinde teybend harîr kuşaklar ve pala nâm kortela bıçaklar taşıyup sıkma kopçalı çakşır geyüp ayaklarında kubâdî Rûmeli tarzı sarı pâypûşlar geyüp ve gûnâ-gûn akmişe-i fâhire ve elv[â]n çukadan serhadli kontoşlar geyüp tâvûs-ı bâğ-ı İrem-misâl gibi bâzâr-ı hüsnde reftâr edüp arz-ı cemâl ederler. Gâyet âşık-perest dilberânları olur ammâ mü’eddeblerdir, zîrâ yiğit vilâyetidir.
EÇS VIII 349a
Der-libâs-ı nisvân-ı sâhib-isyân: Cümle re‘âyâ karıları başlarına beyâz asdardan (...) sarığı sarup saçların sarkıdup cümle yüzleri gözleri açık olup çuka dolamalar ve gûnâ-gûn libâslar geyerler. Gayri diyârın kefere karıları gibi fisdân geymezler. Ammâ şehrin kefere karıları cümle başlarına kırmızı yedekci beratası parankona çukadan geyüp gezerler. Ammâ Kanlıçeşme yanındaki bir mahalle çinganeleri var, anların avretleri dahi kefere avretleri gibi kırmızı çukadan yedekçi berataları geyüp kocalarına çekiç çalup körük çeküp demircilik eder çingane karılarıdır, ammâ gâyet nühûset çehrelerdir.
EÇS VIII 349a–349b
Der-câme-i eşkâl-i aceblü-yi re‘âyâ vü berâyâ: Cümle re‘âyâsı Rûm ve Arnavud kefereleri olup başlarında bir sivri 349b siyâh takye geyerler. Anın sivri ucuna bir karış yüksek Arnavud kalabağı geyerler, ammâ başlarına aslâ fâ’ideleri olmayup hemân geymemiş gibi durur. Ol kalaba[k] bir pirincli zencîr-i musanna‘lar ile başlarına boğazlarından bağlarlar. Başları Adana kabağı kadar büyük olup üzerlerinde kalabakları küçük olup tepelerinde durduğiyçün gûyâ kîr-i hara kelebek kuşu konmuş gibi durur. El-hâsıl bir turfe-hey’et mecmû‘a-i aceblü keferelerdir. Libâsları cümle koyun yapağısından şâllardır, ammâ gâyet dîv tüvânâ zeber-dest ve rencber Ferhâd-vâr çalışır re‘âyâları vardır ve gâyet ankâlardır. Ve cümle (---) aded kenîseleri vardır. (---) (---).
EÇS VIII 349b
Der-manzara-i buhayre-i azîm Yanya: Yanya sahrâsının yıldız tarafındaki ucunda dâ’iren-mâdâr otuz altı mîl ihâta eder bir âb-ı hayât göldür kim cânib-i cenûbunda Yanya kal‘ası üç minâre kaddi yalçın kaya üzre şâhin yuvalı kal‘a-i serâmeddir. Bu kal‘a-i bâlânın şimâl cânibinde göl içinde karşu küffâra bir taş menzili karîb,
EÇS VIII 349b
Kayık ile beş on aded yârânlar varup temâşâlar etdik. Dörd mîl ihâta eder bir ma‘mûr atadır. İçinde aslâ müselmân olmadığından Kâfir adası derler. Gâyet mükellef kefere evleri var. Cümle kefereleri sayyâd-ı mâhîlerdir. Ellerinde Ebü'l-feth'den berü hatt-ı şerîfleri olup niçe kerre yüz bin guruşluk mâhîler sayd edüp fürûht ederler. Gayri kimesneler bir karış bir semeke sayd etseler hâkime götürüp tecrîm etdirirler.
EÇS VIII 349b
Bir kenîseleri ve iki yüz hâneleri ve câ-be-câ bâğları vardır. Ve bu gölde cümle yüz pâre kayıklar vardır. Gölün kenârındaki kurâlardan şehrin bâzârlarına âdemler götürüp getirüp balıklar sayd ederler. Ve kayıklar ile dağlardan odun ve kömür taşıyup kâr ederler.
EÇS VIII 349b
Ammâ bu gölün gûnâ-gûn balıklarından memdûhu yılan balığı ve sazan balığı ve turna balıkları (---) (---) (---) (---) balıkları gâyet semîn ve lezîz olur. Gerçi Ohri gölünde ve Gölikesri gölünde ve İskenderiyye gölünde dahi acâyib mâr-ı mâhîler olur ammâ bunun yılan balığı yalan dünyâda gâyet lezîz ve nâfi‘ ve mukavvîdir.
EÇS VIII 349b
Ve dahi bu buhayrenin şimâlinde olan ma‘mûr kurâlardan evvelâ karye-i Üstüroni ve karye-i Yuvama ve karye-i Valişa ve karye-i Becanis: Bu mezkûr kurâlar göl kenârında yüzer ve ikişer yüzer hâneli kilisalı ve bâğ u bâğçeli kasaba-misâl kefere köyleridir. Kimisi vakıf ve kimisi ze‘âmetlerdir.
EÇS VIII 349b
Andan yine şehr-i Yanya'ya gelüp Yanya'nın kıblesi ve cenûbîsi tarafındaki kurâlara beğler ve paşalar ile sayd [u] şikâra gitdik.
EÇS VIII 349b
Evvelâ Yanya'nın cânib-i cenûb tarafındaki tûlu üç sâ‘at olan sahrâ-yı çemenzârın dağları dâmenlerinde olan ma‘mûr u âbâdân çiftlikler ve kurâlardan,
EÇS VIII 349b
Karye-i Kaçka: iki yüz hâneli bâğ u bâğçeli ma‘mûr köydür.
EÇS VIII 349b
Bunun emsâli bu Yanya sancağında yetmiş bir aded ma‘mûr u âbâdân çiftlikler vardır. Her birinden ekall-i mâ-yekûn biner guruşdan beşer onar bin guruş mahsûl verir Yanya paşalarının ve beğleri ve a‘yânlarının çiftlikleridir. Hemân yılda bir kerre paşaların matbahlarına yigirmişer otuzar bin aded tavuklar ve beşer onar bin kaz ve güvercinler ve niçe bin araba odunlar ve yüz kantâr Venedik sükkeri ve gayri me’kûlât [u] meşrûbâtlar cümle bu kurâlar ve çiftliklerden Yanya şehrine gidüp şehri ganîmet eder.
EÇS VIII 349b
Ve cemî‘i çiftliklerde cemî‘i mühimmât [u] levâzımâtlardan cümle bakır avânîleri ve gayri bisâtlar cümle müheyyâ olup bir köyden bir çiftliğe göç eyleseler aslâ bir yerden bir yere bir şey götürmezler. Hattâ her çiftliklerde yüzer ikişer yüzer çift müsâfir yorganları ve döşekleri hâzırdır. El-hâsıl Rûmeli eyâletinde böyle bir hânedân-ı azîm çiftlikler yokdur kim midhatinde lisânlar kâsır ve kalemler kâsirdir kim bu diyârın mesîregâh teferrücgâhları bu kurâlar ve çiftliklerdir kim cemî‘i bay u gedâ ve âyende vü revendegânlara hâne-i bî-minnetlerdir.
EÇS VIII 349b–350a
Niçe gün bu şehrin a‘yân [u] eşrâflarıyla zevk u safâlar edüp ba‘dehu Serdâr Alî Paşa'nın hakîr ile gönderdiği emr-i pâdişâhîleri Yanya paşası Diyârbekirli Samancızâde (---) Paşa'nın dîvânında kırâ’et etdirüp cümle a‘yân-ı kibâr "Fermân pâdişâhındır" deyüp Manya vilâyeti muhâfazasına cümle âmâde olup hakîre bir kîse ücret-i kadem ve üç at ve on donluk çuka ve atlâs ve niçe tuhef eşyâlar cümle mîr-i mîrânlardan peydâ edüp ba‘dehu sene 1081 rûz-ı Kâsım'ın bu şehirde sicil edüp ol gün Yanya'dan garb 350a tarafına Yanya gölü kenârınca 2 sâ‘at gidüp andan keşişleme cânibine kecistân yolu üzre azamet-i Hudâ eyle ma‘mûr u âbâdân müzeyyen kurâları ve çiftlikler var kim her biri birer gûne bâğ u bâğçeli ve çayır u çemenli buk‘aları hûb ve hâk-i pâkleri beyne'n-nâs merğûb mezre‘âtları vâfir ve çerâgâhları mütekâsir birbirlerine muttasıl aslâ arz-ı hâliye olmayup bu âbâdânları seyr [ü] temâşâlar edüp ubûr ederek 6 sâ‘atde Saranda Potamo deresini geçüp,
EÇS VIII 350a
Der-beyân-ı hudûd-ı livâ-i Delvinye: Hâkine dâhil olup anda niçe ma‘mûr kurâlar güzer edüp 6 sâ‘atde,
EÇS VIII 350a
Karye-i Zeravuç: Memo Paşa'nın ze‘âmet köyüdür kim cümle re‘âyâları Rûm kefereleridir.
EÇS VIII 350a
Andan garba yine (---) sâ‘atde mahsûllü bâğlı ve bâğçeli Delvinye sancağı kurâların geçüp niçe çiftliklerde ta‘âmlar yeyüp,
EÇS VIII 350a
Der-fasl-ı şehrengîzât-ı eşkâl-i kal‘a-i şîrîn Aydonat
EÇS VIII 350a
Be-kavl-i müverrihân-ı Latin bu kal‘ayı Eflâtûn-ı ilâhî ilkâsıyla Rûm krallarından Aydonya nâm kral-ı benâm binâ etdiğinden anın ismiyle müsemmâ olup Aydonat derler. Lisân-ı Rûm'da (---) (---) demekdir. Niçe divelden divelin destine girüp âhır-ı kâr sene (---) târîhinde Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân asrında be-dest-i (---) Paşa Rûm elinden feth edüp Rûmeli eyâletinde Delvinye sancağı hudûdunda hâss-ı hümâyûndur kim der-i devlet tarafında kilâr-ı hâssa tarafından her sene bir kilâr ağası gelüp hükûmetin zabt u rabt edüp sa‘âdetlü pâdişâh içün niçe yüz tulum yükü Aydonat zeytûnu tahsîl eder, yahşi hidmet-i şehriyârîdir ve subaşılıkdır.
EÇS VIII 350a
Ve yüz elli akçe pâyesiyle kazâdır. Nâhiyesi (---) kurâlardır. Kethudâyeri ve yeniçeri serdârı yokdur. Ancak dizdârı ve yetmiş aded kal‘a neferâtları vardır. A‘yân-ı eşrâfı merhûm Beğko Paşa idi. Hâlâ Hınkoğlu (---) Paşa ve Monla Çelebi ve Beğko Paşa vâlidesi hâlâ bin atlıya mâlik melike-misâl bir şecî‘ hânedân sâhibi hâtûndur.
EÇS VIII 350a
Eşkâl-i kal‘ası: Bir sivri yalçın sarımtırak püşte-i âlî üzre Yanya Venedik küffârı amâr etmiş bir küçük seng binâ bir sûr-ı ra‘nâ-yı şekl-i muhammes bir kal‘acıkdır ammâ iki katdır. Lâkin handakı yokdur. İçinde mühimmât cebehâneleri çokdur. Ve cümle kırk mikdârı kiremitli evleri vardır. İç hisâr cirmi kâmil bin altmış aded adımdır. Derûn-ı hisârda Sultân Bâyezîd-i Velî câmi‘i kiremitli ve kârgîr minâreli bir küçük câmi‘dir. Kal‘anın ba‘zı evlerinde bârân-ı rahmetden cem‘ olma su sarnıçları var, zîrâ suya pek muhtâclardır. Kal‘a içinde câ-be-câ ağaçlar vardır, ammâ hammâm ve hân ve çârsû-yı bâzârlar yokdur. İki katında birer demir kapuları var, şâhrâhdır. Biri şarka ve biri garba nâzır bâb-ı kavîlerdir, ammâ şarka nâzır olan kapu kal‘anın altındaki varoşuna açılır.
EÇS VIII 350a
Cümle sekiz yüz aded kat-ender-kat kârgîr binâlı ve cümle kiremitli ve serâpâ kâfirî binâlı mükellef ü mükemmel ve ma‘mûr u müzeyyen ve zîbâ sarâylardır. Her evde birer bâğçe-i iremler mukarrerdir. Cümleden Beğko Paşa sarâyı kal‘a-misâl kulle-i metînli nev-binâ sarây-ı ra‘nâdır. Hınkoğlu sarâyı ve (---) sarâyı. Bunlar cümle içli ve tışlı ve hammâmlı sarâylardır.
EÇS VIII 350a
Cümle (---) aded cevâmi‘-i âbidândır. Cümleden cemâ‘at-i kesîreye mâlik çârsû (---) câmi‘i kiremitli ve kârgîr minârelidir. Ve Beğko Paşa'nın kızkarındaşı câmi‘i gayri câmi‘ler gibi değildir, gûyâ bir kasr-ı huld-ı berîndir. Cümle kârgîr binâ kubâblı ve serâpâ kiremitli ve kârgîr serâmed minâreli nev-binâ gâyet latîf ma‘bedgâh-ı ra‘nâ-yı müzeyyen câmi‘-i müferrihdir. Büyük mahallede Mustafâ Çavuş câmi‘i gâyet musanna‘dır. Sıdala mahallesinde (---) câmi‘i rûşendir. Bunlar meşhûr cevâmi‘-i ma‘mûrlardır.
EÇS VIII 350a
[Ve] vümle on bir aded mahallât zâviyeleridir. Evvelâ Büyü[k] mahalle mescidi, Sıdala mahallesi mescidi, Aya Nikola mahallesi mescidi (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VIII 350a
Ve cümle üç aded medrese-i sûhtegândır. Ve cümle altı aded mekteb-i sıbyân-ı püserândır. Evvelâ Hacı Alî mektebi ve Hüseyin Paşa mektebi. Ve cümle üç aded tekyegâh-ı pîşvâ-yı tarîk Âl-i Abâ hânkâhları var. (---) (---) (---) (---)
EÇS VIII 350a–350b
Ve cümle bir aded hammâm-ı hoş-hevâsı var. Ol dahi Hüseyin Şah'ın hayrâtıdır. Gâyetü'l-gâye âb [u] hevâsı ve binâsı latîf müferrih hammâmdır. Bir hammâm dahi Beğko Paşa sarâyı hammâmı var. Ana dahi berây-ı maslahat şehir a‘yânları girirler. Gâyet şîrîn ve müzeyyen ve beyâz 350b mermer-i hâm döşeli mahbûb u rûşen-binâ bir hammâm-ı hoş-hevâ-yı rûşenâdır kim altun lüleli ve havz u fıskiyye [ve] şâzrevânlı ve müte‘addid halvetli ve billûr ve necef ve moran câmlı suyu âb-ı hayâtlı hammâm-ı latîfdir.