EÇS VIII 350b
Ve bu sarây-ı ma‘mûr içre latîf ü nazîf âb-ı hayât çeşme-sârlar vardır. Ve içerde ve taşrada kulle-i azîmleri cümle demir kapuludur. El-hâsıl gûyâ bu sarây-ı azîm bir kal‘adır.
EÇS VIII 350b
Andan cümle on yedi aded çeşme-i cân-perverler vardır kim sularını kumkumalar ile Venedik şehrine götürürler. Ammâ cümleden Gümüşsuyu çeşmeleri gâyet lezîz ve cârî âb-ı zülâllerdir. Hakîr anda iken Gümüşsuyu'ndan nev-binâ bir çeşme-i ra‘nâ binâ olundukda bu hakîr bi'l-bedâhe bu gûne târîh demişim:
EÇS VIII 350b
Evliyâ nûş edüp dedi târîh,Lüle-i zer gerek Gümüşsuyu'na.Sene 1080.
EÇS VIII 350b
Ve Aya Nikola mahallesinde bir âb-ı hayât çeşme-sâr vardır. Be-kavl-i hukemâ cümle sulardan hafîf tartılup bunu dahi şîşelerle ve tutyâ kumkumalar ile Dib Frengistân'a suyun götürürler.
EÇS VIII 350b
Ve cümle iki yüz elli aded dükkânlardır, ammâ bezzâzistânı yokdur. Lâkin Venedik körfezi deryâsı kenârında Saya Ada iskelesi ve Körfez adası altı sâ‘atlik yer olmak ile cümle Frengistân metâ‘ları iskelelerden gelüp bu şehirde bulunur.
EÇS VIII 350b
Ve cümle iki aded hânları var. Ba‘zı zamân Venedik Frenginin elçileri ve konsolozları gelüp bu hânlara konup bey‘ u şirâ edüp niçe gûne metâ‘lar getirirler.
EÇS VIII 350b
Der-aded-i esmâ-i mahallât: Evvelâ Gurebâ mahallesi gâyet ma‘mûrdur. Ve Kalivya mahallesi zamân ile arz-ı hâlîlerden imiş, anıniçün anıniçün Kalivya mahallesi derler, ammâ şimdi gâyet ma‘mûr u müzeyyen evler vardır. Ve Galata mahallesi, bir yüksek yerde vâki‘ olmak ile namâzgâh ve mezâristânlar cümle andadır.
EÇS VIII 350b
Ziyâretgâh-ı Şeyhler dahi bu mahaldedir kim hâlâ beyne'l-ünâs ziyâretgâh-ı hâs u âmmdır.
EÇS VIII 350b
Der-hevâ-yı latîf-i cân-fezâ: Hevâsının letâfetinden limonu ve turuncu ve nârı ve inciri ve zeytûnu cihânı dutmuşdur. Bâ-husûs bu şehirde olan zeytûn meğer Koron'da ve Şâm'da ve Karaburun'da ola, ammâ bunun zeytûnu çok olup semiz ve iri ve lezîz ve serî‘u'l-haz[m] olduğundan cemî‘i zeytûn ağaçları hâss-ı hümâyûn olup her sene kilâr-ı pâdişâhîden onar aded beyâz külâhlı kilârcılar gelüp cümle dıraht-ı müntehâlardan zeytûnları cem‘ edüp adâlet edüp sâhiblerine bahâların verüp Âsitâne-i pâdişâhîye tulumlarla götürüp cümle vüzerâ ve vükelâ ve ulemâ ve sulehâlara mertebelerine göre zeytûn bezl ederler.
EÇS VIII 350b
Der-medh-i incir-i Agriyomasa: Evvelâ şehrin maşrık tarafındaki bâğ u bâğçelerde hâsıl olan Agriyomasa incirinin dördü ve beşi ve altısı bir vukıyye gelir incirdir kim vallâhi bikesri'l-hâ cihânda misli yokdur. Gûyâ bir tulum katr-ı nebât-ı Hamavî cüllâbdır. Aslâ derisi yokdur, ancak üstünde bir duman-misâl zar içinde durur. Ba‘zı zamân şiddet-i harâretden balı akup vücûdu kuru kalır. Sepetlerle çârsû-yı bâzâra gücile gelir. Gayri diyârın incirleri gibi kurutup vilâyet vilâyet gitmez. Ve içinde haşhâş dânesinden hayâl hurde tohumları var. Bir âdem üç dörd vukıyyesin yese aslâ imtilâ olmayup âdemi şişirmez, gâyet serî‘u'l-hazmdır. Ve misk [ü] amber-i hâm gibi râyiha-i tayyibesi olduğundan mâ‘adâ gâyet mukavvîdir. El-hâsıl midhatinde lisân kâsır olup Rûm'un Aydonat şehrinde Agriyomasa inciri gâyet meşhûrdur.
EÇS VIII 350b
Ve bu şehrin cânib-i erba‘asında olan çiftliklerde sâfî servi ve çınâr-ı müntehâ dırahtları ile müzeyyendir. Ve Hoyana yoluna karîb Hammâmlu çiftliği Hüseyin Paşa'nındır, gâyet mesîregâh-ı teferrücgâh müferrih dilküşâ yerdir. Ve kal‘anın maşrık tarafında olan sahrâ-yı lâle‘ızâr sâfî bâğ-ı İrem olduğundan mâ‘adâ dânedâr beyâz pirinci hâsıl olur.
EÇS VIII 350b
Istılâh-ı ehl-i beled: Cümle halkı Urûmca ve Arnavudca kelimât ederler ammâ başka bir gûne lehce-i mahsûsalarıyla başka ıstılâhât-ı ibârâtları vardır.
EÇS VIII 350b
Der-kıyâfet-i kabâ-yı insân: A’yân-ı kibârı mutallâ destâr-ı Muhammedîle semmûr kürklü elvân çukalar ve kontoş ve serhaddî ve ferrâceler geyerler. Tâze fetâları başlarına kırmızı sa[ya] çukalı semmûr kenârlı Rûmeli kalpağı geyüp ba‘zılar kürksüz Arnavud takyesi geyüp bellerinde harîr teybend kuşak ve kortela nâm varsak bıçak taşıyup levendâne baldırı çıplak kubâdî pâypûş geyüp gezerler. Çoğu tüccârdır. Bir sınıfı ehl-i hırefdir. Bir fırkası ulemâlardır. Bir zümresi avânlardır kim kırık çuka dolama ve kopçalı Arnavud çakşırı geyüp hidmetlere giderler.
EÇS VIII 350b–351a
Der-mahbûbeleri ehl-i perde olup her biri Râbi‘a-i Adeviyye-misâldir. 351a Ammâ ahâlî-i vilâyet gâyet garîb-dost ve âlüfte ve âşüfte yârândan ehl-i kerem ve ehl-i merhamet sofra sâhibi âdemleri vardır.
EÇS VIII 351a
Bu şehirden dahi kalkup cümle ahbâb ile vedâ‘laşup kıblenin sağ tarafına 3 sâ‘atde sengistân dağlar ve beller ve taşlar aşup,
EÇS VIII 351a
Sene (---) târîhinde bizzât Sultân Bâyezîd-i Velî fethidir, be-dest-i Gedik Ahmed Paşa, hâlâ Delvine sancağı hâkinde voyvadalıkdır ve seksen akçe pâyesiyle kazâcıkdır. Nâhiyesi kırk pâre kurâdır. Re‘âyâları gâyet mutî‘lerdir ammâ kal‘a halkı âsî olduklarından Elbasanlı Küçük Mehemmed Paşa sene (---) târîhinde fermân-ı pâdişâhiyle cümle şehri gâret edüp âdemlerin cümle kılıçdan geçirüp bakıyyetü's-süyûfları mutî‘ [u] münkâd oldular.
EÇS VIII 351a
Kal‘ası bir mahsûllü sahrâda olup ensesi bir top menzili ba‘îd havâleli dağlar olup şekl-i muhammes bir Şeddâdî binâ bir kal‘a-i zîbâdır kim girdâ-gird cirmi sekiz yüz altmış aded adım bir seng-i tırâş kal‘a-i hâzır-bâşdır. Mâ-tekaddem Venedik elinden feth olunup Margılıç nâm bir balıkçı küffâr-ı benâm binâsıdır. Derûn-ı kal‘ada cümle yüz aded kiremitli hâneciklerdir. Dizdârı ve iki yüz aded kal‘a neferâtları vardır. Müftîsi ve nakîbi yokdur ammâ yeniçeri serdârı vardır. Ancak bir Hunkâr câmi‘i [var,] çârsû-yı bâzâr ve hammâm ve hânları yokdur. Kal‘anın maşrık tarafına nâzır bir kapusu var, sarp sarp dağ başında olmak ile handakı yokdur.
EÇS VIII 351a
Der-vasf-ı varoş-ı Margılıç: Kal‘anın garb tarafında bir düz yerde bir varoş-ı mu‘azzam müzeyyen cümle bin iki yüz aded kiremitli ve bâğ u bâğçeli ma‘mûr u mükellef taş dîvârlı evlerdir. Cümle altı aded mahallâtlardır. Ve cümle iki aded kârgîr minâreli ve serâpâ kiremitli câmi‘leri var. Biri çârsû içinde (---) câmi‘i (---) (---) câmi‘i (---) (---) var.
EÇS VIII 351a
Cümle yedi aded mahalle zâviyeleri var. Ve cümle bir aded medrese-i sûhtegân vardır.
EÇS VIII 351a
Ve cümle iki aded mekteb-i püserânı var. Ve cümle iki aded tekye-i dervîşân-ı âl-i abâlarıdır.
EÇS VIII 351a
Ve cümle bir aded hammâmı var, kâhîce mu‘attal olur.
EÇS VIII 351a
Ve cümle iki aded hânları var. Ve cümle on yedi aded müfîd [ü] muhtasar dükkâncıkları var.
EÇS VIII 351a
Ve cümle bir aded çeşmesi var kim (...) Kilise çeşmesi derler âb-ı hayâtdır. Cümle şehir halkının ehl-i tab‘ olanları suyu andan alırlar. Bunun dahi bâğ u bâğçeleri bî-hisâbdır, zîrâ âb [u] hevâsı gâyet latîfdir.
EÇS VIII 351a
Ba‘dehu bu kal‘adan kalkup kıblenin sağ tarafına gidüp 3 sâ‘atde dağlar ardına güzer edüp andan leb-i deryâ-yı körfez ile 2 sâ‘at gidüp niçe seyrler edüp andan,
EÇS VIII 351a
Evvel ve âhır Bundukanî Venedik keferesinin hükmünde olup bizim Delvinye hâkindedir. Zerre denlü handakdan taşra alâkası yokdur. Kal‘ası bir sivri dağ eteğinde bir küçük seng binâ kal‘a-i ra‘nâcıkdır. Kal‘adan taşra atlarımız bırağup,
EÇS VIII 351a
"Nazartete beklemeyince kal‘aya girmek âdet değildir, belki sizde yumurcak vardır" dediklerinde hakîr eyitdim:
EÇS VIII 351a
"Bire hey mel‘ûnlar, ben kendim size yetişir tâ‘ûn-ı ekberim" deyü niçe gûne cidâllerden sonra âhır-ı kâr bellerimizden silâhlarımızı alup bizi içeri kal‘aya koyup cenerale buluşup kal‘ayı temâşâ etdik. Beş yüz adım kadar cirmli bir kapusu karaya şarka nâzırdır. Bir kapusu deryâya cenûb tarafında iskele ve limana mekşûfdur. İçinde altmış yetmiş mikdârı menhûshâneleri vardır.
EÇS VIII 351a
Ve yedi sekiz kadar dükkânları var, gayri şeyleri yokdur. Ammâ handakı gâyet ma‘mûr olup leb-ber-leb deryâ ile memlûdur ve limana ve karaya nâzır dirsek tabyaları üzre serâmed topları var.
EÇS VIII 351a
Kapudan ceneral hakîre ba‘zı hedâyâlar verüp andan çıkup yine atlarımıza süvâr olup limanı kenârınca gidüp temâşâ etdik. Bir hayli limandır kim yüz pâre gemiler alır.
EÇS VIII 351a
Andan yine leb-i deryâ ile 8 sâ‘at kâh sengistân ve kâh hâkistân ve bî-hâsıl şûre yerleri ve balık dalyanların ubûr edüp,
EÇS VIII 351a
Karye-i Lopis: Delvinye hâkinde müslim köyüdür, ammâ mel‘ûn âdemleri vardır. Bu mahaller artık Arnavudistân vilâyeti anılur. Cümle yüz mikdârı evleri vardır.
EÇS VIII 351a
Karye-i Sayada: Delvinye sancağı hâkinde bir yüksek sırtda yüz altmış aded kefere hâneli ve hânlı ve kenîseli gâyet ma‘mûr köydür kim Delvinye beğinin hâssıdır. Ve bu Sayada köyünden aşağı leb-i deryâya yokuşlu sa[r]p yol ile enüp cenûba nîm sâ‘at gidüp,
EÇS VIII 351a–351b
Leb-i deryâ-yı 351b körfezde meşhûr-ı âfâk bir Sayada benderidir kim Rûm'da ve Arab u Acem ve Frengistân mellâhânları içre ma‘rûf iskeledir, ammâ çârsû-yı bâzârı ve hammâmı ve imâreti ve câmi‘den bir isr-i âsâr yokdur. Ancak bâzergânlar içün binâ olunmuş mihmânsarâylar ve leb-i deryâda niçe mehâzinleri cümle taşdan kârgîr binâlı hânlardır. Cemî‘i ekâlîm-i seb‘anın seyyâhân-ı berr [ü] bihârları ve tüccârları bu hânlarda ve yukaru Sayada köyünde kefere evlerinde konup cemî‘i eşyâların gümrük hânına koyup gümrük-i pâdişâhî verirler. Taraf-ı pâdişâhîden başka gümrük emîni oturup kırk yük akçe iltizâm tahsîl eder. Venedik kralı tarafından dahi bir konsoloz kâfir oturup keferelerin metâ‘ların yazup ol dahi avâ’id [ü] fevâ’idin alır, zîrâ pek işler iskele-i azîmdir. Yanya'nın ve Tırhala'nın ve Yenişehir'in ve Selânik'in ve Serez'in ve niçe kılâ’ şehirlerin iskelesidir. Ammâ yolları sarpdır, aslâ ve kat‘â yollarında araba işlemez. Hemân cümle kirâ katırları işleyüp tâ Sofya ve Edirne'ye gidüp gelir. Ve bu Sayada iskelesinden cezîre-i Venedik körfezinin bâğ u bâğçeleri ve liman kılâ‘ları cümle nümâyândır kim cenûb tarafında deryâ içinde iki mîl alarka bir cezîre-i âbâdândır.
EÇS VIII 351b
Ba‘dehu bu Sayada'dan atlarımıza süvâr olup (---) sâ‘at leb-i deryâ ile sengistân sa‘b yollar ile gidüp,