EÇS VIII 351b
(---) sene (---) târîhinde Beğko Paşa feth eyleyüp devlet tarafından yine Venedik keferesine verdiler. Leb-i deryâda bir küçücük kal‘acıkdır. Venedik küffârının balık dalyanların muhâfaza içün binâ etdi ammâ metîn ve kavî edüp hâlâ Venedik Körfezi cezîresinin iskelesidir. Karşu tarafı bir mîlden ziyâde Körfez adasıdır, ammâ mâbeyne-hümâları sığdır, engin deryâ değildir.
EÇS VIII 351b
Kal‘ası leb-i deryâda bir püşte-i pest üzre şekl-i murabba‘ taş binâ bir kal‘acıkdır. Bin mikdârı ceng-âver kefereleri ve cebehâneleri ve serâmed topları var. Leb-i deryâda kal‘a kapusu kara cânibine Delvine kapusu [var.].
EÇS VIII 351b
Bu kal‘a Süleymân Hân asrında binâ olunmuşdur. Hattâ sene 943 târîhinin mâh-ı Zilhiccesi'nin yedisinde bizzât Süleymân aleyhi'r-rahmetü ve'l-gufrân deryâ-misâl asker ile Körfös gazâsına geldikde bu Dalyan kal‘ası yerinden deryâyı doldurmağı başlayup Körfös'e nîm mîl kalup üzerine balyemez toplar koyup kal‘ayı döğmeğe mübâşeret edüp hemân ol gün donanma-i hümâyûn ile Hayreddîn Paşa ve Kapudan Pılak Mustafâ Paşa cezîreye asker döküp germâ-germ cenge âheng ederler. Karadan dahi Serdâr-ı zafer-şi‘âr Lütfî Paşa seksen bin askerle Hayreddîn Paşa'ya imdâd yetişüp kemâ-kân savaş-ı perhâş ederler. Akîblerince Süleymân Hân yüz bin asker ile ve Şehzâde-i âzâd[e] Sultân Mehemmed ve Şehzâde Sultân Selîm ile ma‘an bu Körfez kal‘ası gazâsına gelüp cezîre içre bir ma‘mûr kurâlar koymayup âteşlere urup bî-nihâye esîr ve mâl-ı ganâ’imler alup kâmil bir ay kal‘ayı döğüp hevâya tağayyür gelüp asâkir-i İslâmın cenge iktidârları kalmayüp sa‘âdetlü pâdişâha Budin tarafından âdemler gelüp Ungurus kralının ısyân [u] tuğyânı haberleri gelince hemân sa‘âdetlü pâdişâ[h] Sadrıa‘zam Ayas Paşa'ya haber gönderüp,
EÇS VIII 351b
"Körfös kal‘ası muhâsarasından el çeküp asker-i İslâmı bî-ma‘nâ yere kırdırmayup meterisden çıksınlar" deyü guzât-ı müslimîne haber varup cümle asker-i İslâm meterislerden çıkup,
EÇS VIII 351b
"El-umûru merhûnetün bi-evkâtihâ" deyüp karşu Dalyan kal‘ası sahrâsında ordu-yı İslâma geçüp kal‘a-i Körfös'den ferâğ olunup bî-feth Süleymân Hân "Atf-ı ınân-ı Alman" deyüp gitdikde Venedik kâfiri ol asırda bu Dalyan kal‘asın inşâ etmişlerdir.
EÇS VIII 351b
Bu hakîr dahi bu kal‘adan bir kayığa süvâr olup eyyâm-ı muvâfık ile bir mîlden ziyâde deryâyı tarfetü'l-ayn içre karşuya geçüp,
EÇS VIII 351b
Körfez dahi derler. Evvel ve âhır Venedik krallarının bir cây-ı emân pây-i tahtgâhı gibi bir kal‘a-i sedd-i sedîdidir, ammâ sene 943 târîhinde Süleymân Hân elinden gazâl kurtulur gibi bu kal‘a halâs olaldan berü eyle metîn ü müstahkem bir kal‘a-i üstüvâr etmişlerdir kim vâkı‘asında bu kal‘ayı görenlerin dudakları uçuklar. Ol zamândan berü Venedik küffârı Ungurus kralına du‘â ederler kim,
EÇS VIII 351b
"Eğer Ungurus kralı Ferdina[n]d kral Budin'e sarılmasa bu kal‘ayı elimizden Osmânlı alırdı, hele elhamdü lillâh Ungurus kralının ısyânı sebebiyle Süleymân ığrandup bu kal‘ayı bırağup gitdi" deyü hamd ederler.
EÇS VIII 351b–352a
Ammâ bu Körfez cezîresi Rûmeli tarafında Delvinye hâkinde Sayada ve Dalyan kal‘ası mukâbelesinde Venedik 352a körfezi deryâsı içre Rûmeli kıyısına iki mîl karîb şarkdan garba tûlânî vâki‘ olup kâmil toksan mîl ihâta eder bir ma‘mûr u müzeyyen cezîre-i bî-misâldir. Kayıkdan çıkup ceneraline buluşup bizimle vâfir musâhebetler etdi. Zîrâ Kandiye cenerali iken ba‘de'l-feth-i Kandiye Kumkapu limanında her bâr sarâyına varup âşinâlık kesb etmişdik. Şimdi yine bu Körfös'de ceneral-i dâll bulup bizi bir mesîregâh konak verüp kal‘ayı birkaç gün seyr [ü] temâşâlar etdik.
EÇS VIII 352a
Evvelâ limanı ikidir. Biri kal‘anın sağında ve biri solunda olup ikisi sekiz rûzgârdan emînlerdir. Ve her birine beşer yüz pâre gemiler ve barça kalyonlar sığar.
EÇS VIII 352a
Ve kal‘ası bir yalçın kaya üzre Körfez deryâsına ve Akdeniz'e nâzır iki kat sedd-i İskender-misâl on bir aded tabyalı Kahkahâ-vâr kal‘adır kim enderûn [u] bîrûnu hâlâ niçe bin gûne muhîl-i şeytanatlar ile ârâste ve yedi yüz aded balyemez toplar ile pîrâste olmuş bir kal‘a-i sedd-i Ye’cûc'dur.
EÇS VIII 352a
Ve hâlâ niçe bin küffâr re‘âyâları üşüp niçe binâlar ihdâs dahi ziyâde amâr etmededirler. Hâlâ Venedik kâfirlerinin kilidü'l-bahri bu kal‘a-i zîbâdır kim bin mîl tûlu bir Körfez deryâsının ağzında vâki‘ olmuş cân kurtaranlarıdır.
EÇS VIII 352a
Ve cezîre-i Girid'den ve kal‘a-i Kandiye'den ne kadar re‘âyâ çıkardı ise bu cezîre içre iskân etdirüp âdem deryâsı olmuş.
EÇS VIII 352a
Bu hakîre ceneral vâfir in‘âmlar ile şeb [ü] rûz ziyâfet-i azîmler edüp bir bednâm günlerinde bir top şâdımânları etdi kim zemîn [ü] âsımân dir dir ditreyüp üçüncü gün bu hakîri bir kayığa koyup tâ bizimle ceneral vedâ‘laşup yine karşu Dalyan kal‘asına gelüp andan yine refîkler alup 10 sâ‘at kâmil şimâle gidüp ba‘zı taşlık ve ba‘zı sahrâlarda müzeyyen kurâlar içre ubûr edüp,
EÇS VIII 352a
Lisân-ı Arnavudca (---) (---) demekdir. İbtidâ bânîsi İşpanya'dir. Ba‘dehu Bundukanî Venedik bir şeytanat ile istîlâ edüp sene (---) târîhinde Sultân Bâyezîd-i Velî Venedik elinden feth edüp yine küffâr istîlâ etdikde sene (---) târîhinde Sultân Süleymân Hân Körfez gazâsına geldikde Arnavudu'l-asl Ayas Paşa Delvinye kal‘ası üzre sipehsâlâr-ı mu‘azzam ta‘yîn olunup be-dest-i Vezîria‘zam Ayas Paşa Delvinye kal‘ası feth olunup pây-ı taht-ı mîr-i Delvinye oldu. Hâlâ yine Rûmeli eyâletinde başka sancakdır.
EÇS VIII 352a
Beğinin hâssı taraf-ı pâdişâhîden 157.132 akçedir. Ve ze‘âmetleri 24 adeddir ve erbâb-ı tîmârı 155 adeddir. Alaybeğisi ve çeribaşısı var. Hîn-i gazâda kânûn üzre bu livânın askeri cebelüleriyle ve beğinin cündiyle cümle iki bin iki yüz asker olur. Yüz seksen akçe pâyesiyle kazâ-yı âsımânîdir. Ve nâhiyesi cümle (---) aded kurâlardır.
EÇS VIII 352a
Cümle sancağında (---) aded kazâlardır. Evvelâ kazâ-yı (---) (---) kazâ-yı (---) (---) kazâ-yı (---) (---) kazâ-yı (---) (---) kazâ-yı (---) (---). Bunlar meşhûrdur.
EÇS VIII 352a
Şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve sipâh kethud[â]yeri, yeniçeri serdârı, kal‘a dizdârı, (---) aded kal‘a neferâtları ve şehrin subaşısı, bâcdârı, şehir kethudâsı, muhtesib ağası, harâc ağası vardır. Kal‘ası bir sivri kayanın tâ zirve-i a‘lâsında şekl-i muhammes bir Şeddâdî seng binâ bir kal‘a-i ra‘nâ-yı musanna‘dır kim lâ-nazîr kabîlindendir ammâ küçükdür. Dâ’iren-mâdâr cirmi altı yüz adımdır. Aslâ bir tarafda handakı yokdur.
EÇS VIII 352a
Ve cânib-i şarka bir demir kapusu var. Derûn-ı kal‘ada üç aded kiremitli hânecikleri var. Biri dizdâr ve biri kethudâ ve biri imâm hânesi olup bir mescidi ve bir gılâl anbârı ve bir cebehâne mahzeni ve bir su sarnıcı var. Bunlardan gayri çârsû-yı bâzâr ve hân u hammâm ve câmi‘ yokdur kim gâyet küçük kal‘acıkdır.
EÇS VIII 352a–352b
Ve kal‘adan çıkarken sağ tarafında Hunkâr câmi‘i, kiremitli ve kârgîr minâreli çârsûşı bir müfîd ü muhtasar binâlı 352b câmi‘dir. Ve câmi‘ dibinde bir uçurum yerde çârsûsu gâyet daracık mühmelât sokaklı cümle seksen aded dükkânlardır, ammâ bezzâzistânı yokdur.
EÇS VIII 352b
Kal‘anın şark tarafında yokuş aşağı bu varoş cümle yüz aded kiremitli hânelerdir, ammâ bir düz vâsi‘ yerde vâki‘ olmağile her evleri birbirlerinden birer ok menzilleri uzakdır. Bir hâneyi aşkıyâ haydudlar bassa gayri evlerin âdemleri haberdâr olmaz. Ol ecilden her bir hânedânların birer dâne demir kapulu kulle-i azîmleri vardır.
EÇS VIII 352b
Ve cümle dîvârları gâyet metânet üzre binâ olunmuşdur. Ve cümle varoşu (---) aded mahallâtlardır.
EÇS VIII 352b
Ve cümle (---) aded mihrâblardır. Cümleden çârsû içinde (---) câmi‘i ve (---) câmi‘i (---) câmi‘i (---) câmi‘i (---) mâ‘adâ cümle mahalle (---) aded mahalle mesâcidleridir. Evvelâ Laka mahallesi mescidi ve Kinaleksi mahallesi mescidi, Tabahâne mahallesi mescidi, bunlar meşhûr eynelerdir.
EÇS VIII 352b
Ve cümle üç aded medrese-i sûhtegânlardır, ammâ aşkıyâ yiğit sûhteleri olur. Andan cümle üç aded mu‘allimhâne-i sıbyân-ı ebced-hândır. Ve cümle üç aded tekye-i ehl-i tevhîd-i fakîrândır.
EÇS VIII 352b
Ve cümle bir aded hammâmdır. Ve cümle üç aded hânlardır, ammâ cümleden Memo Paşa hânı mükellefdir. Ve cümle on aded çeşme-sârları vardır.
EÇS VIII 352b
Bu şehir deryâya (---) sâ‘at yakındır. Âb [u] hevâsı ve binâsı gâyet latîfdir.
EÇS VIII 352b
Ve Laka mahallesi bir çukur yerde vâki‘ olmuşdur ammâ gâyet ma‘mûrdur. Andan dahi aşağı gidüp Kinaleksi mahallesi sâfî bâğ u bâğçedir. Mahkemesi dahi gâyet hevâdâr yerdir.
EÇS VIII 352b
Ve Memo Paşa sarâyı ve evlâdlarının hânedânları ve kethudâsının sarâyı gâyet ma‘mûrdur. Ve limon ve turuncu ve inciri ve zeytûnu ve nârı ve servi ağaçları bî-hisâbdır kim şehrin dağ u bâğların zeyn etmişdir.
EÇS VIII 352b
Ve halkı cümle Arnavudca [te]kellüm edüp aslâ Rûmca bilmezler. Gâyet şecî‘ ve bahâdır kavmi vardır, ammâ tâ‘ûndan gâyet havf edüp hastaların evlerde bırağup dağlara kaçarlar. Tâ‘ûnu yok ise de ol âdem açlıkdan zâr u b[î]zâr elbette olup şişüp kalır.
EÇS VIII 352b
Bu halkın geçinişleri cümle bi-şartı's-selâmedir. Ekseriyyâ kâr [u] kisbleri zeytûn ve zeytûnyağı çıkarup vilâyet vilâyet götürüp fürûht edüp kâr ederler.
EÇS VIII 352b
Reng-i rûyları cümle bay u gedâ-yı sağîr ü kebîr pîr [ü] cüvânın yüzleri humret üzredir, zîrâ cümle ehl-i tarab ve ayş [u] ışrete mâ’il bir alay gâziyân-ı mücâhidânlardır. Ammâ tâze yiğitleriyle sûhte ulemâları gâyet aşkıyâlardır. Hattâ sûhtevâtlarının başlarında bir gûne perîşânî serçe yuvalı sarıkları var kim gören âdemler gülmeden hayrân olurlar.
EÇS VIII 352b
Ve memdûhât-ı me’kûlât [u] meşrûbâtlarından beyâz Arnavud simidi ve beyâz poğaçası ve bâde-i lâle hamrâsı memdûhdur.
EÇS VIII 352b
Ve bu şehrin garb tarafındaki yüksek Delvine dağından mezkûr Venedik Körfezi atası re’ânâ görünür.
EÇS VIII 352b
Ve bu şehrin cümle yârân-ı bâ-safâlarıyla vedâ‘laşup garb tarafına gidüp 7 sâ‘atde dağlı ve taşlı yollar üzre ma‘mûr [u] âbâdân kurâlar geçerek,
EÇS VIII 352b
Mâ-tekaddem Venedik hükmünde iken sene (---) târîhinde Bâyezîd-i Velî asrında Serdâr-ı mu‘azzam Gedik Ahmed Paşa fethidir. Delvinye beğinin hâssıdır kim voyvadası hâkimdir. Ammâ şimdi beğini bunda bulup Manya vilâyeti Serdâr Alî Paşa'dan getirdiğim emr-i pâdişâhîleri kırâ’at etdirüp mefhûmu ma‘lûmları olunca "Fermân pâdişâhın" deyüp Manya muhâfazasına gitmeğe cümle sancağı askeriyle âmâde olup hakîre üç yüz guruş bir at ve beş donluk çuka ve kumâşlar ve hüddâmlarıma da yüz guruş birer çuka verüp şehrin temâşâsına mukayyed olduk.
EÇS VIII 352b
Bu kal‘a Kuryeleş kazâsı binâsıdır. Kal‘ası kûh-ı Kuryeleş dâmeninde bir düz yerde şekl-i muhammes bir Şeddâdî küçük taş binâ kal‘acıkdır. Dâ’iren-mâdâr cirmi altı yüz adımdır. İçinde ancak yedi aded evleri var.