EÇS VIII 355a
Hattâ yine kendüleri nakl eder kim bir âdem kendi hâtûnuyla cimâ‘ ederken bir münâsib-nâ mahalde herif eydir,
EÇS VIII 355a
"Cânım hâtûn yarın bâzâr günüdür" deyince hemân herîf-i zarîfin altında avretin bin kırk üç senesinde Ca‘fer Paşa kapudan iken Akdeniz'de ingiliz kalyonlarıyla ceng ederken bu avretin on yedinci kocası herifin altında cimâ‘ mahallinde hâtırına hutûr edüp ol herifin altında yatup zevk ederken hemân avret saçın yolup,
EÇS VIII 355a
"Hay benim gazâda şehîd olan on yedinci kırk yıllık kocacığımla ben böyle mi cimâ‘ ederdim? Hay sikişine doyamadığım şehîd kocacığım" deyü eyle feza‘ u çeza‘ u nâliş eder kim girde-bâlişinde seyl-i eşk ceyhûn-vâr revân olunca fakîr herifin aklı başından gidüp vâveylâ vü vâveledâ sikişi cânına geçüp erliği feryâd [u] figân ile kopup fakîr herif bâzâr günün andığına peşîmân olur.
EÇS VIII 355a
Ol ecilden hakîr vâkıf-ı esrâr oldum ki bu Ergiri halkı cümle ağlamış çehreli âdemler olup halk ile hüsn-i ülfetleri ve hüsn-i zindegâneleri yokdur, ammâ şecî‘ ve gâzî şehbâzları çokdur.
EÇS VIII 355a
Ekseriyyâ halkı erbâb-ı ma‘ârif ve şu‘arâ-yı mü’ellifînlerdir. Bâhusûs Bükâyî ve Figanî ve Nâlişî ve Sükûtî ve Feza‘î nâm şu‘arâlar hâlâ bu şehirde mevcûdlardır kim her [bir]i birer fende yed-i tûlâların ayân etmişlerdir, ammâ Nâlişî penç-beytde ve kasîde-perdâzlıkda lâ-nazîrdir.
EÇS VIII 355a
Ve ekseriyyâ halkı muhibb-i Hânedân olup "yâ Alî" der oturur, "yâ Alî" der kalkar. Cümle Fârisî-hân olup muhibb-i Hânedân olduklarından bir fırkası nihânîce Mu‘âviye'ye sebb edüp Yezîd'e âşikâre la‘net ederlermiş ammâ istimâ‘ etmedim.
EÇS VIII 355a–355b
Ve halkı gâyet ehl-i zevk ve ayş [u] ışrete 355b mâ’il olup bâde-i nâb-ı bî-hicâb ve reyhâniyye nâm mukavvî şeyleri nûş edüp sarhoş olurlar.
EÇS VIII 355b
Diğer âyîn-i bed-kâr-ı kavm-i Ergiri: Bunlar düğünlerde ve rûz-ı Hızır'da ve nevrûz-ı Hârezmşâhîde ve Kâsım günlerinde ve Sarı Saltık günlerinde ve ıydeynlerde cümle zer-ender-zere müstağrak olup la‘l-gûn bâdeleri nûş edüp cemî‘i pençe-i âfitâb dilberânlar ile âşıkları el ele verüp âyîn-i kâfir gibi kuç kucağ olup horos depüp kuşak kuşağa yapışup hora depme semâ‘ı ederler. Bu dahi bir bed şeydir kim âyîn-i kerihdir, ammâ böyle göre gelmişler, bunu dahi ayıblamazız.
EÇS VIII 355b
Der-kıyâfet-i kabâ-ı ricâl-i insân: ihtiyârları destâr-ı Muhammedî sarup mâvîden mâ‘adâ elvân çukalar geyüp ayaklarında kopçalı çakşır olup şecî‘âne gezerler, ammâ cemî‘i tâze cüvânları kısa yenli ve kısacık etekli ve negendeli kırmızı harîr atlâs zıbunlar geyüp kolları ve uylukları açıkdır. Cümle tenâsüb a‘zâları meydândadır. Ancak harîrden ak kenârlı gömlekleri kasıklarına dak örter. Mâ‘adâ nâ-mahrem yerleri incecik dondan ve gömlekden nümâyândır. Donları ise dizlerin ancak örter bol paçalı serâvîllerdir, don derler ammâ değildir, hemân bir beyâz çarşafı beline bağlamış, edebde teşelşül ve tegayyuz mahallerinde aslâ uçkur çözmeden donunun paçalarından maslahat görürler. El-hâsıl garîb ü acîb turfe libâs hey’et-i mecmû‘a yiğitleri var, ammâ gâyet pâk dâmenlerdir. Anlarda gulâm ve zenân kısımlarında fi‘l-i şenî‘ olmazdır, zîrâ yiğit vilâyetidir.
EÇS VIII 355b
Ve avretleri merhûme oldukda Arapça ile kapudan taşra çıkar. Bir dahi rahm-i mâder masdarından taşra çıkup dünyâya kadem basar, lâkin her bâzâr günleri mezkûr üz[r]e feryâd [u] figânları cihânı dutdukları lâ-be’isdir. Yılda bir kerre zenâneleri vâlideynlerinin hânelerine gidemez, tâ bu mertebe Râbi‘a-i Adeviyye mertebesinde havâtînleri vardır. (---) (---)
EÇS VIII 355b
Âsâr-ı binâsının ve me’kûlât [u] meşrûbâtının memdûhâtından: Evvelâ bâdesi ve reyhâniyyesi ve poloniyyesi ve beyâz Arnavud simidi ve külde pişmiş gül gibi beyâz poğaçası ve saralı nâm mümessek üzümü memdûhdur.
EÇS VIII 355b
Ve cemî‘i evlerinin taş dîvârları tarzı rûy-ı arzda yokdur. Cümle kırmızı sumpara taşından çâr-kûşeden tûlânîce taş dîvârlardır kim aslâ çamur ve kireç ve alçısı yok. Ancak taş taş üzre bir kuru binâ kadleri yigirmi arşın bâlâ dîvâr kim bâlâda sehel memdûhdur, tâ kâfir zamânından kalmış niçe yüz yıllık dîvârlar ve hânedânlar vardır. Ve eyle serâmed hem-vâr dîvâr-ı üstüvârlardır kim bir serçe kuşu tırnak (tırnak) ildirecek yeri yokdur.
EÇS VIII 355b
Ve âb [u] hevâsı ve binâsı latîf yaylak olduğundan limonu ve turuncu ve nârı ve zeytûnu olmaz.
EÇS VIII 355b
Bu temâşâları etdiğimizden sonra nasb [u] nakş edüp halkıyla hüsn-i ülfet etmeğe cidd [ü] ihtimâm edüp hâh nâ-hâh bu hakîr anlar ile âlüfte ve âşüftelik ederek mahrem-i râz olup Zeynel Paşa oğlu beğ efendimizin düğününe bin yayan ve bin atlı pür-silâh âdemler ile atlanup
EÇS VIII 355b
Poğonya kazâsında karye-i Jaravina'dan kız almağa gitdiğimiz konakları ayân u beyân eder
EÇS VIII 355b
Evvelâ Ergiri Kasrı'dan cânib-i cenûba ol öz içre nehr-i Dirağopol kenârınca ol sahrânın iki tarafı dağlar eteğinde cümle altmış sekiz pâre ma‘mûr u âbâdân ve bâğ u bâğçeli ve cümle kal‘a-misâl kulleli ve cümle evleri serâpâ kayağan taşı örtülü müzeyyen kurâlardır. Hikmet bu kim şark tarafında olan Libohovasındaki sıradaki kurâlar cümle elli pâre ma‘mûr köylerdir kim birbirlerine birer ok menzili karîbdir. Ve âb-ı hayât suları bî-hisâbdır, ammâ Ergiri Kasrı tarafında olan kırk pâre kurâlar dağlar eteğindedir, ammâ aslâ suları yokdur aceb hikmetdir.
EÇS VIII 355b
Bu temâşâları mezkûr sahrâlar içre ederek 6 sâ‘atde cânib-i cenûba giderek,
EÇS VIII 355b
Ergiri kazâsı nâhiyesinde bir dağ eteğinde bâğlı ve bâğçeli ve bir kayalı dağ-ı serbülend dibinde cümle üç yüz aded kayağan örtülü evlerdir. Ve kayalar dibinde niçe yüz aded su değirmenleri yürüdür âb-ı hayât sular kaynayup çıkar.
EÇS VIII 355b
Ve dağlar üstünde biri biri üzre binâ olunmuş ma‘mûr u şîrîn kârgîr binâ evlerdir ammâ aşağıda değirmenler yanında Memi Paşa nev binâ bir câmi‘-i zîbâ ve bir kârgîr minâreli ma‘bedgâh-ı ra‘nâ inşâ etmiş kim gûyâ Câmi‘-i Aksâ olmuş. Cümle kurâ halkı bu câmi‘e muhtâclardır kim aceb yerinde binâ olunmuş. Ve bir çârsû binâ etmiş kim cümle yigirmi aded dükkânlardır. Bu köyden şark tarafına dağlar içre 2 sâ‘at gidüp,
EÇS VIII 355b–356a
Karye-i Eksiri Valtoz: Elli aded 356a hânedânları ve bir büyük çiftliği ve yılda bir kerre durur azîm panayır cem‘iyyeti olur, yerinde bir azîm hânı ve elli kadar panayır dükkânları var. Mâ‘adâ panayır cem‘iyyeti zamânı bin aded çalaş malaş çalaşdan külbe-i ahzân-misâl dükkânlar binâ olunup niçe kerre yüz bin hayme ve hargâhlar kurulup azîm cem‘iyyet-i kübrâ yeri vâsi‘ çemenzâr sahrâ-yı lâlezârdır.
EÇS VIII 356a
Andan yine cânib-i şarka 3 sâ‘at gidüp ma‘mûr kurâlar geçerek,
EÇS VIII 356a
Karye-i Zarovina: Yüz evli bir ma‘mûr köydür ve bir kulleli çiftliği var. Bu karye Poğonya kazâsı hudûdudur. Bundan öteye kıble tarafına artık Yanya sancağı kazâsıdır ve bu karyeden şehr-i Yanya 9 sâ‘atlik yerdir. Ve bu Zaravina köyü bâğlı ve bâğçeli bir göl kenârında vâki‘ olmuş ma‘mûr ze‘âmetdir. Anda ziyâfet-i azîmler olup toplar ve tüfengler şâdımânları olup bu köyden kızı alup alay ile yollarda niçe yüz kerre tüfeng şâdımânları edüp cümle yiğitler sadâ-yı Allâh Allâh gülbângı çeküp ammâ yine kefere gibi horos deperek gidüp gayri yol ile gerüye dönüp ma‘mûr kurâlar geçüp 4 sâ‘atde cânib-i garba gidüp,
EÇS VIII 356a
Bu kasaba Poğonya kazâsı hudûdunda dörd yüz aded kefere evli ve altı bin aded bâğlı ma‘mûr [u] âbâdân rabta-i zîbâdır. Cümle kırk elli kadar dükkânları ve cümle on aded kenîseleri ve cümle üç aded hânları var. Cümle kefereleri Arnavuddur. Ve kapudan paşa hâssı olup voyvadası hâkimdir. Mefrûzu'l-kalem ve maktû‘u'l-kadem hâssdır.
EÇS VIII 356a
Ergiri kazâsı hudûdunda bâğ-ı İrem-misâl âb-ı hayâtları cârî ve revân bir dağ eteğinde cümle iki yüz aded kayağan örtülü Ârnâbûd evleridir, ammâ ahâlîsi müselmânlardır. Bir câmi‘i ve bir mescidi ve bir hânı ve bir küçük hammâmı var. Zeynel Paşa oğlu bunda çiftliği içre sâkindir. Gâyet hânedân-ı azîmdir kim vasfında lisân kâsırdır. Bunda gelini yüz bin gûne şâdımânlar ile getirüp Cum‘a gecesi beğe arûsu teslîm edüp ol gece sabâha dak bir ayş u ışret ve sâz söz ve hây hûy zevk u safâ-yı Hüseyin Baykara meclisleri oldu kim sabâhısı "Yetmiş aded şarâb fıçısı boş kaldı ve iki bin kebâbı tenâvül olundu" deyü tefâhur kesb etdiler.
EÇS VIII 356a
Hulâsa-i kelâ[m] bu hakîr-i ez‘afu'l-ibâd bu cem[‘]iyyet-i kübrâyı bir hafta temâşâ edüp bir Arnavud tarzı sûr-ı zifâf temâşâları etdim ki vasfında lisân kâsır ve kalemler kâsirdir. Eğer bir hafta içre olan temâşâ-yı âyîn-i ibret-nümâ-yı aceblüyü mâ-vaka‘ı üzre tahrîr etsem bir tomâr-ı dırâz zifâfnâme olur.
EÇS VIII 356a
Netîce-i kelâm ba‘de's-sûr-ı ihtitâm beğden bir at ve bir köle ve yüz altun ve on kıt‘a çuka ve kumâşlar ve bir mîkâtlı musanna‘ sâ‘at ihsân alup cümle ahbâb ile vedâ‘laşup cânib-i garba 2 sâ‘atde tekrâr kal‘a-i Ergiri'ye gelüp anda dahi cümle dostânlar ile vedâ‘laşup Ergiri kal‘asının kıblesi tarafındaki evc-i semâya berâber yaylanın tâ zirve-i a‘lâsından Delvinye şehri dörd sâ‘atlik yerdir ve gün doğdukda hevâ hoşluğunda Bundukanî Venediği körfezi deryâsı içre cezîre-i Körfez kal‘ası nümâyândır.
EÇS VIII 356a
Ba‘dehu Ergiri yanından ubûr edüp şimâl tarafına bâğlar içre gidüp ve nehr-i Dırağopol kenârınca gidüp sağ tarafımızda,
EÇS VIII 356a
Karye-i Kakos: Memi Paşa oğlu Alî Beğ çiftliğidir, gûyâ bir kal‘a-i metîndir. Andan yine semt-i garba,
EÇS VIII 356a
Karye-i Karyan andan karye-i Labova andan karye-i Tirbük mukâbelesinde nehr-i Yenice Ergiri nehrine mahlût olduğu yerden bir sâ‘at aşağı,
EÇS VIII 356a
Karye-i Lekel: Önünde Ergiri suyu üzre Mehemmed Subaşı cisri, bir göz taş binâ cisirli olup iki başlarında birer aded küçük gözleri dahi var.
EÇS VIII 356a
Bu cisri geçüp el-ıyâzen billâh âsî Porgonat içidir. Bu menzilde giderken bir günde yolumuza iki kerre Porgonat harâmîleri enüp yarar refîklerimiz olmağile azîm savaşlar eyleyüp âhır refîkimiz Dervîş Râhî râh-ı Hakka şehd-i şehâdetle gidüp ve benim altımda Hamîs nâm bir atım ve bir gulâmım mecrûh olup anlardan iki mel‘ûn mürd olup silâhların alup hamd-i Hudâ Hudâ murğ-ı cânımız âzâd edüp Dervîş Râhî'yi şâhrâh üzre defn eyleyüp iki kelle ile mansûr u muzaffer Depedelen şehrine revâne olduk.
EÇS VIII 356a–356b
Ve bu Porgonat Arnavudu âsîleri içinden yüz bin renc-i anâ ile ubûr ederken elli pâre kurâlardır ve yerleri gâyet sarp ve dağıstân ve çengelistân yerlerdir kim ibtidâ-i hudûd-ı Avlonya 356b sancağıdır ve Depedelen kazâsı nâhiyesidir. Bu âsîler içinden selâmetle iki sâ‘atde geçüp,
EÇS VIII 356b
Karye-i Közat: Bu dahi Depedelen hudûdudur. Bu karyeye mukâbil nehr-i Viyo Ergiri nehrine mahlût olur. Bu nehr-i Viyo tâ Görice ve Tırhala dağlarından ve Semerine yaylasından gelir.
EÇS VIII 356b
Andan iki bin adım cânib-i garba sarp dereleri ve depeleri ve dere kenârların renc-i anâ çekerek gidüp.
EÇS VIII 356b
Der-terkîmât-ı sûret-i kal‘a-i dâr-ı emen, ya‘nî sûr-ı refî‘ü metîn Depedelen