EÇS VIII 357a–357b
Ve alaybeği ve çeribaşı vardır. Paşası hîn-i seferde kânûn üzre kendü cebelüleriyle ve cümle erbâb-ı tîmâr cebelüleriyle dörd bin güzîde asker olup me’mûr oldukları sefere mîr-i livâlarıyla giderler, lâkin gâyet bahâdır 357b ve şecî‘ askeri vardır.
EÇS VIII 357b
Şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâsı ve yüz yigirmi pâre nâhiye kurâsı olup ber-vech-i adâlet bu kurâlardan kadıya beher sene altı kîse ve paşasına otuz kîse hâsıl olur. Sipâh kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve kal‘a dizdârı ve (---) aded kal‘a neferâtları ve şehir voyvadası ve muhtesibi ve bâcdârı ve kal‘a kethudâsı ve mehterbaşısı ve şehir kethudâsı ve mi‘mâr ağası ve harâc ağası vardır.
EÇS VIII 357b
Ve Avlonya sancağında cümle tokuz kazâ yerdir. Taht-ı kazâ bu Belgrad'dır. Ve şimâl tarafında Müzakiyye kazâsıdır kim otuz pâre kurâdır. Ve şark tarafında Tomoriliçse kazâsıdır. Ve buna karîb kıble ile maşrık mâbeyninde kazâ-yı Iskırapar'dır. Ve ana muttasıl kıble tarafında kazâ-yı Piremedi'dir. Bu kazâya muttasıl kıblesi tarafında kazâ-yı Pogonya'dır. Ve bu kazânın garbında kazâ-yı Ergiri ile müşâdır, ammâ bu Ergiri kazâsı Delvinye sancağı hâkidir. Ve bu kazânın şimâlinde kazâ-yı Depedelen'dir. Ve anın cenûbunda kazâ-yı Avlonya'dır, ammâ bu mezkûr tokuz aded kazâlar gâyet mahsûllü yerlerdir, ammâ ba‘zı re‘âyâları âsîlerdir kim ne‘ûzü billâh. Ve bu Belgrad kal‘ası Rûm Kostantin ile Arnavud elinden feth olmuşdur.
EÇS VIII 357b
Kal‘anın eşkâli: Kıbleden yıldız rûzgârı cânibine tûlânî vâki‘ olmuş bir yalçın boz kaya üzre şekl-i şem‘dân-misâl bir Şeddâdî mücellâ seng-i tırâş bir sa‘b sûr-ı savaş metîn bir hısn-ı hasîn kal‘adır. Lâkin iç elde olmak ile gözden bırağılup câ-be-câ ba‘zı yerleri mürûr-ı eyyâm ile münhedim olmağa yüz dutmuşdur.
EÇS VIII 357b
Der-girdâ-gird-i kılâ‘ât: Cümle iki bin altı yüz germe adım ihâta eder kal‘a-i serâmeddir. Ve cümle dörd aded metîn ve kavî dervezeleri var. Evvelâ yıldız tarafına çârsûya enecek büyük kapudan çârsû yokuş aşağı kâmil bin adımdır ve bu kapu üç katdır. Her katı mâbeyni yüzer adım birbirlerinden ba‘îd bâb-ı azîmlerdir. Bu kapuların iki aded kapusu yıldız tarafına nâzırdır. Bir katı içeri kapudur kim şark tarafına mekşûfdur. Ve bu kapunun iki tarafında temel taşları fîl gevdesi kadar seng-i hârâlardır. Meğer bu gûne taşların emsâli Kuds-i Şerîf kurbunda Halîlü'r-Rahmân'da yâhûd nehr-i Turla kenârında Bender kal‘asında ola. Ve bir kapusu dahi eski manastır dibinde cânib-i garba nâzır kapudur kim aşağı Hüseyin Paşa'nın yeni binâ etdüği Murâd Çelipa mahallesindeki câmi‘ önüne ener kapu yoludur. Ve bir kapu dahi mahalleler arasında şarka nâzır bir küçük uğrın kapudur ammâ ol kadar şâhrâh değildir.
EÇS VIII 357b
Eşkâl-i iç hisâr: Garba nâzır büyük kal‘a dîvârının bir köşesine muttasıl bir Şeddâdî seng binâ bir sûr-ı ra‘nâcıkdır kim cirmi sekiz yüz adımdır. Ve iki aded kapusu var. Biri şark tarafına meftûh kal‘a içine nâzırdır. Biri garb semtine mekşûf olup taşra aşağı Çelipa mahallesine yokuş aşağı ener iç kal‘a kapusudur kim cenûb tarafına meyyâl kapudur. Ammâ bu mezkûr yedi aded kapuların cümlesi karaağaç tahtasından dervezelerdir kim demir kapular değildir, zîrâ her bir kapular düşmandan gizli kulleler aralarında pinhân olmuş dervezelerdir. Hattâ bir iki kapularının tahta kanatları yerde yatır, zîrâ iç elde iç kal‘adır, düşmandan aslâ havf [ü] haşyetleri yokdur. Ve bu iç kal‘a içinde cümle kırk elli aded kiremit örtülü hânelerdir. Ve bir aded câmi‘-i Bâyezîd Hân'dır. Ve cebehânesi azdır. Altı pâre topları vardır. Ve köhne binâ anbârları ve su sarnıçları ve dizdâr hânesi var, gayri âsâr-ı binâ yokdur.
EÇS VIII 357b
Cümle iki yüz aded kiremitli vîrân şekilli evlerdir. Ekseriyyâ Urûm keferesi hâneleridir. Bâğçeleri harâb hayli vâsi‘ meydânları vardır. Ve cümle bir aded kiremitli ve kârgîr minâreli kâr-ı kadîm bir vâsi‘ Bâyezîd Hân câmi‘i köhne binâ cemâ‘atsız garîb câmi‘-i acîbdir. Ve cümle sekiz aded kefere kenîseleri vardır, ammâ biri gâyet ma‘mûr u müzeyyen ve büyükdür. Cümle sokakları kudretden taşlı kaldırımlıdır. Ve bu kal‘anın cânib-i erba‘asındaki kal‘a dîvârına muttasıl evlerdir. Aslâ etrâfında handakları yokdur, zîrâ dâ’iren-mâdâr yalçın uçurum kanara kayalardır kim cenûb tarafındaki Çekebeni Kayası nâm semti evc-i semâya ser çekmiş şâhin ve zağanos ve karakuş âşiyânlı ve devlingeç ve çaylak yuvalı serâmed ve mehîb kayalardır kim âdem aşağı bakmağa cür’et edemez.
EÇS VIII 357b–358a
Bu mahalle Çekebeni Kayası demeden garaz oldur kim ba‘de'l-feth küffâr-ı hâkisâr-ı dûzah-karâr yine bu kal‘a bir vecih ile pâdişâha feryâdcı gönderemezler. Âhır-ı kâr bu kayalardan bir serdengeçdi şehbâz yiğidi ip ile sarkıdup ol dahi kayalar dibinden cârî 358a olan nehr-i (---) şinâverlik edüp kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek Edirne'ye varup ahvâl-i diyer-gûn-ı muhâsarayı bir bir pâdişâha takrîr edüp ihsânlar alup yine üç günde bir şeb-i muzlimde bu Çekebeni Kayası dibine gelüp "Çeke beni" deyü feryâd edicek bildiler kim kal‘adan pâdişâha feryâda giden Gâzî Koskı'dır kim gelüp kavlü karâr-ı ma‘hûde-i kadîmeleri üzre "çeke beni" dedi. Derhâl Gâzî Koskı'yı ipler ile kal‘aya çeküp,
EÇS VIII 358a
"Pâdişâh-ı âlem-penâh vüzerâ ve vükelâ ve ulemâ ve sulehâ ve şeyhülislâm sizlere selâm etdiler. Benim gâzîlerim inşâallâhu ta‘âlâ on güne dek elli bin aded asâkir-i İslâm ile varup yetişirim. Dîn-i mübîn gayreti anlarındır. Hemân gayret ve cidd ü ihtimâm etsinler, neylerse eylesinler, zinhâr be-zinhâr kal‘ayı küffâra vermesinler, işte cemî‘i ser-i kârda olanların mektûbları" deyüp cümle mahsûr olan guzât-ı müslimîne tesellî-i hâtır verüp anlar dahi var makdûrların sarf edüp şeb [ü] rûz savaş-ı perhâşlar ederken hakîkatü'l-hâl on günde yetmiş seksen bin asker âmedânî kazâ vü kader gibi hemân cümle kâfirlere kal‘a altında girişüp küffâra bir sâtûr-ı Bâyezîdî çekerler kim hâlâ Müzakiyye sahrâsında firâr eden keferelerin üstühânları cüste cüste ve püşte püşte yığılup yatdığı nümâyândır.
EÇS VIII 358a
Ba‘dehu cümle gâzîler pâdişâh-ı cem-cenâbdan ihsân [u] in‘âmlar alup ol çeke beni diyen şehbâza dahi bir ze‘âmet-i azîm ihsân olunup hâlâ oğullarına "Çekebenizâdeler" deyüp ilâ mâşâallâh ber-vech-i temlîk ze‘âmet köyüne mutasarrıflardır. Anıniçün ol sebebden bu kayaya Çekebeni Kayası derler. Meşhûr-ı âfâk bir tâk-ı revâk-misâl bir berrâk ak kayadır. Ve bu Çekebeni kayalarının ba‘zı yerinde kulle ve kenîseler ve mesîregâh köşkler vardır.
EÇS VIII 358a
Bu kayalar altında su kenârında aşağıda bir kat kal‘a dîvârları dahi var, gâyet metîn dîvâr-ı sedd-i hasîndir. Aşağı büyük köprü başındaki kal‘a kapusundan tâ Kazancılar çârsûsu kapusuna dek cümle sekiz yüz adım uzun çârsûdur kim nehr-i (---) kenârına vâki‘ olmuş sûk-ı sultânîdir.
EÇS VIII 358a
Ve bu kal‘a içinde cümle yetmiş seksen mikdârı kiremit örtülü sehel ma‘mûr evlerdir. Mâ‘adâ hemân bir şâhrâh üzre cümle seksen aded vâsi‘ dükkânlardır kim bir yoldur, gayri tarîk-i âmm yokdur, zîrâ bir tarafı kal‘anın Çekebeni kayalarıdır ve bir tarafı kal‘a altından cereyân eden nehr-i (---) dir. Ammâ üstâd-ı Ferhâd-ı kûhken bu aşağı kal‘adan ve yukaru kal‘anın Çekebeni kayalarından oyup kesme kaya nerdübânlar ile bir minâre kaddi kal‘a dîvârı su kenârı olmak ile kal‘a temelin su döğer. Ba‘zı yerlerinden suya ener, yetmiş seksen kademe taş nerdübânlar ile enilüp Kazancılar çârsûsu kapusu dibinde bir azîm su kullesi var, tâ suyun içinde binâ olunmuşdur, tâ Çekebeni kayaları içinden oyma yolları var kim yukaru kal‘adan aşağı su kullesine enince bin altmış ayak kesme taş nerdübânlardır kim hîn-i muhâsarada bu kayalar içindeki yollardan su taşıyup mahsûr olanlar aslâ suya zarûret çekmezler. Ve bu yolları düşmanlar dahi görmezler, ammâ Kazancılar çârsûsu kayalarından aşağı su yolları alçakdır, ammâ bu yolları dahi düşmanlar göremezler. Ve bu aşağı kal‘ada olan dükkânlar cümle kazancılar ve câ-be-câ mutâflardır.
EÇS VIII 358a
Ve bu Kazancılar kapusu ndan taşra merhûm u mağfûrun-leh Uzkurlu (---) bir çârsû-yı azîm binâ edüp bu mahallin bir varoş-ı azîm olmasına sebeb olup hâlâ Uzkurlu varoşu derler. Ve Kazancılar çârsûsundan şarka tâ Mutâflar başına varınca kâmil iki bin adımdır ve iki kat şâhrâh yoldur. Ve yemîn ü yesârları serâpâ her esnâfdan pâk ü pâkîze dükkânlardır. Ekseriyyâ dekâkînler cümle Uzkurluoğlu evkâflarıdır kim cümle yedi yüz aded dükkânlardır, ammâ bezzâzistânları yokdur. Lâkin yine cümle metâ‘-ı akmişe-i nâdir[e] ve dîbâ ve şîb ü zerbâf-ı fâhireler cümle mevcûddur. Ekseriyyâ bohçacısı gâyet çokdur.
EÇS VIII 358a–358b
Der-vasf-ı büyük varoş-ı şehr-i Belgrad-ı Arnavud: Gerçi bir sevâd-ı mu‘azzam varoş-ı azîmdir ammâ kal‘a dîvârı içinde değildir. Yukaru kal‘anın cânib-i kıblesi ve şarkîsi tarafında bir vâsi‘ fezâda ve nehr-i (---) kenâ[rı]nda serâpâ bâğ u gülistânlı ve müşebbek bostânlı rabât-ı azîmdir kim cümle la‘l-gûn musanna‘ kiremit örtülü beş bin aded ma‘mûr u müzeyyen ravza-i cinânlı vâsi‘ ve tahtânî ve fevkânî serâpâ kârgîr binâlı ve yedi aded dere ve depeli zemîn-i mahsûldârda gâyet musanna‘ dârlar olup yüzden mütecâviz sarây-ı kâşâneler ile ârâste ve her bir hânedânları havuz ve şâzrevânlar ile pîrâste olmuş şehr-i müzeyyendir kim hevâsı ve binâsında rûh vardır. 358b
EÇS VIII 358b
Der-vasf-ı sarây-ı a‘yân-ı ağavât: Cümleden Hüseyin Paşa sarâyı bâğ-ı Merâmdır. Ve paşalara mahsûs sarâyda vâlî-i vilâyet Çatalbaş Paşa karındaşı Osmân Paşa sarâyında sâkin olup getirdiğimiz emr-i pâdişâhîleri ve Serdâr Alî Paşa mektûbların verüp dîvân-ı pâdişâhîde Depedelen'den getirdiğimiz Porgonatlı harâmîlerinin kellelerin dîvân-ı pâdişâhîde galtân edüp fermân-ı pâdişâhîler kırâ’at olundukda mefhûm-ı kelâmları Osmân Paşa'nın ma‘lûmu olup "Fermân pâdişâhın" deyüp Manya muhâfazasına cemî‘i Avlonya sancağı askeriyle âmâde olmak içün nâdîler nidâ edüp getirdiğimiz kelleler içün hakîrin başına bir çeleng-i şâhî takup ve bir hil‘at-i fâhire geydirüp fermân-ı serdâr getirdiğimiz içün bir kîse guruş ve bir at ve bir köle ve hüddâmlarıma onar altun ve birer çuka kumâş ihsân edüp konağımızda bir hafta safâlar edüp niçe sarâylarda dahi zevkler etdik.
EÇS VIII 358b
Andan Mehemmed Efendizâdeler sarâyı ve Serdâr Ağa sarâyı ve Uzkurlu sarâyı, bunlar meşhûr sarây-ı âbâdânlar.
EÇS VIII 358b
Der-defter-i esmâ-i aded-i mahallât: Cümle otuz aded mahallâtlardır. Evvelâ kal‘anın cenûbunda Murâd Çelipa mahallesi ve Uzkurlu mahallesi, Hunkâr mahallesi, Vakıf mahallesi, Baba Kadı mahallesi, Paşmakçılar mahallesi, Akmescid mahallesi, Eskibâzâr mahallesi, Güngörmez mahallesi, (---) (---) (---) (---) (---) (---).
EÇS VIII 358b
Otuz aded mahallâtların meşhûr [u] ma‘mûrları bu mezkûr mahallâtlardır. Lâkin on mahallesi keferelerdir. Ve bir mahallesi Yahûdîlerdir, ammâ Ermenî ve Freng ve Çingane mahalleleri yokdur. Lâkin Latin kefereleri çokdur kim gelüp bâzergânlık edüp yine giderler.
EÇS VIII 358b
Der-imâret-i cevâmi‘hâ-yı elh-i îmân-ı selâtîn-i Âl-i Osmân
EÇS VIII 358b
Cümle otuz aded mihrâb-ı mü’minân-ı âbidândır, ammâ cümleden cemâ‘at-i kesîreye mâlik tâ şehrin vasatında Sultân Bâyezîd-i Velî câmi‘i tûlu altmış ayak ve arzı elli ayakdır ve bir mevzûn ve musanna‘ ve serâmed minâresi vardır. Ve cümle üç aded kapuları olup iki yan kapusu ve bir kıble kapusu önünde bir câmi‘ kadar dahi soffa-i azîmi var, ammâ haremi dardır. Lâkin bir tarz-ı kadîm binâ olunmuş serâpâ kiremit örtülü kâr-ı atîk câmi‘dir. Mihrâbı önünde (---) Efendi tekyesi, sekiz köşe tahtânî ve fevkânî tekye-i Halvetî'dir.
EÇS VIII 358b
Andan Uzkurlu câmi‘i, cümle serâmed kârgîr kubbeli ve serâpâ rusâs-ı hâs-ı nîlgûn ile mestûr bir câmi‘-i nûrun alâ nûrdur kim bir serâmed minâre-i mevzûnu var kim misli meğer Sivas eyâletinde Niksâr şehrinde Melik Gâzî câmi‘inin minâresi ola, ammâ bu câmi‘in taşra haremi etrâflarındaki yan soffaları üzre beyâz ve mücellâ mermer sütûn-ı müntehâlar üzre yedi aded kurşum örtülü kubâb-ı âlîlerdir. Ve cümle medrese ve mekteb ve tekye ve imâretleri serâpâ kurşum örtülüdür.
EÇS VIII 358b
Andan Gâzî Murâd Paşa câmi‘i sâde binâ ma‘bedgâh-ı ra‘nâdır.
EÇS VIII 358b
Andan yukaru kal‘ada Hunkâr câmi‘i, ana Fethiyye câmi‘i derler.
EÇS VIII 358b
Andan Murâd Çelipa mahallesinde Kara Murâd Paşa yeğeni Çelebi Hüseyin Paşa câmi‘i nev binâ bir câmi‘-i zîbâdır kim bu hakîrin ana târîhi budur kim kıble kapusunun atebe-i ulyâsı üzre tahrîr olunmuşdur. Târîh:
EÇS VIII 358b
Evliyâ penç ism-i a‘zam ile dedi târîhi,Hayy Azîz u yâ Basîr u yâ Kavî [u] yâ Metîn.Sene 1081.
EÇS VIII 358b
Ammâ bir nâzük ve musanna‘ ve serâmed ve şeşhâne kârgîr minâre ve bir kâse-i nîlgûn misâ[l] müdevver kubbesi üzre la‘l-gûn kiremit ile mestûr bir câmi‘-i ma‘mûrdur. Zarâfet ve letâfet ve ilm-i mi‘mârîde misli yok bir bî-bedel ve müferrih ve dilküşâ câmi‘-i zîbâdır.
EÇS VIII 358b
Andan mahkeme kurbunda nâmına Muşka câmi‘i gûyâ huld-ı berîndir.
EÇS VIII 358b
Bu mezkûr câmi‘ler meşhûr ma‘bedgâh-ı müzeyyenlerdir.
EÇS VIII 358b
Der-mesâcidhâ-yı muvahhidân-ı mü’minât: Cümle (---) aded mahallât buk‘aları ve zâviyeleri ve mezkitleridir. Evvelâ Vakıf mahallesi mescidi. Murâd Çelipa mahallesinde üç aded mesâcidler var. Baba Kadı mescidi, Paşmakçılar mescidi, Akmahalle mescidi, Eskibâzâr mescidi, Güngörmez mahallesi mescidi. Ve sekiz aded mesâcidleri dahi var ammâ meşhûr ma‘mûrları bunlardır.
EÇS VIII 358b–359a
Der-tefhîmât-ı aded-i dâru't-tedrîs-i müfessirân: Cümle beş aded dâru'l-ulûm-ı âlimândır. Cümleden Sultân Bâyezîd-i Velî medresesi, Uzkurlu medresesi (---) (---) (---) (---) (---). Bunlar meşhûrdur ammâ başka dâru'l-hadîs-i muhaddisânı ve dâru'l-kurrâ-i huffâzânı yokdur. Lâkin yine her câmi‘lerde müderris-i hasbîler vardır kim cemî‘i fünûn-ı vücûhâtlar kırâ’at olunur, zîrâ talebeleri çokdur. 359a
EÇS VIII 359a
Der-dâru't-ta‘lîm-i mekteb-i ciğer-kûşe-i püserân: Cümle (---) aded dâr-ı ebcedhân-ı sıbyândır. Evvelâ Bâyezîd Hân mektebi ve Uzkurlu mektebi ve Şeyh Azîz mektebi ve Murâd Çelipa mektebi ve Tekye mektebi (---) (---) (---) (---) (---). Bunlar meşhûrdur.
EÇS VIII 359a
Der-zikr-i tekye-i dervîşân-ı erbâb-ı tarîk-i zîşân: Cümle üç aded hânkâh-ı Âl-i Abâ-yı meczûbândır. Evvelâ Hunkâr câmi‘inin mihrâbı önünde Hazret-i eş-Şeyh (---) Efendi hânkâhıdır kim sekiz köşe fevkânî ve tahtânî bir tekye-i Halvetî'dir kim bir diyârda bu tarz [u] tarh üzre bir tevhîdgâh-ı makâm-ı hânkâh görülmemişdir. Hattâ câmi‘in sağ tarafında dervîşân hücreleri var kim mecmer-i tevhîd ile sûhte olmuş fakr [u] fâka sâhiblerinin savma‘aları nûr-ı tevhîd ile münevver olup tevhîd-i erre ıtrıyyâtiyle âdemin demâğları mu‘attar olur kim cümle kırk aded hücrelerdir. Ve Uzkurlu tekyesi ve (---) (---) (---) (---) (---). Bunlar ma‘rûflardır.
EÇS VIII 359a
Der-medh-i hammâmât-ı râhat-ı cân: Cümle iki aded germâb-ı gâsılândır. Evvelâ biri Uzkurlu câmi‘i önünde Uzkurlu hammâmı gâyet latîf binâ ve nazîf âb [u] hevâdır. Ve biri tabahâne çârsûsu içinde binâ-yı şâhânî-misâl hammâm-ı rûşenâdır ve hüddâmları pâkdir.
EÇS VIII 359a
Der-vasf-ı hammâmât-ı mahsûs-ı a‘yân: Be-kavl-i âşüfte ve âlüftegân bu şehir içre yüz yetmiş aded sarây-ı hânedânlarda birer aded hammâmlar vardır.
EÇS VIII 359a
Der-aded-i çeşme-sâr-ı âb-ı hayvân [u] âb-ı hayât: Cümle (---) aded çeşme-i teşnegân-ı atşândır. Evvelâ cümleden Uzkurlu hammâmının kapusu önünde yol aşırı İslâmbol'da mi‘mâr-ı sultân Kâsım Ağa çeşmesinin târîhidir:
EÇS VIII 359a
Kâsım Ağa re’îs-i mi‘mârân,Yapdı bir hayr kim gören ede reşk,Hak kabûl eyleye çûn oldu tamâm,Bin elli dörd içinde gâ(?) bu çeşme-i seng.Sene 1054.
EÇS VIII 359a
Bu târîh çeşme üzre bir kıt‘a lâciverdî kâşî üzre beyâz celî hatt ile tahrîr olunmuşdur. Andan Sarrâchâne başındaki çeşme dahi yine Kâsım Ağa'nın olup yine bu merkûm târîh kâşî üzre tenmîk olunmuşdur. Andan tokuz yerde Uzkurlu uyûnları cereyân etmededir.