EÇS VIII 364a–364b
Be-kavl-i müverrihîn-i Latin bu şehr-i kadîmin ibtidâ bânîsi İskender-i Kübrâ asrında Kavala kal‘ası sâhibi Feylekos-ı Yûnân binâsıdır. 364b Niçe bin hukemâ-yı kudemâ-yı kehenâ-yı kûhen-i selef bu şehri cây-ı vatan edinüp amâr etmişler.
EÇS VIII 364b
Netîce-i merâm niçe yüz gûne mülûkdan mülûka ve melikeden melikelerin destlerine ba‘dehu Rûmeli diyârları tavâ’if-i mülûk şeklinde olup bu şehr-i azîm Sırf kralı Destpot nâm kral-ı dâllın Banya nâm bir oğlu ve Basanya bir veled-i pelîdi ellerinde bu şehir iştirâk-i sevîler üzre mutasarrıflar iken iki nefer karındaş-ı pelîd-i anîdler hüsn-i zindegâne edemeyüp birbirleriyle ceng-i azîm edüp âhır-ı kâr Basanya nâm şehzâde-i âzâde ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâlden halâs olup doğru Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân-ı Gâzî'ye gelüp şehâdet parmağın kaldıru[p] Hudâ-yı Bî-zevâl'i birleyüp kelime-i tevhîd getirüp huzûr-ı pâdişâhîde Akşemseddîn hazretlerinin ta‘lîm [ü] telkîniyle şeref-i İslâm ile müşerref olup bizzât Ebü'l-feth Sultân Mehemmed şehr-i Üsküb'den Arnavu[d] İskenderiyyesi fethine azîmet etmişken atf-ı ınânın bu Elbasan üzre çevirüp kırk bin asker ile Koca Mahmûd Paşa talî‘a-i asâkir-i kerrâr olup Basanya nâm müslim olan Mehemmed Beğ'in delâletiyle bir gece şehri bu kadar el basılup Basanya Mehemmed Beğ karındaşı Banya nâm kralı câme-hâbında basup dipdiri dutup katl edüp Âl-i Osmân i‘ânetiyle İslâma geldiğinden babası şehrin Mahmûd Paşa ile ma‘an feth ederler. Ve içinde olan Rûm ve Freng kâfirlerin cümle kırarlar.
EÇS VIII 364b
Anıniçün bu şehir el vilâyet halkıyla basıldığından ve Basanya Mehemmed Beğ fethinde bulunduğundan Elbasan şehri derler. Yohsa lisân-ı Rûm'da isme (---) lisân-ı Freng'de nâmı (---) lisân-ı Arnavud'da (---) (---) dır. Tevârîh-i Latin'de mufassal hikâyeleri vardır, ammâ biz ihtisâr üzre tahrîr etdik.
EÇS VIII 364b
Ba‘dehu bu kal‘a fethi müjdesiyle Basan[ya] Mehemmed Beğ huzûr-ı Mehemmed Hân'a ılgar ile varup müjde etdikde Ebü'l-feth Gâzî kelâm-ı mu‘cez nutuklarından buyururlar kim,
EÇS VIII 364b
"Âferim elin basan Mehemmed Beğ sana basdığın baban tahtını ihsân etdim. Anda benim nâmıma gümüş ma‘deninden sikke kesdirüp dahi etrâf vilâyetlerin kabza-i teshîr[e] al" buyurduklarında Akşemseddîn ve Emîr Buhârî ve Monla Gürânî hazretleri ol memleketler feth [u] teshîre hayyiz-i suhûletle girmeğiçün bu niyyete el-fâtiha denilüp hakîkatü'l-hâl cemî‘i Arnavudistân ve Hersekistân Sultân Mehemmed-i Fâtih ve Sultân Bâyezîd-i Velî-i Nâsıh zamânlarında feth ü fütûh olmuşlardır.
EÇS VIII 364b
Ba‘dehu bu Elbasan, Süleymân Hân tahrîri üzre Rûmeli eyâletinde başka sancak beği tahtıdır. Taraf-ı pâdişâhîden beğinin hâss-ı hümâyûnu 201.963 akçedir. Ve ze‘âmeti 18'dir ve cümle erbâb-ı tîmârı 138 adeddir.
EÇS VIII 364b
Alaybeği ve çeribaşı vardır. Hîn-i seferde kânûn üzre cümle erbâb-ı tîmârı dörd bin altı yüz pür-silâh güzîde asker olur. Rûmeli vezîri kankı sefere giderse bunun dahi mîr-i livâsı me’mûr olduğu sefere giderler. Ve üç yüz akçe pâyesiyle tahtabaşı mansıbıdır.
EÇS VIII 364b
Ve nâhiyesi cümle (---) aded ma‘mûr kurâlardır. Beher sene kadıya ber-vech-i adâlet on kîse hâsıl olur. Beğine otuz kîse hâsıl olur.
EÇS VIII 364b
Ve şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân-ı eşrâfı ve şehir nâ’ibi ve muhtesib nâ’ibi ve muhtesib ağası ve bâcdâr ağası ve harâc ağası ve sipâh kethudâyeri ve yeniçeri serdâr[ı] ve kal‘a dizdârı ve cümle (---) aded kal‘a neferâtları ve beş aded kal‘a ağaları ve mi‘mâr ağası ve şehir kethudâsı ve mu‘âf kal‘a huddâmı keferesi var.
EÇS VIII 364b
Ve re‘âyâlar üzre portoyoroz kefereleri vardır kim cümle yigirmi aded hâkimlerdir. Ve gâyet ma‘mûr ve mazbût hükûmet yeridir kim cümle re‘âyâ vü berâyâları mutî‘ [u] münkâdlardır.
EÇS VIII 364b
Ve sancağı hudûdu içre cümle (---) aded kazâlardır. Evvelâ cenûb cânibinde Baştova kazâsı, Müzakiyye kazâsı, cânib-i garbda Dırac kazâsı ve
EÇS VIII 364b
Ve cümle sancağı hükmünde beş yüz yigirmi altı aded kurâlardır, ammâ çoğu mu‘âf u müsellem ve çoğu mîrî köylerdir, beğler müdâhale edemezler.
EÇS VIII 364b
Kal‘ası bir düz zemîn-i mahsûldârda şimâli rub‘ sâ‘at ve kıble cânibi rub‘ sâ‘at ba‘îd bayırları ve dağları cümle bâğlı bir vâsi‘ öz içinde nehr-i Uşkumbi kenârında şekl-i murabba‘ bir Şeddâdî bir köhne-binâ kal‘adır kim kaddi on beş arşındır.
EÇS VIII 364b–365a
Ve dendân-ı bedenleri gâyet musanna‘ ve etrâfında elli aded ebrâcları var. Ve cânib-i erba‘asında handakı iki âdem kaddi kadar amîkdir ammâ elli arşın arîzdir. Ve handakı içre sâfî bâğ u bâğçelerdir. Kal‘anın dâ’iren-mâdâr cirmi iki bin dört 365a yüz adımdır.
EÇS VIII 365a
Ve cümle üç aded demir kapuları vardır. Biri şarka ve biri garba ve biri çârsû tarafında kahveler önünde kıbleye nâzır işlek bâb-ı azîmdir. Ve bu kapu iki kat kapudur, öbürleri dahi ikişer katdır, zîrâ kal‘a dahi gird[â]-gird iki kat hisâr dîvârlıdır. Anıniçün kapuları ikişer katdır. Ammâ bu kıbleye nâzır çârsû kapusunun kemeri üzre Ebü'l-feth Sultân Mehemmed'in tâ Âl-i Osmâncığ'a varınca ecdâdları bir beyâz mermer üzre celî hatt ile tahrîr olunmuşdur ve târîh-i Elbasan yazılmışdır, sene 859.
EÇS VIII 365a
Ve bu kapu üzre üç aded çâr-kûşe beyâz mermer-i hâs üzre ok ve kurşum darbları urulmuş alâmetleri zencîr ile asmışlar. Cümle âyende vü revendegânlar temâşâ ederler. Ve bu kapu üzre bir fevkânî Hunkâr câmi‘i var, kiremitli bir kâr-ı kadîm câmi‘-i kerîmdir. Bu câmi‘e karîb bir serâmed sâ‘at kullesi var. Gâyet musanna‘ ve dürüst sâ‘ati var kim aslâ dakîka ve derîce fevt etmez. Cümle cevâmi‘lerin mü’ezzinân-ı Bilâlîleri ana nâzırlardır.
EÇS VIII 365a
Ve bu kal‘a içre cümle dörd yüz altmış aded kiremitli bâğsız ve bâğçesiz sehel vâsi‘ce tahtânî ve fevkânî kâr-ı kadîm köhne-binâ hâneleri var. Dizdâr hânesi bundadır, ammâ iç el olmak ile neferâtlarının kendüleri ve evleri dahi yokdur. Ancâk kal‘aya mu‘âf [u] müsellem kefereler hidmet ederler.
EÇS VIII 365a
Der-vasf-ı taşra varoş imâret-i hânedân-ı a‘yân-ı ağavât
EÇS VIII 365a
Evvelâ bu Elbasan kal‘asının cânib-i erba‘asında bayırlar dibine birer sâ‘at mesâfe yerlere dek cümle ma‘mûr u âbâdân u müzeyyen ve bâğ u bâğçe-i besâtîn-i cinân misilli cihân sarâylarıyla ârâste ve gûnâ-gûn kasr-ı Havarnak ve şâhnişînler ile pîrâste olmuş serâpâ la‘l-gûn ve musanna‘ ve hemvâr kiremit örtülü hânedân-ı büyût-ı ra‘nâlardır kim cümle kârgîr binâ ikişer üçer kat şâhâne şâhnişînli ma‘mûr büyût-ı ra‘nâlardır kim elbette her hâne-i ra‘nâlarda birer uyûn-ı câriyeler cereyân edüp havuz [ve] şâzrevân ve selsebîl fevvârelerden pertâb eder hadîka-i ravza-i Rıdvânlı kâşâne-i zîbâlardır. Ammâ aslâ câmi‘lerin minâre külâhlarından gayri kurşum örtülü binâlar yokdur, hemân cümle ahmer-gûn kiremitler ile mestûr büyût-ı ma‘mûrlardır.
EÇS VIII 365a
Evvelâ a‘yân-ı kibâr-ı kübbârdan müte’addid sarây-ı azîmlerin biri Hısım Mehemmed Paşa vezîr sarâyı ve paşalara mahsûs sarây ve Mustafâ Ağa sarâyı ve Memi Ağa sarâyı ve Cemâlîzâde sarâyı ve Kara Osmân Ağa sarâyı ve Hısım Mehemmed Ağa sarâyı ve Hısım Hasan Ağa kâşânesi ve Bıçakçızâde hânedânı ve Paşozâde beyti ve Sipâh Ağası âsitânesi niçe yüz sarây-yı zîbâlar vardır. Netîce-i merâm şehir kethudâsı defteriyle cümle bin yüz elli aded sarây ve hânedânlar ve büyût-ı ra‘nâlar vardır. Mâ‘adâları yine bâğçeli vasatu'l-hâl kimesnelerin büyût-ı râhatlarıdır.
EÇS VIII 365a
Ammâ cemî‘i hânedânlarının kapuları subh u mesâ küşâdedir. Hattâ niçe kapular üzre bu Arabî ebyât celî hatt ile tahrîr olunmuşdur. Beyt:
EÇS VIII 365a
Sabâhuke makrûnün bi-izzin ve devletinVe bâbüke meftûhün li-ehli'l-hevâyici
EÇS VIII 365a
deyü niçe dervezelerin atebe-i ulyâları üzre tahrîr olunmuşdur.
EÇS VIII 365a
Ve niçe sarâyın dîvânhânelerinde bu ebyât tahrîr olunmuşdur:
EÇS VIII 365a
Şerefü'l-beyti bi-ehlihi,Ve şerefü ehlihi bi-sehâ’ihi.
EÇS VIII 365a
Niçe bin bunun emsâli ebyâtlar terkîm olunmuşdur. Bu ebyâtlar mazmûnu üzre bu şehirde kapuların kapamak ve hânedân sâhibi başlı başına müsâfirsiz hüddâmlarıyla ta‘âm yemek gâyet ayıbdır. Anıniçün elbette her hânedânda âyende vü revende müsâfirîn eksik değildir.
EÇS VIII 365a
Ve her dergâhda bu kadar müsâfirîn atıyla ve hüddâmlarıyla bir ay yatup kalksa istiskâl etmezler. Yıl başında bulunursa hâline münâsib elbette ıydiyye bir kisve verirler. Bu hüsn-i hâlleri kırk yıldan berü bir diyârda görmedim. İllâ Şâm Tarabulusu'nda Yeniçeri Ağası Hızır Ağa'da gördüm, bir de bu Elbasan'da gördüm.
EÇS VIII 365a
Der-aded-i esmâ-i müzeyyenât-ı mahallât: Bu varoş-ı İrem cümle on sekiz aded mahalle-i müslimîndir. Ve cümle on aded mahalle-i Rûm ve Arnavud ve Latin keferesi mahallâtları vardır. Ammâ aslâ Yahûdî ve Freng ve Ermenî ve Sırf ve Bulgar ve Voynuk kefereleri yokdur. Lâkin ticâret tarîkıyla gelüp hânlarda meks edüp yine giderler. Yohsa "Tavattun edelim" deyü kalırlar ise o ân amân u zamân vermeyüp katl ederler, tâ kadîmden böyle göre gelmişlerdir. Evvelâ (---) mahallesi ve
EÇS VIII 365a
Der-beyân-ı aded-i cevâmi‘hâ-yı selâtîn-i Âl-i Osmân sâhibü'l-hayrât
EÇS VIII 365a
Cümle kırk altı aded mihrâbdır. Cümleden kadîm Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân-ı Gâzî câmi‘idir kim kal‘a kapusu üzre fevkânî vâki‘ olup cemâ‘at-i kesîreli câmi‘-i kadîmdir.
EÇS VIII 365a–365b
Ve kal‘a ortasında 365b Gâzî Sinân Paşa câmi‘i tahtânîdir, ammâ binâ-yı azîm ve atîkdir. Ve çâr-kûşe dîvârlarının taşra rûy-i dîvârında bir nokta konacak kadar hâlî yer yokdur. Cümle ebyât-ı eş‘âr-ı kasâ’id ve hadîs ve müfredler tahrîr olunmuş kim Rûm u Arab u Acem seyyâhânlarının birer kıt‘a hüsn-i hatları var kim yüz mücelled kitâb olur, zîrâ niçe bin şu‘arânın bu câmi‘-i kadîm menzilgâhıdır. Anıniçün herkes teberrüken birer gûne kalem ile arz-ı ma‘rifet edüp niçe kerre yüz bin âsâr terkîm eylemişler, zîrâ gâyet musaykal ve mücellâ ve müşa‘şa‘ dîvâr. Hattâ hakîrin her vardığım kurâ ve kasabâtlarda ve bir cem‘iyyet-i kübr[â] olacak yerde birer âsâr tahrîr etmek de’b-i kadîmim olmağile bunda dahi hakîr küstâhâne bir ebyât tahrîr edüp,
EÇS VIII 365b
deyü tenmîk etdik. Her şehre ale'l-ittifâk cemî‘i müverrihîn esmâ tevzî‘âtına bir isim komuşlar. Bu şehr-i Elbasan'a "Dâr-ı şu‘arâ" deyü tesmiye etmişler.
EÇS VIII 365b
Ve bu kal‘a içre bu Sinân Paşa câmi‘i cemâ‘at[i] çok ma‘bedgâh-ı rûhânîdir, ammâ içinde leb-ber-leb Venedik'in Kotur kal‘asına gitmek içün asker-i İslâm beksumâtı me[m]lûdur. Hattâ Manya muhâfazasına giden asker-i İslâma bundan bin kantâr beksumât Dırac'a arabalar ile gidüp andan gemilerle Manya'ya gitdiler.
EÇS VIII 365b
Andan Uzun çârsû içinde Hasan Balızâde câmi‘i kapusu üzre târîhi budur. Târîh:
EÇS VIII 365b
Yapup Hasan Balızâde Hudâyçün,Bu beytullâh çûn mânende cennet,Bi-hamdillâh tamâm etdi bu hayrı,Kabûl ede bi-hakk-ı Zât-ı Vahdet,Ne devletdir bu kim tâ rûz-ı mahşer,Diyeler rûz [u] şeb rûhuna rahmet,Manastırî Leâlî dedi târîh,Zehî oldu ibâdetgâh-ı ümmet.Sene 1017.
EÇS VIII 365b
Andan Tahıl bâzârında Bıçakçızâde (---) Ağa câmi‘i, aceb mevzûn minâreli bir câmi‘-i cedîd-i zîbâdır.