EÇS VIII 365b
Andan Tavşan câmi‘i, mahbûb musanna‘ câmi‘-i pür-envârdır.
EÇS VIII 365b
Andan Mahkeme kurbunda Sinân Beğ câmi‘i, cemâ‘at-i kesîreye [mâlikdir]. Meşhûr ma‘mûr bildiğimiz cevâmi‘ler bunlardır.
EÇS VIII 365b
Der-vasf-ı ma‘bedgâh-ı mesâcid-i mahallât: Cümle yigirmi aded mahalle zâviyeleri ve buk‘aları ve mezkitleri eynelerdir. Evvelâ (---) mescidi (---) (---) (---) (---) (---) (---). Bunlar meşhûrdur.
EÇS VIII 365b
Der-ilm-i dâru't-tefsîr-i âlimân-ı âmilân: Cümle (---) aded medrese-i tâbilândır. Cümleden (---) (---) (---) (---) (---).
EÇS VIII 365b
Der-aded-i dâru'l-hadîs-i muhaddisân-ı peygamberât: Cümle (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VIII 365b
Der-defter-i dâru'l-kurrâ-i huffâzân-ı mücevvidân: Cümle (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VIII 365b
Der-mekteb-i sıbyân-ı ebcedhân-ı tıflân: Cümle (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VIII 365b
Der-tekye-i erbâb-ı tarîk-i Âl-i Abâ-yı dervîşân: Cümle on bir aded hânkâh-ı fakîrândır. Cümleden kal‘a içinde Sinân Paşa'nın tekye-i Halvetî'si bir şehirde yokdur. Fukarâsı ve evkâfı çokdur. Ve anda Hunkâr câmi‘i tekyesi, fakr [u] fâka sâhibi çille-i merdân sâhibi ârif-i billâh terk [ü] tecrîd cânları var. Andan Hacı Hasan tekyesi, bir hânkâh-ı fukarâdır kim niçe riyâzet-keş halkdan münzevî kûşe-nişîn merdleri var. Kendü der[d]leriyle ciğer-hûn ile tevhîd-i erreye meşgûllerdir. Andan
EÇS VIII 365b
Der-me’kel-i dâru'z-ziyâfât-ı imârât: Cümle üç aded me’kel-hâne-i müsâfirîndir kim subh u şâm bay u gedâya ve pîr [ü] cüvân ve gebrâ vü tersâ vü muğâna ni‘metleri mebzûldur. Evvelâ Hunkâr imâreti ve Sinân Paşa imâreti ve Tekye imâreti var. Bunlar meşhûr imâretlerdir.
EÇS VIII 365b
Der-kâ’ime-i hân-ı hâcegân-ı tüccârât: Cümle on bir aded hânlardır. Evvelâ (---) hânı,
EÇS VIII 365b
Der-şerh-i çârsû-yı bezzâzistân: Cümle tokuz yüz aded sûk-ı sultânî dekâkînleridir. Gerçi bir şâhrâh üzre değildir ammâ her tarîk-i âmmda olan dükkânları tertîb üzre binâ olunmuş ma‘mûr u müzeyyen ve pâk ü pâkîze ve üzerleri örtülü sâyedâr çârsû-yı bâzâr-ı hüsndür. Cümleden sarrâchânesi ve gazzâzhânesi ve zergerân çârsûsu şîrîndir.
EÇS VIII 365b
Ve yedi aded kahvehâneleri var kim gûyâ her biri birer gûne münakkaş nigârhâne-i Çîndir kim cemî‘i erbâb-ı ma‘ârif ehl-i dil şu‘arâlar anda mevcûdlardır. Eğer bu kahâvîlerin her birin mâ-vaka‘ları üzre tahrîr etsek tatvîl-i kelâm olur.
EÇS VIII 365b–366a
Ammâ bu şehrin âbâdânına göre kârgîr binâlı bezzâzistânı yokdur, ammâ cemî‘i dünyâda olan eşyâ-yı z[î]-kıymet 366a la‘l yâkût ve elmâs ve zümürrüd ve dîbâ ve şîb ü zerbâf ve kâmhâ-yı dârây ve niçe bin gûne akmişe-i fâhireler mevcûdlardır.
EÇS VIII 366a
Der-kâr [u] kisb-i ehl-i işgâlât: Cemî‘i ehl-i sanâyi‘ ve erbâb-ı hıref mevcûddur, ammâ gazzâzları ve Arnavud kalkancıları ve okçuları ve yaycıları gâyet çokdur. Ve gâyet memdûh âlât-ı silâh işlerler. (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VIII 366a
Der-şinâh-i ulemâ-yı ebdân-ı hâzikân: Cümle kırk aded tabîb-i nabbâzı vardır, ammâ cümleden Frankul Latin ilm-i nabzda yegâne-i asrdır. Ve Hakîm Muhyî Çelebi, gûyâ Mesîh-i Enfâs'dır. Ve (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VIII 366a
Der-kâmil-i sâhib-i nazar kehhâl-ı üstâdân: Cümle üç aded kehhâllardır, ammâ (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VIII 366a
Der-medh-i cerrâh-ı fassâdân-ı âmilân: Gerçi ilm-i cerâhatde çok kimesneler vardır ammâ cümleden (---) (---) (---) üstâd-ı müsellemdir.
EÇS VIII 366a
Der-vasf-ı rûz-ı bâzâr cem‘iyyet-i âdemiyân: Bu şehr-i Elbasan içre her bâzâr günleri bir germiyyet-i cem‘iyyet-i kübrâ bâzâr olur kim bu şehrin cânib-i erba‘asındaki kurâlardan ve kasabât u kılâ‘ u şehirlerden niçe bin aded sığâr u kibâr ve avret u oğlan gelüp bu şehir içi âdem deryâsıyla mâl-â-mâl olup omuz omuzu sökmeyüp cemî‘i mahbûb u mahbûbeler arz-ı cemâl edüp bî-dirîğ ve bî-bâk ü bî-pervâ seyr [ü] temâşâlar olunup gizli metâ‘ların bey‘ u şirâ ederler, ammâ taşra köylerden ol kadar bedr-i münîr-i tal‘at Arnavud kızları gelir kim gûyâ her biri bir bânû-yı perî-peyker ve melek-manzar duhter-i pâkîze-ahterler gelir.
EÇS VIII 366a
Hulâsa-i kelâm her bâzâr günleri bu Elbasan şehri benî âdem ile pür olup cemî‘i kâlây metâ‘ ile bu şehir bezenüp cümle Rûm diyârının ve cemî‘i Arnavudistân'ın gelincik çârsûsu olur.
EÇS VIII 366a
Ve cemî‘i çârsû-yı bâzâr sokakları serâpâ kaldırım döşeli olup iki tarafındaki yaya kaldırımlarının kenârlarından birer gûne lezîz âb-ı hayât sular cereyân edüp cemî‘i şâhrâhları sular pâk eder.
EÇS VIII 366a
Husûsan Çukacılar çârsûsunda ve Okçular ve Yaycılar ve Bıçakçılar ve Kılıççılar çârsûları içre yollar üzre sıra sıra dikilmiş tut ağaçları ve serâmed çınâr-ı müntehâlar ve bîd-i ser-nigûnlar ve niçe bin gûne üzüm ağaçları tertîb üzre yollarda dikilüp şehir içi dıraht-ı sâyedârlar ile müzeyyen olup cümle bâzâr halkı ol dırahtların zıll-ı himâyelerinde oturup metâ‘-ı nâdirelerin fürûht ederler.
EÇS VIII 366a
Ve gayri çârsûlarda dahi gûnâ-gûn dırahtlar dikilmişdir kim cümle dükkân ahâlîlerine mezkûr şecerler sâyebânlar olup aslâ çârsû-yı hüsne güneş te’sîr etmez. Gûyâ bu şehir Macaristân'ın Kurs vilâyetinde hemân Kaşa şehri gibi bâğ-ı İremdir.
EÇS VIII 366a
Der-sitâyiş-i hammâmât-ı râhat-ı cân: Cümle üç aded hammâm-ı dilsitânları var. Evvelâ biri kal‘a içinde şark tarafındaki kal‘a kapusunun iç yüzünde Sinân Paşa hammâmı, kâr-ı kadîmdir. Ve âb [u] hevâsı ve binâsı gâyet latîfdir. Suyu handak üzre cisir ile taşradan gelir. Andan taşra varoşda Çârsû hammâmı vâsi‘ ve hoş-binâ ve pâk ü pâkîze mahbûb hüddâmları ve bısâtları var. Andan,
EÇS VIII 366a
Der-beyân-ı aded-i hammâmât-ı mahsûs-ı kibâr [u] a‘yân: Be-kavl-i şehir kethudâsı "Bu şehir içre yüz altmış aded sarây hammâmları vardır" deyü ferah kesb ederler.
EÇS VIII 366a
Der-fasl-ı enhâr-ı zülâl-i âb-ı hayvân: Bu şehir içre cereyân eden nehr-i Uşkumbi tâ Görice ve Lankada dağlarından gelüp niçe bin aded bâğları ve müşebbek bostânları rey edüp niçe bin âsiyâblar çevirüp bâlâda tahrîr olduğu üzre Bundukanî körfezi içre (---) kurbunda mahlût olur, ammâ şehrin etrâfında olan dağlardan niçe yüz aded uyûn-ı câriyeler cereyân edüp şehrin etrâfında olan niçe bin aded cinîn-i gaytânları rey etdiklerinden mâ‘adâ her hânedânlarda birer ve ikişer aded âb-ı revânlar cereyân etdiklerinden mâ‘adâ,
EÇS VIII 366a
Der-aded-i çeşme-sâr-ı âb-ı hayât: Bu şehir içre cümle dörd yüz otuz aded çeşme-i cârîler vardır. Cümleden handak kenârında İslâmbol'da Sultân Ahmed Hân'ın Atmeydânı'ndaki yeni câmi‘ini binâ eden mi‘mârbaşının bu şehir içre kırk aded çeşme-i âb-ı hayâtları vardır. Cümle çeşme-sârların kemerleri üzre kâşî-i çînde tahrîr olunan târîh budur:
EÇS VIII 366a
Diğer târîh: Bir çeşmesinin târîhi "Nâb-ı pâk" vâki‘ olmuşdur.
EÇS VIII 366b
Der-kayd-ı hân-ı gurebâ-yı mücerredân: Cümle tokuz aded bekârhâne odaları var kim içinde ehl-i sanâyi‘ garîbü'd-diyâr kimesneler kâr edüp işlerler.
EÇS VIII 366b
Der-reng-i rûy-ı pîr [ü] cüvân: Hevâsının letâfetinden pîr-i nâ-tüvânları zinde olup yüz yaşında iken yüzleri humret üzre olup tâzeleri hem-çünân eylecedir.
EÇS VIII 366b
Der-medh-i sıfat-ı mahbûb [u] mahbûbân: Mahbûbu ve mahbûbeleri eyledir kim her biri hüsn-i cemâlde ve lütf-i i‘tidâlde olup hâllerinin her dânesi hâl-i Hâşimî-vârdır.
EÇS VIII 366b
Der-esmâ-i eşrâf kibâr a‘yân: Cümleden velîni‘metimiz Cemâlîzâde ve Hısım Mehemmed Paşazâde ve Bıçakçızâde ve Çavuşzâde ve Dizdâr Ağa, bunlar meşhûr a‘yândır.