EÇS VIII 368b
Ba‘zılar Ohri yazarlar. Vech-i tesmiyesi (---) (---) (---) (---) dir. Bu buhayrenin girdâ-girdi kâmil on beş mîldir. Tûla mâ’il müsellesü'ş-şekildir kim kâmil yigirmi dör[d] sâ‘atde devr olunur bir âb-ı hayât şîrîn göldür. Bir kerre Tırhalalı Fâ’ik Paşa'nın şâtırbaşısı bahis ile devr etmişdir, ammâ ol gün gelemeyüp ba‘de'l-gurûb gücile gelüp bir günde serî‘an devr etmişdir. Etrâfında dörd pâre kal‘ası vardır.
EÇS VIII 368b
Evvelâ biri bu Üstürka kal‘asıdır ve biri Poğradas kal‘asıdır. Cümleden büyüğü göl kenârında evce ser çekmiş kaya üzre Ohri kal‘asıdır kim gölün şimâl tarafına vâki‘ olmuşdur. Ammâ gölün cânib-i etrâfı gâyet ma‘mûr [u] âbâdân çiftlikler ile müzeyyen olmuşdur.
EÇS VIII 368b
Ve bu buhayrede olan gûnâ-gûn mâ’ideler bir diyâr buhayresinde olmazdır. Bâhusûs yılan balığı misk [ü] amber-i hâm gibi râyiha-i tayyibesi vardır. Gayet semîn ve ter ü tâzesin tefne yaprağıyla kebâb edüp tenâvül edenin bedenine ol kadar kuvvet [ü] kuvâ verüp ol kadar mu[ka]vvîdir kim ehli ile pehlivân-âsâ güleş etse ehlini beş altı kerre yenüp altına alup galebeler ede, tâ bu mertebe şakankur-i berrî-misâl yılan balıkları olur. Ve ağrı hastalığına yeyüp başını tuzlayup balık başın kendü başında götürse bi-emrilleh ol âdem ağrı hastalığından halâs olur.
EÇS VIII 368b
Ve uştuk balığı ve misarya balığı ve sazan balığı ve alabalığı, bunlar dahi lezîz mâ’idelerdir, ammâ niçe bin gûne mâhîleri olur ammâ bu mezkûr beş aded balıklarda bi-emri Hayy-ı Kadîr aslâ balık râyihaları yokdur.
EÇS VIII 368b
Ve bu mâhîleri emîn ağa Üstürka kasabasının çak ortasında bir boğazda on iki aded göz ağaç cisir yüz elli adım tavîl bir cisr-i azîmdir, ol kantara-i tavîl üzre emîn ağanın sarây-ı azîmi büyük kazık direkler üzre binâ olunmuş hânedân-ı azîmdir.
EÇS VIII 368b
Bu sarây ortasında cisr üzre bir ağaç kapu vardır. Her gece bu cisir kapusun pâsbân bevvâbânlar mesdûd edüp öteden beriye ve beriden öteye bir âdem ubûr edemez, zîrâ her gece bu cisir kapusu üzre tâ sabâha dek kırk elli aded pür-silâh dîdebânlar câsûsluk edüp keşik ya‘nî nevbet beklerler, zîrâ kaçkın köleler ve harâmîler ve kanlılar ve balık uğrıları ubûr etmesin maslahatiyçün bu cisir üzre bu sarây kapusu binâ olunmuşdur.
EÇS VIII 368b
Ve bu gölün ayağı tâ on konak Arnavudluk içinde İskenderiyye sancağında Leş kal‘ası dibinde Körfez deryâsına Sincivan limanı içinde mahlût olur. Bir tarafdan aslâ geçit vermez. Ohri gölü bu vilâyet ortasında sedd olmuş bir buhayre-i azîmdir. Ve iki yerden dahi ayağında cisirleri vardır. Anda dahi emînin âdemleri bekleyüp âyende vü revendegânlardan bâc u bâzâr ve öşr-i mâhîler alup hükûmet ile kuş uçurmazlar, ammâ memerr-i nâs şâhrâh bu Üstürka cisridir. Bu kantaranın alt yanında niçe yüz aded balık dalyanları var kim ta‘bîr olunmaz görmeğe muhtâcdır.
EÇS VIII 368b–369a
Ve bu cisrin altındaki gölü ayağı ol mertebe akar kim göz görmez. Yaz u kış nehr-i Dirava gibi dörd koldan akar aslâ eksilmez. Hikmet ol kim bu gölün içine azîm nehirler mahlût olmaz. Yine böyle iken sayf [u] şitâda bu gölün ayağı nehr-i Ceyhûn gibi akar. Ve garb tarafına cereyân edüp kasaba-i (---) uğrar. 369a Andan (---) uğrar. Andan (---) uğrayup mezkûr Leş kal‘ası dibinde Sincivan limanında Bundukanî körfezine munsabb olur bir âb-ı hayât göldür, ammâ yaz günleri gâyet ıssıdır, ammâ sehel bardakda durup kesb-i hevâ etse buz pâresi olur. Lâkin kaçan bu göl suyu ıssı oldukda ol zamân balıklar ziyâde sayd olunur.
EÇS VIII 369a
Ve bu Üştürka kasabası Ohri kazâsı niyâbetidir. Ve göl kenârında bir kumsal yerde ve çemenzâr vâdîlerin düz yerinde cümle üç yüz aded kiremit örtülü kârgîr binâlı tahtânî ve fevkânî bâğ u bâğçeli âb [u] hevâsı latîf kasabacıkdır.
EÇS VIII 369a
Cümle üç mahalledir ammâ Bulgar ve Rûm kefereleri çokdur. Ve cümle dörd aded mihrâbdır. Evvelâ çârsû içinde Ohrîzâde câmi‘i, kurşum örtülü serâmed kubbe ve minâre-i bâlâlı câmi‘dir.
EÇS VIII 369a
Bir hânı ve bir imâreti ve bir medresesi ve bir hammâmı var. Cümle Ohrîzâde hayrâtıdır. Ve cümle üç aded mesâcidleri vardır. Ve cümle beş aded sağîr ü kebîr hân-ı mihmânsarâyları vardır. Ve cümle kırk aded dükkânları var ammâ bezzâzistânı yokdur. Hemân kifâyet mikdârı dekâkînlerdir.
EÇS VIII 369a
Ve bu çârsû içinde gölden bir kol su dahi akar. Anın üstünde bir ağaç cisir dahi var. İmâret ve medresesinin pençereleri ol suya nâzır olup imâretin ta‘âmın tenâvül edenler pençerelerde oturup kesb-i hevâ ederler.
EÇS VIII 369a
Ve cümle şehrin ve gölün balıkçılar kayıkları bu şehir içre olan suda kayıkların limana bağlarlar.
EÇS VIII 369a
Ve bu şehir içre yılda bir kerre panayur-ı azîm ya‘nî bâzâr durup kırk elli bin âdem cem‘ olup on gün on gece bir hây hûy bâzâr-ı cem‘iyyet-i kübrâ olur kim vasfında lisân kâsırdır. Şehir hâricinde cümle üç yüz aded panayır dükkânları vardır. Ve niçe bin dükkân dahi bâzâr mahallinde çalaş malaş palaşdan dükkânlar binâ edüp kâr [u] kisb edüp giderler.
EÇS VIII 369a
Bunda a‘yân-ı kibârdan hânedân sâhibi Halîl Ağa ve Ömer Ağa ve imâm Efendi sofra sâhibi kimesnelerdir. Bunda dahi cümle ahbâb ile vedâ‘laşup yarar refîkler alup Üştürka'dan cânib-i kıbleye göl kenârınca bâğlar ve bâğçeler geçüp ve Uştuk yaylağından enen âb-ı hayât su Ohri gölüne karışdığı mahalde Ohrîzâde'nin balık avlayacak dalyanın geçüp bu mahalden tâ Ohri'ye varınca göl kenârınca sekiz bin adım kârgîr binâ beyâz taşlı vâsi‘ kaldırımdır, anı geçüp 3 sâ‘atde,
EÇS VIII 369a
Der-beyân-ı evsâf-ı dâr-ı mâhî, ya‘nî kal‘a-i hurrem-âbâd Ohri
EÇS VIII 369a
Sebeb-i tesmiyesi (---) (---) (---) dir. Bânîsi be-kavl-i müverrihîn-i Latin ibtidâ Rûm pâdişâhlarında[n] Melik Rac‘îm ibn Hazret-i Süleymân asrında Melik Rac‘îm'in Ohri nâm bir hakîmi ilm-i hikmet ile bu kal‘ayı binâ edüp niçe divelden divele intikâl etdiğin İslâmbol'u binâ eden Yanko ibn Madyan'ın karındaşı Yanvan ve müverrih-i Latin Ban bu kal‘anın evsâf-ı imâretin gâyet mufassal yazmışlar, ammâ biz ihtisâr üzre güzer edelim. Çünki bu şehir bu Ohri buhayresi kenârında Medâyin ve Bağdâd ve Mısır ve Pozanta ve Makedonya ve Kavala ve Kostantiniyye kadar ma‘mûr bender sevâd-ı mu‘azzam olup balığın mahsûlât-ı menâfi‘inden niçe yüz aded hazâ’in tahsîl olduğun yedi kral istimâ‘ etdiklerinde cümlesi birer yüzden tama‘-ı hâmlara düşüp bu şehre niçe kerre her biri istîlâ etdiklerinden şehir harâba mü’eddî olduğundan yazıkları gelüp âhır-ı kâr yedi kral iştirâk-i seviy üzre bu Ohri şehrin zabt u rabt etmeğe ahd-i mîsâk edüp yedi kralın vezîrleri otururdu.
EÇS VIII 369a
Evvelâ biri Rûm tekuru ve biri Freng Bundukanî ve biri Sırp Destpot ve biri Bulgar ve biri Hersek Latin ve biri İşpanya tarafından Arnavud ve biri Voynık Ban.
EÇS VIII 369a
Bu mezkûr yedi aded krallar bu şehri iştirâk-i seviy üzre tasarrufda ikenler sene (---) târîhinde Koca Sultân Murâd Hân-ı Sânî yedi kral ellerinden feth edüp Edirne'de kul gulû-yı âm edüp,
EÇS VIII 369a
"Murâd Hân kocadır" deyü hilâfetden hal‘ edüp Ebü'l-feth'i halîfe etdikleri mahalde yedi kral fürce bulup bu kal‘ayı dest-i İslâmdan alup dest-i küffârda bu kal‘a kaldıkda yine kul gulû edüp,
EÇS VIII 369a–369b
"Ebü'l-feth küçükdür, iş görmemiş gulâmdır, yine Murâd Hân koca kurnazdır, düşmandan intikâm alur" deyü yine sene (---) târîhinde tekrâr halîfe oldukda ibtidâ yine gazâsı bu Ohri kal‘ası olup cümle yedi kral-ı dâll banlarının askerlerin dendân-ı tîğ-ı âteş-tâbdan geçirüp andan ikinci fethi taht-ı Kaydefa İzmir kal‘asın feth edüp hikmet-i Hudâ 369b def‘a-i sânîde yine Murâd Hân'ı hal‘ edüp yine tekrâr Ebü'l-feth müstakil karâr-[dâ]de pâdişâh-ı cem-kişver oldukda ol aralıkda küffâr-ı füccâr Ohri kal‘asına istîlâ edüp bizzât Mehemmed Hân Serez ve Zihne ve Manastır semtlerine geldikde atf-ı ınânın Ohri kal‘asına çevirüp sene (---) târîhinde tekrâr dest-i İslâm'a girüp ilâ mâşâallâh kabza-i islâmdadır.
EÇS VIII 369b
Hâlâ Süleymân Hân tahrîri üzre Rûmeli eyâletinde sancak beği tahtıdır kim başka hükûmetdir. Beğinin kânûn-ı kadîm üzre hâssı 235.299 akçedir. Ve ze‘âmeti 60 ve tîmârı 342 adeddir. Alaybeği ve çeribaşısı vardır.
EÇS VIII 369b
Kânûn-ı pâdişâhî üzre cemî‘i erbâb-ı tîmârları cebelüleri ile yedi bin aded güzîde pür-silâh asker olup Rûmeli eyâleti vezîri sancağı altında me’mûr oldukları sefere giderler.
EÇS VIII 369b
Hâkimlerinden sipâh kethudâyeri, yeniçeri serdârı, kal‘a dizdârı, yetmiş aded kal‘a neferâtları var, ammâ ba‘zı neferâtları kânûn üzre kal‘ayı vere ile veren Rûm kefereleri neferâtlarıdır kim cemî‘i tekâlîflerden berîlerdir.
EÇS VIII 369b
Ve kal‘anın ta‘mîr ü termîmine me’mûr olduklarından her şâkkadan mu‘âf [u] müsellemlerdir, ammâ gayrimüslimlerdir.
EÇS VIII 369b
Ve hâkim-i şer‘î şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân-ı eşrâfı ve üç yüz akçe pâye ile şerîf kazâsı ve cümle nâhiyesi üç adeddir. Biri Üştürka'dır ve biri Resna'dır ve biri Ohri'dir. Gayri nâhiyeleri yokdur.
EÇS VIII 369b
Ve cümle sancağı yüz kırk pâre ma‘mûr u âbâdân kurâlardır kim Rûmeli'nde Yanya livâsından sonra bu Ohri sancağı gâyet ma‘mûr u müzeyyendir.
EÇS VIII 369b
Hâkimân-ı örfîleri; muhtesib ağası ve şehir voyvadası ve bâcdâr ağası ve balık emîni ağası ve harâc ağası ve pandur ağası ve martolosân ağası ve yedi aded kal‘a ağaları ve şehir kethudâsı ve mi‘mâr ağası ve kefereler üzre portoyorozları vardır.
EÇS VIII 369b
Evvelâ Ohri gölünün şimâli kenârında bir yalçın kırmızı kaya püşte-i âlî üzre şekl-i muhammes bir Şeddâdî binâ-yı atîk seng-i tırâş kal‘a-i savaş kâr-ı kadîm ve bir sûr-ı üstüvâr rabât-ı azîmdir kim dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin dörd yüz adımdır. Ve bir bayır üzre taşra kal‘ası içinde şimâle nâzır bir köşedeki kal‘a-i kebîr dîvârına muttasıl bin adım cirminde bir sa‘b iç hisârı vardır. Dîvârının kaddi kâmil kırk arşın âlîdir. Ve şîrînkârlık ile üstâd-ı mühendis gûnâ-gûn musanna‘ ebrâclar ve gûnâ-gûn metîn bedenler tertîb eylemiş kim misli bir kal‘ada yokdur. El-hâsıl bir sedd-i metîn iç kal‘adır.
EÇS VIII 369b
Ve cümle iki aded kapusu var. Biri kıbleye nâzır büyük kapudur kim Hunkâr câmi‘ine nâzırdır. Ve bu kapu üzre kullede bir tahta örtülü serâmed köşkü vardır. Şeb [ü] rûz mehterhâne anda çalınır. Ve bu kapunun taşrasında dahi bir lonca kasrı var, cihân-nümâdır. Ve bir kapusu dahi şimâl tarafında aşağı varoşa açılır.
EÇS VIII 369b
Ve derûn-ı kal‘ada bir mescid ve dizdâr hânesi ve gılâl anbârı va[r] gayri şey yokdur, mâ‘ada yerleri bâğçelerdir.
EÇS VIII 369b
Ammâ taşra büyük kal‘a dîvârı on arşın yüksekdir. Ve cümle kırk aded kulle ve dirseklerdir, ammâ dendân-ı bedenlerin saymadım. Lâkin dîvârı on beş ayak enli ve metîn ve müstahkem dîvâr-ı Şeddâdîdir.
EÇS VIII 369b
Ve cümle üç aded kapuları vardır. Biri iç kal‘a altında şimâle nâzır göl tarafındaki varoşa açılır büyük kapudur. Ve biri şark tarafına Tabaklar kapusu dur. Ve biri büyük göl kapusu dur.
EÇS VIII 369b
Ve bu taşra kal‘anın maşrıkdan şimâle ve yıldız cânibinde ve garbında sa‘b ve metîn kal‘a dîvârları vardır. Ve ol taraflar cümle bayırlardır, ammâ göl tarafı ki kal‘anın kıble ve cenûb taraflarıdır kim ol semtler yalçın kanare serâmed kayalar olmağile mahûf ve muhâtara uçurum bî-amân çâh-ı esfelli yerler olup bu taraflarda aslâ kal‘a dîvârları yokdur ve lâzım da değildir. Lâkin kâhîce hayvânlar düşüp pâre pâre olurlar, tâ bu mertebe evce ser çekmiş kayalardır. Zamân-ı evâ’ilde bu uçurum taraflarına korkuluk şekilli dîvârlar binâ eylemişler, ammâ mürûr-ı eyyâm ile câ-be-câ yerleri münhedim olmuş.
EÇS VIII 369b
Ve bu büyük kal‘a içinde cümle yüz altmış aded la‘l-gûn musanna‘ kiremit örtülü cihân-nümâ kefere hâneleri vardır. Cümlesinin dikke ve revzenleri cenûb cânibinde göle nâzır şîrîn kârlı ma‘mûr evlerdir. Ve cümle biri biri üzre mürtefi‘ dâr-ı menhûslardır.
EÇS VIII 369b
Ammâ aşağı göl kenârında paşa sarâyı yahşi sarâydır kim üç yüzden mütecâviz içli ve taşralı ve hammâmlı ve vâsi‘ meydânlı ve müte‘addid hücreli ve serâpâ kiremit örtülü hânedân-ı azîmdir. Derûn-ı kal‘ada bundan ma‘mûr sarây-ı kebîr yokdur. Lâkin avân hânesidir kim harâbe olmadadır. Ve cümle 3 aded mihrâblardır.
EÇS VIII 369b
Der-esmâ-i cevâmi‘-i selâtîn kal‘a-i azîm-i İremezât
EÇS VIII 369b–370a
Evvelâ Paşa sarâyı dibinde göl 370a kenârında Ayasofya câmi‘i, gâyet ulu câmi‘dir kim misli meğer Selânik'de ve Karadeniz sâhilinde Tarabefzûn'da ve İslâmbol'da Küçük Ayasofya câmi‘leri ola. Ammâ bu Ayasofya câmi‘i, Hazret-i Süleymân oğlu Melik Rac‘îm asrında Yanvan karındaşı Ohr[i] nâm kralın binâsıdır ol binâ etmek ile anın ismiyle müsemmâ olup bu şehrin ismi Ohri Ban'dır, ammâ lisân-ı Rûm'da ismi (---) [a]ndır. Ve lisân-ı Latin'de (---) fülândır. Lisân-ı Freng'de (---) dir, ammâ bu bu ol asrın keferesi asrında bilâ-teşbîh Kudüsleri imiş.
EÇS VIII 370a
Hamd-i Hudâ şimdi ma‘bedgâh-ı müslimîndir. Lâkin ba‘zı zamân kefereler bevvâblara nihânîce birkaç akçe verüp câmi‘e girüp fi'l-hâl teberrüken âyîn-i Îsâ'yı edüp taşra çıkarlar. Cümle sağîr ü kebîr on yedi ad[ed] kubbe-i azîmlerdir, ammâ cümle kırmızı kiremit ile ve horasânî kireç ile mestûr câmi‘-i pür-nûrdur.