EÇS VIII 381b
Nâhiyesi cümle (---) aded kurâlardır. Şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâf kâ’immakâmı ve taraf-ı pâdişâhîden gümrük emîni oturup yetmiş yük akçe iltizâm emânetdir. Bâcdârları ve dîdebân simsârları ve muhtesibi ve harâc ağası ve şehir subaşısı ve şehir kethudâsı ve kappân emîni vardır, ammâ kal‘ası yokdur.
EÇS VIII 381b
Leb-i deryâda bir liman-ı azîmi olup Mısır'ın ve cemî‘i sâhil-i Bahr-i Siyâh ve Bahr-i Sefîd'in iskelesidir kim cümle dâr-ı diyâr bender şehirlerden barça galyonlar ile cemî‘i metâ‘-ı firâv[â]nlar bunda çıkup niçe bin arabalar ile cümle metâ‘ iki günde Edirne şehrine var[ır]. Edirne'nin gâyet yakın bender iskelesidir. Şehrinin zemîni Bahr-i Rûm'un kenârında sâfî bâğ u bâğçe ve gülistânlı bayırlar dâmeninde cenûbdan şimâle tûlânî leb-i deryâda vâki‘ olmuş ma‘mûr u âbâdân ve henüz dahi yevmen-fe-yevmen amâristân olmada bir şehr-i benderdir.
EÇS VIII 381b
Der-kâ’ime-i büyût sarây-ı kibâr-ı ağavât: Cümle yetmiş aded sarây-ı a‘yân [u] kibârdır, ammâ cümleden Hammâmcı Paşa sarâyı ve Muhzır Mustafâ Ağa sarâyı ve Yeniçeri serdârı sarâyı ve Kethudâyeri sarâyı ve Mahkeme sarâyı ve Çeribaşı sarâyı (---) (---) (---) (---) (---).
EÇS VIII 381b
Der-cevâmi‘hâ-yı müslimât-ı mü’minât: Cümle (---) aded ma‘bedgâh-ı sâhibü'l-hayrâtdır. Cümleden çârsû içre cemâ‘at-i kesîreye mâlik Rüstem Paşa câmi‘idir. Bir serâmed ve musanna‘ şîrîn minâre-i zîbâsı var. Kıble kapusu üzre târîhi budur:
EÇS VIII 381b
Rüstem-i düstûr-ı a‘zam Hak rızâsın kasd edüp,Bu makâmı eyledi mânend-i gülzâr-ı na‘îm,Safha-i mâha Uttâr[id] yazdı târîhini,Ecrini adn eylesün bu câmi‘in Lütf-i Kadîm.Sene 960.
EÇS VIII 381b
Ve henüz nev-binâ Defterdâr Ağası Sâlih Ağa câmi‘i, bunlar meşhûrlardır.
EÇS VIII 381b
Bunların niçesi câmi‘ olmağa müsta‘id mesâcidlerin meşhûru bunlardır.
EÇS VIII 381b
Der-ta‘rîf-i dâru'l-ulûm-ı muhaddisân: Cümle üç yerde ilm-i hadîsden Müslim ve Buhârî ve Câmi‘u's-sağîr kitâbları tilâvet olunup hasbî ders-i âmmları vardır ammâ mahsûs kubâblı kârgîr binâlı dâru'l-hadîsleri yokdur. Cümleden fuzalâu'd-dehr Rüstem Paşa câmi‘i ders-i âmmıdır.
EÇS VIII 381b
Der-tavsîf-i dâru'l-kurrâ-i huffâzân: Cümle üç yerde ilm-i tecvîd şeyh-i kurrâları vardır, ammâ vücûhât okur müsta‘id talebeleri yokdur. Ancak Hafs kırâ’atı üzre hamele-i hâfız-ı Kur’ân necîb ü reşîd sıbyân tâlibânları var. (---) (---) (---) (---) (---).
EÇS VIII 381b–382a
Der-tahrîr-i mekteb-i sıbyân-ı püserân: Cümle kırk iki yerde mekteb-i nâ-resîde-i tıflân-ı püserân-ı ebcedhânları vardır. (---) 382a
EÇS VIII 382a
Der-âsitâne-i hânkâh-ı sâhib-i riyâzât: Cümle (---) aded tekyegâh-ı makâm-ı terk-i tecrîd-i erbâb-ı tarîk savma‘alarıd[ır] kim evkât-ı hamsede tevhîd [ü] tezkîre meşgûl bir alay halkdan münzevî olmuş fakr [u] fâka sâhibi dergâhlarıdır. Cümleden (---) (---) (---).
EÇS VIII 382a
Der-temdîh-i hammâmât-ı cân hayât: Cümle (---) aded hammâm-ı dilsitânlardır, ammâ cümleden (---) (---) (---) (---) (---) ve (---) hammâmı.
EÇS VIII 382a
Der-manzara-i hân-ı bâzergân-ı kârbân: Evvelâ Rüstem Paşa hânı cümleden müsellem hân-ı azîmdir kim cümlesi (---) aded vekâle-i tüccârân-ı berr [ü] bihârândır. Ve (---) hânı
EÇS VIII 382a
Der-medh-i mihmânsarây-ı müsâfirân: Cümle (---) aded mihmângâh-ı âyende vü revendegân-ı hasbîlerdir kim konup göçene sıladır, ammâ cümleden mükellef,
EÇS VIII 382a
Der-tektîb-i vekâle-i garîbân: Cümleden yigirmi bir aded bekâr garîb ehl-i san‘at odaları var. Başka bevvâbları ve başka odabaşılar var. Kefîlli olan âdemleri koyup ba‘de'l-ışâ bâbların sedd ederler. İçinde olan mücerred garîbü'd-diyâr âdemler kârlarında olup metâ‘ların bâzârda fürûht ederler.
EÇS VIII 382a
Der-tastîr-i çeşme-sâr-ı âb-ı hayvân: Cümle kırk yedi aded şarâb-ı tahûr-misâl çeşme-i teşnegânları var. Cümleden Rüstem Paşa uyûnları subh u mesâ cârîdir. Ve
EÇS VIII 382a
Der-terkîm-i sebîlhâne-i cân-sitân: Cümle yetmiş aded köşe başlarında ve sûk-ı sultânîler içre Şehîdân-ı Deşt-i Kerbelâ rûhiyçün sebîlhâne-i atşânlar vardır.
EÇS VIII 382a
Der-takrîr-i çârsû-yı bâzâr-ı kappân: Cümle (---) aded dükkânları üstü cümle kap örtülü sâyedâr çârsû-yı bâzârları vardır. Cümle ehl-i hıref ve ehl-i sanâyi‘ elbette mevcûddur, ammâ sarrâchânesi ve gazzâzhânesi ve bezzâzhânesi gâyet müzeyyendir. Ve aşağı büyük çârsû gûyâ hemân Mısır çârsûsudur. Mısır'ın cümle metâ‘ı anda bulunur. Mahallâtlar içre bezir yağı kârhâneleri gâyet çokdur.
EÇS VIII 382a
Der-ibret-nümâ-yı binâ-yı âbâdân: Cümleden câmi‘ ve hânları binâ-yı azîmelerdir, ammâ gümrükhânesi ve yağ kappânı ve un kappânı ve harîr kappânı gâyet ma‘mûrdur.
EÇS VIII 382a
Der-tenkîl-i mahâzinât-ı navluncuyân: iskele başında ve şehir içinde cümle üç yüz aded mahzenleri var kim cümle Edirne ve İslâmbol'a gidecek gûnâ-gûn metâ‘-ı zahâ’irler memlûdur, zîrâ İslâmbol'da un kappânı navluncularının birer ortakları ve birer ikişer mahzenleri vardır.
EÇS VIII 382a
Der-tescîl-i me’kel-i dâru'z-ziyâfât: Bu şehir içre cümle üç aded yerde ziyâfethâne imâretleri var kim mâh [u] sâl bi'l-guduvvi ve'l-âsâl bay u gedâ ve pîr [ü] cüvâna ve cümle âyende vü revendegân müsâfirîne ni‘metleri mebzûldur. Cümleden Rüstem Paşa imâreti ve (---) (---).
EÇS VIII 382a
Der-tezkîr-i hevâ-yı hûb-ı câvidân: Hevâsı ol kadar latîf ve mu‘tedildir kim seher vaktinde bâd-ı sabâ ve bâd-ı nesîm esüp benî âdem hayât-ı râhat-ı cân bulur, ammâ cenûb tarafından lodos rûzgârı esdikçe halkı süst-endâm olup çokluk harekât etmezler.
EÇS VIII 382a
Bî-medh-i kenîse-i râhibân-ı palâs-pûşân: Cümle yedi aded (aded) kefere kenîseleri vardır, ammâ Yarmenî keferelerinin düyûrları ma‘mûr u müzeyyen olup nezerâtları çok gelir. Urûm kenîseleri azdır ammâ anlar dahi uzdur ve müzeyyenler deyrlerdir.
EÇS VIII 382a
Der-hisâb-ı arz-ı beled-i iklîmât: Be-kavl-i Restâlîs hukemâ-yı kudemâ bu şehir dahi Kostantiniyye gibi iklîm-i râbi‘in nısfında bulunup arz-ı beledi (---) dir. Ve tûl-ı nehârı (---) sâ‘at ve (---) derîce (---) ve dakîkadır. (---) (---) (---).
EÇS VIII 382a
Der-kavl-i müneccimîn-i tâli‘-i şehr-i imârât: Be-kavl-i kehene-i selef bu şehrin binâ-yı tâli‘-i imâreti bur[c-ı] mîzânda bulunup beyt-i zühre ve hevâyî olmağın halkı mîzân-ı vezn ile i‘tidâl-i hisâbî geçinüp zühre-misâl zevk u şevk ve ayş [u] ışrete dahi mâ’illerdir ve ekseriyyâ hevâyîlerdir.
EÇS VIII 382a–382b
Der-tescîl-i mahsûlât-ı hubûbât: Sicillâtlarda mastûr olduğu minvâl üzre bunda hâsıl olan deve dişi buğday Şâm Havrânı'nda olmaz. 382b
EÇS VIII 382b
Der-güzîde-i sun‘-ı Hudâ-yı müsmirât: Bâğ-ı iremlerinde her gûne meyve-i âbdârları memdûhdur, ammâ ayvası ve emrûdu ve la‘l-gûn vişnesi rub‘-ı meskûnda yokdur. Üçü ve dördü bir esedî guruş ile denkâ-denk gelüp gâyet hoş-hor vişnesi olur.
EÇS VIII 382b
Der-temeddüh-i ni‘met-i uzamât: Evvelâ beyâz ekmeği gûyâ Sabanca şehri nânıdır. Ve gerdân ile pişmiş herîsesi meşhûrdur kim hakkında hadîs var. Arapça denmişdir. Ve bâdemli baklavası ve karanfilli vişne hoşâbı memdûhdur.
EÇS VIII 382b
Der-tenmîk-i meşrûbât-ı müskirât: Evvelâ cemî‘i meşrûbâtlarından latîf râyihalı bal şerbeti ve hardâliyye şerbeti ve yedi günlük tâze sıkılmış üzüm şîresi ciğer tâzeler. Ve müskır vişnâbı vardır, bu dahi cihânda yokdur, ammâ sekir vermez vişnâbı râhat-ı cândır.
EÇS VIII 382b
Der-tektîb-i aded-i bâğavât: Bu şehir muhtesibi ve bâcdârlarının nakilleri üzre şehrin ensesindeki dağlar serâpâ yigirmi bir bin aded bâğlar olup her bir bâğ-ı iremlerden nişân verüp öşr-i sultânî ve dölüm hakkı verirler. Her bir bâğda birer kasırlar mukarrerdir.
EÇS VIII 382b
Der-mesîregâh-ı müferrihât: Bu şehrin etrâfında on bir yerd[e] teferrücgâh-ı safâgâhlar vardır, ammâ cümleden Hammâmcı Paşa bâğı vâcibü's-seyrdir. Ve
EÇS VIII 382b
Der-kâr [u] kisb-i ehl-i işgâlât: Ekseriyyâ halkının memdûh kârları çokdur, ammâ sarrâchânesi işleri ve seccâde ve döşeme yan keçeleri yapup nâzük kilimler dokurlar. Ve
EÇS VIII 382b
Der-tastîr-i mütenevvi‘ât-ı masnû‘ât: Ahâlî-i vilâyetin ekseriyyâ sun‘ları avân zümresinden yeniçeri tâ’ifesi geçinirler ammâ yine çoğu navluncuyân tüccârıdır kim cümle Medan Şarı etrâkidir kim gâyet ankâ bâzergânlardır. Bir fırkası ehl-i hırefdir, bir zümresi bâğbânlardır.
EÇS VIII 382b
Der-terkîm-i musallâ-yı erbâb-ı hâcât: Bu şehirde ve taşra kurâlarda bârân-ı rahmet yağmasa yâhûd vebâ-yı azîm ve yâhûd bir âfât-ı semavî veyâ bir âfât-ı arazî olsa cümle ahâlî-i vilâyet bu musallâya istiskâ du‘âsına çıkup ba‘de salâti'l-fecr du‘â vü senâ ederler.
EÇS VIII 382b
Der-vasf-ı nebâtât-ı sebzevât: Bu şehrin âb [u] hevâsının letâfetinden fi's-sayfı ve'ş-şitâ sebzevât [u] hızriyyât makûlesinden nânesi ve mi‘denüvâzı ve kerefsi ve soğanı ve sarımsağı ve pırasası ve salatası eksik değildir. Ve atlara çayırı gâyet memdûh-ı âlemdir.
EÇS VIII 382b
Der-takrîr-i cân-perver-i âb-ı hayât: Suları, ensesindeki şimâl cânibindeki dağların bâğları içinden selef sâhibü'l-hayrâtlar getirüp şehrin cümle imâretlerine taksîm etmişler, ammâ Rüstem Paşa merhûmun suyu cümleden âb-ı nâb mâ-i hayât ve serî‘u'l-hazmdır.