EÇS VIII 382b
Der-cüsûr-ı memerr-i nâs-ı hayvânât: Şehrin enderûn [u] bîrûnunda cümle yedi yerde taş binâ cisr-i musanna‘lar vardır ammâ eyle binâ-yı azîm kantaralar değildir. Evvelâ şehir içinde Ermenî mahallesinden aşağı, (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VIII 382b
Der-vasf-ı reng-i rûy-i pîr [ü] cüvân: Hevâsının kemâl-i letâfet-i i‘tidâlinden ricâl makûlesi kemâl mertebe mu‘ammer ü Zâl-ı zamân olur kim yine at binüp kılıç kuşanup sayd [u] şikâra ve kâr [u] kisbe gider. Tâze yiğitleri hod kemâl mertebe zinde ve [ze]ber-dest olup yüzleri gûyâ bedr-i münîrdir.
EÇS VIII 382b
Der-sûret-i mahbûbe-i mahbûbân: Cemî‘i mahbûbu ve mahbûbe zen duhter-i pâkîze-ahterleri kemâl cemâl sâhibi olup kelimâtları cümle mevzûn ve dişleri dürr-i meknûn olup gîsûlarının her târı şeb-târdır. Ve hâllerinin her dânesi hâl-i Hâşimî-vâr mahbûbe-i zamâneleri vardır.
EÇS VIII 382b
Müşerref olduğumuz kibâr [u] a‘yân: Evvelâ cümled[en] velî-ni‘am hânemiz sâhibi Hammâmcı Paşa hânedân-ı azîm sâhibidir. Lâkin tekâ‘üd ihtiyâr etmişdir. Ve yeniçeri ocağında Beğzâdeler bir birâderi sadrıa‘zam yanında Muhzır Mustafâ Ağa'dır. Ve (---) (---) (---).
EÇS VIII 382b
Der-şinâh-ı ulemâ-ı tabîb-i hâzikân: Niçe ilm-i hizâkata teksîr kimesneler vardır, ammâ cümleden,
EÇS VIII 382b
Der-üstâd-ı kâmil cerrâhân: Cümleden aşağı çârsû içinde
EÇS VIII 382b–383a
Der-menâkıb-ı sulehâ-yı meşâyihân: Sulehâ-yı ümmetden niçe hâl sâhibi halkdan münzevî âdemler var ammâ cümleden (---) Şeyh (---) Efendi kendi bâğı mahsûlüyle geçinüp dâ’imâ kendüsi el değirmeni çeküp arpa ekmeği tenâvül edüp dâ’imâ savm-ı Dâvûd ile geçinir. 383a
EÇS VIII 383a
Der-şi‘r-i güzîde-i musannifîn-ı şâ‘irân: Niçe erbâb-ı ma‘ârif çelebileri ilm-i şi‘re tâliblerdir, ammâ cümleden Na‘tî Çelebi pâk-zebân ve kasîde-perdâz çelebidir, ammâ zâlim gâyet gaddâr heccâvdır. Selîkası hicv tarafına düşüp gâyet zebân-dırâzdır. Bundan mâ‘adâ levendâtlar içre çöğür şâ‘irleri vardır.
EÇS VIII 383a
Der-ehl-i hâl-i mazınne-i kerâme-i mecâzibân: Niçe büdelâ-yı ümenâ ve evtâd u nukebâ ve melâmiyyûn mecâzibûn kimesneler vardır ammâ cümleden keşf [ü] kerâmet sâhibi (---) Dede,
EÇS VIII 383a
Kandiye şimdi feth oldu,Çala gidiniz zurnayı,Ürkütmeniz turnayı.
EÇS VIII 383a
Der-çâh-ı mâ-i hoş-güvâr-ı hânedân: Cümle (---) aded hânedânlarda birer âb-ı hayât kuyuları var kim cemî‘i büyûtlarda ol bi’r-i zülâl sularından isti‘mâl ederler. Gerçi bu şehrin suya ihtiyâcları yokdur, ammâ ziyâde amâristân olduğunda elbette her hânede ve hânlarda kuyular mukarrerdir.
EÇS VIII 383a
Der-aded-i hammâmât-ı mahsûs-ı sarây-ı a‘yân: Bu şehrin ümmü'l-ahbâr yârân-ı zarîfânlarından ve şehir kethudâsından istimâ‘ etdiğimiz üzre bu şehir içre yüz kırk yedi aded sarây ve evlerin mahsûs hammâmları vardır deyü nakl etdiler ve sahîhdir, zîrâ halkı ehl-i ırz olup ev hammâmlarına girirler.
EÇS VIII 383a
Der-fesâhat-i kelimât-ı ahâlî-i lisân: Ekseriyyâ ehl-i beledi her diyârdan gelüp cem‘ olmuş ecnâs-ı mahlûkâtdır, ammâ nefs-i şehirli kadîm-i ezelden Yörükân kavmi olmağile fasîh ü belîğ Türkçe tekellüm eder, etrâkleri yine lehce-i mahsûsalarıyla irtibât verüp kelimât ederler.
EÇS VIII 383a
Der-eşkâl-i câme-i merd-i meydân: Ekseriyyâ a‘yân-ı kibârı semmûr postîn elvân çukalı kürkler ve harîr hil‘at-i fâhireler ve mutallâ destârlar geyerler, ammâ vasatu'l-hâl olanlar londura çuka ve elv[â]n boğası kapamalar ve sâde destârlar ve kırmızı çakşırlar geyüp kâr ederler.
EÇS VIII 383a
Der-esmâ-i ricâl-i insân: Ekseriyyâ ecnâs-ı mahlûk benî âdemlerinin isimleri Eli Beşe Velî Beşe ve Sâlih Beşe ve Dursunoğlu ve Yırık Velî ve Kulıoğlu ve irceb Beşe ve Deli Nasıf ve Karamanlıoğlu, bunun emsâli esmâlı bâzergânları vardır.
EÇS VIII 383a
Der-şemâ’il-i kabâ-yı nisvân: Ekseriyyâ kendü âlüfte yâr[â]nlarının kelâmları üzre ehl-i perde olan havâtînlerinin libâsları zen-ender-zer cevâhir-i murassa‘âta gark olup cümle kabâları dîbâ ve şîb ve zerbâf imiş ammâ gördüğümüz hâtûnlar cümle çuka ferrâce ve yassı başlı gezerler.
EÇS VIII 383a
Der-nâmhâ-yı zenâne-i bintân: Yine kendülerinin rivâyât [u] dirâyâtları üzre havâtînlerinin esmâları Sâliha ve Sâ’ime ve Râziye ve Marziyye ve Çiğdem ve Fahrî ve Ümhân ve Cângülü ve Meryem Kadın ve Esmi Kadın ve Hayme Kadın bunun emsâli nâmları vardır.
EÇS VIII 383a
Der-esmâ-i çâkerân-ı halka be-gûşân: Ekseriyyâ kölelerinin isimleri Siyâvuş ve Buvan ve Sinân ve Ferhâd ve Pervîz ve Kademli ve Zülfikâr ve Uğurlu ve Mübeşşir ve Kenan ve Cânbaş ve Mirze ve Abdilhay ve Tezgeldi bunun emsâli kul karavaş isimleri var.
EÇS VIII 383a
Der-benâm-ı cevâriyân-ı erbâb-ı ısyân: Ekseriyyâ câriyeleri cümle beyâz abâ ferrâce geyüp yassı başlı gezerler. Esmâları Hundî ve Dundî ve Cenâne ve Tâbende ve iftede ve Rabişe ve Cânfidâ ve Süglün ve Selviboy ve Selvinâz misilli câriye nâmları var.
EÇS VIII 383a
Der-vasf-ı tetimme-i şehrengîz-i külliyât-ı şehr-i Tekurdağı: Aceb temâşâ-yı garîbedir kim bu hakîr seyyâh-ı âlem olam, böyle bir şehr-i mu‘azzam İslâmbol'un bir mahallâtından ola da, bu kadar zamândan berü böyle bir ma‘mûr u müzeyyen şehri görmek olmamış idi.
EÇS VIII 383a
Ammâ ahâlî-i vilâyetin nakilleri üzre "Şehrimiz ibtidâ sefer-i Girid cezîresine açılalı ma‘mûr [u] âbâdân olmağa başlayup emn ü emân vilâyet olmağın Anatolu'dan ve Tokad ve Sivas ve Kayseriyye ve Karaman ve Kâfiryat ve Ermenak şehirlerinden yigirmi bin âdem ol diyârlardan geçüp bu diyâra göçüp tavattun etdiklerinden şehrimiz amâr oldu" deyü nakl etdiler.
EÇS VIII 383a
Hakîkatü'l-hâl Karaman ve Medan Şarı Türkleri cümle navluncu olup deve dişi buğday satup mühtekirlik ederler. Ve "Ermenî tâ’ifesi on bin kefereden mütecâvizdir" deyü nakl etdiler ve sahîh kelâmdır, zîrâ şehrin şimâlî ve garbî ensesindeki dağları ve bâğları Ferhâd gibi kesüp ma‘mûr u âbâdân kefere mahallâtları binâ etmişler.
EÇS VIII 383a–383b
Der-bed’-i kibâr-ı ziyâretgâh-ı merâkıd-ı kümmelîn: (---) (---) (---) (---) (---) (---) 383b
EÇS VIII 383b
Bu Tekirdağı şehrini dahi seyr [ü] temâşâlar edüp cümle âşinâlar ile vedâ‘laşup andan yine cânib-i şark ile şimâle meyyâl (---) sâ‘atde ma‘mûr u âbâdân kurâları leb-i deryâda temâşâ edüp,
EÇS VIII 383b
Kadîm-i ezelde Kostantin-i Rûm binâsıdır. Bunu dahi Âl-i Emeviyyûn, Şâm'dan gemilerle gelüp feth edüp limanına gemilerin bağlayup Kostantin kal‘asın muhâsara edüp nısfın feth etmişlerdir. Ba‘de'l-feth bu kal‘ayı yıkmışlardır. Ve cümle asâkir-i Emeviyyûn Şâm'a gitmişlerdir. Ba‘dehu sene (---) târîhinden sonra Âl-i Osmâniyân'dan Süleymân Beşe ibn Orhân Gâzî yetmiş nefer Kara Koca, Kara Foça yaman bahâdırân serverler ile bu kal‘ayı muhâsara etdiklerinde Eli Eğri nâm bir bahâdır-ı benâm kimesne kal‘aya Allâh Allâh deyü yürü[yü]p dendân-ı beden üzre bayrak diküp ezân-ı Muhammedî tilâvet edince,
EÇS VIII 383b
"Bire Eli Eğri kal‘ayı feth etdi" deyüp cümle guzât kal‘aya girüp feth etdiklerinde ol feth eden gâzînin ismiyle müsemmâ olup Eli Eğri'den galat Ereğli kal‘ası nâm kalmışdır, ammâ lisân-ı Rûm'da ismi Piga Kasro derler, şehr-i azîm imiş. Hâlâ kal‘ası leb-i deryâda bir alçak kayalı burun üzre şekl-i muhammes bir seng binâ kal‘a-i harâb-âbâddır. İçinde,
EÇS VIII 383b
Ammâ limanı bin pâre gemi alur dörd rûzgâr-ı zorkârdan emîn liman-ı cây-ı emândır, ammâ lodostan gündoğusu ve kıble rûzgârlarına ağzı açıkdır, ihtirâz üzre yatılır. Ammâ kasabası ma‘mûrdur. Cümle (---) aded tahtânî ve fevkânî hâneleri vardır. Ekseriyyâ halkı Rûm kefereleridir. Müselmânları gâyet azdır.
EÇS VIII 383b
Ve cümle (---) aded mahallâtlardır. Ve cümle (---) aded câmi‘dir.
EÇS VIII 383b
Ammâ devlet-i Âl-i Osmân'da üç aded Eleğri şehirleri var, ba‘zılar Ereğli derler. Evvelâ biri Karaman Ereğlisi'dir kim bâğ-ı cihândır. Birisi Karadeniz Ereğlisi'dir kim Kastamonu iskelelerindendir. Üçüncüsü bu Tekirdağı Ereğlisi'dir. Hâkimleri,
EÇS VIII 383b
Bunu dahi Tekirdağı niyâbeti hükm eder. Kethudâyeri ve yeniçeri serdârı cümle Tekirdağı'ndadır.
EÇS VIII 383b
Andan kalkup yine cânib-i şarka meyyâl 5 sâ‘at gidüp,
EÇS VIII 383b
Karye-i Umurca: Silivri kazâsı nâhiyesinde üç yüz hâneli ve bir câmi‘i ve bir azîm ma‘mûr hânlı ve bî-hisâb bâğ u bâğçeli ma‘mûr köydür.
EÇS VIII 383b
Menzil-i kal‘a-i Silivri: Bu dahi bâlâda cild-i (---) mevsûfdur.
EÇS VIII 383b
Andan (---) sâ‘atde kasaba-i (---) geçüp andan (---) sâ‘atde kasaba-i (---) ubûr edüp andan kasaba-i (---) güzer edüp andan kasaba-i Büyükçekmece'yi kaytup andan Küçükçekmece'yi gerüye taşlayup 12 sâ‘atde sıhhat ü selâmetle sene 1081 Şa‘bâni'l-mu‘azzamının on beşinci gün beş atımızla üç memlûkumuzla ve altı aded refîkân-ı hüddâmlarımız ile hamd-i Hudâ ol Pâdişâh-ı Bîçûn'a kim bu abd-i kemteri selâmet belde-i tayyibe ve mahrûse-i Kostantiniyye ya‘nî İslâmbol'a dâhil eyledi.
EÇS IX Y1b
Y 1b Q 1b P 1b Evvelâ bism-i İlâh ile ol Hâlık-ı Kevneyn'e ve ol her mebde-i eşyâya şükr-i bî-had ve senâ-yı bî-‘ad ol tâ‘ım-ı to‘ma ve hüve yut‘ımu velâ yut‘am hazretine sezâ-vârdır kim hân-ı ihsânı ve sofra-i bî-imtinânı mâh u sâl bi'l-gudüvvi ve'l-âsâl ganî ve fakîre, cüvân ve pîre ni‘meti mebzûldur.