EÇS IX Y7b
Bu mezkûr Çukurca Hânı Bursa sancağında Domalic kazâsı nâhiyesi kurâlarından bir müselmân karyesidir. Elli aded tahtadan mebnî sandûka-misâl yine tahta örtülü evlerdir. Bir ak kayalı cebelin dâmeninde bâğsız ve bâğçesiz yerdir. Bir câmi‘i ve üç aded kiremit örtülü kârgîr binâ hânları mâbeyninde bir âb-ı hayât kaynak suyu var. Ve ol mahalde bir çemenzâr yerde bir azîm dıraht-ı müntehâ var, temâşâgâhdır. Bu Çukurca Hânı yaylağından kalkup ahâlî-i Çukurca bize elli pür-silâh şehbâz refîkler verüp yine cânib-i kıbleye çemenzâr yollar aşup nîm sâ‘atde,
EÇS IX Y7b–Y8a
Karye-i Selîm Baba: Çukurca kazâsı karyesindendir. Bir bayır eteğinde yigirmi evli bir bâğsız ve bâğçesiz küçük müselmân köyüdür. Ammâ azîm sun‘-ı Hudâ dıraht-ı müntehâlar altında âb-ı hayâtdan nişân verir kaynak uyûnları vardır kim diller ile ta‘bîr olunmaz bir çemenzâr yerdir. Bâğları bu mahalden aşağı bir dere içre vâki‘ olmuşdur. Bu karye Y 8a içre,
EÇS IX Y8a
Ziyâret ber tâliban-ı tarîk-ı îşân ve sârbân-ı rahîk-ı irfân Hazret-i Selîm Dede Sultân: Fukarâ-yı Karaca Ahmed Sultân erenlerindendir. Niçe keşf [ü] kerâmâtları zâhir ve bedîdâr olmuşdur. Bir çemenzâr yerde karyeden taşra bir tekye-i âbâdân içre bir kubbe-i âlîde âsûde ulu sultândır. Mübârek ser-i sa‘âdetlerinde Abbâsî imâmeleri ve cânib-i erba‘asında çerâğlar ve şem‘dânlar ve alemler ile müzeyyendir. Ve taşra haremi etrâfında matbah ve fukarâ hücreleri ile ârâste bir âbâdân tekyedir. Cümle fukarâları yaylaya göçüp cemî‘i matbah âlâtlarından bakır âvânîlerin hâli üzre bırağup ve niçe zî-kıymet hâlîçe ve gayri eşyâları hâli üzre koyup gitmişler. Aslâ bir ferd-i âferîde vaz‘-ı yed edemez ulu sultân tekyesidir. Hamd-i Bîçûn bu sultânı ziyâret edüp ve bir Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp andan kalkup cânib-i cenûba 6 sâ‘at ma‘mûr kurâlar ubûr edüp
EÇS IX Y8a
Evsâf-ı kal‘a-i şehr-i Hargûş ya‘nî Tavşanlı şehri
EÇS IX Y8a
Sene 783 târîhinde Germiyanoğlu fethidir. Ba‘dehu Germiyanoğlu kızın Şehzâde Bâyezîd ibn Mehemmed Hân'a menkûhalığa verdikde bu kal‘ayı duhter-i pâkîze-ahter ile pîşkeş-i sûr içün Âl-i Osmân'a miftâhların teslîm etdi.
EÇS IX Y8a
Kütâhiyye hudûdunda yüz elli akçe kazâdır ve yetmiş pâre kurâdır. Ve hâkimi paşanın tarafından hâss-ı hümâyûn hâkimidir. Kal‘ası, iç el olmak ile dizdârı ve neferâtları yokdur, ammâ Rûm keferesi binâsı gâyet metîn ve kârgîr binâdır. Ve şehir bu kal‘a dâmeninde bâğ u bâğçeli enhâr-ı uyûnları cârî hevâdâr şehirdir. Ve deşt-i sahrâlarında ve hıyâbân kurâsında tavşanı bî-had olmağile Tavşanlı nâmıyla şöhre-i şehr olmuş bir ma‘mûr kasabadır.
EÇS IX Y8a
Altı mahalle ve sekiz mihrâbdır. Cümleden çârsû içre (---) câmi‘i ma‘mûrdur. Hânları ve hammâmları ve mekteb-i sıbyânı ve esvâk-ı muhtasarı vardır, ammâ bezzâzistânı ve imâreti ve medreseleri yokdur.
EÇS IX Y8a
Ve memdûhatından Tavşanlı ağdası, çam kutular ile ba‘zı vilâyetlere taşınır baldan lezîz taş gibi pek bekmezdir. Cemî‘i halkının kârı bu ağdadır. Ve ekseriyyâ halkı bâğdadır. Hattâ Simav şehrinden ve Demirci şehrinden niçe bin katır ve deve yükü üzüm kurusu bu şehr-i Tavşanlı'ya getirüp bekmez ederler. Hikmet-i Hudâ gayri diyârda da bâğlar çokdur, ammâ bu Tavşanlı şehrinin dibsi gibi ağda edemezler. Âb [u] hevâsının mı yâhûd bir ulu sultânın nefesi te’sîri mi lezîz ağdası olur. Andan kalkup yokuş aşağı şark cânibine gidüp düz sahrâlar içre çamlı dağlar ve mahsûllü kurâlâr güzer ederek sekiz sâ‘atde,
EÇS IX Y8a
Karye-i menzil-i [[(---): (---) (---) (---)]] Toprak örtülü müselmân köyüdür, ze‘âmetdir. Bir câmi‘i ve bir hammâmı vardır. Andan dahi öte geçüp,
EÇS IX Y8a–Y8b
Karye-i eş-Şeyh Ömer: Yetmiş aded toprak örtülü hâneler Y 8b ve bir câmi‘li müselmân köyüdür ve büyük ze‘âmetdir. Yol üzre bir kubbe-i âlîde Q 5a P 5a eş-Şeyh Ömer hazretleri medfûndur. Bu karyenin cümle dağları ve bâğları beyâz topraklı karyedir.
EÇS IX Y8b
Andan cânib-i şarka Kütâhiyye sahrâsı içre cereyân eden nehr-i Felendi her yerinden atlı ve piyâde âdem ubûr eder, ammâ tuğyânında fîl-i mahmûdî ubûr edemez, gemilere muhtâcdır. Karahisâr-ı Sâhib tarafında Yoncalı nâm dağlardan cem‘ olup nehr-i Küti'ye mahlût olur. Mezkûr nehr-i Küti dahi Firav dağlarından gelüp ikisi bir olup Eskişehir altında nehr-i Sakarya'ya mahlût olurlar. Sakarya nehri dahi İzmid'in ağaç deryâsı içinden ubûr edüp Kocaeli sancağı hudûdunda İrve nâm kasaba kurbunda Karadeniz'e munsabb olup azîm nehr-i âsîdir. Ba‘dehu hakîr bu Kütâhiyye sahrâsı içre nehr-i Felendi'yi atlarımız ile ubûr edüp yine sahrâ içre cümle 2 sâ‘at gidüp,
EÇS IX Y8b
Evsâf-ı vilâyet-i Germiyan ve dâr-ı bahâdırân ya‘nî kal‘a-i gevher-nigîn ve sedd-i metîn eyâlet-i taht-ı Anatolu kal‘a-i Kütâhiyye
EÇS IX Y8b
Sene 715 târîhinde Rûm keferesi destinden Germiyan pâdişâhlardan Şâh Ya‘kûb hilâfetde iken feth etmişdir. Be-dest-i Vezîr Lala Hezârdînâr. Hızırlık dağında hezâr dînâr ile medfûndur. Hakîkatü'l-hâl âsûde olduğu kubbesine bin altun gitmişdir ve ba‘de'l-mevt hazînesinde bin altunu bulunmuşdur. Ve yine bir âdeme ihsân in‘âm etse bin altun verirmiş. Tafsîle muhtâc hikâyeti var ulu sultân-ı Rûm'dur. Ve Anatolu'yu ba‘dehu Osmâncık feth edüp bu şehre dahi mâlik olmuşdur. Hâlâ yine Anatolu eyâletinin tahtıdır, vezâretdir. Taraf-ı pâdişâhîden kânûn üzre vezîrinin hâss-ı hümâyûnu on kerre yüz bin akçedir. Mısır ve Bağdâd ve Budin vezîrlerinden mâ‘adâ cümle vüzerâların üzerine tasaddur eder. Âl-i Osmân Anatolu cânibinde bir yere sefer etse bu Kütâhiyye vezîri eyâleti ile talî‘a-i asker olup çarkacı olur.
EÇS IX Y8b
Ve eyâletinde cümle on dörd sancakdır. Evvelâ tahtı olan Kütâhiyye sancağı ve Sarhan sancağı ve Aydın sancağı ve Kastamonu sancağı ve Bursa sancağı ve Bolu sancağı ve livâ-yı Menteşe ve livâ-yı Ankara ve Karahisâr-ı Sâhib ve Teke sancağı ve Kânkırı sancağı ve Hamîd sancağı ve Sultânönü ve Karasi sancağı, cümle sancakları bunlardır. Bunlardan mâ‘adâ eyâletinde dörd müsellem beğleri vardır. Anlar dahi kırkar ve ellişer ma‘mûr kurâlara mâliklerdir. Salb [u] siyâset ve cürm [ü] cinâyetleri kendülere tefvîz olunmuş ze‘âmet beğleridir. Hîn-i gazâda tablları ve tuğları yokdur.
EÇS IX Y8b–Y9a
Ve bu beğlerden mâ‘adâ yine eyâlet-i Anatolu'da Dergâh-ı âlî yeniçeri ocağından on bir yaya beğleri vardır. Her biri birer şehre hâkimdir. Cümleden serçeşme baş yaya beği Mudurnu şehri sâhibidir. Maktû‘u'l-kalem Y 9a ve mefrûzü'l-kadem hâkimlerdir. Zîr-i hükûmetlerinde cümle iki yüz yigirmi pâre âbâdân kurâlara mutasarrıflardır.
EÇS IX Y9a
Ve bu eyâletde defter kethudâsı ve tîmâr defterdârı ve defter emîni ve çavuşlar kethudâsı vardır. Bunlar dahi kânûn üzre cümle yüz yetmiş pâre amâr olmuş kurâlara mâliklerdir. Ve hâss-ı hümâyûndan ifrâz olunmuş evkâf kurâları ve sultân hâsları cümle üç yüz pâre kurâdır.
EÇS IX Y9a
Ve bu eyâletde cümle erbâb-ı zü‘amâ 294 neferdir. Ve kılıç tîmâr 4589 neferdir. Ve bu tâ’ifeler kânûn üzre cebelileri ile hîn-i ma‘rekede, alaybeğleri ve çeribaşıları ve yüzbaşıları ile cümle on üç bin sekiz yüz pür-silâh asker-i deryâ-misâl olur. Ve üç bin asker dahi paşa askeri ve yaya beğleri ve müsellem ze‘âmet sâhiblerinin askerleri ile bunlar dahi cümle yigirmi bin bahâdır ve dilâver ve müsellah asker olur. Cümle eyâleti askeriyle eli berâtlı kırk bin asker olur.
EÇS IX Y9a
Ve eyâlet-i azîm vilâyetdir. Şimâl tarafı Trabuzan ile ve Sivas eyâleti ile müşâdır. Şark cânibi dahi Sivas'dır ve eyâlet-i Karamân'dır. Garb ve cenûb cânibleri bahr-i Rûm'dur.
EÇS IX Y9a
Ve şehr-i Kütâhiyye beş yüz akçe şerîf mevleviyyetdir, ammâ şerîf değildir. Müddeteyni on kîse hâsıl olur. Tokuz nâhiyesi vardır. Cümle (---) kurâdır. Ve bu mollânın zîr-i destinde ve sancağ-ı Kütâhiyye'de cümle yigirmi dörd kazâdır kim inşâallâh mahallinde birer birer tafsîl üzre tahrîr olunur. Ve şeyhülislâmı ve nakîbüleşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfı ve sipâh kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve dizdârı ve subaşısı vardır.
EÇS IX Y9a
Ve kal‘ası bir mâvî ve lâ‘lgûn bir yalçın kaya üzre şekl-i muhammes Şeddâdî sengîn binâ bir kal‘a-i zîbâ-yı metîn hakkâ ki gevher-nigîndir. Bu kal‘ayı gördüğümüzde ba‘zı yârânlar nâmın su‘âl etdiklerinde bi'l-bedâhe bu gûne târîh demişizdir:
EÇS IX Y9a
Evliyâya ism-i resmin sordular târîh içün,İsmine dedi bu şeydâ kal‘a-i gevher-nigîn.Sene 1082
EÇS IX Y9a
Hakkâ ki bir püşte üzre yüzük kaşı gibi taşı durur bir kal‘a-i üstüvardır. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi aşağı kal‘a ile cümle üç bin adımdır. Ve cânib-i erba‘ası yalçın kaya üzredir. Etrâfında handakı yokdur. Zîra Kahkahâ-vâr gayyâ kayaları misâl uçurum kayalardır. Âdem aşağıda olanı fark edemez. Ammâ mezkûr aşağı yeni kal‘a eski kal‘anın şimâlî tarafı altında alçak tarafına düşmüşdür kalmışdır yerdedir. Sene 842 târîhinde Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Q 5b P 5b zamîme edüp binâ etmişdir. Şehrin alçak yerinde vâki‘ olmağile yüz arşın mikdârı kesme kaya handakı vardır.
EÇS IX Y9a–Y9b
Bu kal‘a-i cedîdin sebeb-i binâsı oldur kim bu kaya yerinde bir yalçın kaya altında bir değirmen yürüdür bir âb-ı hayât su kaynayup çıkar. Hîn-i muhâsarada düşman ol Y 9b suyu zabt edüp ahâlî-i kal‘a susuzlukdan muztarib-hâl olmasınlar içün bu uyûn-ı zülâli kal‘a içine almak içün bu kal‘a binâ olunmuşdur. Hâlâ yine yukaru kal‘adan bu suya enilir yollar vardır.
EÇS IX Y9b
Ve bu yeni kal‘anın kulleleri ile cümle yetmiş kulledir. Ve her kulle mâbeyni ikişer kulaçdır. Birbirine gâyet karîb kullelerdir. Ve gâyet metîn binâ-yı kadîmdir.
EÇS IX Y9b
Ve cümle üç kapudur. Biri şarka nâzır, aşağı çârsûya nüzûl olunur üç kat demir kapudur. Bu kapunun taşrasının iki tarafında beyâz mermerlerden mehîb arslan sûretleri vardır. Bu kapu önünde dîdebânlar soffalarından cümle aşağı şehr-i azîm nümâyândır. Ve bir kapu dahi cânib-i cenûba Sultân bâğı tarafına mekşufdur ve gâyet metîndir. Ve bir bâbı dahi aşağı yeni kal‘aya enilir. Bu dahi şarka nâzırdır.
EÇS IX Y9b
Ve iç kal‘a bu kal‘anın cenûb tarafı nihâyetinde çâr-kûşe bir kal‘acıkdır. Dâ’iren-mâdâr cirmi bin adımdır. Ve cânib-i şarka nâzır bir küçük kapusu vardır. Zamân-ı kadîmde bu kapunun tahta kanatları yüzüne câmûs derisi kaplamışlar. Demir kapu değildir. Ve bu kapunun iç yüzünde iki su sarnıçları vardır. Ve bir mescid ve dizdâr ve imâm ve mü’ezzin ve kethudâ hânesi ve iki buğday anbârı ile cümle sekiz hânedir. Bunlardan gayri âsâr-ı binâlar yokdur. Ve gâyetü'l-gâye bâlâ iç kal‘adır.
EÇS IX Y9b
Ammâ taşra kal‘ada Germiyanoğlu câmi‘i ve yetmiş aded toprak örtülü neferât evleridir. Ve bir mescid ve bir âb-ı hayât çeşmesi var. Hikmet bu kim böyle cebel-i âlî üzre aynü'l-hayât çeşmesâr vardır. Ve aşağı yeni hisârda yigirmi kadar toprak örtülü evlerdir. Ve bir tahta minâreli mescidi var.
EÇS IX Y9b
Ve bu kal‘a içinden cereyân eden âb-ı hayât kal‘a içindeki ve aşağı şehir içindeki değirmenlere gider. Ve mâ-tekaddemden berü aşağı şehirli kassâblardan koyun ciğeri alamazlar. Cümle kal‘alı alır. Ellerinde selef pâdişâhlarından hatları var. Aşağı şehirliyle kal‘alı mabeyinlerinde ciğer içün azîm gavgâ olur. Hâlâ darb-ı mesel olmuşdur kim, gavgâ ciğer içündür, derler, ammâ gâyet ganîmet şehr-i rahmetdir.
EÇS IX Y9b
Ve bu kal‘a evlerinin yüzleri cümle şimâl cânibinde Küti sahrâsına nâzır hevâdar ve cihân-nümâ beyt-i ra‘nâlardır. Ve aşağı şehr-i kebîr bu kal‘anın şarkı ve şimâli ve yıldız rûzgârları tarafında vâki‘ olmuşdur. Sultânbâğı semtleri dere içine ve Yeni mahalle kal‘anın garb cânibi altına ve Zereğen mahallesi düz sahrâya vâki‘ olmuş bu gûne mahalle-i âbâdândır.
EÇS IX Y9b–Y10a
Ve bu kal‘aya cebel-i Hızırlık havâledir, ammâ aslâ andan zarar isâbet etmezdir. İç kal‘anın topları Hızırlık'da kuş kondurmaz. Mâbeyinleri top menzilinden ziyâde Y 10a mesâfe-i ba‘îdedir.
EÇS IX Y10a
Ve aşağı varoş-ı azîm cümle 34 mahalledir. Evvelâ mahalle-i Sarây ve mahalle-i Gökçemen ve mahalle-i Böğürcük ve mahalle-i Şaraküsdü ve Orta mahalle ve Lâle mahallesi ve Ahi Erbasan mahallesi ve Ahi Mustafâ mahallesi ve mahalle-i Kâncık ve mahalle-i Börekçiler ve Sultânbâğı mahallesi ve mahalle-i Bezciler ve Efendi yolu mahallesi ve Kadı Şeyh mahallesi ve Cemâleddîn mahallesi ve Çukur mahalle ve Analıca mahallesi ve Balıklı mahallesi ve Buladın mahallesi ve Servi mahallesi ve Meydân mahallesi ve Hacı İbrâhîm mahallesi ve İsak Fakı ya‘nî İshâk Fakîh mahallesi ve Ma‘rûf mahallesi ve Dibik (?) mahallesi ve Hüseyin Paşa mahallesi ve Yeni mahalle ve Çerçi Süleymân mahallesi ve Ahi Evran mahallesi ve Mûmcular mahallesi ve Ahi İzzeddîn mahallesi ve Pîrler mahallesi ve câ-be-câ kefereler mahallesi.
EÇS IX Y10a
Bu merkûm olunan otuz dörd aded mahallâtlar ile bu şehr-i mu‘azzam mâl-â-mâl bâğ u bâğçeli ve gül [ü] gülistân bostânlı ve âb-ı hayât sulu hâneler ve sarây-ı âlîlerdir. Ve üç mahalle Ermeni keferesi ve üç mahalle Urum feceresi vardır. Kadîm-i eyyâmdan berü Yahûd tâ’ifesi yokdur. Ticaret edüp giderler, tavattun etseler ölürler, aceb hikmetdir. Ve bu kadar mahallâtlar cümle yedi bin toprak ile mestûr evlerdir. Ammâ hâlâ temâşâ etdiğimiz bu mahalde yetmiş yedi kiremit örtülü sarây-ı âlîler inşâ olunmuş. Mukaddemâ bir kiremitli hâne yok idi.
EÇS IX Y10a
Hızırlık dağından bu şehir özge temâşâ olunur sevâd-ı mu‘azzamdır. Cümleden mükellef sarây, Alî Paşa sarâyıdır. Selef pâdişâhlarından Germiyanoğulları binâsıdır kim üç yüz altmış tahtânî ve fevkânî odaları ve dîvânhâneleri ve azîm kâ‘aları ve hammâmları ve bâğçesile tezyîn olmuş bir sarây-ı kadîmdir. Ve Haleb sarâyının meydânı kadar bir havlısı var ammâ cirmi cümle [[(---) (---) (---) (---)]] kireç örtülüdür, kiremit değildir. Bu sarâyın kânûn üzre kırk sarâydârı vardır. Nevbet ile sarâyı [[(---) (---) (---)]] hıfz [u] hirâset edüp kapularda dîdebânlık edüp tathîr ederler. Ze‘âmet ve tîmâr [[(---) (---) (---)]] ahâlî-i şehir içre sarâydârların hayli i‘tibârları vardır.
EÇS IX Y10a
İkinci âbâdân olan [[(---) (---)]] Osmân Paşa sarâyıdır kim Sultân bâğı Q 6a P 6a deresi kenârında bir mürtefi‘ yerde şehrin cenûbî tarafında vâki‘ olmuş bir sarây-ı âlîdir kim hakîr bu sarâyda on gün mihmân olup cân sohbetleri etdik. Beğ efendi Kandiye gazâsından gelüp bu sarâyın bâğçesi içre bir kasr-ı lâhüven(?) binâ edüp hakîr şikeste-beste bu gûne târîh etdik:
EÇS IX Y10a–Y10b
Bâreka'llâh bu makâm-ı serbülendErmesin aslâ esâsına gezendKehkeşân-âsâ semâya ser çeküpZirve-i a‘lâya salmışdır kemendEvliyâ Y 10b gördükde târîhin dediOldu itmâm ey beğim kasr-ı bülendSene 1082
EÇS IX Y10b
Ve bir sarây dahi İftedlioğlu sarâyı ve Saçlızâde Hasan Ağa sarâyı, bunların emsâli niçe kiremitli ve gayri sarây-ı azîmler firâvândır.
EÇS IX Y10b
Ve bu şehr-i Kütâhiyye bir küçük şehir görünür ammâ tâ Sultân bâğından Osmân Paşa sarâyı önünden ve Mevlevîhâne ve Kapan cisrinden tâ Meydân mahallesi önünden tâ Çayırbaşı'na varınca şimâl cânibine dere ile gidilir, şehrin tûlidir kâmil dörd bin adımdır. Ve bu derenin iki tarafı bâğ u bâğçeler İremezât-misâl kat-ender-kat şâhnişînler ile ârâste olmuş hânelerdir. Ve mezkûr dereden her hâneye birer ark cârî olup bâğları ve besâtînlerin reyy eder.
EÇS IX Y10b
Ve bu şehrin şark tarafında Gökçemen mahallesinden tâ Paşa Sarâyı önünden ta İshâk Fakîh çârsûsu içinden ubûr edüp garb tarafına gidüp tâ nihâyeti Yeni mahalleye varınca yolun iki tarafı kat-ender-kat âb-ı hayâtlı ve bâğçeli evler içre beş bin adım arzı bir şehr-i azîmdir. Mâ-tekaddem dahi âbâdân şehr-i müzeyyen imiş. Lâkin sene 1021 târîhinde Celâlî Karayazıcı ve Sa‘îd Arab zulmünden harâb olmuşdu. Hâlâ bu tahrîr etdiğimiz mertebeden bin kat ziyâde ma‘mûr şehirdir.
EÇS IX Y10b
Ve hâlâ cümle otuz iki mihrâbdır. On biri cum‘adır. Mâ‘adâsı zâviyelerdir. Evvelâ cümleden mükellef ü müzeyyen ve cemâ‘at-i kesîreye mâlik Ulu câmi‘ Yıldırım Bâyezîd Hân ibn Gâzî Hudâvendigâr binâsıdır, ammâ itmâmı Şehzâde Mûsâ Çelebi ibn Yıldırım Hân'ındır. Ba‘dehu Süleymân Hân bedest-i Mi‘mâr Sinân müceddeden ta‘mîr etdi. Tûlen yüz seksen kademe ve arzen toksan ayakdır. Ve iki yan kapu ve bir kıble kapusu var. Beşer kademe taş nerdübân ile çıkılır. Ve derûn-ı câmi‘de cümle elli yedi çam direkleri üzre harpüşte tavan kubbedir. Ve iki cânibinde yan soffaları üzre bir kat tabakalar var, cemâ‘at-i kesîre oldukda yukaruda ibâdet ederler. Tâ mihrâba varınca iki tarafı böyle tabakadır. Bu tabakaların fevkinde ve tahtında cümle altmış dörd demirli pençerelerdir. Mihrâbı ve minberi ol kadar musanna‘ değildir, tarz-ı kadîmdir. El-hâsıl bu şehirde bundan büyük selâtîn câmi‘ yokdur. Hîn-i izdihâmda yigirmi bin âdem alır. Ve serâpâ kârgîr binâdır ve cümle kurşum örtülüdür. Ammâ haremi yokdur, ancak kıble kapusundan taşra taş nerdübânın iki cânibinde yan soffaları vardır. Ve sol tarafda bir minâresi var.