EÇS IX Y14a
Ve eş-Şeyh İshâk Fakîh yine câmi‘inde medfûndur Ve Hızırlık Sultân ve Hezârdînâr Sultân fâtih-i Kütâhiyye'dir. Zâviyesinde âsûdedir. Kuddise sırruhu.
EÇS IX Y14a
Ve Husrev u Şîrîn mü’ellifi emlahü'ş-şu‘arâ el-Mevlâ Şeyh Efendi Kütâhiyye kurbunda Tonlu Bınarı köyünde medfûndur.
EÇS IX Y14a
Ve dahi nefs-i Kütâhiyye'de niçe kerre yüz bin kibâr-ı evliyâları vardır. Niçe kere yüz bin kibâr evliyâlar medfûndur. Ammâ Ulu sultân âsitânelerine yüz sürüp âşinâlık kesb etdiğimiz ile geçüp gitdiğimiz bu ulu sultânlardır. Cümlesinin rûh-ı (---) (---) şerîfleri için okuyup şâd [u] handân olsun. Ba‘dehu bu şehir içre seyr ü temâşâları ederken Leh Hasan Paşa ma‘zûl olup (---) (---) (---) bir Mehemmed Paşa'nın müsellimi Melekli Abdullâh Ağa gelüp hakîre yüz guruş ve bir at ve bir kîse köle semmûr kürk ve bir kîse altun ihsân etdi.
EÇS IX Y14a
Hânemiz sâhibi Osmân Süleymân Q 8a P 8a Paşazâde kasrına târîh güfte etdiğimiz içün yüz guruş ve bir kat esvâb ve bir at ve bir seyishâne ve gulâm refîklerime onar guruş ihsân edüp cümle ahibbâ ve dostân-ı Kütâhiyye ile vedâlaşup hâne sâhibimiz beğ efendi hakîri göndere gitmeğe esb-süvâr olup niçe a‘yân ile Kütâhiyye'den cânib-i şimâle nehr-i Felend'i ubûr edüp bir sâ‘atde,
EÇS IX Y14a–Y14b
Evsâf-ı germâb-ı Kütâhiyye: Yoncalı ılıcası derler bir mu‘tedilü's-sühûn âb-ı latîfi vardır. Cemî‘i ahâlî-i Kütâhiyye kiraz mevsiminde niçe bin âdem hayme vü hargâhları ile gelüp beşer onar gün meks edüp bu germâba girüp tendürüst olurlar. Yetmiş gûne hâsıyyeti vardır. Hattâ cüzâm ve beras ve dâ‘ü's-sa‘leb emrâzlarına dahi nâfi‘ ılıcadır. Sultân Keyhusrev üzerine bir kubbe-i âlî ve câ-be-câ halvetler inşâ etmiş serâpâ kârgîr binâlardır. Ve cânib-i erba‘ası dağıstân hıyâbânistân olmak ile kûşe kûşe dıraht-ı müntehâlar içre uyûn-ı câriyeler kenârında herkes câriyeleri ile zevk [u] safâ edüp kesb-i tarâvet edüp bah bahlanırlar. Ve cevânib-i erba‘asındaki kurâlardan ol kadar me’kûlât [u] meşrûbât müsmirât makûlesi şeyler gelüp ol kadar ordu-yı bâzâr ganîmet olur kim ta‘bîr olunmaz. Hakkâ ki zevk [u] safâ edecek teferrücgâh yerdir. Anı dahi temâşâ edüp cümle yârân-ı bâ-safâ Y 14b ile vedâlaşup cânib-i şarka ma‘mûr [u] âbâdân kurâlar ubûr ederek on sâ‘atde,
EÇS IX Y14b
Kasaba-i Altuntaş: Âl-i Selçukıyân zamânında bir kayadan altun ma‘deni çıkmağile Altuntaş derler. Kütâhiyye sancağında paşa hâssıdır. Ve mollâ nâhiyesi kazâsıdır. Ve şehri bir sahrâ-yı bî-pâyânın cânib-i şimâlinde bir düz sahrâda iki yüz toprak örtülü bâğ u bâğçeli ma‘mûr ve şîrîn kasabadır. Bir câmi‘i ve bir hammâmı ve esvâk-ı muhtasarı vardır. Ulu şecerleri ve mahsûldâr sahrâları vardır. Bunda bir şeb mahkeme-i şer‘de mihmân olup ale's-sabâh cânib-i kıble 6 sâ‘atde,
EÇS IX Y14b
Karye-i Ömer Beğ: Elli hâneli ma‘mûr müselmân köyüdür. Bir şîrîn zâviyesi var. Câ-be-câ bâğçecikleri dahi var. Andan 3 sâ‘atde,
EÇS IX Y14b
Evsâf-ı kal‘a-i sengbâr şehr-i Afyonkarahisâr: Afyonu halkına gâlib, şehrine Karahisâr-ı Sâhib derler. Defterhâne-i Sultânî'de böyle tahrîr olunup cemî‘i evâmirlerde dahi böyle terkîm olunur. Zîra Âl-i Osmân ülkesinde altı Karahisâr kal‘ası vardır. Ammâ bu Karahisâr Anatolu eyâletinde başka sancakbeği mutasarrıf olur. İki tuğluya dahi ihsân olunur şerîf ve âlî mansıbdır. Paşasının hâssı taraf-ı pâdişâhîden 240.299'dur. Hîn-i seferde paşası hâssına göre bin âdem ile sefer eşer. Ve sancağında sâkin olan erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı tîmâr 612'dir. Bu cümlesi hîn-i seferde kânûn üzre cebelüleri ile ve alaybeği ve çeribaşıları ile sancakları altında üç bin asker-i pür-silâh olur.
EÇS IX Y14b
Ve bu şehirde kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve dizdârı ve iki yüz kal‘a neferâtları vardır. Ve üç yüz akçe pâyesiyle sadaka olunur şerîf kazâdır.
EÇS IX Y14b
Ve nevâhîsi yüz yigirmi pâre âbâdân kurâlardır. Kadıya senevî on kîse, sancak paşasına yüz kîse hâsıl olur.
EÇS IX Y14b
Ve şeyhülislâmı ve nakîbüleşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfı vefret üzredir. Ve ulemâsı gâyet çok olduğundan hemân menâsıb-ı âlîlere mutasarrıf olmuş yedi yüz kudât tâ’ifesi vardır. Sâ’ir e’imme ve hutebâ ve meşâyihânı dahi buna göre kıyâs oluna. Gâyet mülebbes ve muhteşem ve ankâ halkı vardır.
EÇS IX Y14b
Ve sancağı cümle tokuz kazâ yerdir. Gâyet ma‘mûr kazâları bunlardır kim zikr olunur: Kazâ-i Şehir ve kazâ-i Sandıklı ve kazâ-i Sıçanlı ve kazâ-i Şuhûd ve kazâ-i Çule. Ve iki kazâ dahi Barcınlar kazâlarıdır. Ve kazâ-i Karamık ve kazâ-i Çay. Meşhûr kazâ-yı ma‘mûreleri bunlardır.
EÇS IX Y14b–Y15a
Ve kal‘asını kayser-i Rûm binâ etmişdir. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Sultân Alâeddîn-i Selçukıyân Rûm keferesi destinden dest-i kahr ile fethetmişdir. Ba‘dehu Âl-i Osmâniyândan Sultân Orhân Germiyanoğulları elinden almışdır. Cümle altı kat Şeddâdî binâ-yı kadîm Y 15a kal‘a-i azîmdir. Hakîr etek dermiyân edüp seyr [ü] temâşâsına bezl-i himmet edüp kal‘aya ba‘zı şehirli yârânlarımız ile urûc etdik.
EÇS IX Y15a
Evvelâ iç kal‘aya varup kapusu garba nâzırdır. Atebe-i ulyâsı üzre bu gûne târîhleri var:
EÇS IX Y15a
"Emera bi-imâreti hâzihi li'd-dârı'l-âliye fî devleti Sultânü'l-mu‘azzam Alâü'd-dünyâ ve'd-dîn Sultân Keykubâd bin Keyhusrev ve ebbedallâhu saltanatahu." tahrîr olunmuşdur.
EÇS IX Y15a
Bu târîhin fevkinde yine bu kapunun kemeri üzre bir çâr-kûşe beyâz mermer üzre celî hatt ile bu târîh mastûrdur:
EÇS IX Y15a
Eyleyüp lütf u kerem devletli şâhYa‘nî Sultân Selîm Şâh-ı gayûrEmr edüp ta‘mîr içün bu hısnınınMîr Mahmûd yine etdi böyle şûrDedi ta‘mîrine Târî târîhin,Oldu bu sedd-i metîn ma‘mûrSene 981
EÇS IX Y15a
Ve bu kal‘a-i balâ Karahisâr sahrâsının cenûbunda kûh-ı bâlâlara yakın sengistân ve dağıstânlı bir dere ağzında yüzün sahrâya vermiş evc-i âsumâna ser çekmiş Kahkahâ-vâr bir hısn-ı hasîn-i üstüvâr şâhin ve zağanoz [[(---) (---) (---)]] âşiyanlı sarı ve kızıl yalçın kaya üzre kehkeşân-âsâ semâya ebr-i kebûdlara ser-çekmiş [[(---) (---) (---)]] dağlar vardır kim evce urûc etmiş kûh-ı Demâvend-misâl bir kal‘a-i yed-i kudretdir. Hattâ [[(---) (---) (---)]] sa‘y etdükde aşağı şehirde Ulu câmi‘ Q 8b P 8b önündeki aşağı kal‘a kapusundan girüp bu kal‘anın tâ zirve-i a‘lâsında Hünkâr câmi‘ine varınca kâmil iki sâ‘atde çıkdım, ammâ bî-tâb ü bî-mecâl kaldım.
EÇS IX Y15a
Ve bu iç kal‘anın içinde tâ zirve-i a‘lâda Sultân Keykubâd câmi‘i küçükdür, ammâ gâyet musannâ‘ ve şîrîn câmi‘dir. Bir ibret-nümâ mihrâbı vardır. Sâfî lâcüverd ve müzehheb halkârî kâşî-i çîn bir mihrâb-ı nûr-ı mübîndir. Ve minberi kezalik sihr-i nigîndir. Lâkin minâresi yokdur, zelzeleden münhedim olmuşdur. Ve bu câmi‘in sağ tarafında Kırklar makâmı ziyâretgâhdır.
EÇS IX Y15a
Ve bu iç kal‘ada üç buğday anbârları ve cebehâne hazîneleri ve yedi sekiz aded su sarnıcları vardır. Gayri âsâr-ı binâdan bir şey yokdur. Dâ’imâ kapuları mesdûd durur. Yılan ve çıyanları gâyet çokdur. Benî âdemden bir ferd yokdur.
EÇS IX Y15a
Ve bu kal‘a şekl-i muhammes bir sun‘-ı Hudâ yed-i kudret ile halk olunmuşdur ve bir kal‘a-i balâdır. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi iki bin adımdır, ammâ aşağı kat kal‘aları ne kadar adım olduğu ma‘lûm değildir. Zîrâ cânib-i erba‘aları gâyet uçurum mahûf kayalar üzre olmak ile add etmeğe cür’et edemedik.
EÇS IX Y15a–Y15b
Ammâ bu iç kal‘ada Kuşlu Sarınc(?) nâm mahal kûh-ı Bîsütûn-vâr şehre havâle şâhnişîn-vâr taşra çıkmış bir kayadır. Hakîr anda oturup rûy-i zemîne nazar edüp sun‘-ı Hudâ'yı im‘ân-ı nazar ile temâşâ etdim. El-azametullâh edîm-i arz tâ Altuntaş sahrâsına varınca ve iki merhale yer Seyyid Gâzî cânibine ve şark tarafına iki menzil yer Konya yollarına nazar Y 15b etdim. Deşt-i sahrâsı hâmûn fezâsı kurâ ve kasabâtlar ile tezyîn olup vech-i arz sebzgûn çemenzâr mezâri‘ler ve bâğ u besâtînler ile cümle vâdîler nakş-ı bûkalemûn-vâr ibret-nümûn nümâyân idi.
EÇS IX Y15b
Ve gerçi bu iç kal‘ada hâneler yok şöyle mu‘attal durur, ammâ yine a‘yân-ı şehrin irs ile intikâl etmiş hudûdları ve ankâ kimesnelerin mahzenleri ve gârları vardır. İçlerinde zî-kıymet eşyâlar ile makfûl ve memhûrlu durur. Şeb [u] rûz kal‘a neferâtlarından onar âdem nevbet ile dîdebânlık edüp hıfz [u] hırâset ederler. Hîn-i muhâsarada ve celâlî ve cemâlî havfinden herkes emvâl [u] erzâkların bu kal‘a kehflerinde pinhân ederler. Anıniçün dâ’imâ kapusu nigehbânlar ile mesdûd durur.
EÇS IX Y15b
Ve bu iç kal‘a kapusundan dik aşağı ne at ve ne katır ve hımâr enüp çıkmak müşkildir. Piyâde âdemlere şâhrâhdır. Hakîr dahi dik aşağı enüp sekiz yüz adımda orta hisâra geldik. İçinde kırk elli mikdârı havlısız kat-ender-kat kal‘a neferât hâneleri vardır. Ve dizdâr bunda sâkin olur. Âyende vü revende içün bir dîvânhânesi ve bir câmi‘i vardır. Gayri hân u hammâm ve dekâkînleri yokdur.
EÇS IX Y15b
Ve bu orta hisârın kapusu kıbleye nâzır bir kapudur. Ve bu kapu yanında kullenin taşları üzre beyâz mermerden kal‘a sâhibleri ve zengiler sûretleri ceseden putlar gibi timsâller vardır. Anıniçün cemî‘i tevârîhlerde bu kal‘aya kal‘a-i Zengibâr derler.
EÇS IX Y15b
Ve bu kapudan yine yokuş aşağı bir bölme hisâr dahi vardır. Anda dahi kırk elli hâneler vardır. Bunun dahi kapusu garba mekşûfdur. Ve bu kal‘aların halkı sularını aşağıdan eşekler ile taşırlar. Bu gûne bir kal‘a-i nigîndir ve's-selâm.
EÇS IX Y15b
Ammâ aşağı şehr-i azîm olan varoş-ı kadîm Hızırlık dağı ile kal‘a kûhu mâbeyninde dere ve depe ve bayırlar üzre ve kal‘anın garbı ve cenûbu ve kıblesi ve şarkı ve şimâli ve yıldız câniblerine varınca varoş-ı azîm kal‘a kayasın ihâta etmişdir. Cümle dörd bin altı yüz toprak ve kireç ile mestûr kârgîr binâ sarây-ı âlîler ve gayri büyûtlardır. Ammâ bu şehri gören "kırk elli bin hâne vardır" deyü tahmîn eder. Ammâ bu hakîr haberin sıhhatin mahkeme sicillâtlarından ve esnâf şeyhlerinden ve askerî ser-çeşmelerinden ve şâhbenderlerden ve kurâ kethudâlarından haber alup tahrîr etmeği üzerime iltizâm-ı mâlâ-yelzem etmişiz. Bu şehrin dahi ne kadar hâne idüğin haber alup tahrîr etdik.
EÇS IX Y15b
Bu şehrin bir hânesine girsen dam u bâmıyla kâ‘a ve müsâfirhânesi ve haremiyle bir azîm sarây görünür. Ve bâğ u bâğçeleri vâsi‘ havlıları ile cihânı zeyn etmiş bir şehirdir, ammâ dörd bin altı yüz müselmân hâneleri ve bin hâne nasârâ süknâları ile ârâste bir şehr-i İremdir. Ve cümle evlerinin temellerinden bir âdem kaddi bâlâ taş binâdır, andan yukarusu kerpiç dîvârlardır.
EÇS IX Y15b–Y16a
Ve cümle kırk iki mahalle ve kırk Y 16a iki mihrâbdır. Ve on iki tula kârgîr minâreler nümâyândır. Mâ‘adâ (---) (---) tahta minâ[re]lerdir, zîrâ mükellef ü müzeyyen imâret ve hammâmı bir câmi‘i rusâs ile pûşîde ve bir burma nâzük [[(---) (---) (---) (---) (---) (---)]] -si var kim misli meğer Bursa şehrinde ola.
EÇS IX Y16a
Gedik Ahmed Paşa Bâyezîd-i Velî câmi‘i (---) (---) anın hayrât [u] hasenâtındandır. Bây u gedâya ni‘meti mebzûl olduğundan [[(---) (---) (---)]] lu yüz elli ayakdır. Arzı seksen Q 9a P 9a kademe ve iki kubbe yan yanadır ve bir musanna‘ tarz-ı kadîm mihrâb ve minberi var kim misli meğer Sinop şehrindeki minber ola. Ve taşra yan soffalarında altı aded sütûn üzre münakkaş latîf kubbelerdir. Ve hareminde âbdest havuzunun cânib-i erba‘asında şecere-i ibret-nümâlar ile müzeyyen bir haremdir kim sâye-i dırahtlardan aslâ güneş te’sîr etmez bir koyah yerdir. Ve bu hareme muttasıl âb [u] hevâsı latîf bir hammâm-ı müferrihi var kim hastalar girse hayât bulur. Ve bir medresesi var yetmiş hücredir. Ders-i âmı ve talebeleri mevcûddur. Müderrisîn mâbeyninde pâyesi âlî bir medresedir. Ve imâreti ve hânları ve cümle imârâtları serâpâ kurşum ile örtülü câmi‘-i bî-bedeldir.
EÇS IX Y16a
Ve Otbâzârı'nda Fileoğlu câmi‘i dahi kurşumludur. Çârsû içinde olmak ile subh u mesâ cemâ‘atden hâlî ve mu‘attal değildir.
EÇS IX Y16a
Ve Kara câmi‘ kiremitlidir. Ve Atbâzârı câmi‘i ve Abdurrahîm Efendi câmi‘i ve Arab câmi‘i ve kal‘a altında Ulu câmi‘ gâyet atîkdir ve toprak örtülüdür. Lâkin haremi yokdur ve iki kapusu ve bir minâresi vardır. Ve Keçebâzârı câmi‘i. Bunlardan mâ‘adâ mesâcidlerdir.
EÇS IX Y16a
Ve mesâcidlerin meşhûru ve ma‘mûru Esen Çeşme mescidi ve Akmescid ve Kapalı mescid ve Çavuşlar mescidi ve Kubbeli mescid ve Yeni Abdullâh Efendi mescidi.
EÇS IX Y16a
Ve cümle yedi tekyesi var. Cümleden nazargâh-ı uşşâkân tekye-i Mevlâhâne-i ârifân ve mekân-ı sâdıkândır. Kal‘a kayası dâmeninde bir mecma‘-ı zurefâ tekyedir.
EÇS IX Y16a
Ve cümle beş hammâmdır. Evvelâ İmâret hammâmı Gedik Ahmed Paşa'nındır. Ve Paşa sarâyı dibinde Alaca hammâm ve Kadı hammâmı ve Tabahâne hammâmı ve Eski yeni hammâmı ve hâlâ Kızlarağası Abbâs Ağa ta‘mîr ü termîm ediyor. Kal‘a altında Cemâleddîn hammâmı, mâ-tekaddem sel gark etmiş, hâlâ binâya bennâlar mübâşeret etmişler, ammâ latîf hammâm olur.
EÇS IX Y16a
Ve iki bezzâzistânı var. Mâ-tekaddem üç bedasten imiş. Hâlâ birin Kızlarağası câmi‘ ediyor, ammâ gâyet yerinde câmi‘ olur, zîra tâ çârsûnun vasatında vâki‘ olmuş.
EÇS IX Y16a–Y16b
Ve cümle iki bin kırk sekiz dükkândır. Pâsbânlarından haber aldım, ammâ cümleden sarrâchânesi bir diyârda yokdur. Serâpâ kârgîr üstleri örtülü sâyedâr dekâkînlerdir. Anda işlenen sarrâc bisâtları bir diyâra mahsûs değildir. Meğer İslâmbol'da işlense ba‘îd olmaya, zîrâ bu Karahisâr köselesi mâzûludur. Sahtiyân ve gönleri Y 16b kirdimandan pembe-misâl çıkar. Kâmil yüz dükkân tabahânesi ve üç bin pehlivân-ı cüvân Âh-i Evran köçekleri vardır. İçlerine bir kanlı firâr edüp varsa hâkim alamaz, ammâ tabbâğların elinden dahi halâs olmaz. Evvelce mahpûs edüp kirdimana koşup köpek necâseti içinde kal olup tâ’ib ve tâhir olup andan post sâhibi olur. Bu tabbağlar şehrin fevkında Mevlevîhâne kurbunda derenin iki cânibinde bir derbend-i calender yerdedir. Başka câmi‘leri ve mesâcidleri vardır. Bu tâ’ife çokluk kimesne ile ülfet etmezler.
EÇS IX Y16b
Ve yüz aded şırluğan yağı kârhâneleri vardır.
EÇS IX Y16b
Ve on tokuz tüccar hânları vardır. Cümleden Kapan hânı ve Abdullâh Efendi hânı ve Hacı Üveys hânı ve Çiftelerli Osmân Paşa hânı ve Çatalbaş Paşa hânı ve Acem hânı ise kal‘a-misâl bir hândır. Anlardan gayri bir kimesne konmağa kâdir değildir. Ispahân u nısf-ı cihâna gidüp gelince hücresinin battâl kirâsın çeküp kimesne kondurmazlar. Meşhûr hânlar bunlardır.
EÇS IX Y16b
Ve imâret birdir. Ve medrese üçdür. Ve iki yüzden mütecâviz âb-ı hayât çeşmesârları vardır, ammâ cümlesi Kadınana suyundandır. Bir hâtûn-ı Adeviyye'nin hayrâtıdır kim bir mülûk böyle hayrâta mâlik olmamışlar. Tâ bir konak yerden niçe sengistân dağlardan getirdmişdir. Ve bir kız karındaşı dahi şehrin mezâristânının etrâfına dîvâr çeküp niçe bin kârgîr binâ zîr-i zemîn mezârlar binâ etmişdir.