EÇS IX Y19a
Ve bu taş cisrin sağ tarafında kal‘aya girirken çam ağaçlarından âb-ı hayât su olukları handak aşırı şehre dâhil olup çeşmelere ve câmi‘lere taksîm olur âb-ı nâbdır. Ve bu Banaz kapusu cânib-i şimâle mekşûf izdihâm-ı nâs levha kanatlı kapudur.
EÇS IX Y19a
Ve kal‘anın dâ’iren mâdâr cirmi iki bin adımdır. Ve cümle beş kapudur. Banas kapusu ve kıbleye nâzır Honaz kapusu, cânib-i cenûba nâzır Komar kapusu ve garba nâzır Kula kapusu, yıldıza nâzır Gedüs kapusu.
EÇS IX Y19a
Ve bu kal‘a şekl-i murabba‘dır. Dizdârı ve neferâtı ve cebehânesi yokdur, zîrâ iç el olmağile cebehâne ve neferâta muhtâç değildir.
EÇS IX Y19a
Ve kadı ve şeyhülislâmı ve nakîbi ve kethudâyeri ve yeniçeri serdârı vardır ve a‘yânı gâyet çokdur. Ve halkı ekseriyyâ ulemâ ve ankâ bâzergânlardır. Ve cümleden hânemiz sâhibi Cığan Hasan Çavuşzâde Hüseyin Ağa aceb hânedân sâhibidir.
EÇS IX Y19a
Bu şehrin cânib-i erba‘ası bayırın içinde bir çukur yerde sekiz mahalle ve üç bin altı yüz toprak örtülü hâne-i zîbâlardır.
EÇS IX Y19a–Y19b
Ve on dörd mihrâbdır. Cümleden çârsû içinde cemâ‘at-i firâvânlı Ulu câmi‘, kârgîr kubbe ve kârgîr minârelidir, ammâ kubbesi Y 19b tahtalar ile mestûrdur.
EÇS IX Y19b
Ve Hacı Mustafâ câmi‘i kıble bâbı üzre târîhi budur:
EÇS IX Y19b
"Benâ hâzihi'l-cum‘ate'ş-şerîf ve mevâzı‘a'l-latîf el-Hâc Mustafâ bin Hacı Hasan afallâhu anhu li's-seyyiâtih." Sene 980
EÇS IX Y19b
Dörd aded câmi‘inin bu ikisi cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir. Mâ‘adâ on dörd mihrâb zevâvîlerdir.
EÇS IX Y19b
Ve iki hammâmı var. Biri Eski hammâm ve biri Yeni hammâm.
EÇS IX Y19b
Ve cümle üç yüz yetmiş dükkân ve yedi hân. Cümleden çârsû içinde Sultân Alâeddîn'in taş hânı bir tarz-ı acîbdir. Ve yine ana karîb Lonca hânı. Ve yedi kahvehânesi var, ammâ bezzâzistân yokdur. Ve çârsûnun ortasında fevkânî bir câmi‘i var. Ve bu şehr içre ancak bir kiremit örtülü hâne vardır. Ve Ermeni ve Rûm vardır, ammâ Yahûdî'nin vücûdu yokdur.
EÇS IX Y19b
Ve bu şehrin bâğ u bâğçesi çokdur. Ve âb [u] hevâsının letâfetinden mahbûb u mahbûbesine hadd [ü] hasr olmadığından uşşâkı çokdur. Anıniçün uşşâk şehri derler. Mahbûbları uşşâk perestlerdir. Hakîkatü'l-hâl bu şehre bir garîbü'd-diyâr kimesne gelüp bir iki gün mihmân olsa elbette âşık olması mukarrerdir. Hattâ hakîr bir duhter-i reze mübtelâ olup anınla def‘-i gam ederdik.
EÇS IX Y19b
Ve cümle ahâlîsi çuka ferrâceler ve serhadli kontoşlar geyerler. Ve ekseriyyâ muhibb-i Mevlânâları külâh üzre destâr sararlar. Ve zenânesi yassı başlı arakıyyesiz ve siyâh muhayyer ferrâce geyüp mü’eddebâne reftâr ederler.
EÇS IX Y19b
Ve bu şehirde yük çözülüp yük bağlanır bender şehr-i azîmdir. Anatolu eyâletinin deve ve araba işler gûyâ iskelesidir. Gerçi küçücük şehirdir, ammâ gâyet ma‘mûr şehirdir. Ve etrâf [u] eknâfı gâyet âbâdân olmak ile benî âdem izdihâmından sûk-ı sultânîlerinde omuz omuzu sökmez bir şehr-i benderdir. Ve sanâyi‘âtının meşhûrundan Uşşâk halısı ancak Acem Isfahân'ında ve Mısır şehrinde işlenir, ammâ hâlîçeleri ekâlim-i seb‘aya müstevlî olur. Yüz [[(---) (---)]] guruşluk dîvânhâne ve câmi‘ halıları işlerler kim nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn halılar olur.
EÇS IX Y19b
Ve çârsû içindeki çeşme-i cânbahşlar târîhidir:
EÇS IX Y19b
[Ve Elhâc] Mustafâ câmi‘i önünde yol aşırı olan çeşme târîhidir:
EÇS IX Y19b
Berrû aynen tüsemmâ selsebîl.Sene 1043 Q 11a P 11a
EÇS IX Y19b
Ve bu şehrin bâğ u bâğçesi gâyet çokdur. Ve câ-be-câ mesîregâh yerleri vardır. Cümleden şehrin yıldız cânibinde Kozlaraltı derler bir uyûn-ı câriyenin kenârında bir hoş-hevâ teferrücgâh yerdir. Hânemiz sâhibi anda hakîre ziyâfet edüp zevk [u] safâlar etdik.
EÇS IX Y19b–Y20a
Ba‘dehu bu şehirden refîkleri alup cânib-i şimâle çengelistân Y 20a ve sengistân mahûf u muhâtara yerleri yüz bin renc [u] anâ ile mâh-ı Temmûz'un şiddet-i harâretin çekerek tokuz sâ‘atde,
EÇS IX Y20a
Karye-i Murâd Ağa: Nehr-i Gedüs kenârında bâğ u bâğçeli müselmân köyüdür. Bir câmi‘i ve mesîregâh yerleri vardır. Ve nehr-i Gedüz şehr-i Gedüz'ün cânib-i şarkîsinde Murâd yaylasından tulû‘ edüp niçe nehirler dahi müctemi‘ olup cânib-i garba cereyân ederek Aydın diyârın saky edüp niçe kurâ vü kasabât ve şehirlere uğrayup on konak yer gidüp İzmir kurbunda Melemen şehri içinden ubûr edüp andan ikinci sâ‘atde Kara Foça kal‘ası dibinde Akdeniz'e mahlût olur bir âb-ı latîfdir. Ve merkûm Murâd Ağa karyesinden kalkup yine şimâle iki sâ‘atde,
EÇS IX Y20a
Kayâsıra-i Rûm'dan Gediz namında bir kralın binâsıdır. Sene (---) târîhinde Germiyanoğlu Ya‘kûb Şâh fethidir. Andan Yıldırım Hân eline girmişdir. Hâlâ kal‘ası şehrin cânib-i şarkında bir dere aşırı bir yalçın kaya üzre bir gök kal‘a-i metîn imiş. Ammâ sene 1025 târîhinde Sultân Ahmed vüzerâlarından Kuyucu Murâd Paşa kal‘anın ba‘zı yerlerin münhedim etmiş kim bir dahi celâlî kapanmaya mülâhazasıyla harâb etmiş. Hakkâki sa‘b u kavî Şeddâdî binâ-yı metîn kal‘adır. Sehel şey ile ta‘mîr olunmak mümkinü'l-husûl bir kal‘a-i Gedüs'dür, ammâ ne cirmde idüği malûmum değildir.
EÇS IX Y20a
Ve şehr-i Gedüs, Germiyan hâkinde Kütâhiyye eyâletinde serbest ze‘âmetdir. Bir kaç kerre Dârü's-sa‘âde kapu ağalarına hâs olmuşdur. Hâlâ ze‘âmet subaşılığıdır. Vâlî-i vilâyet vaz‘-ı yed edemez.
EÇS IX Y20a
Ve üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâdır. Ve nâhiyesi ma‘mûr u âbâdân kurâlardır. Kethudâyeri ve serdârı ve şeyhülislâmı ve nakîbi ve ulemâsı çokdur. Ve a‘yânından Azmîzâde Çelebi zât-ı şerîfdir. Hattâ refîkımız Sâ’ilî Çelebi Azmîzâde huddâmlarından olmak ile bu Azmîzâde Çelebi yanında kaldı. Ve yine hânedân sâhibi Murâd Ağa ve ze‘âmet sâhibi Beğzâde Yûsuf Ağa ve Beğ Efendi ve silihdâr sipâhî halîfesi Gedüslü Mehemmed Efendi pederi Mustafâ Ağa, bunlar a‘yân-ı vilâyetden ni‘metleri mebzûl kimesnelerdir.
EÇS IX Y20a–Y20b
Ve şehr-i Gedüs bir sengistân dar boğaz içinde bir dere kenârında vâki‘ olmuş dere ve depeleri zeyn etmiş kat-ender-kat ma‘mûr hâne-i zîbâlardır. Bu cânib hânelerinin yüzleri cânib-i şarka nâzırdır ve derenin karşu tarafında çârsû-yı bâzâr olan evlerin dahi yüzleri şarka nâzırdır. Ve bu taraf evlerinin karşu kıble tarafı evc-i âsumâna ser çekmiş kal‘a-i bâlânın kayasıdır kim aktâr-ı arzı geşt [ü] güzâr eden seyyâhân-ı berr ü bihâr cânbâz tâ’ifesi pehlivânları yigirmi otuz yılda bir kerre bir azîm cem‘iyyet-i kübrâ ile bu şehr-i Gedüs'e gelüp birbirlerin imtihânen bu kal‘a kayasına resen bağlayup gûnâ-gûn arz-ı mahâretler gösterüp Y 20b urûc eden post sâhibi ser-çeşme pehlivân olur. Niçesi pâre pâre olur. Hâlâ aşağı derk-i esfelde medfûndurlar. Ne‘ûzübillâh benî âdem aşağı bakmağa cür’et edemez. Bu kal‘anın bu kullesi kayalar üzre tâ bu mertebe eflâke ser çekmişdir kim efvâh-ı nâsda Cânbâz kullesi derler, meşhûr-ı âfâkdır.
EÇS IX Y20b
Bu Cânbâz kayası üzre biribiri üstüne kat-ender-kat havlısız ve bâğ u bâğçesiz daracık evlerdir. Yüzleri cânib-i garba nâzır gâyet ma‘mûr evlerdir ve yolları sa‘b ve eniş yokuş zıyk yollardır. Bu zikr olunan hâne ve sarâyların cümlesi iki bin toprak örtülü evlerdir.
EÇS IX Y20b
Ve cümle 13 mahalledir ve yigirmi mihrâbdır. Cümleden câmi‘-i kadîm Mahkeme kurbunda Hacı Mustafâ câmi‘i, kurşumlu bir küçük câmi‘dir. Kapusu üzre târîhi:
EÇS IX Y20b
Kad benâ lillâhi dâra's-sâlihînSâhibü'l-hayr innehâ min nefsikümKîle fî itmâmihâ yâ âbidînCâ'e târîh innehâ hayrun leküm.Sene 957.
EÇS IX Y20b
Ammere hâze'l-câmi‘e Muzaffer bin Hamza.Sene 957.
EÇS IX Y20b
Ve câmi‘-i Gazanfer Ağa çârsû içinde cemâ‘at-i kesîreye mâlik câmi‘-i latîfdir. Anatolu'da Tire ve Ma‘nisa'da misli yok bir musannâ‘ ve rûşen kurşum örtülü câmi‘dir. Ve kapusu üzre manzûm târîh budur:
EÇS IX Y20b
Gazanfer sâhibü'l-ihsâni ve'l-cûdKodu erbâb-ı hayrât içre bir adGörüp Azmî dedi târîhin anınZehî câmi‘-i nişân-ı cennet-âbâdSene 998
EÇS IX Y20b
Azmî gördükde dedi târîhinRûşen-âbâd dilküşa hammâmSene 995.