EÇS IX Y28a
Niçe bin bu gûne elfâz-ı mâ-lâya‘nîleri var kim istimâ‘ edenlerin aklı perîşân olur. Gerçi âbâ ve ecdâdımızın lisânlarıdır, ammâ bizim cedlerimiz sâkin olduğu nefs-i Kütâhiyye ve Demirci şehrinde bu gûne kelâmlar yokdur.
EÇS IX Y28a
Ammâ bu şehrin halkı garîb-doslardır ve ni‘metleri fukarâlara mebzûldür. Ve hânemiz sâhibi Elhâc Velî, hânedân sâhibi, merd-i Hudâ, mün‘im kimesnedir.
EÇS IX Y28a
Andan cânib-i garba dağlar ve taşlar ve dere ve depeler üzre Tekneci beli nâm mahalli hamd-i Hudâ âsân vech ile ubûr edüp 4 sâ‘atde,
EÇS IX Y28a
Kayacık kasabasından kal‘a nümâyândır, ammâ hayli ba‘îddir. Evce ser çekmiş bir vîrân kal‘a-i balâdır. Varup temâşâ etmeden kasabasında Bostâncı Mehemmed Ağa hânesinde meks etdik.
EÇS IX Y28a
Sarhan sancağı paşasının hâssıdır. Subaşısı hâkimdir. Ve yüz elli akçe kazâ-yı âsümânîdir. Ve nâhiyesi yedi pâre kasaba-misâl kurâlardır. Kethudâyeri ve serdârı vardır. Müftîsi ve nakîbi yokdur.
EÇS IX Y28a
Ve şehri cümle üç yüz toprak örtülü Etrâk evleridir, ammâ bâğ u bâğçesi gâyet çokdur. Ve bir mahalle ve bir câmi‘i var. Minâresi câmi‘in harem kapusu üzre vâki‘ olmuşdur. Bir alçacık tahta minâredir. Ve bu minâre dibinde bir âb-ı rakîk çeşmesârı vardır, buz-pâre suyu vardır. Ve iki mescidi ve evleri ol kadar müzeyyen değildir.
EÇS IX Y28a–Y28b
Ve bu kasabanın cânib-i erba‘ası ol kadar kurâ seng-i Y 28b hârâ kayalardır kim gûyâ seng-i Mâzenderân'dır. Atlarımız gücile ayak basardı.
EÇS IX Y28b
Ve hân ve mekteb ve medrese ve imâret ve çârsû-yı bâzârdan bir şey yokdur. Ancak bir küçük hammâmı var. Ol dahi şiddet-i şitâda işler. Gayri zamânda mesdûd durur
EÇS IX Y28b
Ve ba‘zı kimesneler evlerindende evlerinde tabbâklık işlerler. Gâyet latîf kırmızı sahtiyân olur. Anatolu'da Kayacık sahtiyânı deyü meşhûrdur. Hattâ Edirne ve Mısır İskenderiyyesi kırmızı sahtiyânına gâlibdir. Ba‘zı mücellidler kitâbullâhlara bundan isti‘mâl ederler.
EÇS IX Y28b
Ve şehrin şimâl tarafında dereler ve bayırlar üzre etrâf kasaba ve kurâlar ahâlîlerinin bâğları cümle bu Kayacık'dadır, zîrâ ekin kânı değildir. Âb [u] hevâsı, bâğ u bâğçesi gâyet latîf olduğundan âbdâr ve dânedâr şîrîn Q 15b P 15b bey‘ [u] şirâsı olur. Ve bu bâğlarda hâsıl olan la‘lgûn kirazın her biri birer esedî riyâle berâber vezn etdik, ammâ niçe bin kirazdan intihâb edüp vezn etdik. Hattâ Anatolu'da kırmızıya müte‘allik bir şey medh olunsa "Kayacık sahtiyânı ve kirazı gibi kırmızıdır" derler. Ve dilberânların yanakları ve lebleri medh olunsa "Kayacık kirazı dudaklı bir serfirâz-ı cihân dilberdir" derler.
EÇS IX Y28b
Ve bu şehir halkından refîkler alup Kayacık kal‘ası bir vâcibü's-seyrdir deyü sengistân yalçın ucbe-likâ mahûf u muhâtara dağları bir sâ‘atde aşup,
EÇS IX Y28b
El-azametü lillâh, eğer bu kal‘anın içinde düşmanı olsa âsumânda kerrûbiyândan gayri buna zafer bulur mahlûk kâdir olamaz. Cânib-i erba‘ası çâh-ı gayyâ-misâl dere-i Hümeze ve Lümeze derekeleridir. Kal‘a kendüsi zirve-i a‘lâya ser çekmiş bir serâmed kadd-i kıyâmet yalçın kara kaya üzre şâhin âşiyânlı bir küçük kal‘adır. Kâmil iki sâ‘atde urûc olunur bir yed-i kudret kal‘asıdır. Ve henüz üstâd mühendis elinden çıkmış bir binâ-yı üstüvârdır, ammâ Hudâ bilür ne zamân inşâ olunmuşdur. İçinde bir kenîse-i köhne ve bir zîr-i zemîn su sarnıcı var, âdem ve âdem-i zâtdan bir şey yokdur. Cümle Aydın sancağı sahrâları ve kurâları ve kasabâtları sahâyif-i kitâb gibi nümâyândır. Ve kapusu cânib-i şarka mekşûfdur, kanatları yokdur. El-hâsıl aceb tahassun edecek kal‘a-i bâlâdır.
EÇS IX Y28b–Y29a
Bunu dahi temâşâ edüp kal‘anın cenûbunda iki sâ‘at karîb bir yalçın kaya vardır. Üç konak Gedüs şehrinden ve Ulubor'dan ve Bozdağ'dan ve Aladağlardan ve Nif şehrinden görünür bir yalçın cebel-i kebûddur kim vakt-i zuhurda tâ zirve-i a‘lâsı ebrler içinden ancak nümâyân olur bir kayadır. Bi-emr-i Hudâ Tûfân-ı Nûh'da eyle bir kaya hâsıl olmuş. Naldöken kayası derler. Yolu dahi hakkâ kim atların na‘lın döker bir sengistân yoldur. Andan iki sâ‘at garba dağlar ve beller ve çamlı Y 29a yollar aşup,
EÇS IX Y29a
Ey imdi ihvân-ı vefâ, otuz iki senedir on sekiz pâdişâhlık yer seyâhat etdim, böyle bir sun‘-ı Girdigâr ve mehîb kûh-ı bâlâ görmedim. Tâ şems-i âteştâb zevâle varmayınca kal‘anın zirvesi üzre burc [u] bârûları âşikâre olmaz. Tâ bu mertebe bülend kûh-ı Elvend-misâl bir cebel-i acîbe ve garîbedir.
EÇS IX Y29a
Bu kayanın cânib-i erba‘ası şâhin yuvası ile mâl-â-mâl olduğından Şâhin kayası derler, ammâ Yûnâniyândan Yanvan tevârîhinde bu kayaya Petromir derler. İzmirne nâm avret kralenin yaylağı imiş. Ve kal‘a anın binâsı olmağile taşdan bir perîçehre avret sûreti kapunun sağ tarafında ceseden kendü âyînesiyle timsâl olunmuşdur. Seyyâhân-ı Rûm ve Arab u Acem ve Hind ü Sind ve Dâdyân diyârların geşt [ü] güzâr eden mellâhân-ı bihâr ve tüccârân-ı berr ü kûhsâr-ı cihânbîn mabeynlerinde Şâhin kayası deyü meşhûrdur, ammâ ne şâhin niçe kerre yüz bin şâhin ve zağanos ve balaban ve miskî kartal ve gerges ve devlingeç âşiyânları ile zeyn olmuş bir kûh-ı Sübhân'dır. Misli meğer yine Van bahri sâhilinde Sübhân dağı ola.
EÇS IX Y29a
Ve bu kayanın cânib-i erba‘ası eyle mücellâ kayadır kim rûy-i zemîn kemândârları zemînden zirve-i senge tîr perrân etseler nısfına ancak erişir. Ve bu kal‘anın tâ zirvesine urûc etmeğe seng-i hârâyı Ferhâdvâr kesüp yol etmişler. Kâmil üç bin elli kademe kesme kaya nerdübândır. Her kademesi nısf mi‘mâr zirâ‘ıdır. Bu râh üzre ba‘zı ârâmgâh yerler kesmişler. Kayanın etrâfına dolanarak ubûr olunur. Ammâ at ve katır ve hımâr çıkamaz.
EÇS IX Y29a
Ammâ hakîr atları aşağıda bırağup bir kaç huddâmlar ile etek dermiyân ile var kuvveti bâzûya getirüp yüz bin renc [ü] anâ ile çıkup rûy-i zemîni serâser-vâr nakş-ı bûkalemûn temâşâ etdik. Sahîfe-i edîm-i arz gûyâ bir münakkaş ebrî hıtâyî varak gibi nümâyân idi. Ve yedi konak garba Akdeniz bir halîc-misâl zâhir idi. Tâ bu mertebe bir cebel-i bülenddir. Ana hâ’il ebr-i kebûddan gayri meğer pervâz uran murgân ola. Ammâ bunda dahi âdemî-zâtdan ferd-i âferîdeden kimesne yokdur. Kaydefâ ve İzmirne melikelerin sarâyları henüz üstâd elinden rehâ bulmuş nüzhet-âbâd binâlardır.
EÇS IX Y29a–Y29b
Ve bârân-ı rahmetin bir katresi zâyi‘ olmamak içün su sarnıçları vardır kim hâlâ âb-ı hayât âb-ı bâridler ile memlûdur. Ve püşte-i kûha üstâd Ferhâd tîşeler urup gâr-ı azîmler kazup ve cemî‘i nâzil olan matarlara yollar kazup kayaların yüzünden cereyân eden bârân-ı rahmetin bir katresi zâyi‘ olmayup gârlara cereyân eder. Bu tertîb üzre amâr olmuş püşte-i a‘lâdır. Y 29b
EÇS IX Y29b
Ve bu kayanın tâ zirvesinde üç aded azîm göyner ağaçları hâsıl olmuş. Subhân el-Hallâk el-Bâkî bu terkîm olunan eşyâlardan mâ‘adâ yılan ve çıyandan gayri bir şey yokdur. Andan yine nüzûl edüp atlarımıza süvâr olup bu kayanın dibinden geçüp dörd buçuk sâ‘atde garba teper aşağı enüp mezkûr Şâhin kayasının zirve-i a‘lâsı ebr-i kebûdlar içinde kaldı.
EÇS IX Y29b
Ve aşağı sahrâsında nehr-i Banyas cereyân eder. Yine Banyas dağlarından tulû‘ edüp nehr-i Gedüz'e mahlût olur. Atlarımız ile hıyâbânlar içre yedi kerre ubûr edüp Q 16a P 16a üçüncü sâ‘atde,
EÇS IX Y29b
Karye-i Yaya Kızıldığı: Kırk evli, bir câmi‘li müslim karyesidir ve ze‘âmetdir. Anı geçüp bir mahsûllü öz içre 3 sâ‘at dahi gidüp altıncı sâ‘atde,