İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Eserler · Osmanlı Türkçesi

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi

Osmanlı 17. yy. Düzyazı-Şiir kısaltma: EÇS metin aranabilir

Kaynak notu (editör girişi): Künye: EÇS <kitap> <varak>; IX. ve X. kitaplarda esas yazma Y'nin varağı (ör. EÇS X Y451a). Metin içinde ⟦218a⟧ varak başını, ⟦3 satır boş⟧ yazmada boş bırakılan satırları, ⟦Arapça⟧ neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibareyi gösterir (bunlar sözcük sayılmaz). Neşrin işaretleri korunmuştur: [ ] editör eklemesi, ( ) editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer, { } derkenar (çıkma), (---) yazmada boş bırakılmış sözcük, (...) okunamayan sözcük, (?) okuma kuşkusu. Dipnotlar (âyet mealleri) ile neşirlerin giriş, içindekiler ve dizin bölümleri alınmadı. Word dosyalarındaki Mac Türkçe yazı tipi bozulmaları (› fl fi € ‹ ⁄ → ı ş Ş ğ İ Ğ) ile I., VIII. ve IX. kitaplarda küçük i'ye düşmüş büyük İ'ler düzeltildi; III. kitabın iki kopyası birleştirildi; birkaç kesin dizgi hatası (amãn → amân, sene l044 → 1044 vb.) giderildi.

Kaynak yayın

  • Evliyâ Çelebi b. Derviş Mehemmed Zıllî, Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi: Topkapı Sarayı Kütüphanesi yazmalarının transkripsiyonu – dizini, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.
  • I. Kitap (Bağdat 304; yeni baskı): haz. Robert Dankoff, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı.
  • II. Kitap (Bağdat 304): haz. Zekeriya Kurşun, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1998.
  • III. Kitap (Bağdat 305): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1999.
  • IV. Kitap (Bağdat 305): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, 2000.
  • V. Kitap (Bağdat 307): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, İbrahim Sezgin, 2001.
  • VI. Kitap (Revan 1457): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 2002.
  • VII. Kitap (Bağdat 308): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2003.
  • VIII. Kitap (Bağdat 308): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2003.
  • IX. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2005.
  • X. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2007.

Derlem metni bu yayındaki okumaya dayanır; çeviriyazı işaretleri yeniden yazılmıştır.

Yazar: Evliyâ Çelebi. Yazma: Topkapı Sarayı Kütüphanesi Bağdat 304, 305, 306, 307, 308; Revan 1457 (IX–X. kitaplarda Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 ve Pertev Paşa 462 ile karşılaştırmalı).

Sayılarla

64.002
cümle
2.448.046
sözcük
149.437
ayrı biçim
79.216
tek geçişli
%53,0 (hapax)
0,596
STTR
standart tür/sözcük
38,2
sözcük / cümle
5,65
harf / sözcük
1
eksik yer (lakün)

Metin

Neşrin işaretleri
  • [u] Editörün anlaşılırlık için eklediği harf ya da sözcük
  • (ve) Editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer
  • {üzüm} Derkenar (yazmanın kenarındaki çıkma), metne yerleştirilmiş
  • (---) yazmada boş bırakılmış sözcük; (...) okunamayan sözcük; (?) okuma kuşkusu
  • 218a yazmanın varak başı (IX–X. kitaplarda Y, Q, P yazmaları); 3 satır boş yazmada boş satırlar; Arapça neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibare — sözcük sayılmaz
  • ‘ ayn, ’ hemze; â î û uzun ünlü. Aramada “Akıllı” kipte a i u ile de bulunur.

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi, Yapı Kredi Yayınları neşri (I–X. kitaplar); işaretler neşrin işaret tablosundandır.

— bir sözcüğün üzerine gelin ya da dokunun: madde başı, anlamı ve biçimi görünür.

EÇS IX Y36b–Y37a
Ammâ bu mesîregâhlardan ziyâde vâcibü's-seyr Hünkâr bâğçesidir. Şehrin aşağı şimâl cânibinde sahrâ-yı lâlezârda vâki‘ olmuş cânib-i erba‘ası kal‘a gibi tuladan mebnî çâr-kûşe bir binâ-yı metîndir. Ve cânib-i garba nâzır bir tahta kapusu var. Dâ’iren-mâdâr cirmi üç bin üç yüz adımdır. Ve Âsitâne tarafından bostâncıbaşısı ve iki yüz sarı külâhlı bostâncıları vardır. Dâ’imâ bu bâğ-ı İremi tîmâr edüp anda olan selef mülûklerinin hâlîçe ve hevâyic ve altun ve gümüş makûlesi evânî ve sîm [ü] zer lüleleri ve fıskıyye ve kadehleri cümle anların kabza-i Y 37a tasarruflarındadır. Ve cümle maksûreleri ve kâ‘aları ve gayri imâretlerin kurşumların ve mutallâ alemlerin gözedüp bu bâğ-ı İremezâtı ta‘mîr ü termîm ile mukayyed olurlar. Ve mahsûlâtın ba‘de'l-masârıf Âsitâne'de terekecibaşıya irsâl ederler. Senevî yedi yük akçe mahsûlünden hâsıl olur. Neferâtlarının vazîfeleri cizyedendir.
EÇS IX Y37a
Bu ravza-i Rıdvân ve hadîka-i bâğ-ı cinân eyle bir hıyâbân yerdir kim âdem maksûrelerinde meks etdükde şükûfesinin râyiha-i tayyibesinden âdemin demâğı mu‘attar olur. Ve Cenâb-ı Bârî rûy-i arzda sun‘un izhâr içün ne kadar kerre yüz bin elvân nebâtât, kiyâhât, ezhârât-ı hoş-bû halk etmiş ise cümlesi bu gaytân-ı İremezâtda mevcûddur. Ve selef ukalâları bu bâğ-ı sadrenc-nakşı tarh edüp ale't-tertîb çırpı ile niçe yüz bin şecere-i müsmirâtı ve gayri dıraht-ı çınârları ve kavak ve servi ve bîd-i sernigûnları ve gûnâ-gûn şecere-i tayyibeleri diküp sâf sâf ale't-tertîb dizilüp durur. Böyle bir sâyedâr ve koyah hıyâbân hadîka-i sultândır kim midhatinde lisân batîdır.
EÇS IX Y37a
Ve bu bâğçeye muttasıl yol aşırı bir namâzgâh-ı müslimîn vardır. Sahrâ-misâl bir musattah vâdîdir. Cânib-i erba‘ası alçak kârgîr dîvârlı yerdir. İçine elli bin âdem girse yine bir cânibi tehî olur. İçinde havuzları ve fevvâreleri pertâb edüp cereyân etmededir. Başka huddâmları vardır, çemenzârın hıfz [u] hırâset ederler.
EÇS IX Y37a
Ve bu şehr-i Ma‘nisa cebel-i Duman dâmeninde şarkdan garba tûlânî vâki‘ olmuşdur. Hânelerinin nısfı dağa arka vermiş hevâdâr evlerdir. Serâpâ yüzleri şimâle nâzırdır. Ve nısfı aşağı düzde vâki‘ olmuş şehr-i azîm ve bilâd-ı kadîmdir. Ve garb tarafında Karaköy kapusundan tâ şark tarafında Durkutlu mahallesine varınca bu şehrin tûlü kâmil yedi bin adımdır. Ve arzının ba‘zı yeri üç bin adım ve ba‘zı mahalli dörd bin ve beş bin adım olur. Ve dahi Sultâniyye câmi‘inin önünden kıble tarafına yokuş yukaru Ulu câmi‘ önünden tâ iç kal‘aya varınca dörd bin adımdır.
EÇS IX Y37a–Y37b
Ve bu şehr-i İremde cümle (---) hammâmdır. Evvelâ Karaköy hammâmı ve Çaybaşı hammâmı ve Tahtalkal‘a hammâmı. Ammâ cümle âb [u] hevâsı ve binâsı ve huddâmları ve esbâbları pâk ü latîf ferah-fezâ ve müferrih dilküşâ hammâm-ı zîbâ ve binâ-yı ra‘nâ Sultân hammâmıdır kim vâcibü's-seyr bir câmekâne ve bir orta soffaya mâlikdir kim misli meğer İslâmbol'da Ebü'l-feth'in Çukur hammâmı ola. Ammâ bu hammâm sekiz tâk-ı kisrâ-misâl üzre bu kubbe-i nîlgûn tâs-ı sernigûn kâse-i eflâke mânend bir kubbe-i demâvenddir. Ve üstâd mühendislerin nakli üzre bu câmekân kubbesi mahmiyye-i Y 37b Kostantiniyye'de Selîm Hân-ı Evvel câmi‘inin kubbesi cirmindedir, derler. Ve sekiz aded kemerlerin mâbeyninde birer soffa ve her soffa üzre ikişer lüleli ikişer kurnalar vardır. Ve çâr-kûşesinde dörd halvet-i rûşeni var. Ve eyle beyâz mermer-i hâmlar ile mefrûş olmuşdur [ki] âdemin reng-i rûyları nümâyândır. Ve kubbesinin ortasındaki soffa-i ruhâm bir hırmen cirminde bir seyr [ü] temâşâ edecek münakkaş soffadır. Ve bir şâzrevânı kubbeye pertâb edüp revân olmadadır. Ve kubbe-i âlîsinde üç yüz aded necef ve billûr ve moran ve talk câmlar ile müzeyyendir. Her câm şem‘dân sofrası cirmindedir kim Vâlide merhûme an-kasdın Venedik moranından getirdmişdir. Nazîri temâşâ etdiğimiz diyâr hammâmlarının birinde yokdur.
EÇS IX Y37b
El-hâsıl Ma‘nisa şehrinin binâ-yı memdûhunun biri dahi bu hammâmdır kim şehrin âb-ı rûyıdır. Ve âb Q 20a P 20a [u] hevâsı ol kadar latîfdir kim âdem bir gün otursa sudâ‘ ârız olmayup aslâ ve kat‘â harâret vermez. Zîrâ cânib-i erba‘asının dîvârlarının kerpici ve cibisi gülâb ve za‘ferân ve lâden ile tahmîr olunmuşdur. Dîvârlarının râyihasından dâhilinde olan gâsilin demâğları mu‘attar olur. Böyle bir hammâm-ı rûşenâdır. Bundan gayri hammâmları memdûh değildir.
EÇS IX Y37b
Ve bu şehr içre cümle üç bin kırk çeşme-i âb-ı sâfî var. Ve her hân[e]de birer uyûn mukarrerdir.
EÇS IX Y37b
Ve bu şehirde ve Karaköy'de cümle üç bin üç yüz altmış dükkândır. Ve kârgîr binâ-yı kavî kubâblı bezzâzistânı vardır. Birinin nısfını câmi‘ etmişler, Bezâsten câmi‘i derler. Ve nısfı gazzâzlar bezzâzistânıdır. Şâhrâhında ibrîşim taft ederler. Eski bezâstân demek ile ma‘rûfdur. Atîk kâr-ı kadîm olmağile bânîsi kimesnenin malûmu değildir.
EÇS IX Y37b
Biri dahi Yeni bezâztân derler. Bu dahi kâr-ı köhne ve kubbe-i âlîler ile gâyet ma‘mûrdur. Cümle mevcûdat kâlâ-yı vâlây melbûsât ve zî-kıymet hevâyicât bunda bî-kıymet firâvândır. Ve Eski hammâm kurbunda bezzâzistân-misâl iki başı kapulu bir şâhrâhın tarafeyni yüz mikdârı kârgîr dükkânlardır. Ammâ bunda Sipâh bâzârı olup âlet-i harbe ve elbise-i fâhireye müte‘allik metâ‘lar bey‘ olunur.
EÇS IX Y37b
Ve tahte'l-kal‘ada elli aded dükkânlı ve iki başı dervezeli sûk-ı sağîredir. Ammâ kârgîr değildir. Bunda edviye ve ma‘âcîn-i Uşşâkî bey‘ olunup dilber lebi ma‘cûnu bâzâr olur. Bir bâzâr-ı mahabbetdir kim aslâ uşşâkdan hâlî değil bir kân-ı zürefâ ve yârân-ı vefâ esvâkıdır.
EÇS IX Y37b–Y38a
Ve Tahılbâzârı meydânında hân-misâl sekiz amelî sütûn üzre kiremit ile mestûr bir meydân vardır. Hafta bâzârı oldukda gendüm ve dakîk ve cümle gılâl bunda bey‘ olunur. Muhtesib kantârı Y 38a bundadır. Her gılâl-ı me’kûlâtdan öşr-i sultânî alır.
EÇS IX Y38a
Ve bu bâzâr-ı Tahtalkal‘a meydânında fevkânî ve tahtânî hevâdar ve müferrih kahvehâneler var kim her birinden fıskıyye ve havz [u] şâzrevânlar ile müzeyyen kahâvîlerdir. Cemî‘î a‘yân-ı vilâyetin ve cümle erbâb-ı ma‘ârifin birbirleri ile müşerref olacak cây-ı sürûrlarıdır kim her birinde dörder mahâfil binâ olunmuşdur. Birinde hânende ve sâzendegân, birinde rakkâsân-ı cüvanân ve birinde kıssahân-ı meddâhân, birinde şâ‘irân-ı gazelhân ile memlû bir mecma‘u'l-irfân kahvelerdir.
EÇS IX Y38a
Ammâ Tahtalkal‘a kahvelerinden latîf Karaköy'deki kahvenin misli rub‘-ı meskûnda yok bir bî-bedel kahve bâğ-ı İremezât ve murgzâr-ı Furât misilli bir kahve-i zîbâdır kim misli Haleb'de Arslan Dede kahvesi yâhûd Şâm'da Sinâniyye kahvesi veyâhûd Mısır'da Harâbâbâd kahvesi ola. Ammâ bunlardan musanna‘ kahvedir. Dâ’imâ benî âdem ile leb-ber-leb olduğından beher yevm birer kantâr kahve sürülüp yevmiyye beşer yüz âdem huddâmları var. Her köşesinde uşşâkan-ı müştakân birbirleri ile cân sohbeti ederler. Böyle bir cem‘iyyet-i kübrâ yeri kahvehânedir. Cânib-i erba‘asındaki gül [ü] gülistân ve bâğ-ı reyhânı içre niçe bin tuyûrun ve hezârân hezârların asvât-ı hazînleri ve mürgân-ı andelîbânın ve hânende ve sâzendegânın birbirlerine hasmâne fasılları zevkinden hissedâr olan benî âdem dembeste ve hayrân olur. El-hâsıl Ma‘nisa şehrinin âb-ı rûyından olup şöhret veren bu cây-i safâ kahve-i zîbâdır.
EÇS IX Y38a
Ve bu şehir bir kumsal zemîne vâki‘ olmağile her cânibi taş döşeli kaldırım değildir, illâ bezzâzistân semtleri ve Sarrâchâne ve Kavvâfhâne esvâkları ve Tahtalkal‘a ve Çâşnigîrbaşı câmi‘ cânibleri ve gayri sûk-ı sultânîler serâpâ musanna‘, mefrûş seng-i beyâz ile ârâste pâk kaldırımlardır.
EÇS IX Y38a
Ve halkı gâyet pâk ve nazîf ü zarîf olduklarından çârsû-yı bâzârı her bâr huddâmları âzâr ederek dâ’im tathîr edüp sulayup serdâb edüp herkes dekâkînlerinde gerd [ü] gubârsız meks edüp bey‘ [u] şirâ ederler. Ve gül [ü] sünbül ve zerrîn ve reyhân ve erguvân ve zanbak ve gül-i mutabbak mevsiminde kâşî-i çin bardaklar ile cemî‘i dükkânları bu zikr olunan şükûfeler ile zeyn edüp tarîk-ı âmdan güzer eden âdemlerin demâğı mu‘attar olur.
EÇS IX Y38a
Ve her çârsû râhları içre çınâr ve bîd-i sernigûn ve kavak ve engûr şecerleri ile ârâste olmuş esvâklardır kim koyah gölgeliklerdir.
EÇS IX Y38a
Ve âb [u] hevâsının hoşluğundan mahbûb u mahbûbesi vefret üzredir. Gerçi Etrâk diyârıdır ammâ taht-ı kadîm ve şehr-i azîm olmağile halkı gâyet söz anlar mîr-i kelâm erbâb-ı ma‘ârif şu‘arâları çokdur.
EÇS IX Y38a–Y38b
Evvelâ Ânî Y 38b ve Vanî ve Kânî ve Âbî ve Zülâlî ve Lâlî ve La‘lî ve Lâkî ve Vâlî nâm şu‘arâlar fasîhü'l-lisân ve bedî‘ü'l-beyân sâhib-i dîvân kimesnelerdir.
EÇS IX Y38b
Ammâ Lâlî Çelebi mukaddemâ şîrîn kelâm-ı sühân-perdâz ve kelimât-ı fesâhatde hümâ-pervâz ve hoşgûy ehl-i fazl kimesne imiş. Ba‘dehu kendüye ağrı hastalığı ârız olup hikmet-i Hudâ zebânında bir lüknet hâsıl olup Lâlî tahallus eder. Mukaddemâ Le‘âlî imiş. Hâlâ bî-zebândır. Kimesne ile kelimât etmeğe nutka mecâli yokdur. Ammâ kilk-i cevâhirin ele alup ser-i kalemden bilâ-tasîh niçe beyt ve kasâ‘id ve târîhler eder kim Hassân ve İmrü'l-kays misilli tasavvufâne dürr-i meknûnlar tahrîr eder. Hâlâ bir müdevven dîvânı vardır ve hüsniyyât [u] hicviyyâtı dahi memdûhdur.
EÇS IX Y38b
Ve Nîmî Çelebi dahi Lâlî Çelebi'ye hem-pâdır. Nîmî tahallus etmesinin aslı meflûcdur. Kemerinden aşağı pâylerine Q 20b P 20b varınca pâydâr olmadığından Nîmî tahallus edüp Lâlî ile Nîmî birbirleriyle hempâ olmaları o cihetdendir. Ammâ hakkâ ki ikisi dahi fâzıl ve üstâd-ı kâmillerdir. Gerçi bu Nîmî meflûcdur ammâ Cenâb-ı Bârî buna bir talâkat-i lisân vermiş kim bununla akrânı şu‘arâlar değil belki gayri ulemâlar dahi bununla mubâhese-i ilmiyye edemezler, zîrâ gâyet akl-ı Arasto çelebidir. Ammâ şeb [u] rûz halkı mezemmet [ü] kadh edüp kuduz it gibi dalamadadır. Ammâ her hicvi Sihâm-ı Kazâ-i Nef‘î'ye mânenddir.
EÇS IX Y38b
Ve Şeyhülislâm Mahmûd Efendi dahi fuzelâyi'd-dehrden ve ulemâ-yı asrdan efsahü'ş-şu‘arâ ve'l-bülegâ yegâne-i asır çelebidir. Ve ilm-i musîkîde musîkîvâr serâgâz etdükde kavl-i edvâr üzre tahrîratında sihr-i mübîn edüp istimâ‘ eden deverân etmesi mukarrerdir. Ve'l-hâsıl bu şehirde on yedi dîvân sâhibi şu‘arâ vardır.
EÇS IX Y38b
Ve ulemâ ve sulehâsına ve e’imme ve hutebâsına ve meşâyihine hadd [ü] hasr yok. Cenâb-ı Bârî'nin nazarı te‘allûk etdüği bir şehr-i azîmdir .
EÇS IX Y38b
Ve ahâlî-i vilâyetin ekseri tüccâr ve ehl-i hiref ve ulemâ ve ehl-i sanâ‘at ve ehl-i kanâ‘at ve ehl-i ibâdet ve ehl-i ziyâretdir.
EÇS IX Y38b
Ve ekseriyyâ halkı çuka ferrâce ve serhaddî ve kontoş ve nâzik boğası elvân bez geyerler. Ve niçe bin fukarâları muhibb-i Mevlânâ olmak ile Mevlevî külâhı üzre destâr-ı Muhammedî sararlar.
EÇS IX Y38b
Ve zenâneleri siyâh ve mâvî ve la‘lgûn muhayyer ve çuka ferrâceler geyüp gâyet mü’eddebâne hareket eder havâtînlerdir.
EÇS IX Y38b
Ve halkının kâr [u] kisbleri ekseriyyâ Ma‘nisa alacası işliyüp kâr ederler. Ve beledî yasdıkları dahi memdûhdur.
EÇS IX Y38b–Y39a
Ve me’kûlât [u] meşrûbâtının meşhûru beyâz nohudlu çöreği ve bahârlı mekik böreği ve Arab gevreği ve beyâz tennûr kirdesi ve gûnâ-gûn buzlu vişne hoşâbı ve üzüm şerbeti ve lezîz Ma‘nisa pâlûdesi, üstü bâdâmlı gâyet meşhûrdur. Ve hâs ve beyâz anasonlu ve çörek otlu ekmeği bir vukıyyesi kuş gözü Y 39a akçe ile bey‘ olunur. Gâyet ganîmet şehirdir. Ve elli akçesi bir dirhem gelir hurde akçe ile elli dirhem yağlı çörek bir akçeye ve bir at yemi bir akçeye ve lahm-ı ganemin bir vukıyyesi bir akçeye ve cemî‘î eşyâsı buna göre kıyâs oluna.
EÇS IX Y39a
Ve iklîm-i râbi‘den olmağile hevâsı mu‘tedildir. Arz-ı beledi (---) (---) (---) (---) ve tûl-ı nehârı (---) (---) (---) (---) ve kıblesi şehrin ensesindeki Duman dağına müteveccih olunur. Bu eşkâlde bir şehirdir. Ammerekallâh
EÇS IX Y39a
Evsâf-ı ziyâretgâh-ı Ma‘nisa
EÇS IX Y39a
Evvelâ Murâdiyye kurbunda fâtih-i vilâyet Sarhan Beğ Sultân bir kubbe-i âlîde medfûndur. Ziyâretgâh-ı ünâsdır. Niçe keşf [ü] kerâmâtlar zâhir u bâhir olmuş mücâhidün fî sebîlillâh bir gâzî pâdişâhdır.
EÇS IX Y39a
Ve Seyyid İbrâhîm Sultân ve ana karîb Revâk Sultân ve Hâkî Baba Sultân ve Hünkâr Bâğçesi kurbunda ziyâretgâh-ı Şehzâdegân ibn Murâd Hân-ı Sâlis ve Şehzâde Sultân Mehemmed-i Sâlis ki fâtih-i Eğri'dir sene 976 târîhinde bu Ma‘nisa'da mütevellid olmuşdur. Ve Bektaş Paşa Sultân ve Kemâl Ümmî Baba Sultân sene (---) târîhinde merhûm olup bu şehirde âsûdedir. Hâlâ merkad-i pür-envârı ziyâretgâh-ı erbâb-ı hâcâtdır.
EÇS IX Y39a
Niçe yüz te’lîfâtlarından ekseriyyâ ulûm-ı şettâsı Türkî ve Fârisî tasavvufâne eş‘âr-ı belîğleri ve müdevvenleri vardır. Ve Hazret-i Risâlet-penâh'ın bu hadîs-i şerîfi ki Arapça hadîs-i şerîfinin tercümesinde bir hoş âyende selîs manzûm risâle etmişdir. Beyne'l-ulemâ hayli müşkil ve muğlâk te’lîfdir. Niçe âlimler şerh etmede âciz olmuşlardır.
EÇS IX Y39a
Ve ceddimiz Ece Ya‘kûb Beğ Mâhân diyârındandır. Âl-i Osmân ceddi Ertuğrul Beğ ile ma‘an Rûm'a gelüp ibtidâ Gâzî Süleymân Beğ ile Kapudağı'ndan kırk nefer kimesne ile sallar düzüp deryâdan ubûr edüp ibtidâ İpsala şehrin feth eden bunlardır Lapseki'de iskele başındaki câmi‘ ve İznik'de Ya‘kûb Ece câmi‘i bunlarındır. Hâlâ hatt-ı şerîfler ile tevliyetleri bu hakîrindir. Ba‘dehu sene (---) târîhinde hummâ-yı muhrikden şehr-i Ma‘nisa'da merhûm olup Çaybaşı mezâristânında medfûndur.
EÇS IX Y39a
El-Mevlânâ Manav Abdülbâkî Alâ’iyyelidir. İlm-i lügatde bahr-i ma‘ânîdir. (---) (---) (---) Niçe ziyâretler dahi eyledik ammâ bu kadar ile iktifâ etdik. Rahmetullâhi aleyhim ecma‘în.
EÇS IX Y39a
Ba‘dehu bu şehrin a‘yâniyle ve mollâ ve Şeyhülislâmı Mahmûd Efendi ve Yeniçeri Serdârı Kassâbzâde Bekir Ağa ile ve gayri ahibbâ ve dostân ile vedâlaşup bu şehirden garb tarafına bâğlar ve bâğçeler içre gidüp ve nehr-i Gedüs'ü bu sahrâ içre atlarımız ile gücile ubûr edüp,
EÇS IX Y39a–Y39b
Karye-i Horos: İki yüz evli ve bir câmi‘li müselmân karyesi ve ze‘âmetdir. Andan Y 39b yine cânib-i garba sarp dağlar ve beller ve yollar aşup sekiz sâ‘atde renc [u] anâ ve şiddet-i hâr çekerek,
EÇS IX Y39b
Evsâf-ı kal‘a-i Bergama
EÇS IX Y39b
Kaydefâ melikenin binâsıdır. Sene (---) târîhinde Orhân Gâzî fethidir. Be-dest-i (---) Paşa. Kütâhiyye eyâletinde Hudâvendigâr sancağı hâkinde paşa hâssı olup voyvadası hükm-i hükûmât eder.
EÇS IX Y39b
Ve yüz elli akçe kazâdır. Nâhiyesi (---) kurâdır. Ve kethudâyeri ve serdârı vardır. Ammâ müftîsi ve nakîbi yokdur.
EÇS IX Y39b
Ammâ sene (---) târîhinde İlyâs Paşa Sultân Murâd-ı Râbi‘'e âsî olup hakîrden uluca hemşîremiz anın nâmzâdında iken âsî olunca peder hemşîremizi vermede tereddüd edüp inâd [u] muhâlefet edince hemân Ellez Paşa Ma‘nisa şehrinden elli bayrak sekbân ve sarıca haşarât ile imâmın ve a‘yân-ı vilâyet ulemâların ve kethudâsın ılgar ile Kütâhiyye'ye gönderüp ale'l-gafle hânemiz basdırup peder bâğa firâr edüp ol sâ‘at hemşîreyi cümle cevâhir cihâziyle alup hemşîreyi arabalar ile götürüp Sandıklı sahrâsındaki çiftliğimizden yedi bin koyun ve üç yüz kulunlu kısrak ve at ve gayri hayvânâtları alâ tarîki'l-cihâz Q 21a P 21a gasben alup Ma‘nisa'ya götürüp hemşîremiz nâmzâdı iken menkûhası olup Ellez Paşa'nın günden güne isyân [u] tuğyânı âşikâre olup Âsitâne tarafından ve gayri eyâletlerden üzerine asker-i bî-pâyân ile Küçük Ahmed Paşa serdâr ta‘yîn olunca Ma‘nisa'da karârı firâra mübeddel olup cümle askeriyle ve hemşîremiz ile bu Bergama'da mutahassın olunca peder cümle ta‘allukâtıyla Kütâhiyye şehrinden hicret edüp hânemizi sultân-ı şu‘arâ akrabâmız Firâkî Efendi'ye verüp cümlemiz Bursa'da Eyne Beğ mahallesindeki hânemizde meks edüp pederimiz hakîri ve Mahmûd nâm bir birâderimiz dahi alup Bursa'dan üçüncü günde İslâmbol'a dâhil olup beyt-i kadîmimizde meks edüp ertesi peder Sultân Murâd'a buluşup İlyâs Paşa'dan şikâyet edüp kırkıncı günde İlyâs Paşa bu Bergama'da münhedim olup Küçük Ahmed Paşa'yı kayd [u] bend ile Sultân Murâd huzûruna Üsküdar'da İstavriz Bâğçesinde getirüp ol mahâlde peder dahi huzûr-ı pâdişâha çıkup Sultân Murâd İlyâs Paşa'ya,