EÇS IX Y39b
"Bire mel‘ûn, bu koca ağanın kızın zor ile niçün aldın?" deyü hitâb etdikde,
EÇS IX Y39b
"Hâşâ pâdişâhım, ale'z-zor almış olam. İzn-i şer‘îyle nâmzâdım idi, aldım, işte hüccet-i şer‘iyyetim" deyü hüccet ibrâz etdi. Hemân peder,
EÇS IX Y39b–Y40a
"Belî pâdişâha tâbî iken nâmzâd idin. Ba‘dehu âsî olup vâcibü'l-katl oldun. Sizcileyin âsîler hakkında âye[t] Arapça âyeti nâzil olup mezâhib-i erba‘a fetvâları mazmûnunca Y 40a sana katl îcâb etdükde kızım vermedim. Ale'l-gasb bu kadar mâlım ile ırzım harâb etdin" deyü peder feryâd etdi. Hemân tâbe serâh Murâd Hân,
EÇS IX Y40a
"Koca Baba, malın mı istersin, yohsa Kel Ellez'in başın mı istersin?" dedikde hemân peder,
EÇS IX Y40a
"Hünkârım nûrsuz ve mûysuz kel başdan sana bana ne fâ’ide. Hemân pâdişâhım sağ olsun. Benim şikâyetimle telef-i nefs olmasın, yine Ellez oğlu Ellez'dir. Afv ederseniz Revân seferine götürüp bir kulluğunuza istihdâm edin" dedikde,
EÇS IX Y40a
"Ya böyle âsînin hidmeti ne olsa gerek? Kaht-ı ricâl değildir." deyüp,
EÇS IX Y40a
Hemân anı gördüm. Bir kara yüzlü zeber-dest âdem İlyâs Paşa'yı kapucular kethudâsı elinden alup İstavriz Köşkü önünde leb-i deryâda bir büyük mâvî taş vardır, anın üstüne fakîr İlyâs Paşa'yı çökerdüp bir tiğ-ı âteş-tâb eyle urdu kim başı taşa ol zamân dokundu. Meğer hakîkat kellesi kel imiş.
EÇS IX Y40a
Ba‘dehu pedere Sultân Murâd bir kîse on bin sikke-i hasene altın verüp İlyâs Paşa'nın cemî‘i emvâl [ü] erzâkın zabt [u] rabt etdiler. Ammâ hemşîrenin bir mâlına vaz‘-ı yed etmediler.
EÇS IX Y40a
Ba‘dehu hakîri ol sene peder Bursa'ya getirüp yine bu sene-i mezbûrede hemşîremiz Bergama'da merhûme olup cümle mâlın peder kabz eyledi. Hamd-i Hudâ mâbeyninden otuz dörd sene mürûr edüp bu Bergama şehrine gelüp hemşîremizin kabrini ziyâret edüp lahdinin ba‘zı yerlerin ve seng-i mezârının târîhlerin ta‘mîr ü termîm edüp Bergama şehrin temâşâ etmeğe şürû‘ eyledik. Ammâ Ma‘nisa gibi şehr-i mu‘azzam değildir. (---) (---) (---) (---)
EÇS IX Y40a
Ba‘dehu Bergama'dan cânib-i kıbleye beş sâ‘atde ma‘mûr [u] âbâdân kurâlar ubûr ederek,
EÇS IX Y40a
Sene (---) târîhinde Gâzî Hudâvendigâr Sarhan Bay Oğulları elinden almışdır. (---) sancağı hâkinde yüz elli akçe kazâdır.
EÇS IX Y40a
Ve kal‘ası bir bayır üzre vîrânca şekl-i murabba‘ bir kârgîr binâ küçük kal‘adır. Dizdârı ve neferâtı (---) ve kıbleye nâzır bir kapusu var. Ammâ aşağıda varoşu cümle sekiz yüz toprak ve kiremit örtülü bâğlı ve bâğçeli evlerdir.
EÇS IX Y40a
Ve cümle sekiz mahalle ve on üç mihrâbdır. Çârsû içinde (---) câmi‘i (---) ve (---) mâ‘adâ mesâcidlerdir.
EÇS IX Y40a
Ve hân u hammâmı ve mekteb-i sıbyânı ve esvâk-ı muhtasarı vardır. Ammâ bezzâzistânı ve imâretleri yokdur. Ve âb [u] hevâsı ol kadar latîf değildir.
EÇS IX Y40a–Y40b
Memdûhâtından pembesi ve simsimi ve kavunu ve karpuzu çokdur. Ba‘dehu bu şehirden cânib-i kıbleye kâh sengistân ve kâh rimâlistân ve kâhîce sahrâ içre mahûf u muhâtara yollar ile Y 40b ubûr ederek beş sâ‘atde selâmetle,
EÇS IX Y40b
Sene (---) târîhinde Ciniviz elinden Orhân Gâzî fethidir. Be-dest-i asâkir-i seğirdimciyân Kara Ece Ya‘kûb ve Kara Mürsel ve Kara Balıkesr ve Kara Bekir nâm gâzîler Kara Koca ile ale'l-gafle Kara Foça boğazına şebhûn edüp ibtidâ Kara Foca ve Kara Koca şehre kılıç urup feth etdikleri içün bu şehre Kara Foça derler.
EÇS IX Y40b
Orhân Gâzî'nin beğlerinden kırk nâmdâr Kara Ece, Kara Koca ve Kara Mürsel nâmında kara beğleri var imiş. Ammâ bi-emrillâh ne cânibe teveccüh ederlerse kırk nefer karalar yüz ağırdırlar imiş.
EÇS IX Y40b
Kütâhiyye eyâleti hâkinde Cezâyir kaleminde kapudan paşa hükmünde paşa hâssıdır. Kal‘ası leb-i deryâda bir püşte üzre (---) (---) yerde şekl-i müdevver bir şîrîn Şeddâdî kal‘a-i üstüvârdır. Ve etrâf cirmi bin altmış adımdır.
EÇS IX Y40b
Sene (---) târîhinde Venedik Frenginin donanması gelüp bu kal‘a ahâlîsi Q 21b cenge P 21b iktidârları olmayup kal‘ayı hâlî ve mu‘attal bırağup küffâr-ı bedgirdâr murdâr-ı dûzahkarâr kal‘aya istîlâ edüp içinde olan cebehânesi ve sâ’ir mâl-ı ganâyimin ve kal‘a kapusun alup gitmiş idi. Ba‘dehu İzmirli Ahmed Ağa ta‘mîr ü termîme me’mûr olup hakîr Ahmed Ağa'yı anda bulup rızâ’en lillâh iki gün ta‘mîrine bile çalışdık. Ammâ hânları ve hammâmı ve câmi‘ ve mesâcidleri ve esvâkları harâb idi. Ammâ limanına nâzır azîm kulleler üzre deryâyı döğer balyemez toplar kondu. Ve karaya ve deryâya nâzır iki cedîd metîn kapular binâ olundu.
EÇS IX Y40b
Ve içinde iki yüz mikdârı ma‘mûr hâneleri var cümle kiremitlidir. Ve bir câmi‘i ve bir kaç dükkânı kalmış. Ve kal‘a hâricinde bağ u bâğçesi çokdur.
EÇS IX Y40b
Ve dizdârı ve neferâtları vardır. İzmir gümrüğünden ulûfeleri dâ’imdir.
EÇS IX Y40b
Ve serdârı ve kethudâyeri Melemen'de sakindir. Ve yüz elli akçe kazâdır.
EÇS IX Y40b
Halkı cümle Cezâyir esbâbı geyerler. Ammâ şecî‘ u bahâdır dilâver er yiğitler değillerdir. Sehel bahâne ile şöyle metîn kal‘ayı kâfire verüp bu kadar mâl-ı ganâ’im nehb ü gâret olup bu kadar bed-nâmlık oldu. Bir sâ‘at ceng etseler etrâf kurâlardan on bin tüfeng-endâz Melemen şehbâzları ricâlü'l-gayb ile gâyibâne erişirler idi.
EÇS IX Y40b
Ve bu kal‘anın bir liman-ı azîmi var, a‘lâ demir dutar kalyon ve kadırga yatağı latîf limandır. Ve bu limandan lodos üzre seksen mîl karşu Karaburun burnu dedikleri yerdir kim Rûm'da Karaburun zeytûnu meşhûr.
EÇS IX Y40b–Y41a
Ve bu kal‘adan yigirmi tüfeng-endâz refîkler aldık, zîrâ levendât-ı haşarât kânı ve hâne-berdûş nehb ü gâret görmüş aç uyuz kan kuduz âdemleri rehzenlik ederlerdi, ol refîkler ile kıble tarafına düz sahrâlar içre ılgın ağaçları Y 41a ormanların temâşâ ederek,
EÇS IX Y41a
Menzil-i Tuzla-i Melemen-i emînde meks edüp temâşâ etdik. Beş yüz akçe mîrî emânetdir kim hâss-ı hümâyûndur. Cemî‘i Germiyan ve Aydın ve Sarhan ve Karahisâr vilâyetlerine ve'l-hâsıl yigirmi dörd sancak yire her sene niçe kerre yüz bin deve yükü tuz bundan müstevlî olur, azîm emânetdir. Yetmiş seksen âdem ile enüp binüp hükûmât edüp mâl-ı pâdişâhî ve kendüye on kîse fâyizi tahsîl eder, a‘lâ hükûmetdir. Ve ibret-nümâ bir tuzladır. Zî-rûh kısmından bu tuz içre her ne mahlûk düşse bi-emrillâh tuz olur.
EÇS IX Y41a
Andan kalkup yine kıbleye ol sahrâ içre ubûr ederek nehr-i Gedüs deryâya mahlût olduğu mahalden yüz bin renc [ü] anâ ile atları yıldırup bizler bir kayığa süvâr olup karşuya ubûr etdik. Andan altıncı sâ‘atde,
EÇS IX Y41a
Evsâf-ı vilâyet-i Tarhâniyye şehr-i kadîm-i Melemenye
EÇS IX Y41a
Ya‘nî oğuzlar vilâyeti demekdir. Sene (---) târîhinde Gâzî Hudâvendigâr feth edüp kal‘ayı yere berâber münhedim etmişdir. Şehrin şarkîsinde yel değirmenleri cânibinde hâlâ câ-be-câ kal‘anın esâs binâları hüveydâdır. Ammâ metîn kal‘a imiş.
EÇS IX Y41a
Ve hâlâ bir kal‘ası dahi bu şehrin şimâlî tarafında nehr-i Gedüs'ün karşu cânibinde bir sivri kaya üzre Kayacık kal‘ası derler serâmed bir kal‘a-i müntehâdır. Ammâ içinde âdem [ü] âdem-zâd yokdur. Ve kurbunda ma‘mûr kurâlar vardır.
EÇS IX Y41a
Ve bu Melemen şehri Anatolu hâkinde Cezâyir kaleminde Sığla sancağı hudûdunda Vâlide Sultân hâssıdır. Kırk yük akçe iltizâmdır. İki yüz âdem ile mültezimi hükûmet eder. Ve yüz elli akçe şerîf kazâdır. Ve nâhiyesi (---) kurâdır. Kethudâyeri ve serdârı vardır. Ammâ a‘yânı yokdur ve fukarâsı gâyet çokdur. Müftî ve nakîbi yokdur.
EÇS IX Y41a
Ve şehri bir düz kumsal yerde deryâdan üç sâ‘at ba‘îd bir sahrâda vâki‘ olmuşdur. Ve değirmen bayırları şehrin şark tarafında beşer bin ve altışar bin adım ba‘îddir.
EÇS IX Y41a
Ve cümle şehr-i Melemen yigirmi beş mahalle ve üç bin kiremitli evlerdir. Kimi fevkânî ekseri tahtânî hâne-i zîbâlardır.
EÇS IX Y41a
Ve cümle yigirmi tokuz mihrâbdır. Cümleden cemâ‘ati firâvân çârsû içinde Mahkeme câmi‘i, câmi‘-i atîkdir. Kârgîr kubbesi ve minâresi vardır. Kireçli kiremit örtülüdür.
EÇS IX Y41a
"Kad benâ hâze'l-cum‘ate'l-mübârekete'ş-şerîfe, sâhibü'l-hayrât Mustafâ bin Mahmûd gufire zünûbuhu. Târîh; sene 987"
EÇS IX Y41a
Ve Ulu câmi‘ ve Kâsım Paşa câmi‘i bu[nlar] kârgîr minâreli câmi‘lerdir. Ve bunlardan mâ‘adâ zâviyelerdir.