EÇS IX Y45b
Ve bir yeşil taşdan mebnî bir Q 24a minâre-i nahîfi var kim gûyâ zümürrüdvâr bir serâmed serv-i sâyedâr mîl-i minâre-i sebzgûndur. Bir diyârda böyle yeşil minâre manzûrumuz olmamışdır. Ve üstâd mühendis-i mermerkâr buna bir kadeh etmişkim gûyâ bir zümürrüd yüzük kaşıdır ve serâpâ ahdar taşdır. Ve eyle rakîk minâredir kim gûyâ miyân-ı dilberândır. Ve altun ile mutallâ alemine sâhibü'l-hayrât üç bin zer-ü hâlis P 24a harc edüp şa‘şa‘ası şehr-i İzmir'i münevver etmiş.
EÇS IX Y45b
Ve e’imme ve hutebâları ve mü’ezzinânları ve eczâhânları cümle İslâmbol'dan gelmiş mücevvid hâfızlardır.
EÇS IX Y45b–Y46a
Ve cemî‘i câmi‘lerin minâreleri yemîn ü yesârında vâki‘ olmuşdur. Ammâ bu minâre mihrâbın önünde yine mihrâba muttasıl binâ olmuşdur. Sebeb-i binâsı oldur kim bu câmi‘in sağı ve solu deryâdan dolma zemîndir. Ammâ mihrâb önü arz-ı metîndir kim minâre sâbit-karâr olsun deyü Y 46a üstâd mühendis minâreyi anıniçün ileri mihrâba muttasıl inşâ etmişdir. Serâpâ rusâs-ı nîlgûn ile mestûr bir câmi‘-i nev-ma‘mûr ve cemâ‘ati mesrûr ve müferrih dilküşâ câmi‘-i zîbâdır kim misli meğer Ma‘nisa'da Murâdiyye câmi‘i ola. Ammâ bu câmi‘ ancak bir kubbe-i âlîdir. Ve bir kıble kapusunun atebe-i ulyâsı üzre müzehheb ve lâciverd ile kitâbet olunmuş mermer-i hâm üzre Karahisârî tarzı hatt-ı celî ile tahrîr olunan târîhi bu gûne merkûmdur:
EÇS IX Y46a
Cenâb-ı sâhibü'l-hayrât Ahmed Ağa hasbeten lillâh,
EÇS IX Y46a
Bu âlî câmi‘i yapdırdı kasdı hayr idi nâgâh,
EÇS IX Y46a
Bu tarh-ı dilkeşi seyr eyleyenler dedi târîhin
EÇS IX Y46a
Yerinde oldu zîbâ bî-bedel câmi‘ te‘âlallâh.
EÇS IX Y46a
Ve Monlâ Ya‘kûb Efendi câmi‘i: Aşağı kal‘a kapusu önünde üç mihrâblı ve tahtânî câmi‘i kadîmdir ve üç kapusu vardır. Orta kapu üzre tahrîr olunan târîhdir:
EÇS IX Y46a
"Kad benâ hâze'l-câmi‘a'ş-şerîf li-vechillâhi ta‘âlâ ve zamânihi mevla'l-mevâlî Mevlânâ Ya‘kûb, fî büniye min hicreti'n-nebeviyyeti fî sene elf." [1000]
EÇS IX Y46a
Bu câmi‘in üç mihrâbı olmasının aslı üc sâhibü'l-hayrât birer mihrâblı câmi‘ edüp ilhâk etdikleriçün üç mihrâblıdır. Ve iki mihrâb dahi taşra soffalarında vardır. Ve leb-i deryâda teng mahalde olmağile bunun dahi haremi yokdur. Ammâ câmi‘ ile kal‘a kapusu önünde mâbeyne-hümâda câmi‘in bir âbdest havuzu var, şâzrevânı revân olmadadır ve üstü kurşum örtülü maksûre-vâr bir havz-ı mâ-i hoşgüvârdır.
EÇS IX Y46a
Ve câmi‘in dahi nısfı kurşumludur ve nısfı kiremitlidir.
EÇS IX Y46a
Ve câmi‘-i Elhâc Yûsuf: Kârgîr binâ ve kubbe-i ra‘nâsı rusâs-ı kebûd ile mestûrdur ve cemâ‘ati vefret üzredir, zîrâ şehrin güzîde yerinde vâki‘dir.
EÇS IX Y46a
Ve yukaru bâzâr yerinde dârü'l-kurrâ kurbundaki Elhâc İbrâhîm câmi‘i kârgîr kubbe-i âlîdir.
EÇS IX Y46a
Ve Fâyik Paşa câmi‘i kârgîr kubbesi kurşum örtülüdür.
EÇS IX Y46a
Ve Şeyh Mustafâ Efendi câmi‘i kendüler hayâtda ve Halvetî tarîkında e‘izze-i kirâmdan kimesnedir ve câmi‘i kiremitlidir.
EÇS IX Y46a
Ve Teleklik mahallesinde Abdülfettâh Çavuş câmi‘i kiremitlidir ammâ ma‘mûrdur.
EÇS IX Y46a
Ve Hâtûniyye câmi‘i hâlâ Ahmed Ağa'nın vâlidesi binâ etmişdir ve evkâfı firâvân kiremit ile mestûr bir câmi‘-i ma‘mûrdur.
EÇS IX Y46a
Ve Karadağlızâde Müftî Mustafâ Efendi câmi‘i Hasan Hoca mahallesinde kiremitli câmi‘dir. Ammâ cemâ‘ati cümle muta‘assıb Kadızâdelilerdir.
EÇS IX Y46a
Ve Kassâb Hızır mahallesinde Bölükbaşızâde Hacı Mehemmed câmi‘i kapusu üzre târîhi budur:
EÇS IX Y46b
Ve yukaru bâzâra muttasıl Gümrük emîni Hüseyin Ağa'nın harâbe iken ta‘mîr ü termîm edüp nûr-ı mahz olan câmi‘-i rûşen-âbâdın târîhidir:
EÇS IX Y46b
Sâhibü'l-hayrât ve'l-hasenât Hüseyin Ağa kâvdır
EÇS IX Y46b
Keff-i deryâsı ile bahr-i kâne şimdi muktedâ
EÇS IX Y46b
Ve bu tahrîr olunup ibâdet etdiğimiz câmi‘lerden mâ‘adâ yetmiş yedi mihrâb dahi mesâcidler vardır. Ba‘zı medrese ve tekye ve dârü'l-hadîs ve dârü'l-kurrâ mihrâbları ile cümle yüz elli mihrâbdır. Ve bu şehrin cenûbunda leb-i deryâda bir çemenzâr ve ferah-fezâ namâzgâhı var. Yüz bin âdem alur bir musallâdır.
EÇS IX Y46b
Ve cümle bu beldede kırk medrese vardır, zîrâ her câmi‘ hareminde etrâfında medrese hücreleri ve talebe ve ders-i âmları mukarrerdir. Ba‘zılar ders-i âmm-ı hasbîlerdir. Zîrâ bu şehrin ulemâsı ve talebe ve fukarâsı gâyet çokdur. Ammâ asâleten mahsûs medreseler Sultân Selîm'in kurşumlu medresesi ve mahkeme kurbunda Kapudan Paşa medresesi ve Ahmed Ağa medresesi. Meşhûr medârisler bunlardır.
EÇS IX Y46b
Ve cümle on bir hammâmdır. Çârsû içinde Kara Kadı hammâmı ve Mûsâ Kadı hammâmı ve Bostâncı hammâmı ve yukaru bâzârda Çukur hammâm ve Bölükbaşı hammâmı ve Ermeni mahallesinde Mûmcu hammâmı ve Hacı Süleymân hammâmı ve Abdî Ağa hammâmı ve Topal Kapudan Paşa hammâmı ve Hüseyin Ağa hammâmı ve Yorgancızâde hammâmı. Ve altı yüz ev hammâmları vardır.
EÇS IX Y46b
Ve cümle seksen iki kal‘a-misâl hân-ı azîmlerdir. Meşhûru bunlardır ki zikr olunur: Evvelâ Malkoçzâde hânı ve Kurşumlu hân Q 24b P 24b ve Çavuşzâde hânı ve Altıparmak hânı ve Tercümân hânı ve Beğler hânı ve Mehemmed Efendi hânı ve Mısır vezîri Ebülhayr Kethudâ İbrâhîm Paşa hânı ve Muhtesib hânı ve İmâmzâde'nin iki hânları dahi gâyet ma‘mûrdur ve Bölükbaşı hânı ve Tavşanlı hânı ve Çukur hân ve Hacı Hüseyin hânı ve Hacı Ömer hânı ve Fazlullâh Ağa hânı ve Sulu hân ve Bostâncı hânı ve meşhûr hânlar bunlardır.
EÇS IX Y46b
Ve üç dârü'l-kurrâ ve kırk mekteb-i sıbyân-ı ebcedhân ve bir imâret ve yetmiş çeşme-i âb-ı kudret vardır. Bu şehre göre çeşmesi azdır ve cümle on yedi sebîlhânesi vardır .
EÇS IX Y46b–Y47a
Ve cümle üç bin altmış dekâkînlerdir kim muhtesib harcı verirler. Andan su‘âl edüp haber aldık. Ve yeniçeri kolluğu "altı deyenek" ta‘bîr olunur ve subaşıya dahi ve yeniçeri kolluğuna dahi cemî‘i dükkânlar haftada bir kerre harç verirler. Anlardan dahi Y 47a haber aldım. Ammâ cümle dükkânlardan Mısır Çârsûsu ma‘mûr dükkânlardır.
EÇS IX Y47a
Ve kâmil üç yüz metîn bâzergân mahzenleridir. Ve kırk kahvehâne ve yetmiş sâbûnhâne ve iki yüz meyhâne ve yigirmi bozahâne ve yigirmi boyahâne ve bir çârsû sarrâchâne ve bir şem‘ahâne ve bir gümrükhâne vardır. Lâkin bezzâzistânı yokdur ammâ benî âdemin eceline dermân cân otu hânlarda mevcûddur. Ve mürde cisme hayât verüp pîri cüvân eden dilber lebi ve kuş südü ve âdem südü bulunur. Bir diyârda âdem südü miskâl ile satıldığın görmedim, illâ İzmir'de gördüm. Ve arslan südü dedikleri şarâb-ı bî-hicâbdır. Hicâbı ve katresi ref‘ olunmasıyçün taraf-ı şehriyârîden hatt-ı şerîfler vârid olup ale'l-ûmum meyhâneler ref‘ olunup bâde-nûş birâderler ale'l-ittifâk bozaya bozulup düzüldüler.
EÇS IX Y47a
Ve'l-hâsıl Âl-i Osmân'ın kabza-i tasarrufunda iki yüz altmış bender sevâd-ı mu‘azzam iskele vardır kim yük çözülür ve yük bağlanır şehirlerdir. Ammâ İzmir benderi cümleden iştihârlı şehirdir. Zîrâ ekâlîm-i seb‘ada Âl-i Osmân ile dost olmuş on sekiz kefere kralı vardır. Cümlesinin balyozları ve konsolozları vardır. Ve bâzergânları rûy-ı zemînin mahsûlâtların ve cemî‘i diyâr halkının metâ‘ların getirüp beher sene bin gemi gelir ve bin gemi gidüp metâ‘lar bu İzmir şehrinde fürûht olunur. Böyle bir derbend-i calender bender yerdir kim velvele-ârâ iskeledir. Ve Freng-i bedreng gemileri eyle gelirler kim şehr-i İzmir'in nısfı gûyâ Frengistândır. Ve bir kimse bir kâfire bir sille urmağa kim kâdirdir derhâl derbân ve dîdebânlar âdemi der-çember edüp der-ân emân vermeyüp tâ hâkime götürürler, yâ hâkim katl eder, yâhûd kefereler katl edüp na‘ş-ı müslimîni ol ân gâyib eder. Bir cânibi böyle Malta gibi muzlim Frengistân-misâl yerdir.
EÇS IX Y47a
Ammâ bu şehrin âb [u] hevâsının letâfetinden mûğpîçe ve ruhbânpîçe nâ-resîde kefere dilberleri var kim kâküllerin târumâr etdükde gören uşşâkların dahi akılları kâkül-i dilber gibi perîşân olur. Tâ bu mertebe mûğzâd dilberânları vardır.