EÇS IX Y53b
fehvâsınca gecemiz Kadr rûz-ı rûşenimiz ıyd-ı adhâ idi.
EÇS IX Y53b–Y54a
Vekîl-harcına tenbîh edüp cemî‘i me’kûlât [ü] meşrûbâtlarımız zülbiyyât ve katr-ı nebât-ı hamevîye varınca ta‘yîn edüp ale's-sabâh yigirmi tabak sükkerî reçel-i gûnâ-gûn [ve] sükkerî helvâlar gelirdi. Ol gece kendüler Y 54a ile sohbet-i Bermekî edüp izniyle kûşe-i vahdet-hânelemize geldikde akîbimizce on gılmân-ı hâssa ellerinde birer boğça ile gelip hazînedârı bir büyük boğça önüme koyup,
EÇS IX Y54a
"Paşa Efendimiz selâm eyledi. Şunları geyüp câmehâblarında istirâhat etsin, buyurdular. Ve bu tokuz boğça don ve gömlekleri huddâmlarına versin buyurdular". Hemân hakîr tâze cân bulup koynumdan sâ‘atim hazînedâra verüp tokuz boğçayı getirenlere birer nîm hezârî destâr verüp anlar revâne olunca cümle boğçaları huddâm refîklerime bezl edüp ol gece emîrâne gûyâ sündüs içre yatdık.
EÇS IX Y54a
Ale's-sabâh tahte'l-futûr gelüp tenâvülden sonra hazînedâr gelüp "Buyurun sizin çün hammâm hâzırdır" deyü hammâma gidüp dâhil olduk, ammâ ne hammâm. Eğer vasf etsek müsevvedâtımız bir tomar-ı tavîle olur. Hâsıl-ı merâm bir semen-sîmâ ve perî-tal‘at ve kamer-heyet mahbûb Freng pençe dellâk kîse sürüp safâ edüp pâk olduk. Andan câmekâna çıkup gördüm: Hazînedâr lepâçelerimizin yanında âmâde durur. Andan bir gûne don gömlek dahi getirüp cümle harîr çatmalı ve nakışlı gömleği eynimize geydirüp bir kat atlas libâslar ve bir keşmîrî şâl kuşak ve bir saya kırmızı çakşır ve bir sîm ve mutallâ balıkdişi kabzalı hançer ve bir mercân kabzalı altın gılâflı bıçak ve bir mînâlı sâ‘at ve bir mercân tesbîh ve bir köse destâr ve bir katîfe kavuk ve bir sammûr kafâsı zümürrüdî çuka ferrâce getirüp cümle bu libâs-ı fâhireleri geyüp Paşa hazretleri huzûruna varup dest-bûsa rızâ vermeyüp,
EÇS IX Y54a
"Bizi hâkden ref‘ eylediniz" dedim. Anlar dahi,
EÇS IX Y54a
"Siz bu asrın bir Evliyâ Çelebi'sisiz. Size ri‘âyet vâcibdir. Husûsâ bizim müsâfirimizsiz" buyurdular.
EÇS IX Y54a
Ve'l-hâsıl gâyet memnûn olup Şeyh hazretleri hattıyla bir En‘âm-ı şerîfim var idi, hakîr dahi dervîşânca anlara hedâyâ verdim.
EÇS IX Y54a
Ve her gün bâğ-ı bihiştin bir kasr-ı İreminde Hüseyn Baykara fasılları ederdik. Eğer bu bâğın evsâfın mâ-vaka‘ı üzre tahrîr edelim desek cemî‘i şu‘arâ midhatinde âciz olmuşlardır.
EÇS IX Y54a
Hemân ne kadar ravza-i Rıdvân idüği şundan ma‘lûm-ı sa‘âdet ola ki kırk iki seneden berü bu hadîka içre cemî‘i kâfiristândan esîr olan erbâb-ı ma‘ârif üsârâlar bu bâğ içre hidmet edüp birer şey îcâd edüp gûnâ-gûn kasr-ı havernaklar ve Freng-pesend havz u fevvâreler ile ârâste olmuş bir hadîka-i İremdir. Zîrâ Mühürdâr Paşa iki bin aded üsârâya mâlik idi. Cümlesi bu bâğa hidmet ederlerdi ve her biri birer şey ihtirâ edüp icrâ ederdi. İlâ'l-ân beş yüz küffâr huddâmlar vardır.
EÇS IX Y54a–Y54b
Ve cihânnüma bir mürtefi‘ zemînde vâki‘ olmağile sed sed binâ Y 54b olunmuşdur. Her seddi birer sahrâdır ve gâyet metîn kârgîr sedd-i metînlerdir. Ve cemî‘i diyârın a‘yân [u] eşrâfları Paşa’ya âlü'l-âl meyvedâr şecerler hedâyâ gönderüp bu bâğ içre zemîni sadrenc nakşı tarh edüp cemî‘i müsmirât şecerelerin ale't-tertîb çırpı ile yol yol dikmişler kim her biri birer nahl-i Tûbâ-misâl sâyedâr olup berk [u] bar vermededir.
EÇS IX Y54b
Ve Cenâb-ı Bârî rûy-i arzda ne kadar ezhâr halk etdiyse bu bâğçede mevcûddur. Ve her meyvesinin memdûhu firâvân ve uyûn-ı câriyeleri revân ve mesîre çemenzâr yerleri hıyâbân Isfahân-ı nısf-ı cihân misilli nüzhetgâhlar ile pîrâste şâhnişînleri ve müte‘addid kâ‘a ve hücreleri ve matbah-ı Keykâvus'u ve ıstabl-ı Anter-misâl âhûrları var.
EÇS IX Y54b
Ve'l-hâsıl zerre ve şemme mikdârı kusûrdan müberrâ bir bâğ-ı Merâm'dır kim yetmiş gûne üzümü ve yigirmi elvân emrûdu ve yigirmi nev‘ limonu var ve limon turş içinde yine kabuklu bir küçük limon dahi olur, gâyet lezîzdir. Arapça
EÇS IX Y54b
Ve turunc ve kebbât ve hummâs ve ağaç kavununun envâ‘ları var. Ve türlü türlü P 28b âlû ve şeftâlû ve zerdâlû ve kaysı Q 28b ve Fransa eriği ve Şâm fısdığı ve Frenk incîri ve Rûm incîrinin sekiz gûne incîri olur kim lezzeti demâğı dü şakk eder. Hattâ bir gûne fındık kadar yeşil hurde incîri olur gâyet lezîz ve mümessekdir. Âdemin demâğın misk-i abîrî râyihası mu‘attar eder. Ve bir gûne hurde elma ağaçlarında elması olur, subhâne'l-Hallâk rub‘-ı meskûnda nazîrin görmedim. Ve bu bâğda hâsıl olan âbdar ve dânedâr kiraz vişne ve siyâh dud rub‘-ı meskûnda yokdur, meğer Rûm'da Tekirdağı şehrinde ola.
EÇS IX Y54b
Ve cümle hıyâbânında âb-ı revân selsebîller firâvân havz-ı azîmlere cereyân edüp fevvâreler pertâb edüp fıskıyyeler kadehlerinden cûşîd edüp şâzrevânlar şeb [u] rûz revân olmadadır. Andan cârî olan mâ-i nâbları bâğ gülistân bostân içre taksîm olur.
EÇS IX Y54b
Ve bu ayn-ı latîf üzre evc-i semâya ser çekmiş çâr kûşe kal‘a kullesi-misâl demir kapulu bir serâmed kulle-i metîn vardır. Yedi tabakası eflâke ser çekmişdir, cânib-i erba‘ası şâhnişînlerdir. Cemî‘i cezîre-i Sakız dâ’iren-mâdâr nümâyândır. Ve mezkûr aynü'l-hayât üzre bir müdevver ve musanna‘ kırmızı sommâkîden yekpâre bir kâse-i azîmi mücellâ kadehi var. Âb-ı latîf menba‘ından hurûc edüp bu kadehe dâhil olup ba‘dehu gayri havz u şâzrevânlara revân olur.
EÇS IX Y54b–Y55a
Ve bu mezkûr sommâkî kadehi Mühürdâr Paşa Tunus vâlîsi iken kadırga ile andan getirmişdir. İçinde yigirmi aded âdem murabba‘ otursa müstevfâ zânû-be-zânû meks ederler. Ve bu bâğın her Y 55a köşesinde tuyûr-ı gûyânın feryâdı ve bülbüller nağamâtı ve hoş-elhân murgların bu murgzârda asvât-ı hazînleri âdeme rûh-efzâ safâ verir.
EÇS IX Y55a
Ve'l-hâsıl bu edîm-i arzda böyle tarh-ı musanna‘ ravza-i cinân inşâ olunmamışdır. Eğer Şeddâd Bâğ-ı İrem'i binâ etmişse gâyibdir. Ammâ elhâletü hâzihî hâzırda cihân-ârâ dâsitân-ı dûstân vâcibü's-seyr bir gülistândır. Hattâ Kandiye fâtihi Fâzıl Ahmed Paşa Kandiye'i feth edüp avdetde bu bâğa gelüp mihmân oldukda buyurmuşlardır:
EÇS IX Y55a
"Bir âdem pâdişâh ise de tâc u tahtı raht u bahtı terk edüp alâyık-ı dünyâdan halâs olup şu câ-yı sürûrda bir gün zevk [u] safâ ile Hakk'a ibâdet etmek cihângîr sultân olmadan yeğdir" buyurmuşlar.
EÇS IX Y55a
Hamd-i Hudâ bu hakîr iki haftada bu cây-i müferrihde Dârâ-vâr dârât [u] azametle fakîrânece zevk [u] safâ edüp Hakk'ın ihsânına hamd [ü] senâ ederek ibâdet edüp pâdişâhâne safâlar etdim. Ba‘dehu Mühürdâr Paşa efendimizden âhirü'l-emr müfârakat mukarrer oldukda hüsn-i rızâları ile me’zûn olup hakîre iki yüz bundukanî Venedik altunu ve yine bir semmûr paçası serhaddî yol kürkü ve bir kat esvâb ve yine bir Alman sâ‘ati ve bir Cezâyir kürdesi kılıç ve bir Cezâ’ir tüfengi ve bir eğerli küheylân at ve huddâmlarıma serâpâ onar guruş ve birer saya çuka ve birer Sakız atlası ihsân edüp dest-i şerîfin bûs edüp feza‘ [u] çeza‘ ile birbirimiz ile vedâlaşup kethudâsıyla bizi aşağı Sakız şehrindeki sarây-ı azîmine gönderüp bâğ-ı İremli ve gül [ü] gülistân bostânlı âbâdân kurâlar ubûr ederek bir sâ‘atde,
EÇS IX Y55a
Evsâf-ı kal‘a-i şehr-i azîm ve bâğistân [u] gülistân-ı kadîm cezîre-i bender-i mahrûse-i Sakız
EÇS IX Y55a
Be-kavl-i tevârîh-i Yûnân ya‘nî hakîm Yanvan tahrîri üzre bu cezîre-i gülistânı ibtidâ İskender-i Kübrâ zamânında amâr olmuşdur kim vilâdet-i Hazret-i Resâlet'den sekiz yüz seksen iki sene mukaddemdir. Ve Hazret-i Îsâ, Hazret'den altı yüz sene mukaddemdir. Bu kal‘a Îsâ'dan iki yüz seksen iki sene mukaddem binâ olduğu Ker Elena deyrinde hatt-ı Latin ile beyâz mermer üzre târîhi mastûrdur. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Ciniviz krallarından Markadina(?) nâm kral-ı nâkâm Âl-i Emeviyyûn'dan Abdülmelik Halîfe'nin havfinden bu kal‘ayı inşâ etmişdir. Zîrâ Emeviyyûnun zamân-ı hilâfetlerinde cezîre-i Kıbrıs ve cezîre-i Girit ve cezîre-i Mora ve Mağrib-zemînde vilâyet-i Cezâyir ve İşpanya ve sâ’ir cezâyirânlar feth olup İslâmbol kal‘asın muhâsara ile feth edüp bâ-sulh Şâm'a avdet etdükde ol sene bu Sakız kal‘asın Ciniviz kralı binâ etmişdir. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Sultân Süleymân fethidir. Be-dest-i Piyale Paşa.
EÇS IX Y55a–Y55b
Sebeb-i feth-i Sakız: Ciniviz küffârı Âl-i Osmân ile sûret-i Y 55b zâhirde dost idi. Ammâ nihânîce âyende ve revende tüccâr ve huccâc ve züvvâr gemilerin alup ibâdullâhı esîr-i bend-i zencîr etdikleri pâdişâh-ı Cem-cenâbın mesmû‘-ı hümâyûnları olup cezîre-i Sakız'ın fethini Piyale Paşa'ya emr edüp ol dahi üç yüz pâre kadırga ile her sene rûy-i bahrde her sene sayd [u] şikâre gezdiği minvâl üzre gezerek düşmanlara istimâlet hâb-ı hargûş vererek bir gün mu‘tâd-ı kadîmesi üzre cezîre-i Sakız'ın on sekiz mîl cânib-i şarkîsi mukâbilinde mukaddemâ evsâfı tahrîr olunan kal‘a-i Hoşâbâd ya‘nî Çeşme kal‘ası limanında üç yüz pâre bâdbân ile lenger-endâht olup yatdı. Beri Sakız'dan küffâr donanma-i hümâyûnun mu‘tâdları üzre gelüp yatdıkların görünce Sakız'dan cemî‘i a‘yân-ı kefere ve fecere ve balyoz kralzâdelerin eşbehleri firkate firkate hedâyâların leb-ber-leb edüp cümle keferenin sâhib-i kelâmları de’b-i bâtılları üzre Piyale Paşa'ya gelüp başdardada bulşup cemî‘i hedâyâların arz edüp gûnâ-gûn arz-ı hulûslar edüp ser-ber-zemîn ser-fürû‘ ederek bûs-ı Q 29a P 29a pâ-yi serdâr edüp niçe kelimâtdan sonra hemân Piyale Paşa,
EÇS IX Y55b
"Baka, kefereler! Niçün sûret-i sulhde görünüp pesü perdeden bu kadar ahid-şikenlik edüp huccâc [u] tüccârımız gemilerin alup bu kadar ibâdullâhı esîr edüp rehzenlik edersiz? İmdi pâdişâhımızın murâdı sizden bu kal‘ayı cebren ve kahren kuvvet-i bâzû ile kabza-i teshîre almak murâd edinmişlerdir. İmdi size cânınız gerek ise bu ân bu kal‘ayı bize teslîm edesiz. Yohsa bu sâ‘at cümlenizi kılıçdan geçiririm" dedüğinde anlar dahi,
EÇS IX Y55b
"Her bir parçamız kulağımız kadar etsen bu cezîrenin bir taşına bin baş verüp bu kal‘ayı vermeziz. No no" deyü inâd [u] muhâlefet edüp saçların yoldular.
EÇS IX Y55b
Derhâl cümle kefereleri başdardada kayd-bend edüp orsa filandire diküp bir haber topu atup salpa demir deyüp tabl-ı Âl-i Osmân'a darblar urulup usûl-i çeng-i harbîler çalınup avanti Sakız deyüp limandan ba‘îd yerde lenger-endâht olup derhâl deryâ-misâl askeri âlât-ı silâhları ile karaya çıkarup sâ’ir mühimmâtları taşra dökmeğe mübâşeret edüp kal‘ada olan küffârlara ağalarından bir elçi resûl gönderüp,
EÇS IX Y55b
"Cümleniz tu‘me-i şemşîr ederim. Ve bizde esîr olan eşbehleriniz dahi bu ân katl ederim. Elbetde kal‘ayı pâdişâhıma teslîm edüp yine bu cezîrede sâkin olasız" deyü haber varınca içinde olan Freng-i bedreng-i pür-cenk cenge iktidârları olmayup bildiler kim bu gelişden halâs yokdur ve müdebbir kâr-âzmûde cümle ser-i kârda olan eşbehleri kapudan paşada mahpûsdur.
EÇS IX Y55b–Y56a
Âhir kal‘ada olan küffârlar amân Y 56a isteyüp bir yere cem‘ olup meşveret etdiler kim,
EÇS IX Y56a
"Sulh ile kal‘ayı verelim ve ehl-i ıyâl mâl [ü] menâlimiz halâs edelim. Ve yine bu cezîrede sâkin olalım ve kal‘a içindeki kiliselerimiz kadar taşra varoşda kenîse ihdâs edelim ve bâğ u bâğçeler ve hâneler binâ edelim ve âdem başına beher sene birer altun harâc verelim ve ruhbânlarımız Muhammed şer‘i üzre harâcdan mu‘âf edelim" deyü yüz yigirmi mâdde üzre meşveretlerin bir yere koyup Piyale Paşa'ya ricâ-nâmeler ile arzların arz eylediklerinde ricâları hayyiz-i kabûlde vâki‘ olup imzâ-yı şer‘-i Resûl-i mübîn olup hamd-i Hudâ bilâ-ceng [ü] cidâl bîm [ü] ra‘b-i savlet-i asâkir-i İslâm ile kal‘a feth olup cümle küffâr-ı hâksâr mikdârlarınca götürecek kadar eşyâları yüklenüp kal‘adan sağîr u kebîr yetmiş üç bin kâfir zî-kıymet metâ‘ları ile kal‘adan hurûc edüp taşra varoşda cây-ı menâslar peydâ etdiler.
EÇS IX Y56a
Sâ’ir eşyâların devlet tarafından kal‘a içinde zabt [u] rabt edüp asâkir-i İslâm ile derûn-ı kal‘a mâl-â-mâl olup mâl-ı ganâ’ime müstağrak olup kal‘anın burc [u] bârûlarında fetih ezânları tilâvet olunup hamd-i Hudâ bilâ-ceng [ü] cidâl feth olunup sâ’ir bilâd-ı İslâm'a zam olunduğunun fethi târîhidir kim tahrîr olundu:
EÇS IX Y56a
Ehl-i küfrün Sakız'ın çekdi Piyale PaşaSene 973
EÇS IX Y56a
Mâ-tekaddem Ciniviz kralının tahtı idi ve Karadeniz'in cânib-i erba‘asındaki kılâ‘lar tâ Azak bahri nihâyetinde kal‘a-i Azak ve kal‘a-i Kefe ve kal‘a-i Sudak cümle bunlar Ciniviz keferesi hükmünde idi. Devletleri bergeşte olup pâyitahtları olan Sakız'ların dahi Âl-i Osmân alup çiğneyince kralları Ciniviz'e gidüp anda dâr-ı meşâd eyledi.
EÇS IX Y56a
Hamd-i Hudâ cezîre-i Sakız, Cezâyir kaleminde Kapudan Paşa eyâleti hükmünde sancak paşalığı oldu. Beği taraf-ı pâdişâhîden sâlyâne ile zabt [u] rabt eder. Yedi yük akçe sâlyânesin Sakız gümrük emîninden alup yigirmi bin guruş dahi sancağından hâsıl olup her sene iki pâre yarar kadırga ile rûy-i deryâda Kapudan Paşa ile sefer eşer.
EÇS IX Y56a
Ve bu cezîre beş yüz akçe şerîf mevleviyyetdir. Ammâ pâyede ednâdır. Ve nevâhîleri hîn-i tahrîrde iki nev‘ üzre tahrîr olunmuşdur. Bir bölüğü yigirmi beş pâre mîrî kurâlardır kim rûy-i zemîne cemî‘i mastaki sakızı bu kurâlardan hâsıl olur, gayri kurâlarda olmaz. Her kimesnede bir çiğnem ve bir damla çiğ sakız bulunsa, katl ederler, yâ tecrîm ve ta‘zîr ederler.
EÇS IX Y56a–Y56b
Ve bu sakız hâsıl olan kurâların kefereleri serâpâ müselmânlar gibi beyâz sarık sararlar. Mirî sakız Y 56b keferesi idiği andan malûmdur. Ammâ gayri kefereleri siyâh Freng şapkası geyerler. Ve şehir Urumu ve Freng-i bed-rengi kırmızı reng Cezâyir fesi geyüp geysûların târmâr kılurlar. Saçları olmayanlar fes ile aslâ müselmândan seçilmezler.
EÇS IX Y56b
Ve dağlarda olan kurâlar dahi yigirmi beş kurâdır. Bunlar mîrlivâ hâssı tahrîr olunmuşdur. Ve şehir etrâfındaki kurâlar mollâ nâhiyesi tahrîr olunmuşdur. Bu kurâlardan ve şehrin gayri mahsûlâtlarından mollâya beher sene sekiz bin guruş hâsıl olur. Ammâ cümle re‘âyânın harâcları pâdişâhındır kim başka bir harâc emîni gelüp bu cezîre içre seksen iki bin zımmînin zimmetînde olan harâcların tahsîl eder.
EÇS IX Y56b
Ve bu şehrin hâkimi dâ’imâ paşanın kâ’immakâmı ve üç yüz âdem ile hükm edüp zabt eder. Ve şeyhülislâmı ve nakîbüleşrâfı ve kethudâyeri ve yeniçeri serdârı vardır. Ve ağa yerine yeniçeriyândan zemberekcibaşı bir oda ile muhâfaza ederdi. Ve bir oda cebeci ve bir oda topçubaşı hükûmet ederlerdi. Q 29b P 29b Ve bir hâkim dahi dizdâr ağadır kim mükellef ağalıkdır. Bin iki yüz pâk müsellah kal‘a neferâtına mâlikdir.
EÇS IX Y56b
Ve bir hâkim dahi kırk yük akçe iltizâm ile gümrük emîni hükûmet eder. Cürm [ü] cinâyet ve salb [ü] siyaset cümle emînin destindedir. Ve emr-i pâdişâhî ile mîrlivânın her sene sâlyânesin verüp muhâsebesine mahsûb olur. Ve taraf-ı pâdişâhîden her ne maslahat içün bir emr-i şerîf vârid olsa ibtidâ emîn ve paşa, mîrlivâ ve sâlisen mollâ ve râbi‘an sâ’ir iş erleri deyü tahrîr olunur. Gümrük emâneti âlî mansıbdır kim müstakil emânetdir. Bir ferd-i âferîde hükmüne mâni‘ müzâhim değillerdir. Ve Sakız iskelesi başında bir sarây-ı âlîde sâkin olur.
EÇS IX Y56b
Leb-i deryâda bir düz alçak yerde, kayalar üzre bir burunda vâki‘ olmuş bir Şeddâdî kârgîr binâ-yı hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a-i demir kayadır.
EÇS IX Y56b
Ve dâ’iren-mâdâr cirmi iki bin yedi yüz adımdır. Ve şekl-i murabba‘dan tûlânîce kıbleden cânib-i şimâle tûlânî vâki‘ olmuş bir binâ-yı Frengî ve sengîdir.