EÇS IX Y75b
Ve bu bâlâda tahrîr olunan dörd câmi‘den mâ‘adâ hutbe câmi‘ yokdur, mâ‘adâ mesâcidlerdir.
EÇS IX Y75b
Ammâ kim Menteşe kapusundan taşra Ahmed-i Kürdî mahallesinde yine Ahmed-i Kürdî câmi‘i ve Göllüce varoşda üç câmi‘ vardır. Üçü dahi kiremitlidir. Ammâ minâreleri zelzeleden münhedim olmuş, hâlâ minâresiz câmi‘lerdir. El-hâsıl enderûn [u] bîrûn-ı şehirde cümle cevâmi‘ ve mesâcid elli altı mihrâbdır. Ammâ kal‘a içinde kırk yedi mihrâbdır.
EÇS IX Y75b
Ve cümle on sekiz medresedir. Ammâ cümleden mükellef ve evkâfı metîn ve lahmiyye ve şem‘iyyesi talebelerine dâ’im Ramazân Efendi medresesi ve Üveys Paşa ve Ulu câmi‘ ve Yeni câmi‘ ve Kubbe Mescid medresesi ve Yarbaşı mahallesi medresesi ve Tekye medresesi ve Göllüce mahallesinde iki medrese ve Alî Hân Baba Sultân medresesi. Bunlar ma‘mûr u meşhûr medreselerdir.
EÇS IX Y75b
Ve cümle bu şehir içre dörd hammâmdır. Ammâ çârsû içinde Yeni Hammâm dörd ayak nerdübân ile câmekânına çıkılır hammâm-ı hoş-hevâdır. Serâpâ kurşum örtülüdür. Ne tatvîl-i kelâm edelim Hudâ alîmdir, Anatolu memleketinde memdûh-ı âlem her cihetde mevsûf bir hammâm-ı rûşenâdır. Gûyâ Ebû Alî Sînâ'nın ilm-i sîmyâ ile inşâ etdüği hammâm-ı Sînâ'dır. Misli meğer Ma‘nisa'da Vâlide hammâmı veyâhûd Marzifon'da Pîr Dede nazargâhı hammâmı ola. Ammâ bunlardan rûşen u rûşenâ hammâm-ı hoş-hevâ ve musanna‘ binâ ve şîrîn ve tâk-ı ra‘nâ bir hammâm-ı hayât-efzâdır. Ve ol kadar âb [u] hevâsı ve huddâmân-ı dilrübâsı latîfdir kim şeb [u] rûz âdem gasl eylese aslâ sudâ‘ isâbet etmez.
EÇS IX Y75b
Ve cümle der ü dîvârlarından ve kubbe-i ser-nigûnlarından bir katre arak cereyân etmeyüp câm-ı billûr ve necef ve moranlı kubâb-ı mînâlar şeb [u] rûz rûz-ı rûşen-misâl münevverdir. Ve çâr-kûşe dîvârların şemm etsen aselbend ve lâden râyihası gussâlin demâğın mu‘attar eder.
EÇS IX Y75b–Y76a
Ve üstâd mühendis sekiz tâk üzre bir kubbe-i kisrâ inşâ etmiş kim bir kâse-i ser-nigûn-ı felekdir. Ve encüm-âsâ seb‘a-i seyyâre-misâl âyîne-i İskender gibi câmlar ile üç yüz altmış altı elvân câmlar ile kâse-i kubbe eyle münakkaşdır kim gören mebhût olur. Ve cümle câmlar hendese üzre birer gûne tarh Y 76a olunmuşdur kim gûyâ pergâr ve cedvâl ile ale't-tertîb zeyn olmuşdur.
EÇS IX Y76a
Ve cânib-i erba‘asında çâr nîm kubbeler altında yine nîm Q 39a P 39a soffalar üzre ikişer kadeh-misâl kurnalar var kim her biri birer tarz üzre münakkaş havîzalardır. Ve zeheb-i mutallâ lülelerinden germâ ve sermâ âb-ı revânlar revân olmadadır. Ve çâr-kûşesinde çâr halvethâneleri var. Anlar dahi ikişer kurnalıdır.
EÇS IX Y76a
Ve bu kubbe-i müneverin ortasında gûnâ-gûn âvîze kanâdîller var kim her şeb çerâğân olur. Ve anın altında bir beyâz sahrâ-misâl orta soffası var, yeşim ve yerekânî ve fağfûrî ve sommâkî ve akîk-i Yemenî taşlar ile üstâd-ı şîrînkâr eyle mermer-i hâm ile ibret-nümâ ruhâm döşemiş kim gûyâ yek-pâre ma‘cûn nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn soffadır. Ve cümle hurde taşları birbiriyle eyle mümtezicdir kim takayyüd edüp zerre kadar tırnak ilişdirecek yeri yokdur. El-hâsıl sihr-i i‘câz bir soffa-i mümtâzdır.
EÇS IX Y76a
Ve bu soffa-i musanna‘ın tâ ortasında iki kat mermer-i hâm kadehli bir şâzrevânı var, taraf taraf fevvârelerinden selsebîl-âsâ âb-ı hayâtı pertâb edüp revân-ı şâzrevân-ı cinân-misâl cereyân etmededir.
EÇS IX Y76a
Ve bu soffanın aşağısı etrâfında mefrûş ol kadar sun‘-ı ilâhî mermer-i hâm elvân ve mevvâc-ı ebrî taşlar var kim medhinde lisân kâsır, tahrîrinde kilk-i cevâhir-nisârlar kâsirdir.
EÇS IX Y76a
Ve âb [u] hevâsının letâfetinden cemî‘i taşlar üzre zerre ve şemme gird-i siyâhdan ve mülevvesât-ı ünâsdan pâk ü pâkîze tâhir hammâmdır. Lâkin gâyet mücellâ olduğundan ve na‘lın ile hırâmânî reftâr eden ihvân ihtirâz üzre cümbüş ve hareket etmek gerek kim pâyidâr ola. Ve'l-hâsıl bu hammâmın medhinde lisân kâsırdır. Tatvîl-i kelâma hâcet yokdur.
EÇS IX Y76a
Ve Ulu câmi‘ kurbunda Orta Hammâm ve Ramazân Efendi câmi‘i kurbunda Hamza Beşe Hammâmı.
EÇS IX Y76a
Ve cümle tokuz hân-ı azîmdir. Evvelâ çârsûnun tâ vasatında Kurşumlu Hân fevkânî ve tahtânî seksen aded odalardır. Ve cânib-i erba‘ası kârgîr seksen dükkândır. Kal‘a-misâl demir kapulu hân-ı kebîrdir. Ve dahi Şemsî Paşazâde Beğ Efendi'nin iki ma‘mûr hânları var, ammâ kiremitlidir ve yine Beğ efendinin ecdâdı Mustafâ Paşa hânları ve Çukur hân ve Şeyhzâde hânı ve Acemler hânı ve İplikçizâde hânı ve Kadı hânı ve Kadıncık hânı ve Semerciler hânı. Meşhûr hânlar bunlardır.
EÇS IX Y76a–Y76b
Ve cümle altı yüz dükkândır. Ammâ bir latîf ve metîn kurşumlu bezzâzistânı vardır. Cânib-i erba‘asında dörd demir kapuları vardır. Ve içinde cümle yüz yigirmi tollâbdır. Ve cümle ankâ bâzergânlara kândır. Ve bu bezzâzistânın cânib-i erba‘asın ihâta etmiş bir kat dahi taşra bezâstendir. Ammâ üzerinde kubbeler değildir, sâde haşeb binâdır. Bunun dahi etrâf-ı erba‘asında birer metîn bâbları vardır. Zencîr Y 76b çekilmişdir kim piyâde âdemden gayri bir hayvân duhûl edemeyüp kelb-i sarîhden gayri mahlûk giremez. Girirse çok gezemez. Ve kiremitli başka bir çârsûdur kim bezzâzistân-ı kârgîri ortaya alup kendi zarf, bezzâzistân mazrûf olmuşdur.
EÇS IX Y76b
Bu çârsûnun dahi şâhrâhı mestûr olmağile güneş te’sîr etmeyüp buz gibi sovuk bir pâk [ü] pâkîze tarîkleri serâpâ kaldırımlardır.
EÇS IX Y76b
Ve bir şîrîn sarrâchâne çârsûsu var. Tûlânî bir sûk-ı sultânîdir kim her dükkân içinde şâhzâde-misâl şâh-ı hûbân sarrâc cüvânânları var kim müjeleri tîğıyle dil-i uşşâkı delik delik delüp arz-ı cemâl etmededirler.
EÇS IX Y76b
Ve Helvâcıyân çârsûsu dahi başka bir lezîz şâhrâh-ı azîzdir kim Helvâyî Ömer berekâtiyle bu hiref "yâ Azîz" ismine mazhar düşmüşlerdir kim gâyet pâk râhdır. Helvâ-fürûş cüvânlarına âşıklardan râci‘ olan bir râhdır. Zîrâ cemî‘i seyyâhân-ı Rûm ve Arab ve Acem içinde Güzelhisârın helvâcıyân cüvânânları meşhûr-ı âfâkdır, zîrâ pîrleri Ömer Helvâyî hayır du‘â etmişdir kim "Tatlı ballı ve şekerli yağlı ve lâübâli söyleşin" buyurmuşlardır.
EÇS IX Y76b
Hakîkatü'l-hâl bu şehirde bişen helvâ-yı gûnâ-gûn Konya'da ve Şâm'da ve Mısır'da ve Basra'da bişmez, zîrâ bu diyârın aseli Mısır'ın katr-ı nebâtından kalmaz. Ve yağı ve bâdemi ve fısdıkı ve nişastası ve her eşyâsı vefret üzre olduğundan her bâr ter ü tâze mümessek helvâlar tabh ederler kim Âl-i Osmân helvâhânesinde bişmek ihtimâli yokdur.
EÇS IX Y76b
Ve cümle elli yedi dükkândır kim her biri birer gûne pâk ü pâkîze kâşî-i çînîli ve fağfûr perçinli ve mahbûb-ı mehcibînli beyâz ve münakkaş dükkânlardır. Ve âteş kârhâneleri rûy-i dükkânlarının iç yüzünde başkadır. Âteş ve pasdan ve dûd-ı siyâhdan pâk dükkânlar ve gûnâ-gûn altun ile mutallâ olmuş bakır evânînin envâ‘ları ve kalaylı sinileri ve tepsileri ve gûnâ-gûn sarı pirincden sahan ve tepsileri raflar üzre zeyn etmişlerdir. Ve tavan-ı münakkaşlarında gûnâ-gûn musanna‘ siniler ve zî-kıymet âvîzeler maslûbdur. Ve rengâreng münakkaş helvâ kutuları ve gûnâ-gûn şebeke-vâr zülbiyyâtlar ile müzeyyen dekâkînlerdir.
EÇS IX Y76b
Ve dilberân-ı helvâcıyân pâk libâs-ı fâhireler ile mülebbes olup bellerinde ibrîşim Tire peştemâlları kuşanup âyende vü revende müşterîye hidmet edüp peşkîr ve leğen ve ibrîk ve mümessek sâbûn verüp müşterî-i tal‘at-vâr müşterîlerin destlerin tathîr ederler.
EÇS IX Y76b
Ve helvâcıyân elfâzlarındandır kim eller gasl olundukdan P 39b sonra helvâcı Q 39b dilberânları gelüp su’âl ederler kim,
EÇS IX Y76b
"Kasd buyurun, ne mertebe tatlı ballı ve ne gûne şeker şenli olalım? Ve ter zülbiyyât ve hulviyyât yiyelim" derler.
EÇS IX Y76b–Y77a
Helvâ almak murâd edinen dahi mâfî'z-zamîrini işrâb etdikde, nola deyüp murâdın üzre helvâları Y 77a tabak tabak kâğıdlar içine koyup sarı zencîrli ve sarı keffeli terâzûler içre vezn edüp mutallâ ve müzehheb ve beyâz kalaylı âvânîler içine koyup beyâz siniler ile huzuruna getirir kim her biri ter ü tâze helvâlardır kim zahm-ı zebâna tâkat getiremiyüp nebât-ı hamevî gibi erir. Ammâ her helvâsı memdûh-ı cihândır. Ammâ aşk olsun kuyruk yağıyla perverde olmuş beyâz halka çinisine reşk edüp tahassürüm kalmışdır, zîrâ gâyet lezîz halka çinidir.
EÇS IX Y77a
Ve bir dahi sinepinesi ve sebinsamı ve zülbiyyesi ve sâbûniyyesi ve râşidiyye ve mâhîce ve fısdıkıyye ve kırma bâdemiyye ve ketâniyye ve gaziler ve lokması ve me’mûniyye ve nûriyye helvâsı hakkâ ki nûr-ı îmândır.
EÇS IX Y77a
Ve'l-hâsıl yetmiş elvân helvâsı olur kim bir diyâra mahsûs değildir, zîrâ cemî‘i ahâlîsi Arapça hadîsine imtisâlen helvâ delisi olmuşlardır. Hemân bir nân pâre ile bir pârelik helvâ alup tatlı ve ballı yeyüp helvâcı cüvânları yüzüne acı acı bakup tebessüm ederek helvâ tenâvül ederler. Bâ-husûs cum‘a günleri ba‘de salâti'l-cum‘a cemî‘i a‘yân-ı vilâyet ahbâb [u] yârân-ı safâları ile helvâcı dükkânlarına gürûh gürûh gidüp soffalarında oturup gûnâ-gûn helvâlar getirdüp birbirlerine ziyâfet ederler. Bu diyârda helvâcı dükkânlarında helvâ yemek ayb değildir, zîrâ gayri diyâr gibi helvâcıları pis değildir. Bu şehrin âb-ı rûyinden ve memdûhâtından helvâsı ve dükkânlarıdır. Tâ bu mertebe pâk ü pâkîze müzeyyen dükkânlardır.
EÇS IX Y77a
Ve bu şehirde haftada bir gün bâzâr olur. Ammâ ibtidâ günüyle infidâdı üç gün olur. Bu günlerde bu şehir içre beş bin guruşluk helvâ sürülür deyü meşhûrdur, zîrâ cemî‘i etrâf [u] eknâf kurâ ve kasabâtlarından bu bâzâra gelen âdemler kurâlarında olan gencerlere ve düğünlere ve mevlûd-ı şerîflere ve âşûrâlara ve sûr-ı hıtânlara niçe yüz bin vukıyye helvâ alup götürürler. Zîrâ bu diyârın halkının cem‘iyyetleri aslâ helvâsız olmaz. Hattâ gâhîce bu şehir a‘yânları İslâmbol eşrâflarına niçe bin kutu mümessek helvâları hedâyâ gider ve gayri diyârlara kezâlik helvâsı müstevlîdir. Ve'l-hâsıl bu şehrin cemî‘i memdûhâtından mümessek helvâsı şöhr[e-i] şehrân olmuşdur.
EÇS IX Y77a
Ve kırk aded mükellef ü müzeyyen bâğlı ve bâğçeli ve gül [ü] gülistânlı, âb-ı hayâtlı ve havz u şâzrevânlı münakkaş tavanlı ve câm-ı cihân-nümâlı kahveleri var kim her biri birer kân-ı irfân-ı zarîfân yeridir. Ve hânende ve sâzende ve mutrıbân ve mahbûb-ı rakkâsân ve şâ‘ir-i meddâhân ve kıssahân-ı dârâtlar ile mâl-â-mâl kahâvîlerdir.
EÇS IX Y77a–Y77b
Ve her esnâf-ı hırefin ve her kavm [ü] kabîlenin birer kahve-i mahsûsları vardır. Meselâ Mevlevîhâne kahvesi kân-ı ulemâ ve şu‘arâ ve fusahâ ve bülegâ yeridir. Beğ kahvesi askerînindir. Hacı kahvesi Y 77b tüccârânındır. Paşa kahvesi ehl-i sûkundur. Buna göre her kahvehâne şeb [u] rûz leb-ber-leb benî âdem ile pür olup cân sohbeti ederler. Ve her kahve bâğında limon ve turunc ezhârının râyiha-i tayyibesi kahve-nûşânın demâğın mu‘attar eder. Ve bu kahve tâbisi cüvânları dahi helvâcı dilberânına yan başı gelirler. Mahbûb u merğûb tâbi cüvânları olur.
EÇS IX Y77b
Ve bezzâzân civânları dahi meşhûrdur. Ve Ahi Evran ya‘nî tabbâğân kârhânelerinin yarar pehlivân dilâverân pâ-bürehne ve ser-bürehne âşıkân-ı sâdıkânları dahi bir diyârda yokdur. Gâyet zeber-dest ucbe-likâ ve garîbü'l-manzar ve vecîhü'l-heykel tüvânâ yiğitleri vardır. Akrânları meğer Edirne'de ve Karahisâr-ı Sâhib'de ola. Ve bu tabbâğhâne çârsûsu şehrin cânib-i şarkîsinde cereyân eden derenin iki cânibinde başka bir kasaba-misâl semtdir. İki yüz kadar âb-ı revânlı ve dinkli ve değirmenli kârhânelerdir.
EÇS IX Y77b
Ve bu mahalde cereyân eden derenin iki tarafı yalçın hurde çakıl taşlı yalçın kayalardır. Yed-i kudret ile bu dere kal‘anın şark tarafına bi-emrillâh handak vâki‘ olmuşdur. Eyle handak-ı amîkdir kim gûyâ derk-i esfelden nişân verir. Ve bu tarafdan kal‘aya düşman aslâ zafer bulmaz, zîrâ bu ka‘ra âdem nazar etse zehresi çâk olur. Ve bu kal‘anın şekl-i muhammesinde bu mahalden gayri handakı yokdur. Ol dahi yed-i kudret handakıdır.
EÇS IX Y77b
Ve bu şehir içre yedi kurşumlu sebîlhâne, cümleden latîf çârsû içinde kurşumlu hâna muttasıl Paşa sebîli, beyâz mermer-i hâm ve musanna‘ ruhâmlar ile müzeyyen olmuşdur. Ve evkâfından niçe bin katır yükü denk denk karını Îmân dağından getirüp âb-ı hayâtına mahlût edüp nûş eden atşânın îmânı gür olup "Hüseyn-i Kerbelâ aşkına sahhâ" derler.
EÇS IX Y77b
Ve bu şehrin enderûn [u] bîrûnunda cümle iki yüz çeşme-i âb-ı hayvândır. Ve cümle hânlarda ve hânedânlarda ve cevâmi‘lerde birer âb-ı zülâl mukarrerdir. Ve cemî‘i sarâylarda ve gayri büyûtlarda bâğ u bâğçe ve limon ve turunc ve enâr ve şeftâlû ve incîr ve kiraz eşcârlarının envâ‘ı mukarrerdir.
EÇS IX Y77b
Ve bu kal‘anın şimâlindeki cebel-i bâlânın dâmeninde Üç Göz ta‘bîr etdikleri bâğistân içre mesîregâh yerler var kim medhden hâricdir.
EÇS IX Y77b
Ve yine bu Üç Göz cenbinde tâk-ı Kisrâ'dan nişân verir binâ-yı âlîler ve amûd-ı müntehâlar var. Ve Üç Göz dahi kehkeşân-âsâ semâya ser çekmiş kavs-ı kuzahdan nişân verir tâk-ı Havernak'dır. Ahâlî-i beledin nakilleri üzre Hazret-i Süleymân'ın binâsıdır, derler. Hakkâ ki dîv-i Süleymânî binâsıdır.
EÇS IX Y77b–Y78a
Ve bu şehrin cânib-i erba‘asın Q 40a P 40a birer ve ikişer sâ‘atlik yer bâğlar bu şehri ihâta etmişdir kim her bâğçe gül [ü] gülistân ve sünbül [ü] bostân ve reyhân ile ârâste olmuş bir vâsi‘atü'l-aktâr ve ganîmetü'l-eş‘âr Y 78a vilâyet-i vâsi‘i ma‘mûr ve halkı şâdân [u] mesrûr bir diyâr-ı mahbûb-ı hûrdur.
EÇS IX Y78a
Ve bu şehir varoşunun Ova kapusundan Nâzlı kapusuna varınca şehir içinden ol şâhrâh ile şehrin tûlu kâmil bin adımdır. Ve iç kal‘anın Îmân kapusundan yokuş aşağı Menteşe kapusu kıbleye vâki‘ olmuşdur, ana varınca bin yedi yüz adımdır.
EÇS IX Y78a
Ve Ramazân Efendi câmi‘inin kurbunda çârsû içinde bir ma‘mûr [u] âbâdân mevlevîhânesi vardır. Gâyet ferah-fezâ bâğ-ı behişt içinde vâki‘ olmuş bir âsitâne-i Celâleddîn-i Rûmî'dir. Ammâ emr-i şerîf vârid olup cemî‘i tekyeleri harâb edüp bunun dahi bâbların mesdûd edüp cümle fukarâların nefy-i beled tekyeden azl-i ebed edüp âyîn-i Mevlânâ'yı men‘ etdiklerinden mâ‘adâ böyle bir mağz-ı Kur’ân Mesnevî-i şerîf tilâvet olunan dâr-ı dervîşân-ı dilrîşânın dillerin dilim dilim rîş rîş edüp bu makâmın inhidâmına bâ‘is olmuşlardır. Hakîr bu âsitânenin dîvârına bu ebyâtı tahrîr etdim. Beyt:
EÇS IX Y78a
Buğz edüp mesdûd edenler dâ’im ola nâ-murâd