EÇS IX Y87a
Evsâf-ı ziyâretgâh-ı şehr-i Birgi: Kal‘ada tahrîr olunan ziyâretlerden mâ‘adâ kal‘anın şimâlinde mezâristân içre ve dırahtıstân mîşezâristânesinde El-Mevlâ Birgili Mehemmed Efendi, müfessirîn ve muhaddisîn u musannifînden meşhûr-ı âfâk ulu sultândır kim niçe yüz mücelled kütüb-i mu‘teberelerinden kitâb-ı Tarîkat-i Muhammediyye ve ilm-i nahivde İmtihân-ı Ezkiyâ ve yine nahivde Izhâr-ı Avâmil anların te’lîflerindendir.
EÇS IX Y87a–Y87b
El-Mevlâ Mehemmed bin Abdülkerîm eş-şehîr be-Zülf-i Nigâr, cemî‘i ulûma risâle-i te'lîfleri var. Birgili Mehemmed Efendi Y 87b kurbunda medfûndur.
EÇS IX Y87b
Ve bu Birgili Mehemmed Efendi ulemâ-yı zâhirdendir. Hâlâ cemî‘i avâm-ı nâs içre tilâvet olunur Birgili Risâlesi deyü mu‘teber bir risâledir. Ammâ gâyet latîfdir kim hablü metînine yapışan râh-ı hakkı bulur ve hakkı bâtıldan fark edüp kendü nefsin bilür. Ve akâyide müte‘allık bir risâlesi vardır kim lâ-nazîrdir. Ulemâ-yı mütekaddimînden bir ferd bu vâdîde müşkil-küşâlık etmemişdir. Ve Sultân Süleymân asrında zuhûr etmişdir. Ve kabr-i şerîfinde kubbe ve gayri şey kabûl etmemişdir.
EÇS IX Y87b
Ancak başı ve ayağı ucunda hece taşları alâmeti vardır. Sâ’ir ibâdullâh-ı ünâs gibi fakîrâne medfûndur. Ve bu şehirde beyne'l-ulemâ "Mehemmed Çelebi" demek ile ma‘rûfdur. Hattâ hakîr ziyâretine müteveccih olduğumuzda "Birgili Mehemmed Efendi mezârı?" deyü su‘âl etdim, aslâ bilmediler. Anlar "Mehemmed Çelebi mi dersiz?" deyü vesîle verüp merkad-i pür-envârın gösterdiler.
EÇS IX Y87b
El-Mevlâ Yûnuszâde Mustafâ, Birgi nâm cây-ı rûşen-i dil-nişîndendir ve bunda medfûndur.
EÇS IX Y87b
Ve bu şehri seyr [ü] temâşâ ve ziyâret edüp a‘yân [u] eşrâfdan Koca Dervîş Ağa ve serdâr Fiçine Hasan Ağa ve Monlâ Çelebi ve Solakzâde, bu merkûm ahbâblar ile me’kûlât [u] meşrûbâtlarımız ve cümle bârhâne ve huddâmlarımız ile,
EÇS IX Y87b
Birgi yaylası Bozdağ nâm yaylaya gitdiğimiz beyân eder
EÇS IX Y87b
Evvelâ şehirden şimâle, dağlara çıkup ziyâret-i Erenler Sultân yayla yolu üzre bir ulu âsitâne-i Bektaşiyân'dır. Cihân-nümâ bir teferrücgâh yer olmak ile cümle şehrin amâristânı ve deşt-i vâdîsi ebrî hıtâyî sahîfe-misâl nümâyândır.
EÇS IX Y87b
Bunda haymelerimiz ile bir çemenzâr ve murgzâr, lâlezâr yerde meks edüp temâşâya şürû‘ eyledik. Eyle bir kûh-ı bülenddir kim Hâlık-ı kevneyn hitâb-ı kün ile arz [u] semâvât ademden getirelden beri bu kûhun tâ zirve-i a‘lâsında selc, berf ve yah pâresi vardır. Ve kar-ı atîki içre âb-ı zülâl kurdu vardır. Böyle bir kûh-ı bâlâ ve bir yaylağ-ı ra‘nâ-yı musattah fezâ-yi pür-giyâh sahrâdır kim yedi kadılık diyâr ahâlîsinin bu arsada hudûd-ı kadîmeleri vardır. Ol mahall-i cây-ı sürûrlarında meks ederler kim cümle üç bin yayla hâneleri ve külbe-i ahzânlardır. Ve cümle tahta örtülü ve tahta dîvârlı sandûka-vâr içli tışlı sarây hânelerdir.
EÇS IX Y87b
Ve câmi‘ ve mesâcid ve namâzgâh soffalarıyla ârâste ve hân Q 45a P 45a ve hammâm [ve] tekyeler ile pîrâste ve niçe yüz külbe-i ahzânlı dekâkîn ve gûnâ-gûn havz u fevvâreler ile müzeyyen bir dilküşâ menzildir.
EÇS IX Y87b
Ve bâğ [u] bâğçesinin gül [ü] gülistân ve reyhân sünbülistânı ve müşebbek bostânları içre hoş-elhân tuyûrun ve andelîb-i gûyânın asvât-ı hazînleri âdeme hayât verir.
EÇS IX Y87b–Y88a
Ve âb [u] hevâsının letâfetinden niçe bin yük Tire ipliğin bunda gasl edüp beyâz pembe-misâl olur. Ve cemî‘i ahâlî-i vilâyet bu cây-ı Y 88a safâda zevk [u] sefâ edüp ayş [u] işret ile tenperver olup sûrlar ve gencerler ve at koşuşları ve güleşler olup öğdiller ve ihsânlar bezl olunur azîm teferrücgâhdır.
EÇS IX Y88a
Husûsâ Ma‘nisa'dan selef pâdişâhları bu makâm-ı bihişt-âbâda gelüp meks ederlerdi. Hâlâ sarây-ı âlîleri ve kâ‘a ve hammâmları ve cemî‘i âsâr-ı binâları hâlî ve mu‘attal harâb [u] yebâb olmadadır. Ammâ hadîka-i ravza-i Rıdvânı aslâ fenâ bulmamışdır. Bu gaytân-ı İremin vasfında Hassân ve İmrü'l-kays âcizdir.
EÇS IX Y88a
Netîce-i merâm, fânî cihânın İremezâtıdır. Ve hendese üzre üstâd-ı bâğbân cemî‘i şecere-i müsmirâtları ve çınâr ve kavak ve sanavber ve ar‘ar ve bîd-i sernigûn ve servleri çırpı ile diküp her biri mûy-i miyânın gösterir cüvân-âsâ birer sehî-kad [ü] kâmet dilber-i ra‘nâ gibi dîvân durur. Her birine bâd-ı nesîm isâbet etdükde hırâm etmededirler. Ve lisân-ı hâl ile her mebde-i eşyâya tevhîd ve temcîd ederler. Ve her kûçe ve pûçesi hıyâbânında niçe bin kerre yüz bin gül [ü] gülistân içre hezâr hezârânın nevehân-gûyâlığı ta‘bîr olunmaz.
EÇS IX Y88a
Ve aşren fe-aşr havz-ı azîmler içre âdem kemeri kalınlığı fevvâreler şâzvâr revân olmadadır. Bâ-husûs mâh-ı Temmûz'da henüz leb-i dilberân-misâl kirazı ve verd-i ahmeri handân olmadadır kim bu bâğ-ı cinâna dâhil olanın demâğı mu‘attar olur. Cemî‘i âbdâr meyvesi mevcûddur. Ammâ yaylak olmak ile limon ve turunc ve zeytûnu ve rummânı olmaz. Ammâ bunda olan âb-ı hayât mâ-i cârîler Erzurum'da Bingöl yaylasında olmazdır. Ve bu yaylağın şimâlinde bir sâ‘at ba‘îd,
EÇS IX Y88a
Bu cây-ı müferrihde dahi gayri kazâlardan niçe bin âdem gelüp meks ederler. Bu dahi vasıfdan hâric ve medihden âric bir yaylağ-ı vâcibü's-seyirdir. Ve bunda makâm-ı Erba‘în derler bir ulu âsitâne olduğundan bu kûh-ı bülende cebel-i Erba‘în derler. Ammâ yine Bozdağ'a muttasıldır.
EÇS IX Y88a
Bu dergâh içre Baba Sultân ismiyle müsemmâ bir er medfûndur. Hacı Bektaş-ı Velî ile Horasân'dan bile gelmiş bir pîr-i merd-i Horasânîdir kim Horasân erenlerinden cedd-i izâmımız olan Türk-i Türkân Hoca Ahmed-i Yesevî halîfelerindendir kim anların nutk-ı dürerbârları ile bu Baba Sultân bu yaylada âşiyân etmesi sebebiyle ile'l-ân bu yayla âbâdân olmasının aslı oldur.
EÇS IX Y88a
Hâlâ tekye-i Bekkesinde iki yüzden mütecâviz fukarâ-yı Yeseviyân-ı Bektaşiyân cân-ı cânânlar vardır. Ve cemî‘i seyyâhân-ı cihân bu âsitâne-i sa‘âdetde mihmân olurlar. Ve cemî‘i erbâb-ı yayla gelüp ziyâret edüp nüzûrât verirler.
EÇS IX Y88a–Y88b
Ve mâl-ı sadakâtlar ile matbah-ı Keykâvus'unda ni‘met-i firâvân tabh olunup bay [u] gedâya belki kâ’inen menkâne bu tekyegâhı her gâh bi-hasbi'l-merâm ârâmgâh edinen dervîş-i dilrîş-i hırka-pûşâna ve Baba'yı Y 88b her subh [u] şâm ziyâret eden mihmânlara ve gayrilere Râzık-ı bî-te‘ab Hudâ-yı kerîm tarafından hâs u âmma ve merd [ü] zenâna ve pîr [ü] cüvâna nân-ı bî-imtinânı ve çorba-yı firâvânı ve summât-ı bî-kusûru dervîşân-ı abdalâna bast edüp şeb [u] rûz ni‘met-i Baba bu makâmda bî-minnet tenâvül olunur. Ba‘de't-ta‘âm fukarâ-yı ibâdullâh ol makâmda edâ-yı evkât-ı hamse ve zikr-i tevhîd iştigâliyle hoş-hâl olurlar. Dâ’imâ böyle bir nazargâhdır.
EÇS IX Y88b
Ve bu âsitâne-i Baba Sultân binâ edelden berü matbahında dörd yüz seneye karîbdir kim ocağında âteşi sönmeyüp tencereleri ocakdan enmemişdir. İki âdem müsâfir gelse elbette anların huzûruna "Hayru't-ta‘âmı mâ-hazar" deyüp Baba çobrası ve bir nânparesi getirirler, zîrâ şân-ı dervîşân-ı zîşân böyle âyîn-i Bektaşiyândır. Zâdekallâhu ilâ inkırâzı'd-devrân.
EÇS IX Y88b
Ziyâret-i el-Mevlâ İbrâhîm Efendi: Yine şehr-i Birgi'dendir. Murâd Hân-ı Sâlis'in mu‘allimi iken merhûm olup Birgi havâlîsinde Bozdağ tekyesinde medfûndur. Yetmiş kıt‘a mücelled te’lîfâtı vardır. Ammâ ilmine âmil olmayup tâ‘ûndan Bozdağ yaylasına alâ tarîkı's-seyr firâr edüp hikmet-i hudâ anda mat‘unen merhûm oldu.
EÇS IX Y88b
Andan atlara süvâr olup nîm sâ‘atde Gölcük nâm bir buhayre-i âb-ı zülâl vardır. Cânib-i erba‘ası bir günde ancak devir olunur. Etrâf-ı müdevverinde niçe yüz kaynak buz pâre âb-ı nâblar var kim huzûr ile her zülâlden üç taş çıkmak muhâldir kim âdemin eli kesilir, gâyet mâ-i bâridlerdir. İçinde yetmiş gûne mâhîleri olduğu sicilde mastûrdur. Kırkar ellişer vukıyye zerefşân alabalıkları olur kim tenâvül eden mâ’ide-i kudret yemiş olur.
EÇS IX Y88b
Ve bu buhayrenin dahi etrâfında iki bin mikdârı kerpiçden ve levhadan ve külbe-i ahzândan evler vardır. Ve müte‘addid cevâmi‘ hân u hammâmı ve esvâk-ı muhtasarlar vardır. Ve haftada bir bâzâr-ı azîm cem‘iyyet-i kübrâ olur. Ve bâlâda tahrîr olunan gibi bâğ u bâğçe ve gülistânlı sarây-ı âlîler ve gayrilerdir.
EÇS IX Y88b
Ve bu yaylağa Sarhanlı ve Alaşehirli ve Sartlı ve Kulalı ve Uşşâk P 45b halkı çıkarlar, zîrâ bu yaylağın şimâl tarafına yokuş aşağı Alaşehir üç sâ‘adir. Karşu cânibi Sart şehridir. Alaşehir ile Birgi şehrinin mâbeyne-hümâsı altı yâhûd yedi sâ‘atlik yer olup mâbeynlerinde bu yaylağ-ı Bozdağ-ı râğ vardır.
EÇS IX Y88b
Ve bu yaylalarda kâmil bir hafta zevk [u] safâ edüp murâd [u] merâmımız üzre temâşâ edüp cümle ahibbâ ile vedâlaşup refîklerimiz ile bu yayladan şarka yokuş aşağı nüzûl ederek Birgi şehri sol cânibimizde kalup beş sâ‘atde,
EÇS IX Y88b–Y89a
Aydın livâsında kasabasız Q 45b bir kazâdır. Ancak nevâhîleri yigirmi pâre ma‘mûr kurâdır. Ve yüz elli akçe kazâdır. Birgi serdârı hükmündedir. Bir câmi‘i ve mesâcidi Y 89a ve bir hânı ve bir hammâmı ve esvâk-ı muhtasarı vardır. Ammâ haftada bir azîm bâzâr olur kim Keles bâzârı meşhûrdur. Bundan cânib-i kıbleye şâdumânlık kurâlar içre dıraht-ı bâlâlara sarılmış üzüm asmaların temâşâ ederek altı sâ‘atde,
EÇS IX Y89a
Bu dahi Aydın hâkinde yüz elli akçe şerîf kazâdır. Ve nâhiyeleri on yedi pâre kurâdır. Ve hâkimi hâs voyvadasıdır. Kethudâyeri yokdur, ammâ mahsûs serdâr vardır. Ve kasabası bâğ u bâğçeli bir cebel dâmeninde üç yüz hâneli ve bir minâreli câmi‘li ve bir hân u hammâmlı ve bir kaç dükkânlı karyeden bozma kasaba-i ma‘mûrdur. Ve bunda dahi hafta bâzârı olup âdem deryâsı olur. Ve zeyl-i şehirde dırahtıstân sâyesinde herkes kâlây-ı vâlâ-yı metâ‘ın bâzâr-ı mahabbete çıkarup bey‘ u şirâ olunur. Balyambolu bâzârı meşhûrdur. Pembe ipliği ve pembe bezi ve dimisi meşhûrdur kim cemî‘i diyârlara bundan müstevlî olur.
EÇS IX Y89a
Ve bu kazâda hâsıl olan katır meğer Kastamonu'da ve Marzifon şehirlerinde ola. Ve bunda biyankökü çok olduğundan biyanı boldan galat kavm-i Etrâk tahfif-i kelâm edüp Balyambolu derler.
EÇS IX Y89a
El-hâsıl bu bâzâr Aydın'da ve Sarhan'da ve Menteşe'de meşhûr bâzârdır. Andan kalkup kıble cânibine ağaçlı dağlar içre yokuş yukaru nîm sâ‘at gidüp,
EÇS IX Y89a
Karye-i Tasahorya: Balyambolu nâhiyesidir. Bir sarp dereli ve depeli yerde bâğlı ve bâğçeli bir kûh-ı bülend eteğinde âb [u] hevâsı latîf kasaba-misâl beş yüz kiremit örtülü ma‘mûr ve kârgîr binâ hânelerdir. Bir câmi‘i ve üç mescidi ve bir mu‘attal hammâmı ve bir ma‘mûr hânı ve yedi dükkânı var, İrem-misâl bir şîrîn beldedir.
EÇS IX Y89a
Ve cemî‘i dırahtlarına engûr asmaları dirâgûş edüp her birinden beşer onar katır yükü engûr-i âbdarı ve dânedâr la‘lgûn hoşhâr kirazı olur. Ve Beğ yaylağı dâmeninde olmak ile âb-ı hayât suları var kim ta‘bîr olunmaz. Ve bu karyeden kalkup yine bu yaylağ içre,
EÇS IX Y89a
Karye-i Beğ: İki yüz evli ve bir câmi‘li âb [u] hevâsı latîf kurâdır. Ubûr edüp andan,
EÇS IX Y89a
Beğ yaylağı: Âb-ı zülâlden nişân verir mâ-i cârîleri vardır kim sayf ü şitâda zirve-i bülendinde berf ü yah eksik değildir. Vakt-i zuhurda ebr-i nîlgûn içinde zirve-i a‘lâsı ancak nümâyân olur. Tâ bu mertebe semâya ser çekmiş kûh-ı bâlâdır. Çemenzârı gûyâ sebzgûn-ı vâlâdır.
EÇS IX Y89a–Y89b
Bu kûh-ı bûhdan şimâl cânibine nigerân etdükde Tire sahrâsı bir sahîfe-i kitâb-ı Gülistân [u] Bostân gibi nümâyândır. Bunun dahi evsâfın mâ-vaka‘ı üzre tahrîr etsek müsevvedâtımız yayla-nâmeye döner. Hemân şundan ma‘lûm ola kim bu yaylanın sâye-i zıllında Tire ve Birgi sahrâsında cereyân eden Y 89b nehr-i Menderes bir ark-ı âsiyâb gibi görünür, böyle bir cebel-i âlîdir.
EÇS IX Y89b
Ve bu yaylağ Tire şehri hâyilinde olan Kestâne dağına muttasıldır. Bunda dahi selâtîn-i selef maksûreleri vardır. Ve bu yaylayı ubûr edüp kıblesi tarafında,