EÇS IX Y120b
Ve Süleymân Hân'ın bir imâret[i] var, şeb [u] rûz âyende vü revende-i devendeye sofra-i bî-imtinânında ni‘meti mebzûldür. Bundan mâ‘adâ cümle şehrin ulemâ ve sulehâ ve e’imme ve hutebâ ve meşâyih ve fukarâsına ta‘yînatları vardır, dâ’imâ cârîdir.
EÇS IX Y120b
Ve çârsû-yı bâzârı gâyet müzeyyendir. Ve Süleymâniyye evkâfı dekâkînleri cem‘an üç yüzdür. Ve sâ’ir dekâkînler cem‘an dörd yüzdür. Ve bir bezzâzistânı vardır. Kefere zamânında dahi bezzâzistân imiş, gâyet musanna‘ toloz kemer binâdır.
EÇS IX Y120b
Ve tahmîs bir ve iskele başında gümrükhâne bir ve hân-ı bâzergân üç ve hân-ı âyende vü revendeye mekân yokdur, arzullâh-ı vâsı‘adır. Ammâ cümle halkı garîb-dostdırlar. Bir garîbü'd-diyâr âdem gelse elbette anı bir kimesne ol gece müsâferete alup hâne-i bî-minnetine götürürler.
EÇS IX Y120b
Ve bu şehre üç su gelir, biri Hünkâr suyu, biri Sünbüllü suyu gâyet âb-ı hayâtdır ve biri Bekir Paşa suyu. Ve bu sulardan şehir içinde cümle yetmiş çeşmedir. Hattâ çârsû içinde berberler önünde altı sütûn üzre bir tahta kubbeli bir şâzrevân havzı vardır, cânib-i erba‘asında kol kalınlığı çeşmeler cereyân edüp cümle keştîbân ve âm [u] hâs a‘yân andan def‘-i atşân ederler, zîrâ ayn-ı sünbülîdir.
EÇS IX Y120b
Ve bu şehirde cümle yetmiş sarây-ı a‘yân [u] eşrâfdır. Cümleden musanna‘ ve şâhâne Alî Paşa sarâyıdır. İbret-nümâ binâ-yı musanna‘dır, zîrâ cümle Freng esîrlerinin hayâl-pesend san‘atları anda icrâ olunmuşdur. Ve her diyârın birer gûne binâsından ahz edüp tarz-ı âhar nev-binâ-yı vâcibü's-seyirdir. El-hâsıl medhinde lisân kâsırdır.
EÇS IX Y120b
Ve bu sarâya karîb Değirmen bayırı üzre iki kulle yel değirmeni vardır.
EÇS IX Y120b
Ve cümle sokakları yedi yüz kırk sokakdır. Cümle şâhrâhları kuş gözü safra taşı döşelidir. Ve dâ’imâ herkes hânesi önün ve dükkânı önün şeb [u] rûz pâk edüp hâr [u] hâşâk dökmezler, gâyet ayıbdır ve hâkim tarafından ta‘zîr ederler, zîrâ mezbele dökseler âb-ı rahmet nâzil oldukda cümle hâr [u] hâşâki limana götürüp liman dolar. Ol ecilden bu şehir gâyet pâkdir ve her husûsda pâk ü pâkîzelerdir.
EÇS IX Y120b
Ve bu şehir içinde yol üzerlerinde üç yüz altmış altı mahzenler vardır. Küffâr zamanında bu mahzenlerde mâl-â-mâl buğday dururmuş. Rûz-merre bir müd buğday yeyüp bir sene müstevfâ yetişir imiş. Hâlâ ol mahzenler boşdur ve ağızı mesdûddur.
EÇS IX Y120b–Y121a
Ve Enderûn câmi‘inden baş yukaru bir ulu şâhrâhdır, tûlu kâmil beş yüz adımdır. İki tarafı gûnâ-gûn nakş-ı bûkalemûn musanna‘ Şeddâdî binâ dîvârlı ve müzeyyen ve mukarnas şâhnişînli sarây-ı âlîlerdir. Ve her birinin kapularında ve revzenlerinde olan tasvîrât-ı nükûşâtın medhinde lisân kâsırdır. Ve bu yolu üstâd mühendis çırpı ile eyle hemvâr etmişdir kim Y 121a bir ser-i mû kadar münharif değildir. Ve iki cânibi çırpıdan çıkma musaykal kaldırımdır. Ve şâhrâhın ortası serepâ kuş gözü hurde gûnâ-gûn safra taşı mebsût olunmuşdur. Tâ Freng hisârı önünde Lonca dîvânhânesine varınca böyle münakkaş hurde kaldırımdır.
EÇS IX Y121a
Ve mezkûr Lonca dîvânhânesi beyâz mermer döşeli kemer-i âlîler üstü toloz kubbelerdir. Cümle kal‘a ağaları ve kulları bunda dîvân edüp ve müşâvere edüp mezkûr şâhrâhın iki cânibine cümle kal‘a neferâtı dizilüp mehterhâneler çalınup bu mahalde bayramlaşırlar ve cemî‘i umûrların bunda görürler. Ve bu dîvânhânenin sağ cânibi Sencovan câmi‘idir ve sol cânibi Freng hisârıdır.
EÇS IX Y121a
Ve bu şehrin enderûn [u] birûnunda olan ziyâretgâhları beyân eder
EÇS IX Y121a
Evvelâ Kadırga limanının yıldız tarafı ucunda bir kumsal burunda bâğ-ı İrem-misâl bir gül-i gülistân ve sünbül ü destân içinde bir kubbe-i pür-envâr içinde fâtih-i Cezâyir Murâd Re’îs medfûndur. Cemî‘i deryâ gâzîlerinin serçeşmesidir. Her tarafdan âsitânesine nüzûrât gelür. Merkadi üzre serinde turna telleri ile müzeyyendir ve sandûkası yeşil çuka örtülüdür. Ve cânib-i erba‘asında gûnâ-gûn musanna‘ çerâğ u alem ve post ve seccâdeler ile döşelidir. Ve âsitâne-i Bektaşiyân âsitânıdır. Ve kapusu üzre çâr-kûşe beyâz mermerde böyle tahrîr olunmuşdur. Târîh:
EÇS IX Y121a
İşidenler vefâtın anınDediler Gâzîye târîh gâzi Sene 1018
EÇS IX Y121a
Ve bu tekyede olan gûnâ-gûn üzüm bir diyârda yokdur, zîrâ her bir erbâb-ı ma‘ârif birer aşlama kalem edüp ibret-nümâ engûrler hâsıl olmuşdur, Sübhane'l-Hallâk. Ve bu tekyenin bir köşesinde merkad-i şeyhü'l-harem kapusu üzre târîhi budur:
EÇS IX Y121a
Kapu ağası İsmâ‘îl Ağa kimOlup şeyhü'l-harem bulmuşdu izzetİşidenler dediler ana târîhUmarız kim ede Allâh rahmet Sene 1049
EÇS IX Y121a
Ve bu merkad-i şerîfin civârında Cânbe Geray Hân türbe-i pür-envârının kapusu üzre böyle tahrîr olunmuşdur. Beyt:
EÇS IX Y121a
Yatırlar yerde best olmuş ne tîg u ne kemer peydâ
EÇS IX Y121a
Ve Gâzî Şâhin Geray Hân dahi murg-ı dili baz-ı ecel şâhini şikâr edüp "İrci‘î" emrine fermân-ber olup anda hâk-âlûde yatır.
EÇS IX Y121a
Ve buna karîb Ca‘fer Beğ merkadinin kapusu üzre târîhdir:
EÇS IX Y121a
Âh kim bâkî değil ömr-i azîzNe gedâ kalur bu âlemde ne şâhHak yolunda oldu Ca‘fer Beğ şehîdBuldı iklîm-i bakâya izz ü câhİşidüp Yahyâ dedi târîhiniMeşhedini cennet eyle yâ İlâh. Sene 965
EÇS IX Y121a
Ve Koca Memi Paşa dahi Murâd Re’îs bâğçesinde medfûndur.
EÇS IX Y121a–Y121b
Ve bu mahalde niçe şühedâ ve sulehâ ziyâret edüp rûh-ı şerîflerinden istimdâd taleb etdik. Lâkin bunların makâmları birer âsâr ile zâhir u bâhir olmak ile tahfîf-i kelâm olundu. Andan Eğri kapunun taşrasında hîn-i muhâsarada şehîd olan yeniçerinin hâlâ cesed-i şerîfi ter ü tâze idüği nümâyândır. Ve hâlâ Y 121b ser-i sa‘âdeti alâmeti taş üzre keçesi durur. Himmetleri hâzır ola.
EÇS IX Y121b
{Ziyâret-i Güzelce Sinânzâde Monlâ Ahmed Efendi: Rodos'da Şeyhülislâm iken vefât edüp kal‘a hâricinde Sünbüllü nâm mesîregâhda ziyâretgâh-ı has [u] âmdır, te’lîfâtı firâvândır.
EÇS IX Y121b
Ve el-Mevlâ Ehlî Çelebi: Hekîmzâde Abdurrahmân Efendi'nin birâder-i kihteridir. Ve Sultân Süleymâniyye câmi‘i hazîresinde medfûndur. İlm-i nârencâtda mânendi yok idi.} Q 59b P 59b
EÇS IX Y121b
Ve bu Rodos'un bu mezâristânlardan mâ‘adâ kara cânibleri bir deryâdan bir deryâya varınca serâpâ bâğ u bâğçedir ve cümle bin tokuz yüz bâğdır. Andan mâ‘adâ mahsûllü dağdır.
EÇS IX Y121b
Ve bu kal‘da cümle otuz altı değirmendir, cümle Süleymân Hân evkâfıdır.
EÇS IX Y121b
Ve bu şehir içre aslâ tabak yokdur. Cümlesi kal‘anın garb cânibinde altı bin adım ba‘îd leb-i deryâda bir varoşdur. Cümle esnâf-ı tabbâğân tarîk-i Âh-i Evran anda sâkinlerdir ve Eski Rodos yoludur.
EÇS IX Y121b
Ve bu şehrin cümle halkı Cezâyirli tarzı sıkma çâpüksüvâr esbâbı geyerler. Ve cümle babayâne çuka siyâblar geyerler. Ve bellerinde üçer çatal musanna‘ bıçakları ve şecî‘ u fetâ koçakları vardır. Ve cümle tâzeleri baldır duru ve levenddir ve ihtiyârları neccârdır.
EÇS IX Y121b
Ve âb [u] hevâsının letâfetinden halkının reng-i rûyları humret üzredir.
EÇS IX Y121b
Ve mahbûb u mahbûbesi şöhre-i şehr olmuşdur. Ve cümle zenânesi ehl-i perdedir. gûyâ ki Râbi‘a-i Adeviyye'dir. Cümle çuka ferrâce geyüp ayaklarına kırmızı katîfe düğme çakşır geyüp başların çember ile yüzlerin kıl nikâb ile setr edüp gâyet mestûrelerdir. Bir avret hakkında bir yâve cevâb işitseler vâkıf-ı esrâr olup ol ân katl ederler, zîrâ halkı âr u gayret sâhibleridir ve gâyet garîb-dostlardır.
EÇS IX Y121b
Ve lisânları Anatolu lehçesidir. Ve cümle re‘âyâsı Urumdur.
EÇS IX Y121b
Ve halkı gâyet ehl-i zevkdir, bâğdan bâğa ve Sünbüllü teferrücgâhında sohbet-i hâslar ederler.
EÇS IX Y121b
Ve bu şehrin me’kûlât [u] meşrûbâtının memdûhâtından fındık kadar bir yeşil Freng incîri olur, râyiha-i tayyibesi âdemin demâğın mu‘attar eder ve gâyet serî‘u'l-hazmdır. El-hâsıl rub‘-ı meskûnda nazîri yokdur. Allâhü a‘lem sûre-i Tîn bunun hakkında nâzil olmuşdur.
EÇS IX Y121b
Ve bir sun‘-ı Hudâ dahi limon içinde bir limon dahi var. Taşradaki katı âb-ı hayât iç katı eyle ekşi kim gûyâ tîzâbdır. Sübhânel'l-Hallâk.
EÇS IX Y121b
Ve gûnâ-gûn engûrü memdûhdur. Ve beyâz ekmeği gıdâ-yı rûhdur.
EÇS IX Y121b
Ve iklîm-i sâlisde vâki‘ olmuşdur. Hevâsı sevâhil limon ve turunc ve incîr ve zeytûn ve hurmâ ve servi hâsıl olur. Ve arz-ı beledi (---) ve tûl-i nehârı (---).