EÇS IX Y121b
El-hâsıl bu Rodos "Yâ Kuddûs" ismine mazhar olduğundan Cenâb-ı Bârî'nin hıfz-ı emânında olup cümle halkının esmâları Yâ Kuddûs'dur. Ve anıniçün pâk i‘tikâdlardır. Hafizakallâh.
EÇS IX Y121b
Eğer vâkıf-ı esrâr olduğumuz mertebe evsâfın tahrîr etsek bir mücelled kitâb olur. Allâhü a‘lem bi's-savâb.
EÇS IX Y121b–Y122a
Anda bir ay zevk u safâlar edüp on beş yârân-ı bâ-sâfâ ile cümle cezîrede Y 122a olan kurâ ve kasabâtları ve kılâ‘ ve İreme-zâtları temâşâ ederek,
EÇS IX Y122a
Lindos kal‘asına gitdiğimiz konakları beyân eder
EÇS IX Y122a
Evvelâ Rodos'un Eğri kapusundan çıkup küheylân atlar ile garb cânibine tabakhâneyi ubûr edüp leb-i deryâ ile sa‘îd [ü] şehîd (---) Paşa'yı ziyâret edüp ve (---) cisri iki gözdür, anı ubûr edüp 3 sâ‘atda leb-i deryâ ile gidüp,
EÇS IX Y122a
Evsâf-ı kal‘a-i Eski Rodos: İbtidâ Süleymân Hân bunu yedi günde feth edüp hazîne ve bâr [u] büngâhın lâzım olmayanın azîm asker ile bunda koyup ba‘dehu Rodos'a teveccüh etti, hâlâ Süleymân Hân evkâfıdır. Kal‘ası leb-i deryâdan bir tüfeng menzili ba‘îd evc-i âsumâna ser-çekmiş bir beyâz sarp kaya üzre sedd-i İskender-misâl bir taş binha kal‘a-i bâlâdır. Şarkdan garba tûlânî vâki‘ olmuşdur. Ve cânib-i erba‘asından âdem aşağı bakmağa cür’et edemez. Ve ancak şark tarafından bir yolu var, bir sâ‘atde çıkılır ve garb tarafında yoldan bir sâ‘atde enilir iki yola münhasırdır.
EÇS IX Y122a
Gayri cânibleri şâhin yuvalı kûh-ı Demâvend-misâl kayalardır. Ve üç kat kal‘adır. Ammâ taşra kal‘ası hîn-i muhâsarada münhedim olup hâlâ bâğ u bâğçedir. Ammâ dîvârların bâğ sâhibleri alâ-kadri'l-imkân metânet üzre ta‘mîr etmişlerdir. Ancak şarka nâzır bir kapusu vardır, yine bir yerden zafer bulup çıkmak mümkün değildir. Ve Rodos fethinden sonra bu kal‘anın şark tarafı köşesindeki kaya üzre bir iç kal‘a binâ etmişler, hâlâ Kahkahâ-vâr bir kal‘a-i âlîdir. İçinde hâlâ dizdârı ve kırk neferâtı ve yigirmi hânesi ve bir mescid binâ olunup ihyâ ederler.
EÇS IX Y122a
Ve bu kal‘anın cirmi dörd yüz adımdır. Ve üç cânibi çâh-ı gayyâ-misâl olduğundan handakı yokdur. Ve ancak garba nâzır bir kapusu var. Ve her evde sarnıçları vardır ve dâ’imâ aşağı bâğlar içre âb-ı hayât suları vardır andan eşekler ile su getirirler. Ve bu kal‘anın garb cânibinde yokuş aşağı bir sâ‘atde enüp Alî Paşa oğlu Abdülkâdir Paşa'nın köyünde ta‘âm tenâvül edüp leb-i deryâya karîb,
EÇS IX Y122a–Y122b
Karye-i Velanova: Cânib-i erba‘ası bâğ u bâğçe ile müzeyyen yetmiş Urum hâneli bir ma‘mûr köydür. Ve câ-be-câ müselmânları vardır. Âl-i Osmân neslinden Cem Şâh, Sultân Bâyezîd ile ceng edüp âhir münhedim oldukda Menteşe hâkinde bu Malta'ya ubûr edüp bu karyeyi ana hâs verirler, hâlâ bu karyede olan ibret-nümâ âsâr-ı acîbe binâlar ve gûnâ-gûn fıskıyye ve şâzrevân ve havzı ve selsebîller ve câm-ı Cem ta‘bîr etdikleri câmın durduğu amûd-ı ibret-nümûn bu köydedir. Ve çok âsârları mürûr-ı eyyâm ile münhedim olmuşdur. Andan Cem Sultân firâr edüp Fransa'da karâr edüp Bâyezîd Hân tarafından taleb olundukda bi'z-zarûrî bir saruşın âdemi zehirli ustura ile tırâş edüp boğup, Cem'dir deyü Âsitâne'ye irsâl edüp Bursa'da Murâdiyye'de defn ederler, hâlâ Fransa ol zu‘m üzre- Y 122b -dirler kim böyle hîle edüp,
EÇS IX Y122b
"Cem Şâh'ı vermedik, hâlâ krallarımız anın ırkındandır" deyü tefâhür kesb ederler. Ammâ hakîkate ihtimâli vardır.
EÇS IX Y122b
Yine sadede rücû‘ edelim Cem Şâh köyünden sehil kıble cânibine meyilli gidüp,
EÇS IX Y122b
Karye-i Köşkenoz ve karye-i Kalikes ve karye-i Afondoz ve karye-i Tahtalı: Bu kurâları ubûr edüp Tahtalı'da mihmân olup zevk u safâ etdik. Bu kurâların cümlesi Süleymân Hân evkâfı Urum köyleridir. Her biri birer kasaba-misâl bâğ u bâğçeli ma‘mûr u müzeyyen kurâlardır.
EÇS IX Y122b
Andan yine cenûba ma‘mûr âbâdân kurâlar ubûr ederek 3 sâ‘atde,
EÇS IX Y122b
Süleymân Hân Rodos'u feth etdükde bu kal‘anın dahi miftâhların teslîm etmişler, yohsa Hudâ âlimdir bir vechile zafer mümkin değil idi. Anıniçün cümle re‘âyâsı mu‘âf [u] müsellemlerdir, ancak mütevellîye birer altun harâc verirler, maktû‘-ı kadem vakf-ı Süleymân Hân'dır, hâkimleri mütevellîdir. Cümle beş yüz yigirmi sekiz harâcdır. Ammâ beş bin kâfir vardır, gûyâ Malta'dır. Ve hakîkat her bâr Malta gemileri gelüp bir hafta zevk [u] safâ edüp gider, aslâ bir vaz‘-ı yed etmez. Ve cümle kâfirleri siyâh manlifke şapka geyerler ve mâbeynlerinde bir kaç müselmân şekilli ahiryanları vardır ve halkı gâyet mün‘imdir.
EÇS IX Y122b
Ve aşağı varoşda cümle iki yüz hâne-i zîbâlardır. Ve müselmânlar içün bir mescidi var, mâ‘adâ kenîselerdir. Ve kat-ender-kat toprak örtülü kal‘a-misâl kâ[r]gîr binâ ma‘mûr u müzeyyen evlerdir, gûyâ herbiri birer sarây-ı âlîlerdir. Ve Freng tarzı musanna‘ evlerdir. Ammâ evlerinde havlıları dardır. Ve kesîf sokakları vardır, ancak iki âdem yanyana geçer, zîk sokaklardır.
EÇS IX Y122b
Ve hân u hammâm ve bedestânı yokdur, ancak otuz yedi kefere dükkânları vardır. Balık ve havyar ve peynir ve soğan ve sarmısak [ve] etmek ve et bey‘ olunur. Ammâ meyhâneleri çokdur, her ev birer meyhânedir ve şarâbı memdûhdur. Ve her eşyâ bulunur, lâkin yine Rodos'a muhtâclardır. Ve bu varoşda hünkâr kapucıbaşılarından Papas kapucıbaşı ki millet-i Mesîhiyye üzre bıtrîk iken Sultân İbrâhîm Hân huzûrunda İslâm ile müşerref olup Kâsımpaşa'da Piyale Paşa merhûmun ehlin alup başkapucıbaşılık sadaka olunup fermân-ı şehriyârî ile Rodos kal‘alarının ta‘mîr [ü] termîmine me’mûr olup bu Lindos kal‘asının aşağı varoşunda mezkûr İsmâ‘îl Ağa bir hayrât-ı azîm etmişdir kim selef vüzerâlarından bir ferde nasîb olmadı.
EÇS IX Y122b–Y123a
Mâ-tekaddem bir kayadan sehel su çıkar alâmeti var imiş, anı üstâd lağımcılar getürdüp Ferhâdî külünkler ile azîm bacalar açup bir âb-ı hayât-ı cân-efzâ-yı ferah-fezâ su çıkup beş göz çeşme icrâ etmiş. Her lülesi âdem gerdanı kalınlığı pertâb eder. Cümle Mısır ve Cezâyir ve sâ’ir memâlik-i mahrûseye gidüp gelen bunda lenger-endâht olup sulanırlar ve yukaru kal‘alı, eşekler ile taşırlar. Kâmil yukaru kal‘aya bir sâ‘atde çıkılır. Hakîr dörd bin adımda Y 123a çıkdım.
EÇS IX Y123a
Ve bir yoldan gayri yolu yokdur. Gayri yerleri şâhin ve zağanoz kuşu yuvalı yalçın kayalar[dır]. Ve (---) nâzır bir kapusu var. Ve şekl-i müdevver yigirmi kulleli bir küçük kal‘adır. P 60a Ve deryâya topları erişir. Rodos cezîresinin cenûbunda bir burun ucunda evc-i âsumâna ser-çekmiş bir kal‘a-i ibret-nümâdır. Rûy-i zemînde misli olmayan Van kal‘ası ve Mardin ve Q 60a Şebin Karahisârı ve Afyon Karahisârı bu beş pâre kal‘a ki desti Âl-i Osmân'da yed-i kudret kal‘asıdır. Ammâ bu Lindos kal‘ası mezkûr kal‘alardan metîn ve müstahkemdir. Eyle bir kal‘a-i bî-emândır ki Sultân Süleymân Hân Rodos kal‘asına yüz yigirmi kerre yürüyüş edüp zafer buldu. Ammâ bu Lindos vere ile feth olmasa içinde zahîresi oldukdan sonra yüz yıl muhâsaradan bî-pâk [ü] bî-pervâ bir Sedd-i İskender'dir. Lâkin küçükdür. Cirmi dâ’iren-mâdâr dörd yüz adımdır. Ammâ hisâr-pîçesi ile sekiz yüz adımdır.
EÇS IX Y123a
Ve her evde su sarnıcları mukarrerdir. Ve cümle kırk hânedir dizdârı ve yigirmi neferâtı bu yukaru kal‘ada olurlar.
EÇS IX Y123a
Ve Süleymân Hân'ın minâresiz bir câmi‘i ve buğday anbârları vardır, gayri âsâr-ı binâ yokdur.
EÇS IX Y123a
El-hâsıl otuz altı sene seyâhatimde böyle bir Kahkahâ-yı Rûm kal‘a-i ibret-nümûn görmedim. Cebehâne kullesinden şimâl cânibinde olan zemîne nazar etsen cemî‘i bâğ u bâğçe ve bostân nakş-ı bûkalemûn nümâyândır. Cenûb cânibine nazar etsen Bahr-i Sefîd halîç-misâl nümâyândır. Ve mu‘tedil hevâda garb cânibine nazar etsen üç yüz mîl ba‘îd Girid cezîresinin karlı karlı İsfakiye dağları azharun mine'ş-şems nümâyândır.
EÇS IX Y123a
Ve âb [u] hevâsının letâfetinden mahbûbe Urum keratsaları ve duhter-i nûr-ahterleri gâyet hüsündârlardır.
EÇS IX Y123a
Ve me’kûlât [ü] meşrûbâtından turna kanı şarâbı âyende vü revendeye mebzûldür, zîrâ üç bin yedi yüz bâğı var, mütevellîye öşr-i sultânî verir.
EÇS IX Y123a
Ve limanında tekir balığı ve kalkan balığı ve levrek mâhîleri her mâh bir gûne balığın mevsimidir.
EÇS IX Y123a
Ve bir azîm limanı vardır. A‘lâ yatakdır. Kefere zamânı gâyet ma‘mûr imiş, mürûr-ı eyyam ile ba‘zı yerleri münhedim olmuş.
EÇS IX Y123a
Bu kal‘ayı temâşâ edüp yine Rodos'a, şark cânibine teveccüh edüp on yedi pâre münhedim olmuş kal‘aları temâşâ ederek 9 sâ‘atde ma‘mûr [u] âbâdân kurâ ve büldânları seyr [ü] temâşâ ederek,
EÇS IX Y123a
Menzil-i karye-i Ahancoloz: Bir kefere köyüdür ve Süleymân Hân evkâfıdır, gâyet ma‘mûrdur. Andan yine 8 sâ‘at mahsûllü ve giyâhât nebâtâtlı kurâlar ubûr edüp,
EÇS IX Y123a
Yahûdî Palambaoğlu Çiftliği: Bir ferah-fezâ mesîregâh yerdir. Anı ubûr edüp,
EÇS IX Y123a
Karye-i Özkur: Bâlâda câmi‘inin târîhi tahrîr olunmuş bir müferrih bâğ u bâğçeli müselmân köyüdür.
EÇS IX Y123a–Y123b
Andan Sünbüllü mesîregâhında cümle yârân-ı bâ-safâ ile görüşüp zevk [u] safâlar edüp kal‘a-i Rodos'a dâhil olup ba‘zı ihtiyâr kimesneler ile ihtilât edüp Rodos kal‘asının ba‘zı Y 123b ahvâlâtına muttali‘ olmak içün ba‘zı şeyler su’âl etdim.
EÇS IX Y123b
Süleymân Hân ile fetihde yigirmi yaşında hâzır olan Koca Mahmûd Re’îs hakîri cebehânesine götürüp temâşâ etdim. Hudâ alîmdir bu cebehâneyi ne Budin'de ve ne Belgrad ve Eğre'de görmedim, eğer tahrîr u tavsîf eylesem, kilk-i zebânım âcizmânde olur.
EÇS IX Y123b
Ve bu Rodos'da olan toplar bir serhadde yokdur. İllâ Akdeniz Kilidü'l-bahr'inde ve Sarâyburnu'nda vardır. Cümle sağîr u kebîr iki yüz topdur. Ve mühimmâta müte‘allik eşyâların hisâbın Cenâb-ı Bârî bilür.
EÇS IX Y123b
Ve yine Mahmûd Ağa bu hakîri oğlu ile Defterhâne'ye götürüp hîn-i muhâsara ne kadar masrûf gitdi ve ne kadar âdem şehîd oldu ve ba‘de'l-feth Kapudan Palak Mustafâ Paşa eliyle ne kadar kal‘aların miftâhları geldi ve Akdeniz içre ne kadar cezîrelerden hedâyâlar gelüp mutî‘ [u] münkâd olup niçe tahrîr olundu. Ve her cezîre ne kadar mîldir ve her cezîrede ne kadar kal‘a-i ma‘mûr ve liman vardır, anları tahrîr edüp cümleden Rodos cezîresin takaddüm edüp cemî‘i Akdeniz cezîrelerinin sedd-i sedîdi ve hısn-ı metîni deyü yüz elli altı mîl olmak üzre tahrîr olunup dâ’iren-mâdâr cümle (---) kal‘adır. Ammâ el-hâletü hâzihi dörd kal‘ası ma‘mûrdur, mâ‘adâsı münhedim olmuşdur.
EÇS IX Y123b
Ve bu cezîreleri ve hâlâ sâkin olduğumuz cezîre-i rub‘-ı meskûnu seksen yedi bin mîldir, deyü ilm-i hendese ve hey’et üzre tahrîr etmeleri muhakkakdır. Ammâ mîl ta‘bîr etdikleri zirâ‘-ı esved ile dörd bin zirâ‘dır ve her zirâ‘ yigirmi dörd parmakdır.
EÇS IX Y123b
"Batlîmûs katında istidâre-i arz yigirmi dörd bin mîldir. O takdîrce seksen bin fersâhdır. Ve her bir mîl zirâ‘-ı mekkî ile üç bin zirâ‘dır. Ve zirâ‘-ı mezbûrun her biri üç şibirdir. Ve her şibir on iki ısba beş şa‘îrdir, arzı kadardır" deyü defterhâne-i Rodos'da mîl hisâbın kırat-be-kırat böyle tahrîr edüp cümle cezîreleri bu hisâb üzre tavsîf [u] terkîm eylemiş.
EÇS IX Y123b
Bu hakîr dahi mâ-tekaddem geşt [ü] güzâr etdiğimiz cezîreleri alâ-kadri'l-imkân tahrîr edüp mîl hisâbların bu defterhâneden istihrâc edüp tastîr eyledik.