EÇS IX Y131a
Bu burundan içeri Adalya körfezidir ki tûlu kırk mîldir. Bu Elbisleri temâşâ edüp şimâl cânibine sarp sengistân yollar aşup sekiz sâ‘atde,
EÇS IX Y131a
Karye-i Gerenler: Yüz altmış toprak örtülü evlerdir. Bir câmi‘i ve bir hânı var ve ze‘âmetdir. Cümle halkı müselmânlardır.
EÇS IX Y131a
Andan yine şimâl tarafına sarp çengelistân ve sengistân râhlar ubûr ederek sahrâ-yı Elmalı'ya çıkup hamd-i Hudâ atlarımızın ayakları hâke tokunup gayri taşdan eser görmeyüp bu sahrâ içre niçe ma‘mûr u müzeyyen İremezât-misâl kurâlar ubûr edüp,
EÇS IX Y131a
Gönye gölü: Bir azîm halîcdir. İçinde gûnâ-gûn mâhîler şinâverlik edüp kurâların halkı sayd edüp kifâflanırlar.Ve bu sahrânın şarkî cânibindeki kayalardır. Nehr-i Elmalı tulû‘ edüp geçit vermez. Sâ‘ikasından âdemi dehşet alır. Bir değirmi mağâra kapusundan çıkup Elmalı şehri altından cereyân edüp mezkûr Gönye gölüne mahlût olup gâyib olur. Lâkin mezkûr göl ba‘zı mevsimde taşup Elmalı sahrâsın ve köylerin gark edüp cemî‘i mahsûlâtları hebâya gider. Ve mürtefi‘ yerlerde olan kurâlar cezîre cezîre-misâl kalurlar.
EÇS IX Y131a
Ve mezkûr nehrin kayalardan çıkduğu mahalde dağ eteklerinde sâhibü'l-hayrât Ömer Paşa kâmil bir sâ‘at tûlu bir sedd-i İskender-misâl bir dîvâr binâ edüp üzerin kaldırım edüp ve niçe yerleri cisirdir. Ba‘zı zamân bu seddi dahi gark edüp beş altı ay yol dağlardan işleyüp ol nehir başı olan mağâradan bilâ-hadd ü lâ-gâyet elvân elvân balıklar çıkar kim ol vilâyet mâ’ide ile ganîmet olur. Bu hikmet kim ol mağârada ol kadar balık nerede hâsıl olup dururlar.
EÇS IX Y131a
Bu temâşâları edüp Ömer Paşa cisrinden geçüp rub‘ sâ‘atde Elmalı şehrinin bâğ u bâğçeleri içinden güzer edüp,
EÇS IX Y131a–Y131b
Bu şehrin şimâl cânibinde zirve-i a‘lâya ser çekmiş bir püşte vardır. Anda hâlâ nümâyân mağâralar vardır. Teke Bay oğulları asrında ol mağâranın birinden "almalı" birinden "almamalı" sadâsı istimâ‘ olunup niçe yıl bu hâl üzre mürûr edüp bir ferd-i âferîde dahme-küşâlık edüp bir kimseye muvaffak olmaz. Hâlâ ki herkes mağâra içindeki genci görürler. Âhir Germiyanoğulları'ndan Ya‘kûb Germiyan'ın İshâk Fakîh nâm bir hâcesi gelüp mezkûr dahme dibinde bir erba‘în çıkarup leyle-i Kadir(dir)'de altun ve guruş ırmak-misâl taşra akup Teke Bay oğluna öşrün verüp ve "almalı" diye diye cümle Elmalı halkı Teke Bay Y 131b iken Elmalı Bay olup bu şehre Elmalı demenin sebeb-i tesmiyesi oldur.
EÇS IX Y131b
Ba‘dehu İshâk Fakîh Anatolu şehirleri halkın bay edüp bin deve yükü mâl ile Kütâhiyye'ye gelüp Ya‘kûb Germiyan'a bu kadar hazîne verüp rızâ’en lillâh bir câmi‘ ve bir medrese ve hammâm ve imâret binâ eder. Hâlâ Kütâhiyye çârsûsu içre "Sak Fakı" dedükleri galat-ı meşhûrdur, İshâk Fakîh câmi‘i oldur. Hâlâ Elmalı şehrinde ol mağâra ma‘lûmdur.
EÇS IX Y131b
Ve bu şehir Anatolu eyâletinde Teke paşasının tahtıdır. Ve paşasının taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnu 328.000. Hîn-i seferde paşası hâssına göre kânûn üzre dörd yüz âdem ile sefer eşer. Ve alaybeğisi ve çeribaşısı vardır. Ve sekiz ze‘âmeti vardır. Ve üç yüz toksan iki tîmârı vardır. Kânûn üzre beş bin akçede bir cebelüsü ile sefer eşer. Paşa askeri ile cümle sancak askeri (---) olup sefere revâne olurlar.
EÇS IX Y131b
Bu şehrin şeyhülislâmı ve nakîbüleşrâfı ve kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve a‘yân [u] eşrâfı vardır. Ve yüz elli akçe şerîf kadılıkdır. Ve nâhiyesi (---) kurâdır. Senevî üç bin guruş hâsıl olur. Ber-vech-i adâlet sancak paşasına senevî elli beş kîse hâsıl olur. Gâyet mahsûllü vilâyetdir.
EÇS IX Y131b
Ve sancağı kazâları cümle (---) kazâdır. Evvelâ baş kazâ taht-ı Elmalı ve garb tarafında kazâ-i Kaş ve yine garbında kazâ-i Kalkanlı ve anın şarkında kazâ-i Finike ve anın şarkında kazâ-i Eğdir ve anın kurbunda kazâ-i Azrasan ve anın şarkında körfez aşırı kazâ-i Adalya ve anın şimâlinde kazâ-i Istanaz ve anın şimâlinde kazâ-i Kızılkaya ve kazâ-i Teke Karahisârı. Bu sancakda meşhûr kazâlar bunlardır. Ammâ ba‘zı zamân kazâ-i Kaş ve kazâ-i Kalkanlı Menteşe'ye zamm olunur.
EÇS IX Y131b
Ve bu Elmalı şehrinde kal‘a yokdur. Şehri, Elmalı cibâli dâmeninde Cihângîr Yokuşu-misâl evleri biri biri üzre dereli ve depeli yerde vâki‘ olmuş bir bâğ-ı Merâm-misâl şehr-i kadîmdir. Cümle otuz iki mahalle ve sekiz bin sekiz yüz seksen sekiz serâpâ tahta örtülü evlerdir.
EÇS IX Y131b
Ve cümle otuz iki mihrâbdır ve (---) cum‘adır. Evvelâ cümleden mükellef ü müzeyyen ve ibret-nümâ binâ-yı rûşen kâr-ı musanna‘ câmi‘-i murakka‘ Ketenci Ömer Paşa câmi‘i. Çârsû-yı bâzâr içinde vâki‘ olmak ile cemâ‘at-i kesîreye mâlik bir câmi‘-i ferah-fezâdır ve enderûn [u] bîrûnu serâpâ nakş-ı bûkalemûn müzehhebdir kim Bihzâd kalemin çekmede âcizdir.
EÇS IX Y131b
Ve kubbe-i nîlgûnu bir müdevver kubbedir kim misli meğer kubbe-i çarh ola. Ve bu kubbenin etrâfında sekiz hurde kubbeler var. Hemân misli İslâmbol'da Eyyûb Sultân'da Zâl Paşa resmindedir. Tûlen ve arzen seksener ayakdır. Ve bir surâhî minâresi var kim evce ser çekmiş bir mevzûn minâre-i musanna‘dır. Ve kıble kapusu üzre mastûr olan târîh budur:
EÇS IX Y132a
Ve taşra soffaların yemîn ü yesârında olan revzenler üzre kâşî-i Çîn lâciverd ile celî hattile bu ebyâtlar tahrîr olunmuşdur. Beyt:
EÇS IX Y132a
Tavk-ı tâ‘at bağlayup ifrît-i nefsin boynunaÂsaf-ı Hakla ri‘âyet kıl Süleymânlık budur
EÇS IX Y132a
Ve bir harem-i ferah-fezâsı var kim gûnâ-gûn şecere-i müntehâlar ile tezyîn olunmuşdur. Zıll-i himâyesindeki yeşil ve dühâvî katîfe-vâr çemenzârında cemâ‘at râhat olup Hakk'a ibâdet ederler.
EÇS IX Y132a
Ve bu haremin cânib-i erba‘ası medrese hücreleridir. Ve bir kubbe-i âlî dershâne ve dâr-ı kurrâsı var. Cümle hücreler önü sütûnlar üzre tâklardır. Ve câmi‘in taşra Q 63a soffası dahi amûd-ı müntehâlar üzre kubbe-i âlîlerdir.
EÇS IX Y132a
Ve hareminin ortasında bir âbdest havuzu var kim ortasında bir şâzrevânı var, âdem gevdesi misâl tâ kubbeye pertâb P 63a eder. Ve havz-ı latîfin cânib-i erba‘asından uyûnlar selsebîl-âsâ revân olmadadır. Ve bu hayrât [u] hasenâtın cemî‘îsi nîlgûn kurşum örtülü binâlardır. El-hâsıl Anatolu eyâletinde Tire ve Ma‘nisa ve Amasiyye'den gayri yerde böyle binâ-yı musanna‘ yokdur.
EÇS IX Y132a
Bu câmi‘den sonra cemâ‘at-i kesîreye mâlik Eski câmi‘ binâ-yı kadîm olmak ile bir rûhâniyyet var kim içinde âdem iki rek‘at namâz kılup du‘â etse dünyevî ve uhrevî cemî‘i hayır murâdâtı bi-emrillâh hâsıl olur, zîrâ kibâr-ı evliyâullâh nazargâhıdır ki meşhûr-ı âfâkdır.
EÇS IX Y132a
Ve Şeyh Yûsuf Efendi câmi‘i ve Ümmî Sinân Efendi câmi‘i anındır. Ve Yeni câmi‘ Hanım kadınındır. Bu câmi‘lerden mâ‘adâ otuz iki mihrâb mesâcidlerdir.
EÇS IX Y132a
Ve yedi mekteb-i sıbyân vardır. Evkâfından her sene cümle tıfl-ı ebcedhânlara surre ve atıyye ve birer kat esvâb sadaka ihsân olunur. Bu yedi mektebden mâ‘adâ vakfı olmayan yetmiş mekteb-i sıbyân vardır, zîrâ bunda Kur’ân-ı azîme olan rağbet meğer Kastamonu'da ola. Gayri diyârda yokdur. Anıniçün Cenâb-ı Bârî bu şehir halkın ankâ edüp ganîmet ihsân etmişdir.
EÇS IX Y132a
Ve dörd medrese ve bir imâret vardır. Ve beş hammâmı var. Tabahâne'de Tahtalı hammâm mahkemenin önündedir. Ve Eski hammâm ve Şeyh Paşa önünde Çavuş hammâmı ve Demirciler önünde Beğ hammâmı, âb [u] hevâsı gâyet latîfdir. Ve Kak mallesinde Karkalı hammâm.
EÇS IX Y132a
Ve cümle üç yüz dükkândır. Ve şehir içinde nehr-i cereyân üzre cümle yetmiş değirmendir. Ve üç hânı vardır. Gerçi bezzâzistânı yokdur, ammâ bu hânlarda cemî‘i zî-kıymet eşyâ mevcûddur.
EÇS IX Y132a–Y132b
Ve bu şehrin der [ü] dîvârı cümle dîvârlarının zeyli taşdır. Ve bâlâsı kerpiç dîvârdır. Ve cümle sokakları eniş ve yokuş taş kaldırımdır. Y 132b
EÇS IX Y132b
Ve kıble cânibi serâpâ bâğ u bâğçelerdir. Ve bundan gayri her evde bâğçe mukarrerdir. Gûnâ-gûn engûr ağaçları ve çınâr ve kavak ve karaağaçlara sarılmış üzümleri olur kim mine'l-acâyibdir.
EÇS IX Y132b
Ve her evde birer âb-ı hayât mâ’-i tâhir zâhirdir. Ve bu şehir dâmen-i kûhda vâki‘dir. Ammâ şimâl cânibi küşâde olmak ile âb [u] hevâsı letâfetinden mahbûb u mahbûbesi gâyet memdûhdur. Ve cümle halkı garîb-dostlardır. Ekseriyyâ Teke külâhı üzre sarık sararlar. Ve dâ’imâ müsâfir ararlar. Ve çuka ferrâce ve mâvî ve neftî boğası haftan geyerler.
EÇS IX Y132b
Ve me’kûlât [u] meşrûbâtının memdûhâtından kırk gûne elması ve yedi elvân üzümü ve beyâz ve hâs ekmeği meşhûrdur. Ve beyâz bezi Denizli boğasısına tercîh olunur.
EÇS IX Y132b
Ve bunda olan kibâr-ı evliyâullâhları beyân eder, ziyâretgâh-ı Elmalı şehri: Evvelâ şehir içinde Şeyh Baba Sultân, Eski câmi‘ mihrâbı önünde medfûndur. Menâkıbı bisyârdır.
EÇS IX Y132b
Ve Bınarbaşı'nda Abdülvehhâb Efendi, bir mesîregâh âsitânesi var kim cümle ahibbâ ve erbâb-ı zurefânın ârâmgâh [u] namâzgâhıdır, anda bir kubbe-i âlî içinde medfûndurlar. Kuddise sırruh.
EÇS IX Y132b
Karaman Ereğlisi'nin Bınarbaşısı gibi bu şehre cümle âb-ı hayât bu mahalden taksîm olunur. Ve cümle aynların her biri birer dıraht-ı bâlânın altından çıkar. Azîm teferrücgâh [u] ziyâretgâhdır.
EÇS IX Y132b
Ve şehrin tâ şark tarafı ucunda Istanoz yolu üzre Baltasıgedik Mahmûd Dede, bir mesîregâh [u] temâşâgâh cihân-nümâ bir mürtefi‘ âsitânede medfûndur. Abdâl Mûsâ Sultân'ın birâder-i cân-berâberleridir. Çok kerâmâtı zâhir olmuşdur.
EÇS IX Y132b
Ve bu Elmalı şehrinin cümle sularından âb-ı zülâli bunlardır ki zikr olunur: Alaca Mescid mahallesinde Karabınar ve Ulubınarbaşı ve Hacı Ahmed bınarı. Bu cümle altmış bınardır bir yere cem‘ olup nehr-i azîm-i Elmalı'ya mahlût olup Gönye gölünde gâyib olur.