EÇS IX Y155a
"Emera bi-inşâi hâzihi'l-mescidi'l-mübârek el-mu‘iz el-kerîm el-‘âlî benâ Halîl bin Ramazân e‘azzallâhu ensârahu bi-târîh-i hayr sahh." terkîm olunmuşdur.
EÇS IX Y155a–Y155b
"Benâ hâzihi'l-câmi‘eş-şerîf fî eyyâmi devleti's-sultâni'l-a‘zâm ve hâkâni'l-mu‘azzam Sultân Süleymân Şâh bin Selîm Han Y 155b halledallâhu sâhibe'l-hayrâti el-bâbü'l-Emîrü'l-kirâm bi-bni Perî Paşa Emîrü'l-merhûm Halîl Beğ eş-şehîr b'ibni Ramazânî gurre-i Muharremü'l-harâm sene semâne ve erbaîn ve tis‘i mie." [1.M.948] tektîb olunmuşdur.
EÇS IX Y155b
Ve'l-hâsıl Cenâb-ı Bârî'nin ihsânı üzre ekâlîm-i seb‘ada çok âsâr-ı acîb ve sihr-i i‘câz-ı garîb binâ-yı musanna‘lar gördüm ammâ bu câmi‘de olan rûhâniyyet ve hulûs-ı kalb ile olan ibâdet bir câmi‘de görmedim, zîrâ sâhibü'l-hayrât gazâ mâlı ile binâ eylemiş bir câmi‘-i münevverdir. El-hâsıl misli bu arâzî-i ma‘mûrede yokdur. Ve ferzend-i benî âdem anın vaz‘-ı binâsı beyânında ve zîbâ san‘atları ve gûnâ-gûn tasarrufları beyânında âcizmândelerdir. Ve vech-i arzda eyle bir kâr-ı insân binâ olunmamışdır. Ve hüsn-i zarâfeti ve kâr-ı letâfeti vasıfdan hâric ve beyândan âric bir câmi‘dir.
EÇS IX Y155b
Ve cisir başında Ca‘fer Paşa câmi‘i gâyet mesîregâh kasr-ı âlî-misâl câmi‘-i rûşendir. Ve âyende vü revendenin mihmângâh ve ârâmgâh u ibâdetgâhıdır. Ve hamse-i evkâtgâhıdır.
EÇS IX Y155b
Ve bu câmi‘in solunda suya havâle on arşın bâlâ tahta-pûş soffalarında ba‘zı yârân-ı âşıkân anda soyunup kendüyi ol kadar bâlâ yerden Cihân suyuna atup cihân kaç bucak idüğin görüp şinâverlik eder. Ve bu câmi‘ fevkânîdir. Kapusu üzre târîhi budur:
EÇS IX Y155b
"Bi-inşâi hâzihi'l-câmi‘i'ş-şerîf taleben li-merzâtillâhi'l-meliki'l-kadîr ez-zaîf Ca‘fer Paşa cezallâhu te‘âlâ hayran ve evsâhu ilâ mâ yeşâu ve etemmehu fî sene semâne ve hamsîn ve elf." [1058] terşîd olunmuşdur.
EÇS IX Y155b
Ve bir câmi‘ dahi Hasan Ağa câmi‘i ve bâb-ı Tarsûs'da Zavcıoğlu el-Hâc Mustafâ câmi‘i. Meşhûr câmi‘ler bu mezkûrlardır, bunlardan mâ‘adâ mesâcidlerdir.
EÇS IX Y155b
Ve cümle yigirmi iki medrese vardır, zîrâ ulemâsı gâyet çokdur. Ve fukarâ ve sulehâsı bî-hisâbdır. Ve gâyet ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at musallî halkı vardır.
EÇS IX Y155b
Ve bir dâr-ı kurrâ ve üç dârü'l-hadîs vardır. Ve medrese-i Pîrî Mehemmed Paşa ibn Ramazân yayla sâhibidir. Ve kırk mekteb-i sıbyân-ı tıflân-ı ebcedhân var.
EÇS IX Y155b
Ve iki hammâmı var. Biri yalı tarafında Paşa hammâmı derler, âb [u] hevâsı latîf hammâm-ı rûşendir ve biri çârşû içinde Eski hammâm.
EÇS IX Y155b
Ve on yedi hânları vardır. Cümleden mükellef çârsû içinde Ramazânoğlu hânı, yüz yigirmi ocak hân-ı kebîrdir. Ve bu hânın etrâfında olan üç yüz altmış kâ[r]gîr binâ dükkânlar cümle Ramazânoğlu binâsıdır. Ve bundan gayri bu şehir içre cümle yedi yüz otuz dekâkînlerdir. Ve kal‘a-misâl bezzâzistânı dahi Ramazânoğlu'nundur.
EÇS IX Y155b
Ve iki imâretdir. Âyende vü revendeye sofra-i bî-imtinânı dâyimdir. Ve üç yerde çeşmesi vardır. Cihân nehrinden dollâblar ile su kemerlerinden hammâm ve câmi‘lere ve çeşmelere taksîm olunur.
EÇS IX Y155b–Y156a
Ve sevâhil vilâyet olmak ile kaldırımı yokdur, pâk hâk-pây yollardır. Ammâ çârsû-yı bâzâr içre dîvâr kenârlarında Y 156a piyâde kaldırımları vardır.
EÇS IX Y156a
Ve bu şehrin cânib-i erba‘asında "On bir bin bâğ u bâğçe öşür verir" deyü tevâtüre ermişdir. Ve bu şehir içre cümle (---) hândır. Ramazânoğlu hânı ve Pamuk hânı ve Sûhte Mahmûd Paşa hânı gâyet vâsi‘ meydânlı hân-ı azîmdir.
EÇS IX Y156a
Ve bu şehir Cihân nehrinden zemîni bâlâda olup bir vech ile su gelmek muhâl olup bâlâda tahrîr olunan dollâb-ı azîm Gâzî Ramazânoğlu'nun hayrât-ı azîmidir. Eyle dollâb-ı âlîdir kim [[(---) (---) (---)]] Adana şehrinde olan ecnâs-ı mahlûkât def‘-i atşân ederler. Kaddi kâmil kırk arşındır. Ve yetmiş kantâr demir ile [[(---) (---) (---)]] dahi sadâsı bir sâ‘at yerden istimâ‘ olunur azîm hayrâtdır. Ve böyle şehr-i azîme bu dollâb kifâyet etmeyüp her evde [[(---) (---) (---)]] âbkeşânlık ederler.
EÇS IX Y156a
Ve nehr-i Cihân tâ Sivas vilâyeti dağlarından hurûc edüp bu Adana şehrinin kenârından güzâr eder edüp [[(---) (---) (---)]] ve bu nehir üzre olan şehrin memerr-i nâsı cisr-i azîm Takyanus binâsıdır. Lâkin Me’mûn Halîfe târîhleri vardır. [[(---) (---) (---)]] Q 71b P 71b Ve cümle on altı tâk-ı Kisrâ'dan nişân verir azîm gözlerdir. Ve beş göz dahi gayri cisir gözleri gibi küçük gözlerdir. Anlar ile cümle yigirmi bir göz cisirdir. Ve şarkdan garba tûlü beş yüz elli germe adımdır. Ve iki başında kal‘a kulleleri gibi mazgallı ve dirsekli kullelerdir. Ve birer metîn kapuları vardır. Şeb [u] rûz bevvâbânı dîdebânlık edüp kal‘a cânibindeki başında olan kullenin kapusunda âyende vü revende tüccâr tâ’ifesinden bâc ve gümrük alınup kal‘a kullarına aklâm kayd olunmuşdur. Ve firâr eden memlûk ve gayri kayd-bend edüp sâhibine verirler.
EÇS IX Y156a
Ve bu şehrin Temmûz'da hevâsı gâyet sakîl olduğundan bahâr eyyâmında bu beyti terennüm ederler. Beyt:
EÇS IX Y156a
deyüp sağîr ü kebîr pîr ü civân bay [u] nâtüvân cümle Ramazânoğlu yaylasına çıkup herkes mahbeshânesinden çıkup gûnâ-gûn cilveler eylerler.
EÇS IX Y156a
Ve ol yaylada herkesin mülkü ve emlâki ve bâğ u bâğçesi vardır. Ol câ-yı ferah-fezâda zevk u safâlar edüp mahbûb ü mahbûbesi kesb-i tarâvet hâsıl ederler. Ancak Adana'da paşa ve mollâ ve garîb ü gurebâ ve ehl-i tüccâr ve âyende vü revendegân kalır.
EÇS IX Y156a
Ve bu şehrin me’kûlât meşrûbâtının memdûhâtından limonu ve turuncu ve zeytûnu ve incîri ve nârı ve şeker kamışı ve pembesi gâyet çokdur kim cemî‘i diyâra pembe bundan gider. Ekseriyyâ halkının kârları oldur.
EÇS IX Y156a–Y156b
Ve halkı ekseriyyâ bülühdir ya‘nî Oğuz tâ’ifesidir. Oğuzlar hakkında Risâlet-penâh Arapça buyurmuşlardır. Bir alay Türkmân kavmidir. Cümle külâh üzre beyâz destâr-ı Nebî ve taylesân-ı Muhammedî sarkıdırlar. Y 156b Ve çuka ferrâceler ve elvân boğası haftânlar geyerler.
EÇS IX Y156b
Ve cümle zenânesi ayaklarına sarı çizme geyerler. Ve sivri takye üzre beyâz çarşaf bürünüp gâyet ehl-i perde gezerler.
EÇS IX Y156b
Ve halkı gâyet garîb-dostlardır. Ve Arabistân ile müşâ‘ olmağın lisân-ı Arabî de tekellüm ederler. Ve Arab ve Tat Fellâh ve Urum ve Ermeni ve Yahûdî var bir şehr-i kebîrdir.
EÇS IX Y156b
Ve vilâyet-i vâsi‘-i ma‘mûrdur. Ve buk‘aları hûb [u] mergûbdur. Husûsâ hâs ve beyâz etmeği meğer Macar vilâyetinde ola. Ve sahrâlarında mezra‘aları vâfir hayır u berekâtları mütekâsir ve ni‘metleri firâvân ve uyûn-ı azîm-i nehr-i Cihân revândır.
EÇS IX Y156b
Ve iklîm-i râbi‘in vasatîdir. Tûl-i nehârı 14 nîmdir. Vasatî arzı 36 derece ve 22 dakîkadır. El-hâsıl ma‘mûr şehirdir.
EÇS IX Y156b
Ziyâretgâh-ı Adana: Evvelâ Tarsûs kapusundan taşra âsitâne-i Kurbân Baba fukarâ-i Bektaşiyân meydânıdır. Ve gülistân içre medfûnlardır. Ve cisrin şark cânibinde tekye-i Ca‘fer Baba, âsitâne-i Hindiyândır. Ve şehirde Monlâzâde Efendi, kuddise sırruh.
EÇS IX Y156b
Bunları cümle ziyâret edüp çok hâl sâhibi kimesneler ile mülâkat olup ve vâlî-i vilâyet Küçük Hüseyin Paşa'dan elli şerîfî ve bir bayrak âdemler alup cümle yârân-ı bâ-safâyile ve paşayile vedâlaşup şark cânibine düz çemenzâr ve câ-be-câ dıraht-ı hezâr içre hezârân hezârın sıyt u sadâsın istimâ‘ ederek altıncı sâ‘atde âheste reviş,
EÇS IX Y156b
İbtidâ bânîsi Takyanus-ı Rûm'dur kim bir şehr-i azîm idi. Ba‘dehu Ebû Ca'fer el-Mansûr binâ edüp Freng harâb etdi. Adana hâkinde mu‘âf [u] müsellem Köpürlü Mehemmed Paşa evkâfıdır. Ve yüz elli akçe kazâdır. Ve nâhiyesi (---) kurâdır. Ber-vech-i adâlet senevî bin beş yüz guruş hâsıl olur sadaka kazâlarıdır.
EÇS IX Y156b
Zamân-ı kadîmde şehr-i azîm ve kal‘a-i kadîm imiş. Hâlâ üç binden mütecâviz çuka dezgâhı kârhâneleri ve niçe bin âsâr-ı binâlar harâb u yebâb yatur. Ve niçe yüz yıl bu hâl üzre yatup cisr başında ancak bir küçük hân var idi.
EÇS IX Y156b
Ba‘dehu Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ Köpürlü Mehemmed Paşa'ya emr edüp cisrin karşu cânibinde kal‘a-misâl bir hân-ı azîm inşâ etmişdir kim yüz yigirmi ocakdır. Ve mâ-tekaddem köhne hânı dahi ana ilhâk edüp mihmânhâne-i kebîr olmuşdur.
EÇS IX Y156b
Ve bu kal‘a içre vüzerâ [ve] vükelâlara mahsûs müte‘addid hücreler ve haremhâneler binâ oluumuşdur. Ve bir kubbe-i âlîli câmi‘-i bî-bedel inşâ olunmuşdur. Ammâ ol kadar vâsi‘ değildir. Ve bir alçak minâresi var. Ve matbah-ı Keykâvus'unda âyende vü revendeye birer nân ve birer tâs baba çorbası ve birer şem‘a sadâka olunur. Eğer bay ve eğer gedâ ve müslim ve gayri müslim ni‘meti mebzûldür.
EÇS IX Y156b–Y157a
Ve bir latîf küçük hammâmı ve mu‘âf [u] müsellem üç yüz kulu ve dizdârı ve mütevellîsi Y 157a vardır. Ve her gelüp giden tüccâr ve huccâca birer bayrak yüz yiğit koşup kankı cânibe azîmet murâdları ise maksûdlarına vâsıl edüp yanlarından bir ân münfek olmayup avdetde huccâc [u] tüccârdan selâmet kâğıdları alup Misis ağasına mektûbları ibrâz ederler. Hâlâ kânûnları budur. Ve mâ-tekaddem bu yoldan kırk elli atlı selâmetle ubûr etmek muhâl idi. Hamd-i Hudâ latîf hayrât oldu. İlâhi inkırâzü'd-devrân mü’ebbed ola.
EÇS IX Y157a
Ve bu hândan taşra varoş nev-binâ üç yüz seksen toprak örtülü hânelerdir. Ve cisirden hâna girecek mahal cânibinde yigirmi kâ[r]gîr dükkândır ve dîdebânlardır kim vecheyn kâr ederler. Ve âyende vü revendeden bu demir kapu dibindeki kullede bâc alurlar. Ve hâna girince yük yıkmadan mâhazar tahte'l-kahve gelüp leyle-i cum‘a ise pilâv zerde ve yahnî gelir. Ammâ şa‘îr kendü mâlları ile hâncılardan alınır.
EÇS IX Y157a
Ve mâ-tekaddem cisr dahi niçe yıllar harâb olup cümle ibâdullâh güzer etmede usret çekerlerdi. Bu dahi ol mahalde müceddeden ta‘mîr edüp cisrin ortasında sol tarafda bir beyâz mermer üzre târîhi budur:
EÇS IX Y157a
Cihân cisrin bile Sultân Mehemmed eyledi ta‘mir.