EÇS IX Y178b
"Neyleyim? Bî-hâsıl bir ağaçdır, anıniçün kat‘ ederim" dedikde mezbûr herîfler ricâ edüp,
EÇS IX Y178b
"Lutfeyle, kesme, meyve versin" dediklerince ol dahi neccâr-vâr baltalar urur. Yine ricâ edüp,
EÇS IX Y178b
"Afv, afv! Biz mütekeffil olalım, bu sene semer versin" deyü ricâ etdiklerince mezkûr dırahtın zahimdâr olan yerlerinden hûnâbe-misâl cereyân eder.
EÇS IX Y178b
Bu hâl üzre niçe bin yerden zahm-âlûd oldukdan sonra ma‘hûd herîflerin ricâları hayyiz-i kabûlde vâki‘ olup meyve vereceğine her sene mütekeffil olup kasem billâh inşâallâh ile Fâtiha tilâvet edüp giderler.
EÇS IX Y178b
Garâbet bunda kim ol sene ol kadar berk-bârı hâsıl olur kim salkım saçak ta‘bîri üzre bî-nihâye meyve verir, acîb ü garîb tılsımâtdır.
EÇS IX Y178b
Ve bu şehirde ibret-nümâ çokdur. Ammâ biz muhtasar üzre tahrîr etdik. Ve cümle halkı kibâr-ı evliyâullâha mu‘tekid ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at mü’min ve muvahhid kavimdir.
EÇS IX Y178b
Ziyâretgâh-ı Lâtikıyye: Şehrin yıldız cânibinde nîm sâ‘at ba‘îd leb-i deryâya karîb Hazret-i Risâlet-penâh'ın ammetesi Hazret-i Mes‘ûd ibn Ümmühânî vâlideleri künyeti ile meşhûrlardır. Râvî-i hadîsdir ve bir kubbe-i pür-envârın içinde medfûnlardır. Radıyallâhu anh. Şehirde bir hatm-i şerîf tilâvet edüp kabr-i şerîflerine yüz sürdükde hatm-i şerîf eyleyüp âşinâlık kesbetdik ve savâbın rûh-ı şerîflerine hibe eyleyüp rûhâniyyetlerinden istimdâd taleb etdik.
EÇS IX Y178b
Ve şehre karîb Ebü'd-Derdâ hazretleri ki Derdâ-yı Âmirî derler, Sahâbe-i kirâmın erbâb-ı soffasından idi. Ve serhalka olup cemî‘i ehl-i rıyâzatın silsileleri ana müntehîdir. Ve Hazret-i Risâlet-penâh'ın huzûrunda Hazret-i Alî'den me’zûn olup sâhib-i tarîk oldu. Ve anın hakkında Risâlet-penâh, İbn Abbâs rivâyetile buyururlar:
EÇS IX Y178b
Ve şehrin şark cânibinde bâğçeler içinde İbrâhîm-i Edhem vâlidesi, bir çâr-kûşe üstü açık mihrâblı mescid içinde medfûnlardır. Yevm-i isneyn ve yevm-i cum‘ada şehrin cümle nisvânları varup isyânlar edüp oğul kız isterler. Ne‘ûzübillâh şirk-i hafîdir.
EÇS IX Y178b–Y179a
Ve kurbunda şehre karîb Şeyh Mûsâ Sâdık kuddise sırruh. Ve şehirden şimâl cânibinde bir sâ‘at ba‘îd leb-i deryâda ziyâret-i İbn Hittâ, Sahâbe-i kirâmdandır. Bunlar dahi bir Y 179a kubbe-i münevverede medfûnlardır.
EÇS IX Y179a
Ve şehre karîb Şeyh Ebubekr-i Batranî hazretleri kuddise sırruh ve limana karîb leb-i deryâda Şeyh Sa‘îd ve ana karîb hazret-i Emîr Sultân ve şehir içinde Şeyh Emîr Cemâ‘a ve Şeyh Emîr Esed. Cümlesinin himmetleri hâzır u nâzır ola.
EÇS IX Y179a
Ve bu şehirde bir hafta seyr [ü] temâşâ edüp beş yüzden mütecâviz ziyâretler etdik. Ammâ meşhûrları bunlardır. Ve hânemiz sâhibi Mataracızâde Arslan ve Kaplan Ağalar ile vedâlaşup ve refîkler alup şark cânibine sahrâlar içre ve hıyâbân [u] dırahistân içre sevâhile enmiş Türkmân obalarında yiye içe ve kona göçe,
EÇS IX Y179a
Nehr-i Kebîr: Yedi göz cisr-i azîm imiş, münhedim olmuş. Yüz bin renc [ü] anâ ile atları uryân edüp yıldırdık. Zîrâ tuğyân üzre cereyân ederdi. Gülbin dağlarından gelüp bu mahalde Bahr-i Sefîd'e mahlût olur. Andan,
EÇS IX Y179a
Nehr-i Kırbaşı: Küçük nehirdir. Atile ubûr edüp bu nehir Kürd cebelinden gelüp yine bu mahalde deryâya mecrâ eden,
EÇS IX Y179a
Nehr-i Mıdık: Bu nehrin menba‘ı Şâm yolunda Mıdık kal‘ası gölündedir. Ve,
EÇS IX Y179a
Nehr-i Rü’üs dahi at ile güzer olunup mezkûr nehreyn Gülbin dağlarında Pılatınoş kal‘ası altından hurûc edüp Bahr-i Sefîd'e mahlût olurlar.
EÇS IX Y179a
Ve bu nehirleri ve sahrâ [vü] ormanları ubûr edüp gâh leb-i deryâyile gâh kumsal sehel râhile ve hevâ-yı latîfde bî-âhile Türkmân obaları içre Yâr bin Hî'le(?) ayş [u] nûş ederek beş sâ‘atde,
EÇS IX Y179a
Bu dahi İşpanya keferesi binâsıdır. Hazret-i Ömer hilâfetinde feth olunup yine küffâr-ı dûzah-karâr istîlâ etmişdir. Ba‘dehu Hazret-i Ömer hilâfetinde Medîne-i Münevvere içre kabâyil-i Kureyş'den Cebel-i Elheme nâm bir şeyhü'l-arab bir urbânın gözün çıkarup şer‘ile Hazret-i Ömer Cebel-i Elheme'nin gözün çıkarmak murâd edindikde bir gece Cebel-i Elheme kabîlesiyle firâr edüp Antakiye'de Hırkîl Kayser'e gelüp dâhil düşer. Hırkîl Elhem'e Cübeyle dağların verir. Andan bir gece Cübeyle kal‘asına İşpanya elinden şebhûn ile istîlâ edüp kal‘ayı ta‘mîr ü termîm edüp anıniçün Cebel-i Elheme'den galat Cübeyle kal‘ası derler.
EÇS IX Y179a
Ba‘dehu Cebel-i Elheme üzre Hazret-i Ömer Kudüs fethine geldikde Hâlid ibn Velîd'i serdâr ta‘yîn edüp ceng-i azîm ederler. Bi-emrillâh Cebel-i Elheme münhezim olup beş evlâdı ve kabâyiliyle gemilere süvâr olup İşpanya'ya firâr edüp dâhil düşer. Anlar Cebel'e Kuryeleş dağı verirler. Bunlar Kureyşî olduğundan ol cebele Kuryeleş dağı derler. Arnavud bunlardan hâsıl olup ol Kuryeleş dağları Avlonya ve Delvinye mâbeyninde ulu dağlardır.
EÇS IX Y179a
Ba‘dehu Cebele'nin bir oğlu Lazka Tırabzan'da Ciniviz'e gidüp Laz kavmi olur. Bir oğlu Mikril olur ve bir oğlu Abaza olur ve bir oğlu Çerâkis olur. Bu beş kavim cümle Kureyş'dir.
EÇS IX Y179a
Ba‘dehu Cebel-i Elheme mürd olup Elbasan şehri içinde Büzürg Seng nâm bir mesîregâhda yatır. İnşâallâh bu beş millet mahalleriyle mufassal tahrîr olunur.
EÇS IX Y179a–Y179b
Ba‘dehu Cübeyle şehrinde İşpanya kâfiri kalup tâ Melikü't-Tâhir asrına dek mutasarrıf Y 179b olup sene (---) târîhinde Melikü't-Tâhir hazretleri hâh-nâ-hâh rımh-ı bi-emânile emân vermeyüp feth etdi.
EÇS IX Y179b
Ba‘dehu sene 921 târîhinde mutasarrıf olan hâkim Senyal miftâhların Selîm Şâh'a teslîm edüp Hayre Beğ ile ma‘an Mısır fethine Selîm Şâh'a vesîle oldular. Ve Selîm Şâh bu şehri Şâm-ı Tarabulus eyâletinde iltizâm ile sancakbeği tahtı eyledi.
EÇS IX Y179b
Bunun dahi alaybeğisi ve çeribaşısı ve ze‘âmet ve tîmârı ve kethudâyeri ve serdârı ve beğinin hâss-ı hümâyûnu ve şeyhülislâmı ve nakîbüleşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfı yokdur. Ve ol kadar ma‘mûr [u] âbâdân şehr-i azîm değildir. Ammâ bu dahi Lâtikıyye gibi sevâd-ı mu‘azzam imiş. İşpanya ve Portakal gelüp dâğ-ı derûnların harâb [u] yebâb, binâların türâb edüp ancak iç kal‘ası ma‘mûr kalmış. Ammâ böyle bir temâşâgâh kal‘a yokdur.
EÇS IX Y179b
Ve sancakbeği (---) yük akçe iltizâmile mutasarrıfdır. Cümle sancağında üç yüz altmış pâre âsî ve dagî ve yağı ve dürûzî kavimdir. Bunlardan mâl-ı pâdişâhî tahsîl içün yigirmi bayrak levendât askeri vardır. Kendüye senevî ale'l-gasb yigirmi bin guruş hâsıl olur.
EÇS IX Y179b
Ve üç yüz akçe şerîf kazâdır. Ve nâhiyesi (---) pâre kurâdır. Kadıya dahi senevî üç bin guruş hâsıl olur.
EÇS IX Y179b
Ve hâlâ kal‘ası leb-i deryâdan şarka dörd yüz adım ba‘îd karada bir kal‘a-i fevkânîdir. Yedi binden mütecâviz kal‘aları im‘ân-ı nazarla seyr [ü] temâşâ etdim. Böyle mu‘allak ve ber-hevâ kal‘a-i bâlâ görmedim. Serâpâ altı metîn ve müstahkem toloz kemerlerdir. Ve cümle şehirlinin devâbbâtları ve atları bu kal‘a altında yatırlar gûyâ serdâb-ı Bağdâd'dır.
EÇS IX Y179b
Ve şarka nâzır bir kapusu var yigirmi ayak taş nerdübân ile çıkılır. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi dörd yüz adım şekl-i müdevver bir kal‘a-i münevveredir, zîrâ bunda olan mühendis tasarrufât-ı şîrînkârlığın bir kal‘ada görmedim. Ve handakı içi mâl-â-mâl dud bâğçesidir.
EÇS IX Y179b
Ve bu kal‘anın dizdârı ve neferâtı yokdur. Ancak kal‘a içinde İbrâhîm-i Edhem hazretlerinin şeyh Seyyid Efendi cemî‘i ta‘allukâtıyla anda sâkin olup âyende vü revendeye ni‘meti mebzûl olup mihmândârlık ve dizdârlık edüp her şeb bâbları sedd eder.
EÇS IX Y179b
Ve bu kal‘anın cenûbî tarafında leb-i deryâya dek bir varoşdur. Cümle üç yüz kârgîr ve metîn binâ evlerdir. Aslâ ağaç binâ yokdur, üzerleri serâpâ kireç sıvalı evlerdir.
EÇS IX Y179b
Ve altı mihrâbdır, üçü cum‘a ve üçü mesâciddir. Eski câmi‘ ve Yeni câmi‘ ve Sultân İbrâhîm câmi‘i meşhûrdur.
EÇS IX Y179b
Ve bir medrese ve üç mekteb-i sıbyân u tıflân ve yedi tekye ve iki hammâm ve yetmiş dükkân ve üç hân vardır. Ve çeşmeleri yokdur, lâkin şehrin bâğ u bâğçeleri ve varoşu içre İbrâhîm-i Edhem'in değirmenlerinin ayınları aynü'l-hayât-misâl bir âb-ı hayvândır. Selsebîl-âsâ cereyân edüp leb-i deryâda değirmenlere gider. Bu şehrin gerçi üzüm bâğları yokdur. Ammâ hurmâsı ve zeytûnu ve incîri ve dudu çokdur.
EÇS IX Y179b–Y180a
Ve bu şehrin dahi Lâtikıyye gibi taşra kal‘ası vîrândır. Hâlâ câ-be-câ âsar-ı binâları nümâyândır. Ve bu şehir dahi taşlık ve kayalıklı Y 180a yerde vâki‘ olmağile hevâsı sakîldir, ammâ halkı perhîz ile ten-dürüstlerdir. Ve fukarâsı çokdur. Ve fâhişe ve Yahûdî ve kefere gelüp tavattun etmez ve gelirse mu‘ammer olmaz, zîrâ nazargâh-ı mahbûb-ı Hudâ İbrâhîm-i Edhem'dir.
EÇS IX Y180a
Ve me’kûlât [u] meşrûbâtının memdûhâtından, evvelâ âb-ı hayâtı ve limonu ve turuncu ve sâ’ir müsmirâtı ve ipeği ve penbesi meşhûrdur.
EÇS IX Y180a
Sene (---) târîhinde dâr-ı fânîden dâr-ı bâkîye irtihâl etmişdir. Bir ulu âsitâne-i âlîsi vardır kim Mısır [u] Şâm ve Irâk ve Acem'de böyle âsitâne inşâ olunmamışdır. Zîrâ her selef pâdişâhının birer âsâr [[(---) (---)]] bir binâ-yı azîm olmuşdur. Ammâ hayrâtının ekser binâsı Lâtikıyye'de medfûne vâlide-i merhûmesinin hayrâtlarıdır. Cümle [[(---) (---) (---)]] Aslâ açık yeri yokdur. Cümle kâ[r]gîr kubbelerle örtülüdür.
EÇS IX Y180a
Ve bu âsitânenin cenûba nâzır bir musanna‘ zıh-ender-zıh [[(---) (---)]] bir kubbe-i mu‘allâdır. Andan tâ mihrâba varınca tûlu iki yüz ayakdır. Ve yüz ayak ve ba‘zı yeri yüz elli ayak arzı var. [[(---) (---) (---)]] Ve minberli ve mü’ezzin mahfilli câmi‘-i azîmdir. Ve gûnâ-gûn ibrîşim hâlîçe-i münakkaşlar ile mebsûtdur. Ve kubbelerin [[(---) (---) (---)]] rîz-i(?) bâlâlarıyla ve safkı câmlarıyla zemîni nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn musaykal ve mücellâ haremdir. Ammâ yine üstü kubbelidir.