EÇS IX Y181b
Yolun sol cânibinde bir kâr-ı kadîm kal‘adır. Henüz üstâd elinden rehâ bulmuş zann olunur. Türkmân kabîlesi bu mahallere sevâhile nüzûl etdükde bu kal‘ada sâkin olup bahâr vaktinde mu‘attal kalur.
EÇS IX Y181b
Ve bu sahrâlar cümle Türkmân çerâgâhıdır. Sayf u şitâda nebâtâtı eksik değildir. Gâyet mahsûllü sevâhil yerlerdir. Ve bu sahrâ-yı âbâdânı [[(---) (---) (---)]] sene (---) târîhinde İşpanya keferesi destinden iki sene muhâsara-i ceng [ü] cidâl ve harb [u] kıtâl ile Melik Tâhir [[(---) (---) (---)]] sene (---) târîhinde emân ile feth edüp Şâm-ı Tarabulus paşasının hâssıdır ve subaşılıkdır. Ve yüz [[(---) (---) (---)]] kadıya üç kîse hâsıl olur.
EÇS IX Y181b
Ve kal‘ası kâmil bir sâ‘atde çıkılır ebr-i semâya ser çekmiş bir yalçın kaya üzre [[(---) (---) (---)]] bir kara taşlı bir kara kaya üzre bir kara belâ-yı siyâh kal‘a-i bî-penâh metîn ve üstüvâr sedd-i İskender-vâr [[(---) (---) (---)]] bin adımdır. Ve cümle kırk kulle-i bâlâdır.
EÇS IX Y181b
Ve garb cânibinde kesme kaya handakı var. Gayri cânibleri neûzübillâh [[(---) (---) (---)]]. Handak Yed-i Kudret'dir ve ancak cenûba nâzır bir kapusu var. Mezkûr handak üzre kemer cisir ile ubûr olunur. [[(---) (---) (---)]] Hân oğlu âsî oldukda,
EÇS IX Y181b
"Bire meded! Markab kal‘ası hâlîdir, ana kapanmasın" deyü mukaddem târîh ile Q 80a P 80a Bektaş Ağa'yı Âsitâne'den on oda yeniçeriyân ile ve yedi sancak asker ile bu kal‘a-i Markab'ı muhâfaza etdiler.
EÇS IX Y181b
Böyle bir sedd-i Ye’cûc'dur. Hâlâ içinde kenîseden velî olunmuş bir câmi‘i var. Anda bir gece terâvîh kılmak müyesser oldu.
EÇS IX Y181b
Ve on yedi müselmân hâneleri var. Ve sağîr u kebîr altmış su sarnıçları var. Bârân-ı rahmetden cem‘ olup Arapça olur.
EÇS IX Y181b
Ve bu kal‘a iki katdır. Ve aslâ âsımândan gayri havâlesi yokdur. Ve serâpâ dîvârlarının kaddi kırk arşın bâlâdır. Ve yigirmişer ve otuzar ayak enli rıhtım dolma esâsdır.
EÇS IX Y181b
Ve bu kal‘anın kıblesi köşesinde üç kat iç kal‘ası eyle sa‘b [u] kavîdir kim her taşı fîl-i mahmûdî cüssesi kadardır. Hudâ hakkı akıl ihâta etmez kim bu kâr-ı insân-ı za‘îf ola. El-hâsıl makdûr-ı beşer değildir. Meğer makdûr-ı beşîr ola.
EÇS IX Y181b–Y182a
Ve bu iç kal‘anın altı serâpâ tâk-ender-tâk zîr-i zemînlerdir. Lâkin iç el olmağile dizdârı ve neferâtı Y 182a içinde sâkin olan bî-ulûfe kimesnelerdir. Ammâ tekâlîflerin tenzîl üzre alırlar. Anıniçün bu kal‘ayı muhâfaza edüp her şeb kapuların sedd ederler.
EÇS IX Y182a
Ve bu kal‘ayı Melik Tâhir feth etdikden sonra elzem-i levâzimindendir deyü şimâl cânibine bir kal‘a-i azîm ihdâs eylemiş kim gûyâ sedd-i kûh-ı Elburz'dur. Evâyil-i eyyâmda ilm-i mi‘mârîde üstâd-ı kâmiller var imiş. Bu kulle kal‘aya bir hüsn vermiş ve celî hattile târîhleri var. Lâkin mürûr-ı eyyâm ile hatları rahnedâr olup ve hayli âlî olduğundan alarkadan dûrbînle nazar etdim, yine istihrâc edemediğimden tahrîr olunmadı.
EÇS IX Y182a
Ve bu kal‘anın şarkî tarafında üç bin âdem piyâde reviş edüp bir varoşu vardır. Evâyil-i a‘sârda ma‘mûr [u] âbâdân şehr-i büldânmış. Hâlâ niçe bin âsâr-ı binâlar âşikâredir. Hâlâ ma‘mûr olan beş yüz mikdârı müselmân hâneleridir. Ve sâfî dud bâğçeliği içinde bir hevâdâr karyedir. İki câmi‘i var, gayri şey yokdur.
EÇS IX Y182a
Ve bu varoşun mukâbelesinde bir hayli bâlâ sivri depe üzre, ziyâret-i ricâl-i erba‘în
EÇS IX Y182a
Andan aşağı bir dere içre bir kubbe-ı ılıca-misâl bir hammâmı var, hammâm-ı kudretdir. Ve kal‘a-i Markab'dan kıbleye leb-i deryâyile ve düz sahrâlı yerler ile kulleler ve vîrân kal‘alar seyr [ü] temâşâ ederek Tartûs'a karîb,
EÇS IX Y182a
Memleha İskelesi: Emîn nâmında bir hâyin âdemi var. Gâyet lezîz tuzu hâsıl olup cânib-i erba‘a vilâyetlere tuz bundan mebzûldür. Yigirmi yük akçe iltizâmdır ve Avret adası kuluna aklâmdır. İskele başında hân-misâl emînhânesinde şeb [u] rûz dîdebânlar âmâde dururlar. Anı ubûr edüp nîm sâ‘at dahi gidüp tâ Markab'dan yedinci sâ‘atde,
EÇS IX Y182a
Sene (---) târîhinde Melik Tâhir üç ay döğe döğe İşpanya küffârı elinden feth edüp ba‘zı yerlerin münhedim etmiş. Ba‘dehu sene 921 târîhinde Selîm Şâh-ı Evvel Mısır fethine giderken Hayre Beğ kâ’immakâmı Cânberd Yûnus Paşa'ya kal‘ayı teslîm edüp Şâm-ı Tarabulus hâkinde voyvadalık ve yüz elli akçe kadılık olmuşdur.
EÇS IX Y182a
Kal‘ası Bahr-i Ebyaz'ın sâhilinde bir kurâ nihâyetinde vâki‘ üç kat şeddâdî kal‘a-i ibret-nümûndur. Ve şekl-i murabba‘ vâki‘ olmuşdur. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi bin sekiz yüz hatvedir. Ve her kat dîvârının ardında ve önünde arzı ellişer adım yalçın kayadan kesme handakı vardır, ammâ amîk değildir. Zamân-ı kadîmde leb-ber-leb deryâ imiş.
EÇS IX Y182a
Ve dîvârlarının herbir taşı altışar zirâ‘ taşdır. Ve üstâd mühendis bennâ herbir taşı birbirlerine hadîd-i rusâs ile eyle mümtezic etmiş kim dikkat olunsa iki taşın imtizâcı fark olunmaz. Ve herbir seng-i ebyazı eyle mücellâdır kim ibret nazariyle nazar edenin reng-i rûyları nümâyândır. Ve bu der-i dîvârda aslâ kireç ve cibs ve tîn yokdur. Cümle demir kened ile binâ olunmuşdur.
EÇS IX Y182a–Y182b
Ve şimâl cânibine üç kat demir kapudur, dîdebânlar anda sâkinlerdir. Ve her kapu mâbeyni birbirlerine yüzer adım ba‘îddir. Ve yine mâbeynlerinde handak mukarrerdir, cisr ile ubûr Y 182b olunur.
EÇS IX Y182b
Ve dizdârı ve yüz aded kal‘a neferâtı var. Kethudâyeri ve yeniçeri serdârı yokdur. Ve kal‘a içinde yüz yigirmi toprak örtülü hâneleri var. Ve iç kal‘ada dizdâr ve imâm ve mü’ezzin sâkin olur.
EÇS IX Y182b
Ve kal‘a ortasında bir meydân-ı âlîsi var. Anda bir câmi‘ var, Selîm Hân'ındır. Bir kasîr minâresi ve bârân-ı rahmet ile memlû bir sarnıcı var. Ve yedi dükkân ve iki galâl anbârı var.
EÇS IX Y182b
Ve hân uhammâm ve imâreti yokdur. Ve iskelesinin limanı çokdur. A‘lâ yatakdır, ammâ rîh-i garbîde muhâlifdir.
EÇS IX Y182b
Ve taşra varoşunda elli mikdârı re‘âyâ hâneleri ve bir harâbe hammâmı ve bir mu‘attal kenîsesi var. Câmi‘-i Ümeyye tarzı binâ olunmuş ve ol kadar vardır. İçinde benî âdemden bir cân yokdur. Ancak kıblesi cânibinde millet-i Mesîhî'den Hazret-i Îsâ havâriyyûn Şem‘ûn Safâ'nın pederi anda medfûndur. Ziyâretgâh-ı Rûm u Freng'dir. Bu kal‘a anlar içün binâ olunmuşdur, deyü Yanvan-ı Yûnân tevârîhinde mastûrdur.
EÇS IX Y182b
Ve bu varoşun taşrada olan temelleri bir sâ‘at yere varınca nümâyân azîm binâlar vardır kim âdem hayrân olur, gâyet şehr-i azîm imiş.
EÇS IX Y182b
Ve bu kal‘adan cenûba bir dalyan tüfeng ile bir kurşum menzili ba‘îd,
EÇS IX Y182b
Bu cezîreye Avret adası demenin sebeb-i tesmiyesi oldur ki, kaçan kim İskender-i Zülkarneyn Irâk memleketlerine sefer edüp Nusaybin kurbunda Karadere nâm mahalde Dârâ Şâh'ı münhezim edüp cemî‘i evlâd [u] ıyâlleri ile sâlimîn ve gânimîn İskenderiyye'de mütemekkin iken Dârâ Şâh'ın cemî‘i avretleri ve oğulları Mısır hevâsına alışamayup cümle cüzâm marazına mübtelâ oldular. Âhir hukemâ-yı İskender bunlara nafaka tedârük görüp mezkûr Avret adasına nefyedüp cümlesi ifâkat bulup halâs oldular.
EÇS IX Y182b
Altı mîl ihâta eder bir cezîredir. Ammâ hevâsı latîfdir. Ammâ sene 1068 târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ ki fâtih-i Kandiye'dir, anların asrında Bahr-i Sefîd içre cümle küffârın isyânı zâhir olup her bâr bu Avret adasında beş on küffâr barçaları limanında lenger-endâht olup bî-pâk [ü] bî-pervâ yatırlardı. Akke ve Sayda ve Beyrût ve Şâm-ı Tarabulus'dan gelen gemilerin önüne çıkup alırdı. Ve her sene niçe bin tüccârın cânı ve başı helâk olup esîr olup küffâr-ı bedgirdâr mâl-ı ganâ’ime mâlik olurdu. Âhir-i kâr Köpürlü Mehemmed Paşa Tarabulus hâkimi iken bu ahvâle vâkıf olup sadrıa‘zam oldukda Tarabulus paşasına hatt-ı şerîf göndürüp,
EÇS IX Y182b
"Muhâsebene mahsûb olur, Avret cezîresinde bir kal‘a binâ edesin" deyü cemî‘i mühimmâtı ile üstâd-ı kâmil mi‘mârlar gönderilüp bir kal‘a binâ olunmuş kim gûyâ burc-ı Kahkahâ'dır.
EÇS IX Y182b–Y183a
Kal‘a-i Zenân: Binâ-i Mehemmed Hân-ı Râbi‘, be-dest-i Mehemmed Paşa-i Cisrî, yedi mîl bir cezîrenin şarkî cânibinde limana nâzır bir küçük kal‘adır. Cirmi bin adımdır. Tartûs kal‘ası kulunun nısfın ana ta‘yîn edüp cümle üç yüz kuldur. Ve dizdârı vardır. Ve şarka nâzır bir kapusu var. Ve cümle yetmiş evdir. Cümle neferâtları gece ve gündüz burc [u] bârûlarda Y 183a sâkinlerdir.
EÇS IX Y183a
Şekl-i murabba‘ bir sedd-i İskender-vâr metîn ü müstahkem üstüvâr kal‘a-i cedîddir. Ve kırk balyemez av almış [[(---) (---) (---)]] mühimmâtları âmâdedir. Ammâ gayri hân ve imâret ve çârsû-yı bâzârı yokdur. Ancak dizdârhânesinde [[(---) (---) (---)]]
EÇS IX Y183a
Tartûs cânibinden kayıklarla suları gelir ve bey‘ [ü] şirâları Tartûs'dandır. Hikmet-i Hudâ bir kerre küffâr gemileri [[(---) (---) (---)]] ile gelüp lenger atup yatdılar. Hemân sâ‘at cümle toplara âteş edüp üçü gark olup âye[t]:
EÇS IX Y183a
[[(---) (---) (---)]] Üç gemileri gark olup muhâlif eyyâmda demirlerin kat‘ edüp nücûm-ı menhûsları yıldız rûzgâr-ı zorkârına [[(---) (---) (---)]] üçü dahi karaya düşüp pâre pâre oldu.
EÇS IX Y183a
Ancak biri halâs olup kal‘a halkı ve ahâlî-i vilâyet ol kadar mâl-ı ganâyim aldılar kim hadd [ü] pâyân yok. [[(---) (---) (---)]] Q 80b
EÇS IX Y183a
Tarabulus paşası P 80b zabt edüp kal‘a neferâtlarına bî-hisâb ihsân [ü] in‘âm olunup deryâya gark olan üç pâre paturna sığ yerde gark olmak ile cümle cebehânesi ve topların ve esîrlerin çıkarup ve keştîlerinin dahi lâşelerin dolâb gemileri ile çıkarup halâs edüp mîrîye kabz olundu.
EÇS IX Y183a
Ba‘dehu Köpürlü Mehmed Paşa'ya arz olundukda Köpürlü hamd-i Biçün edüp,
EÇS IX Y183a
"Mülâhazamda hatâ etmedim, binâ etdiğimiz kal‘anın fâ'idesin gördük" deyüp Tarablus paşasına mukarrer ve Avret cezîresi dizdârı ve neferâtlarına terakkîler ihsân olunup cemî‘i neferât rağbet bulup hamd-i Hudâ küffâr ol inhizâm-ı rahneden berü ol mahallerde görünmeyüp ümmet-i Muhammed halâs oldular. Hudâ hıfz eyleye. Elzem-i levâzımından bir kal‘adır.
EÇS IX Y183a
Temâşâ edüp yine beri Tartûs'a kayık ile ubûr edüp esb-i tâzîlerimize süvâr olup leb-i deryâ ile Tartûs sahrâların seyr [ü] temâşâ edüp leb-i deryâda küffâr zamânından kalmış karavul kulleleri ve niçe âsâr-ı azîmeler güzer ederek Harîşü't-Tartûs ormanın ubûr edüp şark cânibine,