EÇS IX Y185b
"Etemme'l-emre'ş-şerîfe'l-âlî es-Sultân el-melikü'l-muzafferî es-Sultân Süleymân Hân ibn es-Sultân Selîm Hân halledallâhu mülkehu temme fî şehri Şevvâl sene seb‘a ve ışrîn ve tis‘i mie." [L. 927] tahrîr olunmuşdur.
EÇS IX Y185b
Ve bu kapulardan taşra şehre ve limana nâzır bir kasr-ı meşîd var kim cümle deryâ ve şehrin bâğ u bâğçesi ve âsâr-ı binâları nakş-ı bûkalemûn-vâr nümâyândır.
EÇS IX Y185b
Ve bu kal‘adan aşağı garb cânibine vâki‘ bir varoş arz-ı behişti var kim selâtîn-i selef câmi‘ler ile nûr-ı müzeyyen olmuşdur. Cânib-i erba‘ası şekl-i müdevver yalın kat bir kal‘adır. Ammâ sâ’ir kal‘alar gibi metîn [ü] müstahkem olup burc [u] bârû ve bedenleri yokdur, ammâ dîvârları yine kâ[r]gîr binâdır. Ve ba‘zı yerlerine sarây-ı âlîlerin dîvârları vâki‘ olup kal‘adan metîndir. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi sekiz bin adımdır. Ve kal‘a tabyaları gibi köşe köşe vâki‘ olup allâhümme âfinâ hîn-i muhâsarada mazgal mazgal yerlerden korutmak mümkindir. Lâkin alçak yerde vâki‘ olup sulu yer olmak ile handakı yokdur.
EÇS IX Y185b
Ve cümle on tokuz metîn demir kapulardır. Evvelâ bâb-ı Ihtarık(?) ve bâb-ı Kınvân ve bâb-ı Emîr Mehemmed Çelebi ve bâb-ı Iyşu'l-beşinnetî. Bu kapu bir hurme ismi ile müsemmâ bir bâb-ı şâhrâhdır. Ve bâb-ı Su hânı ve bâb-ı Hân-ı cedîd ve Bâbü'l-halk ve Şeyh-hâne kapusu ve bâb-ı Tennâne ve Bâbi'l-âkıbe ve bâb-ı Kubbetü'n-nasır ve bâb-ı Akabetü'l-hâk [[(---) (---)]] ve bâb-ı el-Kal‘atü'l-hisâr-pîçe ve Bâbü'l-ahmer ve Bâbü'l-aveynât ve kıbleye nâzır bâbü'l-Be[y]rût ve Bâbü'r-remil ya‘nî Kum kapusu [[(---) (---)]] kavî ağaç kapulardır. Her gece bevvâbları sedd edüp nevbet beklerler.
EÇS IX Y185b
Ve bu cirmde olan varoş-ı azîm içindeki [[(---) (---)]] altı bin kârgîr binâ sarây-ı âlî ve toprak ve kireç ile pûşîde hâne-i ma‘mûrlardır.
EÇS IX Y185b
Ve cümle (---) mihrâbdır. Evvelâ câmi‘-i [[(---) (---)]] Q 81b tûlu iki yüz kırk ayakdır. Ve derûn-ı câmi‘de cümle (---) altı amelî sütûnlar üzre toloz kemer binâ-i azîmli câmi‘-i kebîr'dir. Arzı yüz ayakdır. P 81b Ve mihrâb ve minberi ol kadar musanna‘ değildir. Tarz-ı kadîmdir ve mihrâbı üzre bir levhada âye[t]:
EÇS IX Y185b
Ve bu câmi‘in altı kapusu vardır. Ve haremi gâyet musaykal ve mücellâ mermer ile mefrûşdur. Ve haremin cirmi tûlen ve arzan ikişer yüz ayakdır. Ve cânib-i erba‘ası toloz kemerler altında yan soffalardır.
EÇS IX Y185b–Y186a
Ve bu haremin ortasında ve çâr amelî sütûn üzre bir kubbe-i âlî altında bir Şâfi‘î havuzu var. Ve bu harem içre gûnâ-gûn limon ve turunc dırahtları ile müzeyyendir. Şükûfesi, mevsiminde ibâdet eden cemâ‘at-i kesîrenin demâğları râyiha-i tayyibeden mu‘attar olur. Ve herbir dırahtın sâyesi gûyâ birer Acem hıyâbânı gibi koyah ve sâyebândır. Y 186a
EÇS IX Y186a
Ve bu haremin beş kapusu vardır. Kıblenin sol tarafı kapusu üzre celî hat ile "Lâilâhe illallâh Muhammedün Resûlullâh" mektûb-ı dürr-i meknûn bî-nukatdır. Ve haremin kıble kapusu üzre böyle târîh tahrîr olunmuşdur:
EÇS IX Y186a
"Bismillâhirrahmânirrahîm. Emera bi-inşâi hâzihi'l-câmi‘i'l-mübâreketi Mevlânâ es-Sultânü'l-a‘zam semendü mülûki'l-Arab ve'l-Acem fâtihu'l-emsâr ve müşeyyidü'l-küffâr el-melikü'l-eşref salâhu'd-dünyâ ve'd-dîn halîl Kasem emîrü'l-mü'minîn Mevlânâ es-sultânü'l-melikü'l-mansûr Seyfü'd-dünyâ ve'd-dîn Kalâvân es-Sâlihî halledallâhu mülkehu sene selâse ve seb‘în ve sitti mi'e." [673] tahrîr olunmuşdur.
EÇS IX Y186a
Ve bu kapu üzre kal‘a kullesi-misâl bir serâmed üç tabaka bir minâre-i mevzûnu var. Hakîr şehr[i] seyr [ü] temâşâ içün urûc edüp iki yüz ayakdır. Ammâ her kademesi üç karışdır. Ve leyle-i mübârekelerde bu minârede üç bin kanâdîl yanup nûrun alâ-nûr olur.
EÇS IX Y186a
Ve bu şehirde zeyt yağı firâvân olmağın bu câmi‘in enderûn [u] bîrûnunda beş bin kandîller ile çerâğân edüp içinde sâkin olan ulemâ çırâğa muhtâç olmazlar.
EÇS IX Y186a
Hamd-i Hudâ sene 1081 Ramazânü'l-mübârekesinde sekiz gece terâvîhi bu câmi‘de edâ edüp zevk [u] safâ etdik. Ve kırk mü’ezzini ve dörd mezheb imâmı ve hatîbi cümle hamele-i Kur’ân hâfız-ı Kelâmullâh'lardır.
EÇS IX Y186a
Hulâsa-i kelâm gazâ mâliyle binâ olunmağın bir rûhâniyyet var kim âdem taşra gitmeğe istemez. Ve bu câmi‘den sonra cemâ‘at-i kesîreye mâlik eski cisir başında,
EÇS IX Y186a
Sultân Îsâ câmi‘i: Nakş-i bûkalemûn sihr-i i‘câz bir musanna‘ câmi‘-i pür-envârdır. Ve derûn-ı câmi‘in çâr-kûşe dîvârı cümle gûnâ-gûn mermer-i hâm kaplıdır. Ve bir kubbe-i âlîsinin ortası küşâdedir. Bu mahalde bir havuz ve bir fıskıyye üzre âb-ı şâzrevân olup cemâ‘at tecdîd-i vuzû‘ ederler. Ve mihrâb ve minbereynin medhinde lisân kâsırdır. Lâkin bu câmi‘ teng yerde vâki‘ olmağile haremi yokdur. Ammâ câmi‘ kapusu üzre bu târîh tektîb olunmuşdur. Târîh:
EÇS IX Y186a
"Bismillâhirrahmânirrahîm, Vakafa hâze'l-medresete'l-mübârekete el-abdü'l-fakîr ilallâhi te‘âlâ Îsâ bin Ömer el-Bertâsî afallâhu anhü ale'l-müştegılîn bi'l-ilmi'ş-şerîfi alâ hidmeti'l-İmâm eş-Şâfi‘î li-seneti ihdâ ve sittîn ve sitti mi‘e." [661] tahrîrdir.
EÇS IX Y186a
Ve şehir içre cereyân eden nehir kenârında câmi‘-i Tevbe: Çârsû içre olmağın cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir. Ve bir kâ[r]gîr binâ-i latîf câmi‘dir.
EÇS IX Y186a
Ve uzun çârsû içinde câmi‘-i Attâr ve câmi‘-i Tahhân.
EÇS IX Y186a
Ve câmi‘-i Mahmûdiyye: Yigirmi bir ayak taş nerdübân ile çıkılır bir câmi‘-i a‘lâdır ve altı tarîk-ı âmdır. Sâfî toloz kemerin iki cânibi dekâkînlerdir. Ammâ câmi‘ kapusu şîrîn ve mahbûb ve küşâde nakş-ı bûkalemûn câmi‘-i rûşendir.
EÇS IX Y186a
Ve Bertâsiyye câmi‘i ve Mahmûd Beğ câmi‘i ve Tüffâhiyye câmi‘i ve Argun Şâh câmi‘i ve bâb-ı Remil'den taşra mezâristân içinde yedi kubbeli Taylûn câmi‘i ve iç kal‘ada câmi‘-i Sultân Kalâvân ve leb-i deryâda İskele câmi‘i.
EÇS IX Y186a–Y186b
Ve yedi Y 186b medrese ve üç dârü'l-hadîs ve on yedi mekteb-i sıbyân ve yedi tekyesi var. Ammâ cümleden ma‘mûr ve hevâdâr ve binâ-yı latîf ve teferrücgâh ve mesîregâh kal‘anın ardı şarkîsinde şehir içinden cereyân eden nehr-i Gumiyyaza'nın kenârında bir mürtefi‘ yerde tekye-i hazret-i Mevlânâ ya‘nî Mevlevîhâne, bir bâğ-ı İremin içinde limon ve turunc ve gül [ü] gülistân ve bülbül-i destânlı yerde bir hoş-hevâ ve hoş-binâ Mevlevîhâne-i ra‘nâdır. Cümle fukarâ hâneleri ve semâ‘hânesi cereyân eden nehre nâzırdır. Ve gûnâ-gûn fıskıyye ve şâzrevânları revân olmadadır. Ve erbâb-ı ma‘rifet fukarâları çokdur, zîrâ evkâfı çokdur. Âyende vü revendeye ni‘meti mebzûldur. Ve Şeyh (---) Efendi ehl-i tab‘ hoş-meşreb Mesnevîhân (...) lisân kimesnedir.
EÇS IX Y186b
Ve tekye-i Hızır Beğ: Bu dahi rûşenâbâd tekyedir.
EÇS IX Y186b
Ve bu şehir içre cümle on iki hammâmdır. Cümleden âb [u] hevâsı latîf Hamâlı Arnavud Mehemmed Paşa hammâmı. Bu diyâra bir kaç kerre vâlî olup bu rûşenâ hammâmı binâ etmişdir. Ammâ gâyet hoş-hevâ ve tâhir hammâmdır.
EÇS IX Y186b
Ve Nûrî hammâmı ve Takyeci hammâmı ve İzzeddîn hammâmı ve Hâcib hammâmı ve Karakaş hammâmı ve Kadı hammâmı ve Dullâb hammâmı ve Attâr hammâmı ve Kal‘a hammâmı ve Düyveydâr hammâmı ve bir hammâmı dahi mu‘attaldır.
EÇS IX Y186b
Ve cümle on iki hândır. Cümleden mükellef Kuyumcular hânı ve Yeni hân ve Pirinc hânı ve Mısrıyyûn hânı ve Tüccâr hânı ve Çavuş hânı ve Zeyt hânı ve Cânbeğ hânı ve Mutâf hânı ve Arasta hânı ve Hınnâ hânı ve Gumiyyaza. Meşhûr ve ma‘mûr vekâle bunlardır. Mâ‘adâ hurde hânlardır.
EÇS IX Y186b
Ve bu şehir içre cereyân eden nehir üzre iki kantara vardır. İkişer ayn cisr-i kavîlerdir. Altından cereyân eden nehre nehr-i Gumiyyaza ve nehr-i Isyân derler. Şehrin şimâlinden nîm sâ‘at ba‘îd Cebel-i Lübnân içinde cem‘ olup liman kurbunda Bahr-i Ebyaz'a munsabb olur. Ve başı yakın olmağile mâh-ı Temmûz'da gâyet sovuk bir âb-ı rakîk ve âb-ı nâbdır. Ammâ şitâda mülâyim olup safâ ile içilir.
EÇS IX Y186b
Ve bu şehrin cümle hânelerinde elbette birer mâ-i cârî cereyân edüp havz u şâzrevânlar vardır. Bundan mâ‘adâ cümle yetmiş âb-ı hayât çeşme vardır.
EÇS IX Y186b
Ve sûk-ı sultânîsi cümle iki bin yedi yüz dükkânlardır. Ve mün‘im hâcegîler sâkinlerdir.
EÇS IX Y186b
Ve bir bezzâzistânı var. Cümle dükkânları kâ[r]gîr kemerli ve üzerleri pûşîdeli dükkânçelerin râhında aslâ tîn [ü] türâb yokdur, pâk esvâkdır.
EÇS IX Y186b
Ve bu şehrin şimâlinde Balıklı ayazma kapusundan içeri şâhrâh ile çârsûyu temâşâ ederek ve eski cisri ubûr edüp tâ kıble cânibine Bâbü'r-remil'e varınca şehrin tûlu üç bin adımdır.
EÇS IX Y186b–Y187a
Ve bu varoş kal‘asından taşra aslâ hâneler yokdur. Cümle dâhil-i sûrda vâki‘ olmuşdur. Ve bu şehir ile liman mâbeyni kumsal yerlerdir. Serâpâ ma‘mûr [u] âbâdân bâğ ve gaytândır. Muhtesib hisâbınca cümle limon ve turunc ve rummân ve sâ’ir müsmirât Y 187a ve hurmâ dırahtları ile müzeyyen bir şehr-i ma‘mûrdur.
EÇS IX Y187a
Ve liman bu şehrin garbında bin adım ba‘îd bir limanı azîmdir. Küffâr zamânında gâyet ma‘mûr imiş. Hâlâ bin pâre galyon ve bin karaka ve kadırga alur. Lâkin cânib-i garb ve şimâl ve yıldız rûzgârlarına ağzı açıkdır, demir kuvveti ile yatılır.
EÇS IX Y187a
Ve gâyet büyük liman olmağile âsûde olan gemileri düşmandan halâs içün leb-i deryâda altı dâne kulle-i üstüvâr binâ etmişler kim herbiri birer rükn-i Kahkahâ'dır.
EÇS IX Y187a
Ve herbiri birbirlerine birer dalyan tüfeng kurşumu menzili birbirlerinden ba‘îddir. Ve herbirinin dizdârı ve merdümân-ı hisârı mevcûd ve mükemmeldir. Ve deryâya nâzır balyemez topları ve cebehâneleri âmâdedir. Ammâ limanın garbî tarafındaki Arab burcu (---) (---) (---) semender-vâr (---) (---) içinde kulle-i Feltaberyüz karadan tokuz göz cisir ile varılır bir sedd-i Ye’cûc kulledir.