EÇS IX Y187a
Andan Tekye burcu ve Kethudâ burcu. [[(---) (---) (---)]] Zîrâ iskele başı ve amîk yerde olmağile cümle keştîler bu mahalde lenger-endâht olup yatırlar ve metâ‘ların çıkarup fürûht ederler. (---) (---)
EÇS IX Y187a
Kal‘a-misâl (---) (---) bir hân vardır. İçinde yüz elli bâzergân hücreleri vardır. Ve bu hâna karîb gümrük emîni hânesi [[(---) (---) (---)]] tarafından emîndir. Ba‘zı mahalde paşalar âzmâyiş içün bu varoşa gelüp emîn kasrında kesb-i hevâ Q 82a edüp seyr [ü] temâşâ ederler
EÇS IX Y187a
Ve bu emîn köşkü sırasında iki yüz kâ[r]gîr binâ mahzenler vardır. Mâl-â-mâl mâl-ı sevdâgerler ile memlûdur. Ve yigirmi mikdârı dükkânlar vardır.
EÇS IX Y187a
Ve bir câmi‘-i muhtasarı ve iki âb-ı hayât çeşmesi vardır. Sâhibü'l-hayrât tâ şehirden getirmiş bir hayrât-ı azîmdir. Cümle keştîbân tüccârân-ı berr ü bihârân P 82a andan def‘-i atşân ederler.
EÇS IX Y187a
Ve iki yüz mikdârı bâğ u bâğçeli tüccâr evleridir. Ammâ ol kadar mükellef değillerdir. Ve bu vilâyet bender şehir olmağile iskelesi gâyet işler. Cümle Frengistân ve gayri diyârlar bu iskeleye muhtâclardır, zîrâ yedi kralın balyozları ve konsolozları ve tercemânları bundadır.
EÇS IX Y187a
Evvelâ bu diyârda olan kılye toprağı bir diyârda olmaz. Küffâr alup andan altun çıkarırlar, derler. Zeytûnu ve zeytûnyağı ve sâbûnu ve ipeği cemî‘i Frengistân'a, dünyâya gider. Anıniçün bender şehir olmuşdur.
EÇS IX Y187a
Ve şehrin taşrasında bir kumsal mürtefi‘ yerde Kurd Paşa hâkimü'l-vakt iken bir kasr-ı muhtasar inşâ edüp bir cilid meydânı etmişler. Ve şehir içi serâpâ seng-i beyâz ile kaldırım döşenmişdir. Gâyet pâk şehirdir ve ecnâs-ı mahlûkât bu şehirde mevcûddur.
EÇS IX Y187a
Ve âb [u] hevâsı sevâhil ve yaylak mu‘tedil olduğundan merâlî ve gazâlî gözlü mahbûb u mahbûbesine nihâyet yokdur. Ve zenâne kısmı gâyet mü’eddebe ve mestûrelerdir. Sîm ü zer-i hâlisden bir gûne sivri takye geyüp beyâz izâr u dutuk bürünürler. Ve bir yere gitseler sarı çizme geyüp izdihâm-ı râhlardan gitmeyüp tenhâ yollardan giderler. Gâyet ehl-i perde hâtûnları vardır.
EÇS IX Y187a–Y187b
Bu şehrin me’kûlât [u] meşrûbât [ve] masnû‘âtının memdûhâtından hâs Y 187b ve beyâz verd-i ebyaz-misâl etmeği vech-i arzda meğer Havrân ve Busrâ'da ola. Ve çöreği ve kübeybesi ve muklesi ve katâyifi ve şekeri ve kurkası ve karnabîti ve zeytûnu ve zeytûnyağı ve sâbûnu cihânı dutup meşhûr-ı âfâkdır. Ve pembesi ve harîri ve poşusu ve mukaddemi firâvândır.
EÇS IX Y187b
Ve cümle memdûhâtından memdûh halkının garîb-dost olup birbirlerine dahi tevâzu‘la âşinâlık etmeleri bir diyâr halkında yokdur.
EÇS IX Y187b
Ve fuzelâyi'd-dehirden meşhûr-ı âfâk kimesne çokdur. Ve bir a‘mâ şeyhülislâmı vardır. İsm-i şerîfleri (---) kibâr-ı evliyâ olduklarında şübhem yokdur. Zâdekallâhu ta‘âlâ merâtibehu.
EÇS IX Y187b
Bu şehrin evsâfı ilmimiz lâhik olduğu kadar tahrîr eylesek tatvîl-i kelâm olup seyâhatimize mâni‘ olur. Ancak rub‘ dâ’ire hükmünce bu şehir iklîm-i hakîkîde iklîm-i râbi‘dedir. Arz-ı beledi (---) ve tûl-i nehârı (---) gâyet mu‘tedil hevâlı şehr-i latîfdir. Hafizakallâh.
EÇS IX Y187b
Evvelâ Tarabulus a‘yânı Hızır Ağa tevâbi‘lerinden Alî Beşe nâm kimesne delîl olup on süvârî yârân-ı bâ-safâlar ile şehrin şimâlinde nîm sâ‘at ba‘îd, karye-i Meneb'de,
EÇS IX Y187b
Ziyâretgâh-ı Hazret-i Yûşa‘ Nebiyyullâh, Hazret-i Nûn'un oğludur. Yüz yigirmi sene mu‘ammer oldu. Yine sahrâsına karîb Semûd şehrinde sâkin idi. Hazret-i Mûsâ ba‘zı zamân mülâkat olup koyun güderlerdi. Hazret-i Mûsâ vefâtından sonra yedi sene mu‘ammer olup bu âsitâne-i sa‘âdetde medfûndur. Ale'l-ittifâk cemî‘i ulemâ-yı Tarabulus bu i‘tikâd üzredir. Ve Yûşa‘ Nebî'nin ehli Hazret-i Mûsâ aleyhisselâmın hemşîresi idi. İsmine Meryem derlerdi. Kudüs-i şerîfde Tûr-ı Zeytâ'da medfûndur.
EÇS IX Y187b
Ve ziyâretgâh-ı Hazret-i Nûn bin Hazret-i Efrâyim bin Hazret-i Yûsuf bin Hazret-i Ya‘kûb aleyhimüsselâmdır. Bunlar dahi Tarabulus hâricinde cânib-i şarkîde Yûşa‘ Nebî civârında Cebelü'l-Lübnân-ı sağîr üzre medfûndur. Ammâ Mısır ulemâsı zu‘munca İmâm Şâfi‘î hazretlerinin âsitâne-i sa‘âdetlerinden kıble cânibinde râvî-i hadîs Sahâbe-i kirâmdan Şeyh Ukbe-i Cüheynî hazretleri civârında âsûde olan Hazret-i Zannûn oldur derler. Ammâ hilâf fehm etmişler. Hakka Zannûn'dur ammâ ol Zannûn'dur kim Melik Mukavkıs bu Mısır'da medfûn olan Zannûn'u bir Habeş'e ve bir Kıbtî câriyesi ve bir katır ve bir tîğ ile Hazret-i Risâlet'e hedâyâ ile gönderdikde hemân Zannûn Hazret-i Risâlet'in cemâl-i bâ-kemâlin müşâhede edince İslâm ile müşerref olup Sahâbe-i kirâm oldu. İlm-i tıbda Lokmân ve ilm-i şi‘irde Hassân akrân idi. Mısır'a Amr ibnü'l-Âs ile varup anda merhûm olup Şeyh Ukbe-i Cüheynî civârında defn olunan Zannûn-ı Mısrî'dir yohsa Hazret-i Yûsuf oğlu Efrâyim oğlu Nûn Nebî değildir. Bu Nûn Nebî be-kavl-i tevârîh-i Kabâbıta bu Şâm-ı Tarabulus'da bu âsitânede medfûndur ve kavl-i sahîh budur. El-uhdetü ale'r-râvî.
EÇS IX Y187b
Andan cümle yârân-ı bâ-safâ ile Tarabulus şimâlinde,
EÇS IX Y187b–Y188a
Ziyâret-i Bi’rü'l-Künûz: Balıklı ayazma derler ammâ niçe bin âdem bu âsitânede Y 188a olan hikmet-i Hudâ'ya vâkıf-ı esrâr değillerdir. Hikmet oldur kim bu kenz-i mâ içinde niçe bin elvân mâhîler şinâverlik ederken bir gün gâyib olurlar. Bir iki ândan sonra nümâyân olup kimi yaralı ve kimi bereli kanları akarak zâhir olurlar. Hikmet-i Hudâ bir diyârda ceng olsa bu mâhîler dahi gâyib olup mecrûh gelirler. Aceb hikmetdir kim bu Bi’rü'l-künûz'dan bir âdem su içse ve mâhîlerinden sayd edüp tenâvül etse elbette(ye) ağmak ya‘nî ahmak olur. Ve yârân mâbeyninde ba‘zı latîfe esnâsında darb-ı mesel olmuşdur kim bir âdem eblehâne bir nâhemvâr evzâ‘ işlese halk ana levm edüp,
EÇS IX Y188a
"Aceb olmıya, belki çelebi mâ-i Künûz'dan su içmişdir. Anıniçün ahmak olmuşdur" deyü şaka ederler. Ammâ hakîkatü'l-hâl her kim nûş ederse har-ı lâ-yefhem olur.
EÇS IX Y188a
Ammâ ısıtma marîzına mübtelâ olan kimesne üç cum‘aertesi ale's-sabâh anda varup pâk gusl ede. Bi-emrillâh dürr-i beyz-âsâ olup halâs olur. Zîrâ bu âsitânede niçe bin kibâr-ı kümmelînden kimesneler medfûndur.
EÇS IX Y188a
Husûsan ârif-i samedânî Şeyh Muhammed Beddâvî hazretleri bu makâmda medfûndur ve cümle şehir halkı haftada bir kerre yâhûd ba‘de'l-asır gelüp ziyâret edüp teferrüc ederler aceb ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır
EÇS IX Y188a
Ve şehir şarkî cânibi ensesinde Cebelü'l-Lübnân-ı sağîr üzre Hazret-i Zannûn âsitânesi civârında,
EÇS IX Y188a
Makâm-ı Hazret-i Hızır: Cümle ricâlü'l-gayb ya‘nî ümenâ ve evtâd ve nücebâ ve büdelâ ve nukabâ bunda cem‘ olur, derler. Bir âdemin mühim umûru olup üç gün bu âsitânede hulûs-ı kalb ile ibâdet edüp tazarru‘ [u] nâlîşler eylese bi-emrillâh hayır murâdâtı hâsıl olur.
EÇS IX Y188a
Ve Cümmeyz-i kebîr dibinde Şeyh Tâhir Bâb-ı Savîtü'l-hayl kurbundadır. Kuddise sırruh.
EÇS IX Y188a
Ve Paşa sarâyı kurbunda (---) câmi‘i haremi içinde merhûm Çetrefiloğlu Ahmed Paşa türbesinin revzeni üzre tahrîr olunan târîhdir:
EÇS IX Y188a
Rihlet etdi cennete Ahmed PaşaHak te‘âlâ eyliye kabrin gırâkRecebü'd-dâ‘î dedi târîhini,Gitdi Ahmed dünyeden âh el-firâkSene 1008
EÇS IX Y188a
Ve Şeyh Muhammedü'l-Acemî el-Bektûtî bir kubbe-i âlî içinde medfûnlardır. Her leyle-i mübârekelerde fukarâları cem‘ olup âyîn-i Muhammedî sürülüp tevhîd-i sultânî olur. Âsitânesinde tabl ve sırâf ve tabl [u] kudüm ve nakkâre ve def ve nefîr ve zilleri hâzırdır. Âyîn mahallinde icrâ edüp cem‘iyyet-i azîm olur.
EÇS IX Y188a
Ve Şeyh Abdülvâhid el-Mağribî ve eş-Şeyh İzzeddîn el-Musulî ve eş-Şeyh Alî el-Gazzâzî ve Ahi Tohtamur el-Behlivân ve Şeyh Şemsüddîn ve şehirden taşra Şeyh el-Kınvânî ve Taylûn câmi‘i kurbunda Şeyh Tâhir hazretleri ve bunlara karîb Şeyh Dâvûd ve şehir içinde kal‘a altında Şühedâ medresesi civârındaki âsitânede medfûndur.
EÇS IX Y188a–Y188b
Cümlesi Sahâbe-i kirâmlardır kim deşt-i Kerbelâ'da Yezîd kılıcından halâs olup İmâm Hüseyn gibi şehzâdenin şehâdetin bu hâl ile gördüğü gibi (---) (---) gördüklerinde "Ölmek yeğdir" deyüp Tarabulus gazâsına gelince cümlesi Y 188b dîn-i mübîn yoluna şehîd oldular.
EÇS IX Y188b
Ba‘zı tevârîhde yedi yüz nefer kimesneler idi, deyü rivâyet ederler. Ammâ (---) (---) hîn-i ma‘rekede defn olunup esâmîleri ma‘lûm değildir. Ve niçe kerre leyle-i mübârekelerde üzerlerine nûr nâzil olduğu kerrât ile müşâhede olunmuşdur. (---) (---) Çok müsbetdir. Sulehâ-yı ümmetden kimesneler varup ziyâret ederler. Ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır. Rahmetullâhi aleyh.
EÇS IX Y188b
Ve kabr-i el-Mevlâ (---) (---) dendir. Şâm-ı Tarabulus kurbunda Dürûzîler ale'l-gafle basup şehîd etdiler. Na‘şın Bâbü'r-remil'de kurbunda defn etdiler. cemi‘î ulûmda Q 82b
EÇS IX Y188b
Ve bu ziyâretleri edüp ve şehri seyr [ü] temâşâ edüp a‘yân-ı vilâyetden Hızır Ağa ile ve Mehemmed Çavuş ile ve dizdâr ile ve vâlî-i vilâyet olan Kara Mehemmed Paşa ile vedâlaşup ve firâvân ihsânın alup ve nâmdâr on müsellah refîk koşup Tarabulus'da bâb-ı Remil'den kıbleye revâne P 82b olup mevz fezâsı içre 3 sâ‘at ubûr ederek leb-i deryâ ile yine sengistân yerler içre güzer ederek,
EÇS IX Y188b
Karye-i Enfiyye: Leb-i deryâda mutî‘ kefere köyüdür.
EÇS IX Y188b
Andan yine kıbleye gidüp Musaylaca(?) belin aşup bir sengistân zıyk dere içre,
EÇS IX Y188b
Sene (---) târîhinde Ma‘ânzâde isyân etdükde bu yolları kat‘ etmek içün bir ma‘ber-i zıykda bir yalçın kaya üzre bu kal‘ayı binâ etmiş ammâ küçükdür. Ancak beş yüz âdem alır bir kulle misâldir. Hâlâ içinde benî âdemden bir ferd yokdur Ammâ Tarabulus nâhiyesidir ve subaşılıkdır.
EÇS IX Y188b
Kasabası leb-i deryâda bir düz kayalı yerde iki mahalle ve iki yüz toprak örtülü fellâh ve Nusayrî kavmi hâneleridir. Bir câmi‘i ve bir hammâmı ve iki dükkânı vardır. Ve bunun bâğ u bâğçesinde ulu cümmeyz dırahtları var kim eflâke ser çekmiş. Ve âb-ı hayât kuyuları vardır. Ve bunda,
EÇS IX Y188b
Ziyâret-i Abdullâh-ı Samedânî: Zamân-ı hayâtlarında bir küffâr keştîsi bu belîdeyi gâret etmeğe gelüp kenâr olunca şeyh hazretleri pây-i şerîflerinden na‘leynin çıkarup küffâr gemisine na‘leyn ile urunca gemi gark olup cümle küffâr karaya çıkup cümle esîr olurlar. Himmetleri hâzır ola, ulu sultândır.