EÇS IX Y209b
Ve bu Bâb-ı Meryem'den handaksız kenârca Mescid-i Aksâ'nın haremi köşesinde makâm-ı Meryem Ana rüknüne varınca altı yüz adımdır. Bu mahalde kal‘anın dördüncü rüknü tamâm oldu kim kal‘a-i Kudüs çâr-kûşe vâki‘ olmuşdur.
EÇS IX Y209b–Y210a
Ve makâm-ı Meryem rüknünden garba handaksız uçurum ve mahûf yerler ile Mescid-i Aksâ'nın mihrâbı Y 210a önünden ubûr ederek tâ yine Bâb-ı Meğâribe'ye varınca sekiz yüz adımda tamâm oldu. Ve bu hisâb üzre kal‘a-i Kudüs-i şerîf dâ’iren-mâdâr yedi bin elli adımdır.
EÇS IX Y210a
Ve cümle elli yedi burc-ı müstahkemlerdir. Ve yetmiş sekiz dirsekdir ya‘nî sâ’ir dîvârlara nâzır köşelerdir. Ve cümle dörd bin kırk bedendir. Ancak Bâb-ı Meryem'den ve Bâb-ı Meğâribe'ye ve andan Bâb-ı Dâvûd'u ubûr edüp rükn-i şimâle varınca kal‘a taşrası sa‘b u sengistân olmağile bin yedi yüz adım yeri handaksızdır ve elzem-i levazımından değildir. Ve handak mahalli dahi yokdur. Ve gayri câniblerindeki handakları dahi amîk değildir. Üçer ve ikişer âdem kaddi ancak vardır.
EÇS IX Y210a
Ve iç kal‘ası Bâb-ı Halîl'in iç yüzünde yine bir tarafı ana kal‘aya muttasıl bir küçük iç kal‘adır, cirmi dörd yüz adımdır.
EÇS IX Y210a
Ve büyük kal‘anın derûnuna mekşûf üç kat demir kapulardır. Evvelki kapusundan içeri ağaç cisr ile ubûr olunur. Ve bu kapu mâbeyni mâl-â-mâl âlât-ı harb ile müzeyyen bir dîvânhânedir.
EÇS IX Y210a
Ve bu kal‘a içinde dizdâr ve kethudâ ve imâm ve hatîb ve mü’ezzinân ve neferât-ı merdümân sâkinlerdir. Cümle yetmiş aded kireç ile pûşîde hânelerdir. Ve gâyet küçük hücre-i sağîrelerdir. Dizdârın bâğçesi bu iç kal‘a handakı içre bir bâğçe-i müşeyyedi var.
EÇS IX Y210a
Ve bu iç kal‘a kapusunun sağ tarafı köşesindeki kulle bizzât Hazret-i Dâvûd'un binâ etdüği kulle ve beyt-i şerîfidir. Hâlâ teberrüken kimesne sâkin olmayup demir kapulu cebehâne ve hazîne kullesidir. Her bir taşı beşer altışar arşın seng-i hârâlar ile mebnî olunmuşdur. Hakkâ ki dîvler binâsı olduğuna şübhe yokdur.
EÇS IX Y210a
Ve bu iç kal‘anın Bâb-ı Halîl'den taşra olan cânibinin handakı kırk arşın umku vardır. Ve elli zirâ‘-ı Mekkî arzı vardır. Ve bu iç kal‘a üç kat binâ-yı metîndir. Her taşı fîl cüssesi kadar vardır. Ve içinde câmi‘-i Hazret-i Dâvûd, kıblesi şimâle şehir içinde Mescid-i Aksâ'ya müteveccih imiş. Ba‘dehu Hazret-i Muhammed aleyhis's-selâma âye[t]:
EÇS IX Y210a
âyeti nâzil olup kıbleler Mekke'ye tahvîl olundukda Eyyûbiyân'dan Sultân Îsâ bu mescid-i Dâvûd'u câmi‘ etdüğine mihrâbın sol tarafında bir kıt‘a beyâz mermer üzre bu târîh tenmîk olunmuşdur.
EÇS IX Y210a
"Bismillâhirrahmânirrahîm, Lâilâhe illallâh Muhammedün-Resûlullâh" âye[t]:
EÇS IX Y210a
"Amelü hâze'l-burci'l-mübâreki min Mevlânâ el-Melikü'l-mu‘azzam şerefü'd-dünyâ ve'd-dîn Îsâ bin Melikü'l-âdil bin Seyfüddîn bin Ebî Bekr bin Muhammed bin Eyyûbiyân bin şâdî halledallâhu devletehu ve tevellâ imâratehu İzzeddîn ve ammera imâretehu arza Filistîn, fî şuhûri sene ‘aşer ve sitti mi'e ve ilallâhi rabbü'l-âlemîn." [610] tahrîr olmuşdur.
EÇS IX Y210a–Y210b
Ve bu Kudüs-i şerîf kal‘asından taşra cânib-i erba‘asında Bâb-ı Dâvûd'dan taşra Hazret-i Dâvûd varoşundan gayri imâret yokdur. Y 210b Cümle kırk hânedir. Serâpâ bâğ u bâğçe ve gül [ü] gülistândır.
EÇS IX Y210b
Andan mâ‘adâ imâretleri kal‘a içindedir. Cümle (---) mahalle-i müslimîndir. Ve cümle bin kal‘a-misâl sarây-ı âlîler ve sâ’ir hânelerdir.
EÇS IX Y210b
Bu şehir içre cümle kârgîr binâlardır. Aslâ ahşâbdan binâlar yokdur. Meğer cümle kapuları levhdendir. Ve bi'l-külliyye hâneler üstü kireç ile pûşîdedir. Ve cümle (---) mihrâbdır, ikisi cum‘adır. Biri iç kal‘a câmi‘i ve biri nass-ı kâtı‘la âye[t]:
EÇS IX Y210b
dır ki Cenâb-ı Bârî Kur’ân-ı azîminde yâd eylemişdir. Ve bu ikisinden gayri câmi‘ yokdur. Mâ‘adâ mesâcidlerdir.
EÇS IX Y210b
İbtidâ binâsı Hazret-i Dâvûd aleyhi's-selâmındır.
EÇS IX Y210b
Sebeb-i binâ-yı Mescid-i Aksâ: Hazret-i Dâvûd hilâfetinde Benî İsrâ’îl'e tâ‘ûn olup Dâvûd Nebî du‘âsiyle tâ‘ûn ref‘ olunca ol du‘â makâmına Mescid-i Aksâ binâ olundu. Tamâm olmadan Dâvûd fevt olup Süleymân Nebî tamâm etdi. Bir âdem kaddi temeli nümâyân olup Hazret-i Dâvûd gazâ-yı Câlûd'dan sonra civâr-ı rahmete revâne olup hilâfet Hazret-i Süleymân'a intikâl edüp cemî‘i mahlûkâta pâdişâh olıcak dîvlere emr edüp bu mescid-i Aksâ'yı binâ etdi. Müddet-i medîde mürûr-ı eyyâm ile câmi‘ itmâm olduğu gün Hazret-i Süleymân asâ-yı pîrânına dayanup câmi‘ itmâmına sa‘y ederken meğer Arapça emri nâzil oldukda asâya söykenüp rûh-ı şerîfleri evc-i illiyyîne urûc etmiş. Bu hâlden bir ecnâs-ı mahlûkâtın haberi olmayup mescid-i Aksâ'yı tathîr ederlerken hukemâ-yı Süleymân ve vüzerâ-yı Âsâf-ı Berhayâ vâkıf-ı esrâr olup kable'l-mağrib cemî‘i cinn ü perîlere iş tamâm oldu, deyü izin verüp vüzerâ-i ukalâların re’y-i tedbîrleriyle Bâb-ı amûd'dan taşra handak içinde olan mahbeshâne-i kadîmlerine cümle dîvleri haps edüp bu tılsım[ı] icrâ ederler. Mürûr-ı eyyâm ile cümlesi mürd olup hâlâ ol gâr içre üstühânları nümâyândır. Ammâ bir muzlim yerdir, âdem bakmağa cür’et edemez.
EÇS IX Y210b
Ba‘dehu Hazret-i Süleymân'ın asâsı içre bir kurd asâyı yiyüp Hazret-i Süleymân düşer. Cümle ulemâ Hazret-i Süleymân'ı pederleri Hazret-i Dâvûd cenbinde defn eder. Niçe kütüb-i mu‘teberelerde musarrahdır.
EÇS IX Y210b
Ba‘dehu Mescid-i Aksâ kıble olunmak fermân-ı Rabbânî olup ba‘dehu niçe mülûkler gelüp herbiri Mescid-i Aksâ'ya birer âsâr-ı binâ zamîme ederek cennet-i a‘lâ olmuşdur. Tâ Hazret-i Risâlet-penâh ba‘de'l-hicre Medîne-i Münevverede on sene mutavattın iken âye[t], Arapça âyeti nâzil olup kıble Kudüs'den Mekke'ye tahvîl olundu. Ammâ yine Kudüs-i şerîf hakkında âye[t] Arapça âyeti nâzil olmuşdur. Hâlâ fukarâların Kâ‘besidir azîm câmi‘-i pür-envârdır.
EÇS IX Y210b–Y211a
Kıble kapusundan tâ mihrâba varınca tûlu üç yüz ayakdır kâmil ve arzı şark Y 211a tarafında Hazret-i Ömer mihrâbından tâ Mâlikî mihrâbı köşesine varınca dörd yüz ayakdır. Ve içinde sağîr ü kebîr sommâkî ve gayri elvân amûd-ı müntehâlar ve amelî pâyeler cümle yetmiş sütûn sun‘-ı Hudâ'dır. Herbiri birer cevâhirdir kim birer Mısır hazînesi değer.
EÇS IX Y211a
Ve bu câmi‘in iki cânibi sonradan binâ olunup amelî sütûnlar üzre toloz kemer kubbelerdir. Ammâ ortasındaki kadîmî binâsı kat-ender-kat bu yed-i kudret sütûnları üzre kemerlerdir. Dahi fevkinde sütûhu harpüşte tahta tavandır. Ve yigirmi aded servi haşebi kirişler üzre nakş-ı bûkalemûn tavan ibret-nümûndur. Ve ferşden kubbeye kaddi kırk arşın bâlâdır. Ve iki cânibindeki yeni binâların kaddi yigirmişer arşın âlîdir.
EÇS IX Y211a
Ve derûn-ı câmi‘de cümle sağîr ü kebîr yüz yigirmi kemer üzre mebnîdir. Ve mihrâb üzre vâki‘ olan kubbe cümleden âlî bir kubbe-i münevverdir kim edîm-i arzda misli yokdur. Kaddi elli arşın âlîdir ve sâ’ir kubbelere dayanmışdır. Gûyâ sâ’ir kubâbın tâcdârıdır. Ve gayri kubbeler gibi müdevver değildir, surâhîdir. Ve içi serâpâ altun yaldızlı gûnâ-gûn sırça nakş-ı bûkalemûn ile şecere-i Tûbâ ve gûnâ-gûn şükûfe ile müzeyyen bir nûrun alâ nûr kubbedir kim kubbenin etrâfında Arapça tahrîr olunmuşdur.
EÇS IX Y211a
Ta‘mîr-i Süleymân Hânî'de ve mihrâb u minberinin medhinde lisân-ı insân kâsırdır, ta‘bîr ü tavsîfden müberrâdır. Gerçi minberi ahşâbâtdandır. Ammâ üstâd-ı kül kemâl-i ma‘rifetin ızhâr içün bir minber-i musanna‘ tarh etmiş kim Q 91a P 91a gûyâ bir sihr-i mübîndir.
EÇS IX Y211a
Ve mihrâb ise zer-ender-zer gûyâ mücevher binâ-yı mînâdır. Vech-i arzda ne kadar ma‘âdin makûlesi zî-kıymet taş var ise üstâd-ı kâmil ol taşları kuş gözü gibi hurde doğrayup mihrâb içre zer-nişân edüp mücevher-misâl bir mihrâb olmuşdur. Ve vasfında lisân kâsırdır.
EÇS IX Y211a
Ve bu mihrâb u minberin ve kubbe-i pür-envârın musanna‘lığına göre Süleymân Hân mu‘allimlerinden câmcı Serhoş İbro nam üstâd câm inşâ etmek semtinde mâhir olmağile câm-ı Cem'den cem âyînin görüp bu câmi‘-i şerîfin mihrâbı üzre on iki câm-ı gûnâ-gûn ve hurde nakş-ı bûkalemûn sihr-i i‘câz etmiş kim şems-i âteştâb ebr içinden pertâb edüp ziyâsı zemîni münever etdükde bu mezkûr câmlara ziyâsı mün‘akis oldukda câmi‘-i nûr iken nûrun alâ-nûr olup cümle cemâ‘at-i kesîrenin çeşmleri münevver olup huşû‘ [u] hulû‘ ile ibâdet ederler. Bu vasf olunan on iki câmlardan mâ‘adâ cümle necef ve billûr ve moran nakş-ı cihân yüz beş câm-ı morandır.
EÇS IX Y211a
Ve bu câmi‘in mihrâb tarafındaki dîvârı üç âdem kaddi biçme tahta gûnâ-gûn sun‘-ı Hudâ nakş-ı bûkalemûn ebrî mermerler kaplıdır. Her birine im‘ân-ı nazar ile nazar olunsa niçe sun‘-ı Hudâ müşâhede olunur. Gâyet mücellâ ve musaykal ebrî mermer-i hâmlardır.
EÇS IX Y211a–Y211b
Ve bu dîvârda mihrâbın yemîn [ü] yesârında sahrâya nâzır yedi revzendir. Ve minber önünde mahâfil-i mü'ezzinân on iki mevzûn ve rakîk sütûn-ı nâzik Y 211b üzre kasr-misâl bir mahfildir ve kürsî-i Süleymân-vâr bir vâ‘iz kürsîsi var. Üstâd-ı Hind ana bir tîşe ve nevregân urmuş kim gûyâ Fahrî oymasıdır. Her mutahhılında birer kasd-ı şîrîn ihtirâ‘ı var.
EÇS IX Y211b
Ve bu câmi‘ içre sihr-âsâr ibrîşim hâlîçeler var kim herbiri Rûm ve Arab [u] Acem yâdigârları kim gayri cevâmi‘lerde nazîri yokdur. Ve bu câmi‘ içre niçe bin zî-kıymet musanna‘ âvîzelerden mâ‘adâ cümle yedi bin hurde kanâdîllerdir. Her şeb bin mikdâr kanâdîl-i kebîrler yanup mâ‘adâsı leyle-i mübârekelerde yanup câmi‘ içi nûr iken nûrun alâ-nûr olup derûn-ı câmi‘ nûr-ı pür-envâr olur.
EÇS IX Y211b
Ve bu câmi‘de cümle on kapudur. Yedisi kıbleye mekşûfdur. Bu yedi kapunun vasatındaki bir bâb-ı âlîdir kim kaddi kâmil on beş arşındır. Ve kâr-ı kadîm kalemkârı bir pirinç mînâ kapudur. Bu bâbın yemîn [ü] yesârında bundan alçak üç kapular vardır. Anlar dahi vâcibü's-seyr birer üstâd-ı kâmil kârıdır. Ve sol cânibinde Hazret-i Hızır kapusu ve sağ tarafda bâb-ı Mâlikî ve minber dibinde bâb-ı Medrese ve kıble kapularından taşra altı amelî sütûn üzre kubbelerdir. Bu kapulardan taşra gûyâ dehlîzdir.
EÇS IX Y211b
Ziyâret-i Câmi‘-i Aksâ: Evvelâ şark tarafı köşesinde Hazret-i Ömer mihrâbı, bizzât kendüleri ba‘de'l-feth bir hafta ibâdet etdikleri mihrâbdır. Ana karîb Hazret-i Dâvûd mihrâbı, ibtidâ esâs urduklarında bu mahalde ibâdet etdikleri mihrâbdır. Ve bu mihrâbın solunda Hazret-i Osmân hattı ile olan Kelâm-ı izzet kûfî hat ile tahrîr olunmuş kim gûyâ Yed-i Kudret ile yazılmış bir kürsî üzre hâzır olmuş Kelâm-ı Kadîm'dir.
EÇS IX Y211b
Ve minberin sağında Hazret-i Îsâ makâmı, bir musanna‘ demir kafes içre bir ibâdetgâhdır. Başka kapusu vardır. Ve câmi‘in sol cânibindeki kapuda Hazret-i Hızır makâmı.
EÇS IX Y211b
Hamd-i Hudâ bunları ziyâret edüp her birinde rek‘ateyn ibâdet edüp şefâ‘atlerin ricâ eyledik.
EÇS IX Y211b
Ve bu mescid-i Aksâ'nın kâmil sekiz yüz murtezikası ya‘nî huddâmları vardır. Dörd mezâhib imâmı ve dörd hatîbi vardır. Rûz-ı cum‘ada hatîbleri minbere kılıç ile urûc ederler. Ol seyf-i miczem tâ Hazret-i Ömer şemşîridir. Her hatîb birer hafta hidmet ederler. Ve elli mü’ezzinân ve müsebbihân ve mu‘arrifân ve na‘thân ve devirhân ve eczâhân ve kayyımân huddâmları vardır. Cümle vazîfeleri hazîne-i pâdişâhîdendir. Her sene surre emîni gelüp surre ve atıyyeleri ihsân olunur.
EÇS IX Y211b
Ve bu Mescid-i Aksâ kubbeleri serâpâ rusâs-ı nîlgûn ile cümle pûşîdedir. Ve cümle kubâbları üzre birer âdem kaddi altun alemler ile müzeyyendir kim şa‘şa‘asından merdüm-i dîdeler hîrelenir, vesselâm.
EÇS IX Y211b–Y212a
Mezkûr Mescid-i Aksâ'dan şimâl cânibine çemenzâr üzre andan Süleymân Hân'ın binâsı beyâz mermer-i hâm üzre kâmil iki yüz adım gidüp andan Süleymân Hân vâkı‘asında görüp ale's-sabâh kendü ta‘lîmleri ile inşâ olunan yek pâre mermer-i azîm bir havz-ı müdevverdir kim vech-i arzda misli yokdur. Bu harem-i azîmin Y 212a ortasına vâki‘ olmuş ibret-nümâ bir sun‘-ı Hudâ havz-ı ra‘nâdır. Anı ubûr edüp yine şimâle on iki adım gidüp Sahra-i şerîfin haremi nerdübânına kadem kadem sâhib-i ikdâm olup basılır, yigirmi iki ayak beyâz mermer nerdübândır. Ve yigirmi arşın vâsi‘dir. Bir yerden bin âdem çıksa izdihâm olmaz. Anı çıkup Sahra-i şerîf nümâyân olup bir beyâz mücellâ mermer döşeli harem-i azîmin tâ vasatında bir kasr-ı müşeyyed gibi berk urur gördükde bu du‘âyı tilâvet edeler. Du‘â:
EÇS IX Y212a
"Allâhümme'c‘al fî kalbî nûran ve fî sem‘î nûran ve fî basarî nûran ve'c‘alnî nûran bi-rahmetike yâ erhame'r-râhimîn" deyüp Câmi‘-i Aksâ tarafından geldikde bu harem kapusu dibinde bir küçücük minber vardır. Ol mahalde züvvâr olan kimesne pâypûşların eline alup yalın ayak bu beyâz mermer döşeli harem üzre kâmil yüz adım gidüp,
EÇS IX Y212a
Mescid-i Sahratullâh: Bâb-ı şerîfine vardıkda na‘leynin bevvâblara verüp ziyârete şurû‘ ede.