İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Eserler · Osmanlı Türkçesi

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi

Osmanlı 17. yy. Düzyazı-Şiir kısaltma: EÇS metin aranabilir

Kaynak notu (editör girişi): Künye: EÇS <kitap> <varak>; IX. ve X. kitaplarda esas yazma Y'nin varağı (ör. EÇS X Y451a). Metin içinde ⟦218a⟧ varak başını, ⟦3 satır boş⟧ yazmada boş bırakılan satırları, ⟦Arapça⟧ neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibareyi gösterir (bunlar sözcük sayılmaz). Neşrin işaretleri korunmuştur: [ ] editör eklemesi, ( ) editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer, { } derkenar (çıkma), (---) yazmada boş bırakılmış sözcük, (...) okunamayan sözcük, (?) okuma kuşkusu. Dipnotlar (âyet mealleri) ile neşirlerin giriş, içindekiler ve dizin bölümleri alınmadı. Word dosyalarındaki Mac Türkçe yazı tipi bozulmaları (› fl fi € ‹ ⁄ → ı ş Ş ğ İ Ğ) ile I., VIII. ve IX. kitaplarda küçük i'ye düşmüş büyük İ'ler düzeltildi; III. kitabın iki kopyası birleştirildi; birkaç kesin dizgi hatası (amãn → amân, sene l044 → 1044 vb.) giderildi.

Kaynak yayın

  • Evliyâ Çelebi b. Derviş Mehemmed Zıllî, Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi: Topkapı Sarayı Kütüphanesi yazmalarının transkripsiyonu – dizini, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.
  • I. Kitap (Bağdat 304; yeni baskı): haz. Robert Dankoff, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı.
  • II. Kitap (Bağdat 304): haz. Zekeriya Kurşun, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1998.
  • III. Kitap (Bağdat 305): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1999.
  • IV. Kitap (Bağdat 305): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, 2000.
  • V. Kitap (Bağdat 307): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, İbrahim Sezgin, 2001.
  • VI. Kitap (Revan 1457): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 2002.
  • VII. Kitap (Bağdat 308): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2003.
  • VIII. Kitap (Bağdat 308): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2003.
  • IX. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2005.
  • X. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2007.

Derlem metni bu yayındaki okumaya dayanır; çeviriyazı işaretleri yeniden yazılmıştır.

Yazar: Evliyâ Çelebi. Yazma: Topkapı Sarayı Kütüphanesi Bağdat 304, 305, 306, 307, 308; Revan 1457 (IX–X. kitaplarda Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 ve Pertev Paşa 462 ile karşılaştırmalı).

Sayılarla

64.002
cümle
2.448.046
sözcük
149.437
ayrı biçim
79.216
tek geçişli
%53,0 (hapax)
0,596
STTR
standart tür/sözcük
38,2
sözcük / cümle
5,65
harf / sözcük
1
eksik yer (lakün)

Metin

Neşrin işaretleri
  • [u] Editörün anlaşılırlık için eklediği harf ya da sözcük
  • (ve) Editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer
  • {üzüm} Derkenar (yazmanın kenarındaki çıkma), metne yerleştirilmiş
  • (---) yazmada boş bırakılmış sözcük; (...) okunamayan sözcük; (?) okuma kuşkusu
  • 218a yazmanın varak başı (IX–X. kitaplarda Y, Q, P yazmaları); 3 satır boş yazmada boş satırlar; Arapça neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibare — sözcük sayılmaz
  • ‘ ayn, ’ hemze; â î û uzun ünlü. Aramada “Akıllı” kipte a i u ile de bulunur.

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi, Yapı Kredi Yayınları neşri (I–X. kitaplar); işaretler neşrin işaret tablosundandır.

— bir sözcüğün üzerine gelin ya da dokunun: madde başı, anlamı ve biçimi görünür.

EÇS IX Y223b
"Bire mel‘ûnlar! Bu yapdığınız putlara ne taparsız ve ne selâm edüp ma‘bûd ittihâz edinüp ta‘zîm edersiz?" dedim. Ol dahi cevâb etdi kim,
EÇS IX Y223b
"Vallâhi biz anlara ne secde ve ne ibâdet ederiz.Ancak bizim Rûm tâ’ifesi bir alay ahmak mu‘tekid âdemlerdir. Va‘z [u] nasîhatde P 95b takrîr ile râhiblerimiz anladamadıklarından sûretlerin gösterir ve her kim manastırımıza bir nezerât gönderse yâhûd bir yerin imâret eylese anın timsâlin yazup filân hayrât sâhibidir deyü manastırda defn edüp niçe yüz bin altun mâlın alup anı görenler i‘tibâr edüp ze‘âmetimiz olup cümle mâlların bu üslûb üzre alup paşalara ve size ve bize mâl tahsîl ederiz, yohsa secde ve ibâdet Allâh'adır" deyü hüsn-i ta‘bîr etdi.
EÇS IX Y223b
Ba‘dehu bu deyrden yedi adım şâhrâh ile kıble cânibinde yine bu deyr dîvârına muttasıl bir çanlığı var. Kâmil yigirmi tabaka evce ser çekmiş bir merkab-ı nâkûsdur, ammâ çanı çalınmaz. Zirve-i a‘lâsın Hazret-i Ömer münhedim etmişdir. Ammâ bu mahalde yine deyre muttasıl bir erganûn-hâne vardır. Bednâm günlerinde bir erganûn Mizmerât-ı Dâvûdî icrâ ederler kim rehâvî makâmında âgâze etdiklerinde âdem mest [ü] medhûş olup lâ-ya‘kıl olur.
EÇS IX Y223b
Ve bu mahalden nerdübân ile çıkup bir kapudan içeri girdik. Meğer bu deyrin imâreti imiş. İki yüz mikdârı pis ü nâ-pâk bî-idrâk sîneçâk aşbâzları var. Cümle ta‘âmları perhîze müte‘allik ta‘âmlardır. Zî-rûh kısmı bu matbahda tabh olunmaz, dediler.
EÇS IX Y223b
Ve bu deyrin cümle binâları kalın kurşum örtülüdür. Kurşumun her bir kıt‘ası Q 95b tûlen ve arzan dörder karışdır. İslâmbol rusâsı gibi üç zirâ‘ değildir. Ba‘zı zergerler bu kurşumda altun çokdur, derler. Ve altun olan yerde kurşum dahi olur derler. Bu matbahın bâbından şâhrâha çıkup,
EÇS IX Y223b–Y224a
{Der beyân-ı bânî-i deyr-i Kumâme: Be-kavl-i müverrihân-ı Yûnâniyân, Hazret-i Îsâ'nın mevlûdundan 328 sene sonra İslâmbol'u binâ eden Kostantîn'in vâlidesi Hellane Mayfirav avret Ruha şehirli bir melik kızı idi. Kostantîn'den kırk milyon mâl ile Kudüs'e gelüp Hazret-i Îsâ'nın ba‘zı âsârların bulup (---) hayrâtlar binâ ederken Kudüs'de Mağaryos nâmında bir pîr-i nâtüvân ve bıtrîk-ı mugân buldu. Meğer kavm-i Yahûd Hazret-i Îsâ'yı bu papas üzre salb etmişler ve salb olunan ağacı bu papas bilirdi. Âhir Mağaryos papas Hellane avrete Îsâ'nın salb olunan ağacın yerini gösterüp Hellane emriyle dibin kazup içinden bir kabir ile salîbler şeklinde ya‘nî haç gibi üç pâre ağaçlar çıkdı. Nasârâ zu‘munca ol ağaçları bir bir ol kabir içindeki meyyit üzre bırakdılar. Ol ân ol meyyit hayât bulup turugeldi. Ol gün ki mâh-ı Eylûl'ün on dördüncü günü idi. Hâlâ nasârânın ol gün ha haç suya ilkâ etmeler (---) (---) ve kefere haçlarına ta‘zîmleri bundan kalmışdır kim Y 224a meyyit üzre ol haçları bırağup meyyit hayât bulduğu Kabâbıta ve Yûnân tevârîhlerinde merkûmdur.
EÇS IX Y224a
Ba‘dehu mezkûr Hellane avret mezkûr haçları bir altunlu mücevher sandûkda hıfz etdirdi. Ve yedi yılda bu Kumâme deyrin binâ etdi kim kavm-i nasârâ [[(---) (---)]] "Hayât bulan meyyit üzredir. Ve ol meyyit ise hâşâ sümme hâşâ Hazret-i Îsâ olup ba‘dehu âsumâna urûc etdi" derler. Ve bir fırkası "Yok hayât bulup halkını yine da‘vet edüp merhûm oldu" derler. Ammâ bir zümresi "Rûhullâhdır", diyen kavm-i Mesîh'dir. Hâlâ âsumânda İdrîs Nebî ile Îsâ Nebî hâlâ sağdır haremi(?) (---) (---). Mâbeynlerine şek şübhe düşmüş bir alay dalâlet-âyîn kavm-i nasârâdır.
EÇS IX Y224a
Ammâ mezkûr Hellane deyr-i Kumâme'yi ve Mescid-i Aksâ'yı meremmât edüp ve Sahratullâh'ı müzeyyen ve Beytü'l-lahm'i mücedded binâ edüp herbirin birer ürd-i behişt-misâl imâretler edüp azm-i Rûm ederken niçe kerre yüz bin Yahûdîleri kıra kıra Kostantîn'e gelirken bir alay-ı azîm ile Makedonye şehrine girüp altun sandûk ile kabr-i Îsâ'dan çıkan haçları Îsâ'nın yâdigârıdır ve Allâh'ın ismidir, deyü Kostantîn'e hedâyâ verüp ol dahi haçlara yüzün sürüp hıfz etdiler. İşte Kudüs'de deyr-i Kumâme böyle binâ olunmuşdur.}
EÇS IX Y224a
Evsâf-ı mescid-i Hazret-i Ömerradıya'llâhu anh
EÇS IX Y224a
Yigirmi kademe taş nerdübân ile çıkılır bir mescid-i sağîrdir. Tûlu altmış ayakdır, arzı kırk ayakdır. Ve etrâfında tâlib-i ilim hücreleri var ve her leyle-i cum‘ada âyîn-i Muhammedî olup tarîk-ı Rufâ‘î fukarâları sâkinlerdir.
EÇS IX Y224a
Ve cânib-i şarkîsinde olan hücrelerin sütûhu bu Kumâme deyrinin üzerine musallatdır. Ve bu mescidin cânib-i şarkîsindeki dîvâr Kumâme dîvârıdır. Bu mescidde evkât-ı hamse edâ olunurken Kumâme içinde keferelerin dahi İncîl okudukları ve erganûn çaldıkları istimâ‘ olunur. Hîn-i fetihde Hazret-i Ömer böyle ahd [ü] şart ile Kumâme'de böyle mescid binâ etmişdir kim cemî‘i küffâra dâğ-ı derûn olmuşdur, garîb temâşâdır. Bu mescid içre,
EÇS IX Y224a
Makâm-ı Hazret-i Ömer'de rek‘ateyn namâz kılup yine şehir içre yedi yüz adım gidüp Bâb-ı Dâvûd'un iç yüzünde,
EÇS IX Y224a
Ermeni keferelerinin manastırı: Bu dahi ibret-nümâ bir deyr-i ra‘nâdır. Ve bir kubbe-i ulyâdır. Ve cânib-i erba‘asında yan kubbeleri ile mebnî bir şîrîn ve musanna‘ binâdır. Ammâ orta kubbesi yan kubbelerinden kırk arşın bâlâdır. Ve sâfî zer-ender-zer münakkaşdır. Gûnâ-gûn timsâl ve tasâvir ve kanâdîl-i mücevherler ile müzeyyendir. Ve bu Kumâme deyri gibi mühürlü değildir, şeb [u] rûz meftûhdur. Lâkin Kumâme kadar büyük değildir, ammâ Kumâme'den rûşendir. Zîrâ cânib-i erba‘asında necef ve billûr câmlar ile müzeyyendir.
EÇS IX Y224a
Ve Selîm Hân Ermenilere hatt-ı şerîf verüp ol asırda ta‘mîr etmek bahânesiyle cümle keferelerin isti‘ânetiyle bir deyr binâ etmişler kim gûyâ bir selâtîn câmi‘idir. Cenâb-ı Bârî ibâdetgâh-ı müslimîn olmasın müyesser ede.
EÇS IX Y224a–Y224b
Ve henüz Y 224b üstâd mühendis elinden çıkmış bir dürr-i beyz-âsâ deyr-i küşâdedir. Sâ’ir kenîseler gibi ferşi taş değildir. Serâpâ Uşşâk ve Sıfet ve Acem'in ibrîşim hâlîçe-i zer-ender-zeri ile döşelidir ve gâyet pâkdir. Ve taşra yan soffaları elvân elvân Mısır hasîrleri ile döşelidir.
EÇS IX Y224b
Ve hareminin cânib-i erba‘asında müsâfirhâneleri var, kârbânsarây-vâr. Âyende vü revendeler gelüp üç gün mihmân olup matbah-ı Keykâvus'undan ni‘meti mebzûldür. Eğer müslim ve eğer milel-i muhtelifeye ol kadar i‘zâz u ikrâm ederler kim me’kûlât [u] meşrûbâtlarından kuş südün istesen der-akâb peydâ edüp getirirler. Ve müte‘addid âdemler mihmân oldukça ol kadar mihmândârlık edüp dîbâ ve şîb ü zerbâft câmehâblar getirüp gülâb ûd u ambere varınca getirüp müsâfirin demâğın mu‘attar ederler. Ve tıfl-ı mürekkeb hidmete müsta‘id reşîd ü necîb mûğpîçecikler geysûların târumâr edüp hidmet ederler. Ve bu gûne hidmeti Urum keferelerine rağmen ederler.
EÇS IX Y224b
Ve Kumâme'den ziyâde ol kadar tezyîn etmişlerdir kim Rûm ve Arab [u] Acem ve Hind ü Sind'den cemî‘i Ermeni ankâları mücevher kanâdîller ve mücevher haçlar ve alemler ve zî-kıymet buhûrdânlarda şeb [u] rûz ûd [u] amber ve aselbend ve sandal ve sünbül-i hıtâyî ve günlük ve kâfûr yakarlar kim beyni-i âdem ıtır-dem olur.
EÇS IX Y224b
Ve bu deyrin yanında bevvâb nâtüvân kefereler vardır, anlara pâypûşları teslîm edüp girilir. Haremine bile pabuc ile basmağa komazlar, gâyet pâkdir. Ve bu harem kapusu üzre kemer zeylinde bir kıt‘a beyâz mermer kitâbe üzre bu târîh:
EÇS IX Y224b
"Emera hâze'd-deyra milleti'l-ermeni'l-mesîhiyye müsellemün bi-tekâlîfi'l-‘örfiyye fî ma‘rifeti Selîm şâh ibn Bâyezîd Hân." deyü tahrîr olunmuş.
EÇS IX Y224b
Bu hatdan aşağı ellerinde olan ahid-nâme mûcebince la‘netnâmeleri tahrîr olunmuş kim bunlara hilâf-ı ahid-nâme rencîde olunmaya, deyü tahrîr olunmuşdur. Hudâ-yi Bîçûn mihrâb-ı müslimîn etmeği müyesser ede. Âmin.
EÇS IX Y224b
Bu kenîsenin kurbunda Dâvûd Nebî bâbının iç yüzünde,
EÇS IX Y224b
Ermeni avretlerinin manastırı: Bu dahi vâcibü's-seyr budur kim ol kadar pençe-i âfitâbe merâlî ve gazâlî mukehhal gözlü ve şîrîn sözlü duhter-i pâkîze-ahterler var kim herbiri sûret-i Meryem ve Züleyhâ'dan nişân verir. Cümle üç yüz Mığdisiyye bikirler vardır. Ba‘zıları yüze çıkmış sinni yüze bâlig fertûte-i zâl-i zamâne bâkireler var, bu deyrde ifnâ-yı vücûd etmişler. Ve bunların herbiri birer diyârdan gelmişdir kim âlem-i tufeyleliğinde hasta olup babaları,
EÇS IX Y224b–Y225a
"Eğer kızım bu derdden halâs olursa, Hazret-i Îsâ'ya bağışladım. Âhiretde nikâh ile alsın" deyü nezr etdükde eğer ol kız sıhhat bulursa babası ahde vefâ edüp bu deyre me’kûlât [u] meşrûbâtıyla gönderüp bunda mürde olunca bir et parçacığı yemeğe hasret olup ölürler. Bir temâşâgâh deyrdir, ammâ gayri deyrler gibi mükellef değildir. Huddâmları yine fertûte zen-i pîrezenlerdir. Kefereleri içeri deyre komazlar ammâ ba‘zı müselmânları ol deyre koyup seyr Y 225a olunur.
EÇS IX Y225a
Ve bu şehr-i Kudüs'ün ibret-nümâ temâşâgâhı gâyet çokdur ammâ tahrîri tasdî‘a bâ‘isdir, bununla iktifâ olunup,
EÇS IX Y225a
Kudüs'ün âb [u] hevâsın beyân eder
EÇS IX Y225a
Hevâsı gâyet hoş hevâdır. Ve âbı hayrât-ı Süleymân Hân âb-ı hoş-güvârdır. Âbının letâfetinden mahbûb [u] mahbûbesi gâyet çokdur. Ve a‘yân [u] eşrâfı ve ulemâsı ve on yedi saçaklı beş yüz akçe mevleviyyet pâyesiyle fuzelâyi'd-dehirden mollâları vardır. Ve kuzât tâ’ifesinden yedi yüz kadısı vardır. Ve elli tüccârı ve Arapça kabîlesinden ehl-i esnâfı çokdur.
EÇS IX Y225a
Ve Çavuşzâde Mehemmed Paşa tahrîrinde kırk altı bin âdem tahrîr olunmuşdur. Ve sekiz bin eli berâtlı ehl-i vezâyifi var ve bin âdemi taraf-ı pâdişâhîden surre emînleri geldükde (---) altun bu bin âdeme taksîm olup pâdişâha du‘â-i hayır ederler.
EÇS IX Y225a
Ve hevâsının letâfetinden halkının reng-i rûyları humret üzredir. Ve gâyet garîb-dost Q 96a P 96a ehl-i zevk ehl-i tarîk ve ehl-i hâl âdemleri var. Fukarâsı alaca abâ ve çuka ferrâce ve beyâz sof geyerler. Ve ağniyâsı sammûr ve elvân çuka ve helâlî sof geyerler. Ve nisvân tâ’ifesi gâyet mü’eddebedirler. Altun ve gümüş takye geyüp üstlerine beyâz car bürünürler. Ve ayaklarına cümle çizme geyüp reftâr ederler.
EÇS IX Y225a
Ve bâğ u bâğçesi gâyet çokdur. Ve me’kulât [u] meşrûbâtının memdûhâtından ve sanâyi‘âtından mevsûfu bunlardır: Evvelâ hâs ve beyâz çakıl ekmeği ve engûr-i gûnâ-gûnu ve mümessek sâbûnu ve ıtriyyât makûlesi buhûru. Ve sanâyi‘âtından pirinçden buhûrdânı ve gülâbdânı vilâyet vilâyet hedâyâ götürürler. Ve sengistân yerdir ammâ engûrü gâyet lezîzdir. Ve dağı ve taşı zeytûndur. Hattâ müfessirîn aye[t]: Arapça âyet-i şerîfin zeytûndan murâd Kudüs-i şerîf ve Tûr-ı Zeytâ'dır derler.
EÇS IX Y225a
Gâyet yayla yerdir, cibâllerinde kar yağar. Mahsûlâtı firâvân bir memâlik-i mu‘azzam ve bî-hisâb tevâyif-i ümemle mâl-â-mâl bir bender şehr-i mu‘azzamdır. Hafizakallâhu mine'l-beliyyât.
EÇS IX Y225a
Ba‘de'z-ziyâre mîrlivâdan yigirmi atlı refîk alup,
EÇS IX Y225a
Halîlü'r-rahmân'a gitdiğimiz menzilleri beyân eder
EÇS IX Y225a
Evvelâ Kudüs'ün Bâb-ı Halîl'inden taşra çıkup kıble cânibinde,
EÇS IX Y225a
Sahrâ-yı Buk‘a: Hâlâ kırk üç bin bâğdır, ammâ ancak bin beş yüz bâğda bâğ kulleleri vardır. Mâ‘adâ kullesi harâbdır, ammâ yine bâğları ma‘mûrdur. Herkes ehl [ü] ıyâliyle iki üç ay bâğlarında ayş [u] işret ederler. Bu bâğistân olan sahrâ-yı Buk‘a'yı ubûr edüp bir sâ‘at gidüp,
EÇS IX Y225a
Deyr-i Mühr-i İlyâs: Bir bâğ-ı İrem içinde bir küçük deyrdir. Hâlâ ma‘mûr ve ruhbânları var. Bunda makâm-ı Hazret-i İlyâs vardır. İbâdet etdüği yerde mübârek re’s-i şerîfleri ve zânû-yı mübârekleri te’sîr etdüği mahal kaya üzre âşikâredir. Ve hatt-ı şerîfleri üstühân üzre vardır. Ve pûlâd üzre mühürleri bunda olduğiçün Mühr-i İlyâs derler. Anın kurbunda şâhrâh üzre,
EÇS IX Y225a–Y225b
Ziyâret-i Hazret-i Sâre Ana: Hazret-i (---) [İshâk'ın] vâlide-i müşfikasıdır. Y 225b Çâr amelî sütûn üzre binâ olunmuş bir kubbe-i pür-envârda medfûndur. Halı ve kilim ile döşeli değildir. Ve türbedârı yokdur, ancak kubbenin vasatında bir kireçli sandûka içinde âsûdedir. Ve niçe yüz Sahâbe-i kirâm bu mahalde medfûndur. Ve bu mahalle yüz adım karîb,
EÇS IX Y225b
Ziyâret-i Cân bin Cân: Bir kabr-i tavîl vardır. Ve bu mahalle karîb,
EÇS IX Y225b
Der-vasf-ı Beytü'l-lahm: Kudüs hâkinde iki yüz hâneli bâğ u bâğçeli müslim ve kefere karyesidir. Ve bu karye içre Beytü'l-lahm ibret-nümâdır. Hazret-i Dâvûd Câlût'u katl edüp cümle askerin dahi dendân-ı tîg-ı âteştâbdan geçirüp gazâ mâliyle bu Beytü'l-lahm'i binâ etmişdir, ammâ ibtidâ ismi ilyâ'dır.
EÇS IX Y225b
Ba‘dehu Hazret-i Îsâ bu manastırda rahm-ı mâderden müştak olduğıyçün bu deyre Beytü'l-lahm dediler. Ve mevlûd-ı Îsâ Hazret-i Risâlet-penâh'ın hicretinden altı yüz yıl evveldir. Ve babası yokdur, Rûhullâh'dır. Hazret-i Cibrîl-i Emîn Hazret-i Meryem'in kamîsi yenine nefh edüp hâmile kalup Îsâ Nebî rahm-ı mâderde iken va‘z [u] nasîhat edüp cümle Yahûdîler istimâ‘ ederlerdi. Anası karnında iken on iki âdem îmân getirüp Îsevî oldular. Anlara havâriyyûn derler on iki halîfedir.
EÇS IX Y225b
Hazret-i Îsâ'nın vâlidesi Meryem Ana'dır. Ve İmrân kızıdır. İmrân'ın babası Mâsân ibn Feylekos'dur. Beşinci atada Hazret-i Süleymân'a müntehîdir. Ve Hazret-i Îsâ ûlü'l-azm peygamberdir. Cenab-ı izzet ana Kitâb-ı İncîl'i gönderüp Yahûdîleri dîne da‘vet etdi. Sene (---) rûy-i arzda halkı dîne da‘vet eyleyüp niçe bin mürdeleri ihyâ etdi. Âhir Yahûdîler dînini kabûl etmeyüp katl etmeğe murâd edüp Nâbulus'da bir gâr içre haps etdiler. Hâlâ ol gâra Sicn-i Îsâ derler.