İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Eserler · Osmanlı Türkçesi

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi

Osmanlı 17. yy. Düzyazı-Şiir kısaltma: EÇS metin aranabilir

Kaynak notu (editör girişi): Künye: EÇS <kitap> <varak>; IX. ve X. kitaplarda esas yazma Y'nin varağı (ör. EÇS X Y451a). Metin içinde ⟦218a⟧ varak başını, ⟦3 satır boş⟧ yazmada boş bırakılan satırları, ⟦Arapça⟧ neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibareyi gösterir (bunlar sözcük sayılmaz). Neşrin işaretleri korunmuştur: [ ] editör eklemesi, ( ) editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer, { } derkenar (çıkma), (---) yazmada boş bırakılmış sözcük, (...) okunamayan sözcük, (?) okuma kuşkusu. Dipnotlar (âyet mealleri) ile neşirlerin giriş, içindekiler ve dizin bölümleri alınmadı. Word dosyalarındaki Mac Türkçe yazı tipi bozulmaları (› fl fi € ‹ ⁄ → ı ş Ş ğ İ Ğ) ile I., VIII. ve IX. kitaplarda küçük i'ye düşmüş büyük İ'ler düzeltildi; III. kitabın iki kopyası birleştirildi; birkaç kesin dizgi hatası (amãn → amân, sene l044 → 1044 vb.) giderildi.

Kaynak yayın

  • Evliyâ Çelebi b. Derviş Mehemmed Zıllî, Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi: Topkapı Sarayı Kütüphanesi yazmalarının transkripsiyonu – dizini, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.
  • I. Kitap (Bağdat 304; yeni baskı): haz. Robert Dankoff, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı.
  • II. Kitap (Bağdat 304): haz. Zekeriya Kurşun, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1998.
  • III. Kitap (Bağdat 305): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1999.
  • IV. Kitap (Bağdat 305): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, 2000.
  • V. Kitap (Bağdat 307): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, İbrahim Sezgin, 2001.
  • VI. Kitap (Revan 1457): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 2002.
  • VII. Kitap (Bağdat 308): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2003.
  • VIII. Kitap (Bağdat 308): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2003.
  • IX. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2005.
  • X. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2007.

Derlem metni bu yayındaki okumaya dayanır; çeviriyazı işaretleri yeniden yazılmıştır.

Yazar: Evliyâ Çelebi. Yazma: Topkapı Sarayı Kütüphanesi Bağdat 304, 305, 306, 307, 308; Revan 1457 (IX–X. kitaplarda Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 ve Pertev Paşa 462 ile karşılaştırmalı).

Sayılarla

64.002
cümle
2.448.046
sözcük
149.437
ayrı biçim
79.216
tek geçişli
%53,0 (hapax)
0,596
STTR
standart tür/sözcük
38,2
sözcük / cümle
5,65
harf / sözcük
1
eksik yer (lakün)

Metin

Neşrin işaretleri
  • [u] Editörün anlaşılırlık için eklediği harf ya da sözcük
  • (ve) Editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer
  • {üzüm} Derkenar (yazmanın kenarındaki çıkma), metne yerleştirilmiş
  • (---) yazmada boş bırakılmış sözcük; (...) okunamayan sözcük; (?) okuma kuşkusu
  • 218a yazmanın varak başı (IX–X. kitaplarda Y, Q, P yazmaları); 3 satır boş yazmada boş satırlar; Arapça neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibare — sözcük sayılmaz
  • ‘ ayn, ’ hemze; â î û uzun ünlü. Aramada “Akıllı” kipte a i u ile de bulunur.

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi, Yapı Kredi Yayınları neşri (I–X. kitaplar); işaretler neşrin işaret tablosundandır.

— bir sözcüğün üzerine gelin ya da dokunun: madde başı, anlamı ve biçimi görünür.

EÇS IX Y234a
Hikmet-i Hudâ meğer ol dağların cümle seng-i hârâları böyle yanarmış. Hikmet-i acîbe ve garîbedir. Âye[t]: Arapça
EÇS IX Y234a
Ba‘dehu bu taşlardan bârımıza bir kaç kıt‘a koyup ziyâret-i vedâ‘ edüp cümle refîklerimizle bu buhayre-i Sidrem ve Buhayre-i Lût derler kenârınca sengistân içre gidüp kabâyil-i Âl-i Umûr haymeleri içinde sehel istirâhat edüp bu buhayre-i Sidrem'den latîf ahmer-levn semekeler sayd edüp ale'l-fevr tabh etdiler. Tenâvül edüp def‘-i cû‘ etdik, ammâ gâyet lezîz mâhîleri olur.
EÇS IX Y234a
Ve bu halîcin dâ’iren-mâdâr cirmi tokuz mîldir. Gûnâ-gûn mâ’ideleri olur. Ammâ sehel şordur, hayvânât içerler, şitâ eyyâmlarında seyl-i rahmetden lezîz olur. Bu buhayrenin cânib-i garbîsinde kabr-i Kelîmullâh'a karîb,
EÇS IX Y234a
Cebel-i Zeyt-i Hâr derler bir cebele-i sağîredir. Anda bir gâr-ı azîm vardır. Hazret-i Lût Nebî bu gâr içre ümmetlerinin ehl [ü] iyâllerin kavm-i Lûtîler havfinden bu gârda pinhân eylemiş. Hâlâ bu gârdan her gece bir ziyâ zâhir olup bu etrâfa ziyâ-bahş olup meh-i çârdeh gibi cevânib-i erba‘a münevver olur. Hikmet bu kim rûz-ı rûşende bî-pâk ü bî-pervâ ol gâr içre girüp seyr [ü] temâşâ edersen ne çerâğ ve ne kandîl ve ne fitîl ve ne âteş ve ne âteşdân var. Ancak sun‘-ı Hudâ'dan bir şem‘-i şebistân zâhir olur kim akıl perîşân olur.
EÇS IX Y234a–Y234b
Ammâ Hazret-i Meryem Yahûd kavmi ta‘nından Kudüs'den firâr edüp bu halîc-i Sidrem ve ba‘zılar Buhayre-i Meryem derler, bunda kapanup Hazret-i Îsâ ile bunda sâkin olurmuş. Cenâb-ı Bârî anlara Cibrîl-i Emîn ile Arapça ihsân edüp leyle-i zulmetde ziyâ ihsân ederdi. Ol ecilden hâlâ bu gârdan âteş zâhir olur. Hattâ hakîr ol gece bu ziyâyı Y 234b müşâhede edüp ilme'l-yakîn ve ayne'l-yakîn ve hakka'l-yakîn hâsıl etmegiçün ol şeb Âl-i Umûr haymelerinde mihmân olup hayli ikrâm etdiler. Ba‘de'l-gurûb cüz’î âteş nümâyân olarak vakt-i aşâda cihân âlem-tâb oldu. Tâ vakt-i şâfi‘î mahalline dek ber-karâr olup ba‘dehu muzmahil oldu.
EÇS IX Y234b
Âye[t]: Yahlükullâhu mâ yeşâu bi-kudretihi Arapça Bunları seyr [ü] temâşâ edüp bu muhalden şimâl cânibine beş sâ‘at gidüp,
EÇS IX Y234b
Def‘â menzil-i Kudüs-i şerîf: Ekâlîm-i hakîkîde iklîm-i sâlisdedir. Tûl-i nehârı (---) ve atvel-i leyâlı (---) ve tâli‘-i binâsı (---). Bunda cemî‘i ahibbâ ile vedâlaşup Mısır'da İbrâhîm Paşa'ya gidüp andan hacc-ı şerîfe gitmek sadedinde iken Kudüs-i şerîf paşası Hârmûş Paşa'ya emr-i şerîfler gelüp,
EÇS IX Y234b
"Sâ’ir seneden on gün mukaddem şâm huccâcın Hüseyin Paşa ile ma‘an şâm'dan çıkup Mekke-i Mükerreme'ye azîmet edesiz ve Mısır emîrü'l-haccına dahi fermânım eyle sâdır olmuşdur" deyü hatt-ı şerîf-i sa‘âdet-makrûn gelince hakîr hisâb etdim ki Kudüs'den Mısır yigirmi konak yerdir. Bu hisâb üzre huccâc-ı müslimîn çıkmağa yigirmi gün kaldı.
EÇS IX Y234b
Dönüp bi'z-zarûrî Mısır râhına gitmeği ferâğat edüp bin seksen iki Ramazân'ının salât-ı ıydını Mescid-i Aksâ'da kılup ba‘de'd-du‘â cümle ahibbâ ile musâhafa ve vedâ‘ edüp şâm cânibine azîmet edüp Kudüs'den cânib-i şimâle 9 sâ‘at sâfî zeytûn ve tînli bâğ u bâğçeli kurâlar içre ubûr ederek,
EÇS IX Y234b
Menzil-i karye-i Selîmâ: Bir bayır üzre iki yüz Arab evli ve âb-ı hayât sulu bir ma‘mûr karye ve ze‘âmetdir. Andan yine şimâle mahsûllü sahrâlar içre 8 sâ‘at,
EÇS IX Y234b
Menzil-i karye-i Nâşifoğlu: Ze‘âmetidir. Yüz hâneli belîdedir. Andan yine şimâle âbâdân hâmûn içre 6 sâ‘at gidüp şiddet-i harâret ile bî-tâb u bî-mecâl olup,
EÇS IX Y234b
Evsâf-ı kal‘a-i Cebelü'l-Aclûn
EÇS IX Y234b
Arz-ı Filistîn'de sene (---) târîhinde şehr-i Busrâ sâhibi Melik Busrâm binâsıdır. Ba‘de'l-hicret sene 60 târîhinde Hazret-i Mu‘âviye şâm'da emîrü'l-mü’minîn iken ta‘mîr [ü] termîm etdi. Ba‘dehu sene 922 târîhinde kal‘a miftâhın Çerâkiseler Selîm şâh'a teslîm edüp şâm eyâletinde sancakbeği tahtı oldu.
EÇS IX Y234b
Hâlâ beğinin taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnu 26.000 yük akçedir. Ze‘âmet 4 ve tîmâr 51. Paşası ve erbâb-ı zü‘amâsı ve erbâb-ı tîmârları kânûn-ı pâdişâhî üzre cebelüleri ile bin iki yüz pâkîze asker olup her sene şâm huccâcı Mekke'den avdet etdikleri mahalde huccâcı âsî Hurmâ'da istikbâl edüp âsîlerden halâs etmeğe me’mûrlardır, gayri sefere gitmezler.
EÇS IX Y234b–Y235a
Ve paşasına kırk kîse hâsıl olup ve sancağı yüz elli akçe şerîf kazâdır. Ve yüz kırk pâre nâhiye kurâlarıdır. Ammâ Arab espinin pâyinde pâymâl ve sergerdân kurâlardır. Kadıya senevî altı bin guruş olur. Kethudâyeri ve şâm serdârları ve a‘yânı ve dizdârı ve merdüm-i hisârı vardır. Cümle yüz elli pür-silâh Y 235a neferâtlardır.
EÇS IX Y235a
Ve kal‘ası bir püşte üzre şekl-i murabba‘ ve seng-i musanna‘ ile mebnî bir kal‘a-i şîrîndir. Dâ’iren-mâdâr cirmi (---) ve (---) nâzır bir demir bâbı vardır. Ve içinde bir câmi‘ ve yetmiş seksen mikdârı toprak ile mestûr hânecikler vardır. Beği kal‘ada sâkin olu. Ve hân u hammâmı ve bezzâzistânı yokdur. Ve aşağıda varoşu,
EÇS IX Y235a
Ve âb-ı hevâsının letâfetinden bâğ u bâğçesi firâvândır. Ve engûrü Halîlü'r-rahmân inebine müşâbihdir. Ve şehrinin yıldız cânibi iki konak yere tâ Ayn-ı Tüccâr'a ve Kâkûn ve Leccûn'a varınca Heyhât-misâl çemenzâr lâle ve erguvân bahâr ile mahsûldâr bir dâr-ı diyârdır kim her sene kırk elli bin Türkmân sehillenüp mihmân olurlar. Bu şehrin cânib-i şarkîsinde iki sâ‘at,
EÇS IX Y235a
Buhayre-i Zağr: Dâ’iren-mâdâr altı mîldir. Âb-ı hayât sudur. Gûnâ-gûn mâhîleri sayd olunup cânib-i erba‘asına kabâyil-i Vahîdât ve Âl-i Umûr ve Benî Zühd meks edüp tarâvet kesb ederler. Bu buhayre Minye buhayresi ile cebel-i Aclûn mâbeyne-hümâsında vâki‘ olmuşdur. Ve bu Zağr sâhilinin cânib-i garbîsinde bir beyâz kubbe-i münever vardır. Anda,
EÇS IX Y235a
Ziyâret-i Zağr binti Hazret-i Lût aleyhi's-selâm anda medfûndur ammâ türbedârı ve kanâdîli ve hâlîçeden hâlîdir, zîrâ âbâdândan nişân yokdur. Cümle kabâyil-i Urbân çokdur. Bu âsitânenin cenbinde bir ayn vardır. Bu kerîmenin ismiyle müsemmâ olup Ayn-ı Zağr derler. Kabâyil-i ulemâ-yı Urbân efvâhında böyle şayî‘dir kim bu ayn kıyâmete karîb ya‘nî eşrât-i sâ‘atde cûş [u] hurûşa gelüp bu sahrâ ve şehirleri gark ede, derler. Hakîkatü'l-hâl eğer tuğyân etse tâ şâm'a gelince önüne hâ’il yokdur. Allâhümme afvnâ.
EÇS IX Y235a
Bunu dahi ziyâret edüp yine kal‘a-i Aclûn'a gelüp ol gece mihmân olup ba‘dehu Aclûn'un bâğlarından taşra kıble cânibinde şâhrâhdan ubûr etdüği (---) (---) etdüği Katrân kal‘ası râhı üzre,
EÇS IX Y235a
Ziyâret-i Hazret-i Beşîr ibn Hazret-i Eyyûb aleyhime's-selâm: Çemenzâr yerde bir beyâz kubbe-i münevverde medfûndur. Türbedârı ve ehl-i civârı yokdur. Ol ecilden müzeyyen değildir. Ammâ ziyâretgâh-ı hâs [u] Q 100a âmdır. Ba‘zı mahalde Benî Reşîd kabîlesi bu mahalle gelüp Vâdî-i Beşîr deyü meks edüp ziyâret P 100a ederler. Suhuf nâzil olmuş peygamberdir. Hakîr hamd-i Hudâ ziyâret edüp bir Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp şefâ‘atlerin ricâ eyledik. Müddet-i ömürleri (---) sene. Sanâyi‘i bâğbân imişler. {Hazret-i Eyyûb ibn (---).}
EÇS IX Y235a
Andan yine Cebelü'l-Aclûn'a gelüp ba‘zı ahibbâ ile vedâlaşup yine cânib-i şimâle 9 sâ‘at gidüp,
EÇS IX Y235a–Y235b
Def‘â kal‘a-i Ayn-ı Tüccâr: Mukaddemâ evsâfı tahrîr olunmuşdur. Anı ubûr edüp 4 sâ‘at türâblı sahrâ içre güzer edüp Sıfet şehri hudûdunda Minye gölü kenârınca sa‘b u sengistân yerleri geçüp nehr-i Vâdî buhayre-i Minye'ye mahlût olduğu mahalli atlar Y 235b ile ubûr edüp ana karîb,
EÇS IX Y235b
Aynü't-tîn ve Ayn-ı Leymûn: Bu 2 uyûnlar buhayre-i Minye'ye munsabb olduğu mahalden atlar ile geçüp,
EÇS IX Y235b
Evsâf-ı harâbî-işehr-i Taberistân
EÇS IX Y235b
Ba‘de't-Tûfân ma‘mûr [u] âbâdân olan büldânlardandır. Bu Taberistân'ın sık ormanlar ile kat‘ etdikleriyçün Tibristân'dan Taberistân derler. Cânib-i garbîsi tâ Sıfet şehrine cânib-i cenûbîsi kal‘a-i Kahkaha, cânib-i şarkîsi buhayre-i Taberistân'ın nısfına varmış şehr-i mu‘azzam imiş. Sene 76 târîh-i vilâdet-i Îsâ'dan sonra Buhtu'n-nasr harâb edüp yine ma‘mûr olup bu şehirde yetmiş peygamber bir asırda cem‘ olmuşlardır. Yahûd tâ’ifesi bu nebîlerin çoğun katl ederler.
EÇS IX Y235b
Hâlâ ba‘zı ziyâretler var kim "nebîlerdir" deyü ziyâret etdik. Ammâ esmâları ma‘lûmumuz değildir. Ba‘dehu sene 792 târîhinde Timur Kudüs'e giderken bu şehir kavmin katl-i âm edüp şehrin harâb eder. Hâlâ harâbdır ammâ bunda olan imâret-i kadîmeler ve âsâr-ı azîmeler meğer Ayasulug'da ve Mısır'ın şark Ahmîminde ola.
EÇS IX Y235b
Bu şehri ubûr edüp yine Minye gölü kenârınca gidüp tâ Ayn-ı Tüccâr'dan 6 sâ‘at,
EÇS IX Y235b
Menzil-i hankâh-ı Minye ve evsâf-ı buhayre-i Taberistân: Efvâh-ı nâsda Minye gölü derler. Bu buhayrenin cânib-i garbîsinde bir kayalı alçacık cebel dâmeninde buhayre kenârında bir küçük hândır, ammâ gâyet bî-emândır. Zîrâ cânib-i erba‘ası Dürûzî ve Urbân'dır ve serâpâ uryân-ı bî-îmân insândır. Âyende vü revendeleri kendüleri gibi uryân edüp katl-i ebdân ederler.
EÇS IX Y235b
Sene (---) târîhinde şâm ve Kudüs mâbeyne-hümâsı emn-i tarîk olsun içün Lala Mustafâ Paşa binâsıdır. Ve Sıfet hükûmetinde gâyet mahallinde binâ olunmuşdur. Kıblesi cânibi sâhil-i buhayre-i Minye'dir. Serâpâ ılkın ağacı hıyâbânıdır. Bu ormanların türâbında Sıfet keçesi boyayacak gûnâ-gûn kök boyalar çıkar. Tâ Frengistân'a niçe bin yük götürürler. Sıfet hâkimi öşrün alur.
EÇS IX Y235b
Ve bu buhayre-i Minye kıbleden yıldız cânibine tûlânî vâki‘ olmuşdur. Tûlu iki konakdır ve arzı Müzeyrib kal‘ası kurbundan tâ Taberistân cânibine varınca elli mîldir. Ammâ gâyet âb-ı hayât suyu vardır. Ve Kudüs-i şerîf râhı üzre sâhil-i bahirde ma‘mûr âbâdân kurâları vardır. Ammâ cânib-i şarkîsi ve cânib-i kıblesi şâm'ın Ka‘be yolları ve Urbân yatakları olmağile ma‘mûr değildir. Ol cânib beyâbân olmağile sâhil-i buhayre çengelistân ve hıyâbândır.
EÇS IX Y235b
Ecnâs-ı mahlûkât olduğundan mâ‘adâ Benî İsrâ’îl koyunları vardır ki ibtidâ müştakk olmuş kuzu kadardır. Ammâ gâyet semiz ve karnları yine sâ’ir koyun boynuzu gibi kıvrılmışdır. Ve kuyruğu tavşan poçığı gibidir.
EÇS IX Y235b
Bu buhayrede arslan dahi olur, derler ammâ hakîr görmedim. Ammâ Marzifon şehri hımârı kadar hınzîrları olur kim ta‘bîr olunmaz. Sayd [u] şikâr olıcak yerdir. Ammâ beş on kişi varsa rehzenler âdemi şikâr ederler.
EÇS IX Y235b–Y236a
Ve bu buhayreye azîm nehirler mahlût olur. Evvelâ Y 236a cânib-i garbîsinde şıkıf ve Zübdâniyye dağlarından ve Ba‘alebekke sahrâsından hâsıl olan nehr-i Tennûr-ı sağîr ve nehr-i Halhûl-i kebîr. İkisi bir yere munsabb olup cisr-i Ya‘kûb altından ubûr edüp bu buhayre-i Minye'ye munsabb olur.
EÇS IX Y236a
Ve cânib-i şarkîsinden nehr-i Hüreyyân kal‘a-i Müzeyrib altından cereyân edüp buna mahlût olu. Ve cânib-i şimâlîsinden nehr-i Kisve ve belîde-i Sanemeyn cenbinden uyûn-ı Sanemeyn dahi bu buhayre-i Minye'ye mahlût olur.
EÇS IX Y236a
Ve şâm'ın Ka‘be yolunda Ayn-ı Zerka dahi buna rîzân olur. Âb-ı hayât bir buhayredir. Ahâlî-i vilâyet yetmiş gûne semek-i lezîzi olur derler. Ve hukemâ-yı kudemâ yetmiş hâssasın yazmışlar.
EÇS IX Y236a
Ve bu buhayrenin cânib-i erba‘asında olan ucûbe-i dehrden niçe yüz ibret-nümâlar vardır. Ammâ cümleden biri bu buhayrenin cânib-i (---) bir harâb şehir vardır.
EÇS IX Y236a
Evsâf-ı harâbî-i şehr-i Zağzağa
EÇS IX Y236a
Hazret-i Lût'un şehridir. İklîm-i Filistîn'dendir. Bunu dahi Buhtu'n-nasr harâb etmişdir. Hâlâ bu buhayrenin sâhilinde dağı ve taşı dutmuş bir harâb-âbâd diyâr-ı deyyârdır. İmâret-i harâbîsi bir günde devr olunmaz. Bunda olan binâlar tâk-ı Kisrâ'dan nişân verir. Amûd-ı müntehâlar ve mutalsam köhne âsârları var kim âdem hayrân olur. Ammâ etrâfı ma‘mûr belîdeler ile ârâste ve mahsûldâr vâdîleri var. Bu harâbistân içre kabâyil-i Vahîdât ve kabâyil-i Rubâh ve kabâyil-i Reşîd'in ganemleri kışlar, azîm gârlar ve sarâylar vardır. Bunda bir,
EÇS IX Y236a
Germâb-ı Zağzağa: Fârisîde germâb Arabîde ayn-ı hâr Türkîde ılıca ve kaplıca ve Mogolîde (---) ve lisân-ı Yûnânîde (---) nero ve lisân-ı Latin'de bana derler ve lisân-ı Ekrâd'da çermik bir hikmet-i ayndır. Hukemâ kavlince mâ-i cârîsi kükürd ma‘âdini üzre uğrayup şiddet-i harâretinden ol ayn ateşpâre olup bir yerden tulû‘ eder. Ammâ benî âdeme ol kadar nâfi‘dir kim bir vech ile evsâfı ta‘bîr olunmaz. Ammâ bu Zağzağa ılıcasının cümle hâssasından biri kırk gün bir cüzâm nûş etse dürr-i beyz-âsâ olur. Hâssa-i sânîsi cereb ve behak ve frengî marazların frengî şemşîr gibi kat‘ eder. Karîb ü ba‘îd diyârlardan bu kudret hammâmına girüp şifâ bulurlar. Ve yine bu buhayrenin cânib-i şimâlisinde,