EÇS IX Y256a
Bu zât-ı şerîfin sebeb-i mevlûdu oldur kim Hazret-i şeyh Bekkâr beyne'l-halk uryân gezerdi. Ammâ dâ’imâ avretler hammâmına girüp kemerine fûta bağlayup cemî‘i havâtînlere kîse ve sâbûn sürüp hidmet ederdi.
EÇS IX Y256a
Hikmet-i Hudâ (---) Ağanın hâtûnu hammâmda bulunup ol hâtûna sâbûn sürüp hidmet ederken bir tâs içre şeyh Bekkâr ağzı yarın ilkâ edüp mezkûr hâtûna "üşrüb" deyü emr eder.
EÇS IX Y256a
Hâtûn dahi şeyhin ağzı yarın nûş edince, şeyh hâtûnun karnın sığayup "inşâallâh müştakkuküm evlâdü'l-ma‘nâ" deyüp gider.
EÇS IX Y256a
Hâtûn dahi hânesine gelüp bir kaç günden nifâsdan ve hayzdan kesilir. Meğer bu hâtûn kırk yıldan berü evlâddan kesilmiş idi. Ba‘dehu şeyh Bekkâr şeb [u] rûz ol hânedâna varup ol hâtûna hedâyâlar götürür.
EÇS IX Y256a
Ba‘dehu hâtûndan tokuz aydan sonra bir pençe-i âfitâb oğlan vücûda geldiği sâ‘at şeyh Bekkâr gelüp ma‘sûmun üzn-i şerîfine ezân-ı Muhammedî tilâvet edüp gider. Bu ma‘sûm bir seneye bâlig olunca kelimâta başlayup harekât [u] sekenâta başlar.
EÇS IX Y256a
Bir gün şeyh Bekkâr gelüp bu ma‘sûmu kundağından çıkarup uryânen cemî‘i murâd edindiği yerlerdeki ziyâretlere götürüp gezdirir. Ol gün ol gulâm piyâde yürümeğe başlayup ilâ hâze'l-ân hakîr sene 1081 târîhinde gördükde bir rûh-ı musavver ma‘sûm-ı pâk idi. Böyle uryân keşf [ü] kerâmâtin âşikâre ederek seyrân ederdi.
EÇS IX Y256a
Ve şeyh Bekkâr hazretleri: Bağdâdîdir, câmi‘-i Hulefâ'da mü’ezzin imiş. Bir leyle-i Kadir'de temcîd tilâvet ederken nısfü'l-leylde rahmet kapusun küşâde görünce, "Hay" deyüp o kaddi bâlâ minâre-i ulyâdan kendüyü pertâb edüp gözün açar. Kendüyi şâm'da bulup uryân olur, ulu sultân idi.
EÇS IX Y256a–Y256b
Hattâ hakîrin kemterhânesine gelüp "Gannî yâ ursâ" deyü emr etdükde segâh makâmında ba‘zı besteler okudum. Anlar şallak Y 256b mallak P 108a raks ederlerdi. Ba‘zı zamân dâ’ireyi destimden alup kezâ "A‘linü'd-defâf" deyü tarz-ı Acemâne bir dâ’ire depredirdi kim nazîri yok idi. Rahmetullâhi aleyh.
EÇS IX Y256b
Ve kasr-ı Mencik cenbinde Gazâlî Paşa medfûndur. Sultân Gavrî ulemâlarından idi. Selîm şâh şâm'ı feth edüp Hayre Beğ ilkâsıyla Sultân Selîm şâm'ı bu Gazâlî'ye verdi. Ba‘dehu Süleymân Hân asrında der-i devlete da‘vet olunup havfinden gitmeyüp isyân etdi. Deryâ-misâl asker ile Ferhâd Paşa'yı üzerine ta‘yîn edüp Gazâlî münhedim olup Karalar nâm mahalde başına kara belâ gelüp katl olundu ve kellesi der-i devlete gönderilüp Gazâlî çeşm-i gazâlin yumup devlet-i dünyâdan el yuyup rûh-ı revânı Firdevse revân oldu.
EÇS IX Y256b
Ve el-Mevlâ Hazret-i Hurrem Efendi: şehr-i Sofya'da Sofu Mehemmed Paşa ki câmi‘ ve medrese sâhibidir, bu Hurrem Efendi anın abd-i müşterâlarından idi. Gâyet mün‘im ve dîndâr sâhibü'l-hayrât kimesne imiş. Mencik köşkü nâm maksûre kurbunda şâhrâh üzre âsûdedir.
EÇS IX Y256b
Ve bu mahalde Kırk Vezîr: Birer soffa üzre merkad-i münevvereleri zâhirdir. Ve Kırk Vezîr hikâyeleri dahi bâhirdir.
EÇS IX Y256b
Ve Mevlânâ şeyhülislâm Tâceddîn Efendi: Maskat-ı re’sleri şehr-i Hamîd’dir. şâm fetvâsına mutasarrıf olduğuna Allâh'a hamd ederek merhûm olup Gök meydânda Süleymâniyye câmi‘i sâhasında âsûdedir.
EÇS IX Y256b
Ve buna karîb şeyh Mehemmed Reşîdî: Bedevî tarîkında bir ulu âşık imiş.
EÇS IX Y256b
Ve Mevlânâ Abdullâh Belhî şâm mollâsı iken vefât edüp Mencik kasrı kurbunda bir soffa üzre medfûndur.
EÇS IX Y256b
Mevlânâ Ahmed bin Mehemmed bin Ramazân eş-şehir be-Nişâncızâde def‘ateyn Mekke-i mükerreme mollâsı olup ma‘zûlen şâm'a karîb geldikde Müzeyrib nâm kal‘ada rûhu revân olup na‘şın dahi taht-ı revân ile şâm-ı şerîfe getirüp Sâlihiyye'de şeyh Muhyiddîn el-Arabî cenbinde defn olundu. Fusehâ-yı büleğâdan mü’ellif ve musannif kimesne imiş.
EÇS IX Y256b
Ve Mevlânâ Abdülhalîm bin Alî: Hâk-i Kastamonu'dandır. Selîm şâh-ı Evvel'in imâmı idi. şâm meştâsında iken intikâl edüp Muhyiddîn el-Arabî civârında âsûdedir. Hamele-i Kur’ân a‘izze-i kirâmdan ulu kimesne imiş.
EÇS IX Y256b
Ve Mevlânâ Zeyneddîn bin Mehemmed bin Mehemmed şâh-ı Fenârî: Selîm Hân-ı Evvel ulemâlarındandır. şâm mollâsı iken intikâl edüp Mencik kasrı cenbinde medfûndur.
EÇS IX Y256b
Ve Halîmî Çelebi: Bu dahi Selîm şâh-ı Evvel ile şehzâdeliği âleminde Çıldır ve Mısır gazâlarında bile imiş. Nâzikâne pâkîze eş‘âr-ı dürer-bârı vardır. Hâk-i Kastamonu'dandır. Bilâl-i Habeşî kurbunda medfûndur.
EÇS IX Y256b
Ve Mevlânâ Acem Halîmî: Bu dahi Selîm şâh-ı Evvel ulemâlarındandır. Lügat-i Halîmî bunlarındır, latîf lügatdir. Mu‘âviye'yi sevmezler imiş. Hikmet-i Hudâ Mu‘âviye cenbinde bir soffa üzre medfûnlardır.
EÇS IX Y256b–Y257a
Ve Kutb-ı âfâk, meşâyih-i şâm u Irâk eş-şeyh Hazret-i Noktacı Alî Efendi: Cezîre-i Midilli'dendir. Sâlihiyye'de zâviye ve türbesinde Y 257a medfûn olan Hazret-i şeyh Üveys-i Halvetî hidmetleriyle şerefyâb olup şeyh Üveys'den sonra mezkûr Noktacı Alî Efendi seccâdenişîn olup müstecâbü'd-da‘ve olmuşdu. Ba‘dehu bunlar da azîzî şeyh Üveys türbesinde medfûndurlar. Ve Muhyiddîn el-Arabî'den sonra bu azîzleri ziyâret ederler.
EÇS IX Y257a
El-Mevlâ Ahmed bin Evvel el-Kazvinî: Monlâ-yı vâlâ-kadr rükn-i râsih-i ders-i fetvâ ve cebel-i şamih-i fazl [u] takvâ ile meşhûr-ı âlem bir mollâ-yı benî âdem idi. şâm monlâsı iken merhûm olup Süleymâniyye câmi‘i kurbunda medfûndur.
EÇS IX Y257a
Eş-şeyh Hasan Dede bin Hızır bin Mehemmed: Mahmiyye-i Edirnevî'dir. Mısır'a hicret edüp İbrâhîm-i Gülşenî hazretlerinden tekmîl-i tarîkât eyleyüp şâm-ı şerîfe gelüp kûşe-i vahdetde uzlet-nişîn iken ferâgat edüp dâr-ı bâkîde karâr edüp Sâlihiyye'de Muhyiddînü'l-Arabî ile hem-bâliş oldular.
EÇS IX Y257a
Ve ziyâret-i el-Mevlâ Yahyâ el-Acemî: şâm fetvâsına mutasarrıf iken çırâğı şâm'da ahşâma karîb olmağile rîh-i fenâdan fânûs-ı vücûdu sönüp civâr-ı rahmet ile rûşen-çırâğ olup Gök meydânda kasr-ı Mencik'de makâm edindi. Rahmetullâhi aleyh.
EÇS IX Y257a
Ve kabr-i el-Mevlâ Ahmed bin Hasan Beğzâde Çelebi: Hâk-i pâk-i Belde-i Tayyibe ya‘nî Kostantiniyye'dendir. şâm mollâsı iken merhûm olup mahkeme civârında Nûreddîn eş-şehîd cenbinde âsûdedir. Cemî‘i ulûmda mahâret sâhibi idi. Ammâ ilm-i mantıkda gûyâ Mantıku't-tayr idi. Ve,
EÇS IX Y257a
Merkad-i el-Mevlâ Defterdâr Ebü'l-fazl: Mevleviyyetden asr-ı Sultân (---) Defterdâr Paşa bir gece vâkı‘asında Resûl-i Ekrem'i görüp:
EÇS IX Y257a
derler. Hemân ale's-sabâh me’zûn olup şâm kurbunda Katîfe nâm kal‘aya vardıkda Beyt:
EÇS IX Y257a
Cennet kohusu gelmeğe başladı meşâma,Erişdi gibi kâfilemiz menzil-i şâm'a.
EÇS IX Y257a
deyüp merhûm olur. Muhyiddîn el-Arabî kurbunda medfûndur. (---) nâm kal‘ada ilm-i nahivde Kitâb-ı Kâfiye metnin te’lîf etdi. Ammâ hakkâ ki hummûs-ı Nahşivânî gibi bir demir leblebidir. Ammâ, Q 108a
EÇS IX Y257a
{El-Mevlâ Fevrî Çelebi: Arnavudluk'da Dırac kal‘asındandır. Bir gece vâkı‘asında Muhyiddîn el-Arabî hazretlerin görüp "Fevrî bize îmân ile gel" buyururlar. Hemân ale's-sabâh Fevrî fevrîce İslâm ile müşerref olup Ferhâd Paşa hidmetinde neşv [ü] nemâ bulup ulemâ-yı kibârdan olur. Âhir şâm fetvâsıyla ahşam eyleyüp mevtine târîh:
EÇS IX Y257a
sene 978 târîhinde (---) (---) İshâk Çelebi (---) kırk sene mukaddem Muhyiddîn el-Arabî İslâm ile bize gel buyurduklarından Fevrî da‘vete icâbet edüp civâr-ı Muhyiddîn'de din-i İslâm ile medfûndur.}
EÇS IX Y257a
İşbu sene 1081 mâh-ı şevvâl'inde şâm-ı cennet-meşâmdan Ka‘be-i şerîfe gitdiğimiz menâzilleri beyân eder
EÇS IX Y257a–Y257b
şâm-ı şerîfe bu gelişimizde on beş gün tamâm meks edüp mümkün olduğu mertebe evsâf-ı şerîfin tahrîr edüp hacca azîmet etme tedârüklerin görmeğe mübâşeret etdik, Hudâ Y 257b âsân ede.
EÇS IX Y257b
Evvelâ Siyâvuş Paşa merhûmun bürâder-i kihteri Vezîr Hüseyin Paşa hazretleri şâm eyâletine mutasarrıf olup cemî‘i huccâc-ı şâm'ı Ka‘be-i şerîfe götürüp getirmeğe me’mûr oldu. Zîrâ Arab aşkıyâsı her sene huccâc-ı müslimîni nehb ü gâret ve bu kadar gadr ü hasâret etdikleri der-i devlete mün‘akis olup şâm eyâleti sancakları ve erbâb-ı zu‘amâ ve erbâb-ı tîmârı ve bin beş yüz şâm yeniçeriyânı ve ağaları ile Hüseyin Paşa serdâr-ı mu‘azzam olup şâm-ı Tarabulus'da Kara Mehemmed Paşa'dan kırk kîse ve Sayda paşası el-Hâcc İshâk Paşa'dan kırk kîseyi Hoca Bekir Ağa tahsîl edüp Hüseyin Paşa'ya teslîm etdükde paşa-yı mükerrem dahi tevâbi‘atına bezl edüp evvelâ yigirmi kapucubaşıya üçer yüz guruş ve beşer deve ve birer akkâm ve birer sakkâ ve birer meş‘alciyân verdi.
EÇS IX Y257b
Ve yüz aded vacîbü'r-ri‘âyeye ellişer guruş ve yüz aded müteferrikaya kırkar guruş ve yüz deli ve yüz gönüllü ve yigirmi bayrak sekbân ve sarıca cümle iki bin levend atlıya yüzer guruş mahâfe-süvârlara ellişer guruş ve iki Tatar bayrağı iki yüz pür-silâh yığitlere dahi yüzer guruş ve elli sarrâcîn ve elli aşbâz ve elli çâşnigîr ve elli kilarciyân ve elli mehterân-ı hayme, bu esnâflara dahi ellişer guruş verildi. Ve otuz mehterân-ı çalıcıyâna P 108b beş kîse ve bin sakkâ ve üç yüz meş‘alciyân ve üç yüz akkâm ve bin katâr devenin bin sârbânına dahi bu cümle esnâfa onar kelbî guruş verildi. Ve yüz nefer iç ağalarına dahi yüzer guruş ihsân olundu.
EÇS IX Y257b
Hulâsa-i kelâm cümle sagîr ü kebîr beş bin yüz yigirmi âdeme iki yüz yetmiş kîse ihsân olundu. Ve üç yüz kîse dahi sâ’ir ma‘ûnet ve mesârîflerine sarf olunup mâh-ı şevvâl'in (---) günü Hazret-i Risâlet-penâh'ın mahfil-i şerîfin alay-ı azîm ile şehr-i şâm'ı deverân u seyerân etdirüp sâ’ir huccâc dahi tedârüklerin görmeğe cidd ü ihtimâm etdiler.
EÇS IX Y257b
Hikmet-i Hudâ ol gün Erzurum ve Diyârbekir cânibinden iki bin nefer Acem huccâcı gelüp bu kadar mâl-ı ganâyimle şâm'a dâhil olup Hüseyin Paşa efendimize zî-kıymet hedâyâlar verdiler kim ta‘bîr olunmaz. Ve üzerlerine paşa ağalarından bir ağa ta‘yîn olunup durma başına yigirmişer altun ve âdem başına on beşer altun kânûn-ı pâdişâhî üzre tahsîl olunup hayli imdâd oldu.