İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Eserler · Osmanlı Türkçesi

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi

Osmanlı 17. yy. Düzyazı-Şiir kısaltma: EÇS metin aranabilir

Kaynak notu (editör girişi): Künye: EÇS <kitap> <varak>; IX. ve X. kitaplarda esas yazma Y'nin varağı (ör. EÇS X Y451a). Metin içinde ⟦218a⟧ varak başını, ⟦3 satır boş⟧ yazmada boş bırakılan satırları, ⟦Arapça⟧ neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibareyi gösterir (bunlar sözcük sayılmaz). Neşrin işaretleri korunmuştur: [ ] editör eklemesi, ( ) editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer, { } derkenar (çıkma), (---) yazmada boş bırakılmış sözcük, (...) okunamayan sözcük, (?) okuma kuşkusu. Dipnotlar (âyet mealleri) ile neşirlerin giriş, içindekiler ve dizin bölümleri alınmadı. Word dosyalarındaki Mac Türkçe yazı tipi bozulmaları (› fl fi € ‹ ⁄ → ı ş Ş ğ İ Ğ) ile I., VIII. ve IX. kitaplarda küçük i'ye düşmüş büyük İ'ler düzeltildi; III. kitabın iki kopyası birleştirildi; birkaç kesin dizgi hatası (amãn → amân, sene l044 → 1044 vb.) giderildi.

Kaynak yayın

  • Evliyâ Çelebi b. Derviş Mehemmed Zıllî, Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi: Topkapı Sarayı Kütüphanesi yazmalarının transkripsiyonu – dizini, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.
  • I. Kitap (Bağdat 304; yeni baskı): haz. Robert Dankoff, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı.
  • II. Kitap (Bağdat 304): haz. Zekeriya Kurşun, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1998.
  • III. Kitap (Bağdat 305): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1999.
  • IV. Kitap (Bağdat 305): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, 2000.
  • V. Kitap (Bağdat 307): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, İbrahim Sezgin, 2001.
  • VI. Kitap (Revan 1457): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 2002.
  • VII. Kitap (Bağdat 308): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2003.
  • VIII. Kitap (Bağdat 308): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2003.
  • IX. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2005.
  • X. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2007.

Derlem metni bu yayındaki okumaya dayanır; çeviriyazı işaretleri yeniden yazılmıştır.

Yazar: Evliyâ Çelebi. Yazma: Topkapı Sarayı Kütüphanesi Bağdat 304, 305, 306, 307, 308; Revan 1457 (IX–X. kitaplarda Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 ve Pertev Paşa 462 ile karşılaştırmalı).

Sayılarla

64.002
cümle
2.448.046
sözcük
149.437
ayrı biçim
79.216
tek geçişli
%53,0 (hapax)
0,596
STTR
standart tür/sözcük
38,2
sözcük / cümle
5,65
harf / sözcük
1
eksik yer (lakün)

Metin

Neşrin işaretleri
  • [u] Editörün anlaşılırlık için eklediği harf ya da sözcük
  • (ve) Editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer
  • {üzüm} Derkenar (yazmanın kenarındaki çıkma), metne yerleştirilmiş
  • (---) yazmada boş bırakılmış sözcük; (...) okunamayan sözcük; (?) okuma kuşkusu
  • 218a yazmanın varak başı (IX–X. kitaplarda Y, Q, P yazmaları); 3 satır boş yazmada boş satırlar; Arapça neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibare — sözcük sayılmaz
  • ‘ ayn, ’ hemze; â î û uzun ünlü. Aramada “Akıllı” kipte a i u ile de bulunur.

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi, Yapı Kredi Yayınları neşri (I–X. kitaplar); işaretler neşrin işaret tablosundandır.

— bir sözcüğün üzerine gelin ya da dokunun: madde başı, anlamı ve biçimi görünür.

EÇS IX Y300b
âyeti mastûrdur.
EÇS IX Y300b
Ve sünnet-i Resûl üzre bir alçak minberi üzre: Arapça âyeti yazılmışdır.
EÇS IX Y300b
Ve bu mihrâb üzre yine, "Kâlallâhu Ta‘âlâ: Men tetahhera fî beytihi sümme etâ mescide Kubâ ve sallâ fîhi sâlaten kâne tace ömrihi"
EÇS IX Y300b
Ve yine bu mihrâb üzre âye[t]:
EÇS IX Y300b
âyeti merkûm olunmuşdur.
EÇS IX Y300b
Ve bu hatlar tahrîr olunan iki mihrâblar alçak mihrâblardır, ancak birer âdem kaddidir.
EÇS IX Y300b
Ve bu câmi‘in sol tarafı köşesinde bir küçük mihrâb vardır. Anda Hazret-i Resûl dâ’imâ ibâdet edüp tilâvet-i Kur’ân ederlermiş. Ana Mihrâb-ı Mekşûf derler. Bu mihrâbda bir küçük pençere-misâl bir delik vardır, Mekke cânibine nâzırdır. Hazret bu delikden dâ’ima Mekke tarafına nazar edüp vatan-ı aslîsi olan Mekke ârzûsun def‘ edermiş. Bu mihrâbda iki rek‘at namâz kılan elbette ve elbette sâlimen ve gânimen vatanına vâsıl olur. Ve bu câmi‘in kıblesi tarafına kırk adım karîb yol kenârında,
EÇS IX Y300b
Mescid-i Hazret-i Alî kerremallâhu vecheh: Haremi ve minâresi yokdur. Bir müfîd [ü] muhtasar elli âdem alur bir mesciddir. Ve bu mescidden elli adım cânib-i kıbleye ol râh ile gidüp,
EÇS IX Y300b
Mescid-i Hazret-i Âyişe: Bu dahi haremsiz ve minâresiz bir mescid-i sağîredir. Ammâ bâğ-ı İrem içindedir. Bu karyede câmi‘-i Kubâ'dan gayri câmi‘ yokdur. Ve minâre dahi yokdur. Cümle halk salât-ı cum‘ayı bunda edâ ederler.
EÇS IX Y300b–Y301a
Ve Âyişe mescidi mukâbelesinde Y 301a sokak aşırı bir hadîka-i İrem içre,
EÇS IX Y301a
Bi’r-i Erîş: Bizzât Hazret-i Risâlet-penâh dest-i şerîfleri ile hafrine mübâşeret edüp cümle Sahâbe-i kirâmların i‘âneti ile bir çâh-ı mâ olmuşdur kim gûyâ âb-ı Zemzemdir. Ve her kimin bir emrâz-ı muhtelifesi olsa bu bi’r-i zülâlden kırk gün nûş eylese bi-emrillâh dürr-i beyz-âsâ olup ol zahmetden halâs olur. Hamd-i Hudâ girmek müyesser olup Erdel gazâsında küffâr bizi münhezim edüp piyâde firâr ederek arak-âlûd iken sovuk su içüp hafakân derdine mübtelâ olmuş idim. Hamd-i Hudâ bir kaç gün bu mâdan nûş edüp ve bir kaç kerre gusl edüp ol derdden halâs oldum.
EÇS IX Y301a
Ve bu kuyunun vakıf sığırları vardır. şeb [u] rûz bu amîk kuyudan su çeküp tulumlarla havz-ı azîmlere döküp andan bâğ-ı iremlere taksîm olup cümle bâğçeleri rey olur. Ve cümle huccâc bu havz-ı kebîrelerde şinâverlik edüp gusl ederler. Ve her bâğda gûy gûy sohbet edüp ibâdet ederler. Limon turunc şükûfesi râyihasından âdemin demâğı mu‘attar olur.
EÇS IX Y301a
Ve bu kuyuya Hazret-i Osmân halîfe iken teferrüce gelüp tecdîd-i vuzû‘ ederken Hazret-i Resâlet-penâh'ın mühr-i nübüvvetini bu kuyu içine düşürüp niçe bin cidd [ü] cehd edüp âhirü'l-emir bulunmayup ferâğat etdiklerinde efvâh-ı nâsda şâyi‘ oldu kim,
EÇS IX Y301a
"Hazret-i Osmân'ın bahtı döndü. Mühr-i Nebî elinden gitdi. Hayır değildir" deyü tefe’’ül etdiler. Kırkıncı gün Hazret-i Osmân'ı şehîd etdiler. Bâlâda tahrîr olunmuşdur. Ba‘dehu Hazret-i Alî halîfe-i Nebî oldukda niçe yüz âdeme ihsânlar edüp bu çâh içre cidd [ü] cehd ile ol mührü aradılar, bulmayup ferâğat etdiler.
EÇS IX Y301a
Bâğçe-i Sokollu: Vâcibü's-seyr bir ürd-i behişt-misâl heşt maksûre-i münakkaş sihr-i helâl kâhlar var kim teferrüc eden dilşâd olur. Cümle suyu mezkûr hazretin çâh-ı mâsındandır. Bunda dahi aşren fe-aşr şâfi‘î havuzları var. Cânib-i erba‘asında fûl ve nesrîn verd-i ahmer ile müzeyyen kasr-ı Havernak'lardır. Ve bu mahalde niçe ziyâretler ve niçe ibret-nümâ âsârlar var. Ammâ bu kadar ile iktifâ etdik. Andan,
EÇS IX Y301a
Ziyâret-i Nahleteyn: Hazret mübârek dest-i şerîfleri ile dikdiği hurmâ ağaçlarıdır. İkisi de evc-i âsumâna ser çekmiş nahl-i serâmedlerdir. Tahtında iki rek‘at namâz kılup du‘â etmek gerek. Ve yine bu Medîne bâğları içre,
EÇS IX Y301a
Bi’r-i Urve bin Zübeyr derler, bir çâh-ı mâ vardır. Lezzetde âb-ı Zemzem gibidir. Hâsıyyeti gâyet çokdur. İçen âdemi semîn eder. Ammâ her bâr içse semizliğinden hareket etmeğe mecâli kalmaz. Ve yine buna karîb,
EÇS IX Y301a–Y301b
Bi’r-i Kazâ‘a: Hazret-i İbrâhîm kazmış derler bir âb-ı hayât kuyudur. Hazret-i Mefhar-i Mevcûdât bu bi’r suyu ile âbdest alup bâkî olan mâ-i zülâli yine kuyuya dökmüşlerdir. Ve bu bi’r içre "niyyetü'ş-şifâ" deyüp mübârek ağzı yarların bu çâh içre ilkâ eylemişlerdir. Hâlâ Y 301b âb-ı nâb-ı rakîk uyûn-ı ibret-nümûn (---) (---) (---) hâtır olan nûş etse bi-emrillâh şifâ bulur. Ve her diyâra kumkumalar ile hedâyâ götürürler.
EÇS IX Y301b
(---) (---) (---) zamân-ı cehâletden kalmış bir çâh-ı atîkdir. Lebîd bin el-A‘zam el-Yahûdî nâm mel‘ûn (---) (---) (---) günden güne nâ-hoş olup ilâc mümkün olmadı. Âhirü'l-emr melâ’ikelerin i‘lâmıyla i‘lâmına i‘lâmına (---) (---) (---) bulup bu mahalde Cenâb-ı Bârî kıbelinden sûre-i Mu‘avvazeteyn nâzil olup Hazret (---) (---) (---) hâlâ bu kuyudan ehl-i Medîne su içmezler ve nef‘i dahi yokdur. Ancak besâtînleri, rey ederler. (---) (---) (---) hazretin hurmâ bâğı içinde bir mâ-i hayât-ı safâ-bahşdır. Hazret-i Risâlet-penâh (---) (---) (---) havâtîn tâ’ifesi Q 124b varup âb-ı nâbından nûş ederler, yetmiş hâssası vardır. Cümle nisvâna müte‘allık hâsıyyetlerdir. Cümleden biri bir hâtûn vaz‘-ı haml mahallinde usret çekse bu çâh-ı mâdan nûş etse bi-emrillâh bilâ-meşakka mahall-i masdarı şakk olup ma‘sûm müştak olur.
EÇS IX Y301b
Ve hayzı hâlinde nûş etse munkatı‘ olup nifâsdan P 126a pâk olup vatıy helâl olur. Ve duhter-i nâ-şüküfteleri ve cümle havâtînler bu bâğ-ı İremin havuzunda gusl ederler. Anıniçün hazretin bu bâğına bâğ-ı Nisvân derler. Havâtînlere mâ'il olduklarından cümle ehl-i beyte bu bâğı vakf eylemişdir. Ricâl makûlesi bu mahalle gelmezler. Eğer züvvâr-ı huccâcdan gelirse mahfî bulup bâğbânlardan izin olursa girüp ziyâret edüp ibâdet ederler.
EÇS IX Y301b
Andan yüz adım câmi‘-i Kıbleteyn'dir. Bâlâda zikri sebkat etmişdir. Hazret-i Risâlet'in üçüncü binâ etdüği mesciddir. Harem ve minâresiz bir mesciddir. Bundan yüz elli adım ba‘îd taş nerdübân ile çıkılır,
EÇS IX Y301b
Mescid-i Selmân-ı Fâris: Bu dahi haremsiz ve minâresiz bir kasr-ı âlî-misâl bir küçük mesciddir. Ve buna yüz adım karîb,
EÇS IX Y301b
Mescid-i Hazret-i Osmân: Bu dahi taş nerdübân ile urûc olunur haremsiz ve minâresiz bir müfîd [ü] muhtasar mesciddir. Ve yine buna karîb,
EÇS IX Y301b
Mescid-i Hazret-i Alî: Bu dahi eyle sâde bir haremsiz ve minâresiz mesciddir. Huccâc-ı müslimîn geldikde cemâ‘atleri çok olur. Bu mesâcidlere iki kerre gelüp ibâdet edüp Medîne-i münevverenin şimâl cânibinde,
EÇS IX Y301b–Y302a
Hazret-i Hamza ziyâretlerin beyân eder: Evvelâ haymelerimizde kâmil yüz elli atlı ile pür-silâh olup ziyâret-i Hazret-i Hamza'ya müteveccih olduk. Zîrâ hayli mesâfe-i ba‘îdedir ve az âdem ile gitmek muhâlifdir, zîrâ Uhud gazâsı olan yerdir. şimâl cânibi sengistân ve çengelistân ve Hayberistân dağlarıdır. Hayber Yahûdîleri kemîngâhlardan fırsat bulursa çıkup âdemi helâk eder. Dâ’imâ fursat gözedir. Hakîr pür-silâh askerle Medîne bâğları içre seyr [ü] temâşâ ederek sun‘-ı acîb ü garîbeler var kim ta‘bîr olunmaz. Cümleden biri bu bâğlar içre olan hurmâların kaddi âdem kaddi kadar ancak var. Cümle hurmâ tûşeleri yerde rimâl üzre Y 302a salkım salkım olup akîk-i Yemenî-vâr yerde yatır. Âdetullâh bunun üstüne cârîdir kim nahl-i hurmâ evc-i âsumâna ser çekmiş ola. Ammâ bu mu‘cize-i Resûlullâh'dır kim Antâb bâğı gibi üzüm teyekleri gibi yerde yatır. Bunları temâşâ ederek ibtidâ bin adım gidüp,
EÇS IX Y302a
Mastaba-i Hazret-i Resûl: Hazret bunda gelüp Uhud gazâsına giderken bunda mubârek tenine zırh-ı Dâvûdî geyüp mübârek miyânına seyf-i meslûlün bend kılup bizzât kendüleri Çâryâr-ı Güzîn'e kılıç kuşatdı ve gülbâng-ı Muhammedî çekildi. Hazret-i Hamza'yı kılıç kuşatmağa arayup bulmadılar. Bu mahalden kâdir olan tâ Hazret-i Hamza'ya varınca piyâde giderse savâb-ı cihâd eder. Hakîr etek dermiyân edüp atımı gulâmıma verüp ol şiddet-i hârda piyâde olup sûre-i Elhâkümü't-tekâsür'ü tilâvet ederek bir sâ‘atde,
EÇS IX Y302a
Vâdî-i hayyâme-i Resûl: ya‘nî Ordu-yı Resûlullâh yeri bu mahalde bir küçük soffa vardır. Hazretin ihrâmdan haymesi bu soffa üzre imiş. Bunda dahi iki rek‘at namâz kılmak gerek, sünnetdir. Bu mahalde Hazret-i Risâlet-penâh guzât-ı müslimîni cenge âmâde edüp saf saf asker tertîb eyledi. İbtidâ yedi bin bahâdır-ı nâmdâr Ashâb-ı kibâr ile Hazret-i Hamza'yı talî‘a-i asker edüp çarhaya me’mûr etdi. Ve Hâlid ibn Velîd yemînde yedi bin askerle âmâde oldu. Ve Hazret-i Ömer ve Amr ibni'l-Âs piyâde Arab askerine serdâr olup bu sahrâ-yı azîme içre yürüdüler. Hakîr dahi cümle refîklerimize tenbîh edüp bu soffada ikişer rek‘at namâz kılup "niyyetü'l-gazâ" deyüp kılıçlarımız kemerlerimize bend kılup yine şimâl cânibine beş yüz adım gidüp,
EÇS IX Y302a
Soffa-i Âşûrâ: şâm huccâcı ba‘de'l-hac bu mahalde mâh-ı Muharrem'de âşûrâ bişirüp fukarâya bezl ederler. Ve bir soffa dahi Surre emîni soffası ve bir soffa dahi Mollâ soffası ve bir soffa dahi şeyhü'l-harem soffası. Bu mezkûr dörd soffa Çâryâr-ı Güzîn'indir. Her sene Hazret-i Risâlet ile bu mahalle gelüp Hazret-i Hamza'yı ziyâret edüp âşûrâ tabh ederlermiş. Hâlâ sünnetdir. Huccâc-ı şâm geldikde kırk elli bin âdem cem‘ olup bin kazgan âşûrâ bişüp Medîne kavmi kendileri bile aşır aşına dönerler. Bu sahrâda niçe bin ocak yerleri ve çadır soffaları ve kırk elli yerde kahvehâne soffaları ve su kuyuları vardır. Ve bu mahalden yine şimâl cânibine yüz adım gidüp,
EÇS IX Y302a–Y302b
Ziyâret-i Kubbe-i Hazret-i Hamza: Radıyallâhu anh. Medîne'den bu mahalle bir sâ‘at yerdir. Bir câmi‘-i kebîr-misâl bir kubbe-i âlîdir. Kıbleye nâzır bir kapusu var. Altı kademe taş nerdübân ile çıkılır. Andan bu âsitânenin haremine duhûl olunur. Bir beyâz seng-i mücellâ ile mefrûş bir harem-i menkûşdur. Bu haremin kıblesi tarafı kubbesi altında tâ mihrâb önünde kubbe-i âlînin ortasında çâr-kûşe bir parmaklık içinde bir yeşil sof ile mestûr bir çâr-kûşe sandûka içinde âsûdedirler. Bunda bir Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp savâbın Y 302b rûh-ı şerîflerine hibe eyledik. Ve her kim kılıç taşırsa teberrüken kılıçın Hazret-i Hamza'nın sandûkası içre koyup bir zamândan sonra çıkarup türbedârlar tekbîr ederek kemerine kuşanalar, gazâ savâbın bulur.
EÇS IX Y302b
Ve Hazret-i Hamza'nın ser-i sa‘âdeti ucunda yine zürriyetlerinden şerîf Sâlih kuddise sırruh ulu sultândır. Çok kerâmâtları zâhir ü bâhir olmuşdur. Bunlarla bir sandûka içre asûdedirler.
EÇS IX Y302b
Hazret-i Hamza'nın neseb-i şerîfleri ammi-i Resûlullâh'dır kim hazretin pederi Abdullâh'ın li-ebin ve ümmin birâderleridir. Hamza ibn Abdülmuttatib'dir, Âl-i Hâşimî'dir. Ve Hazret-i Resûl ile süd karındaşlardır. Nübüvvetin iki senesinde Hazret-i Ömer'le berâber İslâm ile müşerref oldular. Mücâhidün fî-sebîlillâh zor-âver tüvânâ ve şeyh-i muzaffer min-indillâh idi. Niçe gazâlara serdâr olmuşdur. Âhir bu Uhud gazâsında hazretin mübârek dendân-ı şerîfi şehîd olduğu mahalde Hazret-i Hamza da küffâr-ı Hayber içinde kalup ceng ede ede niçe yüz küffârı dendân-ı tîgden geçirüp kendüyi dahi pâre pâre edüp şehîd etdiler.
EÇS IX Y302b
Ve askeri münhezim edüp Medîne'ye bir sâ‘atlik yerde bi-emrillâh yine guzât-ı müslimîn ile Hazret-i Alî ve Fuzayl bin Ebû Tâlib yetişüp küffârın yüzün döndürdüler. El-azametullâh (---) (---) (---) varup bu kadar mâl-ı ganâ’im ve niçe bin küffâr katl olunup Hazret-i Hamza'nın cesed-i şerîfin alup bu mahalde defn etdiler. (---) (---) (---) müddet-i ömür (---) sene. Rahmetullâhi aleyh. Hazret-i Hamza'nın hareminde bir âb-ı hayât kuyu vardır. (---) (---) (---) Ve bu âsitânenin taşrasında sokak aşırı,
EÇS IX Y302b
Mescid-i şeyhü'l-harem: Bir küçük (---) (---) (---) olmasıyçün bir müsâfirhâne ve ba‘zı maksûrecikler vardır. Ve bir birke-i azîmi vardır. (---) (---) (---) bâğ u bâğçeli çiftlikler var. Andan şimâle üç yüz adım gidüp,
EÇS IX Y302b
Uhud gazâsı cengi: (---) (---) (---) taş nerdübân ile çıkılır bir soffadır. Hazret-i Risâlet-penâh'ın sinn-i şerîfini defn etmişlerdir. (---) (---) (---) ne ne sin derler namâzgâh-misâl bir küçük mihrâbı vardır. Bunda dahi iki rek‘at Q 125a namâz kılup âfât-ı semâvîden ve âfât-ı arazîden masûn [u] mahfûz olmak içün du‘â etmek gerek.
EÇS IX Y302b
Hikmet-i Hudâ bu sahrânın hâki beyâzdır. Bu mahallin hâki Hazret-i Risâlet'in mübârek dişi kanı döküldüğünden humret üzredir. Bu hâkden bir âdem parmağıyla dişine sürse veca‘-ı sinden ve nâzilden emîn ola. Mücerrebdir. Bu soffadan yine şimâl cânibine beş yüz adım gidüp,
EÇS IX Y302b–Y303a
Cebel-i Uhud: Evc-i semâya ser çekmiş kara kızıl kayalı çıplak evc-i semâya ser çekmiş mehîb dağlardır ve azîm gârlar vardır. Bu mahalde bir dere vardır, ana P 126b Maktel-i Hamza derler bir muzlim ü mahûf yerdir. Bu mahaldeki gâr-ı kemîngâhlardan küffâr hurûc edüp Hazret-i Hamza'yı bunda şehîd eylemişlerdir. Hâlâ ol mahallin kayaları kırmızı kan gibidir. Gayri yerleri beyâz Y 303a ve kara kayalardır. Bu mahalde dahi iki rek‘at namâz kılup acele ile avdet etdik, zîrâ bî-emân yerdir.
EÇS IX Y303a
Bu mahalde at binüp kılıç kuşanan fârisü'l-hayl ve piyâde olan fetâ-yi şecî‘ sâhibü'l-hayl bism-i İlâh ile eline kılıçın alup niyyetü'l-gazâ deyüp Allâh Allâh diyerek at bırağup yâhûd piyâdece cengde hareket eder gibi dilâverâne cevelân etmek bu arsagâhda sünnet-i Resûlullâh'dır kim gazâ savâbıdır. Andan cenûb cânibine gerü gidüp iki yüz adımda,
EÇS IX Y303a
Ziyâret-i hırmen-i şühedâ: Bu mahalde binden mütecâviz Sahâbe-i kirâm şehîd olup ale't-tertîb defn olunmuşlardır. Ammâ üzerlerinde kubbeleri yokdur. Ammâ ba‘zı müte‘ayyin kibâr-ı ashâbın ve Muhâcirîn [ü] Ensâr'ın ve sikadan olan râvî-i hadîs kibâr-ı güzînlerin merkadleri seng-i mezârları ve birer soffa ile ma‘lûmlardır. Bunlardan mâ‘adâsı bir sahrâ içre kubûr-ı Ashâb-ı kirâm zeyn olmuşdur.
EÇS IX Y303a
Hikmet-i Hudâ karîbü'l-ahd vâki‘ olmuş. Bir kerre bir azîm bârân-ı rahmet nüzûl edüp bir seyl-i azîm olur kim bu şühedâlardan yetmiş kabr-i şerîfin hâklerin seyl götürüp cesed-i şerîfleri ter ü tâze kimi hâb-âlûd-misâl yatır, kimi oturur, kiminin kanı cereyân eder, kimi bî-dest, kimi bî-pây, kimi mecrûh, kimi bî-kelle, kimi hâb-ı râhatde yatırlar.
EÇS IX Y303a
Bu hâl-i pür-melâl haberi ahâlî-i Medîne'ye varup cümle ulemâ ve sulehâ ve meşâyih sâdât hâs [u] âm kazma ve kürekleri ile bu mahalle gelüp görseler kim cümle şühedâların vücûd-ı şerîfleri ter ü tâze dururlar, cân ü dilden dîn-i mübîn uğuruna şehîd olmanın fâ'idesin müşâhede edüp cümle halk mücâhidün fî-sebîlillâh olmağa arzû ederler.