İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Eserler · Osmanlı Türkçesi

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi

Osmanlı 17. yy. Düzyazı-Şiir kısaltma: EÇS metin aranabilir

Kaynak notu (editör girişi): Künye: EÇS <kitap> <varak>; IX. ve X. kitaplarda esas yazma Y'nin varağı (ör. EÇS X Y451a). Metin içinde ⟦218a⟧ varak başını, ⟦3 satır boş⟧ yazmada boş bırakılan satırları, ⟦Arapça⟧ neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibareyi gösterir (bunlar sözcük sayılmaz). Neşrin işaretleri korunmuştur: [ ] editör eklemesi, ( ) editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer, { } derkenar (çıkma), (---) yazmada boş bırakılmış sözcük, (...) okunamayan sözcük, (?) okuma kuşkusu. Dipnotlar (âyet mealleri) ile neşirlerin giriş, içindekiler ve dizin bölümleri alınmadı. Word dosyalarındaki Mac Türkçe yazı tipi bozulmaları (› fl fi € ‹ ⁄ → ı ş Ş ğ İ Ğ) ile I., VIII. ve IX. kitaplarda küçük i'ye düşmüş büyük İ'ler düzeltildi; III. kitabın iki kopyası birleştirildi; birkaç kesin dizgi hatası (amãn → amân, sene l044 → 1044 vb.) giderildi.

Kaynak yayın

  • Evliyâ Çelebi b. Derviş Mehemmed Zıllî, Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi: Topkapı Sarayı Kütüphanesi yazmalarının transkripsiyonu – dizini, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.
  • I. Kitap (Bağdat 304; yeni baskı): haz. Robert Dankoff, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı.
  • II. Kitap (Bağdat 304): haz. Zekeriya Kurşun, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1998.
  • III. Kitap (Bağdat 305): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1999.
  • IV. Kitap (Bağdat 305): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, 2000.
  • V. Kitap (Bağdat 307): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, İbrahim Sezgin, 2001.
  • VI. Kitap (Revan 1457): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 2002.
  • VII. Kitap (Bağdat 308): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2003.
  • VIII. Kitap (Bağdat 308): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2003.
  • IX. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2005.
  • X. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2007.

Derlem metni bu yayındaki okumaya dayanır; çeviriyazı işaretleri yeniden yazılmıştır.

Yazar: Evliyâ Çelebi. Yazma: Topkapı Sarayı Kütüphanesi Bağdat 304, 305, 306, 307, 308; Revan 1457 (IX–X. kitaplarda Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 ve Pertev Paşa 462 ile karşılaştırmalı).

Sayılarla

64.002
cümle
2.448.046
sözcük
149.437
ayrı biçim
79.216
tek geçişli
%53,0 (hapax)
0,596
STTR
standart tür/sözcük
38,2
sözcük / cümle
5,65
harf / sözcük
1
eksik yer (lakün)

Metin

Neşrin işaretleri
  • [u] Editörün anlaşılırlık için eklediği harf ya da sözcük
  • (ve) Editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer
  • {üzüm} Derkenar (yazmanın kenarındaki çıkma), metne yerleştirilmiş
  • (---) yazmada boş bırakılmış sözcük; (...) okunamayan sözcük; (?) okuma kuşkusu
  • 218a yazmanın varak başı (IX–X. kitaplarda Y, Q, P yazmaları); 3 satır boş yazmada boş satırlar; Arapça neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibare — sözcük sayılmaz
  • ‘ ayn, ’ hemze; â î û uzun ünlü. Aramada “Akıllı” kipte a i u ile de bulunur.

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi, Yapı Kredi Yayınları neşri (I–X. kitaplar); işaretler neşrin işaret tablosundandır.

— bir sözcüğün üzerine gelin ya da dokunun: madde başı, anlamı ve biçimi görünür.

EÇS IX Y305a
Birke-i Hazret-i ibn Mes‘ûd: Bir mu‘azzam birkedir, ammâ suyu yokdur. Ve buna karîb şeyhü'l-harem birkesi ve sebîli var, anı ubûr edüp bir azîm sa‘b dereler içre gâh şarka ve gâh garba eğri büğrü seng-i hârâlı dere ve depeli yerler ile ubûr ederek,
EÇS IX Y305a
Mastaba-i Gazâl tarîk-ı âmmın sol cânibinde bir yalçın kaya dâmeninde bir küçük soffadır. Hazret-i Risâlet-penâh bu mahalde P 127b avcılara râst gelüp görseler kim bu sayyâdlar bir gazâlı sayd etmişler. Hemân ceyrân Hazret-i Risâlet'i görünce bi-emrillâh lisâna gelüp,
EÇS IX Y305a–Y305b
"Yâ Muhammed! Beni bunlar sayd edüp yeseler gerek. Benim hod iki körpe kuzucağım var, anlar bana muntazırlardır. Hâlâ aç kalmışlardır. Aman yâ Resûlallâh! Sen Rahmeten li'l-âlemînsin. Bu avcılardan beni halâs eyle, Y 305b varup yavrularımı doylayup yine geleyim. Andan beni boğazlayup kifâf-ı nefs etsinler" deyü ceyrân tazarru‘ [u] nâliş ü ricâlar etdi. Derhâl sâhib-i kerem kânı keremkârâlık edüp sayyâdlara buyurdılar kim,
EÇS IX Y305b
"Bu ceyrânı koyverin, varup kuzularına süd verüp yine gelsin. Ol gelince ben mütekeffil. Beni bu mahalde ceyrânın yerine boğazımdan kayd edin" buyururlar. Sayyâd-ı münkirler dahi, görelim bu kârın âhiri neye müncer olur, deyüp hazreti ceyrânın yerine kayd-bend edüp ceyrânı halâs ederler. Derhâl gazâl kuzularına varup süd verüp oğullarına eydir:
EÇS IX Y305b
"İki cihân serveri Muhammed benim içün hapisdir. Anı kefâletden halâs edüp va‘dime hilâf etmeyem. Beni avcılar yese gerek" deyü sergüzeşt [ü] serencâmını takrîr edüp kuzuları ile vedâlaşup ceyrân ceyrân gibi sekerek derhâl huzûr-ı Resûlullâh'a gelince sayyâd-ı münkirînler bu hâli görüp derhâl on ikisi de îmâna gelüp Sahâbe-i güzînden olup ceyrânı âzâd etdiler. Anıniçün bu soffaya Mastaba-i Gazâl derler.
EÇS IX Y305b
Bu soffa üzre hazret secde-i şükür etdüği mihrâb vardır. Âyende vü revendeye ârâmgâh ve ibâdetgâh bir yerdir. Bunda dahi teberrüken iki rek‘at namâz kılmak savâbdır. Bu mahalli ubûr edüp yine dere ve depe ve sarp dağlar içre tathîr olmuş tarîk-ı âm ile ve gâhî gâhî kumsal içre tâ kubûr-ı şühedâ'dan 13 sâ‘atde,
EÇS IX Y305b
Menzil-i karye-i Cüdeyde: şerîf hazretlerinin hükmünde bir vâsi‘ dere içre iki cânibi sengistân kızıl dağlar içre altı yüz bâğlı ve bâğçeli ve hurmâlı ma‘mûr [u] âbâdân kasabadır. Ta‘mîr [ü] termîmine sebeb Mısır Emîrü'l-haccı merhûm ve mağfûrün-leh Rıdvân Beğ'dir, bu dere içre yüz bin hurmâ dırahtları vardır. Yedi gûne nâzik hurmâsı ve gül [ü] gülistânı ve pür-mahsûl pür-giyâhâtlı ve âb-ı hayât sulu ve cümle hâneleri kâ[r]gîr binâ ve cibs ile pûşîde hâne-i Urbândır. Ve halkı gâyet ağniyâdır.
EÇS IX Y305b
Ve Rıdvân Beğ'in kârgîr binâ bir câmi‘i ve bir alçak minâresi ve bir hammâmı ve esvâk-ı muhtasarı vardır. Ve câmi‘in mihrâbı önünde bir âb-ı hayat suyu var, Ayn-ı Zerka derler. Bundan gayri bu şehir içre niçe bin çâh-ı mâlar vardır. Ammâ gâyet ısıcakdır. Sehel kesb-i hevâ etse buz pâresi olur. Gerçi bu kasabada altmış dükkândır, ammâ cümle huccâcı ganîmet etdiler.
EÇS IX Y305b
Ve bu şehrin Arab sittileri arz-ı cemâl ederek cümle metâ‘ların getirüp bey‘ [u] şirâ ederler. Ve gâyet mahbûbe-i zamâne nisvânları vardır. Misli meğer şâm Havrânı'nda ola. Ve bu şehrin şarkında kayalar dibinde,
EÇS IX Y305b–Y306a
Ziyâret-i şeyh Sa‘deddîn-i Rûmî: Sahâbe-i kirâmdandır. Bir kubbe-i sağîre içinde medfûndur. Kuddise sırruhu'l-azîz. Bu şehrin deresi içre baş aşağı bin adım yine bu Cüdeyde ahâlîsinden kırk elli hâne ve bir mescidi ve bir birke-i azîmi Sultân Murâd-ı Râbi‘in vâlidesinindir. Suyu yine Ayn-ı Zerka'dandır, ammâ dükkânları yokdur. Bu mahalde hurmâlık içinde, Y 306a
EÇS IX Y306a
Ziyâret-i şeyh Sâlih-i Rûmî: Müfîd ü muhtasar bir kubbecikde medfûndur.
EÇS IX Y306a
Bu mahallere tâ Bedr-i Huneyn'e varınca Hazret-i Risâlet-penâh Vâdî-i nahl-i Huneyn buyurmuşlardır. Bu Cüdeyde'de vakt-i zuhurda kûs-i rihletler çalınup sâfî hurmâlı bâğ u bâğçe ve dereli âbâdân kurâlar içre ba‘zı yeri yalçın kayalı evc-i âsımâna ser çekmiş mehib kûh-ı Bîsütûn'lar içre ve ba‘zı yeri kumsal ve ba‘zı yeri muğaylân ağaçlı dağlar içre olmak ile gâh şarka ve gâh garba eğri büğrü yollar üzre gidüp Bedr-i Huneyn'e karîb tarîk-ı âmmın şarkında,
EÇS IX Y306a
Cebel-i Sacnân: Evc-i semâya kad çekmiş bir ahmerü'l-levn uryân cebeldir. Hazret-i Risâlet-penâh Hicret'in sene (--) târîhinde Hudeybiyye gazâsına giderken bu mahalde asker-i İslâm meks edüp Hazret-i Resûl bu dağ üzre çıkup asker-i İslâma nazar edüp du‘â etmişdir. Bu cebelde ma‘âdin-i zümürrüd vardır. Ve bu Hudeybiyye feth olup ol vakit Seyyid-i veled-i benî âdem ve Mefhar-i heme-i âlem ekâlîm-i seb‘ada olan ma‘mûre-i zemînde krallara ve Acem şâhı Pervîz şâh'a fetih-nâmeler ile elçiler gönderüp İslâma da‘vet kıldılar. Ve bu cebel-i Sacnân'ın cânib-i garbîsinde,
EÇS IX Y306a
Cebel-i Arec derler bir cebeldir. Ol kadar âlî değildir. Hazret-i Risâlet'in Bedr-i Huneyn gazâsından ganîmet olan koyun ve keçileri bundaki gârlar içre yatup otlarlardı. Ol ganemler zürriyetinden beyâz örgüçlü koyunları ve münakkaş keçileri vardır. Bu cibâlleri hayli mesâfe-i ba‘îdeden seyr [ü] temâşâ edüp yine ol dereler içre,
EÇS IX Y306a
Karye-i (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS IX Y306a
Karye-i (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS IX Y306a
Karye-i (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS IX Y306a
Karye-i (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS IX Y306a
Karye-i (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS IX Y306a
Cümle bu kurâlar ma‘mûr [u] âbâdân bâğ u bâğçe-i gülistân [u] nahlistândır. Ve âb-ı hayât Ayn-ı Zerka bu kurâların içinden cereyân eder. Mu‘cize-i Resûl'dür. Bu Ayn-ı Zerka Hazret-i Risâlet-penâh ne cânibe azîmet buyurdularsa tahte'l-arzdan bu Ayn-ı Zerka cereyân edüp hazretin murâd edindikleri yerde zâhir olurdu. Anıniçün beyne'l-Mekke ve'l-Medîne bu Ayn-ı Zerka gidüp Medîne'nin canib-i garbîsinde gâyib olur.
EÇS IX Y306a
Ve bu bâlâda mezkûr olan kurâların sağîr ü kebîri ve mahbûb u mahûbeleri hâs ve beyâz ekmeklerin ve mutabbak kâhkların ve leben ü kıştaların ve gûnâ-gûn hurmâ ve bıttîhların ve şa‘îr ü fûllerin şâhrâh üzre çıkarup cümle huccâcı ganîmet ederler. Andan,
EÇS IX Y306a
Karye-i (---): Bu dahi üç yüz hâneli bâğlı ve bâğçeli ve bir câmi‘ hammâmlı ve Ayn-ı Zerka sulu bir ma‘mûr karyedir. şerîf tarafından bunda bir şerîf hâkimdir. Bunda dahi cümle sittîler metâ‘ların meydân-ı mahabbete çıkarup bey‘ ederler. Bu karye ahâlîsi develeri olmağile huccâcın kalmış develeri yerine kirâları ile hayli deve verdiler. Ve bunda cümle huccâca deve kifâyet edüp,
EÇS IX Y306a–Y306b
"İnşâallâh Y 306b bi's-selâme yâ huccâc. Hacc mebrûr kabûl inşâallâh" deyü sıbyânları istikbâle çıkarlar, develer üzerinde (---) (---) (---) (---) (---). Ve dahi,
EÇS IX Y306b
"Yâ huccâc hâzâ hâs beyâz ayş" deyü yağlı ve ballı gözlemelerin âhû gözlü (---) (---) (---) (---) (---) dahi ubûr edüp tâ Cüdeyde'den 18 sâ‘atde,
EÇS IX Y306b
Evsâf-ı kal‘a-i Bedr-i Huneyn: (---) (---) (---) (---) (---) Sene 2 târîhinde Hicret'den sonra bizzât Hazret-i Risâlet-penâh'ın fethidir (---) (---) (---) (---) (---) müşrikîn Ebû Cehl-i la‘în yetmiş nefer ehl-i sakar kefere-i fecere ile maktûl oldular. (---) (---) (---) (---) (---) Q 126b [Abbâs bin Abdülmu]ttâlib'i yetmiş nefer kimesne ile be-dest-i Ka‘b bin Amru'l-Ensârî esîr edüp Hazret-i Risâlet huzûruna dest ber-kafâ bağlı getirüp cümlesi İslâm ile müşerref olup Hazret-i Abbâs'ın başına Hazret-i Risâlet kendü siyâh imâmelerin geydirüp cümle Sahâbe-i kirâm "Mübârek ola yâ Abbâs" dediler.
EÇS IX Y306b
Hâsıl-ı kelâm bu cengde re’îs-i müşrikîn Ebû Cehl nâm pehlivân-ı la‘în yetmiş aded fâcirîn ile katl olup yedi bin nefer kefere mürd oldu. Ve bin neferi şeref-i İslâm ile P 128a müşerref oldu. Ve altı yüz Sahâbe-i kirâm şehîd oldu.
EÇS IX Y306b
Bu cengde küffârın inhizâmın Mekke'de Ebû Leheb lâ’in işidüp derdinden hasta olup ol hâl-i bed-fi‘âl-i pür-melâl ile bed-hânesine odun getirirken bir seng üzre teneffüs içün odunu koyam zann edüp derhâl arkasından odun taşın ardına devrilüp oduna bağlı olan ip boğazında kalup Ebû Leheb boğulup mürd oldu. Hakkında sûre-i Tebbet nâzil olup âye[t]:
EÇS IX Y306b
âyeti anın hakkındadır.
EÇS IX Y306b
Fethinde hayli usret çekilmeğile cümle Sahâbe-i kirâm Hazret-i Risâlet'den ricâ edüp kal‘asın münhedim etdiler. Hâlâ câ-be-câ âsâr-ı binâları zâhirdir. Ve hîn-i muhâsarada Hazret-i Risâlet'e atdıkları taşlar bi-emrillâh kum gibi olup şehrin cenûbu cânibinde bir küçük kumlu cebel-i sağîredir.
EÇS IX Y306b
Ve yine bu şehrin cenûbunda ordu-yı Resûl meks etdüği yerde Hazret-i Risâlet-i bâ-sa‘âdetin hayme-i mübârekeleri kurulan mahal bir alçak soffacıkdır. Ve mihrâbında ibâdet ederler. Ziyâretgâh-ı hâs [u] âmmdır. Ve bu şehre havâle kıble cânibinde şehirden beş yüz adım bir alçacık kayalı dağ üzre,
EÇS IX Y306b
Gâr-ı Nebî: Hazret-i Resûl bu gâr içre ibâdet edüp Sahâbe-i kirâmın mansûr u muzaffer olmasıyçün du‘â ederdi. Bu dahi ziyâretgâhdır. Ve bu gazâ-yı Bedr-i Huneyn'de ne kadar Sahâbe-i kirâm şehîd oldularsa bu mahalde medfûnlardır. Rahmetullâhi aleyhim ecma‘în.
EÇS IX Y306b
Bu Bedir'de olan gazâ-yı ekber meğer Uhud gazâsında olmuş ola. Hazret-i Risâlet bi-nefsihi yigirmi sekiz gazâ etmişler, tokuz gazâda küffâr ile kendüleri bile yaka yıka ceng etmişlerdir. Ammâ bu Bedir gazâsı ve Uhud gazâsı cümleden gazâ-yı ekberlerdir.
EÇS IX Y306b–Y307a
Bu Bedr-i Huneyn'in cânib-i cenûbunda bir mu‘attal susuz kuyu vardır. Bu cebelde mürd olan fecerelerin lâşe-i murdârların Hazret-i Risâlet'in emriyle bu çâh-ı gayyâya ilkâ edüp yerleri dârü'l-bevâr iken dünyâda bi’r-i bevâr oldu. Ebû Cehl la‘în dahi bu bi’r-i Y 307a mu‘attalda amel-i bâtılasıyla bu bi’r-i amîkde kaldı. Ammâ râyihalarından bu bi’re yakın varılmaz. Ve dâ'ima bir feza‘ u çeza‘ vâveylâ sadâsı istimâ‘ olunur, derler. Ammâ hakîr tâ bu çâh-ı sakarın yanından geçdim, sadâların istimâ‘ etmedim. Ammâ râyiha-i habîseden gücile ubûr etdim.
EÇS IX Y307a
Der vasf-ı Bedr-i Huneyn: Bu şehrin cânib-i erba‘ası yalçın kızıl kayalardır. Belîdesi bir vâsi‘ fezâya vâki‘ olmuş hurmâ şecerli bir belîdedir. Leb-i deryâ-yı Kulzüm'e beş sâ‘at karîb memerr-i nâs-ı huccâcdır. şerîf hazretleri tarafından bir şerîf kâyim-makâm hükûmetidir. Ve Mekke mollâsı niyâbetidir.
EÇS IX Y307a
Bir kumsal sahrâ içre dörd yüz toprak örtülü Arab beytleridir. Bir kârgîr binâ câmi‘i var. Altı kubbe-i müdevverdir. Mihrâbı ve minberi tarz-ı kadîmdir. Ammâ minâresi yokdur. Hareminden Ayn-ı Zerka cereyân edüp câmi‘in sol cânibinde bir büyük birke vardır, anda cereyân edüp leb-ber-leb olur. Bu birkenin cânib-i kıblesinde bir kubbeli bir mescidi dahi var.
EÇS IX Y307a
Ve bir hammâmı var. Ammâ hânı yokdur. Ve cümle iki yüz mikdârı müfîd [ü] muhtasar dükkânları vardır. Ve Mısır'ın hac yolu dahi bu şehirde şâm yoluna muttasıl olur. Ve Mısır huccâcı bu Bedr Huneyn'e gelüp iki gün gece meks edüp kanâdîl-i bî-hisâb ile ve meş‘al-i fânûs-ı lâ-yu‘adler ile ordu-yı huccâcı çerâğân edüp şeb-i muzlimleri rûz-ı rûşen olur. Ve niçe bin tüfeng ve top ve fişenkler atılup hazretin Bedr-i Huneyn gazâsı şâdumânın ederler, temâşâgâhdır.
EÇS IX Y307a
Bu şehir leb-i deryâya karîb olmağile Mısır'dan cemî‘i eşyâ bu şehre gelüp ganîmet olur. Hattâ bunda cümle huccâc zahîrelerin belağan mâ-belağ alup develerine ikişer alîk verdiler. Ve bundan cemî‘i tulumları su ile toldurup yola azîmet etdiler. Ba‘de'z-zuhur bu şehirden kalkup gâh şarka ve gâh cânib-i kıbleye ve gâh garba ubûr ederek üçüncü sâ‘atde bahr-i Kulzüm nümâyân olup Süveys'den gemilerle giden huccâclar ve zahîre gemileri bizimle berâber hevâ-yı latîf ile giderlerdi. Biz dahi ubûr ederek,
EÇS IX Y307a
Sahrâ-yı Meymûn: El-azametü lillâh bir çöl [ve] bir çölistân ve bir berr [ü] beyâbân sahrâ-yı bî-pâyândır kim Allâhümme âfinâ bir âdem katârdan ayrılup kendüyi gâyib etse geze geze maymûna döndüğiyçün Meymûn ovası derler. Gûyâ Heyhât sahrâsı gibi güneş çölde doğar ve çölde batar. Ammâ sahrâ-yı Heyhât çemenzâr ve havâdâr ü lâlezârdır. Bu Meymûn sahrâsı gibi yâbis ve bî-hâsıl ve şiddet-i hârlı değildir. Ammâ bunda âdem tepesinden pişer. İhrâmda olan huccâc kebâb olayazdılar. Ammâ Hadîs: Arapça dır.
EÇS IX Y307a
Bu çölün cânib-i şarkîsi tâ Bağdâd ve Basra'ya müntehîdir. Kabâyil-i Benî Mevâl ve Benî Hasan ve Benî Cân netîce yetmiş gûne kabâyil-i Urbân bu sahrâ-yı Meymûn'un nihâyetinde ve dâhilinde tavattun etmişlerdir. Bu çöl içre cümle huccâcın develeri bi-emrillâh ejder-i heft-ser olup kükreyerek ceyrân gibi sekerek acele ile giderek 19 sâ‘atde,
EÇS IX Y307a–Y307b
Sebîl-i Meymûne bintü'l-Hâris: Ümmü'l-mü‘minîn ehl-i beyt-i Hazret-i Resûlullâh'dır. Y 307b Bu sahrâ-yı Meymûn ol Meymûne Hân'ın milk-i mevresi olmağile anıniçün vâdî-i Meymûn derler. Hâlâ ma‘mûr sebîldir. Her kim şerîf ise nâzırı anlardır. Bu mahalde hayme vü hargâhsız sehel meks edüp develere nafakaların verüp derhâl nefîrler çalınup yine kıble cânibine sahrâ-yı Meymûn içre acele ile gidilüp niçe develer kaldı, zîrâ çöl çölistân ve rimâlistân ve bî-emân yerlerdir. İmâretden bir nişân yokdur. Ammâ çöl Urbânına şerîf Sa‘d hazretleri tenbîh etmiş kim,