EÇS IX Y309b
Ve bu soffa yanında atıyla gark olduğu kayalı bir yerdir kim halâ zâhirdir. Temâşâgâh-ı huccâcdır.
EÇS IX Y309b
Ve bu Vâdî-i Fâtıma'dan salt atlı ve katır ve heccânlı olan huccâc-ı müslimîn aslâ ârâm etmeyüp Mekke-i mükerremeye giderler.
EÇS IX Y309b
Hemân hakîr dahi Hüseyin Paşa efendimizden me’zûn olup develer ile yedi huddâmım bırağup iki memlûküm ile atlara süvâr olup gâh kumsal ve gâh tathîr olmuş hurde taşlı iki cânibi sengistân alçak dağlı yerlerden ubûr ederek sun‘-ı Hudâ cibâlleri temâşâ ederek 16 sâ‘atde,
EÇS IX Y309b
Menzil-i makâm-ı Umre: Bu mahalle cemî‘i huccâc gelüp yüklerin yıkmadan meks ederler. Bir derenin içinde vâki‘ olmuş on mikdârı fukarâ hânesi ve on mikdârı dükkânları vardır. Ve cümle ahâlî-i Mekke bu mahalle dek huccâca istikbâle çıkarlar ve ihrâmın ve umrenin şurût [u] kuyûduyla delâlet ederler.
EÇS IX Y309b
İbtidâ bunda elzem-i levâzımından olan sünnet-i Resûlullâh'a ittibâ’en gusl eylemekdir.
EÇS IX Y309b
Sene 1073 târîhinde Mısır vâlîsi Ömer Paşa yessere'llâhu mâ yeşâ hazretleri "Cümle huccâc-ı müslimîn gusl etsinler" deyü bir bürke-i azîm binâ etmiş kim içinde keştîler gezse kâbildir ve ehl-i ırz a‘yân-ı kibâr içün müte‘addid kubbe kubbe gusülhâneler ve âbdesthâneler ve bir mükellef kubbeli sebîlhâne ve istirâhathâneler binâ edüp evkâfı tarafından sığır dollâbları ile sular çekilüp deryâ-misâl havz-ı azîm leb-ber-leb olur azîm hayrât etmişdir. Allâh âkıbetin hayır eyleye.
EÇS IX Y309b
Bu mahalle geldükde şart-ı evvel oldur kim ibtidâ Medîne-i münevvere kurbunda Bi’r-i Alî'de ihrâm geyüp ehl-i özrem deyü üç vakit namâzdan sonra cümle esbâbın geyüp cinâyet kurbânı ederim diyen kimesne bu mahalde elbette gusl edüp ihrâmın geymek ba‘dehu bu bürke kenârında musallâ-yı Hazret-i Alî'de iki rek‘at namâz kılmak sünnetdir. Ve bundan sonra pire ve kehle katl etmeyüp tırnağile kaşınmamak sünnetdir. Ve füsûk ve cidâl ve kıtâl haramdır kim âye[t]:
EÇS IX Y309b
Ve eğer gusl etmezse, tecdîd-i vuzû‘ etmek dahi farzdır. Ve Medîne'de Bi’r-i Alî'de üç gûne niyyet edüp yine ol niyyetleri bunda gusl edüp ihrâma girdikde "Neveytü'l-umrete ve ahremtü lillâh" diye.
EÇS IX Y309b
Ve eğer yalnız hacca niyyet ederse "Neveytü'l-hacce ve ahremtü lillâh te‘âlâ" diye.
EÇS IX Y309b
Ve eğer kırâna niyyet etdiyse yine bunda "Neveytü'l-umrete ve'l-hacce ve ahremtü bihimâ lillâhi ta‘âlâ" diye.
EÇS IX Y309b–Y310a
Andan Y 310a seğirde seğirde bir sâ‘atde Ka‘be-i şerîfe gide. Farz-ı evvel olan tavâf-ı kudûma gide, zîrâ pîr ü cüvâna ve zengîne-i nisvâna tavâf-ı kudûm farzdır. Ve Mekke'den gücü yetdüğü kadar bu umreye gelüp gitmek (---) kaç kerre gelirse ol kadar hac savâbı bulup hac tamâm olur, zîrâ bu umre hakkında Cenâb-ı Bârî Kur’ân-ı Azîminde ve Furkân-ı Mecîd'inde buyurur âye[t]:
EÇS IX Y310a
Eğer piyâde ve eğer atlı bir kaç kerre umre etmek (---) (---) şartı ihrâm geymekdir. Ve rüknü tavâf-ı kudûm etmekdir. Ammâ vâcibi Safâ ve Merve mâbeyninde sa‘y eylemekdir. Ve başını yülütmek ve saçını kısaltmak vâcibdir. Ammâ Arafât'dan dönüp Mîne'de kurbân edüp tavâf-ı âhirde tırâş olup saçını kısaltmak ol zamân vâcibdir. Eğer tırâş olmam geysûdâr olurum, dersen ol dahi sünnetdir.
EÇS IX Y310a
Ve bu Umrede tarîk-ı âmmın iki cânibinde iki azîm mîller vardır. Her mîlin üzerinde üç dâne hurde kubbe-i sağîrecikler vardır. Târîhi kûfî hat ile: "Benâ Hazret-i Ebâ Bekri's-sıddîk" deyü tahrîr olunmuş hatt-i kesîredir. Ammâ acele ile ubûr olunduğundan bu târîh ve Ömer Paşa'nın bürkesi târîhi tahrîr olunmadı. Bu mîllerden içeri dâhil olan, Mekke-i mükerreme haremine dâhil olmuş olur. Bu mîllerden içeri bir âdem merhûm olsa Ka‘be-i şerîfede merhûm olmuş gibi olur. Ol Hazret-i Ebâ Bekir mîlleri hudûd-ı Mekke âlâmetidir.
EÇS IX Y310a
Ba‘dehu cümle huccâc bu mahalde cümle Mekke'ye gidüp Hüseyin Paşa hazretleri alay-ı azîmi ile Mekke mollâsı (---) Efendi ile atbaşı berâber mevc ü mevc ve fevc ü fevc ibtidâ şâm Emîrü'l-haccı Hârmûş Paşa ve şâm askeri ba‘dehu paşa askeri kânûn-ı kadîm tertîb üzre ubûr ederek paşa (---) (---) (---) (---)er tokuz kat mehterhânesin çalarak nîm sâ‘atde gâh taşlık ve gâh rimâl üzre iki (---) (---) (---) (---) sâ‘atde,
EÇS IX Y310a
Menzil-i Vâdî-i Fah: Hüseyin Paşa serâperde-i Hüseynîsinde ber-karâr olup (---) (---) (---) (---) âb-ı hayât kuyular vardır. Ve ba‘zı zâviye ve türbe ve sebîller vardır. Ve besâtîn (---) (---) (---) (---) Ka‘be-i şerîfe bir gün evvel cân atup gitdiler. Paşa hazretleri otağında (---) (---) (---) (---) sekizinci gün yevm-i arefeden iki gün mukaddem Mekke-i mükerremeye dâhil olduğundan (---) (---) (---) (---) bu mahalde meks olunup kırk koyun ve yedi deve dahi kurbân etdi. Zîrâ Q 128a cümle huccâc bu sene hacca yetişmeden me’yûs olmuşlardı. Hamd-i Hudâ ihtimâm-ı himmet-i tâmm-ı Hüseyin Paşa ile iki gün mukaddem vâsıl olundu. Hazâ min-fazlı rabbî.
EÇS IX Y310a
Bu mahalde cemî‘i ulemâ ve sulehâ ve meşâyih-i kibâr ve şürefâ-yı zevi'l-erhâm cümlesi gürûh gürûh Paşaya gelüp buluşduklarında herkese merâtiblerine göre ta‘zîm [ü] tekrîm olundu.
EÇS IX Y310a–Y310b
Ba‘dehu Mısır emîrü'l-haccı Özbek Beğ ve Cidde beği Baklacı P 129b Mehemmed Beğ ve Mısır'ın yedi bölük ağaları ve kethudâları ve çavuşları ve çorbacıları Y 310b ve odabaşıları ve sâhib-i kelâm olan müte‘addid dayıları fırka fırka Paşaya gelüp mülâkat olup şerbet ve buhûrdan sonra anlar dahi revâne oldular.
EÇS IX Y310b
Andan şerîf Sa‘d hazretlerinin kethudâsı iki re’s küheylân kısraklar ve altı re’s Habeşî mahbûb gulâmlar ve zî-kıymet cevâhir makûlesi eşyâ ve sâ’ir akmişe-i kâlây ve ûd u amber ve hıtâyî münebbed kâse ve fenâcînler ve elli deve yükü me’kûlât [u] meşrûbât hedâyâlar ile kethudâ-yı şerîf gelüp dest-bûs-ı vezîr ile şeref-yâb olup ayağ üzre ber-karâr durdukda paşa hazretleri "otur" deyü yer gösterdiler. Anlar oturup paşa hazretleri eydir:
EÇS IX Y310b
"şerîf hazretleri gelmedi. Nedir hâl-i şerîfleri?" deyü su’âl buyurdılar. Anlar dahi
EÇS IX Y310b
Anlar dahi "mâni‘leri vardır" deyü özürler diledi. Paşa dahi eyitdi:
EÇS IX Y310b
"Dağ yürümezse abdâl yürür" deyüp hedâyâların kabûl edüp,
EÇS IX Y310b
"Bizden selâm eyle" deyü şerîf kethudâsın savup,
EÇS IX Y310b
"Tîz iç ağaları ve taşra ağaları pür-silâh olup piyâde ve atlı sekbân ve sarıca hâzır olsun" deyü tenbîh buyurdular.
EÇS IX Y310b
Derhâl cümle asker hâzırbaş olup Ka‘be-i şerîfi tavâf-ı kudûm etmeğe müteveccih olup ihrâm ile Beytullâh-ı şerîfin haremine varup bükâ-âlûd âsitâne-i Beytullâh'ı yedi şavt tavâf-ı kudûm edüp ve makâm-ı İbrâhîm'i ziyâret edüp yedi kerre Safâ ve Merve'de sa‘y edüp tavâf-ı kudûmu tamâm etdi.
EÇS IX Y310b
Ba‘dehu ale'l-gafle şerîf Sa‘d'in hânesine varup şerîf Sa‘d hazretlerinin aklı başından gidüp âlem-i hayretde kaldı.
EÇS IX Y310b
Hemân paşa hakîmâne hareket edüp şerîf Sa‘d hazretlerine buyurdılar kim,
EÇS IX Y310b
"Ale's-sabâh otağımıza teşrîf buyurun. Sa‘âdetli pâdişâhımızın size hil‘at-i fâhire ve semmûr kürkü ve ibkâ ve mukarrer hatt-ı şerîfleri vardır. Ve alay-ı Muhammedî ile ma‘an Mekke-i mükerremeye dâhil olup Arafât'a bile çıkalım" deyü tesellî-i hâtır olacak kelimâtlar idince şerîf Sa‘d'in aklı başına gelüp kahve ve şerbet ve gülâb buhûrdan sonra on şemâme amber ve üç incü tesbîh ve bir kutu zî-kıymet hurde cevâhir ve on boğçe esbâb-ı tefârûk ve üç Habeşî gulâm hedâyâ verdi.
EÇS IX Y310b
Paşa dahi kemerinden bir mücevher hançerin çıkarup şerîf Sa‘d'in beline dakdı. Sa‘d hazretleri bir vasatu'l-kâme esmerü'l-levn ve leb-i şevâribi hargûş-leb halk olunmuş bir Hâtem-i Tay sâhib-kerem kimesnedir.
EÇS IX Y310b
Andan paşa vedâlaşup yine haymesinde kalup cümle alay çavuşları alay tenbîh edüp ol gece cümle asker, paşa alaya âmâde oldular.
EÇS IX Y310b
Evsâf-ı alay-ı asâkir-i Mısır ve asâkir-i şâm der Mekke-i mükerreme
EÇS IX Y310b–Y311a
Evvelâ Mısır vâlîsi Kethudâ İbrâhîm Paşa tarafından üç bin Mısır askeri ile bu Mekke üzre ta‘yîn olunmuş idi. Ve şâm'dan dahi üç bin asker ve Hüseyin Paşa efendimizden dahi Y 311a iki bin asker cümle sekiz bin asker ile böyle bir vezîr-i âlîşan ta‘yîn olunmasının aslı oldur kim sene 1081 târîhinde bu senemizden bir sâl mukaddem Ankebût Ahmed Paşa kethudâsı Hasan Paşa'ya Cidde paşalığı ihsân olunup Haremeynü'ş-şerîfeyn'in ta‘mîr ü termîmine ve cemî‘i şürefâ ve mücâvirînin cerâye ve surre ve masârıflarının tahsîline ve beyne'l-Haremeyn'in nizâm [u] intizâmına me’mûr idi.
EÇS IX Y311a
Hikmet-i Hudâ şürefânın evza‘ [u] etvârlarına tahammül edemeyüp hüsn-i zindegâneleri olmamak ile ol sene-i nâ-mübârekde huccâc-ı müslimîn tavâf ederken bir fetret kopup cümle huccâc Harem-i şerîfin bâbların sedd edüp uryânen ihrâmda iken bu kadar ibâdullâh Harem-i şerîfde mahsûr olur.
EÇS IX Y311a
Derhâl Bâb-ı Ömer'den içeri Hasan Paşa'nın on bayrak müsellah fetâları girüp sütûh-ı Harem üzre çıkup kendüleri muhâfazada iken şürefâ çelebileri tarafından niçe bin aşkıyâ cebel-i Ebî Kubeys üzre çıkup ve Mekke-i mükerremenin yedi minâresinin on sekiz tabakası içre bu kadar tüfeng-endâz ve şerîf Sa‘d çıkup taraf taraf minârelerden ve Harem etrâfında olan medârislerden huccâc-ı müslimîne eyle kurşum ururlar kim yedi yüz muhrem ümmet-i Muhammed mecrûh ve iki yüz mikdârı Beytullâh'ın cânib-i erba‘asında şehîd olurlar.
EÇS IX Y311a
Bu vâkı‘a Hazret-i Zübeyr ile Haccâc-ı Zâlim Yûsuf asrında bu Harem içre böyle olmamışdır.
EÇS IX Y311a
Bir gün bir gece bu hâl üzre ceng [ü] cidâl ve harb [u] kıtâl olup âye[t]: Arapça nass-ı kâtı‘ı emri kande kaldı? Harem-i şerîf na‘şe-i huccâc ile doldu.
EÇS IX Y311a
Böyle ceng ederken hikmet-i Hudâ Hasan Paşa'yı kurşum ile urup ceng [ü] cidâl def‘ olup cümle huccâcın ve Hasan Paşa askerinin cümle eşyâların gâret ederler.