EÇS IX Y343b
Andan (---) (---) asrında Karâmıta la‘în gelüp Ka‘be-i şerîfi harâb [u] yebâb edüp Hacerü'l-esvedi topuz ile münkesir edüp Hacerü'l-esvedi yerinden kal‘ edüp (---) (---) götürüp (---) sene hacc olunmadı.
EÇS IX Y343b–Y344a
Ba‘dehu Âl-i Hâşimiyân (---) (---) (---) (---) hâtırın hoş edüp Beyt-i şerîfi müceddeden binâ etdiler. Ve Hacerü'l-Esved'i dahi satın alup (---) (---) (---) (---) ammâ Karâmıta mel‘ûnlar Hacerü'l-Esved'i götürürken yetmiş deve helâk oldu. (---) (---) (---) Yerine korken münkesir olan yerlerine sîm-i hâlis akıdup hâlâ gümüş ile (---) (---) (---) kaplı gümüşlü gümüşlü mahallin öper. Âdem kellesinden büyücek Hacerü'l-Esved'dir. Cemî‘i Y 344a tevârîh kitâblarında böyle tahrîr olunmuşdur hâcet yokdur hâcet yokdur. [[(---) (---) (---) (---)]] Yine biz sadâde rücû‘ edelim.
EÇS IX Y344a
Hazret-i Resûl bûs edüp bu beyt [[(---) (---) (---)]] 'l-Esved biri 'l-Esved biri mahall-i Ma‘cene biri Hatîm içinde imâmet edüp secde yerindeki [[(---) (---) (---)]] ba‘dehu "Ümm-i enbiyâ Hacer Ana rûhiyçün el-Fâtiha" deyüp ol yeşil mihrâb taşın Q 141a P 143a sağ cânibine işâret buyurup du‘â ederlermiş.
EÇS IX Y344a
Hadîce-i Kübrâ ve Âyişe-i Sıddîka'dan mervîdir, anlar Hazret-i Risâlet'den su’âl edüp,
EÇS IX Y344a
"Yâ Resûlullâh ümm-i enbiyâ buyurup du‘â mahallinde bu secdegâhlar olan hacer-i ahzara işâret edersiz" deyü su’âl etdiklerinde Hazret-i Risâlet-penâh buyururlarmış kim,
EÇS IX Y344a
"Hacer Ana bu makâmda medfûndur" buyurmuşlardır. Ümmü'l-mü‘minîn Hadîce ve Âyişe'den mervîdir, hadîs ile müsbetdir. Ve cümle ehl-i Mekke dahi kütüb-i mu‘teberelerde görüp eyle şehâdet ederler.
EÇS IX Y344a
Ve Hazret-i Resûlü's-sakaleyn'in Mekke hacerlerinde i‘tibâr etdiklerinin biri dahi Hacerü'l-Esved ile Beyt-i şerîfin bâbı mâbeynine Mültezem derler, bir kulaç mikdârı yerdir, ana hâlâ Mültezem derler. Vech-i tesmiyesi oldur kim du‘â iltizâm olunduğıyçün mültezem derler. Ve zamân-ı câhiliyyetde kadı ve hâkim yoğiken müdde‘î müdde‘un-aleyh bu mahalle gelüp bu Mültezem hacerine râyegân el ururlardı. Zâlim ise cür’et edüp el urmazdı. Gayret edüp el ursa helâk olurdu. Mazlûm olan el urup halâs olurdu. Bu mahalde beddu‘â ve hayr du‘â etseler, kabûl olurdu. Ve keziben el urup yemîn eden derhâl ukûbetin bulurdu. Mültezem demesinin aslı budur.
EÇS IX Y344a
Ve Hazret-i şefî‘ül-müznibînin i‘tibâr etdikleri bir dahi Beyt-i şerîf bâbının sağ cânibinde Rükn-i Irâkî'ye karîb temel dibinde bir çukurcuk vardır. Ana Ma‘cene derler. Ve makâm-ı Cibrîl dahi derler. Anda Hazret-i İbrâhîm mübârek kadem-i şerîfleri ile Beyt-i şerîfi binâ ederken hâk-i amber-pâki tîn edüp tahmîr ederken bu mahalde mahlût etdüğiyçün Ma‘cene derler. Anda iki rek‘at namâz kılmak sünnetdir. Çâr köşe bir çukurcukdur. Ve bu makâm-ı Ma‘cene içinde Beyt-i şerîfin temeli taşında iki zirâ‘ bâlâ bir mâvî taş-ı nîlgûn üzre celî hat ile tahrîr olunmuşdur, bu târîh:
EÇS IX Y344a
"Ammera bi-tecdîdi eyyâmı Mevlânâ es-Sultân Kayıtbay medde zılluhu."
EÇS IX Y344a
tahrîr olunmuşdur. Bu mahalde eşkâl-i Mekke tamâm oldu.
EÇS IX Y344a
Cemî‘i tevârîhlerde ve kütüb-i mu‘teberelerde ve niçe siyerlerde Ka‘be-i şerîfin esmâları vardır, zîrâ kân-ı fusahâ-yı bülegâdır. Ma‘lûmumuz olduğu mertebe ism-i şerîflerin beyân eder.
EÇS IX Y344a–Y344b
Evvelâ ism-i kadîmi Beytullâh'dır. Ve Mekke-i mükerreme ve Beyt-i şerîf ve Ka‘be-i şerîf ve Beytullâhi'l-harâm ve Bekke-i şerîf, ve el-Beled, ve el-Kurâ ve Ümmü'l-kurâ Y 344b ve Arûz ve Mukattaşa ve Fârân ve Mukaddese ve Kâvus ve Karyetü'n-neml ve Cebâbize ve Hatîm ve el-Vâdî ve el-Harem ve el-Arş ve Berre ve Salâh ve Katâm ve Zence ve Tayyibe ve Nâsse ve Nâşşe ve Beyt-i Me‘âd.
EÇS IX Y344b
Ve İbn Abbâs hazretleri tefsîr-i şerîfinde Me‘âd'dan murâd Mekke'dir deyü tefsîr etmişdir kim bu âyet-i şerîfi istidlâl edüp Beyt-i şerîf içün nâzil oldu buyururlar. Âye[t]:
EÇS IX Y344b
Ve bu esmâlardan gayri Fîrûzâbâdî rahmetullâhi aleyh Mekke-i mükerreme esmâları içün bir risâle te’lîf edüp üç yüz yetmiş esmâ-i Mekke cem‘ edüp tahrîr etmiş. Ammâ Hazret-i Mefhar-i Mevcûdât'ın kelâm-ı dürerbârlarından dâ’imâ Mescidü'l-harâm deyü nutuk buyurmuşlar. Hattâ bu hadîs-i şerîf ile müsebbetdir:
EÇS IX Y344b
Bu hadîs-i sahîhden gayri Müslim [ü] Buhârî'den râvîleri ile niçe yüz hadîs-i şerîf vardır. Ve tasrîhen ve tenzîhen niçe yüz âyet-i şerîfler vardır. Âye[t]: Arapça misilli âyetler vardır kim her biri âyât-ı muhkemât beyyinâtlardır. Ve,
EÇS IX Y344b
Beyt-i şerîfin cânib-i erba‘asında Harem-i şerîf içre olan makâmât binâ-yı âliyeleri beyân eder
EÇS IX Y344b
Evvelâ Beyt-i şerîfi huccâc-ı müslimîn tavâf etdikleri hareme vâdî-i Ebyaz derler. Beyâz mermer-i hâm döşeli bir mücellâ sahrâdır. Büyük Harem-i şerîfdendir, ammâ bu mahal beyâz mermer-i hâm döşelidir. Bu sahrânın cânib-i erba‘asında Beyt-i şerîfi ve Hatîm-i şerîfi ihâta etmiş dâ’iren-mâdâr kırk üç tuç direklerdir ammâ ikisi mermer amûd-ı musanna‘lardır.
EÇS IX Y344b
Bu tuç direkler dahi Süleymân Hân'ın binâsıdır. Her biri üç âdem kaddi tuç ve musaykal sütûnlardır. Süleymân Hân'ın Seyyidvar altında rikâbdârı olan Kuzu Alî Ağa'dan mesmû‘umuz olmuşdur kim Süleymân Hân bu kırk bir aded tuç direkleri Mısır'da Tavâşî Süleymân Paşa'ya inşâ etdirüp Yemen gazâsına götürmek içün toplar idi. Ba‘dehu Süleymân Hân Ungurus seferlerinden Yemen gazâsına gidemeyüp Süleymân Paşa Yemen'i ve Hindustân'da Dîvâbâd'ı ve Ahmedâbâd'ı ve Bender'i ve Suratâbâd nâm benderleri iki yüz pâre keştî ile Süveys deryâsından varup altı ay kâmil ceng [ü] cidâl ve harb [u] kıtâl ile mezkûr benderleri Portakal keferesi destinden kuvvet-i bâzû-yı Âl-i Osmân ile alup ve tokuz bin aded Portekiz küffârı esîr olup kırk bir pâre balkarmata gemileri dahi feth olup mezkûr kal‘alara asâkir-i Âl-i Osmân'dan cengâver fetâlar konulup Süleymân Paşa, Süleymân Hân'a neccâblar ile bu feth-i meserreti arz etdükde Süleymân Hân'dan hatt-ı şerîf vârid olup,
EÇS IX Y344b–Y345a
"Sen ki Süleymân Paşa lalamsın. Feth Y 345a etdüğin kılâ‘-ı metînelerde benim içün birer câmi‘ binâ edüp ve her bir kal‘ada Süleymân nâmıma sikkem kesüp Hindustân'da hissiye ve hutbem olup ol meskûk akçelerden der-i devletime hazîne gönderüp feth etdüğin kılâ‘-ı Hindustân hâkânı karındaşıma teslîm edüp mahabbet-nâmeler ile der-i devletime gelesin" deyü haber geldikde Süleymân Paşa,
EÇS IX Y345a
"El-emrü emrüküm" deyü sikke ve hutbe-i Âl-i Osmân tilâvet etdirüp mezkûr kal‘aları Hind pâdişâhına hibe edüp bu kadar mâl-ı firâvân ile Hindustân'dan mansûr [u] muzaffer avdet edüp diyâr-ı Yemen'de dahi yedi aded bender iskeleleri feth edüp andan bender-i Cidde'ye donanma-i hümâyûn ile ve feth olunan küffâr gemileri ile ve bî-hadd [ü] bî-kıyâs mâl-ı firâvân ile Cidde'ye gelüp andan Mekke-i mükerremeye Süleymân Paşa gelüp hacc-ı şerîf edüp bâlâda zikri sebkat eden kırk bir pâre tuç topları hâzır cebehâne bulunmak maslahatıyçün Beyt-i şerîfin cânib-i erba‘asına ziynet içün ale't-tertîb dizmişlerdir. Yohsa anlar berâ-yı maslahat dizilmiş amûdlar değildir. Kuzu Alî Ağa merhûm eyle buyurmuşlardı.
EÇS IX Y345a
Hamd-i Hudâ kırk yıldan sonra görmek müyesser olup hakîkatü'l-hâl cümlesi şâhî tuç toplardır. Üzerlerinde binâ yokdur. Dipleri birer mermer kürsî üzre ağızları bâlâda ammâ falya ve ağızları mesdûd olduğundan bir ferd-i âferîde toplar idiğinden haberdâr değillerdir.
EÇS IX Y345a
Ve bu tuç direkler birbirine kol kalınlığı demir kollar ile muttasıldır. Ve bu tuç sütûn-ı mevzûnların mâbeyne-hümâsı beşer adımdır. Ve her amûd üzre birer altun yaldızlı musanna‘ alemler vardır. Ve sütûndan sütûna kol kalınlığı demir kemerler vardır, serâpâ kanâdîller ile tezyîn olunmuşdur.
EÇS IX Y345a
Ve bu tuç direklerin Minber-i Resûl dibinden tâ şâfi‘î makâmı önünden ubûr edüp tâ âb-ı Zemzem köşesine gelince Ka‘be-i şerîfi ihâta etmişdir, Ka‘be-i şerîf bu direklerin ortasında kalmışdır. Cümle huccâc-ı müslimîn bu tuç direkler içinde tavâf ederler. Hudûd-ı tavâfdır. P 143b Bu direklerden taşra tavâf olunmaz, zîrâ Hazret-i Risâlet-penâh bu direklerin olduğu mahalden tavâf etdikleri mahalde pây-i şerîflerinin alâmeti üzre bu amûdlar inşâ olunmuşdur.
EÇS IX Y345a
Ve bu tuç direkler ile Ka‘be-i şerîf Q 141b mâbeyninden gayri büyük Harem-i şerîfde mermer-i hâm döşeli değildir, serâpâ hurda kara taş dökülüdür. Kaldırım döşeli değildir, hemân dereler içre çakıl taşı nice pâymâl ise Harem-i kebîr içi eyle dökülmüşdür. Âdem üstüne huzûr ile basamaz.
EÇS IX Y345a–Y345b
Ve bu hurde dökülmüş taşlar Hazret-i İbrâhîm Beyt-i şerîfi binâ etdükde andan bekâyâ kalmış hurde moloz taşcuğazlardır. Teberrüken tathîr edüp kaldırmazlar. Y 345b Ve bir fâ’idesi dahi oldur ki eğer Harem-i şerîfe serâpâ tavâf mahalli gibi beyâz mermerler döşeli olsa mefrûş olmuş taşların şiddet-i harâretinden tavâf edüp ayak (---) (---) (---) (---) edüp edemeyüp şemsin harâretin teskîn edüp safâ ile tavâf olunur.
EÇS IX Y345b
Ammâ bu Harem-i kebîrin (---) (---) (---) (---) şerîf evvelâ Beyt-i şerîfden tâ Bâb-ı Safâ'ya varınca üç zirâ‘ enli mermer-i hâm döşelidir. (---) (---) (---)
EÇS IX Y345b
Ve bir dahi Bâb-ı Bâsıtıyye'ye biri dahi Bâb-ı Ziyâde'ye ve biri dahi Bâb-ı Selâm'a varınca (---) (---) (---) (---) andan mâ‘adâ hurde taş dökülüdür.
EÇS IX Y345b
Ve bu Harem-i şerîf içre olan binâlardan biri (---) (---) (---) ile, öyle mâ‘adâ,
EÇS IX Y345b
Makâm-ı Hanefî: Mâbeyni elli adımdır. (---) aded amelî sütûn-ı mevzûnlar üzre (---) kademe taş nerdübân ile urûc olunur kasr-ı âlî-misâl bir mahfildir. Cânib-i erba‘asında beyâz mermer-i hâmdan şebeke-misâl oyulmuş kenâreleri vardır. Ve cânib-i erba‘ası zıhlı ve mebrûm beyâz mermer amûdlar üzre hurde tâklardır. Ve nakş-ı bûkalemûn müzehheb halkârî Bihzâd [u] Mânî kalemidir.
EÇS IX Y345b
Ve bu tavan üzre kurşum örtülü harpüşte kubbelidir. Ve yigirmi nefer mü’ezzinân-ı Hanefî bunda mü’ezzinlik ederler, bir hevâdâr kasr-ı âlîdir. Hakîr bir hatm-i şerîfi bu maksûrede itmâm edüp bahr-i tavîl-misâl bir du‘â-yı tavîl etdim ki niçe bin huccâc bu du‘â hırmeninde hâzır olup âmîn âmîn sadâsı evce peyveste {olup birden bine binden yüz bine varınca ihsân [u] in‘âmın görüp hukûkun kesb etdiğimiz velîni‘amlarımızın rûh-ı pür-fütûhların yâd etdik. Husûsâ hukûk-ı vâlideyn içün ve üstâdlarımız içün ve merhûm mağfûrun-leh Melek Ahmed Paşa efendimiz rûhiyçün ve Defterdârzâde Mehemmed Paşa ve Seydî Ahmed Paşa ve Suhrâb Paşa ve Tabanıyassı Mehemmed Paşa ve Cânpûlâdzâde Mustafâ Paşa ve Kapudan Hasan Paşa ve Mevlevî Mehemmed Paşa ve Dervîş Mehemmed Paşa ve Siyâvuş Paşa ve Fazlı Paşa ve Serdâr Alî Paşa ve'l-hâsıl cümle vüzerâ ile âşinâlık kesb edüp gazâlarda bile hâzır olduğumuz efendilerimizin rûh-ı şerîflerin yâd edüp tilâvet etdiğimiz hatm-i şerîfin savâbı ile her birinin rûh-ı şerîflerin hissemend eyledik. Cümle huccâc âmîn dediklerinde sadâ-yı âmîn evce peyveste} olurdu.
EÇS IX Y345b
Ve bu makâm-ı Hanefî'nin minber-i şerîfe nâzır köşesinde bu târîh:
EÇS IX Y345b
Dâver-i Cem-azamet Hân Mehemmed ya‘nîAdl [u] dâdile uyandırdı mülûk-i seyfiDedi târîhin anın ehl-i Medîne göricekKatı a‘lâ güzel oldu bu makâm-ı Hanefî.Sene 1063
EÇS IX Y345b
terkîm olunmuşdur. Ve bu makâm-ı Hanefî'nin sağ tarafında,
EÇS IX Y345b–Y346a
Makâm-ı İmâm Mâlik: Rükn-i Yemânî mukâbilinde tahtânî Y 346a bir alçacık kasırdır. (---) sütûn üzre münakkaş tavandır. Sütûhu rusâs-ı nîlgûn ile mestûrdur. Mezheb-i (---) mü’ezzinleri bunda ikâmet ederler. İmâmları Rükn-i Yemânî ile Rükn-i şâmî mâbeyninde imâmet edüp muktedâ-yı nâs olur. Dahi anın sağında Hacerü'l-esved mukâbelesinde,
EÇS IX Y346a
Makâm-ı İmâm Hanbelî: Bu dahi tahtânî alçak maksûredir. Cümle mezâhib imâm (---) mü’ezzinleri bunda ikâmet edüp imâmları Hacerü'l-esved dibinde imâmet eder. Cemâ‘atleri dahi esvedü'l-levin benî âdemlerdir.
EÇS IX Y346a
Ve bu mahâfil-i mü’ezzinân dahi (---) sütûn üzre münakkaş tavandır. Kubbesi harpüşte kurşum ile pûşîdedir. Bu mahfil içinde dâ’imâ Beyt-i şerîf huddâmları tavâşî ağalar sâkin olurlar. İki yüzden mütecâviz siyâh çerde tavâşî ağalardır kim her biri otuzar kırkar sene âsitâne-i Âl-i Osmân'da neşv [ü] nemâ bulup Beyt-i şerîf hidmetiyle behremend olup âzâd olurlar.
EÇS IX Y346a
Ve bu makâm-ı İmâm Hanbelî'nin dahi sağ tarafında üç adım karîb kasr-ı âlî bi’r-i âb-ı Zemzem üstünde bir binâ-yı âlî makâm-ı İmâm şâfi‘î'dir. Âb-ı Zemzem'in fevkında vâki‘ olmuş cümleden binâ-yı âlî mahfil-i Resûl'dür. Hazret-i Risâlet dâ’imâ bu kasr-ı rûşenin yerinde ibâdet edüp makâm-ı İbrâhîm'e müteveccih olurlarmış. (---) ayak nerdübân ile urûc olunur bir kasr-ı şîrîndir. Cânib-i erba‘ası on iki sütûn-ı mevzûn üzre harpüşte münakkaş ve müzehheb ve silu ve lâcüverd ile tezyin olunmuş bir ibâdetgâhdır. Cümle mü'ezzinân-ı şâfi‘î bunda ikâmete kâ’im olurlar.