EÇS IX Y349b
Ve bu dere içre üç şâhrâhı vardır. Gâyet ulu yollardır. Ve şimâl cânibinde Bâb-ı Mu‘allâ'ya varınca ulu tarîk-ı âmdır. Ve bir müntehâsı dahi Hammede cânibinde şebîke dedikleri mahalle varır. Ve cânib-i cenûbda Yemen râhı üzre Hazret-i Hamza'nın mevlûd-ı şerîfi olduğu mekâna müntehîdir. Ammâ bu şehr-i azîmin arzı cebel-i Cezzel dedikleri dağın yüzünde ve cebel-i Ebî Kubeys'in nısfından ziyâdesi ma‘mûrdur. Bu iki dağın üstü ve mâbeyni dahi ma‘mûrdur kim şehrin arzı vâki‘ olmuşdur. Ammâ ancak bir ok menzili yerdir. Ve bu cebel-i Ebî Kubeys ile cebel-i Cezzel'e Ahşebân derler.
EÇS IX Y349b
Ve bu şehr-i Mekke'nin tûlu Bâb-ı Mu‘allâ'dan Bâb-ı Mâcin'e varınca kâmil dörd bin iki yüz adımdır. Andan öte şehrin nihâyetine dek üç bin adım dahi vardır.
EÇS IX Y349b
Ve yine Bâb-ı Mu‘allâ'dan Bâb-ı şebîke'ye varınca ve tarîk-ı mer‘adan Sevîka'ya andan yine Bâb-ı şebîke'ye varınca bin yüz yetmiş zirâ‘-ı Mekkîdir.
EÇS IX Y349b
Bu şâhrâhlardan mâ‘adâ on iki sûkân(?) dahi vardır ve yedi yüz sokak dahi vardır. Cümlesi mahallâtlar içredir. Aşağı sûk-ı sultânîde olanlar düz yerde vâki‘ olmak ile kumsaldır, aslâ kaldırım döşeli değildir. Ve cebeller üzre olan mahallât sokakları eniş yokuş kayalı yollardır. Ve gâyet tâhir tarîk-ı âmlardır.
EÇS IX Y349b–Y350a
Ve bu şehr-i Mekke içre sağîr ü kebîr cümle yedi yüz kırk mihrâbdır. Ammâ cümle mesâcid ve medâris ve tekye ve buk‘a ve büyût-ı Çâryâr-ı Güzîn ve Sahâbe-i kirâm hanelerinde olan mihrâblar ile add olunup yedi yüz kırk mihrâb olmuşdur. Ammâ salât-ı cum‘a edâ olunan Y 350a Harem-i şerîfdir. Andan gayri yerde bu şehir içre cum‘a namâzı kılınmaz.
EÇS IX Y350a
Fî beyân-ı mesâcid-i şehr-i Mekke: Evvelâ mescid-i (---) ve Hazret-i Resûl'ün Bi’r-i Cübeyr'i kurbunda mescid-i Nebî derler ziyâretgâh-ı ünâsdır. Ve cebel-i Nûbâ üzre mescid-i Ömer ibnü'l-Hattâb. Ve Bâbü'l-Acle kurbunda Ca‘fer bin Ebî Tâlib mevlûdu olduğu mescid. Ve Zukâk-ı Mirfak'da Hazret-i Ebû Bekr'in beyti, mescidi ve dükkânı dahi bu mahaldedir.
EÇS IX Y350a
Ve Hazret-i Abbâs hânesi mesciddir. Ve cebel-i Kayka‘ân cânibinde ma‘bedü'l-Cüneyd ve İbrâhîm-i Edhem'dir. Bu iki sultân bu mescidde sâkinler imiş.
EÇS IX Y350a
Ve Mekke içinde Haccûn dağının mukâbelesinde Mescidü'l-Hak ve mescid-i Zâyet. Bir alçak minâresi vardır. Ve Müdde‘â'da mîl-i Eymen kurbunda mescid-i Müdde‘â. Ve şehirden aşağı mescid-i Rükûb Hazret-i Risâlet-penâh Medîne-i münevvereye hicret etdükde bu mescidden binüp râh-ı Medîne'ye âzim olduklarıyçün mescid-i Rükûb derler.
EÇS IX Y350a
Ve Ten‘îm nâm mahalden kıbleye gelirken mescid-i Hazret-i Âyişe-i Sıddîka bir küçük mesciddir. Harem-i şerîf mîlleri yolunda bir ziyâretgâh-ı hâs [u] âmmdır.
EÇS IX Y350a
Andan İmâret-i Hâsekiyye kurbunda makâm-ı Seyyid Ahmedü'l-Bedevî mescidi bir alçak minâreli cemâ‘at-i kesîreye mâlik mescid-i rûşendir.
EÇS IX Y350a
Mekke-i mükerremede du‘â müstecâb olan yerleri ve makâmât-ı aliyyeleri ve büyût-ı şerîfelerde olan mesâcidleri ale't-tertîb beyân eder
EÇS IX Y350a
Evvelâ Metâf-ı şerîf ve Mültezem ve mizâb-ı Rahmet altı ve dâhil-i Beytullâh ve Zemzem-i mübârek ve Hacerü'l-esved ve Halîlullâh makâmı ve Kademü'n-Nebî ve minber-i Resûl dibi ve Safâ ve Merve ve Mes‘â ve Arafât ve Müzdelife ve mescid-i İbrâhîm ve Mîne ve Cemreler ve Sebîr dağında mescid-i Kepş ve mescid-i Hayf ve mescid-i Nahir ve mescid-i Meş‘ari'l-harâm ve mahall-i nüzûl-i sûre-i ve'l-Mürselât ve beyt-i Hadîce-i Kübrâ ümmü'l-mü’minîndir. Mevlûd-ı Nebî'nin sene 25 Hazret-i Risâlet-penâh Hadîce'nin mâlıyla ve Müyesser nâm gulâmıyla hazret refîk olup şâm kurbunda Busrâ şehrine ticârete gidüp fâ’ide-i firâvân ile Mekke'ye avdetde Hadîce-i Kübrâ kırk yaşında iken hazretin menkûhası olup bu Beyt-i şerîfde idiler.
EÇS IX Y350a
Ve bir makâm dahi Dâr-ı Hayzürân. Ve Kubbe-i Muhtefî Hazret-i Risâlet "Küffârları gözüm görmesün" deyü bunda gizlenirdi, anıniçün Kubbe-i Muhtefî derler, bir mübârek mekândır. Ve cebel-i Ebî Kubeys ve cebel-i Nûr ve cebel-i Sebîr ve cebel-i Hirâ. Ve mescid-i Bî‘at, Mîne bâzârına giderken sol kolda Akabe'ye bir ok menzili karîbdir, anda Abbâs ile yetmiş kimesne bî‘at etdikleriyçün mescid-i Bî‘at derler, bâlâda memdûhdur.
EÇS IX Y350a
Ve Hazret-i Ebâ Bekr'in dükkânı kurbunda bir dîvârda Hacer-i Selâm derler, bir boz taşdır. Cümle huccâc ol taşa istilâm edüp ziyâret ederler. Bir mücellâ ve münevver taşdır.
EÇS IX Y350a–Y350b
Bu taşı ziyâret etmenin Y 350b sebebi oldur kim Hazret-i Risâlet-penâh bu mahalden ubûr ederken karşu tarafdan bir alay Mekke müşrikleri mukâbele-i Resûl'e geldiklerinde hemân Hazret-i Risâlet-penâh bu hacere,
EÇS IX Y350b
"Es-selâmü aleyke yâ sahratallâh" dedikde bi-emrillâh taş lisâna gelüp,
EÇS IX Y350b
"Ve aleyke's-selâm yâ Resûlallâh" deyüp Resûl-i Ekrem'in selâmın aldıkda cümle münkirîn bu seng-i hârâdan bu sadâ-yı aleyki istimâ‘ edince derhâl cümlesi İslâm ile müşürref olup İslâm gelüp tarîk-ı âmdan tarîk-ı hâssa girüp hâssu'l-hâs olup şâhrâh-ı Muhâmmedî ile Cennet-i a‘lâya revâne oldular. P 145b Hâlâ nazargâh-ı hâs [u] âm bir hacer-i gül-fâmdır.
EÇS IX Y350b
Ve bu mahalle karîb bu taşın Q 143b mukâbelesinde yine dîvârda binâ olunmuş bir boz taş vardır. Cümle huccâc anı dahi istilâm ederler. Hacer-i Fût derler, bir çukur taşdır. Hazret bu taşa dayanup mübârek dirseği hamîre girir gibi güzer etmişdir. Bu mahalden hazret ubûr etmeğe tereddüd etdükde bu hacerden bi-emrillâh "Fût yâ Resûlallâh" sadâsı gelir, ya‘nî "Geç yâ Resûlallâh" demişdir. Andan Hazret-i Risâlet müşrikîn içinden selâm[et] ile ubûr eder. Anıniçün bu taşa Hacer-i Fût derler. Bu iki taşların hakkında Sa‘î Fâşî rivâyetiyle hadîs-i sahîhe vardır.
EÇS IX Y350b
Ve beyt-i Hazret-i Abbâs. Bu dahi ziyâretgâhdır.
EÇS IX Y350b
Ve cebel-i Sebîr'in sol cânibinde Mağâretü'l-feth derler bir gârdır. Hazret-i Âyişe-i Sıddîka bu gârda i‘tikâfa girmişdir. Bazı sulehâ-yı ümmet kimesneler teberrüken girüp ibâdet ederler. Ana hâlâ Sahra-i Âyişe derler bir ibâdetgâh yerdir.
EÇS IX Y350b
Ve cebel-i Ebî Kubeys verâsında cebel-i Handeme derler, bir münevver küçük cebeldir. Cümle ehl-i siyer ve ehl-i Mekke anda yetmiş aded peygamber medfûndur, derler. Yigirmi nefer kimesne olup ziyâretine vardık. Ammâ alâmet-i binâdan bir şey görmedik. Ancak bir kaç azîm gârlar var, bâbları mesdûd. Bir Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp yine Mekke'ye geldik.
EÇS IX Y350b
Ve Mîne bâzârı kurbunda Mescidü'l-İcâbe: Bu dahi icâbet-i du‘â mahallidir. Andan makâm-ı Safâ'nın ensesinde yokuş yukarı gûyâ Cihângîr yokuşudur, tâ cebel-i Ebî Kubeys'in zirve-i a‘lâsına varınca sekiz yüz adımdır. Ve kat-ender-kat biri biri üzre Beyt-i şerîfe nâzır evlerdir. Bir hânenin sütûhu mâ-fevkındeki hânenin havlısı vâki‘ olmuşdur. Ammâ cebel-i Kubeys'in fevkınde büyûtdan ve âsâr-ı binâdan bir şey yokdur. Bir kayalı meydân yerdir. Bu mahalde,
EÇS IX Y350b
Secdegâh-ı Hazret-i Enbiyâ: Hazret-i Risâlet-penâh âlem-i sabâvetde iken Mekke'de kaht-ı azîm olup cümle kavm-i Kureyş bu mahalle du‘â-yı istiskâya çıkup Abdülmuttalib hazretin ser-i sa‘âdetin açup,
EÇS IX Y350b–Y351a
"Yâ Rabbî! Bu yetîm Muhammed Emîn yüzü suyuna bize su ver" dedikde, Hazret secdeye mübârek başların kodukda bi-emrillâh ser-i sa‘âdetleri taşa te’sîr etmişdir, hâlâ zâhirdir. Cânib-i erba‘asın mihrâb-misâl dîvâr etmişler. Ziyâretgâh-ı enâmdır. Ve iki rek‘ât namâz Y 351a kılmak lâzımdır.
EÇS IX Y351a
Ve bu secdegâh mahalde bir kaya içre, bir âdem kaddi çukur vardır. Ol çukur kayanın cânib-i garbîsinde on iki bürûca münkasım kertik nişâneler vardır. Her mâhın gurresi hilâli elbette bu merkezlerden nümâyân olup aslâ tahallüf etmez, aceb mu‘cizedir. Eğer hevâda kesâfet dahi olursa Mekke muvakkitleri vardır, ol çukur içine girüp nazar etdiklerinde elbette nümâyân mâhân ola düşer.
EÇS IX Y351a
Ve bu mahal cemî‘i ehl-i Mekke'nin ârâmgâhı ve mesîregâhı yerdir kim cemî‘i şehr-i azîm-i Mekke-i kadîm yedi dere içre ne kadar imârât [u] hayrât [u] büyûtât var ise ferden ferden nümâyândır. Ve ne kadar vâsi‘ şehr-i azîm idüği bu mahalden ma‘lûmdur.
EÇS IX Y351a
Ve bu mahalde bir deyr-i harâb vardır. Ammâ hâlâ sarnıcı ma‘mûrdur. Cebel-i Kubeys'in tâ zirve-i a‘lâsından nüzûl eden matar-ı rahmet bu deyrin sarnıcına dâhil olur.
EÇS IX Y351a
Bu cebelin şimâline yüz adım yokuş aşağı gidüp bir püşte üzre âsitâne-i şeyh İsmâ‘îl bir azîm tekyedir. Yetmiş seksen nefer kimesne fukarâsı vardır. İki kubbe yanyana inşâ olunmuş, bir kubbe içre kendüleri medfûndur, Sahâbe-i Resûlullâh'dandır. Ve garba nâzır bir kapusu taşrasında müsafirhâne hücreleri var. Ba‘zı huccâc ve ehl-i Mekke bu tekyeye gelüp şehri temâşâ ederler, zîrâ bu dahi bir püşte-i âlî üzre vâki‘ olmuşdur. Cümle şehir pây-i tahtda nümâyândır.
EÇS IX Y351a
Bu tekyeden şimâle beş yüz adım Emîne Hâtûn deresine nüzûl edüp,
EÇS IX Y351a
Evsâf-ı sa‘âdet-hâne-i Emîne Hâtûn ya‘nî ümm-i Hazret-i Resûl-i Emîn
EÇS IX Y351a
Bizzât Hazret-i Risâlet-penâh İskender-i Zülkarneyn vefâtı târîhinden sonra 882 senede sa‘âdetle rahm-i mâderden müştak olup vücûd-ı nâzenîni dünyâya kadem basdığı dem mevsim-i Nîsân'ın yigirmisinde mâh-ı Rebî‘ü'l-evvel'in on ikinci gece isneyn gecesi zuhûra geldikde âlemi münevver kılup vech-i arzda cemî‘i esnâmlar sernigûn oldular.
EÇS IX Y351a
Ve cümle âteşgedeler sönüp tâk-ı Kisrâ ve kubbe-i Ayasofya ve Kızıl Elma kubbesi ve cümle deyr-i dünyâ deyyâr bir diyârda kalmayup münhedim olup bu beyt-i şerîfi üzre bir yeşil bulut sâyebân oldu. Tâ müddet-i medîde altmış üç sene ömr-i nâzenînlerinde ol bulut Hazret-i Risâlet üzre sâyebân idi. Her ne cânibe müteveccih ola ol ebr-i ahzar bile revâne olurdu ve Hazretin sâyesi zemîne düşmezdi. İllâ bârân-ı rahmet nâzil olsa Hazret-i Risâlet'in fermânıyla ol bulut bir tarafa durup Hazret-i Resûl matar-ı rahmete müstağrak olup yine emirleri ile ol ebr re’s-i Resûl üzre ber-karâr olurdu.
EÇS IX Y351a
şeyh Muhammed ibn İshâk kavli üzre Hazret-i Âdem Nebî'den zamân-ı vilâdete gelince 6750 sene olmuşdur.
EÇS IX Y351a
Ve Nûh Nebî'den vilâdet-i bâ-sa‘âdete gelince 4490 sene olmuşdur.
EÇS IX Y351a
Ve Hazret-i İbrâhîm'den vilâdete gelince 3070 sene.
EÇS IX Y351b
Ve Hazret-i Dâvûd'dan vilâdete gelince 1200 sene olmuşdur.
EÇS IX Y351b
Ve İskender'den vilâdete gelince 882 sene olmuşdur.
EÇS IX Y351b
Ve Hazret-i Îsâ'dan vilâdete gelince 600 sene olmuşdur.
EÇS IX Y351b
Kavl-i sahîhdir. Ve tevârîh-i kadîm-i Kabâbıta'da ve tevârîh-i Yûnâniyân'da ve tevârîh-i Yanvan'da böyle tahrîr olunmuşdur kim tevârîh-i mu‘teberelerdir.