İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Eserler · Osmanlı Türkçesi

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi

Osmanlı 17. yy. Düzyazı-Şiir kısaltma: EÇS metin aranabilir

Kaynak notu (editör girişi): Künye: EÇS <kitap> <varak>; IX. ve X. kitaplarda esas yazma Y'nin varağı (ör. EÇS X Y451a). Metin içinde ⟦218a⟧ varak başını, ⟦3 satır boş⟧ yazmada boş bırakılan satırları, ⟦Arapça⟧ neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibareyi gösterir (bunlar sözcük sayılmaz). Neşrin işaretleri korunmuştur: [ ] editör eklemesi, ( ) editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer, { } derkenar (çıkma), (---) yazmada boş bırakılmış sözcük, (...) okunamayan sözcük, (?) okuma kuşkusu. Dipnotlar (âyet mealleri) ile neşirlerin giriş, içindekiler ve dizin bölümleri alınmadı. Word dosyalarındaki Mac Türkçe yazı tipi bozulmaları (› fl fi € ‹ ⁄ → ı ş Ş ğ İ Ğ) ile I., VIII. ve IX. kitaplarda küçük i'ye düşmüş büyük İ'ler düzeltildi; III. kitabın iki kopyası birleştirildi; birkaç kesin dizgi hatası (amãn → amân, sene l044 → 1044 vb.) giderildi.

Kaynak yayın

  • Evliyâ Çelebi b. Derviş Mehemmed Zıllî, Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi: Topkapı Sarayı Kütüphanesi yazmalarının transkripsiyonu – dizini, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.
  • I. Kitap (Bağdat 304; yeni baskı): haz. Robert Dankoff, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı.
  • II. Kitap (Bağdat 304): haz. Zekeriya Kurşun, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1998.
  • III. Kitap (Bağdat 305): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1999.
  • IV. Kitap (Bağdat 305): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, 2000.
  • V. Kitap (Bağdat 307): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, İbrahim Sezgin, 2001.
  • VI. Kitap (Revan 1457): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 2002.
  • VII. Kitap (Bağdat 308): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2003.
  • VIII. Kitap (Bağdat 308): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2003.
  • IX. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2005.
  • X. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2007.

Derlem metni bu yayındaki okumaya dayanır; çeviriyazı işaretleri yeniden yazılmıştır.

Yazar: Evliyâ Çelebi. Yazma: Topkapı Sarayı Kütüphanesi Bağdat 304, 305, 306, 307, 308; Revan 1457 (IX–X. kitaplarda Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 ve Pertev Paşa 462 ile karşılaştırmalı).

Sayılarla

64.002
cümle
2.448.046
sözcük
149.437
ayrı biçim
79.216
tek geçişli
%53,0 (hapax)
0,596
STTR
standart tür/sözcük
38,2
sözcük / cümle
5,65
harf / sözcük
1
eksik yer (lakün)

Metin

Neşrin işaretleri
  • [u] Editörün anlaşılırlık için eklediği harf ya da sözcük
  • (ve) Editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer
  • {üzüm} Derkenar (yazmanın kenarındaki çıkma), metne yerleştirilmiş
  • (---) yazmada boş bırakılmış sözcük; (...) okunamayan sözcük; (?) okuma kuşkusu
  • 218a yazmanın varak başı (IX–X. kitaplarda Y, Q, P yazmaları); 3 satır boş yazmada boş satırlar; Arapça neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibare — sözcük sayılmaz
  • ‘ ayn, ’ hemze; â î û uzun ünlü. Aramada “Akıllı” kipte a i u ile de bulunur.

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi, Yapı Kredi Yayınları neşri (I–X. kitaplar); işaretler neşrin işaret tablosundandır.

— bir sözcüğün üzerine gelin ya da dokunun: madde başı, anlamı ve biçimi görünür.

EÇS IX Y354a
Yok sekiz harf ehl-i Fürsün dillerinde bî-hilâfSâ ü hâ ü sâd ü dâd ü tâ ü zâ u ayn u kâf
EÇS IX Y354a
Ammâ lisân-ı Fârisî'de dörd harf ziyâdedir. Evvelâ pâ jâ çâ gâ. Gerçi lisân-ı Fârisî zarîf ü şîrîn zebândır. Ammâ lisân-ı Arabî hakkında Kur’ân-ı Azîmde Arapça âyeti nâzil olmuşdur.
EÇS IX Y354a
Ve fesâhat u belâgat ehl-i Mekke ve Yemen'e mahsûsdur. Ammâ hâlâ lisân-ı İbrî Berberistân'da ve Funcistân'da ve Kırmanıka'da ve Bağaneski vilâyetlerinde isti‘mâl olunur. Ve bu zikr olunan bilâdlar Mısır cezîresinde Hatt-ı İstivâda vâki‘ olmuşdur. Hazret-i İdrîs'in ve Hazret-i Kaffâh'ın sâkin olduğu sevâd İsvân'dır. Cümle halkı uryân ve siyâh çerde kavimdir. Cümlesi lisân-ı İbrî tekellüm ederler. Hattâ Hazret-i Kaffâh anlara ba‘s olundukda bu şi‘r anların kelâm-ı dürer-bârlarıdır.
EÇS IX Y354a
şi‘r-i Hazret-i Kaffâh aleyhisselâm:
EÇS IX Y354a
Jaji beriji jeriji,sen bu cihâna gelmeden,Julu bnuha jum jibji,mâder-i rahme girmeden,Habajijem şem jibji,arş u kürs olunmadan,şat jisem jet jibji,oldu nasîb yazdı kalem,Ham judij huj dujiba,Hâm babası Nûh'a Tûfân,Beşat şuzab jid jujiba,oldu azâb buldu emân,Huj rivaji zibes nidâ,Nûh'a belî deyen lisân?Felajriba felajriba,kurtuldular kurtuldular
EÇS IX Y354a
Bu makûle elfâz-ı tumturâk vilâyet-i Berberistân'da Donkala şehrinde ve Sennâr ve Kâkân şehrinde ve Rümeyletü'l-cemâl şehrinde gâyet ziyâde isti‘mâl olunur. Ammâ Mekke-i mükerreme gavâzîleri dahi leyle-i zifâfda ve sûr-ı hitânda deff [ü] kudüm ile raks edüp müfte‘ilün vezni üzre ebyât [u] eş‘ârları hüsn-i savt ile âgâze ederler.
EÇS IX Y354a
Hakîr su’âl etdikde, lisân-ı İbrîdir, dediler. Ammâ efvah-ı nâsda tekellüm olunmaz. Ancak Hazret-i İsmâ‘îl evlâdı (---) (---) beri lisân-ı Arabî rûy-i arzda şâyi‘ olmuşdur. Anıniçün ehl-i Mekke fesâhat u belâgat üzre lisân-ı Arabî tekellüm ederler. Ve cemî‘i Arab [u] Urbân içinde ehl-i Mekke'ye Müte‘arribe ve Benî Cürhüm derler. Ve Hazret-i Risâlet bu ehl-i Mekke'ye du‘â edüp mâl-ı ganâyime mâlik oldular. Ammâ kanâ‘at sâhibleridir. Ka‘bü'l-Ahbâr hazretleri ehl-i Hicâz hakkında buyurmuşlardır kim:
EÇS IX Y354a
demişlerdir. Hakîkatü'l-hâl kanâ‘atleri kemâlindedir.
EÇS IX Y354a–Y354b
Ve gınâları ticâret ile ve taraf-ı sultânîden surre ve atıyye iledir. Mekke ve Mîne şehri içre kat-ender-kat sarây-ı âlîler binâ etmişlerdir kim misli bir şehr-i azîmde yokdur. Ammâ Y 354b seyr [ü] temâşâ ve ziyâret etdiğimiz bu bâlâda evsâfı tahrîr olunan hânedânlardır kim cümle yüz kırk altı beyt-i şerîfelere varup ziyâret edüp ba‘zısında ikişer rek‘at namâz kılup selefde sâkin olan Sahâbe-i kirâmlar rûhiyçün birer Fâtiha-i şerîf tilâvet edüp savâbların rûh-ı şerîflerine hibe edüp kesb-i âşinâlık etdik. Hudâ kabûl-i dergâh ede.
EÇS IX Y354b
Ve şehr-i Mekke içre bu büyût-ı âlîler ve sarây-ı vâlîlerden mâ‘adâ ağniyâ ve fukarâ ve zu‘afâ hâneleri cümle kârgîr binâ ve sütûhları kireç ile mestûr (---) hânelerdir. Bunlardan mâ‘adâ şehr-i azîm Bekke içre ve Harem-i şerîfin cânib-i erba‘asında cümle yüz yetmiş altı medresedir.
EÇS IX Y354b
Evsâf-ı medrese-i şehr-i Mekke: Q 145a Cümleden binâ-yı âlîli Harem-i şerîfin cânib-i erba‘asında olan kırk medrese-i azîmlerdir ki zikr olunur.
EÇS IX Y354b
Evvelâ, Medrese-i Bâb-ı Selâm ve medrese-i Sultân Kayıtbay ve medâris-i Erba‘a binâ-yı Süleymân Hân ve medrese-i Selîmiyye ve medrese-i Murâdiyye ve medrese-i Mehemmediyye ve medrese-i Hâsekiyye ve medrese-i Barkûkıyye ve medrese-i Fereciyye ve medrese-i Gavriyye ve medrese-i Bâb-ı Ziyâd medrese-i Dâvûdiyye ve medrese-i İbrâhîmiyye ve medrese-i Bâsıtıyye medrese-i Ömeriyye ve medrese-i Ümmühâniyye ve medrese-i Emîr-i Hacciyye ve medrese-i Sakkâbaşı ve medrese-i Surre Emîni ve medrese-i şeyhü'l-harem ve medrese-i Sokollu Mehemmed Paşa ve medrese-i Sinân Paşa. Bu medârislerin çoğu Süleymân Hân asrında Mi‘mâr Sinân Ağa binâsıdır.
EÇS IX Y354b
(---) (---) (---) (---) (---) olmak ile ve beher yevm ders-i âmlarına ve talebelerine ve bevvâblarına vazîfe-i mu‘ayyenleri (---) (---) (---) ta‘yîn olunmuşdur. Ve huccâc-ı müslimîn Mekke'ye geldiklerinde bu medreselere gelüp meks edüp mihmân olurlar (---) (---) (---) (---) ve rûz merre ta‘yînât-i mu‘ayyeneleri ve şem‘iyyeleri ve mürettebleri ale't-tertîb vâsıldır. P 147a
EÇS IX Y354b–Y355a
Ve şehr-i Ka‘be içre yetmiş sekiz tekye-i meşâyih-i kibâr vardır. Cümlesinde müsâfirîn ü mücavirîn ile mâl-â-mâldir. Ammâ cümleden Mu‘allâ'da âsitâne-i Hazret-i Mevlânâ bir bâğ-ı İrem-misâl bir ferah-fezâ mevlevîhânedir kim semâ‘ [u] safâhânesi ve müte‘addid fukarâlar hücreleri ve câ-be-câ gül [ü] gülistân içre maksûreleri ve fıskıyye ve havz u selsebîl ile müzeyyen bir mesîregâh [u] ârâmgâh bir makâm-ı hânkâhdır. Cümle zürefâ-yı Mekke ve erbâb-ı ma‘ârif-i şehr-i Bekke zarîfleri bu mecma‘hânede cem‘ olup zevk [u] safâ edüp âyîn-i Mevlânâ ederler. Bu âsitâneyi Dervîş Muhammed Hindî-i Lâhorî kendü mâlıyla binâ edüp Konya'da Mevlânâzâde Çelebi Efendiler izniyle şeyh olmuşdu. Ammâ zamân-ı seyâhatimizde vâ‘ız u nâsıhı Gemici Alî Ağazâde Ferhâd Çelebi seccâdenişîn şeyh idi. Mağz-ı Kur’ân olan Mesnevî ü Ma‘nevîde tekmîl-i fünûn edüp ilm-i tasavvuf gavvâsı bir bahr-i ma‘ârif zât-ı şerîf idi. Y 355a Hattâ serdâr-ı mu‘azzamımız olan veliyy-i ni‘am Hüseyin Paşa hazretleri efendimiz deryâ-misâl asker-i İslâm ile Mekke-i mükkerremeye teşrîf buyurduklarında şeyh-i mezkûr paşa hazretlerin hıyâbân-ı mevlâhâneye da‘vet edüp cümle iç huddâmları ile anda meks edüp tekyenin hâricinde çetr-i mülemmâ‘lar tınâb tınâba kurılup sâ’ir huccâc ve asâkir dahi hayme [vü] hargâhları ile bîrûn-ı vâdî-i Ebtah'da yigirmi gün yigirmi gece meks edüp mezkûr şeyh ile sohbet-i hâs olundu. Gâyetü'l-gaye ma‘mûr [u] âbâdân tekye-i uşşâkân mevlevîhâne-i mecma‘ü'l-irfân ve cây-i ferah-ı cân tekye-i dervîş-i cihândır.
EÇS IX Y355a
Ve Mısır çârsûsu başında Hâsekiyye imâreti civârında âsitâne-i şeyh Abdülkâdirü'l-Cîlânî kârgîr binâ-yı metîn bir tekye-i azîmdir. Âyende vü revendeye ni‘meti mebzûldür. Ve şâm çârsûsu kurbunda şeyh Alî tekyesi ve Baba Horasânî tekyesi ve Hind pâdişâhlarından Celâleddîn-i Ekber tekyesi tarîk-ı Kâdirî'de ma‘mûr [u] âbâdân tekyedir. Cümle fukarâ-yı Hindî anda sâkinlerdir.
EÇS IX Y355a
Ve Hasan er-Râ‘î tekyesi ve Seyyid Ahmedü'l-Bedevî tekyesi ve Nakşibend Bahâüddîn tekyesi ve İbrâhîm Desûkî tekyesi ve Hacı Bektaş-ı Velî tekyesi. Ve cebel-i Ebî Kubeys'in tâ zirve-i a‘lâsının cânib-i şimâlîsinde şeyh İsmâ‘îl-i Halvetî tekyesi bâlâda evsâfı tahrîr olunmuş bir cihân-nümâ tekye-i ibret-nümâ bir âsitâne-i dilküşâ bir tekyedir.
EÇS IX Y355a
Andan tekye-i Abdullâh-ı Celvetî, zamân-ı kadîmde İmâm Hasan hazretlerinin hâne-i şerîfi imiş. Ve hâlâ hayatda olup sohbet-i şerîfi ile müşerref olup du‘â-i hayr [u] senâları ile şerefyâb olduğumuz eş-şeyh Abdurrahmân-ı Mağribî hazretleri kendi sa‘âdet-hânelerin tekye inşâ edüp mezheb-i Mâlikî'de keşf [ü] kerâmet sâhibi bir mürşid-i merd-i kâmil ve âlim ü âmil kimesnedir.
EÇS IX Y355a
Ve bu şehr-i Me‘âd içre cümle elli iç vekâledir. Her biri kal‘a-misâl kat-ender-kat hânlardır. Vekâle ta‘bîr ederler. Her birinde yüzer ikişer yüzer hücreleri var. Ekâlîm-i seb‘anın huccâcları ve tüccârları bu vekâlelerde mihmân olup cemî‘i zî-kıymet cevâhir makûlesi bulunup bî-kıymet bey‘ u şirâ olunur. Cümleden şâm vekâlesi ve Haleb vekâlesi ve lrak vekâlesi ve Hind vekâlesi ve Yemen vekâlesi ve Habeş vekâlesi ve Mısır vekâlesi ve Cidde vekâlesi. Bu hânlardan mâ‘ada niçe bin hâneler vardır kim huccâc zamânında sâhibleri icâre ile verüp huccâc [u] züvvâr ile mâl-â-mâl olur.
EÇS IX Y355a
Evsâf-ı imârethâ-yı Mekke-i mükerreme:
EÇS IX Y355a
Evsâf-ı uyûn-ı çeşmesâr-ı şehr-i Me‘âd ya‘nî Mekke
EÇS IX Y355a–Y355b
İhvân-ı bâ-vefâya pûşîde olmaya kim şehr-i Mekke yedi cebel-i sengistân mâbeyninde bir arz-ı yâbisde vâki‘ olmağile ahâlî-i Mekke mütemekkin olmak mümkin olmamağın edâ-yı hac edüp herkes vatanına müteveccih olurlardı. Hattâ Hazret-i Ömer hilâfetinde ba‘de edâ’i'l-hac nâdîler nidâ edüp mücâveret murâd edinen kimesneleri Mekke'den nefy ederlerdi. Niçe divel-i mülûkde bu hâl Y 355b üzre hac edüp bir ferd mücâvir olamazdı.
EÇS IX Y355b
Tâ ki Âl-i Abbâsiyân hilâfetinde Hârûnü'r-Reşîd'in Sittiye ehli Zübeyde Hâtûn farîza-i nüsük-i Beytullâh edâ-yı hac edüp bir sene deryâ-misâl askerile şehr-i Mekke'de mücâvir kalup beyne'l-Abbâs ve'l-Ebtah bir cebel vardır kim cebel-i Arafât'ın cânib-i şarkîsi ve şimâli mâbeynine vâki‘ olmuşdur, Cebel-i Mehîb derler, anda bir uyûn-ı câriye var idi, anı Zübeyde Hâtûn niçe bin kûhken Ferhâdlar ile ol cebel-i âlîyi dere ve depeyi nakb edüp niçe uyûnlar zâhir olup cümlesin bir yere cem‘ edüp ilm-i hendese üzre o uyûn-ı zülâlin cereyânına göre ol kûh-ı bâlâları Ferhâdî külünkler ile lağımlar ederek ve ba‘zı yerlerin üstâd bennâlar kârgîr Horasânî ile binâ ederek cebel-i Arafât'a getirdiler. Anda iki bürke-i azîmler binâ etdiler.
EÇS IX Y355b
Andan cereyân ederek câmi‘-i Meş‘ari'l-Harâm'a ve anda bir bürke-i mu‘azzama inşâ edüp andan Mîne bâzârı içre cereyân ederek mescid-i Bî‘at nâm mahalden ubûr ederek Ebtah'da iki bürke-i azîmeler ihdâs edüp anlar leb-ber-leb olduğundan mâ‘adâ şehr-i Mekke içre iki bürke-i azîm binâ edüp anlar leb-ber-leb olduğundan mâ‘adâ şehr-i Mekke içre iki bürke-i azîm binâ edüp anlar dahi melân olup ol uyûn-ı zülâl şehr-i Mekke içre râyegân cereyân edüp ehl-i Mekke def‘-i atşân ederlerdi. Âb-ı firâvân uyûn-ı revân sebebi ile Mekke-i mükerreme eyle âbâdân oldu kim ilâ-haze'l-ân bir şehr-i bender olmuşdur, ammerahullâhu ilâ inkırâzı'd-devrân.
EÇS IX Y355b
Eğer su’âl olunursa "şehr-i Mekke içre âb-ı Zemzem var iken ehl-i Mekke suya ihtiyâc mı çekerler?" denilse,
EÇS IX Y355b
"Belî eyledir." Bir kerre âb-ı Zemzem'i nûş eden def‘-i atşân etdiğinden mâ‘adâ yigirmi dörd sâ‘at def‘-i cû‘ dahi eder. Ammâ sâ’ir hammâmât [u] levâzımâta isti‘mâl olunmak memnû‘dur. Zîrâ şifâ niyyetine isti‘mâl olunur. Anınla tahâret câ'iz değildir. Hattâ vilâyet-i Karaman'dan bir nâ-tırâş Karamanî âb-ı Zemzemle tahâret etdigiyçün hâlâ ehl-i Mekke ahâlî-i Karamanîye, "Yâ Karamanî yâ kara îmâni" deyü şütûm-ı galîza ile şetm ederler. Tâ’ife-i Etrâk ehl-i Mekke yanında gâyet mezmûm kavimdir.
EÇS IX Y355b
Bu şehr-i Mekke içinde cereyân eden uyûna (---) derler. Ba‘dehu Zübeyde Hâtûn Mekke ile Cidde mâbeyne-hümâsında Hıdde nâm bir karye vardır, anda bir nehr-i azîmi kehrîz ve lağımlar ile bender-i Cidde'ye götürüp şehr-i Cidde'yi gark-ı âb edüp Cidde benderi dahi ma‘mûr [u] âbâdân olup ba‘dehu Cidde ve Mekke uyûnlarının ar-rahme telzîne(?) anlarının yolları harâb olup niçe mülûklerin devletleri mürûr edüp (---) (---) (---) (---) Sultân Selîm Hân aleyhi'r-rahmetü ve'l-gufrân bir Mısır hazînesi mâl sarf edüp ta‘mîr ü termîm etdi kim ilâ hâze'l-ân ma‘mûr [u] âbâdândır. (---) (---) (---) huccâc def‘-i atşân edüp sâhibü'l-hayrâtı du‘â-yı hayr ile yâd ederler. Q 145b P 147b
EÇS IX Y355b–Y356a
Ve niçe bin hânelerin ve sarây-ı âlîlerin Y 356a altında birer sebîlhâne mukarrerdir. Cümle sebîlhânelerden mükellef Lahza bâzârı başında Kızlarağası sebîli gâyet müzeyyen ve kubbe-i âlîli kârgîr binâdır. Cânib-i erba‘ası ve sakfı serâpâ nükûş-ı garîbe ve acîbe ile nakş-ı nigârhâne-i Çîn-misâl münakkaş bir sebîlhâne-i zîbâdır. Celî hatt ile müzehheb târîhi var ammâ izdihâmdan kırâ’at olunup tahrîr olunmadı.
EÇS IX Y356a
Ve bu sebîle muttasıl ale't-tertîb yigirmi göz çeşme-i cân-fezâ vardır kim her biri birer âb-ı hayâtdan nişân verir. Cümlesi nehr-i Arafât'dan cereyân eder. Sûk-ı sultânî içre bir köşeye vâki‘ olmuşdur.
EÇS IX Y356a
Ve bu şehrin cümle hân ve câmi‘ ve mesâcid ve hammâmât ve sebîl ve çeşme ve bürkelerine gelen uyûn-ı câriye Süleymân Hân hayrâtıdır kim Arafât'dan bir menzil ba‘îd yerden gelir. Ve Sokollu Mehemmed Paşa ve Sinân Paşa ve Hâsekî Sultân ve sâ’ir selef pâdişâhlarının çeşmeleri cümle bu Arafât nehrindendir.
EÇS IX Y356a
Ve cebel-i Ömer kurbunda Süleymân Hân çeşmesi otuz ayak taş nerdübân ile enilir bir çeşme-i hayât-ı cândır. Târîhi mürûr-ı eyyâm ile harâb olmuş.
EÇS IX Y356a
Ve yetmiş yerde sarây-ı âlîlerde bu uyûndan sarnıc kuyuları vardır. Ol şiddet-i hârda yah pâre âb-ı zülâl sulardır. Ve yedi yüz hânede dahi âb-ı hayât kuyular vardır, zîrâ şehr-i Mekke bir dere içre vâki‘ olmağile suyu çokdur. Ammâ cümlesi gayri lezzetdedir. Bu şehir içre olmak ile cümle âb-ı Zemzem lezzetinde gerek idi. Ammâ hikmet-i Hudâ herbiri birer ta‘âmdadır, zîrâ Cenâb-ı Bârî'nin âb-ı Zemzem'e nazarı ta‘allûk edüp mu‘cize-i Hazret-i İsmâ’îl ile zâhir olmuş bir âb-ı Zemzemdir.
EÇS IX Y356a
Ve şehr-i Mekke içre iki bülke-i muazzamalar var kim herbiri birer halîc-i azîmdir rûz-merre ehl-i Mekke ve yetmiş bin huccâc ve niçe kerre yüz bin devâbbât-ı kesîreye kovalar ile suyu keşân-ber-keşân çeküp cemî‘i hayvânât ol bürkelerden âb-ı hayâtı nûş etdiklerinde deryâda katre-misâl nâkıs olmayup yine leb-ber-leb durur.
EÇS IX Y356a
Mısır bürkesi dâ’iren-mâdâr sekiz yüz adımdır ve yigirmi kulaç amîkdir. Ammâ şâm bürkesi etrâfı beş yüz adımdır ve yigirmi iki zirâ‘ umku vardır. Ve şimâl cânibi kenârında nahl-i Tûbâ-misâl bir dıraht-ı müntehâ kârgîr binâ içre hâsıl olup sernigûn bürke içine şâhalar salup sâye salmış bir vâcibü's-seyr nahl-i azîmdir ki bir eşcâra müşâbeheti yokdur.
EÇS IX Y356a–Y356b
Ve bu Mısır ve şâm bürkeleri mâbeyninde kırk aded kahvehâneler var kim her birinde ecnâs-ı mahlûkâtdan biner ikişer bin haşerât-ı Fellâhîn ile mâl-â-mâldir. Ammâ bu kahvehâneler kârgîr binâlar değildir. Cümle külbe-misâl ahşâbât ile mebnî olup hurmâ hasîrı ile pûşîdedir. Bunlardan mâ‘adâ şehr-i Mekke içre mükellef ü müzeyyen yetmiş aded kahvehâne-i ma‘mûreler vardır. Herbirinde kıssahân ve meddâhân ve şu‘arâ ve mutrıbân Y 356b ve hânendegân ve remmâsân bikir esmerü'l-levn menkûşeli kavâzî Habeşe câriyeler ile leb-ber-lebdir. Ve çay ve bâdyân ve kahve ve kışır ve sa‘leb ve mahleb ve leben ve bahârlı mümessek eşribeler bişüp fağfûrî ve hıtâyî fenâcînler ile bey‘ olunur. Kahvehâneleri mecma‘u'l-irfândır.
EÇS IX Y356b
Evsâf-ı esvâk-ı müzeyyene
EÇS IX Y356b
Bu şehr-i Mekke içre cümle bin üç yüz dükkândır. Ammâ bâlâda şerîf Berekât iclâsı mahallinde donanma olup cemî‘i sûk-ı sultânî tezyîn olunup tavsîf olunmuşdur. Ammâ hâlâ iki bezzâzistânı vardır. Biri Bâb-ı Selâm kurbunda iki cânibinde kapulu kârgîr binâlı elli dükkânlı bezzâzistân-ı latîfdir. Cemî‘i dünyânın zî-kıymet akmişe-i fâhiri ve cevâhir-i nâdir-i dürr-i yetîmi bunda mevcûddur. Ammâ şâm çârsûsu kurbunda bir çıkmaz sokak içinde kırk aded dükkândır. Bir başında kapusu vardır. Bunda dahi ankâ hâcegîler kâlây-ı vâlâ-yı metâ‘ların arz edüp bey‘ [u] şirâ ederler.
EÇS IX Y356b
Ammâ bu şehir içre tüccâr mâbeyninde bir garîb temâşâdır kim ta‘bîr olunmaz. Bir bâzergân bir sevdâgerden bir metâ‘ alsa akmişe-i fâhiresine nazar edüp almak murâd etdükde iki kişi birbirleriyle esbâblarının yenleri içinde el ele verüp birbirlerinin ellerin bir kaç kerre sıkup murâd [u] maksûdları üzre bâzâr edüp bir ferd merd-i âferîde esrârlarından haberdâr olmayup İşrâkıyân bâzârı-misâl bey‘ [u] şirâ edüp yük yük niçe yüz bin guruşluk bâzâr edüp aslâ tekellüf etmezler. Ve birbirlerinin yüzüne dahi bakmazlar. Garîb temâşâ bâzâr-ı bey‘-i men-yezîddir.
EÇS IX Y356b
Ve bu esvâk-ı sultânî içre dekâkînlerin ekseri attâr ve bezzâz dükkânlarıdır. Ve cemî‘i hubûbât gılâl şehir içre meydânlarda ve ba‘zı dükkânlarda fürûht olunur.
EÇS IX Y356b
Ve bu dekâkînlerden mâ‘adâ her hânenin kapusunda içeri bir soffası mukarrerdir. Herkes metâ‘ın ol soffalar üzre kat-ender-kat yığup niçe yüz bin guruş bâzâr ederler. Ve herkese kahve ve eşribe-i mümessek ve gülâb [u] buhûr ile tatyîb-i hâtır edüp ri‘âyet ederler. Bir gûne dükkânlar dahi bu ankâ bâzergânların kapuları mâ-[bey]nidir. Bunlar dahi dükkân add olunsa altı binden mütecâviz dükkân olur.
EÇS IX Y356b
Ve bu hân dükkânlarından mâ‘adâ her hânede zî-kıymet cevâhir makûlesi ve akmişe-i fâhire-i nâdire dîbâ ve şîb ü zerbâf ve lâ‘l yâkût ve elmâs ve zümürrüd ve dürr-i yetîm lü’lü’-i şehvâr ve hurmüz-i dürdâne ve müşk ü amber-i hâm ve abîr-i gül-fâm ve zebâd ve ıtr-ı şâhî ve kâdî ve mâhî ve kâfûrî ve sünbül-i hıtâyî ve'l-hâsıl cemî‘i dünya kâlâyi fürûht olunup yük bağlanup yük çözülür bir bender şehr-i mu‘azzamdır.