EÇS X Y37b
Beğleri var ve on bin bahâdır askere mâlikdir. İskeleleri ol kadar işlemez, zîrâ pek âsîlerdir. Ammâ Mısır'dan Rûm'dan gelüp kalmış müselmânlar çokdur. Ganîmet diyârdır. Bunlara üç konak,
EÇS X Y37b
Beğleri ve on bin askeri vardır. Ve iskelesi gâyet işler. Kefe'ye karşu karşuyadır. Andan 2 konak,
EÇS X Y37b
Beğleri ve iskeleleri ve on bin âdemleri vardır. Bu kavimden Mengli Geray Hân on bin kavim Ejderhân seferine götürüp Çerkez'de tavattun ederdi. Çerkez dili Bozoduk kavmi bu Abaza Bozoduğu'ndandır. Ve Bozoduk iskelesinden 2 konak yine Karadeniz kenârınca,
EÇS X Y37b
Beğleri ve iskeleleri vardır ve yedi bin askere mâlikdir. Ve Taman kurbunda Anapa limanı bu Abaza'ya iki konakdır. Bu kavim gâyet mutî‘dirler, zîrâ içlerinde dâ’imâ Kırım ve Taman askeri eksik değildir.
EÇS X Y37b
Bu mahalde dahi Abaza'nın on iki kavmi tamâm olmuşdur. Hakkâ ki mahbûb u mahbûbesi ve nâmdâr yiğitleri olur, şecî‘ kavimlerdir. Asılları yine Arabdır. Bu diyârlar Hazret-i Ömer hilâfetinde Ciniviz küffârı elinde idi. Bunlar Arabistân'dan isyân edüp Ciniviz'e gelüp ilticâ edüp bu diyârda sâkin olup Abaza lisânı peydâ etdiler. Ammâ bu Abaza'nın dağlar içinde on iki aşîreti dahi var, ammâ anları seyâhat etmedik, ammâ isimlerin istimâ‘ edüp âdemleriyle ihtilât etdik.
EÇS X Y37b
Evvelâ Mikril'e karîb dağlar içinde aşîret-i Posuhu, andan aşîret-i Ac Çipsi, andan aşîret-i Beslib, andan aşîret-i Mükelye, andan aşîret-i Aypıga, andan aşîret-i Valakırış, andan aşîret-i Çıhakorş, andan aşîret-i Maça, andan aşîret-i Pançarış.
EÇS X Y37b–Y38a
Bunların dahi hâkimleri[ne] "Beğ" derler. Her kabîle onar, on ikişer, on beşer bin askere mâliklerdir. Sarp çengelistân yerlerde olmak ile bunlar gâyet hırsız kavimdir. Abaza ve Çerkez Y 38a kavmi bile bunlardan âcizlerdir. Ammâ Mısır askerinin temeli bu Abaza Çerkez vilâyetidir. Lâkin dalâlet içinde kalmışlardır. Kâfir ile müselmânı Abaza kavmine gösterüp,
EÇS X Y38a
"Kankısın seversin?" desen müselmâna yapışırlar. Anıniçün İslâm ile müşerref olduklarında galîz müselmân olurlar. Zîrâ bu Abaza ve Çerkez'de kefere olmaz, varsa katl ederler. Ve kilise ve kitâb yokdur. Hemân dağî bâğî yağı râğî bir kavm-i âsîdir.
EÇS X Y38a
Zikr-i ahvâl-i Rûs-ı menhûs ya‘nî Kazak-ı âk
EÇS X Y38a
Leh ve Maskov krallarının taht-ı hükûmetlerinde yetmiş fırka mel‘ûnlardır kim dünyâyı dutmuş kavimdir. Kâh Tatar Hân'a ve kâh Maskov'dan Leh'e ve kâh Leh'den Krakov kralına tâbi‘ olur. Ve kâh isyân edüp beş yüz pâre gemi ile Karadeniz'in cânib-i erba‘asın nehb ü gâret edüp yine gemileriyle vilâyet-i menhûslarına giderler.
EÇS X Y38a
Evvelâ nehr-i Özü câniblerinde Hatman Kardaş Kazak, andan Hatman Duruzunka, andan Hatman Serge, andan Hatman İhmilniç, andan Hatman Berabaş, andan Hatman Andırya, andan Hatman şeremet, andan Hatman Zaporoska, andan Hatman Hırıstina, andan Hatman Uman, andan Hatman Gürlev, andan Hatman Çehril.
EÇS X Y38a
Bu kabîle küffârların niçe yüz hatmanları dahi vardır, ammâ elli bir târîhinde elin vilâyetin İslâm Geray Hân ile nehb [ü] gâret etdiğimiz küffârlar olmağile tahrîr olundu. Bunlar cümle Leh'e tâbi‘dir.
EÇS X Y38a
Ammâ Maskov'a tâbi‘ olanlar yetmiş hatmandır, cümle Azak kal‘ası dibinden cereyân eden nehr-i Ten kenârındadır. Evvelâ Ten Hatmanı yetmiş hatmana serdârdır. Gayrılar kal‘aları ismiyle yâd olunur. Cümle kal‘aları nehr-i Ten kenârında ağacdandır. Çerkezkirmen, andan Mincekirmen, andan Sıvakirmen, andan İsorkirmen, andan Mujikkirmen, andan Tokaykirmen, andan Praskirmen. Netîce tâ Azak'dan üç aylık yol Ten kenârınca yetmiş hatmanlık yerdir. Kirmenleri nâmıyla anılır Kazak-ı âklardır. Bu mahalde bu mel‘ûnlar dahi tamâm oldu.
EÇS X Y38a
Ammâ Rûm, Ermeni ve Yahûdî ve Karâyî ve Kıbtî kefereleri her biri birer kralın taht-ı hükûmetlerinde re‘âyâlardır. Husûsan âl-i Osmân'da olan Rûm, Ermeni bir diyârda yokdur, millet-i Mesîhiyyedendirler. şâm'a, Haleb'e, Antâkıyye'ye melikler idi.
EÇS X Y38a
Cem‘ olsa kayâsıra derlerdi. Hırkîl Kral cümleden ziyâde mu‘ammer olup Mısır'a dahi mutasarrıf oldu. Zîrâ bâlâdan bu mahalle dek tahrîr etdiğimiz eğer müslim eğer millet-i Nasârâ cümle Mısır'a ve Kudüs'e tâliblerdir. Mısır'a mâlik olan,
EÇS X Y38a–Y38b
Mülûklarına kabâbıta derler. Cem‘ olsa Q 173b akbât derler. Müddet-i devletleri 400 sene. Bir tabakaları kırk yedi nefer oldu. Andan devletleri bergeşte olup mâbeyne üç yüz yıl P 171b Amâlîka devleti girüp yine devlet-i Kıbtî'ye rücû‘ Y 38b edüp devlet-i sânîde müddet-i devletleri yine 188 sene oldu ve nefer (---).
EÇS X Y38b
Ammâ Hazret-i Îsâ ve Hazret-i Yahyâ ve Hazret-i Zekeriyyâ asrında bulunanlara,
EÇS X Y38b
derler. Dîn-i Mesîhâ'yı dutdular. Ve bir sınıfına dahi,
EÇS X Y38b
derler. Sekizi hukemâlardandır, Batlîmûs Hakîm derlerdi, anıniçün Batâlise derler. Cümle on dörd nefer krallardır, ammâ akl-ı Arasto herîfler idi. Müddet-i saltanatları 207 sene.
EÇS X Y38b
Ve Eflâtûn, Bokrât, Sokrât, Restetâlîs, Fisagores, Feylekos ve Feylesof cümle Yûnâniyândır. Ve İskender dahi Yûnâniyândır, zamân-ı hükûmetinde şehriyâr derlerdi, ol zamânda cihâna Yûnâniyân müstevlî olup şarkdan garba hükm etdiler. Hattâ dünyâyı Kâf'dan Kâf'a hükm eden dörd kişidir, ikisi müselmân ikisi kefere. İslâmdan Hazret-i Süleymân'dır, biri dahi İskender-i Kübrâ'dır. Yûnâniyândan biri Yanko ibn Madyan'dır, biri dahi Buhtunnasr'dır. Rûy-ı zemîni millet-i Mesîhiyye-i Yûnâniyân ser-tâ-ser dutmuş idi.
EÇS X Y38b
Hâlâ yine ol kadar küffâr vardır kim müverrihîn ve ehl-i hey’et eyle yazmışlar kim rûy-ı arzı bir siyâh öküz sûretinde farz eylemişler. Cemî‘i vücûdunda ne kadar siyâh kılları var ise kara şapkalı kâfire teşbîh eylemişler. Ve ol sığırın iki gözleri ve iki boynuzları arasında bir beyâz nokta-misâl kıllar olsa ümmet-i Muhammed'e teşbîh etmişler. Hamd-i Hudâ mu‘cizât-ı Muhammed el-Mustafâ'nın berekâtıyla cümle ümmet-i Muhammed küffârı pârekende ve perîşân ederek mansûr [u] muzaffer olurlar.
EÇS X Y38b
Husûsan devlet-i âl-i Osmân bu bâlâda zikr etdiğimiz selâtîn-i dîn-i İslâmdan sonra âl-i Osmân zuhûr etmişdir. Ve,
EÇS X Y38b
Bâlâda tahrîr olunan yüz kırk millet-i Nasârâ kralları ve gorofları ve hatmanları devletinden sonra âl-i Osmân tulû‘ edüp bu cümle mülûkdan sonra devlete kadem basdıkların beyân eder
EÇS X Y38b
el-Faslu's-sâlis aşereDevlet-i âl-i Osmân'ın zuhûr [u] tulû‘un beyân eder
EÇS X Y38b
Evvelâ müverrihân-ı Rûm ve nükte-perdâzân-ı zevi'l-mefhûm ki, Arapça mûcebince rûy-ı arzda bâlâda tahrîr olunan selâtîn [ve] mülûklar edîm-i arzda sâkin olmuşlar idi ve esnâf-ı ümem içün ihtilâfât-ı kesîre olmuşdur. Ammâ sükkân-ı Rûm ve ecnâs-ı mütenevvi‘a-i ân-merzibûm bi-takdîri'l-Hayyi'l-Kayyûm fermânıyla asılda kavm-i Rûm Ays bin İshâk evlâdıdır.
EÇS X Y38b–Y39a
Andan Yâfes'e andan Nûh aleyhi's-selâma müntehîdir. Bunların ırk-ı tâhirinden ibtidâ Rûm'a kadem basan âl-i Selçukıyândır. Sene 476 târîhinde ümerâ-yı Dânişmendiyye ile yek-dil [ü] yek-cihet olup Malatıyye ve Kayseriyye ve Alâ’iyye ve Konya diyârlarına müstevlî olup müstakil pâdişâh oldular. Tulû‘ları Mâverâ’ü'n-nehir'dendir. Hikmet-i Hudâ bu mahalde Mâhân memleketinden âl-i Osmân'ın ecdâdı Süleymân şâh ve Ertuğrul, Moğol u Boğol-ı gûl-i beyâbân Tatarı derdinden terk-i vatan edüp Ahlât şehrine gelüp anda (---) sene Y 39a sâkin olup andan dahi Rûm ârzûsıyla Murâd nehri kenârına geldikde serdârları Süleymân şâh Ca‘ber kal‘ası dibinde gusl ederken gark olup anda defn edüp Erduğrul cümle erleriyle Selçukıyân Alâ’eddîn'e toğrulup gelürken bir püşte başına çıkup Konya sahrâsına nazar etdükde görseler kim iki deryâ-misâl asker biribiriyle germ-â-germ ceng-i perhâşda, ammâ Tatar askeri gâlib, beyâz destârlı Konya askeri münhezim oluyor.
EÇS X Y39a
"Bire Hızır-vâr, Alâ’eddîn cânibine imdâd edelim, bizler dahi Tatardan dilgîriz" deyü Ertuğrul Beğ bir beyâz livâ-i Muhammedî kaldırup cümle (---) bu kadar er Tatarın ensesine gelüp bir kemîngâhdan sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup sâtûr-ı Muhammedî koyunca Tatar'ın içine âteş-i Muhammedî düşüp karârları firâra mübeddel olup âl-i Selçuk tâze cân bulup Tatardan bir hân-ı cân halâs olmayup Sultân Alâ’eddîn mansûr [u] muzaffer Konya'ya gelüp Ertuğrul'a hil‘at-ı fâhireler ihsân edüp sağ kol beğliği verüp Bursa tekuru üzre serdâr edüp Bursa'nın cânib-i erba‘asında Bilecik ve Ilıbat ve Eynegöl ve Yalakâbâd, bu makûle yerlerden Ertuğrul ol kadar mâl-ı ganâyim ile Sultân Alâ’eddîn'e gelüp mâl-ı gazâ ile cümle Rûm askerin muğtenim etdi. Alâ’eddîn dahi günden güne Ertuğrul'un i‘ânetiyle azîmü'ş-şân pâdişâh oldu. Elkâb-ı pâdişâhîde Selçukıyâna selâtîn dediler.
EÇS X Y39a
Ol asırda Üsküdar'a varınca küffâr baş göstermeğe kâdir değildi. Zîrâ Sultân Alâ’eddîn'in cemî‘i zîr-i hükmünde yetmiş tabl [u] alem sâhibi mîrlivâsı askeri var idi. Evvelâ Mar‘âş'da âl-i Zülkadriyye ve Adana'da âl-i Ramazâniyye ve Sivas'da âl-i Dânişmendiyye'den Melik Gâzî ve Kastamoniyye'de âl-i (---) ve Amasiyye'de âl-i Ferhâd ve Kütâhiyye'de âl-i Germiyân ve Engürü'de âl-i Sübhân ve Sarhan vilâyetinde âl-i Sarhan Bay ve İmâd elinde âl-i İmâd Bay ve Sunkur elinde âl-i Sunkur Bay ve Keskin elinde âl-i Keskin Bay ve Teke elinde âl-i Teke Bay ve Hamîd vilâyetinde Hem-it Bay ve Menteşe elinde Menteşe Bay ve Aydın elinde âl-i Aydın Bay ve Lârende'de âl-i Karaman Bay ve Yalakâbâd'da Ertuğrul Bay.
EÇS X Y39a
Hâsıl-ı kelâm bu elkâblar ile müsemmâ Sultân Alâ’eddîn'in yetmiş mîrlivâsı var idi. Ve zamân-ı sa‘âdetlerinde Hazret-i Sultânü'l-ulemâ Mevlânâ Bahâ’eddîn Muhammed bin Hasan el-Belhî el-Bekrî Sultân Alâ’eddîn devletinde sene 631 târîhinde Konya'da fevt olup oğlu Celâleddîn-i Rûmî ki Hazret-i Mevlânâ'dır, halîfe oldu. Ve bâlâdaki ümerâlara sultânü'l-ulemâ lakab komuşdur. Her biri mahallinde tahrîr olunur.
EÇS X Y39a–Y39b
Ba‘dehu Sultân Alâ’eddîn Erzurûm semtine azîm Y 39b asker ile sefere gidüp Fenâde [Kubâdiyye] nâm mahalde şikeste-hâtır olup hasta yatırken oğlu Gıyâseddîn devlet-i dünyâ içün babası(nı) Sultân Alâ’eddîn'e zehir verüp ol mahalde asker dahi Gıyâseddîn['i] pâre pâre edüp ikisinin na‘şın bu yerden Konya'ya getürüp iç kal‘ada defn etdiler. Saltanat 26. Âl-i Selçukıyân bunda inkırâz buldu. Nefer cümle on dörd. Müddet-i devletleri (---) sene.
EÇS X Y39b
Andan cemî‘i ulemâ-yı Rûm gulgule-i Rûm edüp Ertuğrul'u beğ edüp halîfe olup cümle andan bî‘at etdiler. Ol dahi Bursa gazâsından gelirken mecrûhan Söğüt nâm kasabada medfûndur. Ve Savucu Beğ ibn Orhan Tomalıc gazâsında şehîd olup anı dahi Ertuğrul yanında defn etdiler.
EÇS X Y39b
Ba‘dehu yine ulemâ-yı Rûm meşveret edüp Ertuğrul oğlu Osmâncığ'ı müstakıllen re’s-i seb‘a mi’ede halîfe edüp Q 174a P 172a cümle a‘yân-ı Selçukıyân derûn-ı dilden bî‘at etdiler. Târîh-i vilâdeteş sene 656. Evvelâ Osmân sene 699, ömreş 69 sene, saltanat 26 sene, vefâteş sene 726.
EÇS X Y39b
Andan Orhan Beğ halîfe oldu. Saltanat 35 sene olup, Orhan Gâzî oğlu Süleymân Paşa Kara Mürsel Beğ ve Ece Ya‘kûb Beğ kırk nâmdâr ile Bahr-i Ebyaz'ı Kapudağı kurbunda Bab[ae]ski nâm mahalden sallar ile karşu Rûmeli tarafına at çıkarup Gelibolu câniblerin nehb ü gâret ederek İpsala ibtidâ salâdan galat olan yeri ibtidâ cum‘a gün anı feth edüp ibtidâ salâ okuduklarıyçün ibtidâ salâdan galat İpsala derler. Ve günden güne askerin gerüsü gelerek Gelibolu kal‘asın feth etdükde Gâzî Süleymân Paşa kal‘a kapusunda el urup bismillâhirrahmânirrahîm târîh sene 761 olmuşdur.