EÇS X Y47b
Beri tarafda Selîm Hân Adana'dan seksen bin güzîde asker ile kalkup Mısır hudûduna dâhil oldu. Zîrâ ol asırda hadd-i Mısır Adana idi. Andan Kilis kurbunda Merc-i Dâbık sahrâsı nâm mahalde meks etdükde bir pîr dervîş gelüp eyitdi:
EÇS X Y47b
"Yâ Selîm! Eğer mansûr [u] muzaffer olmak dilersen, bu Merc-i Dâbık sahrâsında Cenâb-ı Bârî'nin emriyle Hazret-i Dâvûd Câlût ile ceng edüp Câlût münhezim olduğu mahalde Hazret-i Dâvûd makâmı vardır. Gavrî gelmezden evvel sen ol makâma arka ver, tâ ki sun‘-ı Hudâ'yı göresin. Zîrâ ol mahalle Cenâb-ı Allâh'ın nazarı ta‘alluk etmişdir kim habîbine Allâh bu âyetini nâzil etdi:
EÇS X Y47b
nâzil olmuşdur. Hemân, yâ Selîm, ol mahalle varup sedd-i İskender ol" deyüp dervîş gâyib oldu.
EÇS X Y47b
Hemân Selîm Hân andan kalkup Merc-i Dâbık'da makâm-ı Dâvûd'da tınâb tınâba meks edüp cânib-i erba‘aya karavullar koyup âsude-hâl yatdılar.
EÇS X Y47b
İnhizâm-ı evvel-i Sultân Gavrî be-dest-i Selîm Şâh-ı Evvel
EÇS X Y47b–Y48a
Ertesi ale's-sabâh Sultân Gavrî yer götürmez askerle gelüp mukâbele-i âl-i Osmân'da meks eyleyüp yedi koldan çarhalar ve karavullar tertîb eyledi. Askerinin kesreti şundan mülâhaza oluna kim yigirmi P 175a bin eli nobutlu sakkâ ve yigirmi bin mehterân-ı hayme ve yigirmi bin sâyis ve yigirmi Y 48a bin eli nobutlu kavvâs fellâhîni var idi.
EÇS X Y48a
Hemân on iki bin alaca ahrec atlı nâmdâr ve yarar cündîsi ve kırk bin gayrı yeke süvârı ve seksen bin ağavât [u] mîrimîrânı ve mîr-i Çerâkize'si var idi.
EÇS X Y48a
Netîce bi-kavli Tevârîh-i Şehâbî sâ’ir haşerâtından gayrı iki kerre yüz bin kılıca gelür müsellah asker ile Selîm Şâh'ı Merc-i Dâbık'da karşuladı, ammâ âl-i Osmân cümle seksen yedi bin idi. Beyt:
EÇS X Y48a
Seher çün germ olup bâzârı MihrinAsar altun terâzûsun sipihrin Q 177aAnıniçün Zühre germ etmişdi bâzârKi nakd-i ömre kızgın Müşterî-vârMeğer mîzâne çekmiş Yûsuf'u mâhKi genc açmış Züleyhâ-yı sehergâhSeherden doğdu çün nûr-ı ilâhîZümürrüd kubbenin zerrîn külâhıSüvâr oldu kamu sâhib-kırânlarPeleng-i bebre bindi pehlivânlar
EÇS X Y48a
Alaylar ârâste ve kemîngâhlar pîrâste oldukdan [sonra] tarafeynden asker-i bî-pâyân birbirlerine girüp yedi sâ‘at-i nücûmî ceng-i sultânî oldu kim ol sahrâda Hazret-i Dâvûd ile Câlût cengi eyle olmamışdır.
EÇS X Y48a
Ne dırâz edelim. Âhir nesîm-i nusret Selîm Hân tarafına esüp cümle asker-i Gavrî dendân-ı tîğden geçüp bakıyyetü's-seyfleri Gavrî ile bile aynek yâ Mısır deyüp firâr etdiler.
EÇS X Y48a
Ba‘zı müverrih Gavrî bu cengde katl oldu, derler, ammâ sahîh değildir. Mısır'a varup yine asker cem‘ etdüği muhakkakdır.
EÇS X Y48a
Andan Selîm Şâh yigirmi gün Merc-i Dâbık sahrâsında meks edüp eyle mâl-ı ganâyime müstağrak oldular kim bir şütürbân ve bir harbende ücret ile hizmetkâr iken kendiler birer ikişer katâr deve yükü mâl-ı Kârûn'a mâlik olup ol gün bay oldular. Ve cümle Gavrî askeri,
EÇS X Y48a
"Sabâh ceng-i sultânîdir" deyü cümle erzâkların zemîne defn edüp cümlesi cengde gâyib olunca azamet-i Hudâ âl-i Osmân askeri zemînden bu mâlı çıkarup cümle gedâlar ihtiyâcdan berî oldular.
EÇS X Y48a
Andan Selîm Şâh Azez kal‘asına gelüp meks eyledi. Ve asker-i İslâm,
EÇS X Y48a
"Çerkez askerinde mâl-ı Kârûn var imiş" diyerek Gavrî askerin dağ u taşdan kova kova bulup katl edüp mâlın alırlardı.
EÇS X Y48a
Bu hâl ile Gavrî'nin mukaddemâ Şâm vezîri Senyal ve Kertbay ve Kodabay ve hâlâ zuhâl(?) ve Şâm vezîri Cânbezdi cânından bezüp firâr etdiler. Ve Gazâlî hâmûn gazâllerine karışdı.
EÇS X Y48a
Ve Haleb hâkimi Hayre Bay mukaddemâ Haleb'den firâr edüp kendü ayağıyla rikâb-ı hümâyûna yüz sürüp cân [u] dilden bende-i Selîm Hân olmuşdu. Selîm Hân dahi yemîn billâh edüp istikâmet ile hizmet idüp,
EÇS X Y48a–Y48b
"Hayre delâlet et, Allâh ile ahdim olsun, Mısır'ı feth edersem seni mustakil Mısır hâkimi edeyim ve murâd [u] maksûdun kadar sana asker vereyim, hemân iş gör, göreyim seni" deyü çok Y 48b istimâletler verüp haddinden ziyâde ihsân [u] in‘âmlar görüp Rûmeli'nde Hayre Bay'a Köstendil sancağı ihsân olunup Mısır gazâsına gelirken Halebü'ş-şehbâ altına meks oldukda Hayre Beğ hakkâ ki hizmetler edüp anın re’yiyle cümle Haleb ulemâsı ve sulehâsı ve e’imme ve hutabâsı ve meşâyih ve cümle askerîsi Haleb'in miftâhların Selîm Şâh'ın huzûruna getürüp cümlesi ihsân-ı pâdişâhî ile şerefyâb olup sene 921 târîhinde Haleb amân ile feth olunup eyâleti Karaca Paşa'ya ve mevleviyyeti Çömlekcizâde Kemâl Çelebi'ye sadaka olunup Selîm Şâh deryâ-misâl mansûr u muzaffer olmuş askerle Haleb'de Hünkâr sarâyında meks edüp Ulu câmi‘de Hazret-i Zekeriyyâ'yı ve sâ’ir âyân [u] kibâr-ı evliyâullâhları ziyâret edüp ruhâniyyetlerinden istimdâd taleb edüp,
EÇS X Y48b
Cânib-i erba‘ada olan vilâyetlere istimâlet hatları gidüp kal‘aların miftâhları ile gelüp mutî‘ [u] münkâd olan ahâlî-i vilâyeti beyân eder
EÇS X Y48b
Evvelâ Mar‘aş ve Ayntâb ve Rîha ve Ma‘arra ve Rûha ve Birecik ve Harrân ve Kilis ve Azez ve Haleb ve Hamâ ve Hıms ve Mıdık ve Şecer ve Ayntâkıyye ve Lâtıkıyye ve Cebeliyye ve Markab ve Hüsün ve Tarabulus ve Berût ve Sayda ve Akka ve Sıfet ve Remle ve Zübdâniyye ve Ba‘lebekke ve Şıkıf ve Taberistân ve Filistîn ve Leccûn ve Aclûn ve Nâbulus ve Kudüs ve İzzetü'l-Hâşim, bu makûle yüz kırk pâre kılâ‘-i metîneler amân ile feth olup ahâlîleri mutî‘ [u] münkâd oldular.
EÇS X Y48b
Ve çöl Urbânından âl-i Benî Selâme ve âl-i Reşîd ve âl-i Vahîdât ve âl-i Benî Umûrî ve âl-i Benî Zühd ve âl-i Benî Ribâh ve âl-i Benî Turâbî ve âl-i Benî Sâlim, ve'l-hâsıl yetmiş kabâ’il-i Urbân ve cemî‘i Dürzî ve Teymânî ve Yezîdî ve Mervânî ve Hûbârî ve Ma‘rûfî ve Aklı ve Kızıllı ve Şehâbî ve Şehbâzî ve Nusayrî ve Tâtekî, ve'l-hâsıl Sayda Berût dağlarında milel-i dâllenin cümlesi kılâ‘ların fethi teshîr olduğun istimâ‘ edicek ale'l-umûm Selîm Şâh'ın pây-i semend-i adâletine yüzler sürüp rehîn oldular, Arapça âyetin tilâvet etmeğe agâze etdiler.
EÇS X Y48b
Andan Selîm Şâh Haleb'den kalkup Hantıman'a. Andan kal‘a-i Ma‘arra'ya, mîrlivâlığın Atâ Beğ'e atâ etdi.
EÇS X Y48b
Andan kal‘a-i Hama hamâhümallâhu teâlâ ahâlîsi istikbâle çıkup Selîm Hân'ın pây-i semendine pâyendâzlar edüp kal‘ayı teslîm eyleyüp mîrlivâ Turhan Beğ oldu.
EÇS X Y48b
Andan kal‘a-i Hıms, cümle halkı pâyendâz ile istikbâle çıkup mîrlivâlığı İhtimânzâde'ye ihsân olundu.
EÇS X Y48b
Şâm-ı Tarabulus Güzelce Kâsım Paşa'ya verilüp donanma-yı hümâyûn Tarabulus'a gelmek fermân olundu.
EÇS X Y48b–Y49a
Andan Selîm Şâh azametle Şâm üzre gidüp Şâm'a karîb vardıkda Hayre Beğ'in hayırhâhlığı Y 49a sebebiyle Gavrî'nin Şâm vezîri olan Cânbezdi cümle ehl-i Şâm ile Selîm Şâhın pây-ı semendine yüzler sürüp cerâyiminden afv olunup yine Cânberdi'ye eyâlet-i Şâm ihsân olunup mevleviyyet monlâ (---) Efendiye sadaka olunup Selîm Şâh bir alay-ı azîm ile Şâm'a dâhil olup cemî‘i râhlarına dîbâ ve şîb ü zerbâf pâyendâz edüp sene 921 târîhinde,
EÇS X Y49a
Bunda dellâllar nidâ edüp meştâ fermân olundu. Ve Şâm'a iç kal‘a binâ olunmak fermân olunup kaçan Selîm Şâh şehzâde iken Tarabefzûn'da tâc u taht ve raht u bahtın terk edüp seyâhate müteveccih olduğu mahalde Tarabefzûn kâyimmakâm[ı] nasb eyledüği Sarı Arslan nâm mirlivâya kal‘a-i Şâm'ı metânet üzre binâ etmeği ana fermân edüp Selîm Şâh Mısır fethinden sonra Şâm'a gelüp kal‘a-i Şâm'ı tamâm bulunca bânîsinin ismiyle Şâm kal‘asına Sarı Arslan dedi. Hâlâ Şâm'ın iç kal‘ası Selîm-i Evvel'indir kim Sarı Arslan derler, ammâ taşra kal‘ası Mu‘âviye ibn Ebî Sufyân'ındır ki âl-i Ümeyye binâsıdır.
EÇS X Y49a
Ve Mısır'dan Şâm'a kanadı nâmeli güvercinler gelüp Cânberdi'ye vâsıl olup Cânberdi dahi kâğıdları Selîm Şâh huzûruna güvercinler ile götürüp kanatlarından kâğıdları çıkarup kırâat olundukda eyle tahrîr etmiş kim Sultân Gavrî askeriyle Merc-i Dâbık'da münhezim olup firâr edenlerin cümle heccânları ve atları Katıyye ve Ümmü'l-Hasan çölünde ac susuz helâk olup halâs olanı Urbân-ı uryân kırmış. Ancak Gavrî altmış âdemle Mısır'a yetmiş. Hâlâ Tumanbay'ı serdâr edüp asker yazmadadır, deyü mektûbu sabâh yazup Mısır'dan Şâm'a vakt-i asrda gelüp Selîm Hân ta‘accüb eder. Hakîkatü'l-hâl Mısır benderlerinde hâlâ kebûter ile benderden bendere kâğıd uçururlar.
EÇS X Y49a
Ba‘dehu Selîm Hân asker tedârikinde olup günden güne elzem-ı levâzımâtlar gördü.
EÇS X Y49a
{Der beyân-ı kabr-i Muhyiddîn ibnü'l-Arabî (---) (---)}
EÇS X Y49a
Hikmet-i Hudâ bir gün Selîm Hân meştâ-yı Şâm'da Kemâl Paşazâde ile kitâb tetebbu‘ ederken Muhyiddîn el-Arabî'nin bir risâlesinde izâ câe's-sîn dahale'ş-şîn azhar bi-merkadi'l-mîm lafz-ı dürerbârların görüp sîn'den murâd Selîm'dir, dahale'ş-şîn'den murâd Selîm Şâm'a dâhil ola, azhar bi-merkadi'l-mîm'den murâd Muhyiddîn'in P 175b kabri zâhir ola, deyü istihrâc edüp Selîm Hân bu rumûz-ı cifre meğer münkir imiş. Hemân sâ‘at,
EÇS X Y49a–Y49b
"Efendi, Muhyiddîn['i] ziyâret edüp kabrin dahi zâhir ü ayân beyân edelim" deyü ahâlî-i Şâm'ın müsin âdemlerinden su’âl etdiler. Aslâ bir ferd-i âferîde haber vermeğe kâdir olmadılar. Kimi dedi: Bu rumûzâtından ma‘lûm olur kim Şâm etrâflarındandır, ammâ kabir nâ-ma‘lûm olduğundan azhar bi-merkadi'l-mîm buyurdukları oldur, deyü Selîm Hân hayli Y 49b müte’ellim olup ol gece menâmında görür kim Hazret-i Muhyiddîn gelüp,
EÇS X Y49b
"Yâ Selîm, senin Şâm'a gelmene muntazır idim, safâ geldin. Mısır gazân müyesser oldu, sana tebşîr etdim. Sabâh ıstablından bir siyâh Q 177b ata süvâr olup ol at seni bana getürüp bulur. Beni hâk-i mezelletden kaldırup bu Sâlihiyye'de bana bir türbe ve âsitâne ve bir câmi‘ ve imâret ve medrese ve mekteb-i sıbyân ve hammâm ve mahkeme ve hâkim-hâne ve esvâk-ı muhtasaralar ve çeşme ve arklar ile sular getürüp benim Sâlihiyye'mi amâr eyle ve yürü işin Allâh râst edüp Mısır fethi müyesser oldu", deyü Selîm Hân bu vâkı‘ayı görüp hâbdan bîdâr olup,
EÇS X Y49b
"Elbetde bulun" deyü ibrâm [u] ilhâh eder.
EÇS X Y49b
Bilâhare bir siyâh çakal uyuz sakkâ bârgiri var imiş, cümle huddâmlar başına üşüp buna bir tîmâr ederler kim bârgirin aklı başına gelüp eğerlerler.
EÇS X Y49b
Selîm Hân süvâr olup licâmın eğerhânesine bırağup at süheyl urarak cünbüş-i merdâne edüp haykırarak Sâlihiyye'ye varup bir mezbelistân kömlüğü üzre çıkup at eşinmeğe başlar. Ol mertebe eşinir kim Selîm Hân üstünde tâkat getüremeyüp bi'z-zarûrî nüzûl eder. Tâ ki ol at eşine eşine bir çâr-gûşe seng-i azîm zâhir olup at dahi eşinmeden fâriğ olup gûyâ edâ-yı hizmet etmiş gibi Selîm Hân'ın yanına gelüp epsem durup lisân-ı hâl ile,