EÇS X Y83b
Bu odadan taşra dîvânhâne-i kadîm Sultân Kayıtbay'ındır. Sâfî ruhâm döşelidir kim beş aded mermer münakkaş sütûn üzre zer-ender-zer münakkaş tavandır. Sarây meydânından bu dîvânhâneye yigirmi beş kademe taş nerdübân ile çıkılır.
EÇS X Y83b
Ve bu dîvânhânede Selîm Hân çok dîvân etmişdir. Makâmında hâlâ ruhâmlı rûy-ı dîvâra yeşil levha kaplıdır. Yine rûy-ı dîvârda gâyet kalın hat ile âye[t]:
EÇS X Y83b
Ve bu hattın mukâbelesindeki dîvârda âye[t]:
EÇS X Y83b
Ammâ bu dîvânhâne-i Gavrî'den küçükdür. Tûlü otuz adımdır ve arzı on beş adımdır. Ve üç pençeresi ve bir kapusu üzre târîhi:
EÇS X Y83b
Temme Şa‘bânu'l-mübârek sene sittîn semânimi'e [860]
EÇS X Y83b
Elhâsıl pâdişâhâne bir sarây-ı âlîdir kim midhatinde lisân kâsırdır.
EÇS X Y83b
Ve Kayıtbay dîvânhânesinin altı kilârdır, mâl-â-mâl zehâ’irdir. Cümle ağavâta ta‘yînât andan verilir. Bu kilâr kapusu Kayıtbay asrında dîvânhânesi kapusu imiş. Hâlâ yine ol dîvânhâneye dahi (---) kademe taş nerdübân ile çıkar, lâkin muzlim yoldur. Ammâ kadîm kapudur, hâlâ Kilâr kapusu derler. Bu kapunun yemîn [ü] yesârında tahrîr olunan târîhlerdir:
EÇS X Y83b
Bismillâhirrahmânirrahîm emere bi-inşâi hâze'l-mekâni'l-mübârek li'l-‘abd fazlun minallâhi ta‘âlâ ve azze atâyâ bi-devâm mevlânâ es-sultânü'l-melikü'l-İslâm ve'l-müslimîn kâtilü'l-kefereti ve'l-müşrikîn, ale'l-adli fi'l-âlemîn, es-Sultân el-Melikü'l-Eşref Ebünnasr Kayıtbay hallede mülkehu bi-târîhi şehri'l-Muharrem sene seb‘ ve seb‘în ve semânimi'e [M. 877]
EÇS X Y83b–Y84a
Ve bu kapunun sol tarafında yeşil parmaklık içinde Selîm Hân makâmı vardır kim ibtidâ Selîm Hân matbah kapusundan içeri girüp bu mahalde otururken iç kal‘adan Selîm Hân'a üç aded top gülleleri ururlar. Hâlâ Y 84a yerleri zâhirdir kim ol nişân yanlarında üç aded müdevver dâ’ire içinde,
EÇS X Y84a
Li-mevlânâ es-Sultân el-Melikü'l-Eşref Kayıtbay azze nasruhu
EÇS X Y84a
Ba‘dehu Selîm Hân darabât-ı topdan havf edüp Sarây meydânının büyük kapusu dibindeki şâtırlar konağı kemerleri altında oturup darabât-ı topdan halâs olup iki rek‘at salât-ı şükrâne kılar.
EÇS X Y84a
Ba‘dehu ol ân ol mahalde dîvân feth eder. Hâlâ cemî‘i vüzerâ-yı Mısır bayram namâzına gitmezden mukaddem Q 190b bu mahalde dîvân etmek kânûn-ı Selîm Hân'dır. Ve her Mısır vezîri ibtidâ alay ile bu sarâya girüp atından endikden sonra ibtidâ Selîm Hân'ın nerdübân ayağında top güllesi yediği makâmda oturup du‘â ede.
EÇS X Y84a
Andan bayram dîvânları olan mahalde du‘â edüp ba‘dehu bismillâh ile yigirmi beş kademe nerdübândan Kayıtbay dîvânhânesinde du‘â edüp dîvân etdikde ibtidâ Haremeyn gılâlları ve surreleri defterlerin görüp dîvân ede. Zîrâ Hâdimü'l-Haremeyn'dir, ve's-selâm. P 188b
EÇS X Y84a
Ve Gavrî dîvânhânesinin altı yetmiş yedi aklâmların müfredât ve külliyâtı defterleri anda hazînelerde mahfûzdur. Ve rûznâmçe defteri dahi cümle andadır. Ve defterdârın mâhiyye verecek kîseleri cümle anda durur. Hîn-i azilde paşa sarâydan geçüp aşağı endikde bu hazîneyi beklemeğe yeniçeri ocağının alay çavuşu her gün her gece bu hazîne önün döşeyüp beş altı yüz yiğit ile sabâha dek sâzdır sözdür eğlenüp nevbet beklerler. Ve paşanın ve ağavâtın cümle odaların muhâfaza ederler. Anıniçün Mısır yeniçerisine mustahfızân derler.
EÇS X Y84a
Ve bu Sarây meydânının cânib-i erba‘asında beş kapudur. Biri Matbah kapusu. Biri Büyük Dîvân kapusu, iki kat metîn demir kapulardır. Selîm Hân'a miftâhları teslîm eden Elvâhoğulları kapucular bunda beklerler. Biri dahi şehir havâle kapusu. Biri dahi Arıkhâne zindânı mukâbelesinde zencîrli Karanlık kapu, kethudâ kapusudur. Biri dahi anın kurbunda Kara Meydân'a ener bir demir kapudur.
EÇS X Y84a
Andan biri dahi Kara Meydân'a enecek Karanlık kapu yokuş aşağı kesme kaya yoldur. Andan bir kapu dahi Tılısm kapusu derler, Deli Hüseyin Paşa, "Defîne vardır" deyüp birkaç top güllesi urmuş, alâmet etmiş, ammâ zarar isâbet etmeyüp ferâgat etmiş.
EÇS X Y84a
Andan bir demir kapu dahi vardır. Andan yüz adım yine yokuş aşağı yüz adım gidüp Sarrâchâne kapusudur kim paşanın cümle iç ağaları sarrâcları ve yedekçileri bu kapudan içeri seksen aded kârgîr odalarda sâkin olup orta yeri bir meydân-ı vâsi‘dir.
EÇS X Y84a–Y84b
Bu sarrâchâneden aşağı yüz adım giderken mâbeyn Âhûr kapusu, dibinde bir Hindî odasında bir serâmed hûrmâ ağacı vardır, andan elli adım Y 84b aşağı Büyük Âhûr kapusu, paşanın ve iç ağaların cümle atları bu âhûrdadır.
EÇS X Y84b
Andan yüz adım aşağı gidüp bir bölme hisâr dahi budur. İmrahora müte‘allık karakullukçular ve yetmiş oda sarrâclar cümle bu bölme hisârda dahi olurlar.
EÇS X Y84b
Bu kal‘adan taşra Kara Meydân kal‘asıdır kim yalın kat dîvârdır, mukaddemâ yazılmışdır. Ammâ yeniçeri iç kal‘asıyla bu paşa sarâyı kal‘ası ve Kara Meydân kal‘ası ile dâ’ren mâ-dâr sekiz bin beş yüz adımdır.
EÇS X Y84b
Ve cânib-i erba‘ası gayyâ-misâl olmagile aslâ handakı yokdur. Ancak Matbah kapusu cânibinde kal‘aya taş kesmeğile yedi yüz adım yerinde kesme kaya handakı vardır.
EÇS X Y84b
Ve bu iç kal‘a ve paşa sarâyı cümle üstü açık yetmiş kulledir. Ammâ aşağı Kara Meydân kal‘asında kulleler yokdur, ancak dörd kapusu vardır. Rûmeli meydânına mekşûf bir azîm demir kapudur, her bâr zencîr gerilidir, bu kapu yıldız cânibine nâzırdır, yanında bir küçük uğrun kapu vardır, atlı gücile geçer. Ve bir kapusu dahi İmrahorun sarâyı dibinde Âhûr kapusudur, garba nâzır demir kapudur.
EÇS X Y84b
Ve bir demir kapu dahi deliler konağı dibinde Zâviye kapusudur, kıbleye nâzırdır. Bu kapudan yigirmi adım bir kapu dahi Karâfe kapusudur, şarka mekşûf bir demirli kapudur.
EÇS X Y84b
Bu mahalde iç kal‘a ve paşa sarâyı kal‘ası ve Kara Meydân kal‘ası cümle tamâm oldu. Ammâ tahrîr etdiğimiz hisâb cümle kal‘a on sekiz kat bölme hisârdır. Ve bâlâda tahrîr olunduğu üzre sagîr ü kebîr yetmiş demir kapudur. Her gece mesdûd olup kuş uçmaz. Yeniçeri iç kal‘ası kapularının miftâhları yeniçeri ağasında durur. Azebler kapularının miftâhları azebler ağasında durur. Paşa sarâyı kal‘asının cümle miftâhları bevvâblarda ve paşa kethudâsında durur. Ve Mısır'ın cümle iç kal‘ası beyân olundu, ammâ,
EÇS X Y84b
Bu yalçın kûh-ı bâlâ üzre olan kal‘adaki ibâdullâhların ve cümle devâbbâtların suların beyân eder
EÇS X Y84b
Evsâf-ı sâkıyehâ-yı Bi’r-i Yûsuf ve gayrı çâhları beyân eder
EÇS X Y84b
İbtidâ Salâhaddîn Yûsuf bu iç kal‘ayı binâ etdikde bunda sâkin olanlara su lâzımdır, deyü cemî‘i mühendisleri ve cümle kûhkenleri cem‘ edüp bu cebel-i müntehâ üzre bir su peydâ etmek gerek, deyü meşveret edüp re’y-i tedbîri anda karâr etdirirler kim;
EÇS X Y84b
"Bu kal‘aya su kuyudan gayra ilâc olmaz. Ve iki yüz kulacda su çıkar" deyü haber verirler. Yûsuf Salâhaddîn ibrâm idüp,
EÇS X Y84b–Y85a
"Bir vechile elbette bu kal‘aya su çıkarmak gereksiz. Yohsa cümleniz seyf-i miczemden geçiririm" dedikde cümle üstâd cem‘ olup bir kuyu kazmışlardır kim bu rû-yı arzda aslâ misli yokdur. İbtidâ çâr-gûşe bir kuyu kazarlar, yedi yılda tamâm olur. Kâmil yüz elli zirâ‘-ı Mekkî'dir. Buna ne ip dayanır ve ne âdem çekmeğe tahammül eder. Y 85a Âhir cümle kûhkenler üşüp bu kuyunun cânib-i erba‘asından yokuş aşağı kaza kaza meselâ kuyu ortada kubur gibi kalup cânib-i erba‘ası yoldur ve yolun her tarafından pençereler açup bu yola kuyudan aydınlık gelür. Meselâ İslâmbol'da Ayasofya câmi‘inin tabakalarına çıkacak yol gibi yoldur. Atlı yayan refâhiyyet üzre çıkarlar ve enerler, tâ çâh-ı gayyâya enince üç bin adımdır. Ammâ aşağısı gâyet muzlim mahûf yerdir, vehhâm âdemin kârı ol mahalle varmak değildir.
EÇS X Y85a
Andan üstâd-ı kâmil bu kuyuyu üç tabaka etmiş. Tabaka-i sifli altmış kulaç edüp kuyunun bir cânibin mağârâlar kesüp anda çarhlar binâ edüp iki çift öküz tâ ka‘rdan suyu dollâblar ile çeküp bu mahalde kayadan oyma bir havz-ı azîme dolar. Andan yukaru orta tabakada dahi ke'l-evvel kuyunun bir cânibin gârlar edüp gûnâ-gûn dollâblar ile yine dörd çift sığırlar aşağıki havuzdan suyu çeküp ikinci tabakadaki havuza döker. Andan yukarı yine dörd çift sığırlar dollâblar ile seksen kulac kalın halfa ipidir, ikinci tabakadan suyu sığırlarla çeküp üçüncü tabakadaki havuza dökdürüp şehre tevzî‘ olup yeniçeri ocağına ve Tavâşî Süleymân Paşa hammâmına ve çeşmelere ve ba‘zı evlere gider.
EÇS X Y85a
İbret-nümâ vâcibü's-seyr bir kuyudur. Hazret-i Yûsuf kuyusu derler, ammâ galatdır. Sultân Salâhaddîn Yûsuf'undur, Hazret-i Yûsuf'un değildir.
EÇS X Y85a
Temâşâsına varan âdemler fânûslar ve yel mûmları çerâgân edüp temâşâ ederler. Tâ nihâyetine bir sâ‘atde enilir. Anda yüz mikdârı sığırlar vardır. Her tabakasında başka mağârâ âhûrları vardır. Ammâ tâ nihâyetinde olan sığırları küçükden aşağı karanlıkda büyüdürler. Gayrı sığır tahammül edemeyüp ölür. Zîrâ cemî‘i zamânda kesb-i havâ edemez, vücûdu muzlim yerde eprimişdir. Ammâ yukaru tabakadaki sığırlar yine sehel kesb-i havâ ederler.
EÇS X Y85a
Ve sâkıyeci fellâhlar cümle ehl [ü] evlâdları ile bu kuyunun üç tabakasında sâkin olur. Ulûfeleri sâkıye emînindendir. Tâ aşağı sâkıyecilerin ulûfeleri bâlâdaki sâkıyecilerden ziyâdedir.
EÇS X Y85a
Ve anların sığırları çokdur. Şeb [u] rûz bu dollâblar deverân etmededir.
EÇS X Y85a
Ammâ tâ aşağıdan âdem yukaru kuyu ağzına nazar etdikde bir ibret-nümâ çarh-ı felek gibi dollâblar bir inildi ve bir girîv ü feryâd ve bir hây hûy kim âdemi hayret alur.