EÇS X Y87a
Bâb-ı Garâfe-i Vustâ. Andan içeri kabr-i tavîl önünden güzer edüp cânib-i kıbleye beş yüz adım gidüp,
EÇS X Y87a
Bâb-ı Garâfe-i Kübrâ: Bir ulu tahta kapudur kim cânib-i şarka nâzırdır. Ve İmâm Şâfi‘î'ye ve Ömer ibnü'l-Fârız'a bu kapudan gidilir. Andan beş yüz adım Kara Meydân kal‘ası dîvârı dibinden gidüp,
EÇS X Y87a
Bâb-ı Fârız: Bu dahi şarka nâzır tahta kapudur. Andan yine cânib-i şarka beş yüz adım gidüp,
EÇS X Y87a
Bâb-ı Cemmâlîn: Şarka nâzır bir ağaç kapudur. Paşa sarâyı dibinde Kavak meydânına karîbdir.
EÇS X Y87a–Y87b
Bu mahalde şehr-i Mısır'ın cânib-i erba‘asındaki kapular tamâm oldu. Ammâ biz dahi bî-tâb u bî-mecâl olmadan tamâm olup yine gayret ederek Kavak meydânı kal‘ası dîvârı dibinden yokuş yukaru Matbah kapusu önünden geçüp kal‘a handakı içinden adımlayarak Y 87b yeniçeri odaları olan iç kal‘ayı dolaşup tâ yine Nizâmiyye kapusuna gelince iki bin adım dahi olup vakt-i gurûb karîb olup Bâb-ı Nizâmiyye'den içeri girüp konağımıza bî-mecâl düşdük.
EÇS X Y87b
Bu hisâb üzre Mısır'ın aşağı varoş kal‘ası dîvârı olan yerleri cümle on beş bin beş yüz adımdır. Ve yigirmi bir kal‘a kapusudur. Ve cümle üç yüz kırk kulledir ve yedi bin bedendir. Ammâ kal‘a dîvârsız olan yerlerdeki kapular cümle yetmiş aded tahta kapudur. Ve üzerlerinde bedenleri ve mazgal delikleri vardır.
EÇS X Y87b
Ertesi ale's-sabâh yine silâhlanup atlarımız ile Bâb-ı Nâsır'a varup anda piyâde olup "el-hisâbu illâ bi't-tamâm" deyüp yine devât kalemi ele alup Bâb-ı Nâsır'dan ve Bâb-ı Fütûh'dan taşra kal‘a hâricinde olan varoşları tâ koyun kanarası mahalline varınca, andan Tâhir Baybars câmi‘ine gelince andan tâ Kantaratü'l-Özbekiyye'ye gelince, andan Kantaratü'l-Leymûn'a gelince bu varoş-ı azîm kâmil on bin adımdır.
EÇS X Y87b
Hâsıl-ı kelâm evvelki gün kal‘a dîvârlı yeri ile ve kal‘a dîvârsız varoş kapuları ile ve bu on bin adım kal‘adan hâric varoş ile cümle şehr-i imârât-ı Mısır'ın etrâfı dâ’iren-mâdâr kırk üç bin adımdır. Bir günde ve ertesi vakt-i zuhrda halâs olup cümle on yedi sâ‘atde devr etmiş olduk.
EÇS X Y87b
Ammâ bâlâda tahrîr olunan iç kal‘alar ve paşa kal‘ası bölmeleri ma‘an hisâbdadır kim şehr-i Bulak ve şehr-i Mısır-ı atîk ve yaylağ-ı Sultân Kayıtbay ve mahalle-i İmâm Şâfi‘î ve mahalle-i İmâm Ebü'l-Leys ve mahalle-i Ömerü'l-Fârız ve mahalle-i Ebussu‘ûd-ı Cârihî, bu zikr olunan mahallâtlar hisâbdan hâricdir. Zîrâ Mısır'dan birer mesâfe-i ba‘îde mahallâtlardır.
EÇS X Y87b
Ve Mısır içre Bâbu'l-hark ve dahi Bâb-ı Şa‘riyye nâm bâb-ı âlîler dahi Emîrü'l-cüyûş Bedrü'l-Cemâlî binâsıdır.
EÇS X Y87b
Dâ’iren-mâdâr yekûn-ı etrâf-ı mahrûse-i Mısır kırk üç bin adımdır, ve's-selâm.
EÇS X Y87b
Ammâ bu varoşun cenûb tarafında ve kıble ve şarkında ve şimâlinde olan kal‘a dîvârı handakın mezbele dolmuşdur. Salâhaddîn asrında gâyet ma‘mûr u müzeyyen ve şîrîn kal‘a imiş. Ammâ ba‘zı yerlerinde şehrin etrâfında hendek yerine Özbekiyye ve Nâsırıyye tur‘aları gibi halîcler cereyân edüp handak olmuşdur. Bu halîcler kenârında zikri sebkat eden kapulardır. Her gece pâsbânlar ve bevvâblar ve subaşı ve düveydârı ve kavvâsları kol dolaşup cümle kapuları sed ederler. Zîrâ Mısır içinde olan fellâhîn ve kavvâsîn ve mansar aşkıyâsı hırsızları gibi şakî harâmzâde bir diyârda yokdur.
EÇS X Y87b
Mısır'ın aşağı şehir içindeki cümle derb kapuların beyân eder
EÇS X Y87b
Bu mansarların derdinden şehr-i Mısır içinde köşeden köşeye birer ikişer kat kapulardır. Ve derbden derbe ve atfeden atfeye a‘yân-ı Mısır şâhnişînler edüp revzenleri tarîk-ı âma nâzırlardır. Hîn-i mahalde pençerelerden aşkıyâlara ok ve kurşum ururlar.
EÇS X Y87b
Ve her köşesinde birer kapu mukarrerdir. Cümle kapuların bevvâbları subaşı hükmündedir. Anın defteri mu‘cebince şehr-i Mısır içre cümle mahallât tedribe kapuları yigirmi altı bin kapudur. Ammâ şehr-i Bulak ve şehr-i Eski Mısır kapuları dahi hisâbda dâhildir. Bu cümle kapular her gece ba‘de'l-ışâ sed olup bir âdem kapusundan taşra çıkmağa kâdir değildir.
EÇS X Y87b–Y88b
Ve bu kapuların cümle Y 88b miftâhları mahalle imâmlarında emânet durup bevvâbları kapuların ardında nobutlarına dayanup nevbet beklerler. Zîrâ ol gece ol mahallede bir şey zâyi‘ olsa bevvâbdan su’âl olunup ikâb olur. Bevvâba bu hizmet tahtında günde birer dîvânî Mısır parası ahâlî-i mahalle ulûfe verirler.
EÇS X Y88b
el-Faslu'r-râbi‘ ve'l-ışrînDer zikr-i evsâf-ı mahallât ve hânedân sarây-ı âlî ve gayrı büyûtları beyân eder
EÇS X Y88b
Evvelâ bâlâda tahrîr olunduğu üzre ol cirimde olan Ümmü Dünyâ Mısır Gazâlî tahrîri üzre yedi yüz kırk mahalle-i müslimîndir. Ve bu mahallâtlar içre cümle hânedân-ı selâtîn ya‘nî selef pâdişâhlarının yetmiş sekiz aded sarây-ı âlîleri var kim her birinin vasfında lisân kâsırdır.
EÇS X Y88b
Evvelâ Fîl bürkesi sâhilinde Sultân Kayıtbay sarâyı ve Kal‘atü'l-Kepş'de Sultân Cavlî sarâyı ve aşağısında Mehemmed Beğ sarâyı ve mukâbelesinde Nezîr Ağa sarâyı ve Emîr-i hac Rıdvân Beğ sarâyı ve Emîrü'l-hac Zülfikâr Beğ sarâyı ve Emir-i hacc-ı sâbık Yûsuf Beğ sarâyı ve Şeyh Sâdât sarâyı ve Bıyıklı Mehemmed Beğ sarâyı ve Novalı Mehemmed Beğ ve Abbâs Ağa ve Baltacı Mehemmed Ağa ve Ramazân Ağa ve Müteferrikabaşı Şa‘bân Ağa ve Yeniçeri efendisi Bekir Efendi ve Ken‘ân Beğ ve Taşyatır ve Yenikapulu Mehemmed Beğ ve Şeyh Bekrî ve Hacı Paşa ve Özbek Beğ ve Mes‘ûd Ağa sarâyı ve bunlardan mâ‘adâ yigirmi iki bin büyût-ı müslimîndir.
EÇS X Y88b
Ve yigirmi Kıbtî mahallesi ve altı bin büyût-ı keferedir. Cümle tokuz bin harâc Kıbtîdir. Bahreyn emîni tahsîl eder.
EÇS X Y88b
Ve yigirmi iki cemâ‘at-i Yahûdî mahallesidir. Cümlesi bir semtedir. Sokakları zıyk, kendileri muzîk Yahûdîlerdir. Tarîklerinden at ve deve geçmek ihtimâli yokdur. Beşer altışar kat hânelerdir. Ve elli adımda bir tedribe kapuları mukarrerdir. Cümle çârsû-yı P 190a bâzârları mahallelerindedir, gayrı yere ihtiyâc değillerdir. Ve bir oda yeniçeri anda kolluk bekler. Cümle altı bin altmış harâcdır.
EÇS X Y88b
Ve dörd mahalle Q 192a Urûm, ve iki mahalle Ermenî vardır. Cümle üç bin harâcdır. Ve altı yedi bin müsâfirîn yuva(?) kefere harâcı olur. Rûm çingânesi yokdur, ammâ Mısır kavmi cümle Fir‘avn kavmidir.
EÇS X Y88b
Ve halîc kenârında bir mahalle Freng kefereleri vardır, ammâ yedi kralın balyozları bu Mısır'da sâkin olmaları sebebiyle üç bin Freng-i bed-reng kefere vardır, biri bir habbe harâc vermezler.
EÇS X Y88b–Y89a
Hâsıl-ı kelâm yetmiş iki milletdirler. Ammâ yüz kırk lisân şehr-i Mısır'da mevcûddur. Yigirmi aded millet-i Nasârâdan mâ‘adâ Mağribî ve Endelüsî ve Burnâvî ve Afnu ve Donkolâvî ve Berberî ve Fûncî ve Kırmanka ve Bağanıskı ve Habeşî ve Bânyânî ve Kakanî ve Sûdânî ve Tilimsânî ve Râbî(?) ve May Bornî ve Fûrî ve Dâcûrî ve Nûbî ve bu makûle elsine-i muhtelife bile Y 89a Mısır içinde mâl-â-mâldir kim diller ile ta‘bîr ve kalemler ile tahrîr olunmaz. Ammâ bu hakîr inşâallâh Mısır'ın cemî‘i ahvâlât ve ecnâs-ı mahlûkâtı mahalleriyle tahrîr olunur.
EÇS X Y89a
Hâlâ Yeni Mısır'ı binâ eden Mu‘îzzüddîn'in oğlu Hüseyin el-Kâ’id Billâh halîfe iken sene 481'de mukaddemâ âl-i Abbâsiyândan el-Mustansır Billâh'ın vezîri Emîrü'l-cüyûş Ebünnecm Bedrü'l-Cemâlî Mu‘îzzüddîn'in oğlu Hüseyin Kâ’id Billâh vezîr olup Cevher Kâ’id'in yapdığı Mısır kal‘asının cenûb cânibin münhedim edüp müceddeden bir azîm kal‘a-i üstüvâr zamîme edüp hâlâ Kayıtbay tarafında ol sûr dîvârları kömler altında kalmışdır.
EÇS X Y89a
Bâb-ı Züveyle ol asırda mezkûr Emîrü'l-cüyûş binâsıdır kim bu hakîr târîh-i kitâba dek elli bir yıldır seyâhatde eyle bir musanna‘ bâb-ı âlî görmedim. Ammâ bu kapuyu Emîrü'l-cüyûş Bedrü'l-Cemâlî binâ etdikde bir tılısm-ı azîm edüp aslâ kapuya kanatlar etmeyüp dâ’imâ açık dururdu. Ammâ ol kapunun eşiğindeki siyâh taşdan bir âdem Mısır içine harâmîlik ve hûnhârlık ve yağılık içün eğer at ile ve eğer piyâde Mısır'a girmek dilese bi-hükm-i mutalsam harâmî herîfin atı ayakları sürcüp depesi üzre düşüp helâk olurdu. Yâhûd atı irkilüp Züveyle Bâbı'ndan içeri yağı ve bagî ve dağî ve harâmî âdem girmek ihtimâli yok idi. Zîrâ mutalsamdan mâ‘adâ bu mahalde Hazret-i Mûsâ ile Hızır Nebî buluşup hâlâ Kırklar makâmı deyü ziyâretgâhdır.
EÇS X Y89a
Ba‘dehu el-Melikü'l-kâmil Nâsıruddîn Muhammed hilâfetine gelince bu Bâb-ı Züveyle'nin mutalsamı amelde idi. Bir gün el-Melikü'l-Kâmil Mısır içinde câmi‘-i Ezher'de zorbalık ile kapanan aşkıyâları kırmak kasdına Bâb-ı Züveyle'den içeri girirken atı irkilüp mahmîz etdikde at depesi üzre yıkılup Melik Kâmil pâymâl-i rimâl oldukda gazab-âlûd olup Bâb-ı Züveyle eşiğinde yüz aded koyun kurbân kanları dökülüp mutalsam bozulup kapunun eşiğinden ol siyâh taşı çıkarup kapuya iki kanatlar koyup sâ’ir kapular gibi açılır kapanır oldu. Hâlâ azîm demir kanatlı kapudur.
EÇS X Y89a
Andan üçüncü def‘ada sene 566 Sultân Salâhaddîn Yûsuf yukaru iç kal‘ayı binâ etdi. Ba‘dehu sene 566 Bahâ’eddîn Kara Monliyü'l-Esedî bir tavâşî ulu beğ idi, Şâm pâdişâhlarından korkup dördüncü kerrede Mısır'ın kal‘asın dahi büyük edüp zirâ‘-ı Hâşimî ile 1930 393.000 932(?) zirâ‘dır.}
EÇS X Y89a
el-Faslu'l-hâmis ve'l-ışrînMahrûse-i Mısır'da müsetcâbü'd-da‘ve olan câmi‘-i selâtînleri ve gayrı cevâmi‘-i kebîrleri ale'l-umûm beyân eder
EÇS X Y89a
Evvelâ şehr-i Mısır içre yüz elli altı aded selâtîn-i selef câmi‘leri var kim Rûm ve Arab u Acem'de ve'l-hâsıl cemî‘i memâlik-i İslâmiyyede bu kadar câmi‘-i mülûk [u] selâtîn binâ olunmamışdır. Ve her biri cennet-âbâd câmi‘lerdir. İnşâallâh ale't-tertîb ziyâret etdiğimiz gibi tahrîr olunur. Ammâ cümleden câmi‘-i kadîm ve ma‘bed-i azîm ve du‘â müstecâb olacak ka‘be-i fukarâ ve mesken-i zu‘afâ Mısır-ı atîkde,
EÇS X Y89a
Evsâf-ı câmi‘-i Amr ibnü'l-Âs radıyallâhu anh ki fâtih-i Mısır'dır. Bu câmi‘in sebeb-i binâsı oldur kim kaçan Hazret-i Amr Eski Mısır ki şehr-i Fustât'dır anı muhâsara etdikde asker-i İslâm-ı deryâ-misâl ile bu câmi‘ yerine cemî‘i hayemâtları ile meks edüp cânib-i erba‘alarına handak edüp rûz-merre ceng-i azîm edüp cümle şühedâların bu mahalle defn ederlerdi. Hikmet-i Hudâ kal‘a feth olup cümle haymeleri bozup şehre nakl etmek iktizâ edince gördüler kim bir güvercin Amr ibnü'l-Âs'ın haymesinin üstünde âşiyân etmiş. Amr bu kebûteri görüp,
EÇS X Y89a
"Ol haymeyi bozman. Ol güvercin bizim konuğumuzdur, ikrâm lâzımdır. Yavruların hâsıl edüp uçursun. Bizim dâyiremize gelen hûş [u] tuyûr ve insân u hayvân emîndirler. Çadırı bozman" buyururlar. Ol kebûter yavru hâsıl edüp pîçeleri âşiyândan pervâz edüp her bâr Amr'ın önüne gelüp konmağa başlayup üns [ü] ülfet etdiler. Amr dahi çadırı bozup bu mahalde iki deyr-i kebîr var idi, biri Kıbtîlerin biri Rûmîlerin idi, ikisin dahi münhedim edüp mukaddemâ handak kazılan yerden temel bırağup bir câmi‘ inşâ edüp yine ol güvercinler ol câmi‘de âşiyân etdikleriyçün bu câmi‘e Kutâs dediler, vech-i tesmiyesi oldur. Kırk bin asker ile bu câmi‘i itmâm edüp dâ’imâ bunda ibâdet ederlerdi. Anıniçün ibâdethâne-i kadîmdir. Menâkıbı çokdur, lâkin biz ihtisâr üzre tahrîr edelim.
EÇS X Y89a
Hâlâ çâr-gûşe kal‘a-misâl beden beden bir azîm câmi‘dir. Tûlen ve arzan yüz seksener germe adımdır. Kıble tarafı iki gerü kapu tarafı iki yüz seksen beyâz mermer amûd-ı müntehâlardır. Ve haremin yemîn [ü] yesârında dahi iki yüz kırk beyâz sütûn-ı bâlâlardır.
EÇS X Y89a–Y89b
Ve ibtidâ binâ oldukda cânib-i erba‘asında dîvârları yoğimiş, cümle amûdlar üzre binâ olunmuş. Hâlâ câ-be-câ amûdların başları ba‘zı yerde nümâyândır. Üç yüz amûd dahi anda vardır. Ve mü’ezzin mahfili dahi sekiz sütûn Y 89b üzredir. Bu hisâb üzre cümle sekiz yüz yigirmi amûd-ı müntehâ üzre kavs-ı kuzah-misâl tâklardır.
EÇS X Y89b
Ve kemerler üstü tavan-ı münakkaşdır, kubbeler değildir. Ba‘dehu yine Amr ibnü'l-Âs, câmi‘ metânet üzre olsun, deyü cânib-i erba‘asına tula-binâ kal‘a dîvârı gibi dîvâr etmişdir.
EÇS X Y89b
Minberi ve mihrâbı tarz-ı kadîmdir. Minberi bir musanna‘ hurde münakkaş ağaç minberdir. Mihrâbında Ramazân-ı şerîfin âhir cum‘asında iki rek‘at namâz kılan dünyevî ve uhrevî hayır murâdâtı elbette hâsıl olur.
EÇS X Y89b
Ve sahrâ-misâl haremi beyâz küfeke taş döşelidir. Haremin tâ ortasında fevkânî hücreler vardır. Mâ-tekaddem kutbü'l-aktâb Hazret-i Seyyid Alâ’eddîn Tâyirî sâkin imiş. Hâlâ yine içinde sâhib-i sülûk Şeyh Yûsuf Şinnâvî sâkindir.
EÇS X Y89b
Hâlâ bu câmi‘in cânib-i erba‘asında niçe yüz muzlim küncler vardır. Her birinde birer ârif-i billâh gençleri sâkindir, haftada bir iftâr ederler. Cümleden Şeyh Alî Fârızî ve Ramazân Halîfe-i Kayserî keşf [ü] kerâmet sâhibleridir. Şeyh Alî Fârızî'ye ilm-i mûsikî okusalar haz eder, ulu sultânlardır.
EÇS X Y89b
Ve her sene Ramazân-ı şerîfin âhir cum‘asında bu câmi‘ içre niçe kerre yüz bin âdem cem‘ olup câmi‘in enderûn [u] bîrûnunda âdem deryâsı olup ibâdet ederler. Elbette ol gün ervâh-ı evliyâ ve enbiyâ bu câmi‘de hâzırdır, derler.