EÇS X Y109b
Hâlâ hayâtdadır. (---) (---) Şeyh ed-Dîn eş-Şeyh ed-Dîn Çelebi efendi niçe yüz aded fukarâsıyla şeb [ü] rûz tevhîd-i Rabbü'l-izzet'e meşgûllerdir. Ve matbah-ı it‘âmında şeb [ü] rûz fukarâya P 197b (---) (---) ni‘meti mebzûldür.} Andan şehir içinde,
EÇS X Y109b
Halîce karîb ulu âsitânedir. Câmi‘i ve tekyesi ve yüz elli fukarâsı dâ’imâ tevhîd [ü] tezkîr edüp müte‘addid hücreleri vardır. Ve âyende vü revendeye ni‘meti mebzûldür. Andan Salîbe sûkunda,
EÇS X Y109b–Y110a
{Sultân Hasan'ın vezîridir.} Bir azîm âsitâne-i Şeyh Abdülkâdir el-Cîlânî tekyesidir. On altı sütûn üzre mebnî tavanı münakkaş bir âsitânedir. Hareminin vasatında bir havz-ı azîmi sekiz sütûn üzre bir beyâz kubbe-i âlîdir. Haremi serâpâ beyâz mermer-i Y 110a hâm döşelidir.
EÇS X Y110a
Ve bu âsitânenin sağ köşesinde bir kapudan içeri üstü mestûr bir meydândır. Etrâfı kat-ender-kat fukarâ-yı Kâdirî hücreleridir. Ve ol meydânda Q 199b cümle fukarâ semâ‘, tevhîd, safâ ederler. İki yüzden mütecâviz fukarâları vardır. Fakr [u] fâkada riyâzât [ve] mücâhede sâhibi kimseler vardır kim yüzlerinden nûr tamar. Ve mecma‘-ı fukarâ ve ulemâ kânı bir âsitâne-i Kâdirîdir. Ve evkâf-ı gâyet kavîdir, âyende vü revendeye ni‘met-i mebzûldür. Nâzırı Mısır vâlîlerinin imâmlarıdır. Senevî toksan bin para imâma hulvânı hâsıl olur.
EÇS X Y110a
Ve bu tekyenin şâhrâhdaki kapusu üzre üç tabaka bir minâre-i serâmedi var. Ve bu tekyeye nazîre tarîk-ı âmın karşusunda câmi‘-i Şeyhûniyye var. Tekye ile câmi‘ ikisi bir tarz üzre binâ olmuşdur. Pençereleri şâhrâha nâzırdır.
EÇS X Y110a
Ve bu tekyenin şeyhi Emîr (---) (---) Çelebi'dir. Halîm selîm sâhib-i tab‘ sâdât-ı kirâmdan mahdûm-ı mükerrem çelebidir. Ve şehr-i Mısır içre dörd yerde tekye-i Kâdirî vardır, ammâ bu cümleden mükellefdir. Ve buna karîb yine Salîbe çârşûsu içre,
EÇS X Y110a
Hâlâ hayâtda mazınne-i kerâme bir büyük kimesnedir. Zâviyesinde sâkindir. Hânesinden taşra aslâ çıkmaz, münzevî ve perhîzkâr savm-ı Dâvûd ile geçinir bir zât-ı şerîfdir. İftârda yigirmi dirhem arpa etmeği yiyüp bir kâse süd içer, gıdâları oldur. Âlim ü âmil ve fâzıl ü kâmil müstecâbü'd-da‘ve bir azîz-i müteverri‘ ve ehl-i perhîz ve sâhib-i riyâzat kimesnedir.
EÇS X Y110a
{Menâkıb-ı Şeyh Abbârî Efendi sellemehullâh}
EÇS X Y110a
Hattâ hakîr Defterdâr Ahmed Paşa nüzûlünden üç gün mukaddem Şeyh Abbârî hazretlerinde idim. Esnâ-yı kelâmda "Paşa ne kârdadır", buyurdular. Hakîr eydüp,
EÇS X Y110a
"Mekke ve Medîne hizmetine takayyüd edüp du‘â-i hayrınıza meşgûldür" dedim. Hemân keşf edüp buyurdular kim,
EÇS X Y110a
"Acabâ üç günden sonra bizim zâviye önünden geçüp bizi su’âl eder mi ki?" buyurup bir rumûz işâret etdiler. Huzzâr-ı meclis olanlar şeyhin işâretinden nakş alup,
EÇS X Y110a
"Paşa fukarâ muhibbi değildir", deyü ba‘zı sihâm-ı ta‘n u teşnî‘ ile paşaya zebân-dırâzlık etdiler. Hemân şeyh,
EÇS X Y110a
"Lâ lâ, ne olursa min-indillâh olursuz, bed-du‘â etmen. Bi-emrillâh bu Mısır'da ziyânkâr çekirge durmaz, helâk olur. Ve benî âdemin de ziyânkârı durmaz ve şeb [ü] rûz fitne [vü] fesâd eden dahi mu‘ammer olmaz" deyü işâret-âmîz kelimâtlar buyurdular.
EÇS X Y110a–Y110b
Hikmet-i Hudâ üçüncü gün Rûmeli meydânında cümle asker pür-silâh olup bir gulû-yı âm oldu kim âdem deryâ gibi temevvüc edüp Azebler kapusu önünde Abdülfettâh nâm anbâr-ı Yûsuf kâtibin atından yıkup pâre Y 110b pâre etdiler ve paşanın aşağı enmesin taleb etdiler. Bilâhire paşayı bilâ-sebeb azl edüp aşağı endirdiler. Paşa tevâbi‘i levâhıkı ile Salîbe çârşûsu içinden ubûr edüp Şeyh Abbârî'nin huddâmları paşaya selâma durup paşa şeyhin hâl hâtırın su’âl edüp alay ile Hacı Paşa sarâyında meks edüp anda mihmân oldu.
EÇS X Y110b
Hâsıl-ı merâm şeyhin üç gün mukaddem "Paşa buradan alay ile geçüp hâl hâtırımız su’âl eder mi?" işâreti üçüncü gün vücûd buldu. Böyle keşf [ü] kerâmet sâhibi azîz kimesnedir. Cemî‘i zamânda kendü eline ve ehl [ü] evlâdı destine harâmdan ve helâlden dirhem dinâr girmemişdir. Ammâ alâ-tarîkı'l-hedâye pirinç ve bal ve yağ ve kamh makûlesi hedâyâları alır, kisveleri yine hedâyâ boğası hil‘atlerdir. Böyle bir azîz-i Cem-cenâb sultân-ı fukarâdır. Tekyesinde cümle fukarâsı rızâ lokmasıyla kifâflanırlar, ve's-selâm.
EÇS X Y110b
Bir kân-ı fukarâ tekyedir. Cümle Özbekîler ve Belh [u] Buhârâ fukarâları anda sâkinlerdir. Evkâfları za‘îf olmağile nezerât ile geçinürler. Hattâ Selîm Hân İslâmbol'dan azm-i Mısır deyüp gelirken bir fukarâ-yı Nakşibendî dörd yüz vukiyye bir kırmızı sengîn amûd-ı sommâkî pâresin ketifine urup Selîm Hân'ın nazarında bu taşı tâ Mısır'a dak getirüp ba‘de'l-feth-i Selîm bu tekyeyi kendüye binâ edüp hâlâ kendüsi tekyenin cenbinde medfûndur, ol amûd pâre tekyenin kapusu üzre demir zencîrler ile maslûbdur kim âyende vü revendenin manzûrudur kim bir deve bârı pârçe-i sommâkîdir. Hakkâ ki kerâmetdir. Ve ana karîb Sultân Mü’eyyed Hân bîmârhânesinde,
EÇS X Y110b
Bir küçük tekyedir. Evkâfı yokdur, hemân rızâ lokmaları ile geçinir, Özbekî ve Hindî ve Belhî ve Bengâlî ve Selîmânî ve Moğol u Boğolî bir alay fukarâlardır. Bir zâviyeleri var ve şeyhleri mazınne-i kerâme bir kimesne olduğundan cümle fukarâ şem‘ine pervâne olup cem‘ olurlar. Andan,
EÇS X Y110b
Sene 733 târîhinde Şeyh Nizâmeddîn hazretleri tarîk-ı Halvetîde bir ulu sultân imiş, kendü mâllarıyla tekyegâh-ı fukarâ olmagiçün Sultân Muhammed ibn Sultân Kalavân'dan me’zûn olup Bâbü'l-Vezîr hâricinde bir püşte üzre cihân-nümâ bir âsitâne bünyâd etmişdir kim Mısır içinde nazîri yokdur. Bir câmi‘-i latîfi ve iki yüz mikdârı fukarâ hücreleri ve müte’ehhil fukarâ hücreleri başka, mücerred başka ve bir meydân-ı âlîde tevhîd olunur, beyâz mermer ile döşelidir.
EÇS X Y110b–Y111a
Ve matbah-ı âlîsinde âyende vü revendeye ni‘meti mebzûldür. Hattâ hakîr Cânpûlâdzâde Hüseyin Paşa efendimiz asrında bu hakîr bir sene nâzırı olup Y 111a cânib-i vakfın fâ’izinden bir Mısrî kîse harc edüp câmi‘ ve tekye dürr-i beyz-âsâ oldu. Ve iki vakit ta‘âmı mebzûl oldu.
EÇS X Y111a
Senevî yedi kîse îrâdı, dörd kîse masrûfu vardır. Gâyet metîn evkâfdır. Hattâ İslâmbol'da merhûm olan Mısrî Ömer Efendi kırk sene bu Nizâmiyye tekyesinde sâkin olup fünûn-ı şettâya mâlik olmuş. Bir ruhâniyyetli tekyedir. Şeyh Nizâmeddîn-ı Isfahânî hazretleri bu âsitânede âsûdedir. Ve Sultân Hasan câmi‘i dibinde,
EÇS X Y111a
Cümle Hindîler bunda sâkinlerdir. Yaz meydânları ve kış meydânları ve birkaç hücreleri vardır. Evkâfları yok idi, Cânpûlâdzâde'nin hazînedârı İbrâhîm Çelebi iki cirâye ve tekye sakfında on dükkân akârât etdi. Kırk sene dünyâ kelâmını söylememiş Hindî vardır, hemân summun bükmün olup rûz [u] şeb ibâdete meşgûldür. Ba‘zısı üç ay ayağ üzre durur, ibâdet edüp yine kâyim olur, böyle fukarâlar vardır. Andan,
EÇS X Y111a
Sene (---) târîhinde âl-i Abbâsiyândan (---) binâsıdır. Bir ulu câmi‘dir. Câmi‘in içinde olan amûdlar Ka‘be-i şerîf cirminde olmak ile Ka‘be-i şerîfin siyâh örtüsün paşa seyr etdükden sonra bu câmi‘e getirüp mezkûr direklere kuşadup her sene Ka‘be örtüsün bunda dikerler. Bu tekyenin başka fukarâları ve türbedârları vardır ve ni‘metleri kendülere ancak kifâyet eder. Ulu âsitâne olduğundan cânib-i erba‘adan nezerât ve me’kûlât [u] meşrûbât P 198a çok gelir. Ve Demirkapu kurbunda,
EÇS X Y111a
Sene 940 târîhinde Süleymân Hân asrında kendü mâlları ile binâ Q 200a etmişler. Şâhrâh-ı Muhammedî üzre bir ulu âsitânesi var. Hareminin kapusundan yigirmi kademe taş nerdübân ile çıkılır. Biri biri içre üç kat kapudur. Tarîk-ı âma mekşûf evvelki büyük kapunun sağ tarafı çerçivesinde,
EÇS X Y111a
Ve bu kapu ile orta kapu mâbeyninde bu ebyâtlar bir levha üzre celî ta‘lîk hat ile tahrîr olunmuşdur, kıt‘a: