EÇS X Y131a
Onuncu, Kantaratü'l-Mûsikî, bir göz vâsi‘ ve âlî sırâtdır. İki cânibi serâpâ münakkaş dekâkînler ve üç aded pâk maksûreli kahvehâneleri var kim Hâkim Bi-emrillâh pâdişâhın sâzendelerinden Miskâlî Şerefzâd binâsı olduğundan Kantaratü'l-Mûsikî derler. Ammâ hakîkatü'l-hâl bir küşâde cisr-i latîf olmağile cümle erbâb-ı ma‘rifet ve ilm-i mûsikînin ümmü'l-edvârı bu kahvehânelerdedir. Bir hây hûydur kim subh u mesâ sohbet-i Dârâ ederler.
EÇS X Y131a
On birinci, Kantaratü'l-Beyt, tarîk-ı âm değildir, ancak bir cisir üzre bir kasr-ı âlî gibi bir şâhâne hâne-i zamâne vardır.
EÇS X Y131a
Ve buna karîb on ikinci, Kantaratü'l-Büyût, nev-binâ bir cisirdir. Ammâ bu dahi tarîk-ı âm değildir, hâsdır, ammâ hâssu'l-hâs cemî‘i ehl-i dilânın ârâmgâhı ve safâgâhı bir hâne-i zîbâdır kim âyende vü revendeye ni‘meti mebzûl Kâtib Çelebi'nin hâne-i bî-minnetidir.
EÇS X Y131a
On üçüncü, cisr-i Bâb-ı Şa‘riyye, bir göz kâr-ı metîn bir cisr-i azîmdir kim cümleden vâsi‘dir. Ve eyle izdihâm tarîk-ı âmdır kim âmmeten cümle erbâb-ı hâcât andan ubûr eder. İki tarafı dekâkînlerdir, ammâ kahvehânesi ba‘îddir.
EÇS X Y131a
On dördüncü, Kantaratü'l-Huzûb [Harrûb?], bir göz kâr-ı musanna‘ cisirdir. Üstünde bir kahvesi var, tahtânî ve fevkânîdir. Tahtânîsi Nîl kenârında bir ferah-fezâ ârâmgâhdır, ba‘zı cânlar kâh kâh ayakların suya sokup şebekecikler ile balık sayd ederler, isteyen suya girüp şinâverlik eder. Bir müzeyyen kahvedir, gayrı dekâkînler yokdur.
EÇS X Y131a
On beşinci, Kantaratü'l-Haşhâş, bir göz cisirdir. Ammâ üstünde dekâkînleri yokdur, ma‘mûr değildir, zîrâ halk ubûr etmezler, ancak altından kayık ile güzer ederler.
EÇS X Y131a
Andan on altıncı, kantara-i Ebü'l-hayr İbrâhîm Paşa. Sene 1083 târîhinde Yemen mühimmâtı ubûr edüp Süveys'e gemi keresteleri geçsin içün nev-binâ bir göz bir metîn cisirdir. Şehrin hâricinde Tâhir Baybars câmi‘ine karîbdir, ammâ gâyet musanna‘ cisirdir.
EÇS X Y131a
On yedinci, Kantaratü'l-vız ya‘nî Kaz köprüsü, bir gözdür ve şehirden taşradır.
EÇS X Y131a–Y131b
On Y 131b sekizinci, kantara-i Cümmeyzi'l-abd, şehrin şimâlî tarafı hâricinde bir göz ibret-nümâ cisirdir. Melik Tâhir'in hayrâtıdır. Bu cisirden iki tarafı Cümmeyzü'l-abd derler azîm cümmeyz dırahtlarıdır kim Mısır diyârında misli yokdur. Bir abd-i esved diküp her birinin altında ibâdet edermiş, anıniçün Cümmeyzü'l-abd derler. Mısır'ın ba‘zı a‘yânları kayıklarla gelüp sâyelerinde zevk [u] safâ edüp giderler. Halîc kenârında bir mesîregâh ve teferrücgâh ârâmgâh yerdir.
EÇS X Y131b
Ve bu mahalde Mısır şehri içre cereyân eden halîc üzre olan cisrler tamâm oldu. Hulâsa-i kelâm şehr-i Mısır'ın enderûn [u] bîrûn ve cânib-i erba‘asında tur‘a ve halîcler üzre cümle üç yüz kırk altı cisir vardır. Zîrâ Mısır'ın cânib-i erba‘asında bâğçeler ve besâtînler mâbeynlerinde Nîl cereyân edüp üstünde cisirler vardır. Ve bu halîc ve tur‘alar cereyân ederek Mısır'ın enderûn [u] bîrûnunda olan halîclere leb-ber-leb olur.
EÇS X Y131b
el-Fasl-ı erbâ‘înÜmmü Dünyâ batnında ve hâricinde deryâ-misâl bürke-i mu‘azzamları beyân eder
EÇS X Y131b
Evvelâ şehr-i Mısır'ın tâ ayne'l-fi‘ilinde cümleden büyük bürke-i Özbekiyye, bir buhayre-i azîmdir. Cânib-i erba‘ası dâ’iren-mâdâr iki sâ‘at ihâta eder yerdir. Nîl tuğyânında leb-ber-leb olup deryâ-misâl temevvüc edüp içinde niçe yüz kayasalar ve kayıklar halkı evden eve sarâydan sarâya taşırlar ve gûnâ-gûn mâhîler sayd ederler.
EÇS X Y131b
Ve niçe Ebü'l-hayr kayıkları var ya‘nî bir büyük kayıkdır kim içi bâzârcı dükkânıdır, me’kûlât ü meşrûbât müsmirâtdan ne murâd edinsen içinde mevcûddur, ana Ebü'l-hayr kayığı derler, evden eve sarâydan sarâya gezüp nakl-i tarab fürûht eder bir gûne kayıklardır.
EÇS X Y131b
Ve bu Özbekiyye bürkesinin dâ’iren-mâdâr etrâfında kat-ender-kat kâ‘alı ve şâhnişînli ve maksûre ve kameriyyeli gûnâ-gûn hıyâbânlı bâğçeler içre kâh-ı Havernak-ı vâlâlı nakş-ı Çîn hâneli sarây-ı âlîler ile ârâste ve pîrâste bir bürke-i mu‘azzamdır. Ve cânib-i erba‘asında çemenzâr soffalı câmi‘ler var kim her biri birer mülûk-i selef hayrât [u] hasenâtlarıdır kim midhâtinde lisân kâsırdır, bürkeye şân vermiş câmi‘-i dilküşâlardır. Ve bu bürke kenârında cümleden ma‘mûr sarây-ı âlîlerde Anbâr Emîni Ramazân Ağa sarâyı ve Cidde beği Baklacı Mehemmed Beğ sarâyı ve Mustafâ Ağa sarâyı ve karşu şark cânibinde Süveys kapudanı Kâsım Beğ sarâyı ve Hüsâmzâde sarâyı ve niçe yüz sarâylar dahi vardır.
EÇS X Y131b–Y132a
Ammâ cümleden hazret-i Şeyh Bekrîzâde Azîz Mehemmed Efendi hazretlerinin ecdâd-ı izâmlarından intikâl edüp milk-i mevrûs-ı kadîmeleri olan sarây-ı âlîdir kim bu bürkenin cenûbî tarafı köşesin dutmuş bir kâşâne-i azîmdir kim kat-ender-kat kâ‘alar ve dîvânhâneler Y 132a ve gûnâ-gûn maksûre ve havz u şâzrevânlar ile müzeyyen üç yüz almış müte‘addid hücreleri ve başka müsâfirîn ü mücâvirîn hâneleri var kim bir iki sene sâkin olmuş âdemler vardır, şeb [ü] rûz summât-ı Muhammedî'den tenâvül edüp sene başında bir kat libâçesin alup du‘â-i hayr eder.
EÇS X Y132a
Ve Azîz hazretlerinin iki ferzend-i nûr-ı dîdesi var. Biri Ulucada(?) Ebü'l-mevâhib Çelebi sâhib-i kerem mahdûm-ı mükerremdir. Andan bihteri zât-ı şerîf Zeynelâbidîn Çelebi'dir, sebükrûh u garîb-dost ve dil-nüvâz u sâhib-kerem pür-ma‘rifet ehl-i dil bir necîb [ü] reşîd çelebidir. Bu azîz çelebilerin dahi hânedânları başka başka haremleri ile birer hammâmlı âsitânelerdir. Ammâ Azîz'in hânedânında iki hammâm vardır, enderûn [u] bîrûnunda mükellef hammâmlardır. Hazret-i Ebâ Bekr'in ırk-ı tâhirlerinden hasîbü'n-nesîb çelebilerdir. Ecdâd-ı izâmları Hazret-i Ömer hilâfetinde Amr ibnü'l-Âs hazretleri ile gelüp sâkin olmuşlardır. Ol asırdan berü matbahlarında âteşleri sönmeyüp hâs u âm ve bay [u] gedâya subh [u] mesâ ni‘metleri mebzûldür ve âteşleri dâ’im olduğuna iftihâr edinürler. Mısır eyâletinde niçe bin evkâfları ve belîdeleri ve feddân ve rızkaları vardır.
EÇS X Y132a
Mısır a‘yânlarının biri dahi Şeyh Bekrîlerdir kim pâdişâhâne zevk [u] safâları var. Husûsâ Şeyh Bekrî hazretinin mu‘tâd-ı kadîmleridir kim her sene mâh-ı Rebî‘ü'l-evvelin on ikinci gece isneyn gecesi oldukda mevlûdü'n-Nebî aleyhi's-selâm ederler kim vasfında lisân kâsırdır. Ol mahallerde şiddet-i hârdan bürkenin suyu altı ay durup kurur, bir çemenzâr fezâ olur, ol mevlûd günleri yüz kırk tarîk meşâyihleri bu bürke sahrâsına hayme ve sâyebânları ve sahâbeleri ile gelüp beş altı yüz çadır ulemâ ve sulehâ ve meşâyih niçe bin fukarâlar ile deff ü kudüm çalarak üç gün üç gece tevhîd-i sultânî ederler.
EÇS X Y132a
Ve bürkenin cânib-i erba‘asında olan hânedân sâhibleri herkes hudûdu mertebesin ve şâhnişîn ve der-i dîvâr revzenlerin niçe kerre yüz bin kanâdîller ve meş‘al ve fânûslar ile çerâğân ederler. Ve bürkenin etrâfında olan cevâmi‘lerin nâzırları kat-ender-kat minâreleri ve câmi‘in bürke kenârında soffaların eyle zeyn ederler kim gûyâ Risâlet-penâh ol gece rahm-i mâderden müştak oldu. Ol gece Mısır üzre nûr leme‘ân eder bir acâyib bürke-i azîmdir. Andan,
EÇS X Y132a–Y132b
İkinci, Fîl bürkesidir: Bu bürke Özbekiyye bürkesinden sehel küçükdür, ammâ cânib-i erba‘ası ol kadar ma‘mûr [u] âbâdândır kim bir zirâ‘-ı Mekkî P 205b arz-ı hâliye yeri yokdur, kat-ender-kat kâ‘a ve fıskıyye havuzlu ve bâğ-ı İremli hânedânlardır. Ve havâsı gâyet latîfdir. Cenûbdan şimâle tûlânî vâki‘ olmuş bir bürke-i azîmdir. Ve bunda âyende vü revende kayıkları girüp çıkacak yeri yokdur, Nîl'den suyu Yenikapu Q 207b tarafında zîr-i zemînden gelir, bürke içinde hânedân sâhiblerinin Y 132b kendilere mahsûs firkate ve filika ve kayıkları vardır, birbirlerinin sarâylarına kayıklarla varup gelirler. Gâyet ehl-i ırz yeri bürkedir kim şehr-i Mısır'ın müzdehim ma‘mûr [u] âbâdân yerinde vâki‘ olmuşdur.
EÇS X Y132b
Etrâfındaki hânedânların cümlesinden nakîbü'l-eşrâf âl-i Hâşimiyândan ırk-ı Hüseynî Seyyid Burhâneddîn Eğirdirî bir pîr-i nâ-tüvândır, toksan yıldan berü hânesi hâne-i bî-minnetdir kim âyende vü revendeye ni‘meti mebzûldür.
EÇS X Y132b
Ve Haznedâr Musâhib Şâhin Ahmed Ağa sarâyı ve kızlar ağalığından mu‘tak Abbâs Ağa hânesi ve Müteferrikabaşı Şa‘bân Ağa hânesi ve sâdât hazretlerinin bihteri hânesi ve Yeniçeriyân kâtibi Bekir Efendi sarâyı. Ve Kansu Beğ sarâyı, Sultân (---) sarâyı imiş, vasfında lisân kâsırdır. Ve Musâhib Sâlih Ağa hânesi ve Baltacı Mehemmed Halîfe sarâyı ve dâmâdı sarâyı ve Süleymân Ağa sarâyı ve Yeniçeri Efendisi Mustafâ Efendi sarâyı ve Musâhib Halîl Ağa sarâyı ve Kaytâs Beğ sarâyı ve kızlar ağalığından ma‘zûl Nezîr Ağa sarâyı ve Boşnak Mehemmed Ağa sarâyı ve Emîrü'l-hac sarâyı ve sâdât hazretlerinin mihteri Ebü'l-mevâhib sarâyı ve Tüfengciler ağası Mustafâ Ağa sarâyı [ve] Yeniçeri Başçavuşu Ahmed Ağa sarâyı ve Süleymân Beğ sarâyı ve Süleymân Çavuş hânesi. Ve'l-hâsıl bu Fîl bürkesi sâhilinde yetmiş aded sarây-ı selâtîn-i selef ve iki yüz hâne-i mu‘azzam vardır.
EÇS X Y132b
Ve bu bürkede ancak bir Ebü'l-hayr gemisi vardır, sarâydan sarâya gezüp me’kûlât [u] meşrûbât fürûht eder.
EÇS X Y132b
Ve bu bürkeye Fîl bürkesi tesmiye olunmasının aslı oldur kim Fir‘avn sâhirlerinden bir sâhir arz-ı ma‘rifet edüp kendüyi fîl sûretine koyup bu bürkede ve sâhilinde otlayup sulanırmış, anıniçün Fîl bürkesi derler. Bir rivâyetde Bağdâd'dan Me’mûn Halîfe Mısır'a geldükde iki yüz fîl getürüp bu mahalle koyup kesb-i tarâvet ederlermiş, anıniçün Fîl bürkesi derler.
EÇS X Y132b
Ve ba‘zı hânedân sâhiblerinin mevlûdları ve sûrları oldukda ol gece bürkenin cânib-i erba‘asındaki sarâyları kanâdîller ile tezyîn edüp kayıkların ve firkatelerin filandıra ve bayraklar ile müzeyyen edüp topların ve tüfenglerin endaht ederek niçe bin fişeng-i havâyîler ve badaluçka ve âsumânîler evce münkalib olup sehm-i nücûm gibi nüzûl eder. Ve niçe bin bahrî fişengler birbirleriyle gavvâs-vâr şinâverlik edüp dalup mâhîleri pûhte ederler.
EÇS X Y132b
Ve bu bürkenin suyu kâmil on ay bâkî kalup yâbis olan yerlerini bostân ederler. Gâyet lezîz [ü] âbdâr kavunu ve karpuzu olur, mahsûldâr bürkedir. Ve,
EÇS X Y132b–Y133a
Üçüncü, Bürketü'r-Ratıl: Şekl-i müdevver bir bürkedir, bir sâ‘atde devr olur. Âb-ı hayât suyu vardır. Şimâl ve garb cânibi sâfî bâğçelerdir, şark ve kıble ve cenûb cânibi serâpâ kat-ender-kat sarây-ı Y 133a âlîlerdir. Cümleden Darbhâneci Mehemmed Çelebi'nin sarâyı, gûyâ bâğ-ı İrem'dir, azîm şâzrevânları vardır ve bir firkatesi vardır. Ve Seyyid Ahmed Cizî sarâyı ve Hasan Bekrî sarâyı ve niçe âbâdân sarâylar vardır. Âb [u] hevâsı gâyet latîfdir. Ve buna âyende vü revende kayıklar çok gelüp giderler, Bulağ'a karîbdir.
EÇS X Y133a
Dördüncü, Kiremithâne bürkesi: Âb-ı zülâl bir şekl-i murabba‘ bürkedir.
EÇS X Y133a
Beşinci, Bürketü'l-Gâsil: Âb-ı zülâl âb-ı rakîk olduğundan cümle şehrin metâ‘-ı nâ-pâklerin bunda gasl edüp pâk etdiklerinden Bürketü'l-Gassâl derler.
EÇS X Y133a
Hâssa: Hattâ Feyyûm Mısır'a bir gün bir gecelik yoldur, anda mâhîleri sayd edüp zenbîller ile Mısır'a getürüp bed-râyihasından âdem yanına varamaz. Hemân hımârlar yüküyle cümle balık zenbîllerin bu bürkeye bırağup her balığı birer kerre yaykayup bi-emrillâh mürde iken gûyâ ihyâ olup kulaklarından kan tamup zinde-vâr olur. Ammâ bir lezîz balık olur kim Mısırlı anı yağmâ eder, semeke-i Yûsuf, mâ’ide-i Yûsuf ve hût-ı Yûsuf derler, bir münakkaş balıkdır. Ammâ hakîr Feyyûm'da "Ekeltü's-semekete hattâ re’sihâ" kavli üzre Yûsuf balığın yedik. Ammâ bu Bürketü'l-Gassâl'da gasl olunmuş Yûsuf balığın tenâvül etdik, aslâ balık râyihası yokdur, müşk râyihalı ilik-misâl bir balıkdır. Bi-emrillâh bu bürkede gasl olunduğu ecilden kudret mâ’idesi gibi bir balık olur. Bu Bürketü'l-Gassâl eyle bir hâssalı bürke idüği meşhûr-ı âfâkdır. Cüzâm olan kimse kırk gün girüp gasl etse ve zülâlinden nûş etse vücûdu dürr-i yektâya döner.
EÇS X Y133a
Altıncı, Bürketü'l-Tabbâğîn: Âbidîn Beğ mahallesinde şekl-i müdevver bir bürkedir. Cânib-i erba‘ası üçer dörder kat hâne-i ma‘mûrelerdir. Bir cânibinde tabbâğlar kârhânesi vardır. Bu bürke dahi âb-ı zülâl olduğundan lezîz mâhîleri vardır. Bu bürkeye mahsûs kabakdan kayıkları vardır, sayyâd-ı mâhîler süvâr olup şebekeler ile balıkları der-kenâr edüp sığıya çekerler.
EÇS X Y133a
Hâssa: Bir âdem Mısır'da yerekân ya‘nî sarılık zahmetine mübtelâ olup yüzü gözü ve cümle vücûdu sarı kehrübâya dönüp asfarü'l-levn olsa, üç cum‘aertesi ale's-sabâh def‘-i cû‘ etmeden bu bürkeye girüp üç kerre dalup çıksa ve üç kerre âb-ı nâbından nûş etse zerd-gûn vücûddan çıkup beyaz sîm-i hâlis vücûd olur.
EÇS X Y133a
Yedinci, Bürketü'l-Kârûn: Kârûn binâsıdır, şekl-i muhammes bürkedir. Cânib-i erba‘ası ma‘mûr bâğçelerdir.
EÇS X Y133a
Hâssa: Bir âdem kırk gün girse nühûsetden halâs olup eline mâl{-ı Kârûn} girir. Hâlâ tılısmâtı eyle cârî bir bürkedir. Ammâ suyu sehel şûrdur, aslı Nîl'dendir, ammâ yine nemkîndir.
EÇS X Y133a–Y133b
Sekizinci, Bürketü'ş-Şevârîb: Kadîm a‘sârda ihdâs olunmuş, ammâ Ebû Şevârîb Y 133b nâmında bir Mısır beği bu bürke üzre bir sarây-ı âlî inşâ etmeğile Bürketü'ş-Şevârîb derler.
EÇS X Y133b
Hâssa: Bir masrû‘ âdem yedi gün şiddet-i hârda ya‘nî vakt-i zuhurda girüp gusl edüp âbından nûş etse bi-emrillâh halâs olur, eyle mutalsamdır ve mücerrebdir. Ve,
EÇS X Y133b
Tokuzuncu, Bürketü'l-Habeş: Şekl-i murabba‘ bir buhayre-misâl âb-ı zülâl bürkedir.
EÇS X Y133b
Hâssa: Bir hâyıza avret girse, ol ân nifâsdan halâs olur. Ekseriyyâ subaşı defterinde olan zâniye nisvân-ı sâhib-isyânlar bu bürkeye girirler, aceb hikmetdir. Hakîr birkaç havâtîne su’âl etdim, "Tahkîk eyledir", dediler.
EÇS X Y133b
Onuncu, Bürketü'l-Baybars: Mısır'ın şimâlinde Sultân Baybars câmi‘i kurbunda bir küçük bürkedir.
EÇS X Y133b
Hâssa: Nebâtât makûlesin cümle bunda gasl ederler. Ispanak ve salata ve mülûhiyye ve bamya ve turp ve'l-hâsıl cümle sebzevât bunda yaykandığından eyle ter ü tâze ve sebzgûn olur kim zemînden henüz kal‘ olmuş zann olunur. İki üç gün pejmürde olmuş nebâtâtları dahi gasl ederler, tâzelenir. Aceb te’sîrdir.
EÇS X Y133b
On birinci Bürketü'l-Kebş: Mısır içinde cebel-i Kebş dibinde şekl-i müselles P 206a bir bürkedir.