İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Eserler · Osmanlı Türkçesi

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi

Osmanlı 17. yy. Düzyazı-Şiir kısaltma: EÇS metin aranabilir

Kaynak notu (editör girişi): Künye: EÇS <kitap> <varak>; IX. ve X. kitaplarda esas yazma Y'nin varağı (ör. EÇS X Y451a). Metin içinde ⟦218a⟧ varak başını, ⟦3 satır boş⟧ yazmada boş bırakılan satırları, ⟦Arapça⟧ neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibareyi gösterir (bunlar sözcük sayılmaz). Neşrin işaretleri korunmuştur: [ ] editör eklemesi, ( ) editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer, { } derkenar (çıkma), (---) yazmada boş bırakılmış sözcük, (...) okunamayan sözcük, (?) okuma kuşkusu. Dipnotlar (âyet mealleri) ile neşirlerin giriş, içindekiler ve dizin bölümleri alınmadı. Word dosyalarındaki Mac Türkçe yazı tipi bozulmaları (› fl fi € ‹ ⁄ → ı ş Ş ğ İ Ğ) ile I., VIII. ve IX. kitaplarda küçük i'ye düşmüş büyük İ'ler düzeltildi; III. kitabın iki kopyası birleştirildi; birkaç kesin dizgi hatası (amãn → amân, sene l044 → 1044 vb.) giderildi.

Kaynak yayın

  • Evliyâ Çelebi b. Derviş Mehemmed Zıllî, Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi: Topkapı Sarayı Kütüphanesi yazmalarının transkripsiyonu – dizini, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.
  • I. Kitap (Bağdat 304; yeni baskı): haz. Robert Dankoff, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı.
  • II. Kitap (Bağdat 304): haz. Zekeriya Kurşun, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1998.
  • III. Kitap (Bağdat 305): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1999.
  • IV. Kitap (Bağdat 305): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, 2000.
  • V. Kitap (Bağdat 307): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, İbrahim Sezgin, 2001.
  • VI. Kitap (Revan 1457): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 2002.
  • VII. Kitap (Bağdat 308): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2003.
  • VIII. Kitap (Bağdat 308): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2003.
  • IX. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2005.
  • X. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2007.

Derlem metni bu yayındaki okumaya dayanır; çeviriyazı işaretleri yeniden yazılmıştır.

Yazar: Evliyâ Çelebi. Yazma: Topkapı Sarayı Kütüphanesi Bağdat 304, 305, 306, 307, 308; Revan 1457 (IX–X. kitaplarda Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 ve Pertev Paşa 462 ile karşılaştırmalı).

Sayılarla

64.002
cümle
2.448.046
sözcük
149.437
ayrı biçim
79.216
tek geçişli
%53,0 (hapax)
0,596
STTR
standart tür/sözcük
38,2
sözcük / cümle
5,65
harf / sözcük
1
eksik yer (lakün)

Metin

Neşrin işaretleri
  • [u] Editörün anlaşılırlık için eklediği harf ya da sözcük
  • (ve) Editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer
  • {üzüm} Derkenar (yazmanın kenarındaki çıkma), metne yerleştirilmiş
  • (---) yazmada boş bırakılmış sözcük; (...) okunamayan sözcük; (?) okuma kuşkusu
  • 218a yazmanın varak başı (IX–X. kitaplarda Y, Q, P yazmaları); 3 satır boş yazmada boş satırlar; Arapça neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibare — sözcük sayılmaz
  • ‘ ayn, ’ hemze; â î û uzun ünlü. Aramada “Akıllı” kipte a i u ile de bulunur.

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi, Yapı Kredi Yayınları neşri (I–X. kitaplar); işaretler neşrin işaret tablosundandır.

— bir sözcüğün üzerine gelin ya da dokunun: madde başı, anlamı ve biçimi görünür.

EÇS X Y154b–Y155a
Ertesi ale's-sabâh paşa iki üç yüz aded ağavâtlarının herbirin birer Mısır beğine ve yedi bölük ağalarına ve cümle ser-i kârda olan a‘yân-ı devlete gönderüp ziyâfete da‘vet ederler. Anlar dahi her varan ağaya yüzer guruş ve bir çuka ve bir kumâş ihsân edüp Q 216a P 213a kadıasker ve nakîbü'l-eşrâf Y 155a ve Hanefî ve Şâfi‘î ve Mâlikî ve Hanbelî müftîleri ve'l-hâsıl cümle kibâr ulemâ ve sulehâ ve meşâyih ve e’imme ve hutabâya varınca ve yedi bölük a‘yân ağalarına varınca cümle erbâb-ı dîvân ve a‘yân-ı sâhib-unvân cümlesi Ümmü'l-kıyâs kasrına gelüp eyle bir ni‘met-i nefîse ziyâfet olur kim efvâh-ı nâsda yüz kîse masrûf olmuşdur, derler. Kâmil üç sâ‘at bu ziyâfet-i âlî tenâvül olunup ba‘de't-ta‘âm şerbet ve gülâb buhûrlar bezl olunup cemî‘i ehl-i menâsıba yetmiş kuşaklık ve yetmiş a‘lâ ve yetmiş evsat ve yetmiş ednâ hil‘at-ı fâhireleri cümle ehl-i merâtibe geydirüp mansıbları ibkâ ve mukarrer olup anlar dahi mansıblarının küşûfiyyelerin verirler. Zîrâ Nîl kesimi sene başıdır ve paşayı alay ile getüren yedi bölük askerî tâ’ifesine beş kîse-i Mısrî paşa ihsân edüp yine ol gece Ümmü Kıyâs'da paşa sâkin olup sene başı olmağile cümle ağavâta birer bender ağalıkları ihsân edüp hil‘at-ı fâhireler geyüp bugünkü gün ziyâfet paşa kethudâsınındır. Cümle gedik sâhibleri ağalara dahi ziyâfet eder, ba‘de't-ta‘âm paşa kethudâsı bir semmûr kürk geyer ve paşanın mâl-ı küşûfiyyesin tahsîl eder. Ve yine bu gece Mikyâs'da ke'l-evvel kanâdîller ile Eski Mısır ve Mikyâs ve akabeler zeyn olup top u tüfeng ve fişeng sadâsından zemîn ü âsumân dir dir ditrer.
EÇS X Y155a
Ale's-sabâh Ravza cezîresinde Ken‘ân Beğ bâğında defterdâr paşa âsaf-ı Mısır-ı azîze i‘zâz u ikrâm edüp bir âlî ziyâfet edüp ba‘de't-ta‘âm on kîse ve on tavâşî ve bir mücevhir donanmış at-ı sâfınât verir, ve on iki mertebe sâhiblerine dahi birer yelkendez küheylân ve ba‘zı hedâyâlar verüp paşadan defterdâr semmûr kürk geyüp paşa vakt-i zuhrda esb-i sabâ-reftârına süvâr olup giderken Emîrü'l-hac paşa paşanın rikâbına sarılup yine Ravza bâğlarında Alî Beğ sarâyında paşayı da‘vet edüp azîm ziyâfetler eder.
EÇS X Y155a
Ve bu kadar mutrıbân ve hânendegân ve sâzendegân ve hokkabâz ve sürâhîbâz ve kûzebâz ve zorbâz ve âteşbâz ve kâsebâz ve kuklabâz ve perendebâz ve gürzbâz ve'l-hâsıl cümle yüz yetmiş esnâf-ı bâzbâzân bu emîrü'l-hac ziyâfetinde arz-ı kâlây edüp her biri ihsân-ı vezîr ile behremend olup ba‘dehu emîrü'l-hacca paşa bir semmûr hil‘at geydirüp esb-i hussânına binüp giderken her kankı beğ, paşanın kâ’immakâmı oldu ise vakt-i gurûb ziyâfetin ol eder. Ol dahi hemân emîrü'l-hac ziyâfeti gibi edüp hemân hedâyâsı dahi emîrü'l-hac paşa gibi beş kîse ve beş tavâşî ve bir mücevher zînli at ve beş donanmış at ve beş yelkendez ve niçe tuhef ve tefârûklar ve hedâyâlar verir.
EÇS X Y155a–Y155b
Ve on iki merâtib sâhibi iç ağalarına birer at pîşkeş verir. Ba‘dehu bu kâimmakâm Y 155b beğ dahi paşadan bir semmûr kürk geyüp ba‘de'l-leyl paşa yine Ümmü'l-kıyâs'a gelür, yine ol gece sabâha dek şâdumândan kıyâmet kopar.
EÇS X Y155b
Andan ale's-sabâh serdâr-ı ümerâ’i'l-kirâm şâhbender-i mîr-i kelâm olan beğ gelüp paşaya yine Ravza bâğlarında bir bâğçede azîm ziyâfet edüp beş kîse ve beş tavâşî ve bir altun zencîrli ve murassa‘ eğerli at ve gayrı zî-kıymet makûlesi hedâyâ çeküp paşadan bir hil‘at-ı fâhire geyüp behremend olur. Ve'l-hâsıl bu üç gün üç gece cümle beğler ziyâfet edüp hedâyâlar verüp birer semmûr kürk geyerler.
EÇS X Y155b
Andan yine ol gün yeniçeri ağası paşanın pâ-yı semendine yüz sürüp paşayı Kademü'n-Nebî'de ziyâfete da‘vet eder, zîrâ Kademü'n-Nebî anların direğindedir. Andan paşa akabesine binüp cemî‘i mîrimîrân emîrân a‘yân-ı dîvân-ı sâhib-unvân sürûr [u] şâdumân ile akabelerine binüp paşadan ilerü geçüp top u tüfengler atarak ve gûnâ-gûn şakalar ederek cümle beğler mehterhânelerin çalarak ve niçe kösler çalınarak cümle akabelerle iki sâ‘atde Mikyâs'a varup yeniçeri ağasının ziyâfetin tenâvül edüp bir Mısrî kîse ve beş tavâşî ve beş mücevher tüfeng ve bir mükemmel ü müzeyyen rahtlı küheylân cilfidân hussân at verir. Paşa dahi bir semmûr kürk geydirüp yeniçeri ağası paşa kethudâsına ve şehir havâlesi ve dîvân efendisi ve hazînedâr ve mühürdâr birer yelkendez at-ı ciyâd hedâyâ çeker.
EÇS X Y155b
Andan paşa akabelerine süvâr olup yelken döküp top u tüfeng atup Ümmü'l-kıyâs'da şehir havâlesi ziyâfetin tenâvül edüp şehir havâlesi üç kîse ve üç tavâşî ve üç at paşaya ve bir at kethudâya verüp paşadan bir hil‘at geyüp mansıbı kendüye mukarrer olur.
EÇS X Y155b
Netîce-i kelâm yedinci gün ba‘zı vüzerâ halk işinden kalmasun ve masrûf ile müte’ezzî olmasun içün üç gün üç gece pâdişâhâne zevk u safâ edüp üçüncü gün yine akabelerine süvâr olup bir hây hûy ile cereyân ederken Kasr-ı Ayn önünde bir kayık ile azâblar ağası ve kethudâsı paşayı Kasr-ı Ayn'da ziyâfete da‘vet edüp bir ziyâfet olur kim ta‘bîr olunmaz. Ba‘de't-ta‘âm paşaya üç kîse ve üç tavâşî ve üç at ve bir at kethudâya verüp paşadan bir hil‘at-ı fâhire ihsân olunup mansıbı kendüye mukarrer olur.
EÇS X Y155b
Andan yine paşa alay-ı akabelerine süvâr olup şâdumânîler ederek Ramazân Beğ bâğçesinde çavuşlar kethudâsı azîm ziyâfet edüp üç kîse ve üç tavâşî ve üç at verir. Paşa dahi ana bir hil‘at-ı zerdûz ile mansıbın ibkâ eder.
EÇS X Y155b–Y156a
Andan Ravza adasında müteferrikabaşı niçe yüz hayme vü hargâhlar Y 156a kurup bir çetr-i mülemma‘ içinde paşaya hân-ı bî-imtinânı keşîde kılup ba‘de't-ta‘âm üç kîse ve üç tavâşî ve üç mu‘teber at çeküp paşadan bir hil‘at-ı fâhire ile dilşâd olup mansıbı kendüye mukarrer olur.
EÇS X Y156a
Andan paşa yine zevraka süvâr olup ke'l-evvel tablın döğerek ve top u tüfengin atarak kasr-ı Sebtiyye['ye] gelüp karârdâde olunca Nîl üzre niçe bin gemilerden ve Nîl'in iki tarafındaki hayme vü hargâhlarda olan asâkir-i İslâm bir yaylım tüfeng ve bir yaylım top ve üç nevbet gülbâng-i Muhammedî çekilüp cümle şâdumânlar bozulup gûyâ bir hayâl-i zıll idi, cümle halk târumâr olup yine ba‘zılar paşayı alay ile sarâya götürmeğe giderler.
EÇS X Y156a
Andan paşa Sebtiyye kasrında rûznâmeci efendi ziyâfetin tenâvül eder. Üç kîse ve üç tavâşî ve üç at ve bir sîm-i hâlis devât ve on kıt‘a kütüb-i nefîse hedâyâ verüp paşadan bir kakum kürk geyüp mansıbı mukarrer olur.
EÇS X Y156a
Ba‘de't-ta‘âm paşa âdet-i kadîmesi üzre ke'l-evvel cümle asâkir-i Mısır ile esb-i sabâ-reftârları ile alay-ı sâlis ederek saf saf, mevc mevc, fevc fevc, alay alay, bölük bölük asâkir-i İslâm kavânîn [ü] kâ‘ideleri üzre ale't-tertîb çifte çifte atbaşı berâber muhteşemâne şevket [ü] vakâr ile gürûh gürûh ubûr ederler. Paşa dahi pâdişâhâne selîmîsi üzre iki otağasını ser-i sa‘âdetine zeyn kılup semmûr kabaniçse üzre murassa‘ tîrkeş ile ubûr edüp bu Mısır'ın şâhrâhının her tarafında kat-ender-kat pîr [u] cüvân, sağîr ü kebîr, merd [ü] nisvân istikbâle durup paşa bunlara selâm verdikçe nisvân tâ’ifesi zılgıt na‘rası ederler, ve ihtiyârlar ve şeyh u şâblar,
EÇS X Y156a
"Hafizakallâh, sellemekallâh yâ azîze Mısır, yâ mütevelliye Mısır, yâ vâliye Mısır, yâ vekîle sultâni'l-Mısır" deyü gûnâ-gûn elkâb ile hayır du‘â etdiklerinde bir cânibde mataracıbaşı huddâmları bir tarafında şâtırcıbaşı elinde birer Mısrî kîseden paşanın muvâcehesinde cümle du‘â eden Q 216b P 213b fukarâya âye[t] Arapça âyeti mazmûnunca herkese kısmeti üzre ol kîselerden mâl taksîm ve bezl [ü] nisâr ederek paşa ubûr ederler.
EÇS X Y156a
Andan cümle mekteb sıbyânları tarîk-ı âmlar üzre illâ yansuru's-sultân deyü du‘â edüp anlara dahi ihsânlar olunup bu tertîb üzre paşa Azebler bâbından içeri girirken kapuculara ihsânlar edüp kal‘adan sarâya vâsıl olunca yine kal‘adan yetmiş seksen pâre toplar atılup cümle askere Gavrî dîvânhânesinde dörd bin sahan summât-ı Muhammedî tenâvül olunup yedi gün yedi gece Nîl kesiminde bu ziyâfet ile kâmil yetmiş ziyâfet olup bunda tamâm olur. İşte Nîl kesimi ve alayları ve şâdumânları hakîrin vâkıf-ı esrâr olduğu bu mertebe tahrîr olundu.
EÇS X Y156a–Y156b
Ammâ paşaya Nîl kesimi hâliyeleri dahi ziyâde gelir, anları kavânîn-i teşrîfât-ı Y 156b Mısır'da inşâallâh tahrîr olunur. Ammâ Cânpûlâdzâde Hüseyin Paşa asrında Mısır'ın gâyet tenezzülde olduğu mahal idi. Nîl kesimi olmayup yine hâliyetü'l-hâliye ta‘bîr etdükleri hedâyâları verdiler, ammâ şey’-i kalîl hedâyâlar geldi. Ve paşa kethudâsı ve sâ’ir ağavâtlara dahi cüz’î pîşkeşler verdiler. Zîrâ Mısır halkı Kethudâ İbrâhîm Paşa asrında müflis olduklarından Nîl kesimi etmediler.
EÇS X Y156b
Ammâ Mısır'ın kânûn-ı kadîm-i selâtîn-i seleflerden berü on iki bayramın biri dahi bu Nîl kesimidir. Rûm ve Arab u Acem'de ve cemî‘i müverrih-i âlem lisânında şöhre-i âfâk olmuşdur ve niçe bin şu‘arâ ve fusahâ ve bülegâ şehrengizler etmişlerdir. Hâsıl-ı kelâm rûy-ı arzda nazîri yokdur. Beyt:
EÇS X Y156b
Şenîden key büved mânend-i dîde
EÇS X Y156b
el-Faslu's-sâdis ve erba‘înEvsâf-ı nehr-i Nîl-i mübârek-i âb-ı rahmet ve enhâr-ı azîm-i mâ-i zülâl-i cennet
EÇS X Y156b
İhvân-ı dûrbîn-efkâra ve seyyâhân-ı zevî'l-iktidâra ma‘lûm ola kim rûy-i arzda cereyân eden enhârlar hakkında niçe ihtilâfât-ı kesîre etmişlerdir, ammâ ibn Abbâs radıyallâhu anh'dan Avkî rivâyet eder kim,
EÇS X Y156b
"Edîm-i arzda cümle uyûn-ı sağîre ve kebîre benî âdem vücûdunda uruklar nice ise yer yüzünde sular dahi eyledir" der.
EÇS X Y156b
Ve Batlîmûs Hakîm kavlince rûy-ı zemînde iki yüz nehr-i azîm vardır ve kırk dörd bin uyûn-ı sagîre-i câriye vardır.
EÇS X Y156b
Ve iki yüz nehr-i azîmin birbirinden bu‘d [u] tûlü elli fersah yerden bin fersaha varıncadır kim bin fersahdan zâyid ve elli fersahdan nâkıs değildir.
EÇS X Y156b
Ve iki yüz nehr-i azîmlerin cümlesinden dörd nehr-i kebîr vardır kim halk katında ve Hak yanında memdûhdur kim cümleden a‘zamı Nîl-i mübârekdir kim hakkında Cenâb-ı İzzet Kur’ân-ı Azîm'inde ve Furkân-ı Mecîd'inde tasrîhen ve tenzîhen on altı yerde âyet-i şerîfe vardır kim,
EÇS X Y156b
âyetin müfessirîn bu Mısır hâkiyle ve nehr-i Nîl ile tefsîr etmişlerdir.
EÇS X Y156b
Ve bir âyet-i şerîfde dahi âye[t]:
EÇS X Y156b
âyetinden murâd arz-ı Mısır ve mâ-i Nîl'dir. Ve niçe âyetler dahi vardır.
EÇS X Y156b
Ve enhâr-ı Nîl hakkında niçe hadîs vardır.
EÇS X Y156b
hadîsi ihrâcından Müslim müteferriddir. Ve niçe hadîsler vardır, ammâ bununla iktifâ etdik.
EÇS X Y156b
Ammâ nehr-i Nîl-i mübârek bi-takdîri Hak celle ve alâ ve tebâreke ber-kavl-i sahîh Batlîmûs Hakîm tahrîr etdüği üzre nehr-i Nîl'in mebde’i Mısır'ın cânib-i cenûbîsinde yedi aylık yolda Cebelü'l-Kamer'den çıkar. Ve menba‘ı on iki ayn-ı azîmdir. Ve hatt-ı istivâdan cenûba half bu on iki ayn-ı azîmler bir buhayre-i kebîreye munsab olurlar kim gûyâ ol buhayre deryâ olur.
EÇS X Y156b–Y157a
Bu buhayreden Nîl bir kol dahi olup cânib-i şimâlde iklîm-i evvelde ve iklîm-i sânîde vilâyet-i Kırmanka Y 157a ve vilâyet-i Kakan ve vilâyet-i Fûncistân ve vilâyet-i Berberistân ve vilâyet-i Nûbe ve vilâyet-i Sây — ki Mısır'ın nihâyet hudûdunda bir kal‘a-i azîmdir, Mısır'ın yedi bölük kulundan askerî muhâfazacılar vardır, Mısır'dan iki aylık yoldur — anı ubûr edüp vilâyet-i İsne ve vilâyet-i İsvân ve vilâyet-i Sa‘îd-i âlî olan şehr-i Circe'ye uğrar, andan bir ayda cereyân ederek şehr-i Menşiyye ve şehr-i Tahta ve şehr-i Ebûtîc ve şehr-i İsyût ve şehr-i Menfalût'a ve şehr-i Sanabû ve şehr-i Mellevî ve şehr-i Minye ve şehr-i Feşne ve şehr-i Benî Seyf ve andan Ümmü Dünyâ Mısır'a uğrar, anda Mısır'dan aşağı beş mîl ba‘îd Batnü'l-Bakar nâmında bir mahalden Nîl iki kol olur.
EÇS X Y157a
Şehr-i Dimyât'a giden fırkası üzre olan şehirlerin güzîdesin beyân eder
EÇS X Y157a
Evvelâ şehr-i Mît Gamr, Mansûre kâşifi hâkindedir.
EÇS X Y157a
Ve mukâbelesinde Garbiyye hâkinde kasaba-i Zifte ve şehr-i Mansûre, Nîl'in şarkında Mansûre hâkindedir.
EÇS X Y157a
Ve kasaba-i Semennût, Garbiyye hâkindedir.
EÇS X Y157a
Ve şehr-i Fereskûr, cânib-i şarkîde Mansûre hâkindedir.
EÇS X Y157a
Andan şehr-i bender-i azîm Dimyât dahi Nîl'in şarkıyye hâkindedir, anda Nîl-i mübârek Mecma‘u'l-Bahreyn nâm mahalle varup Bahr-i Sefîd'e mahlût olur. Ve,
EÇS X Y157a
Nîl-i mübârekin bir kolu mezkûr Batnü'l-Bakar'dan Reşîd'e giderken Nîl-i mübârek uğraduğı şehirlerdir ki zikr olunur
EÇS X Y157a
Evvelâ mahalle-i Tunûb ve mahalle-i Beşîr ve mahalle-i Ebû Alî, Garbiyye hâkindedir. Ve mukâbelesinde mahalle-i Rahmâniyye, Buhayre hâkindedir. Ve buna mukâbil mahalle-i İbrâhîm-i Dessûkî, Garbiyye hâkindedir. Ve mahalle-i Mâlik ve mahalle-i Matûbeş, Garbiyye hâkindedir. Ve mahalle-i Emîr Alî, Garbiyye'dedir. Ve şehr-i bender Reşîd'i Buhayre hâkinde ubûr edüp Merece'l-bahreyn'de Nîl-i mübârek Akdeniz'e mahlût dur olur olup.
EÇS X Y157a
Bu bâlâda tahrîr olan şehirler Nîl-i mübârekin iki tarafında vâki‘ olmuş yüz altmış pâre şehirlerdir. Ve Sây kal‘asına varınca üç aylık yoldur, bin sekiz yüz pâre ma‘mûr u müzeyyen kurâlar vardır. Nîl kenârından mâ‘adâ olan kurâların hisâbın Hudâ bilür. Ve fersah hisâbı üzre ibtidâ Nîl'in menba‘ından âhiri Akdeniz'e varınca üç bin fersah yerdir.