EÇS X Y169a
Esnâf-ı marankozân, ya‘nî gemi neccârları: Bunların pîri Hazret-i Nûh olmağile mi‘mâr alayıyla gitmeyüp kendü hırfetleriyle kapudan kethudâsı serdâr olup alay ederler. Evvelâ:
EÇS X Y169a
Esnâf-ı neccâr-ı merâkib: Dükkânları yokdur, Bulak'da Tershâne'ye muttasıl, anda tekyeleri vardır. Cümle neferât sekiz yüz altmışdır. Ve,
EÇS X Y169a
Hıref-i tulumbacıyân: Dükkân iki, nefer on. Ve,
EÇS X Y169a
Hıref-i zift ü katrân fürûht: Dükkân yedi, neferât on beş. Ve,
EÇS X Y169a
Hıref-i katrânlı kettân bükücü: Dükkân yedi, nefer kırk.
EÇS X Y169a
Hıref-i halat bükücüyân: Dükkânları yokdur, nefer yüz elli. Bunlar Mısır'ın yetmiş dörd bin kuyularının sâkıye iplerin halfa otundan bükerler. Ve,
EÇS X Y169a
Hıref-i yelkenciyân: Dükkân üç, neferât yigirmi.
EÇS X Y169a–Y169b
Bu esnâflar cümle Bulak şehrinde mevcûd olup cemî‘i gemiciler pür-silâh olup küçük kayıkları ve kayasaları kızaklar üzre filandıra ve bayraklar ile donadup Mısır içinden bu gemileri çekerek, "Eyya mola ya mola" deyüp feryâd ederek Bulak re’îsleri ile Eski Mısır re’îsleri birbirlerile top u tüfeng atup ceng eder şeklinde şâdumânîler ederek bu ecinne askeri ile Süveys kapudanının kethudâsı filandıra bayrakların ve orsa filandıra ve sancakların açup yetmiş seksen dilberânıyla muhteşemâne marankoz Y 169b başıyla atbaşı berâber mehterhânesin çalarak ubûr ederler. Bunların alayından gayrı sancak ve bayrak yokdur. Andan,
EÇS X Y169b
Evsâf-ı esnâf-ı habbâzân ve tüccârân-ı gılâl: Mısır gibi Ümmü P 218a Dünyâ'da cümleten yetmiş etmekçi dükkânı vardır. Böyle âdem deryâsı dünyâ anası oğullarına nice kifâyet olunur, denirse ağniyâ ve a‘yânın sarâylarında birer furun mukarrerdir ve her fukarânın hânesinde birer tennûr küçük furun vardır, herkes hânesinde beyâz hâs etmekleri bişirüp çârsû-yı bâzârın her köşesinde tabla tabla hubzları sıbyân ve nisvân ü bintân fürûht ederler. Anıniçün Q 221a yetmiş aded etmekçi dükkânları kifâyet eder. Ve bu dükkânlarda neferât cümle altı yüzdür. Ammâ cümle furunlarda at tezeği ile etmek bişirirler. Mezheb-i şâfi‘îde necis harâm iken bi'z-zarûrî odun kıtlığından at fışkısı yakup etmeğin yerler.
EÇS X Y169b
Ve etmekçilerin pîri Ömer ibn İmrân-ı Berberî'dir. Hazret-i Risâlet huzûrunda Selmân-ı Pâk belin bağladı. Seksen yedi yaşında merhûm olup Bakî‘de Hazret-i Abbâs yanında medfûndur. Andan,
EÇS X Y169b
Esnâf-ı çörekçiyân ve börekçiyân ve gevrekçiyân ve kâkciyân ve kâhîciyân ve gurâbiyyeciyân ve simitciyân ve katâyifciyân ve lokmaciyân ve şehriyyeciyân ve mutabbakcıyân ve gözlemeciyân ve peksumâtcıyân ve temr-ayşcıyân, hûrmâlı çörek, ve ayş-çakılcıyân ya‘nî çakıl ekmeği.
EÇS X Y169b
Bu zikr olunan on beş hırefin iki yüz elli dükkânları vardır. Bunlar tezek yakmazlar, bakla samanı ve leblebi kabuğu ve bıçkıcı talaşı ve bu gûne şeyler yakup bu fatîrleri bişirirler. Ve cümle furunda cebr ü noksân iki bin âdemdir. Ve,
EÇS X Y169b
Esnâf-ı nışastacıyân: Kârhâne on bir, nefer yüz elli. Ve,
EÇS X Y169b
Ehl-i hıref-i elekciyân-ı dakîk: Bunların furunlarında un alırlar. Neferât iki yüz. Ve,
EÇS X Y169b
Hırfet-i tuzcuyân: Mahâzinleri yüz yigirmidir. Ve,
EÇS X Y169b
Esnâf-ı natrûncıyân: Tuz ile mâl-â-mâl mahzenlerdir. Ve Mısır'da tuz ile soğandan çok bir şey yokdur. Neferât-ı tuzcuyân dörd yüz âdemdir. Gâyet ganî âdemlerdir. Ve,
EÇS X Y169b
Esnâf-ı değirmenciyân-ı esb: Cümle iki bin yüz altmış değirmendir. Yüz ellisi muhtesibe tâbi‘dir, mâ‘adâ ocaklar ve ağavâtlar himâyesindedir, ammâ yine bu alaya gelirler. Cümle neferât üç bin yüz altmış değirman-ı esbdir, ammâ hırsız yatağıdır. Ammâ değirmenlerin birer at yâhûd sığır döndürür, garîb temâşâ âsiyâblardır. Bunlardan mâ‘adâ sarây-ı âlîlerde birer değirman mukarrerdir, ammâ muhtesib beğe su’âl etmediğimizden ma‘lûmum değildir.
EÇS X Y169b–Y170a
Esnâf-ı tüccâr-ı gılâl: Bunların Bulak'da ve Eski Mısır'da ve dâhil-i Mısır'da kâmil iki bin mahzenleri vardır, ankâ bâzergânlardır. Cümle üç bin sekiz yüz âdemdir. Anbâr Y 170a emîni ve anbâr nâzırı defterinde bunlar ismi ve resmiyle mektûblardır. Zîrâ hîn-i mahalde gılâl lâzım olsa anlardan alırlar.
EÇS X Y170a
Bunlar dahi pür-silâh ve müzeyyen olup yedinci fasıldan berü tahrîr olunan yigirmi ehl-i hıref ile cümle kârların icrâ ederek gûnâ-gûn çörekler ve halka ve lokumları halka bezl ederek ve katâyifden libâslar ve peksumâtlardan tesbîhleri ve iri somundan mollâ sarıkları ve gılâl-fürûhtlar halk üzre gılâl nisâr ederek gûnâ-gûn şakalar edüp etmekçibaşı ile müsebbibbaşı atbaşı berâber olup enselerinde pençe-i âfitâb pür-silâh gulâmlar ile mehterhâne çalarak ubûr ederler.
EÇS X Y170a
Esnâf-ı kassâbân: Dükkân altı yüz, neferât bin sekiz yüz. Pîrleri Cömerd Kassâb'dır. Künyeti Ebû Ukayl Vâdi Nâsır Kassâb'dır, lakabı Cömerd Kassâb'dır, Bağdâd içinde medfûndur. şehr-i Mısır içre yevmiyye bin iki yüz koyun boğazlanır.
EÇS X Y170a
Esnâf-ı salhâneci: Bâb-ı Fütûh'dan taşra bir kârhânedir. Mısır'ın cümle koyunları ve sığır ve keçi ve deve ve câmûsları anda zebh olunur, zîrâ mîrîdir. Üstünde emîni ve bir yeniçeri çorbacısı vardır. Gayrı yerde koyun boğazlansa tecrîm ederler. Bu kârhânede iki yüz neferdir kim yüzlerinde nûr yokdur. Ve bu kârhânede ne kadar hayvânât boğazlanırsa derileri mîrîdir, Alî Cellâd nâmında bir fellâhın iltizâmındadır.
EÇS X Y170a
Evsâf-ı sığır kassâbı: Dükkân yetmiş, nefer iki yüz. Bunlar deve eti dahi satarlar. Ve,
EÇS X Y170a
Hıref-i Yahûdî kassâbı: Dükkân yigirmi, nefer otuz. Bunlardan kimse bir lahm almayup kendülere mahsûsdur. Ve,
EÇS X Y170a
Hıref-i kışta lebbân ya‘nî yoğurdcular: Dükkân seksen, nefer iki yüz.
EÇS X Y170a
Hıref-i lebbân-ı teys: Nefer iki yüz. Bunlar çârsû-yı bâzârda sürü ile beledî keçileri gezdirüp süd satarlar. Bir vukiyye süd almak murâd edinsen ulbesine keçiden südü sağup bir vukiyyesin sana verüp ziyâdesin yine keçinin ağzına döküp esvâk-ı mahalle içre "Yâ sabâha'l-leben" deyü keçilerle feryâd edüp gezerler. Andan,
EÇS X Y170a
Hıref-i cübn-i hâlûm ya‘nî peynirciyân: Dükkân iki yüz seksen, nefer üç yüz. Cümleden latîf peynirci, Bulak'da Meyyitoğlu derler bir Arab âdemi var, anda olan peynir-i gûnâ-gûn bir yerde yokdur ve anda olan cübn-i ganemin lezzeti şâm-ı şerîf karîşesinde yokdur. Gâyet serî‘u'l-hazm cübn-i hâlûmdur. Ammâ Yahûdî peynircileri başkadır, kaç nefer olduğu ma‘lûmum değildir.
EÇS X Y170a
Esnâf-ı aşbâz-ı başcıyân: Dükkân kırk, nefer yüz yigirmi. Bunlar kassâblara yamakdır.
EÇS X Y170a
Hıref-i koyun ciğercisi: Pişmiş ve çiğ fürûht ederler. Dükkânları yokdur, tabla ve zenbiller ile fürûht ederler. Neferât iki yüz. Ve,
EÇS X Y170a–Y170b
Hıref-i işkenbeciyân: Dükkân seksen, neferât yüz yigirmi. Bunlar dahi Y 170b kassâblara yamakdır, aşcılara tâbi‘ değildir.
EÇS X Y170b
Esnâf-ı mûmcıyân: Kârhâne kırk, neferât üç yüz.
EÇS X Y170b
Bu zikr olunan on esnâf mükellef ü mükemmel ve pür-silâh olup herkes metâ‘ların arz ederek kassâblar semiz koyunları dîbâ ve şîb ü zerbâf çullar ile ve mücevher kemer kuşaklar üzre mücevher hançerler ile ve beşer altışar boynuzlu koyunların boynuzların varaklayup gümüş zencîrler ile keşân-ber-keşân çekerek ve boğazlanmış semiz koyunları seyishâneler üzre tahmîl edüp ubûr ederler. Ve kassâbbaşı pür-silâh dilberân-ı kafâdârları ile mehterhânesin çalarak ubûr ederler. Ammâ gâyet müzeyyen alayları vardır.
EÇS X Y170b
Esnâf-ı Aşcıyân: Dükkân altı yüz, neferât bin yüz. Pîrleri Hazret-i İbrâhîm'dir. Bunlar paşa aşçıbaşısı himâyesindedir. Hâkimleri öldür[ür], döğer, kovar, söğer, cümlesinin zabtı rabtı elindedir, muhtesib ağa vaz‘-ı yed edemez. Ammâ bu alaya aşçıbaşının baş halîfesi ve şehir aşçıbaşısı alayda atbaşı berâber olurlar. Andan,
EÇS X Y170b
Esnâf-ı kebâbcıyân: Dükkân yüz, nefer iki yüz altı.
EÇS X Y170b
Esnâf-ı yahnici: Dükkân yüz, neferât üç yüz.
EÇS X Y170b
Esnâf-ı südlü aşçı ve pâlûdeciyân: Dükkân kırk, nefer yetmiş.
EÇS X Y170b
Esnâf-ı sebzevâtcıyân: Bunlar salata ve ıspanak ve mülûhiyye ve bamya ve bâdyâm ve kurkas ve karnebît ve zâter ve turp ve tere ve acûr ve kıssâ ve hıyâr satarlar. Dükkân iki yüz, nefer iki yüz elli âdemdir.