İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Eserler · Osmanlı Türkçesi

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi

Osmanlı 17. yy. Düzyazı-Şiir kısaltma: EÇS metin aranabilir

Kaynak notu (editör girişi): Künye: EÇS <kitap> <varak>; IX. ve X. kitaplarda esas yazma Y'nin varağı (ör. EÇS X Y451a). Metin içinde ⟦218a⟧ varak başını, ⟦3 satır boş⟧ yazmada boş bırakılan satırları, ⟦Arapça⟧ neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibareyi gösterir (bunlar sözcük sayılmaz). Neşrin işaretleri korunmuştur: [ ] editör eklemesi, ( ) editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer, { } derkenar (çıkma), (---) yazmada boş bırakılmış sözcük, (...) okunamayan sözcük, (?) okuma kuşkusu. Dipnotlar (âyet mealleri) ile neşirlerin giriş, içindekiler ve dizin bölümleri alınmadı. Word dosyalarındaki Mac Türkçe yazı tipi bozulmaları (› fl fi € ‹ ⁄ → ı ş Ş ğ İ Ğ) ile I., VIII. ve IX. kitaplarda küçük i'ye düşmüş büyük İ'ler düzeltildi; III. kitabın iki kopyası birleştirildi; birkaç kesin dizgi hatası (amãn → amân, sene l044 → 1044 vb.) giderildi.

Kaynak yayın

  • Evliyâ Çelebi b. Derviş Mehemmed Zıllî, Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi: Topkapı Sarayı Kütüphanesi yazmalarının transkripsiyonu – dizini, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.
  • I. Kitap (Bağdat 304; yeni baskı): haz. Robert Dankoff, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı.
  • II. Kitap (Bağdat 304): haz. Zekeriya Kurşun, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1998.
  • III. Kitap (Bağdat 305): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1999.
  • IV. Kitap (Bağdat 305): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, 2000.
  • V. Kitap (Bağdat 307): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, İbrahim Sezgin, 2001.
  • VI. Kitap (Revan 1457): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 2002.
  • VII. Kitap (Bağdat 308): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2003.
  • VIII. Kitap (Bağdat 308): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2003.
  • IX. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2005.
  • X. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2007.

Derlem metni bu yayındaki okumaya dayanır; çeviriyazı işaretleri yeniden yazılmıştır.

Yazar: Evliyâ Çelebi. Yazma: Topkapı Sarayı Kütüphanesi Bağdat 304, 305, 306, 307, 308; Revan 1457 (IX–X. kitaplarda Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 ve Pertev Paşa 462 ile karşılaştırmalı).

Sayılarla

64.002
cümle
2.448.046
sözcük
149.437
ayrı biçim
79.216
tek geçişli
%53,0 (hapax)
0,596
STTR
standart tür/sözcük
38,2
sözcük / cümle
5,65
harf / sözcük
1
eksik yer (lakün)

Metin

Neşrin işaretleri
  • [u] Editörün anlaşılırlık için eklediği harf ya da sözcük
  • (ve) Editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer
  • {üzüm} Derkenar (yazmanın kenarındaki çıkma), metne yerleştirilmiş
  • (---) yazmada boş bırakılmış sözcük; (...) okunamayan sözcük; (?) okuma kuşkusu
  • 218a yazmanın varak başı (IX–X. kitaplarda Y, Q, P yazmaları); 3 satır boş yazmada boş satırlar; Arapça neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibare — sözcük sayılmaz
  • ‘ ayn, ’ hemze; â î û uzun ünlü. Aramada “Akıllı” kipte a i u ile de bulunur.

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi, Yapı Kredi Yayınları neşri (I–X. kitaplar); işaretler neşrin işaret tablosundandır.

— bir sözcüğün üzerine gelin ya da dokunun: madde başı, anlamı ve biçimi görünür.

EÇS X Y179b
"Senin gözlerin Mısır kuloğlusu gözüne benzer" derler.
EÇS X Y179b
Hakîkatü'l-hâl bi-emri Hayy-ı Müte’âl eğer Ervâm oğlu olursa da Mısır'da mütevellid olan sıbyânların gözleri müşevveş olup şırluganı cereyân eder.
EÇS X Y179b
Ve hâkim yokdur, dedikleri hâkim-i şer‘e ve hâkim-i örfe hükûmet etdirmezler, cümle şey himâyededir, ancak vezîri bir mültezim mesâbesinde mâl tahsîl ederler.
EÇS X Y179b
Ve dahi su değirmeni yokdur ve ayazma ya‘nî su kaynar bir bınar yokdur, ammâ kuyu çokdur.
EÇS X Y179b
Unkapanı ve yağkapanı ve balkapanı mahsûs yokdur. Mîzân-ı harîr ve şem‘hâne ve pencikhâne ve sırmakeşhâne ve tahmîshâne ve esîrhâne ve bedâsten, bu mezkûrûnlar vardır, ammâ mahsûs mîrî içün bir müte‘ayyin mekânı yokdur. Ammâ bedâsten aslâ yeriyle yokdur, hemân bedâsteni gûyâ Hân-ı Halîl'dir, mahsûs.
EÇS X Y179b
Uncu dükkânı ve kelleci dükkânı yokdur. Pusulacı ve kıble-nümâcı yokdur. Vettâr ya‘nî kirişci yokdur.
EÇS X Y179b–Y180a
Ve hardalcı yokdur. Ve salata Y 180a yapıcı yokdur. Ve ağdacı dükkânı yokdur.
EÇS X Y180a
Ve zirehci dükkânı ve kalkancı dükkânı ve sağrıcı dükkânı ve tabancacı dükkânı ve tüfeng açıcı dükkânı yokdur. Zırh-ı zireh-külâh Dağıstân ve Çerkesiztân'dan gelir, kalkan Haleb'den gelir, sağrı her diyârdan gelir.
EÇS X Y180a
Ve tüfeng tabancası Cezâyir'den gelir, makbûldür. Ve pabuc kepkepcisi ve demir kantârcısı ve pirinç terâzûcusu ve burgucu ve mahsûs keserci ve destereci dükkânları dahi yokdur.
EÇS X Y180a
Ve yüksükcü ve iğne yapıcı ve kuyumcu haddecisi ve ok temrencisi ve mehterhâne borucusu ve zurna ve davul P 222a ve ney ve miskâl ve nakâe yapıcı dükkânları yokdur, ammâ acâyib kâşif kösleri yaparlar.
EÇS X Y180a
Ve câm tâscılar ve tuc sahan dökücüler yokdur. Ve çarkcı dükkânı yokdur.
EÇS X Y180a
Ve elmâs hakkâki dükkânı ve demir tel çekici dükkânı dahi yokdur, Frengistân'dan hâzır gelir.
EÇS X Y180a
Ve kalay düğmeci Q 225a ve kurşum berber kösüresi ve kurşum tahtacı dükkânları dahi yokdur. Ammâ Hacı Nâsır nâmında bir reşîd âdem hakîrin ta‘lîmiyle dezgâh ve kâlıbın peydâ edüp bin mikdârı kurşum tahta dökülüp Mekke-i Mükerremede Hâsekî Sultân imâreti ve dârü'ş-şifâsına su kuburları yapup gönderildi.
EÇS X Y180a
Ve zihgirci ve hilâlci ve ta‘lîmhâneci ve dutkalcı ve matrakcı dükkânları ve sorguccu ve güderici ve dülbend börkcü ve yeniçeri keçecisi ve kamçıcı dükkânları yokdur. Bu olmayan esnâfların metâ‘ları cânib-i erba‘a vilâyetlerden gelir. Cemî‘i eşyâ-yı zî-kıymet bî-kıymet bulunur.
EÇS X Y180a
Ve kâş[î]ci ve tîzâb ile gümüş çıkarıcı ve esnâf-ı varulcıyân ve horâsâncıyân ve lökünciyân ve suyolcuyân ve kiremitciyân ve kaldırımcıyânu zikr olunan esnâfların biri yokdur ve Mısır şehri bu esnâflara muhtâc değildir. Ve cemî‘i girân-bahâ eşyâlar Hind [ü] Yemen'den gelüp firâvândır.
EÇS X Y180a
Esnâf-ı (---) (---)
EÇS X Y180a
el-Faslu'l-hâdî ve hamsînMısır'ın dördüncü alay-ı ıydin ve tertîb-i kânûnun ve dârât-ı unvânın ve sürûr [u] şâdumânın beyân eder
EÇS X Y180a
Evvelâ Mısır vezîrinin Mısır'a dâhil olması alayı ve ikinci Nîl kesimi alayı ve üçüncü muhtesib gecesi alayı ve dördüncü bu Ramazân ıydı alayıdır kim mahbûbân-ı cihânın müzeyyen olduğu günlerdir. Ve Mısır nisvânının akd-i nikâhı bu ıydın temâşâsına gitmek üzre nikâh olunup şart olunur. Muhtesib gecesi alayındaki gibi yabanda yatmayup gece hânesine gelmek şartda dâhildir.
EÇS X Y180a–Y180b
Evvelâ bu Ramazân ıydı alayı ve dîvânı içün arefe günü paşanın sarây meydânına mehterbaşı serâperde-i Süleymânîleri kurup ve mehterân çalıcıyân içün sâyebân kurup tınâb tınâba sarây meydânı ârâste olur. O gece mehterbaşı kırk nefer tevâbi‘âtıyla Y 180b tokuzar kat mehterhâne kûs-ı hâkâniyân tabl-ı âl-i Osmâniyânı getürüp on iki makâmda sabâha dek on iki fasıl eder kim her fasıl gûyâ fasl-ı Hüseyin Baykara olup otağ içinde cümle ağavâtlara mutantan ve mücevher kahve ve şerbet [ü] buhûr bezl olunur.
EÇS X Y180b
Bu üslûb üzre vakt-i sabâh olup azîz-i Mısır bayram namâzının sabâh namâzın kendü sarâyı içre kılar. Ve taşrada sarây meydânının yüzün hasırlarla döşeyüp cemî‘i mîrimîrân ve eşrâf-ı a‘yân ve erbâb-ı dîvân saray fezâsında salât-ı fecir sünnetin edâ edüp dîvânhâne mü’ezzini segâh makâmında kâmet edüp dîvânhâne imâmı ıyd-ı şerîfe müte’allık âyet-i şerîfeyi tilâvet eder kim;
EÇS X Y180b
âyetlerin okuyup salât-ı subh edâ olunup cümle hasırları ferrâşlar ref‘ edüp cümle ehl-i dîvân ale't-tertîb herkes merkezinde sâbit-kadem olup dururlar.
EÇS X Y180b
Ve paşanın kethudâsı ve on iki üst hil‘at-ı nevbetci ağaları semmûr hil‘atler ve perîşânî destârlar ile âmâde dururlar. Paşa dahi içerden kerr ü ferr ü dârâtile kırmızı semmûr kürk ve başında selîmî üzre iki otağa mücevher zeyn edüp yemîn ü yesârında silihdâr ve çukadâr ile Kayıtbay dîvânhânesine çıkınca paşanın koltuğunun sağ cânibine kethudâ ve sol cânibine şehir havâlesi girüp silihdâr paşanın ardı sıra başında kırmızı keçe zerdûz üsküf lipâçesi şîb ve ayağında sarı Çerkezî ve sarı çiçekli katîfe şalvâr ve elinde mücevher bir şemşîr-i âteş-tâb ve çukadâr dahi böyle müzeyyen ikisi yan yana paşanın kafâsında kafâdârlık ederler.
EÇS X Y180b
Ve on iki mertebe sâhibi iç ağaları dahi birer seyf-i miczem ile semmûr kürklere müstağrak olup paşanın ardı sıra gidüp paşanın önü sıra çavuşlar kethudâsı ve yanında müteferrikabaşı ve dahi ileri tercümânbaşı ve kapucular kethudâsı ve dahi mukaddem paşanın on iki hil‘atli dîvân ağaları ellerinde gümüşlü asâlarla Kayıtbay dîvânhânesi nerdübânından aşağı paşayı endirüp seng-i rikâbda zer-ender-zere müstağrak mücevher zînli at üzre süvâr olunca muhtesib ve subaşı cellâdları ile ileri gidüp cümle ağavâtlar dahi ale't-tertîb paşanın önü sıra piyâde gidüp yüz adım gidüp cümle mîrimîrân istikbâle çıkup paşayı Selîm Hân dîvânhânesine endirirler. Ammâ Cânpûlâdzâde Hüseyin Paşa Kayıtbay dîvânhânesinden Selîmiyye dîvânhânesine tevâzu‘ eyleyüp ecdâdı âsitânesine teberrüken ve teyemmünen ve ta‘zîmen piyâde geldikde cümle ehl-i dîvân du‘â-i hayr etdiler. Hakkâ ki dervîşlik etdi, ammerekellâh.
EÇS X Y180b–Y181a
Bu dîvânda Selîm Hân tahtında Y 181a ber-karâr olunca taşra çetr-i mülemma‘ ve sâyebânlar içinde tabıllara turralar ile darblar urulup çengî harbî usûller harbîce çalınırken beri tarafda ibtidâ emîr-i hac paşa ve kâyimmakâm paşa ve defterdâr paşa ve ebü'l-kelâm ve sâ’ir ümerâlar dahi musâfaha edüp taşra çıkarlar.
EÇS X Y181a
Ve andan kırk Çerâkese beğleri ve çavuşlar kethudâsı ve müteferrikabaşı ve tercümân ağa ve sâ’ir ihtiyârân-ı erbâb-ı dîvân ale'l-acele dest-bûs edüp ba‘dehu paşa atına süvâr olup cümle ağavât atlariyle ileri câmi‘e gidüp andan cemî‘i ümerâlar dahi ikişer ikişer atbaşı berâber gidüp muhtesib ve subaşı cellâdları ile ve paşanın yanında cümle mülebbes altun tâslı şâtırları ve tüfengci ve mataracıları ile paşa Kalavân câmi‘ine ol mahalde varır kim güneş kulle-i felekden baş gösterüp cemî‘i mü’ezzinân tokuz tekbîr ve iki rek‘at bayram namâzına salâ deyüp rek‘ateyn salât-ı ıyd kılınup hatîb minbere çıkarken kapucular kethudâsı hatîbe bir beyâz sof ferrâce geydirüp hatîb minberde tilâvet ederken iç mehterleri micmereler ile ûd ü amber ile câmi‘in için mu‘attar ederler.
EÇS X Y181a
Hatîb vaz‘ u nasîhati tamâm edüp ba‘de'd-du‘â paşa ile imâm ve hatîb ve meşâyih musâfaha edüp biner para ihsânlar alup yine paşa alay-ı muhtasar ile sarâyında Gavrî dîvânhânesinde ber-karâr olunca cümle dîvân çavuşları alkışlayup paşa summât-ı Muhammedî başına oturur kim kâmil üç bin sahan mümessek ü mu‘amberîn bir ni‘met-i nefîse-i hâssu'l-hâs ta‘âm kat-ender-kat sahan sahan üzre bir âdem kaddi yığılmış ni‘met-i hudâ gelüp sofrası başına paşa oturup sağında emîrü'l-hac beğ ve kâyimmakâm beğ ve gayrı beğler ve solunda defterdâr beğ ve ebü'l-kelâm beğ ve (---) bölük ağaları tâ saff-ı na‘lde azebler ağası oturur. Ammâ cebecibaşı ve topcubaşı ve top arabacıbaşısı ve muhtesib ağası (---) ve kâfile başı ve subaşı ve çavuşlar kethudâsı ve müteferrikabaşı ve tercümânbaşı bunlar dîvân-ı pâdişâhî huddâmlarıdır, hizmet edüp paşa ile summâta oturmazlar. Ammâ dağlar gibi yığılan sahanların öte tarafında yedi bölük ihtiyârların çavuşlar kethudâsı ve müteferrikabaşı da‘vet edüp summât başına gürûh gürûh gelüp otururlar. Q 225b P 222b
EÇS X Y181a–Y181b
Paşa bunlara ta‘zîmen önünde kebâblardan ve tavuğ u güvercinlerden herbirine birer vasle atarken kiminin başında mücevvezesine urup mücevvezesi düşüp bir hande-i nihânî olur, ve kiminin çehresine urur ve kiminin sakalına güvercin kebâbı kanadlarından ilişüp tebessüm ederler. Bu hâl üzre paşa herbirine birer parça taksîm edüp bismillâh deyüp ta‘âm yemeğe Y 181b mübâşeret edince gerüde büyük Gavrî dîvânhânesinde sahrâ içre iki âdem kaddi kat-ender-kat on iki bin sahan ni‘met deryâsına bu kadar ehl-i cû‘ân, gavvâs-vâr dalup cümle yeniçeriler ve erbâb-ı dîvân huddâmları tarfetü'l-ayn içre Hudâ âlimdir on iki bin sahan ta‘âmı yağmâ edüp pîr [ü] pâk ederler. Ol yağma mahallinde benî âdem hây hûyundan ve bakır âvânî sini sahan sadâsından Mısır sarâyının içi ra‘dvâr gürleyüp âsûdehâl olurlar.
EÇS X Y181b
Andan iki yüz paşa çâşnigîrleri tarfetü'l-ayn içre cümle sahanları dîdebânları ile aşağı yollayup dağlar gibi yığarlar. Ve dîvânhâne ferrâşları ve arrâfları ân-ı vâhidede tathîr ederler. Ve paşa yine summât-ı hâs başında herkesi ta‘zîm ederek summâta da‘vet edüp bir remmâ dahi Çerâkese beğleri gelir, anlar kalkup yine yedi bölük ihtiyârlarından ve yetmiş yedi kalem dîvân hocaların da‘vet edüp anlara dahi paşa birer parça atup mücevvezesi başından düşer, ba‘zısı hicâbından şaşar. Paşa eğer müteferrikabaşı ve çavuşlar kethudâsı tercümâna otur derse oturup der-akab kalkup yine hizmetde olup summâta ihtiyârları da‘vet ederler. Ammâ paşanın on iki dîvân hil‘atli ağaları ve hasîl-harc ağası bunlar ayağ üzre hizmetdedirler.
EÇS X Y181b
Ba‘dehu ta‘âm yenüp paşa yerinden kalkup Selîm Hân seccâdesi üzre oturup cümle ümerâlar kalkup el yaykamağa muntazırlar iken kapucular kethudâsı çalıcı mehterbaşıya işâret edüp çengî harbî tablına turralar urulunca yeniçeri başçavuşu kal‘a kullesinde topcubaşıya işâret edince azamet-i Hudâ kırk elli pâre toplar atılup cebel-i Cûşî cûş [u] hurûşa gelüp azîm sît ü sadâ kopar.
EÇS X Y181b
Beri tarafdan paşanın çâşnigîrbaşısı iki yüz neferâtları ile der-akab üç bin sahanları pasa ederken ba‘zı sahanlar üzre akîdeden kubbeler vardır, içinde çınkıraklı güvercinler ve horoslar ve tavşanlar çıkup bu erbâb-ı dîvân içre bir temâşâ olur.
EÇS X Y181b
Ba‘dehu cümle sahanlar ref‘ olup dîvân ferrâşları ve arrâfları Sultân Ferec ve Sultân Kalavân ve Sultân Kayıtbay asrından kalmış kâr-ı kadîm altuna benzer pirinc ileğen ve ibrîkler ve gûnâ-gûn sâbûndânlar ile arrâfbaşı ibtidâ paşanın önünde yer öpüp paşanın dizine mahalle makraması koyup biri dahi mümessek ü mu‘amberîn sâbûn verüp paşa elin yaykayup cümle bu tertîb üzre ellerin gasl edüp herkes yerli yerinde ber-karâr olup du‘âcı efendi Kur’ân-ı azîmden âye[t], sûre-i Mâ’ide'de:
EÇS X Y181b–Y182a
âyetin tilâvet edüp Y 182a du‘â ederken Hazret-i Risâlet-penâh yâd oldukda cümle a‘yân [u] eşrâf ta‘zîmen ve tekrîmen ayağ üzre kalkarlar. Ve iki kerre âl-i Osmân pâdişâhı yad oldukda yine cümle ayağ üzre kalkarlar.
EÇS X Y182a
Andan du‘â tamâm olup el yüze sürüldükde ibtidâ beğler kalkup kıçın kıçın gidüp hâlîçe kenârına vardıklarında cümle ale't-tertîb dizilüp selâmladıklarında cümle dîvân çavuşları alkışlayup selâm alırlar.
EÇS X Y182a
Andan kırk Çerâkese beğleri selâmlar, yine çavuşlar selâm alup alkışlar. Andan yedi bölük ağaları selâmlar.
EÇS X Y182a
Andan ocak ihtiyârları ve çavuşlar kethudâsı ve müteferrikabaşı ve tercümânbaşı selâmlayup cümle erbâb-ı dîvândan dîvân çavuşları kalkup paşa dahi kalkup çavuşları selâmlayup anlar dahi paşayı alkışlayup paşa içeri arz odasına girir, çavuşlar hânelerine giderler.
EÇS X Y182a
Paşa Kayıtbay odasında sandaliyye üzre destârile oturup ibtidâ kethudâ beğ dest-bûs edüp bir hil‘at semmûr geyüp ber-karâr olur. Andan şehir havâlesi ve dîvân efendisi ve imâm efendi ve mü’ezzin efendi ve mukâbeleci efendi ve kapucular kethudâsı ve başkapucubaşı ve risâle ağası ve beytü'l-mâl emîni ve hasîl-harc ve on iki merâtib sâhibleri ve ba‘dehu cümle kapucubaşılar ale't-tertîb ve vâcibü'r-re‘âyâ ağaları ale't-tertîb ve müteferrikabaşı ma‘a tevâbi‘ât ale'l-umûm ve delibaşı ma‘a tevâbi‘ihim ve gönüllü ağası ma‘a tâ’ifetihim ve ser-mehterân-ı çalıcıyân ma‘a neferâtihim ve ser-mehterân-ı hayme ma‘a tevâbi‘ât ve vekîlharc ağa ve aşcıbaşı tevâbi‘iyle ve etmekcibaşı ve matbah emîni ve kilârcıbaşı ve masraf kâtibi ve kilâr kâtibi ve etmek kâtibi ve beytü'l-mâl kâtibi ve arpa emîni kâtibi ve âhûr kâtibi ve mataracıyân ve şâtırân ve çâşnigîrbaşı ma‘a tevâbi‘ihim ve emîrâhûr ağa ma‘a neferâtihim ve arpa emîni ve şinikcibaşı ve kethudâ-yı ıstabl ve sarrâcbaşı ve yedekcibaşı ve sârbânbaşı ve harbendebaşı ve seyisbaşı ve cilavdâr ve meş‘albaşı ve akkâmbaşı, bunlar cümle yıllık çuka ve kumâş hil‘atlerin geyüp paşanın destin bûs edüp iltifât olunurlar. Zîrâ hîn-i seferde bu karakullukçu lâzımdır.
EÇS X Y182a
Ammâ çalıcı mehterbaşı ve çadır mehterbaşı ve vekîlharc ve aşçıbaşı ve çâşnigîrbaşı ve meş‘albaşı bu altı nefer kimesneler hil‘at-ı fâhireler ile şerefyâb olurlar. Zîrâ mehterbaşı leyle-i ıydda sabâha dek on iki makâmda on iki fasıl eder. Ve çadır mehterbaşı sarây meydânını serâperdeler ile tezyîn edüp yüz elli neferâtiyle hizmet eder. Ve aşçıbaşı beş gün beş gece on beş bin sahan ta‘âmı pişirince kendi pişüp kebâb olur.
EÇS X Y182a–Y182b
Ve çâşnigîrbaşı Y 182b dahi iki yüz tevâbi‘le bu kadar bin sahan taşırlar.
EÇS X Y182b
Ve meş‘alcibaşı dahi elli neferâtiyle leyle-i ıydda sarây meydânında iki yüz meş‘al ile ve Kayıtbay ve Gavrî dîvânhânesin niçe bin kanâdîller ile çerâğân eder. Bunların bu hizmetleri mukâbelesinde hil‘at-ı fâhireler ile behremend olurlar. Bunlardan sonra alay çavuşları dahi onar altun ihsânlar alup cümle ağavâtlar selâmlayup giderler. Andan,
EÇS X Y182b
Esnâf-ı iç ağaları ki anlar gulâmân-ı hâssadır. İbtidâ bâbâ-yı âlem imâm-ı hâssa ve mü’ezzinân-ı hâssa dest-bûs eder. Andan hazînedâr ağa ve silihdâr ağa ve çukadâr ve nişâncı ve mühürdâr ve hazîne kâtibi ve mahlûl kâtibi ve kilârcıbaşı ve kahvecibaşı ve miftâh-gulâm ve sarıkcıbaşı ve çamaşırcıbaşı ve kaftancıbaşı ve berberbaşı ve dellâkbaşı ve hammâmcıbaşı ve peşkircibaşı ve sofracıbaşı ve şem‘dânbaşı, bu yigirmi merâtib sâhibleri ale't-tertîb dest-bûs edüp güzer ederler.