EÇS X Y189a
Bunların sağında yeniçeri çorbacıları hem-çünân küheylân atlar üzre semmûr çuka ferrâceler ile ve önlerinde cıdaları ile andan eski çavuşları ve serdârları ile ve eski kokonos kethudâ ihtiyârları ile sol tarafı azebân, sağ tarafı yeniçeriyân atbaşı berâber ubûr ederek başçavuşları paşa yanındadır ve beytü'l-mâlcıları kapularında kalır, ancak azeb kethudâsı ile yeniçeri kethudâsı atbaşı berâber ve yeniçeri ağasıyla azebler ağası berâber enselerinde pür-silâh köçeklerle ubûr ederler.
EÇS X Y189a
Andan yeniçeri mülâzımları yürür: dörd yüz gümüş yüklüklü ve zerdûz üsküflü ve balıkçıl telli otağalı, beli kılıçlı, elleri tüfengsiz piyâde gûnâ-gûn çuka dolamalı pâk askerdir.
EÇS X Y189a
Andan paşanın şâtırları: zer-ender-zere müstağrak olup ellerinde teber-i müslimî ve serlerinde altun tâslar üzre otağalar ile paşanın yemîn [ü] yesârında ubûr ederler. şâtırbaşı başında perîşânî destâr üzre balıkçın sorgucuyla paşanın sağında bir cebi altun ve bir cebinde çil para fukarâya bezl eder.
EÇS X Y189a
Ve mataracıbaşı dahi sağında kırmızı dolama ve zerdûz üsküf ve mücevher matara ile ve cümle tüfengciler dahi kırmızı saya dolama ve üsküf ile paşanın dâmenin dutarlar.
EÇS X Y189a
Ve paşa dahi altun zencîrli ve murassa‘ eğer ve mücevher rahtlı incü çerkâb düğme abâyîli esb-i sabâ-reftâr üzre eğninde semmûr kabaniçse üzre mücevher tîrkeş kuşanup ve katîfe şalvâr ile ayağına sarı Çerkezî fillar geyüp ser-i sa‘âdetine selîmî destâr üzre iki sorguc-ı şâhî takup sağında sekiz cellâd ve solunda piyâde subaşı ve muhtesib bile paşa ile muta‘azzımâne ubûr ederken paşa iki cânibine tevâzu‘la selâm vererek fukarâya ihsân ederek ubûr ederken bay [u] gedâ ve pîr ü civân "Hafizakallâh yâ sultâne Mısır, yâ mütevellîye Mısır, yâ azîz, yâ velîye Mısır, yâ vâlîye Mısır" deyü du‘â ederler.
EÇS X Y189a
Ve paşanın ardı sıra zer-ender-zere müstağrak olmuş silihdâr, elinde şemşîr-i murassa‘ başlarında zerdûz kırmızı üsküf ve çukadâr hem-çünân ve ardı sıra paşa kethudâsı ve dîvân efendisi mülebbes semmûr kürkler ve başlarında perîşânî destârlar ile ve ardları sıra paşanın yigirmi iki mertebe sâhibleri ve gayrıları cümle küheylân atlar üzre altışar pâre sîm yancıklar ve bahrî hotaslı atlar üzre [[(---)]] [pûlâd-ı] Nahçıvânîye müstağrak olup cümle gûnâ-gûn mukaddemlerin taylesân-ı Muhammedîlerin sarkıdup ellerinde on yedişer buğu [[(---) (---) (---)]] ile ubûr ederken iç çavuşları, iç ağaları içre tertîb üzre dizerek ubûr eder.
EÇS X Y189a
Andan iç mehterbaşı kırk nefer (---) (---) (---) iç mehterleri ile ubûr ederler.
EÇS X Y189a–Y189b
Andan paşa hazînedârı Y 189b ve iç mü’ezzinbaşı ile atbaşı berâber andan sancağ u bayrağ u alem ve (---) Q 228b mehterhâne ra‘dvâr güm güm gürleyerek ubûr ederler.
EÇS X Y189b
Andan iç ağaları sarrâcları. Andan sakkâbaşı yetmiş seksen neferâtları ile cümle sakkâ bârgîrlerin gûnâ-gûn şükûfeler ile zeyn edüp meşk ve delveleri dahi sebzegûn yapraklar ile tezyîn edüp ubûr ederler.
EÇS X Y189b
Andan akkâm ve meş‘alciyân dahi cümle meş‘allerini elvân elvân bahârlar ile tezyîn edüp raks edüp pertâb edüp "illâ yansuru's-sultân" deyüp el urarak mavâl P 220a haykırarak ubûr edüp bu tertîb üzre paşa Mısır'a dâhil olunca cümle sipâh ve tüfeng-endâz ve gönüllü ve Çerâkese ve müteferrikagân atbaşı berâber Rûmeli meydânında kat-ender-kat yemîn ü yesâr zü'l-cenâh-vâr selâma muntazır dururlar.
EÇS X Y189b
Paşa gelüp ba‘de's-selâm paşa ubûr edince cümle atlılar kendi hânelerine giderler. Paşa Azeb kapusundan içeri bismillâh ile kadem basınca azebler ocağından yüz koyun kurbân edüp ganemlerin kanı paşanın pây-ı semendine doğru cereyân edüp paşaya hayır du‘â ederler. Ammâ azebistân ve yeniçeriyân paşa ile piyâde tâ sarâya giderler.
EÇS X Y189b
Andan paşa bu kerr ü ferr ü azamet ile sarâya dâhil olunca iki yüz koyun kurbân olup du‘âcılar du‘â edüp paşa Fâtiha tilâvet ederek binek taşında esb-i sabâ-sür’atinden enince cümle çavuşân alkışlayup paşa nüzûl etdüği yerde fâtih-i Mısır Selîm Hân'ın ibtidâ oturduğu makâm vardır, anda paşa teberrüken ve teyemmünen sehel oturup andan bismillâh ile yigirmi beş kademe taş nerdübândan yukaru Sultân Kayıtbay dîvânhânesine çıkup sağ tarafında paşa kethudâsı ve sol tarafında çavuşlar kethudâsı koltuğuna girüp Sultân Kayıtbay seccâdesinde cülûs edüp cümle çavuşân,
EÇS X Y189b
"Allâh mübârek eyleye, kademin kuvvetli ola, devletle çok yaşa" deyü alkışlarlar. Hemân yeniçeri başçavuşu kal‘aya makrama gösterüp tophâne kullesinden kırk elli pâre top atılup Sarây meydânında müfîd [ü] muhtasar bir dîvân mehterhânesi faslı tamâm olup çavuşlar kethudâsı,
EÇS X Y189b
"Da‘vâcılar ve maslahatlılar var mı?" deyince cümle erbâb-ı dîvân yemîn ü yesâr merkezinde hâmûş-bâş dururken karşudan Mekke ve Medîne havâlelerinden altı kimesneler zâhir olup içlerinden bir maslahat-güzâr mustalıh kimesne ileri gelüp,
EÇS X Y189b–Y190a
"Yâ vekîl-i sultân-ı hâdimü'l-Haremeyni'ş-şerîfeyn, hayr makdem, safâ geldin" deyüp Mekke ve Medîne umûruna müte‘allık elbette bir arzuhâl verirler, ibtidâ paşa ol arzuhâlleri eline alup teberrüken bismillâh deyüp sah çeküp buyur(ur)du verir. Zîrâ Mısır vezîri ve âl-i Osmân pâdişâhının vekîlidir, Âl-i Osmân ise hâdimü'l-Haremeyn'dir, ol ecilden ibtidâ dîvân-ı Mısır'da Mekke ve Medîne hizmetine vaz‘-ı kalem Y 190a olunup dîvânhâne du‘âcısı bir azîm du‘âlar edüp Fâtiha tilâvet olunur.
EÇS X Y190a
Andan Mısır a‘yânları ve eşrâfları kânûnları üzre esnâf esnâf dest-bûs edüp tecdîd-i bî‘at ederler. Bu mahalde kal‘a mehterhânesi Sarây meydânında mübârek-bâd faslın çalup bin pâre hâliyelerin alup giderler. Cümle erbâb-ı dîvân bir sâ‘atde el öpüp dîvânhâne du‘âcısı Fâtiha deyüp çavuşlar kethudâsı ve müteferrikabaşı paşayı Sultân Kayıtbay yerinden kaldurup paşa cümle erbâb-ı dîvâna selâm verüp cümle çavuşân alkışlayup selâm alırlar. Ba‘dehu paşa içeri gidüp cümle cem‘iyyet târumâr olur.
EÇS X Y190a
Bu sâ‘atde Gavrî dîvânhânesinde kırk kişi En‘âm-ı şerîf tilâvet edüp mu‘tâdları üzre her sabâh yine En‘âm-ı şerîf okurlar. Paşa içeri iskemle odasına varup istirâhat içün soyununca yedi bölükden alay çavuşları gelüp hâliyeleri olan alay ile getirdikleri bahşîşlerin isterler. Cânpûlâdzâde iki kîse yeniçeri ocağına verdi, birer kîse-i Mısrî yedi ocağa verüp cümle tokuz kîse oldu ve bu tahrîr etdiğimiz evsâf-ı alay cümle Cânpûlâdzâde Hüseyin Paşa'ya olmuşdur, zîrâ andan gâyet hicâbda idiler, zîrâ Mısır'a pâdişâhâne geldi.
EÇS X Y190a
Paşa ol gece istirâhat edüp ale's-sabâh summât-ı dîvânî olup üç bin sahan ta‘âm haftada iki kerre kânûn-ı Selîm Hân'dır, paşa etmeyüp anı hazîneye yâhûd kendüye korsa hîn-i azilde paşadan muhâsebesin isteyüp her summâtı ikişer kîse hisâb edüp senede toksan iki kîse paşadan taleb ederler.
EÇS X Y190a
Ba‘dehu üç bin sahan ta‘âm tenâvül olunup dîvân-ı pâdişâhî olup niçe da‘vâlar ihkâk-ı hak olundukdan sonra keşîde ve eytâm ve cevâlî ve müteferrikaların mâhiyye ulûfeleri paşanın huzûrunda verilüp müstahak nâ-müstahak olduğu ma‘lûm olup herkes isbât-ı vücûd edüp ulûfesin alırlar. Bugün dahi dîvân bu hâl üzre olur.
EÇS X Y190a
Ve yine a‘yân-ı Mısır gürûh gürûh mübârek bâda gelüp üç günde bu hâl üzre deryâ-misâl âdemler mübârek-bâda gelüp gitmededirler.
EÇS X Y190a
Ve bu üç gün üç gecede gelen hedâyânın hisâbın Cenâb-ı Bârî bilür. Ammâ almamak âkılâne hareketdir. Eğer bir maslahat tahtında alınırsa mây bâlî derler, Mısırlı kelâmıdır. Eğer bir maslahatın edâ etmeyüp alırsan hîn-i azilde mâlıdır, isterler.
EÇS X Y190a
Hulâsa-i kelâm Mısır'ın beşinci alayı dahi bu âyîn üzre tahrîr olundu, temmet ve's-selâm.
EÇS X Y190a
FasılNetîce-i vüzerâ-yı Mısır {der fasl-ı teşrîfât ihtirâznâme berâ-yı vüzerâ-yı Mısır}
EÇS X Y190a–Y190b
Bâlâda tahrîr olunan alaydan sonra Mısır vezîri âkılâne hareket edüp ehl-i menâsıba geydirilen hil‘atler pâdişâh tarafındandır, ziyâde geydirilirse paşa Y 190b tarafındandır. Azîm masârîfdir, hîn-i azilde paşaya hayli rahnedir. Bundan gâyet ihtirâz lâzımdır. Kethudâ İbrâhîm Paşa hâkim-i Mısır iken bu hil‘atleri üç bâbet eyledi; a‘lâ ve evsat ve ednâ deyüp üç gûne hil‘atdir. Hil‘at-ı a‘lâ iki bin paraya, evsat bin paraya, ednâ beş yüz paraya tahrîr edüp bir Yahûdîyi hil‘atcıbaşı etdi, senede altı bin hil‘at eder.
EÇS X Y190b
İptidâ paşa Mısır'a geldiği gibi cemî‘i menâsıbları ve keşşâf ve ümenâları tecdîd etdükde iptidâ Sâlihiyye'den alay ile yollarda ve Âdiliyye'de ve sarâyda cümle bin kırk beş hil‘at gider, kimi pâdişâh kîsesinden kimi paşadan ihsân olunur, zabt olunmak gerekdir. Ve bu kadar hil‘at gidüp tecdîd-i menâsıblar olup yedi gün yedi gecede paşaya bin iki yüz kîse der-ceng-i evvel derâmed hâsıl olur, bi-kavli Kethudâ İbrâhîm Paşa.
EÇS X Y190b
Ammâ âkıl olan paşa bu menâsıbları tebdîl etdükden sonra bir summât-ı Muhammedî edüp cemî‘i a‘yân-ı devlet ta‘âmı tenâvül edüp meşveret edeler kim paşa-yı sâbıkın zimmetinde bevâkî var mı yok mu rûznâmçeye mürâca‘at edüp ma‘lûmu ola. Eğer ma‘zûl paşanın karnında bir mâl var ise kethudâsın ve şehir havâlesi ve dîvân efendisi ve beytü'l-mâlcı ve hasîlu'l-harcı ve'l-hâsıl cemî‘i ser-i kârda olanları (---) (---) (---) dîvân-ı Mısır'a ihzâr edüp rûznâmede paşa-yı atîkın zimmetinde mahlûlâtdan ve hazîneden ve deşîşeden kaç sene Mısır'da hâkim olduysa birden (---) (---) (---) bine binden yüz bine varınca gökde uçan yerde gezen deryâda yüzenden su’âl olunup paşanın [[(---) (---) (---)]] olunmasıyçün mubassır ve muhassıl lecûc ve bî-edeb ihtiyâr çavuşlar ve her bölükden ihtiyârlar ve çavuşlar kethudâsı ve cemî‘i ocakların (---) (---) (---) ve paşa kethudâları ale'l-umûm gulû-yi âm ile ma‘zûl paşaya varup hukûk-ı sâbıkaya aslâ ri‘âyet etmeyüp paşanın huzûruna gelüp,
EÇS X Y190b
"Bak a (---) (---) (---) vezîr! Karnında filân kadar yüz kîse bakâyâ mâl-ı pâdişâhî vardır" deyü rûznâme defterin paşanın eline Q 229a P 226a verirler. Paşa dahi,
EÇS X Y190b
"Paşa karındaşımızla yarın müşerref oluruz, borcumuz var ise veririz" derse te’hîr ederler. Eğer inâd u muhâlefet ederse Kasr-ı Yûsuf'a veyâhûd aşağı şehirde Taşyatır sarâyında haps edüp her bölükden birer çorbacı neferâtları ile sarâyının cânib-i erba‘asın muhâsara ve muhâfaza ederler. Zîrâ bir kerre Koca Mustafâ Paşa bir gece sarâyın bir cânibin münhedim edüp ılgar ile pâdişâhın rikâbına yüzün sürüp yine Mısır'ı ibkâ ve mukarrer edüp kırk günde Mısır'a dâhil olup niçe bin Mısırlıyı dendân-ı tîğdan geçirüp nâmına Kulkıran dediler. Hâlâ ol ecilden paşayı haps edüp göz hapsine alırlar. Ve eğer yeni paşa merhamet edüp,
EÇS X Y190b–Y191a
"Bu mâl benim zimmetimde, Y 191a ben otururum" derse mollâ ve mezâhib-i erba‘a şeyhülislâmı ve a‘yân-ı kibâr ve ulemâ ve sulehâ huzûrunda paşanın üstüne der-zimmet çeküp sicill-i şer‘-i Muhammedî'ye kayd ederler. Paşa bâkî kalan yerlerden tahsîl edegidüp hîn-i azilde paşanın girîbânın değşirüp muhâsebe isterler.
EÇS X Y191a
Ve eğer paşa ma‘zûl olan paşanın bevâkisine oturmam derse ya‘nî deyni üstüme almam derse devletli vezîr ma‘zûl vezîri Âsitâne-i sa‘âdete arz edüp,
EÇS X Y191a
"Selefimiz filân paşa zimmetinde şu kadar bakâyâ mâl-ı pâdişâhî kalup hazîneye noksân üzre vâsıl olmak îcâb eder. Fermân pâdişâhımındır" deyü arzları gönderir. Kırk elli günde bir emr-i pâdişâhî ile bir kapucubaşı veyâhûd bir salahor gelüp,
EÇS X Y191a
"Sen ki Mısır vezîri filân lalamsın. Ma‘zûl lalamın zimmetinde kalan mâl-ı pâdişâhîyi tahsîl edesin" deyü fermân-ı şerîf sâdır olursa ne‘ûzu billâh ma‘zûl paşayı ve ser-i kârda olan ağavâtları cümle Yûsuf kullesine haps edüp cemî‘i emvâl [ü] erzâk ve memâliklerin bâzâra çıkarup fürûht edüp paşa ve cümle tevâbi‘âtları bir bûriyâ hasîr üzre kalup sekiz tokuz ay ve bir yıl haps olup fülûs-ı ahmere muhtâc olurlar. Bâ‘de edâ’i'd-düyûn hapisden halâs olup bir sarâya göçer yâhûd yine ol sarâyda kalır ammâ üzerinde dîdebân kul tâ’ifeleri kalkarlar.
EÇS X Y191a
Ba‘dehu cânib-i erba‘adan da‘vâcı ve şikâyetçiler yürür. Her ne kadar nâ-şer‘î ve mesâlih-i müslimîni görmeden aldukları bartıl eşyâlar var ise anı taleb edüp da‘vâ ederler. Eğer Mısır vezîri i‘ânet edüp kadıasker sıyânet ederse herkese cüz’î şey verüp mâbeynlerin ıslâh ederler. Eğer paşa ve kadıasker ve yedi ocak müdde‘îlere ığmâz ederlerse paşa ve ağavâtın hâli harâb-ender-harâb olup ağavâtları kapudan kapuya keşân-ber-keşân sürüye sürüye rüsvâ-yı âm ederler.
EÇS X Y191a
Netîce-i kelâm: Ve illâ paşa ârif ü müdebbir ise hîn-i azilden beş altı ay evvel Mısırlı ile muhâsebesin görüp paşanın üzerinde deyni çıkar ve çıkmaz Mısırlıya i‘timâd etmeyüp Âsitâne tarafına mürâca‘at edüp hîn-i azilde müsellim ile yâhûd kapu kethudâsı âdemiyle bir emr-i pâdişâhî veyâhûd bir hatt-ı şerîf sâdır ola kim,
EÇS X Y191a–Y191b
"Sen ki filân Mısır vezîrimsin. Hatt-ı hümâyûn-ı sa‘âdet-makrûnum vâsıl oldukda Mısır'dan ma‘zûl olan filân vezîrimi mu‘azzez ü mükerrem Âsitâne-i sa‘âdetime irsâl edesin" deyü fermân-ı şehriyârî sâdır oldukda azametullâh bu kerre ma‘zûl olan paşayı mahabbeten bir iki ay (mahabbeten) koyvermezler. Zîrâ der-i devlete gidiyor, elbette vezîr-i a‘zam olur, deyü ne Mısır vezîri ve ne kadıasker ve ne cümle Mısır kulları çûn çerâ demeğe kâdir olmayup paşanın zimmetinde bir habbe kaldı demeğe kâdir olmazlar Y 191b ve bir iki ayda paşa kapusu levâzımâtın tedârik edince iki yüz, üç yüz katır deve ve bin mikdârı atlar ve tavâşîler ve mâl-ı firâvânlar gelir kim hîn-i azilde Mısır'a mutasarrıf olmak kadar hedâyâ gelir kim İbrâhîm Paşa'ya bin kîse mâl hedâyâ geldi ve mu‘azzez ü muhterem Âsitâne'ye giderken kendüye şâm-ı şerîf eyâleti geldi.
EÇS X Y191b
Paşa eğer hîn-i azilde mu‘azzez çıkarsa girdüği alay gibi olur. Ba‘zı vüzerâya dahi ziyâde alay ederler.
EÇS X Y191b
Ammâ Allâhümme âfinâ, eğer menkûben Mısır'dan ma‘zûl olup Âsitâne tarafından sâhib çıkmazlarsa ne ta‘zîm ü tekrîm, bir gece tevâbi‘iyle Âdiliyye'ye çıkup âh [u] enîn ile Âsitâne'ye revâne olur.
EÇS X Y191b
Âkıl olan Mısır vezîri bunlardan ibret alup Mısır'a mutasarrıf iken basîret üzre olup hıfz [u] hırâset üzre ola. Ve selef zamânında arıkhânede mahbûs olan ümenâ ve mültezimîn ve meksûr olmuş keşşâfların ahvâline vâkıf olup herbirin birer tarîk ile ıtlâk eylemeğe sa‘y ede. Ve deylem ve mahbûshâne-i medyûnda ve çavuşhânede ve'l-hâsıl yedi bölük ocaklarında mahbûs olup mâl matlûb olanları teftîş ü tefahhus edüp mâl taleb ede. İbtidâ elzem-i levâzımâtından bunlardır. Hîn-i azilde su’âl etsen,
EÇS X Y191b
"Hâlâ hapisdir, zamân-ı hükûmetinde iki gözünden almak gerek idin kim mâni‘ idi" derler.