İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Eserler · Osmanlı Türkçesi

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi

Osmanlı 17. yy. Düzyazı-Şiir kısaltma: EÇS metin aranabilir

Kaynak notu (editör girişi): Künye: EÇS <kitap> <varak>; IX. ve X. kitaplarda esas yazma Y'nin varağı (ör. EÇS X Y451a). Metin içinde ⟦218a⟧ varak başını, ⟦3 satır boş⟧ yazmada boş bırakılan satırları, ⟦Arapça⟧ neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibareyi gösterir (bunlar sözcük sayılmaz). Neşrin işaretleri korunmuştur: [ ] editör eklemesi, ( ) editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer, { } derkenar (çıkma), (---) yazmada boş bırakılmış sözcük, (...) okunamayan sözcük, (?) okuma kuşkusu. Dipnotlar (âyet mealleri) ile neşirlerin giriş, içindekiler ve dizin bölümleri alınmadı. Word dosyalarındaki Mac Türkçe yazı tipi bozulmaları (› fl fi € ‹ ⁄ → ı ş Ş ğ İ Ğ) ile I., VIII. ve IX. kitaplarda küçük i'ye düşmüş büyük İ'ler düzeltildi; III. kitabın iki kopyası birleştirildi; birkaç kesin dizgi hatası (amãn → amân, sene l044 → 1044 vb.) giderildi.

Kaynak yayın

  • Evliyâ Çelebi b. Derviş Mehemmed Zıllî, Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi: Topkapı Sarayı Kütüphanesi yazmalarının transkripsiyonu – dizini, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.
  • I. Kitap (Bağdat 304; yeni baskı): haz. Robert Dankoff, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı.
  • II. Kitap (Bağdat 304): haz. Zekeriya Kurşun, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1998.
  • III. Kitap (Bağdat 305): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1999.
  • IV. Kitap (Bağdat 305): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, 2000.
  • V. Kitap (Bağdat 307): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, İbrahim Sezgin, 2001.
  • VI. Kitap (Revan 1457): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 2002.
  • VII. Kitap (Bağdat 308): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2003.
  • VIII. Kitap (Bağdat 308): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2003.
  • IX. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2005.
  • X. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2007.

Derlem metni bu yayındaki okumaya dayanır; çeviriyazı işaretleri yeniden yazılmıştır.

Yazar: Evliyâ Çelebi. Yazma: Topkapı Sarayı Kütüphanesi Bağdat 304, 305, 306, 307, 308; Revan 1457 (IX–X. kitaplarda Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 ve Pertev Paşa 462 ile karşılaştırmalı).

Sayılarla

64.002
cümle
2.448.046
sözcük
149.437
ayrı biçim
79.216
tek geçişli
%53,0 (hapax)
0,596
STTR
standart tür/sözcük
38,2
sözcük / cümle
5,65
harf / sözcük
1
eksik yer (lakün)

Metin

Neşrin işaretleri
  • [u] Editörün anlaşılırlık için eklediği harf ya da sözcük
  • (ve) Editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer
  • {üzüm} Derkenar (yazmanın kenarındaki çıkma), metne yerleştirilmiş
  • (---) yazmada boş bırakılmış sözcük; (...) okunamayan sözcük; (?) okuma kuşkusu
  • 218a yazmanın varak başı (IX–X. kitaplarda Y, Q, P yazmaları); 3 satır boş yazmada boş satırlar; Arapça neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibare — sözcük sayılmaz
  • ‘ ayn, ’ hemze; â î û uzun ünlü. Aramada “Akıllı” kipte a i u ile de bulunur.

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi, Yapı Kredi Yayınları neşri (I–X. kitaplar); işaretler neşrin işaret tablosundandır.

— bir sözcüğün üzerine gelin ya da dokunun: madde başı, anlamı ve biçimi görünür.

EÇS X Y201b
Andan yine mahmel-i şerîfi piyâde Mısır'a getürür, nitekim hayâtda idiler. Her sene fukarâları ile Mekke'ye gidüp mahmel-i şerîfi ol götürdü. Ol ecilden hâlâ kânûndur, Kifâfî şeyhi Mustafâ Efendi emîr-i hac elinden alup tâ vakt-i gurûba dek Âdiliyye'ye götürürler, bu kânûndan kadîmdir.
EÇS X Y201b
Bugünkü gün mahmel-i şerîf meşâyihân fukarâlarınındır, buna çûn çerâ olmaz. Mahmeli fukarâlar götürmesinin aslı budur. İçlerinde aslâ askerî tâ’ifesinden bir ferd yokdur, cümle fukarâlardır. Eğer askerî tâ’ifesinden var ise bir tarîkden bî‘at edüp fukarâ zeylinde yürür. Zîrâ hadîs: Arapça buyurmuşlar. Beyt:
EÇS X Y201b
Fakru fahr ile tefâhur ederiz vallâhi
EÇS X Y201b
Anıniçün gezeriz biz fukarâ şeklinde
EÇS X Y201b
mazmûnunca.
EÇS X Y201b
Mısır içre bin on yedi tarîkın fukarâsı vardır, ammâ yüz kırk ser-çeşmedir. Bâlâda tekye-i dervîşân evsâfında mufassalan tahrîr olunmuşdur kim bir tetimme-i terkîme dahi muhtâc değildir. Ammâ yüz kırk ser-çeşme sâhibinin Mısır içinde üç yüz altmış tekyesinin fukarâlarından cümleden Ahmedî çokdur, ya‘nî Seyyid Ahmed el-Bedevî fukarâsı bî-hadd ü bî-hisâbdır. Bedevînin velvelesi arz-ı Mısır'a düşmüşdür. Ve şâfi‘î mezhebi dahi Mısır'a ve Kürdistân'a düşmüşdür. Ammâ sâ’ir pişvâ-yı tarîklerin velvele ve gulguleleri her diyâr-ı İslâma düşmüşdür. Abdülkâdir-i Gîlânî debdebesi Hindistân'a ve Bağdâd'a düşmüşdür. Ammâ Mevlevî ve Halvetî ve Celvetî ve Bektaşî Rûm'a düşmüşdür. Ammâ Vâhidî ve Haydarî ve şemsî ve Bektaşî ve Kalenderî velvelesi Îrân-zemîn'e düşmüşdür. Mısır'da Ahmedî'den sonra tarîk-ı Burhânî fukarâsı çokdur, hadd [ü] hasırların Cenâb-ı Bârî bilür. Ammâ fukarâlar birbirlerin görünce ne tarîkde olduğun bilirler.
EÇS X Y201b
Ezîn-cânib. Mahmel-i şerîf alayının ibtidâsı serbâzân, âşıkân, müştakân ya‘nî tarîk-ı Mutâv‘ıyân: cümlesi sermest, medhûşân, hayrân cân-ı cânânlardır. Elleri cıda ve mızrak, kılıç ve kalkanlı iki bin fukarâlardır. Alaylarında def ü kudüm ve tabl u nakâre ve zil [ü] bem ve zurna çalarak ve beş altı yüz alaca alemlerin açarak tevhîd ü tezkîr içre birbirlerine cengde hücûm eder gibi hücûm ederek geysûların mergûle mergûle ve fitîle fitîle târumâr misâl-i mâr perîşân kılup tevhîd-i erre ile ubûr ederler.
EÇS X Y201b–Y202a
Bunlardan sonra tarîk-ı Vâhidî ve Hamzavî ve Bayramî ve Samûdî ve Uşşâkî ve Mevlevî ve şemsî ve Veledî ve Alevî ve Veysî ve Sâdâtî ve Bekrî ve Edhemî ve Abâyî ve Abbâsî ve Yesevî ve Burhânî ve Dessûkî: bunlar cümle niçe bin fukarâlar alemlerin kaldırup Y 202a tarîk tarîk meşâyihleri atlar üzre cânib-i erba‘ası alemler ile zeyn olup gûnâ-gûn tevhîd-i sultânî ederek def [ü] kudümlerin çalarak eyle tevhîd ederler kim sadâ-yı hû'dan Mısır içi mâl-â-mâl olur. Bu tarîk içre Dessûkî ve Burhânî fukarâsından çok yokdur. Beyâz ve neftî sancakları ve şukka-i alemleri vardır.
EÇS X Y202a
Ve bunlardan sonra tarîk-ı Hasan er-Râ‘î ve tarîk-ı Ahmed er-Rufâ‘î ve Sa‘dî ve Ahmed el-Bedevî fukarâları: el-Azametullâh yigirmi binden mütecâviz gûnâ-gûn fukarâlardır kim evsâflarında muharrirân-ı cihân âcizmândedirler. Ammâ Ahmedî'nin livâları kırmızı sancaklardır. Meşâyihlerin at üzre ortaya alup önünde niçe bin uşşâk hû ismine meşgûl olup niçe bin tabl [u] kudüm [ve] def ü nakâre ve ziller ile ubûr ederler.
EÇS X Y202a
Bunlardan sonra tarîk-ı Abdülkâdir el-Cîlânî fukarâları: Niçe bin geysûdâr pâ-bürehne ve ser-bürehne mecâzibûn âşıkân tevhîd-i erre ederek ubûr ederler.
EÇS X Y202a
Ve tarîk-ı Merzûk-ı Kifâfî ve tarîk-ı Kennâsî ve tarîk-ı İnbâbî ve tarîk-ı şinnâvî ve tarîk-ı Kümeylî ve tarîk-ı Nakşibendî Hâcegânî hazretleri ve tarîk-ı Rûşenî ve tarîk-ı Gülşenî ve tarîk-ı Hâmûşî ve tarîk-ı Sinânî ve tarîk-ı Ni‘metullâhî ve tarîk-ı Nûrbahşî ve tarîk-ı Su‘ûdî ve Leysî ve Fârızî ve Zeynî ve Fenâyî ve Yemenî ve Cüneydî ve İdrîsî ve Âl-i Abâyî ve şâhinî ve Cüyûşî ve Cüheynî ve,
EÇS X Y202a
Bu tahrîr olunan cümle ehl-i turukullâh herbiri âyîn-i kadîmeleri üzre tevhîd ü tezkîrlerin ederek tabl [u] nefîr ve nakâre ve kudüm ve boru ve zurna ve def ü ziller çalarak mest [ü] medhûş ubûr ederler.
EÇS X Y202a
Andan tarîk-ı Yemenîler: Bunlar cümleden meczûb bir esnâfdır. Cümlesi dal uryân kılıç ve gûnâ-gûn şiş-töper ve topuzlar ve kalkan ve ağacdan kılıçlar ile ubûr ederler. Ve gûnâ-gûn sancakları var, ammâ tevhîdleri mesmû‘um olmamışdır.
EÇS X Y202a–Y202b
Bunlardan sonra tarîk-ı Fenâyîler: Ekseriyyâ bunlar bî-pîrehen sîneçâk ve pâ-bürehne ve ser-bürehnelerdir. Ve ba‘zıları hırka-i peşmîneler geymişler. Hırkaları kırkar ellişer vukiyye gelir, içlerinde gûnâ-gûn ceybleri vardır me’kûlât [u] meşrûbâtları ve kahve ibrîği ve kahvesi ve tütünü ve nevâleleri cümle hırka içindedir, gûyâ bir ayaklı hücredir. Ekseriyyâ bunlar hâne-berdûşândırlar, kande murâd edinse anda yatırlar. Fülûs-i ahmeri yanlarında komazlar. Hezâr hezârân pâre hırkaları vardır. Ve ba‘zıları musanna‘ zerdeste ve teber ve mızrak ve hişt ve nobut ve bozdoğanlar ile başlarında gûnâ-gûn âfitâbelerin kec kılup güzer ederler. Ve külâhları üzre deve yüğünden püskül püskül Fenâyî destârlarıyla herbir ponçağı birer İhlâs-ı şerîf ile yapılmış Fenâyîler sarmışlar. Ve bellerinde münakkaş u müzeyyen tennûreleri üzre kemerlerinde Y 202b yeşim yerekânî ve balgamî ve pîrûze pâleheng ve debde[vi] ve (---) (---) (---) cığ[cığa] ve ummân-ı kerâme ve sapan-ı Dâvûdî üzre kemerinde gûnâ-gûn mecmû‘aların zeyn kılmışlar (---) (---) (---). Acem abdâlânının nefîrzenlerine pesend ederdim, ammâ hakkâ ki bu Mısır Yemenîlerinin nefîrzenleri ne (---) (---) (---) fil-vâr dem-be-dem dem ururlar, demlerine dem-be-dem aşk olsun. Sûrların istimâ‘ eden hayât-ı câvidân bulur (---) (---) (---).
EÇS X Y202b
Ve tarîk-ı Fârızî ve tarîk-ı şâhinî ve tarîk-ı Cüyûşî ve tarîk-ı Cüheynî ve tarîk-ı Yesevî: bunlar (---) (---) bu (---) (---) (---) bundan Q 233b P 230b kasâyidlerinden ve gayrı Arabî eş‘ârlardan kırâ’at ederek ubûr ederler. Bu mezkûr tarîkler Mısır'a mahsûsdur, gayrı diyârda şöhret bulmamışlardır.
EÇS X Y202b
Bunlardan sonra tarîk-ı Halvetî: Âdâb üzre vakârları ile şukkaların açup tevhîd ederek ubûr ederler.
EÇS X Y202b
Andan tarîk-ı Celvetî: Bunlar dahi hulû‘ u huşû ile tevhîd-i Alî ederek ubûr ederler.
EÇS X Y202b
Andan tarîk-ı Hâcegân ya‘nî tarîk-ı Nakşibendî: Hazret-i Ebâ Bekir'e müntehîdir. Ekseriyyâ Özbekî tâ’ifesidir. Tevâzu‘ [u] meskenet üzre tevhîd ederek ve alemlerin küşâde kılup ubûr ederler. Ammâ deff ü kudüm ve tabl ü nakâre ve boru ve zurna ve davulları yokdur. Âdâb üzre herbiri birer tarz [u] tavır üzre tevhîd ile ubûr etdiklerinde âdemin zehresi çâk olup mebhût [u] mütehayyir kalup dembeste ve hayrân olur. Ve ol gün Mısır'ın kûçe ve bâzârında nûr şa‘şa‘a urup Ümmü Dünyâ'dan nûr doğar ve ol gün üzerine nûr yağar.
EÇS X Y202b
Andan tarîk-ı Hazret-i Ömer Rûşenî ve tarîk-ı İbrâhîm-i Gülşenî: Bunlar dahi def ü kudümsüz ve hây hûysuz beş yüz pâk aselî ve sûzenî nigendeli cellâyî hırkalar geyüp başlarında Keşmîrî ve Lâhûrî ve Bahârî şâllar sarup fukarâları tevhîd ile ve şeyhleri Çelebi Efendi at üzre alemleri küşâde edüp ubûr ederler.
EÇS X Y202b
Andan tarîk-ı Hacı Bektaşiyân: Yeniçeri ocağına ri‘âyeten mahmel-i şerîfe yakın giderler. İki yüz pâk ü pâkîze beyâz hırkalı pâ-bürehne ve ser-bürehne cânların başlarında düvâzdeh imâmânın aşkına penbezâr dâğlar ile ve Çâryâr Haydar Alî ve Ömer Velî ve Osmân Celî ve Ebâbekr-i atîk-i Belî aşkına çârgül dâğlarla ve şehîdân-ı deşt-i Kerbelâ aşkına bâzûlarında dâğlar ve sineçâklarında Maktelü'l-Hüseyn şerha şerha sırımların ayân ederek bî-pîre[hen] çeşmleri mükehhal ve cisimleri mükemmel, eli kolu kan, dilinde Hazret-i Kur’ân ve ciğerleri püryân, sîne-i bî-kîneleri uryân, bir alay âşıkân-ı sâdıkân dervîş-i dilrîşân, ism-i Celâl'e mazhar düşüp ubûr ederler. Ba‘zı köçekleri ellerinde zerdeste ve bellerinde pâleheng güldeste âfitâbelerin kec kılup çârsû-yı bâzâr içre ubûr ederken yek-beyit ve dü-beyit ve müselles ve murabba‘ ve muhammes ve müseddesler ve mu‘aşşer ve kasîde ve çâr-ender-çâr ve medh-i Nebî okuyup birbirlerine nazîre bu gûne eş‘âr-ı belîğ okurlar. Medh-i Nebî:
EÇS X Y202b–Y203a
şüd kıble-i erbâb-ı Y 203a safâ rû-yı Muhammed
EÇS X Y203a
Mihrâb heme ehl-i dil ebrû-yı Muhammed
EÇS X Y203a
Der gerden-i men halka-i zencîr-i cünûn-keş
EÇS X Y203a
Sevdâ-yı serî kâkül-i hoş-bû-yı Muhammed
EÇS X Y203a
deyü buna mu‘âdil niçe vasf-ı Resûl-i Hâşimî'yi tilâvet ederek ubûr ederler.
EÇS X Y203a
{Fasıl, on altıncı alayMeş‘alciyân ve akkâmânın Mısır'dan Bilbeys'e sekiz sâ‘atde varup gelüp ulemâ-yı Mısır ile "Mahmel-i şerîf bizimdir, götürürüz" deyü dîvân-ı Mısır'da da‘vâ etdikleridir}
EÇS X Y203a
Bunlardan sonra bir asker-i bî-pâyân sadâsı istimâ‘ olur kim her kim işidirse iki dizi üstüne gelüp dehşet alup ciğeri hûn, dili pür-hûn, çeşmi yaşı seyl-i Ceyhûn ve sirişk-i Seyhûn-vâr dîde-i pür-nemden nem-i yem gibi cereyân eder. Ve deff ü kudüm ve dübelek ve tabl u nakâre ve ziller sadâsı evce peyveste olur.
EÇS X Y203a
Bu sadâ sâhibleri âheste âheste gelerek meğer bunlar yetmiş bin huccâc-ı müslimînin akkâmân u mehterân ve meş‘alciyânları on bin mikdârı ecnâs-ı mahlûkât kavm-i haşerât derûn-ı dilden ve cân [u] gönülden "Allâhu yansuru's-sultân inşâallâh bi's-selâme" deyüp tevhîd [ü] du‘â ederek ubûr ederler. Ammâ vallâhi'l-azîm bu gürûh-ı pür-usûlün savt-ı hazînlerinden âdem dembeste ve vâlih olur. Ve gûnâ-gûn safâlar ederek omuzlarında meş‘alleri için elvân şükûfe şükûfeler ile memlû meş‘aller ile ubûr ederler.
EÇS X Y203a
Bunların içinde yedi bölük serdârlarının ve emîrü'l-hac ve divdâr ve sakkâbaşıların meş‘albaşıları on iki kişidir. Bunlar hakemü'l-Mısır'dır, bu kadar bin meş‘alciyâna bunlar serdârdır, cümle hüddâm meş‘alcileri bunlar zabt eder. Hazret-i Ömer'e silsileleri müntehîdirler, azîm da‘vâları vardır.
EÇS X Y203a
Ve bu on iki ser-çeşme seğirdimle meydân almışlardır. Vakt-i Hanefîde Mısır'ın Bâb-ı Nâsır'ından taşra çıkup yigirmi dörd sâ‘atlik yer Bilbeys'e varup mahkemeye uğrayup hüccet-i şer‘iyye talep edüp aslâ durmayup Bilbeys'den öte kâmil bin adım gidüp yine avdet edüp mahkemede hücceti yazılmış bulup ba‘de'l-vedâ‘ azm-i Mısır deyüp yanları sıra beş on çapgın atlı âdemlerin ellerinde uzun sırıklar ucunda sünger ile suları seğirden âdemin ağzına urarak Mısır'a gelirken ba‘zı atlar çatlayup kalır.
EÇS X Y203a–Y203b
Ve bu meş‘alci yine arkasında on iki vukiyye çırasını yaka yaka gidüp tâ vakt-i asırda Mısır'a gidince el-azametullâh bu dahi Mısır'ın bir temâşâ günüdür. Cümle meş‘alciyân def ü kudümleri ile "el-hamdülillâhi bi's-selâme" deyüp Bâb-ı Nâsır'dan içeri hây hûy ile paşa sarâyında ser-çeşmeleri olan şâtırbaşıya varır, ol dahi paşadan bir hil‘at-ı fâhire geydirüp buyurdı-yı şerîf ile mahmel-i şerîfe meş‘alcibaşı olup peyk-i Resûlullâh Y 203b olup cümleye ser-çeşme ve zâbit olur, her kim bir meş‘alci murâd edinse bundan alup kefîlnâme bir guruş alır.
EÇS X Y203b
Ammâ ba‘zı meş‘alci böyle seğirdirken çatlamışdır ve niçesi Mısır'a gelmeyüp yolda kalmışdır, bunlar kâmil bir ay itmân edüp sonra seğirdir. Ve paşadan hil‘at geyüp aşağı şehre enüp yine aslâ durmayup Mısır'ı deverân edüp ba‘de'l-gurûb hânesine varup ol gece zeyt yağlı esbâblar geydirüp huddâmları cemî‘i vücûdun ova ova râhat olup yine kalkup şiling depüp raks eder kim beli helâk olmaya. Hakkâ ki pehlivânlıkdır. Böyle meydân-ı mahabbet alup meş‘alcibaşı olmağa müsta‘id olup ol alay günü yine paşadan hil‘at geyüp mahmel-i şerîf önü sıra cümle meşâyih-i kirâm içre bu tertîb ile gûnâ-gûn şakalar ederek ubûr ederler.
EÇS X Y203b
Ve bu meş‘alciyân ile meşâyihânın İbrâhîm Paşa asrında azîm mücâdele ve mübâhaseleri ve münâza‘aları geçdi. Meşâyihân dediler kim:
EÇS X Y203b
"Tâhir Baybars kânûnundan berü mahmel-i şerîf götürmek bizimdir" dediler. Meş‘alciyân dediler kim:
EÇS X Y203b
"Eğer Ka‘be-i şerîfe dek mâhmel-i şerîfi bu tertîb üzre götürürseniz hakkâ ki size istahildir, Allâh mübârek eyleye. Fe-emmâ eğer Bâb-ı Nâsır'a dak götürüp taşra çıkınca bize teslîm edüp sizler herbiriniz Mısır'da huzûrda kalırsız, ammâ bizler mahmel-i şerîfi Mekke ve Medîne'ye biz götürüp getiririz. Mısır sultânı mahmel-i şerîfi bizim emîrü'l-hac paşaya verdi, biz dahi pâdişâh vekîlinden hil‘atlar geydik, bu alayda mahmel-i şerîf önü sıra gideriz" deyü da‘vâ etdiler.
EÇS X Y203b
Âhirü'l-emr bî-garaz âdemler buyurdular kim, cümle meşâyih fukarâ Mısır'da kalup meş‘alciyâna kat‘î cevâb verüp sicille kayd olunup meş‘alciyân ellerine sened-i habl-i metîn alup cümle (---) (---) (---) meş‘alciyân mahmel-i şerîfi ahz u kabz edüp "illâ yansuru's-sultân" diyerek ubûr etdiler kim âdemin zehresi çâk olur.
EÇS X Y203b
Bunların akabince bir azîm (---) (---) (---) kıyâmet kopup bir hatîf-i Rabbânî sadâsı gibi bir mehîb sadâ zâhir olup içinde aslâ (---) (---) cümle (---) (---) (---) böyle yüz kırk tarîk meşâyihleri niçe bin sancağ u bayrağ u alemleri altına girdiklerinde rızâ-yı [[(---) (---) (---)]] ehl-i hâl ve ehl-i sülûk meşâyihlerin yanları sıra halîfeleri ve nakîbler ve çavuşları cümle Q 234a P 231a meşâyihler ile cem‘ olup tevhîd-i sultânî ile ubûr edüp niçe bin alemler içinde mahmel-i şerîfi ortaya almışlar. Bir hây hûdur kim gûyâ gulgule-i Mısır'dır. Mahmel-i şerîf devesi ise zer-ender-zere müstağrak olup tâvûs-ı bağ-ı Cennet-misâl hırâmânî hırâmânî iki cânibe reftâr ederek ubûr eder.
EÇS X Y203b–Y204a
Ve niçe bin âdem mahmel-i şerîfe yüz sürer, yetişmeyen üstüne destârın ve makramasın atup mahmele sürer ve ucundan destârı ve makramayı çeküp teberrüken mahmele dokunmuş makramayı yüzüne ve gözüne Y 204a sürer.
EÇS X Y204a
Evsâf-ı Mahmel-i Şerîf
EÇS X Y204a
Mahmel oldur kim Hazret-i Risâlet-penâh'ın hevdecidir kim içinde hırka-i şerîfi ve misvâk ve na‘leyn ve içi ziftli hasırdan âbdest ibrîği ve bir Kelâm-ı İzzeti, ve'l-hâsıl gayrı cihâz-ı fakrı yüklenüp harem-i Resûlullâh olup Âyişe-i Sıddîka süvâr olurlardı, hâlâ ol resimdir. Ammâ teberrüken selef pâdişâhları ve âl-i Osmân mahabbeten çâr-gûşe ibrîşim zarflı bir sivri siyâh harîrli kubbedir.